onedio
Finlandiya Başbakanı Marin De Ekibinde Kovid-19 Çıkmasının Ardından AB Liderler Zirvesi'nden Ayrıldı
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in ardından Finlandiya Başbakanı Sanna Marin de ekibinde bir kişinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testinin pozitif çıkmasının ardından Brüksel'de düzenlenen AB Liderler Zirvesi'nden ayrıldığını duyurdu. Marin, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 'AB Liderler Zirvesi'nden tedbiren ayrıldım ve Finlandiya'yı İsveç Başbakanı Stefan Löfven'in temsil etmesini talep ettim.' ifadesini kullandı. Brüksel'de üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getiren AB Liderler Zirvesi'nden ayrılan Marin'in, Finlandiya'da Kovid-19 testi pozitif çıkan Milletvekili Tom Packalen ile çarşamba günü toplantı düzenlediği belirtildi. AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, dün, ekibinden bir kişinin Kovid-19 testinin pozitif çıktığını, kendisinin testinin negatif olmasına rağmen tedbiren zirveden ayrıldığını ve karantinaya gireceğini duyurmuştu. Avrupa'da vakalar artıyorDünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Direktörü Hans Kluge'nin 'vakaların katlanarak arttığı' uyarısını yaptığı Avrupa'da ülkeler tedbirleri tekrar sıkılaştırırken, AB kurumlarında görevli yetkililer arasında da Kovid-19 endişesi artıyor.AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, dün yaptığı paylaşımla Kovid-19 şüphesiyle kendisini karantinaya aldığını açıklamıştı. Avrupa Halk Partisi Grubu Başkanı Manfred Weber de Kovid-19 testi pozitif çıkan bir kişiyle temasının ardından karantina kararı aldığını duyurmuştu. Daha önce AP Başkanı David Sassoli ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel de Kovid-19'lu kişilerle temasta bulundukları için karantinaya girmişti.
Vietnam'daki Şiddetli Yağışların Yol Açtığı Can Kaybı 55'E Çıktı
ANKARA (AA) - Vietnam'da şiddetli yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarında ölü sayısı 55'e çıkarken, 7 kişinin ise kayıp olduğu bildirildi.Xinhua ajansının haberine göre, Vietnam'ın Quang Tri, Thua Thien Hue ve Quang Nam eyaletlerinde etkisini gösteren sağanağın yol açtığı sel ve toprak kaymaları, can kayıplarına neden oldu.Vietnam Doğal Afet Önleme ve Kontrol Merkez Yönetim Komitesinden yapılan açıklamada, sel ve diğer afetlerde 15 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle ölü sayısının 55'e çıktığı ve kayıp 7 kişi için kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtildi.Açıklamada, ülkenin çeşitli bölgelerinde 5 Ekim'den bu yana devam eden şiddetli yağışlar nedeniyle 135 bin 700 evi su basarken, 600 civarında evin yıkıldığı ya da hasar gördüğü bildirildi.Sellerde 6 bin 100 hektardan fazla ekili alanın zarar gördüğü kaydedilen açıklamada, 445 bin 700 büyükbaş ile kümes hayvanının da telef olduğu ya da sel sularında sürüklendiği belirtildi.Şiddetli yağışların etkili olması üzerine Ha Tinh, Quang Nam, Quang Binh, Quang Tri ve Thua Thien-Hue'de en az 50 bin kişi tahliye edilmişti. Ulusal Savunma Bakanlığı, 9 bin 600 asker ve güvenlik gücünün sellerden etkilenen bölgelere sevk edildiğini açıklamıştı.Vietnam'da 2019'da fırtına ve şiddetli yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarında 132 kişi hayatını kaybetmiş, 207 kişi yaralanmıştı.
Malatya'da Bir Mahalle Karantinaya Alındı
MALATYA (AA) - Malatya'nın Hekimhan ilçesinde bir mahalle yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle karantinaya alındı.Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Hekimhan İlçe Umumi Hıfzıssıhha Meclisi, Kaymakam Muhammed Öztaş başkanlığında toplandı.Toplantıda, Yukarı Selimli Mahallesi'nde Kovid-19 vakalarının tespit edildiği, bu vakaların mahallenin diğer sakinleriyle de temas kurduğunun tespit edildiği belirtildi.Salgının yayılım hızının önüne geçmek, mahalle ve ilçede toplum sağlığını korumak amacıyla bugünden itibaren Yukarı Selimli Mahallesi'ne giriş çıkışlar, acil sağlık hizmetleri dışında durduruldu.Mahalle sakinlerinin ihtiyaçlarının Vefa Sosyal Destek Grubunca karşılanması uygun görüldü.
Denizli'de Firari Hükümlü Gizlendiği Evde Yakalandı
DENİZLİ (AA) - Hakkında 8 yıl hapis cezası bulunan, 5 suçtan aranan ve 56 dosyadan da yargılaması devam eden hükümlü, Denizli'nin Honaz ilçesinde gizlendiği evde jandarma ekiplerince yakalandı.İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Honaz İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler, çeşitli suçlardan hakkında 8 yıl 2 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan F.B'nin (37) ilçedeki bir evde saklandığı bilgisine ulaştı.Belirlenen adrese operasyon düzenleyen jandarma, önce çevre güvenliği aldı. Bu esnada camdan atlayarak kaçmak isteyen F.B, ekipler tarafından yakalandı. Evde, bir miktar sentetik uyuşturucu, 1 ruhsatsız tabanca ve 28 mermi ele geçirildi. 5 suçtan arandığı, 56 soruşturma dosyasından da yargılaması devam ettiği belirlenen F.B, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.Öte yandan F.B. 3 yıl önce, henüz herhangi bir izlerine rastlanılmayan Soner Kızılırmak ile Murat Uğur Pınarbaş'ın kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınmış ancak mevcut delil durumuna göre serbest bırakılmıştı. O dönem F.B'nin cebinden çıkan kağıtta 8 kişinin ölüm listesinin bulunduğu öne sürülmüştü.
Almanya'da Rehine Operasyonu: 1 Ölü
BERLİN (AA) - Almanya'nın Münster kentindeki cezaevinde bir çalışanı rehin alan hükümlünün vurularak öldürüldüğü bildirildi.Alman medyası, sabah saatlerinde meydana gelen olay da Münster cezaevinde yatan 40 yaşındaki mahkumun, cezaevinde meslek eğitimi gören 29 yaşındaki bir görevliyi jiletle tehdit ederek rehin aldığını yazdı.Eyalet polisinden yapılan açıklamada ise rehine kurtarma operasyonunda mahkumun öldürüldüğü, rehin alınan görevlinin de yara almadan kurtulduğu ifade edildi.Eyalet Adalet Bakanlığı, öldürülen mahkumun kolluk kuvvetlerine mukavemetten 4 ay ceza aldığı ve 10 Kasım'da tahliye olacağını aktardı.Mahkumun tahliyesine 4 hafta kala neden böyle bir eylem gerçekleştirdiği konusunda ise herhangi bir açıklama yapılmadı.
Dsö: Remdesivir Ve Hidroksiklorokin Kovid-19 Ölümlerini Veya Hastanede Kalış Sürelerini Azaltmadı
CENEVRE (AA) - Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 'Remdesivir' adlı antiviral ilaç, hidroksiklorokin ve AIDS tedavisinde kullanılan lopinavir/ritonavir bileşiminin, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı ölümler ve hastanede kalış süreleri üzerinde çok az etkisi olduğunu veya hiç etkisi olmadığını bildirdi.DSÖ'den yapılan yazılı açıklamada, örgüt tarafından koordine edilen Kovid-19 terapötiklerinin değerlendirildiği Dayanışma Denemesi'ne ilişkin bilgi verildi.Açıklamada, ilaç denemelerinin, 30 ülkede bulunan toplam 405 hastanede 11 bin 266 hasta üzerinde yapıldığı ifade edildi.Dayanışma Denemesi'nin geçici sonuçlarına göre, Kovid-19 hastaları üzerinde denenen Remdesivir, hidroksiklorokin ve AIDS tedavisinde kullanılan lopinavir/ritonavir bileşiminin, Kovid-19 hastalarının hastanede kalış süreleri veya hayatta kalma şansları üzerinde çok az etkisi oldu veya hiç etkisi olmadı.Hidroksiklorokin' denemelerinin, 25 Mayıs'ta, 'güvenlik endişeleri' nedeniyle geçici olarak askıya alındığını bildiren Örgüt, 3 Haziran'da ilacın denemelerini yeniden başlatmış, 3 Temmuz'da ise denemeler ikinci kez sonlandırmıştı.DSÖ'den Remdesivir'e yeşil ışık yakmıştıDSÖ Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan, 4 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, 'Remdesivir' adlı antiviral ilacın Kovid-19 tedavilerinde kullanılmasına ilişkin bir soruya 'İlacın potansiyel kullanımı için orada (ABD'de) umut sinyalleri var.' yanıtını vermişti.İlacı üreten Amerikan Gilead ilaç şirketiyle DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus'un en üst düzeyde doğrudan görüştüğü bilgisini aktaran Ryan, ilacın küresel çapta 'dayanışma' denemelerinin başlayacak olmasından memnuniyet duyduklarını kaydetmişti.ABD Başkanı Donald Trump, ABD Gıda ve İlaç İdaresinin (FDA), Kovid-19 tedavisi için Amerikan Gilead ilaç şirketinin ürettiği 'Remdesivir' adlı antiviral ilaca 'acil durum onayı' verdiğini duyurmuştu.
Reklam
Adana, Mersin, Hatay Ve Osmaniye'de Kovid-19 Tedbirleri Denetimi
ADANA (AA) - Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye'de, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında denetim yapıldı.Adana Valisi Süleyman Elban, beraberinde İl Emniyet Müdürü Doğan İnci ve diğer ilgililerle merkez Çukurova ilçesi Turgut Özal Bulvarı'ndaki denetime katıldı.Esnafı ve vatandaşları maske, sosyal mesafe ve hijyen kuralları konusunda uyaran Elban, gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Türkiye'de de Adana'da da genel durum kontrolden çıkmış değil. Gayet iyi gidiyor. Çok ciddi bir sıkıntımız yok. İnşallah hem arkadaşlarımızın çalışması hem vatandaşımızın gayretiyle bu sıkıntılardan en kısa zamanda kurtuluruz.' dedi.Elban, kentteki vaka sayılarındaki düşüşün devam edip etmediğinin sorulması üzerine, 'Düşüş devam etti. Artık minimum düzeylere geldi. Gayretimiz bunun da altına düşürmek. Şu an için hafif düşüş eğilimiyle seyir devam ediyor.' diye konuştu.Öte yandan, Elban, denetim sırasında girdiği bir şarküteride çalışan Nurullah Kılıç'ın, 'Evleneceğim kızın babasına bir mesaj verir misiniz?' şeklindeki isteğine, 'Senin gibi meslek sahibi pırıl pırıl delikanlıya kız vermeyecek de kime verecek? İsmi de İbrahim Şeker. Zaten şeker gibi adammış, bence verir o.' diyerek esprili yanıt verdi.MersinMersin Valisi Ali İhsan Su, İl Emniyet Müdürü Mehmet Şahne ve Akdeniz Kaymakamı Muhittin Pamuk, Akdeniz ilçesinde esnafa yaptıkları ziyarette Kovid-19 tedbirlerine uyulup uyulmadığını kontrol etti.Sohbet ettiği esnaf ve vatandaşlara kurallara uydukları için teşekkür eden Su, tedbirlerin sürdürülmesini istedi.Su, gazetecilere, kent genelinde maske, hijyen ve sosyal mesafe kontrollerinin yapıldığını belirterek, '3 önemli kuralımız var. Maske, sosyal mesafe ve hijyen. Bunları yaparsak, temizliğe de dikkat edersek çok rahat şekilde pandeminin üstesinden gelebiliriz. Kurallara uyan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz.' ifadelerini kullandı.HatayHatay Vali Vekili Aydın Tetikoğlu, Atatürk Caddesi'ndeki denetimde, maske, hijyen ve sosyal mesafeye ilişkin uyarılarda bulunup esnaf ve vatandaşlara maske dağıttı.Tetikoğlu, gazetecilere, insanların artık Kovid-19 ile yaşamayı öğrendiğini söyledi.Türk milletinin birçok badire atlattığını kaydeden Tetikoğlu, 'Bunu da aşacağımızı umuyorum çünkü milletimiz necip ve güçlü bir millet. Bu hafta okullarımızı da açtık. Şu anda dönüşleri aldığımızda, okullarımızda herhangi bir sorun yok, veliler de bu durumdan çok memnun. Ümit ediyorum, artık bu belanın da sonuna doğru yaklaşıyoruz. Kamu sağlığını ilgilendiren bu mücadelede destek olan bütün halkımıza teşekkür ediyorum.' diye konuştu.OsmaniyeOsmaniye Valisi Erdinç Yılmaz, beraberinde İl Emniyet Müdürü Ahmet Selçuk Okumuş, İl Jandarma Komutanı Albay Zafer Tombul ve İl Sağlık Müdürü Hasan Öznavruz ile Atatürk Caddesi'ndeki denetimlerde, esnaf ve vatandaşa tedbirlerle ilgili uyarıda bulundu. Türkiye genelinde yapılan denetimlerde kurallara uyulup uyulmadığının sahada kontrol edildiğini belirten Yılmaz, 'Bu hastalıktan hep birlikte mücadele ederek, tedbirlere uyarak kurtulacağız. Kurallara hep beraber uyarsak bunu atlatabiliriz.' ifadelerini kullandı.
Pakistan Dünyada Kalp Stenti Üretebilen 18’İnci Ülke Oldu
İSLAMABAD (AA) - Pakistan'ın, bugün Başbakan İmran Han tarafından açılan tesisle dünyada kalp stenti üretebilen 18’inci ülke olduğu bildirildi.Pakistan basınındaki haberlere göre, başkent İslamabad’daki Ulusal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (NUST) bünyesinde Han tarafından ülkenin ilk yerli kalp stenti üretim tesisi açıldı.Han, açılışta yaptığı konuşmada, mutluluğunu ifade ederek, söz konusu üniversiteyi başarısından dolayı tebrik etti.Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Pakistan’ın bu tesisle birlikte dünyada kalp stenti üretebilen 18’inci ülke olduğu belirtildi.Öte yandan, Başbakan Danışmanı Dr. Şahbaz Gill ise Twitter’dan yaptığı açıklamada, Pakistan’ın dünyada Türkiye’den sonra kalp stenti üretebilen ikinci Müslüman ülke olduğunu kaydetti.
Reklam
Denize Düşen Balıkçı Boğuldu
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde dün gece yarısı denize düşen balıkçı boğuldu.Lapseki’de uzun yıllardır balıkçılık yapan 63 yaşındaki Mehmet Taşöz dün gece yarısı Kökez mevkisinde ağ bırakmak isterken henüz belirlenemeyen nedenle denize düştü. Arkadaşlarının Taşöz’ü görememesi üzerine durum Sahil Güvenlik ekiplerine bildirildi.Sabah teknenin bulunduğu alana gelen ekipler, yaptıkları aramada Taşöz’ün cesedine ulaştı.Lapseki Devlet Hastanesi morguna götürülen ceset daha sonra Bursa Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Adım Adım İktidara Projesi Tanıtım Ve İlk Eğitim Toplantısı"Nda Konuştu: (2)
İSTANBUL (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Eğer siz hem darbelerden şikayet edip hem darbe hukukunu tahkim ediyorsanız sizin darbeciden bir farkınız yok, aksine darbecilerden daha ağır bir suç işliyorsunuz. Parlamentonun, anayasanın askıya alındığı bir süreçten geçiyoruz. Bir ülkede yasama, yargı ve yürütme bir kişinin kontrolüne girerse o ülkede felaket olur.' dedi.Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezinde gerçekleştirilen 'Adım Adım İktidara Projesi Tanıtım ve İlk Eğitim Toplantısı'nda konuşan Kılıçdaroğlu, İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi'nin, birlikte yaşama iradesini en güçlü şekilde ortaya koyan, farklılıkları zenginlik görüp bu zenginliği büyüten, ayrışma aracı değil birleşme aracı olarak görme iradesini ortaya koyan bir metin olduğunu söyledi.CHP'nin 'hep eleştirdiği ve çözüm üretmediği' yönündeki eleştirileri hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu eleştirileri yapanlara bu beyannamenin verilmesi gerektiğini söyledi. Şimdi bu hedefleri hayata geçirmek için çaba harcamak zorunda olduklarının altını çizen Kılıçdaroğlu, 'CHP, Türkiye Cumhuriyeti'nde değişimin ve dönüşümün en büyük adresidir. Bunu büyük bir özgüvenle söyleyeceksiniz çünkü bir gerçeği ifade ediyorsunuz.' diye konuştu.Parti içinde 'Akıl akıldan üstündür' anlayışıyla her kararı tartıştıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, sorunları da yaşayanlara sorarak çözüm ürettiklerini dile getirdi.Gençlere yönelik anket çalışmalarıCHP Lideri Kılıçdaroğlu, nüfusun yarısından fazlasının genç olduğunu belirterek, 'Taşı sıksa suyunu çıkaracak gençler ordumuz var.' dedi.Gençlerin, İkinci Yüzyıla nasıl baktığının anlaşılabilmesi için yapılan bazı anket çalışmalarını örnek gösteren Kılıçdaroğlu, Mayıs 2020'de gençlere, 'İmkanınız olsa yurt dışına yerleşip orada yaşamak ister misiniz?' sorusunun sorulduğunu hatırlattı. Bu soruya, gençlerin yüzde 62,5'inin 'Evet' yanıtını verdiğini aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'AK Partili gençlerin de yüzde 47,3'ü, 'Evet imkanım olsa ben Türkiye'den ayrılır yurt dışına giderim.' diyor. Önümüzdeki ciddi tehlikeyi görüyor musunuz? Bizleri televizyonları başında, radyolarında, sosyal medya hesaplarından dinleyen vatandaşlarım acaba bu gerçeği görüyor mu? Bir ülkenin gençliği, bir yüzyılı yaşamış bir gençlik, ikinci yüzyıla girerken, 'Ben bu ülkede değil de başka bir ülkede yaşamak istiyorum.' diyor. Hani sayıları yüzde 10-20 olsa tamam da eğer yüzde 62,5 ise oturup düşünmemiz gerekiyor. Bu dediğim mayıs anketi. Eylül anketi, şu soru soruluyor: 'Size kalıcı olarak başka bir ülke vatandaşlığı verilirse Türkiye'yi terkedip, o ülkeye yerleşmeyi düşünür müsünüz?' 'Evet terk ederim, giderim.' diyenlerin oranı yüzde 64. Gençlerin yüzde 64'ü 'Ben vatandaşlık verilirse Türkiye'yi terk ederim gider o ülkede yaşarım.' diyor. Gençlerin sadece yüzde 14'ü 'Hayır ben kendi ülkemde kalırım.' diyor. Yüzde 22'si ise kararsız ya da cevap vermiyor. Soru şu: Türkiye'nin gerçek anlamda beka sorunu ne? Bir ülke kendi gençliğini kaybederse, bir ülkenin gençlerinin yüzde 60-70'i 'Ben Türkiye'de değil başka bir ülkede yaşamak istiyorum.' derse Türkiye'nin beka sorunu nedir o zaman? Kaç siyasetçi bunu düşünüyor acaba? Kaç yurtsever, vatansever bunu düşünüyor acaba? Bayrak için, vatan için mangalda kül bırakmayanlar bu gerçeği görüyorlar mı acaba? İkinci Yüzyıla, gençlere nasıl bir tablo bıraktıklarının farkındalar mı acaba? Emin olun farkında bile değiller. İşte beka sorunu budur.'İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi'nin 'gençleri Türkiye'de tutma beyannamesi' olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, bu gençlere 'Sizin arzuladığınız her demokratik kuralı Türkiye'ye getireceğiz.' sözünü verdiklerini dile getirdi.Bu beyannamenin gençlere çok iyi anlatılması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:'Bir genç düşüncesini özgürce ifade edemiyorsa bir genç baskı altındaysa 'Şöyle konuşursam beni hapse atarlar, düşüncemi ifade edersem kamuda göreve almazlar, düşüncemi açıklarsam beni derhal sürgün ederler.' anlayışı gençleri 'Ben Türkiye'den ayrılmak istiyorum.' noktasına taşıyor. Ülkeyi yönetenler bunun farkında değil. Ülkeyi yönetenlerin büyük bir aymazlık içinde olduğunu da belirtmemiz gerekiyor. Hayattan kopuk, gençlerden kopuk, yaşamdan kopuk, sorunlardan kopuk, kendisini saraya hapsedip bütün dünyası saray olanların Türkiye'nin sorunlarını çözme kapasitesi yoktur. Olamaz da zaten. Eşyanın tabiatına aykırıdır.'CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, beyannamenin birinci maddesinin 'Yeni bir anayasa ve güçlü bir demokratik parlamenter sistem.' dediğini aktardı. Darbe hukukundan arınan bir anayasa ve hukuk sistemi istediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, 'Eğer siz hem darbelerden şikayet edip hem darbe hukukunu tahkim ediyorsanız sizin darbeciden bir farkınız yok, aksine darbecilerden daha ağır bir suç işliyorsunuz. Parlamentonun, anayasanın askıya alındığı bir süreçten geçiyoruz. Bir ülkede yasama, yargı ve yürütme bir kişinin kontrolüne girerse o ülkede felaket olur.' dedi.Bunun bütün kitlelere soğuk kanlı, yüksek bir özgüvenle anlatılmasını isteyen Kılıçdaroğlu, 'Düşünceyi ifade özgürlüğü... Genç twit atacak korkuyor, 'Başıma bir bela gelir mi?' diye. Biz 'Delikanlı' deriz gençlere. Gençler hata yapabilirler, yanlışlık da yapabilirler. Adı üstünde delikanlı. Onun gençliğini gözardı edip de yaptığı bir hata veya eksiklik yüzünden kafasına sopayı vurursanız o devlet iflah olmaz. Bir genci yok ediyorsunuz demektir, bir düşünceyi, bir insanı yok ediyorsunuz demektir. Hatası varsa çağıracaksınız, konuşacaksınız zaten farkedecektir bir süre sonra.' ifadelerini kullandı.CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yargı sistemiyle ilgili de şu değerlendirmede bulundu: 'İflas eden bir yargı sistemiyle karşı karşıyayız. Her şey aklıma gelirdi de yargı sisteminin bu kadar köreleceği hiç aklıma gelmezdi. Çünkü yargıçlar en azından hukuk fakültesi mezunudur, hukuk kitapları okumuşlardır, hukukun temel kurallarını bilirler, dolayısıyla bu kadar körelmez, bu kadar çürümez diyordum. Her şey çürüyebilir ama yargı çürümez. Çürüme olursa da süratle telafi edilir ve gereği yapılır. Yargının kendi içinde bir iç dinamiği, bir öz denetimi de var. Alt mahkeme, üst mahkeme, vesaire diye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar uzanan bir zincirimiz var. Ama alt mahkeme en üst mahkemenin, 'Anayasa Mahkemesinin verdiği karar beni bağlamaz.' diyorsa 'Ne demek Anayasa Mahkemesi?' diyorsa işte çürüme oradan başlıyor, adaletsizlik oradan başlıyor, hukuksuzluk oradan başlıyor. Nasıl bir felaketle karşı karşıya olduğumuzun bilinmesi lazım.'Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi topluma şu mesajı veriyor: Bir 'Biz hukukun üstünlüğüne ve vicdani kanaatine göre karar veren bir mahkeme değiliz.' diyor. 'Hukukun üstünlüğü ve vicdani karar bizde yok, böyle bir şey beklemeyin bizden.' diyor. Topluma verdiği birinci mesaj bu. İkinci mesaj şu: 'Böyle olmadığımız için de anayasa ve yasalar bizi bağlamaz, biz gücümüzü anayasadan değil, saraydan alıyoruz.' Doğru mu? Doğru. Anayasanın ilgili maddeleri çok açık. 'Anayasa Mahkemesinin kararları yürütme, yasama, yargı, idare, herkesi bağlar.' diyor. Açık. 'Bağlayabilir.' demiyor, 'Bağlar.' Bitti.'İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 'Milletvekilinin yeniden dokunulmazlık kazanması da bizi bağlamaz. Biz yasama organının üyesini Anayasa Mahkemesinin kararına rağmen yargılayıp mahkum ederiz.' dediğini savunan Kılıçdaroğlu, şunları ifade etti: 'Ne demek dokunulmazlık? Ben zaten anayasaya uymuyorum. Milletvekili yeniden dokunulmazlık kazanmış, ben buna uymam. Saraydan talimatı aldım, gereğini yapacağım, Türkiye Büyük Millet Meclisi ne derse desin milletvekilini yargılayacağım ve mahkum edeceğim' diyor. Şöyle bir mesajı daha var örtülü: 'Bizi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı dahi eleştiremez.' Yasama dokunulmazlığı olan bir milletvekilinin yasalara aykırı olarak yargılanmasına itiraz etmesi gereken ilk kişi Meclis Başkanı'dır. Meclis Başkanı'nın sesi çıkıyor mu? Çıkamaz. Çıkmaz da zaten. Talimatı nereden alır? Tıpkı 14. Ağır Ceza Mahkemesi gibi o da talimatı saraydan alır. 'Bizim anayasayı ihlal etmemiz, Anayasa Mahkemesinin kararlarına uymamamız Hakimler ve Savcılar Kurulunca sorgulanamaz.' Çünkü Hakimler ve Savcılar Kurulu da talimatı saraydan alıyor. Doğru mu? Doğru. 'Anayasa Mahkemesinin verdiği karara ben uymuyorum.' diyor. Hakimler ve Savcılar Kurulundan bir tepki gördünüz mü? Hayır. Niçin? Onlar da talimatı saraydan alıyor.'Bazı olaylarda Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun çok hızlı harekete geçtiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, 'Bir saat içinde toplanıp, karar aldıklarını da biliyorsunuz herhalde. Anayasanın askıya alındığı bir kararı görmezlikten gelen bir Hakimler ve Savcılar Kurulu var. 'Biz hukuk devletinin değil, şahsın devletinin hakimleriyiz. Saraya yaptığımız hizmetler dolayısıyla üst makamlara atanmayı bekliyoruz.' Büyük bir hizmet. Anayasayı gözardı ediyorsunuz, Türkiye Büyük Millet Meclisini gözardı ediyorsunuz. Hepsini bir tarafa itiyorsunuz, saraydan aldığınız talimatın gereğini yapıyorsunuz ve şimdi diyorsunuz ki 'Ben artık üst makamlara, Anayasa Mahkemesi üyeliğine, Yargıtay üyeliğine atanmayı hak ediyorum.' diyorsunuz ve böyle bir beklenti içinde karar veriyorsunuz. Adaletin olmadığı yerde devlet yoktur. Devletin dini adalettir. Adaleti yok ederseniz devleti yok edersiniz, insanlığı, kainatı, ekosistemi yok edersiniz. Çünkü doğanın da ağacın da ormanın da kurdun, kuşun da adalet hakkı vardır. Siz adaleti yok ediyorsunuz.' şeklinde konuştu. (Sürecek)
“Şehrin İyi Hali” 6 Bin Üniversiteli Genci Bekliyor
İSTANBUL (AA) - Akbank’ın 6'ncı kez üniversiteli gençlerle hayata geçirdiği “Şehrin İyi Hali” gönüllülük projesi için başvurular başladı. Bankadan yapılan açıklamaya göre, Akbank’ın üniversiteli gençlerin katılımıyla hayata geçirdiği kurumsal sosyal sorumluluk projelerinden 'Şehrin İyi Hali' projesi için başvurular başladı. Bu yıl pandemi nedeniyle online yapılacak projede, farklı alanlarda faaliyet gösteren 16 STK ile gençlere nasıl gönüllü olunur, neden gönüllü olmak gerekir ve STK’lar ne yapar konularında farkındalık yaratacak bilgiler verilecek.Geçen yıl gençlerden yoğun ilgi gören ve başvuruların ilk günlerinden itibaren kontenjanları dolan 'Şehrin İyi Hali”ne bu yıl 6 bin genç katılabilecek ve programın sonunda da gençlere sertifika verilecek. İlk 6 bin öğrencinin kabul edileceği başvurular için son tarih 5 Kasım Perşembe günü olacak. Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Kurumsal İletişim Bölüm Başkanı Murat Göllü, Şehrin İyi Hali projesine gençlerin gönüllülükle tanışması ve bu konuda toplum genelinde farkındalık yaratmak üzere 5 yıl önce 400 genç ile başladıklarını anımsatarak, şunları kaydetti:“Her geçen gün gençlerin projeye olan ilgisinin arttığını görmek bizlere gelecek için umut veriyor. Gençlerimizin STK’larla tanışması ve içinde bulundukları toplumun sorunlarından haberdar olmaları ve çözümün bir parçası olmak için emek harcamaları bizim için çok kıymetli. Beş yılı geride bıraktık ve bu yıl da pandemi nedeniyle projeye ara vermedik. Fiziksel olarak bir araya gelemesek de en azından gönüllülüğün ne olduğunu online da anlatalım, STK’lar kendilerini anlatsınlar ve daha çok gencimizin gönüllülük nedir, nasıl yapılır gibi temel konularla ilgili bilgi sahibi olmalarını sağlayalım istedik. 2020 yılı ile birlikte 14 bin gencin dahil olacağı projeye, bugün binlerce öğrenci ile devam ediyoruz. Kurum içinde Akbanklı Gönüllüler’le başladığımız bu iyilik hareketini Türkiye’nin dört bir yanından gençlerle birlikte sürdürmekten gurur duyuyoruz.'5 Kasım Perşembe gününe kadar başvuruların devam edeceği projelerde yer alacak gençler, Toplum Gönüllüleri Vakfı, TURMEPA, HAYTAP, Yedikule Hayvan Dostları, Tohum Otizm Vakfı, Hayat Sende Derneği, DEM Derneği, Çorbada Tuzun Olsun Derneği, Down Sendromu Derneği, Oyun Atlası Derneği, Bilim Kahramanları Derneği, TİDER, KAÇUV, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği, AKUT Doğada Yaşam Derneği ve Gülmek İyileştirir Derneği ile birlikte sokak hayvanlarından engelli bireylere, evsizlik sorunundan devlet korumasında yaşayan çocuklara kadar birbirinden farklı pek çok konuda online etkinliklere katılabilecek.Gönüllülük etkinlikleri sivil toplum kuruluşları aracılığıyla 19 Ekim’den itibaren gerçekleştirilecek. 18-26 yaş aralığında yer alan tüm üniversiteli (ön lisans, lisans, yüksek lisans) gençler 'www.sehriniyihali.com' adresinden başvurularını gerçekleştirebilecek. Başvuruların kontenjanlarla sınırlı olduğu proje, tüm Türkiye’den üniversiteli gençlere açık oluyor.
Reklam
Fetö Şüphelisi Eski Hakim Ve Savcılar Yunanistan'a Kaçarken Yakalandı
EDİRNE (AA) - Edirne'de, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden aranan 4 zanlı, yasa dışı yollardan Yunanistan'a kaçarken yakalandı.Alınan bilgiye göre, güvenlik güçleri, Enez ilçesi yakınlarında şüphe üzerine bir otomobili durdurdu.Otomobilde bulunan meslekten ihraç edilen hakim D.E. ve eşi savcı H.E. ile eski savcı V.K. ve eşi hakim B.K'nin yasa dışı yollardan Yunanistan'a gitmeye çalıştığı belirlendi. Gözaltına alınan şüphelilerin, FETÖ üyesi olmaktan hapis cezası aldıkları ve istinafta dosyalarının bulunduğu öğrenildi.
Türk Kızılayın Kan Stoklarını Artırmak İçin Edirne'de Bağış Kampanyası Başlatıldı
EDİRNE (AA) - Türk Kızılayın salgın nedeniyle düşen kan stoklarını artırmak için Edirne'de 'bağış seferberliği' başlatıldı.Kovid-19 salgını nedeniyle Türk Kızılayın kan stoklarının azalması üzerine, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, esnaf odaları, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri, Vali Yardımcısı Ali Uysal'ın başkanlığında toplanmış, kent genelinde kan bağışı kampanyası yapılması kararı çıkmıştı.'Bağış seferberliği' adı verilen kampanya bugün Saraçlar Caddesi'ne kurulan bağış çadırlarında başlatıldı.Türk Kızılay Edirne Şube Başkanı Kadir Çakay, gazetecilere yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgını nedeniyle kan bağışına ihtiyacın arttığını söyledi.Salgının kan stoklarında önemli bir düşüşe neden olduğunu belirten Çakay, 'Stoklarımız 1000'in altına düştü. Bizim bu yılki hedefimiz 27 bindi. Yılbaşından bu yana 16 bin civarında bağış aldık.' dedi.Stokları artırabilmek için kampanyaya katılan bağışçı sayısının artması gerektiğini ifade eden Çakay, 'Edirne'nin yıllık kan ihtiyacı 32 bin ünite civarında. Edirne bu durumda kendi kendine yetmiyor. Kan bağışı aslında her vatandaşın kendine yapmış olduğu bir iyilik. Bugün kimse 2 saat sonra kana ihtiyaç duymayacağını bilemez. Dolayısıyla sağlıklı her insan kan bağışında bulunduğunda sevdikleri ve kendisi için kanını bağışlıyor. Kan bağışı yapanların görülmesi, diğer insanları da cesaretlendiriyor.' diye konuştu. Çakay, kan alımlarının doktor kontrolünde hijyenik şartlarda yapıldığını, yıl sonuna kadar 10 bin ünite kan bağışı almayı hedeflediklerini kaydetti.Bağışçılardan Ömer Bilgin de düzenli olarak kan bağışında bulunduğunu dile getirdi.Çevresindeki herkese bağış yapma çağrısında bulunduğunu söyleyen Bilgin, 'Kan bağışı sağlık için, gelecek için, hasta olanlara yardım için çok faydalı. Bu işin bir de sevabı var.' ifadelerini kullandı.Saraçlar Caddesi'ndeki çadırda bağışlar hafta sonu da kabul edilecek.
Aselsan'dan Lise Öğrencilerine Mesleki Eğitim
ANKARA (AA) - ASELSAN'ın mesleki eğitim programıyla liseliler, elektrik elektronik, makine ve metal teknolojisi gibi çeşitli alanlarda ASELSAN'da mesleki eğitim alacak. Program sonucu başarılı bulunan gençler, şirketin işe alımlarında öncelikli olarak değerlendirilecek.ASELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, şirket uzun yıllardır meslek liseli ve üniversiteli gençler için en cazip mesleki eğitim ve staj yeri olma özelliğini koruyor. 45 yıl içinde on binlerce genç mesleğe ilk adımını ASELSAN ile attı.'Gücüm Memleketim, Mesleğim Geleceğim' mottosuyla başlatılan ASELSAN'ın teknik kuşağı ATİK Programı ile 2020-2021 eğitim öğretim döneminde 12'nci sınıfta öğrenim gören 180 meslek lisesi öğrencisine teknolojinin kapıları açıldı.Türkiye'de meslek lisesi öğrencileri için hazırlanan ilk yetenek ve gelişim programı ATİK ile gençler, haziran ayına kadar sürecek program boyunca şirket çalışanı mentörlerinden, ASELSAN kültürünü deneyimleme, teknolojiye yön veren projelerde yer alma ve meslek öğrenme fırsatı bulacak. Liseliler, elektrik elektronik teknolojisi, makine teknolojisi, metal teknolojisi gibi çeşitli alanlarda ASELSAN'da mesleki eğitim görecek. Yetenek programının sonucunda başarılı olan gençler, ASELSAN'ın işe alımlarında öncelikli olarak değerlendirilecek.ATİK Programı ile ASELSAN teknisyenlik ihtiyacının metodolojik bir programla karşılanması, meslek liselerinin öneminin artırılarak tercih edilmesini sağlayacak uygulamaları içeren bir yetenek programı oluşturulması, savunma sanayisi için önemli bir istihdam kaynağı sağlanması, meslek lisesi öğrencilerinin verilen eğitimler ve görevlerle teknik ve kişisel gelişimlerine destek olunması hedefleniyor.Dönem projeleri, yetenek testleri ve kişisel gelişim eğitimleriyle öğrencilerin zihinsel becerilerinin geliştirilmesi, iş başı ve teknik eğitimlerle öğrencilerin psikomotor ve el becerisi kazanmaları, öğrencilerin ASELSAN sosyal sorumluluk projelerinde yer alarak ve şirket değerleri aracılığıyla duyusal becerilerin geliştirilmesi, program kazanımları olarak hedefleniyor.Mesleki eğitim programı ders yılı boyunca öğrencilerin okullarınca belirlenmiş işletme günlerine göre devam edecek.
Reklam
Tokat'ta Köy Muhtarı Av Tüfeğiyle Öldürüldü
TOKAT (AA) - Tokat'ın Almus ilçesinde tartıştığı kişi tarafından av tüfeğiyle vurulan köy muhtarı yaşamını yitirdi. Kol köyü muhtarı Rüstem Kılıç, daha önce sorun yaşadığı Y.K. ile karşılaştı. İkili arasında çıkan tartışmada Y.K, Kılıç'a av tüfeğiyle ateş etti. Yaralanan Kılıç, ambulansla kaldırıldığı Tokat Devlet Hastanesinde müdahalelere rağmen kurtarılamadı.Jandarma ekipleri, kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Fetö'ye Yönelik 2013 Yılı İdari Yargı Sınavı'nda Usulsüzlük Soruşturmasında İki Tutuklama
ANKARA (AA) - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 2013'teki İdari Yargı Sınav sorularını örgüt mensuplarına sınav öncesinde sızdırmasına ilişkin soruşturması kapsamında gözaltına alınan 18 kişiden ikisi tutuklandı.Başsavcılığın talimatıyla Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce geçen hafta hakkında gözaltı kararı çıkarılan 21 kişiden 18'i yakalanmıştı. Bunlardan 11'i soruşturma ifadelerinde etkin pişmanlıktan yararlanmak istediklerini beyan ederek, suçlamalara ilişkin bilgiler verdi.Tahkikat evraklarıyla adliyeye sevk edilen şüphelilerden ikisi tutuklanırken, etkin pişmanlıktan yararlananların da arasında bulunduğu 16 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Şüphelilerin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı oldukları, 2013'teki sınav öncesinde sınav sorularını örgüt mensuplarından elde ettikleri, bu şekilde sınava girip resmi belgede sahtecilik yaptıkları ve usulsüz şekilde yerleştikleri kamu kurumlarından maaş alarak haksız menfaat temin ettikleri belirtiliyor.
Reklam
"Diriliş Ertuğrul" Dizisinden Esinlenen Çocuklar Kamera Karşısına Geçti
ERZURUM (AA) - SELAMİ KÜÇÜKOĞLU - Osmanlı Devleti'nin kuruluş temellerini atan Ertuğrul Gazi'nin hayatını ve liderliğini yaptığı Kayı Boyu'nun mücadelesini ekranlara taşıyan 'Diriliş Ertuğrul' dizisinden esinlenen, yaşları 8 ile 15 arasında değişen Erzurumlu çocuklar, kendi kurdukları sette aynı filmin çekimini yapıyor.Diziden esinlendikleri bazı bölümleri canlandıran Erzurumlu çocuklar, kendi imkanlarıyla çektikleri görüntüleri montajlayıp sosyal medyada paylaşıyor.Kıyafetleri ve kostümleriyle farklı mekanlarda çekilen dizinin yönetmenliğini, lise üçüncü sınıf öğrencisi 16 yaşındaki İbrahim Mertcan Doğan yapıyor.Dizinin ana karakterleri arasında yer alan, Engin Altan Düzyatan'ın üstlendiği 'Ertuğrul Bey' rolünü ise 12 yaşındaki Muhammed Yiğit Doğan canlandırıyor.Tarihi Aziziye Tabyası'nda, dizideki 'Hanlı Pazar' sahnesinin çekimini yapan çocukların replikleri ve hareketleri ise usta sanatçıları aratmıyor.Çocuklar, sahnelerde kullandıkları kılıçlarını tahtadan, oklarını kurumuş ağaç dallarından, taktıkları peruk gibi malzemeleri ise kuaförden temin ediyor.Cep telefonu kamerasıyla çekimleri yapan İbrahim Mertcan Doğan, AA muhabirine, arkadaşlarıyla diziyi izlerken etkilendiklerini, kendi imkanlarıyla filmin bölümlerini çekmeye başladıklarını söyledi.Çekimleri okuldaki eğitimlerini aksatmadan yaptıklarını belirten Doğan, sahneleri diziye uygun alanlarda çekmeye çalıştıklarını ifade etti.Doğan, zaman zaman bazı sahneleri çekerken zorlandıklarını, rollerini iyi yapmaları için ekipteki arkadaşlarına orijinal film sahnesini izlettiğini anlattı.'Bugüne kadar 14 bölüm çektik' Sosyal medyada paylaştıkları çekimlerin izleyicilerin beğenisini kazandığını dile getiren Doğan, şunları kaydetti:'Arkadaşlarım, çekimlerden bir veya iki gün önce prova yapıp bölümde giyecekleri kostümleri deniyor. Daha sonra hazırladığımız sahneyi metine döküyoruz. Tabii işin mutfak kısmı da var, yani hemen kamera karşısına geçmiyoruz. Çektiğimiz bölümlere yönelik gelen yorumlar çok güzel. İzlenme ortalaması iki haftada 1500 kişi. Bugüne kadar 14 bölüm çektik. Çekimleri daha iyi yapmaya başlarsak dizimizin daha çok izleneceğine inanıyorum.'Doğan, kendisi gibi ekipteki diğer arkadaşlarının hayallerinin de sinema ve tiyatro üzerine olduğunu belirterek, 'Arkadaşlarımın hayali tiyatrocu, sinemacı olmak. Benim hayalim de yönetmen olmak. Ayrıca buradaki bütün arkadaşlarım İstanbul'da çekimleri yapılan 'Kuruluş Osman' setine gitmek istiyor. Bizleri oradaki sete götürürlerse burada çekimlerimiz daha farklı olur.' diye konuştu.
5 AB Ülkesi, İsrail'e Batı Şeria'da Yerleşim Birimi İnşasını Durdurma Çağrısı Yaptı
BERLİN (AA) - Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve İspanya, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşim yerlerinde konut inşasına devam etme kararından derin endişe duyduklarını bildirdi.5 ülke tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, İsrail'in yerleşim yerlerini genişletmesinin uluslararası hukuku ihlal ettiği vurgulandı. İsrail'in bu tutumunun İsrail ile Filistin arasında adil ve kalıcı bir barışın sağlanması ve iki devletli bir çözümü daha da tehlikeye attığı belirtilen açıklamada, 'İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim yerlerinde 4 bin 900'den fazla konut biriminin inşasına devam etme kararından derin endişe duyuyoruz. İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasındaki normalleşme anlaşmalarından kaynaklanan olumlu gelişmelerin arka planında, bu, ters etki yaratan bir adım.' değerlendirmesinde bulunuldu.Açıklamada, İsrail'in bu eyleminin Filistin ile diyaloğu yeniden başlatmak amacıyla taraflar arasında güven artırıcı çabaları da baltaladığına dikkati çekilerek, 'Bu nedenle, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki yerleşimlerin inşasına ve Filistin yapılarının tahliyesine ve yıkılmasına derhal son verilmesi çağrısında bulunuyoruz.' ifadeleri kullanıldı.Açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararının tam olarak uygulanması istendi. 4 Haziran 1967 sınırlarındaki herhangi bir değişikliğin sadece taraflarca kabul edilmesi halinde tanınacağı altı çizilen açıklamada, 'İşgal altındaki Filistin topraklarının ilhak etme planları kalıcı olarak askıya alınmalıdır. Her iki tarafı da tek taraflı adımlar atmaya değil, tüm nihai statü konularında ciddi diyaloğa ve doğrudan müzakereleri sürdürmeye çağırıyoruz.' denildi.
Kırklareli'nde "Yunus Ekibi"Nin Gösteri Provası İlgiyle İzlendi
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde göreve başlayacak Yunus timlerinin gösteri provası, vatandaşlar tarafından ilgiyle izlendi.Özgürlük ve Demokrasi Meydanı'nda motorize ekiplerin prova yaptığını gören vatandaşlar, burada toplandı.Vatandaşlar ekiplerin çalışmalarını ilgiyle izledi.Polis memurları, vatandaşlara 'Ekiplerin gelecek hafta gösteri sunacağını, bu nedenle prova yaptıklarını' söyledi.Vatandaşlar, gösteriyi cep telefonu kameralarıyla görüntüledi.
Reklam