Sakarya Valisi Kaldırım Ayva Ve Üzüm Topladı, Reçel Kaynattı
SAKARYA (AA) - Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere ziyaret ettiği Geyve ilçesinde ayva topladı, reçel kaynattı.Cumhuriyet Başsavcısı Lütfi Dursun'un da eşlik ettiği ziyarette Kaymakam Mustafa Kutlu ve Belediye Başkanı Murat Kaya tarafından karşılanan Vali Kaldırım, ilk olarak Geyve Yöresel Ürünler Üretim Merkezi'nde incelemelerde bulundu. Tesisi gezerek reçel yapılan kazanı karıştıran Kaldırım, Başkan Kaya'dan üretim faaliyetlerine ilişkin bilgi aldı ve çalışanlarla bir süre sohbet etti. Temasları kapsamında beraberindekilerle Belediye Başkanlığına da giderek başkan Kaya'dan ilçedeki çalışmalar ve projeler hakkında bilgi alan Vali Kaldırım, daha sonra Türkiye'nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesine gönderilen ve 'sarı elmas' olarak tabir edilen ayva ile üzüm hasadına katıldı. Üreticilerle ve tarım işçileriyle sohbet edip yakından ilgilenen Kaldırım, topladığı ayva ve üzümleri kasalara yerleştirdi. Kaldırım, belediye tarafından inşa edilen 'Muhammet Fatih Safitürk Seyir Terası ve Sosyal Tesisleri'nde incelemelerde bulunarak, burada vatandaşlarla bir süre sohbet etti.
Sakarya Valisi Kaldırım Ayva Ve Üzüm Topladı, Reçel Kaynattı
SAKARYA (AA) - Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere ziyaret ettiği Geyve ilçesinde ayva topladı, reçel kaynattı.Cumhuriyet Başsavcısı Lütfi Dursun'un da eşlik ettiği ziyarette Kaymakam Mustafa Kutlu ve Belediye Başkanı Murat Kaya tarafından karşılanan Vali Kaldırım, ilk olarak Geyve Yöresel Ürünler Üretim Merkezi'nde incelemelerde bulundu. Tesisi gezerek reçel yapılan kazanı karıştıran Kaldırım, Başkan Kaya'dan üretim faaliyetlerine ilişkin bilgi aldı ve çalışanlarla bir süre sohbet etti. Temasları kapsamında beraberindekilerle Belediye Başkanlığına da giderek başkan Kaya'dan ilçedeki çalışmalar ve projeler hakkında bilgi alan Vali Kaldırım, daha sonra Türkiye'nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesine gönderilen ve 'sarı elmas' olarak tabir edilen ayva ile üzüm hasadına katıldı. Üreticilerle ve tarım işçileriyle sohbet edip yakından ilgilenen Kaldırım, topladığı ayva ve üzümleri kasalara yerleştirdi. Kaldırım, belediye tarafından inşa edilen 'Muhammet Fatih Safitürk Seyir Terası ve Sosyal Tesisleri'nde incelemelerde bulunarak, burada vatandaşlarla bir süre sohbet etti.
Sakarya Valisi Kaldırım Ayva Ve Üzüm Topladı, Reçel Kaynattı
SAKARYA (AA) - Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere ziyaret ettiği Geyve ilçesinde ayva topladı, reçel kaynattı.Cumhuriyet Başsavcısı Lütfi Dursun'un da eşlik ettiği ziyarette Kaymakam Mustafa Kutlu ve Belediye Başkanı Murat Kaya tarafından karşılanan Vali Kaldırım, ilk olarak Geyve Yöresel Ürünler Üretim Merkezi'nde incelemelerde bulundu. Tesisi gezerek reçel yapılan kazanı karıştıran Kaldırım, Başkan Kaya'dan üretim faaliyetlerine ilişkin bilgi aldı ve çalışanlarla bir süre sohbet etti. Temasları kapsamında beraberindekilerle Belediye Başkanlığına da giderek başkan Kaya'dan ilçedeki çalışmalar ve projeler hakkında bilgi alan Vali Kaldırım, daha sonra Türkiye'nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesine gönderilen ve 'sarı elmas' olarak tabir edilen ayva ile üzüm hasadına katıldı. Üreticilerle ve tarım işçileriyle sohbet edip yakından ilgilenen Kaldırım, topladığı ayva ve üzümleri kasalara yerleştirdi. Kaldırım, belediye tarafından inşa edilen 'Muhammet Fatih Safitürk Seyir Terası ve Sosyal Tesisleri'nde incelemelerde bulunarak, burada vatandaşlarla bir süre sohbet etti.
Cumhuriyet'in İlanı Ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanı Unvanıyla İlk Konuşması Aa Arşivi Ve Tbmm Kayıtlarında
ANKARA (AA) - ÖZCAN YILDIRIM - Türkiye'de 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' kuralını devlet yönetimine yerleştiren ve demokrasiyi taçlandıran Cumhuriyet'in ilanının üzerinden 97 yıl geçti.Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasının ardından Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türk devletinin yüzünü çağdaşlaşma ve demokrasiye çevirdi.Ankara'nın, Türkiye'nin hükümet merkezi olmasının ardından mevcut rejimin isminin de bütün açıklığıyla konulması, yeni devletin başkanının da seçilmesi gerekiyordu. O güne kadar devlet başkanlığı görevi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı olarak Mustafa Kemal Paşa tarafından yürütülmüştü.Bazı yabancı ülkeler de Lozan Antlaşması'nın onayı için Türkiye'deki yeni devlet rejiminin daha açık şekilde belirlenmesini istiyordu. Bu sıralarda İcra Vekilleri Heyeti'nin istifası ve Meclisin güvenini kazanacak bir kabine listesinin oluşturulamaması da bu soruna acil çözüm gerektirdi.25 Ekim 1923'te ise hükümetin istifasıyla bir bunalım ortaya çıktı. Bu olay Atatürk'e, cumhuriyeti ilan etmek için beklediği fırsatı verdi. 28 Ekim 1923 akşamına kadar hükümetin kurulamaması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Çankaya Köşkü'nde arkadaşlarına 'Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz.' diyerek fikrini açıkladı.Atatürk o gece, İsmet İnönü ile 1921 Anayasası'nın bazı maddelerini değiştiren kanun tasarısını hazırladı. 'Türkiye Devleti bir cumhuriyettir'AA Arşivi'ndeki bültene göre, Meclis, 29 Ekim 1923 Pazartesi saat 18.00'de İsmet İnönü başkanlığında toplandı. Anayasa Komisyonu tarafından sunulan ve anayasa değişikliğini içeren teklif acilen görüşülmesi için gündeme kaydedildi.Görüşe sunulan tasarıda şu hükümler yer aldı:'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Ulusal işlerin fiili idarenin yönetim şekli halka dayanmaktadır. Türkiye Devleti bir cumhuriyettir.Türkiye Devleti'nin dini İslam, resmi dili Türkçedir.Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi tarafından yönetilir.Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı, Genel Kurulun toplantısında bir yasama dönemi süresi için kendi üyeleri arasında Millet Meclisi tarafından seçilir. Cumhurbaşkanı görevini halefi seçilene kadar sürdürür. Geçmiş başkan yeniden seçilebilir.Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Türk Devleti'nin başıdır. Bu sıfatıyla gerekli gördüğü zaman, Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulunun başkanlığını yapar.Kurul Başkanı, Cumhurbaşkanı tarafından ve Meclis üyeleri arasından seçilir. Diğer bakanlar yine milletvekilleri arasında, Kurul Başkanı tarafından seçilir. Kurulun listesi Büyük Millet Meclisinin onayına, Cumhurbaşkanı tarafından sunulur.''Yaşasın Cumhuriyet' sesleri ve alkışlar...Komisyon adına söz alan Yunus Nadi Bey, Mondros Mütarekesi'ne kadar yaşanan olayları hatırlatarak cumhuriyetin ilanının gerekliliğini dile getirdi. Daha sonra kürsüye çıkan Vasıf Bey, cumhuriyeti övdü.Daha sonra Eyüp Sabri Hoca Efendi, gecikmeden cumhurbaşkanının seçimiyle devam edilmesini talep etti.Konuşmaların ardından tasarı saat 20.30'da oturuma katılan 158 üyenin tamamının oyuyla kabul edildi. Cumhuriyetin ilanı 'Yaşasın Cumhuriyet' sesleri ve alkışlarla karşılandı.'Türkiye, dünya devletleri arasında tuttuğu yere layık olduğunu ispat edecektir'Cumhuriyetin ilanından ardından cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi. Yapılan gizli oylamada 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Gazi Mustafa Kemal, TBMM tarafından yeni Türk devletinin ilk cumhurbaşkanı seçildi.Cumhurbaşkanı unvanıyla kürsüye çıkan Mustafa Kemal Paşa'nın Meclise hitabı TBMM kayıtlarında şöyle yer aldı:'Efendiler; asırlardan beri Doğu'da haksızlığa ve zulme uğramış olan milletimiz, Türk milleti, gerçekte soydan sahip bulunduğu yüksek kabiliyetlerden yoksun zannediliyordu.Son yıllarda milletimizin fiili olarak gösterdiği kabiliyet, istidat ve kavrayış kendi hakkında kötü düşünenlerin ne kadar gafil ve ne kadar gerçeği görmekten uzak, görünüşe aldanan insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz kendisinde var olan vasıfları ve değeri, hükümetin yeni adıyla medeniyet dünyasına çok daha kolaylıkla gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünya devletleri arasında tuttuğu yere layık olduğunu eserleriyle ispat edecektir.Arkadaşlar; bu yüksek rejimi yaratan Türk milletinin son dört yıl içinde kazandığı zafer, bundan sonra da birkaç misli olmak üzere kendini gösterecektir. Bendeniz, kazandığım bu güven ve itimada layık olmak için pek önemli gördüğüm bir noktadaki ihtiyacı arz etmek mecburiyetindeyim. O ihtiyaç, yüce heyetinizin şahsıma karşı gösterdiği sevgi, güven ve desteğin devamıdır. Ancak bu sayede ve Tanrı'nın yardımıyla, bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri en iyi şekilde yapabileceğimi ümit ediyorum.Daima sayın arkadaşlarımın ellerine çok samimi ve sıkı bir şekilde yapışarak, kendimi onların şahıslarından bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım. Daima milletin sevgi ve güvenine dayanarak hep birlikte ileri gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.'
Reklam
Cumhuriyet'in İlanı Ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanı Unvanıyla İlk Konuşması Aa Arşivi Ve Tbmm Kayıtlarında
ANKARA (AA) - ÖZCAN YILDIRIM - Türkiye'de 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' kuralını devlet yönetimine yerleştiren ve demokrasiyi taçlandıran Cumhuriyet'in ilanının üzerinden 97 yıl geçti.Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasının ardından Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türk devletinin yüzünü çağdaşlaşma ve demokrasiye çevirdi.Ankara'nın, Türkiye'nin hükümet merkezi olmasının ardından mevcut rejimin isminin de bütün açıklığıyla konulması, yeni devletin başkanının da seçilmesi gerekiyordu. O güne kadar devlet başkanlığı görevi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı olarak Mustafa Kemal Paşa tarafından yürütülmüştü.Bazı yabancı ülkeler de Lozan Antlaşması'nın onayı için Türkiye'deki yeni devlet rejiminin daha açık şekilde belirlenmesini istiyordu. Bu sıralarda İcra Vekilleri Heyeti'nin istifası ve Meclisin güvenini kazanacak bir kabine listesinin oluşturulamaması da bu soruna acil çözüm gerektirdi.25 Ekim 1923'te ise hükümetin istifasıyla bir bunalım ortaya çıktı. Bu olay Atatürk'e, cumhuriyeti ilan etmek için beklediği fırsatı verdi. 28 Ekim 1923 akşamına kadar hükümetin kurulamaması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Çankaya Köşkü'nde arkadaşlarına 'Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz.' diyerek fikrini açıkladı.Atatürk o gece, İsmet İnönü ile 1921 Anayasası'nın bazı maddelerini değiştiren kanun tasarısını hazırladı. 'Türkiye Devleti bir cumhuriyettir'AA Arşivi'ndeki bültene göre, Meclis, 29 Ekim 1923 Pazartesi saat 18.00'de İsmet İnönü başkanlığında toplandı. Anayasa Komisyonu tarafından sunulan ve anayasa değişikliğini içeren teklif acilen görüşülmesi için gündeme kaydedildi.Görüşe sunulan tasarıda şu hükümler yer aldı:'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Ulusal işlerin fiili idarenin yönetim şekli halka dayanmaktadır. Türkiye Devleti bir cumhuriyettir.Türkiye Devleti'nin dini İslam, resmi dili Türkçedir.Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi tarafından yönetilir.Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı, Genel Kurulun toplantısında bir yasama dönemi süresi için kendi üyeleri arasında Millet Meclisi tarafından seçilir. Cumhurbaşkanı görevini halefi seçilene kadar sürdürür. Geçmiş başkan yeniden seçilebilir.Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Türk Devleti'nin başıdır. Bu sıfatıyla gerekli gördüğü zaman, Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulunun başkanlığını yapar.Kurul Başkanı, Cumhurbaşkanı tarafından ve Meclis üyeleri arasından seçilir. Diğer bakanlar yine milletvekilleri arasında, Kurul Başkanı tarafından seçilir. Kurulun listesi Büyük Millet Meclisinin onayına, Cumhurbaşkanı tarafından sunulur.''Yaşasın Cumhuriyet' sesleri ve alkışlar...Komisyon adına söz alan Yunus Nadi Bey, Mondros Mütarekesi'ne kadar yaşanan olayları hatırlatarak cumhuriyetin ilanının gerekliliğini dile getirdi. Daha sonra kürsüye çıkan Vasıf Bey, cumhuriyeti övdü.Daha sonra Eyüp Sabri Hoca Efendi, gecikmeden cumhurbaşkanının seçimiyle devam edilmesini talep etti.Konuşmaların ardından tasarı saat 20.30'da oturuma katılan 158 üyenin tamamının oyuyla kabul edildi. Cumhuriyetin ilanı 'Yaşasın Cumhuriyet' sesleri ve alkışlarla karşılandı.'Türkiye, dünya devletleri arasında tuttuğu yere layık olduğunu ispat edecektir'Cumhuriyetin ilanından ardından cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi. Yapılan gizli oylamada 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Gazi Mustafa Kemal, TBMM tarafından yeni Türk devletinin ilk cumhurbaşkanı seçildi.Cumhurbaşkanı unvanıyla kürsüye çıkan Mustafa Kemal Paşa'nın Meclise hitabı TBMM kayıtlarında şöyle yer aldı:'Efendiler; asırlardan beri Doğu'da haksızlığa ve zulme uğramış olan milletimiz, Türk milleti, gerçekte soydan sahip bulunduğu yüksek kabiliyetlerden yoksun zannediliyordu.Son yıllarda milletimizin fiili olarak gösterdiği kabiliyet, istidat ve kavrayış kendi hakkında kötü düşünenlerin ne kadar gafil ve ne kadar gerçeği görmekten uzak, görünüşe aldanan insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz kendisinde var olan vasıfları ve değeri, hükümetin yeni adıyla medeniyet dünyasına çok daha kolaylıkla gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünya devletleri arasında tuttuğu yere layık olduğunu eserleriyle ispat edecektir.Arkadaşlar; bu yüksek rejimi yaratan Türk milletinin son dört yıl içinde kazandığı zafer, bundan sonra da birkaç misli olmak üzere kendini gösterecektir. Bendeniz, kazandığım bu güven ve itimada layık olmak için pek önemli gördüğüm bir noktadaki ihtiyacı arz etmek mecburiyetindeyim. O ihtiyaç, yüce heyetinizin şahsıma karşı gösterdiği sevgi, güven ve desteğin devamıdır. Ancak bu sayede ve Tanrı'nın yardımıyla, bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri en iyi şekilde yapabileceğimi ümit ediyorum.Daima sayın arkadaşlarımın ellerine çok samimi ve sıkı bir şekilde yapışarak, kendimi onların şahıslarından bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım. Daima milletin sevgi ve güvenine dayanarak hep birlikte ileri gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.'
Afganistan'da Roketli Saldırı: 6 Ölü
KABİL (AA) - Afganistan'ın kuzeyindeki Belh vilayetinde Taliban militanlarınca atılan roket mermisinin bir eve isabet etmesi sonucu 6 sivil hayatını kaybetti.Belh Emniyet Müdürlüğü Sözcüsü Adılşah Adil, basına yaptığı açıklamada, Belh'in Şolgara ilçesinin Halkacer köyünde Taliban militanları tarafında atılan roket mermisinin bir eve isabet ettiğini söyledi.Adil, saldırıda 6 sivilin yaşamını yitirdiğini, bir sivilin yaralandığını belirtti.Taliban'dan henüz konuyla ilgili açıklama yapılmadı.
Reklam
Afganistan'da Roketli Saldırı: 6 Ölü
KABİL (AA) - Afganistan'ın kuzeyindeki Belh vilayetinde Taliban militanlarınca atılan roket mermisinin bir eve isabet etmesi sonucu 6 sivil hayatını kaybetti.Belh Emniyet Müdürlüğü Sözcüsü Adılşah Adil, basına yaptığı açıklamada, Belh'in Şolgara ilçesinin Halkacer köyünde Taliban militanları tarafında atılan roket mermisinin bir eve isabet ettiğini söyledi.Adil, saldırıda 6 sivilin yaşamını yitirdiğini, bir sivilin yaralandığını belirtti.Taliban'dan henüz konuyla ilgili açıklama yapılmadı.
Bakan Akar'dan Cumhuriyet Bayramı Mesajı:
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 'Cumhuriyet, bizlere emanet edilen en büyük mirastır. Bizler de Cumhuriyetimizin kazanımlarını korumak, Türkiye Cumhuriyeti’ni geleceğe güvenle taşımak için gece gündüz yılmadan yorulmadan var gücümüzle çalışıyoruz.' ifadelerini kullandı.Bakan Akar, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, Cumhuriyet'in 97'nci yılını kutlamanın gururu ve heyecanının yaşandığını belirtti.Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'da yaktığı bağımsızlık ateşiyle başlayan Milli Mücadele'nin, tüm zorluklara rağmen asil Türk Milleti'nin büyük fedakarlığı ve şanlı Türk Ordusu'nun kahramanlığıyla dünyada eşine az rastlanır bir zaferle sonuçlandığını anımsatan Akar, Milli Mücadele'nin sonunda ilan edilen Cumhuriyet ile de Türk Milleti'nin, egemenliğin kayıtsız şartsız kendisine ait olduğunu tüm dünyaya ilan ettiğini vurguladı.Milli birlik ve beraberliğin en büyük güvencesi olan ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun idare' olarak tanımladığı Cumhuriyet'in, en büyük miras olduğunun altını çizen Akar, 'Bizler de Cumhuriyetimizin kazanımlarını korumak, Türkiye Cumhuriyeti'ni geleceğe güvenle taşımak için gece gündüz yılmadan, yorulmadan var gücümüzle çalışıyoruz. Bu kapsamda başta FETÖ, PKK/PYD-YPG ve DEAŞ gibi terör örgütleri olmak üzere vatanımızın, mavi vatanımızın, semalarımızın ve 83 milyon vatandaşımızın huzur ve refahına yönelecek her türlü tehdit ve tehlikeye karşı 'ölürsem şehit, kalırsam gazi' anlayışı içerisinde azim ve kararlılıkla mücadelemizi sürdürmekteyiz. Karada, denizde ve havada ülkemizin hak, alaka ve menfaatlerini her ne pahasına olursa olsun korumaktayız.' değerlendirmesinde bulundu.'Tüm dost ve kardeşlerimizin sonuna kadar yanlarındayız''Bölgesel ve küresel olarak gerginlik ve çatışmaların tırmandığı bu hassas süreçte Kıbrıslı ve Azerbaycanlı kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm dost ve kardeşlerimizin haklı davalarında da bütün imkanlarımızla sonuna kadar yanlarındayız.' ifadesini kullanan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, mesajında şunları kaydetti:'Ayrıca yedi iklim, üç kıtaya barış, huzur, adalet ve istikrar götüren atalarımızdan aldığımız ilhamla BM, NATO, AGİT ve ikili anlaşmalar kapsamında Libya'dan Kosova'ya, Afganistan'dan Bosna Hersek'e, Katar'dan Somali'ye ve Sudan'a kadar birçok coğrafyada dünya barışına katkı sunmaktayız.Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi ve asker-sivil tüm mensuplarımızı bir kez daha rahmet ve minnetle yad ediyor, hayatta olan kahraman gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum.Şu anda karada, denizde ve havada, yurt içinde ve sınır ötesinde, zorlu hava ve arazi şartlarında görevlerini büyük bir kahramanlık ve fedakarlıkla yürüten kahraman silah arkadaşlarıma sağlık ve esenlik içinde kazasız belasız, hayırlı başarılı görevler diliyor, asil milletimizin ve tüm mensuplarımızın Cumhuriyet Bayramı'nı en içten dileklerle kutluyorum.'
Bakan Akar'dan Cumhuriyet Bayramı Mesajı:
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 'Cumhuriyet, bizlere emanet edilen en büyük mirastır. Bizler de Cumhuriyetimizin kazanımlarını korumak, Türkiye Cumhuriyeti’ni geleceğe güvenle taşımak için gece gündüz yılmadan yorulmadan var gücümüzle çalışıyoruz.' ifadelerini kullandı.Bakan Akar, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, Cumhuriyet'in 97'nci yılını kutlamanın gururu ve heyecanının yaşandığını belirtti.Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'da yaktığı bağımsızlık ateşiyle başlayan Milli Mücadele'nin, tüm zorluklara rağmen asil Türk Milleti'nin büyük fedakarlığı ve şanlı Türk Ordusu'nun kahramanlığıyla dünyada eşine az rastlanır bir zaferle sonuçlandığını anımsatan Akar, Milli Mücadele'nin sonunda ilan edilen Cumhuriyet ile de Türk Milleti'nin, egemenliğin kayıtsız şartsız kendisine ait olduğunu tüm dünyaya ilan ettiğini vurguladı.Milli birlik ve beraberliğin en büyük güvencesi olan ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun idare' olarak tanımladığı Cumhuriyet'in, en büyük miras olduğunun altını çizen Akar, 'Bizler de Cumhuriyetimizin kazanımlarını korumak, Türkiye Cumhuriyeti'ni geleceğe güvenle taşımak için gece gündüz yılmadan, yorulmadan var gücümüzle çalışıyoruz. Bu kapsamda başta FETÖ, PKK/PYD-YPG ve DEAŞ gibi terör örgütleri olmak üzere vatanımızın, mavi vatanımızın, semalarımızın ve 83 milyon vatandaşımızın huzur ve refahına yönelecek her türlü tehdit ve tehlikeye karşı 'ölürsem şehit, kalırsam gazi' anlayışı içerisinde azim ve kararlılıkla mücadelemizi sürdürmekteyiz. Karada, denizde ve havada ülkemizin hak, alaka ve menfaatlerini her ne pahasına olursa olsun korumaktayız.' değerlendirmesinde bulundu.'Tüm dost ve kardeşlerimizin sonuna kadar yanlarındayız''Bölgesel ve küresel olarak gerginlik ve çatışmaların tırmandığı bu hassas süreçte Kıbrıslı ve Azerbaycanlı kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm dost ve kardeşlerimizin haklı davalarında da bütün imkanlarımızla sonuna kadar yanlarındayız.' ifadesini kullanan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, mesajında şunları kaydetti:'Ayrıca yedi iklim, üç kıtaya barış, huzur, adalet ve istikrar götüren atalarımızdan aldığımız ilhamla BM, NATO, AGİT ve ikili anlaşmalar kapsamında Libya'dan Kosova'ya, Afganistan'dan Bosna Hersek'e, Katar'dan Somali'ye ve Sudan'a kadar birçok coğrafyada dünya barışına katkı sunmaktayız.Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi ve asker-sivil tüm mensuplarımızı bir kez daha rahmet ve minnetle yad ediyor, hayatta olan kahraman gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum.Şu anda karada, denizde ve havada, yurt içinde ve sınır ötesinde, zorlu hava ve arazi şartlarında görevlerini büyük bir kahramanlık ve fedakarlıkla yürüten kahraman silah arkadaşlarıma sağlık ve esenlik içinde kazasız belasız, hayırlı başarılı görevler diliyor, asil milletimizin ve tüm mensuplarımızın Cumhuriyet Bayramı'nı en içten dileklerle kutluyorum.'
Reklam
Hak-İş Genel Başkanı Arslan'dan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı:
ANKARA (AA) - Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, '97 yıl önce büyük zorluklar, eşsiz özveri, gayret ve kahramanlıklarla kurulan Türkiye Cumhuriyeti, dünyada eşi görülmemiş bir başarıya imza atmıştır.' ifadelerini kullandı.Arslan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Cumhuriyetin 97. yıl dönümünü büyük bir coşku ile kutladıklarını belirtti.Cumhuriyetin ilanıyla egemenliğin kayıtsız şartsız millette olduğu ve milletin gücünün üzerinde hiçbir gücün olamayacağının en açık haliyle ifade edildiğini vurgulayan Arslan, şunları kaydetti:'97 yıl önce büyük zorluklar, eşsiz özveri, gayret ve kahramanlıklarla kurulan Türkiye Cumhuriyeti, dünyada eşi görülmemiş bir başarıya imza atmıştır. Türkiye Cumhuriyeti, modern bir devlet olarak siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda, demokratikleşme, hukuk devletini gerçekleştirme, ekonomik, sosyal ve siyasi gelişmeler gösterme noktasında önemli bir yol alınmıştır.'Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün zorlukların üstesinden geldiğini, büyüyen ekonomisi ve güçlenen demokrasisiyle bugün dünyanın sayılı ülkeleri arasında yerini aldığını belirten Arslan, şu ifadeleri kullandı:'Başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna canını feda eden bütün şehitlerimizi rahmet, kahraman gazilerimizi minnetle anıyoruz. Cumhuriyetimizin 97. yıl dönümünün, Türkiye işçi hareketine, çalışma hayatına ve tüm halkımıza hayırlı olmasını diliyoruz. Cumhuriyetimizin sosyal olarak daha çok güçlendiği, 97 yıllık şanına uygun, dünyaya örnek bir demokrasi uygulaması ile taçlandığı nice yıllar diliyoruz.'
Kazakistan'da 10 Petrol Ve Doğal Gaz Sahası Elektronik Ortamda Satışa Çıkarılacak
NUR SULTAN (AA) - Kazakistan'da bu yıl 10 petrol ve doğal gaz sahası açık artırma yöntemiyle elektronik ortamda satışa çıkarılacak.Enerji Bakan Yardımcısı Janat Jahmetova, düzenlediği basın toplantısında, isteklilerin, 1 Eylül'den itibaren çevrim içi düzenlenecek açık artırmaya katılmak için başvurabileceğini ifade etti.Jahmetova, 23 Aralık'ta yapılması planlanan ihale için başvuruların 29 Kasım'a kadar devam edeceğini kaydetti. Satışa çıkarılacak sahaların toplam alanının yaklaşık 29 bin kilometrekare olduğunu ifade eden Jahmetova, '2020'de Kazakistan'da elektronik açık artırma yöntemiyle 10 petrol ve doğal gaz sahasının satışı planlanıyor. Halihazırda açık artırmaya katılım için 30'dan fazla başvuru alındı.' değerlendirmesinde bulundu.Jahmetova, açık artırmaların ilk kez elektronik ortamda yapılacağına dikkati çekerek, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle karantina koşullarına bağlı olarak ve uluslararası uçuşlarının iptal edilmesi nedeniyle satışların elektronik ortamda gerçekleştirileceğini sözlerine ekledi.
Reklam
Malatya'da Fetö Firarisi Kadın Saklandığı Evde Yakalandı
MALATYA (AA) - Malatya'da, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) firarisi kadın saklandığı evde yakalandı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, FETÖ'nün Malatya'daki yapılanmasına yönelik 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan hakkında yakalama kararı bulunan şüpheliye yönelik operasyon düzenledi.Şüpheli, Yazıhan ilçesi Akyazı Mahallesi'nde saklandığı evde gözaltına alındı.Zanlı, işlemleri için İlçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.
Endonezya'da Tutuklu Üç Uygur Türkünün Çin'e İade Edildiği İddiaları
İSTANBUL (AA) - Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Cemiyeti Genel Sekreteri Nureddin İzbasar, Endonezya'da tutuklu üç Uygur Türkünün Çin'e iade edildiği iddialarına ilişkin, 'Şayet iddialar doğruysa hem İslami hem insani açıdan kardeşlik bağımızın bulunduğu Endonezya hükümeti tarih ve insanlık önünde büyük bir vebal işlemiştir. Onların suçları ne olursa olsun, yargı süreci ve tutukluluk süresi bitmiştir. Uluslararası hukuka göre onların kendisini güvende hissedeceği üçüncü bir ülkeye gitme ve yaşama hakları vardır.' dedi.Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Cemiyeti üyeleri, üç Doğu Türkistanlının Çin’e iade edildiği iddialarıyla ilgili olarak Şişli Esentepe'deki Endonezya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu önünde basın açıklaması yaptı.Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Cemiyeti Genel Sekreteri Nureddin İzbasar, Ahmet Mahmut, Abdulbasit Tüzer, Abdullah Bayram ve Ahmet Bozoğlan adlarındaki dört Doğu Türkistanlının 2015'ten bu yana Endonezya'da tutuklu olduğunu hatırlatarak, 'Ahmet Bozoğlan haricindeki üç kişinin Eylül 2020’de tutukluluk süresi bitmiş olup, 24 Ekim 2020 tarihinden bu yana sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde onların Çin’e iade edildikleri iddia edilmektedir. En son aldığımız bilgiye göre Ahmet Bozoğlan’nın tutukluluk süresi bitmemiş olup, hala Endonezya’daki cezaevinde tutulmaktadır. Diğer üç kişi hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. 8 milyondan fazla Doğu Türkistanlının toplama kampına alındığı, insan hakları ihlallerinin açık anlamda soykırıma dönüştüğü böyle bir dönemde, Endonezya’dan iade edildiği iddia edilen üç Doğu Türkistanlının akıbetleri kamuoyunda ciddi endişelere ve ıstıraba yol açmaktadır.' değerlendirmesini yaptı.İzbasar, daha önce çeşitli ülkelerden Çin’e iade edilen Doğu Türkistanlıların, müebbet hapis ve idam cezalarıyla cezalandırıldığını iddia etti.Endonezya'da tutuklu Doğu Türkistanlıların akıbetini merak ettiklerini ve Endonezya hükümetinin bu konuda açıklaması yapması gerektiğini vurgulayan İzbasar, 'Şayet iddialar doğruysa hem İslami hem insani açıdan kardeşlik bağımızın bulunduğu Endonezya hükümeti tarih önünde ve insanlık önünde büyük bir vebal işlemiştir. Onların suçları ne olursa olsun, yargı süreci ve tutukluluk süresi bitmiştir. Uluslararası hukuka göre Onların kendisini güvende hissedeceği üçüncü bir ülkeye gitme ve yaşama hakları vardır.' dedi.Endonezya’da yaşayan ya da tutuklu olan, mülteci kamplarındaki Doğu Türkistanlıların sayısı, insani durumu ve güvende olup olmadığı hakkında bilgi talep ettiklerinin altını çizen İzbasar, sözlerini şöyle tamamladı:'Doğu Türkistanlılar Endonezya’da güven içinde yaşayabilmeli, özgür iradesiyle üçüncü bir ülkeye gidebilmelidir. Bunun için biz bu kardeşlerimizin durumlarını takip etmeye devam edeceğiz.Tüm dünya ülkelerine şunu söylemek istiyoruz, her ne sebepten olursa olsun, herhangi bir Doğu Türkistanlı Çin’e iade edildiği taktirde onları bekleyen ağır işkence, organlarının zorla alınması, idam ve müebbet hapistir. Onların aileleri ve tüm akrabaları, arkadaşları ve yakınları tehlikeye girmiş olur. Hiçbir ülke hiçbir Doğu Türkistanlıyı Çin’e yani ölüme teslim etmemelidir.'
Reklam
Hindistan'ın Bihar Eyaletinde Kovid-19 Önlemleri Eşliğinde Seçim Yapılıyor
PATNA (AA) - Hindistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının patlak vermesinden bu yana ilk kez büyük bir eyalette seçim düzenleniyor. Ülkenin 122 milyon nüfusuyla en büyük üçüncü eyaleti olan Bihar'da seçmenler bugün sandık başına gitti. Bihar'da 70 milyonu aşkın seçmen, 243 koltuklu yerel meclisin üyelerini belirleyecek. Üç aşamada yapılacak seçimin ilk aşamasında 21 milyon seçmen oy kullanacak. Sonuçların 10 Kasım'da açıklanması planlanıyor. Bihar'daki seçimin, Kovid-19 salgını dahil birçok konuda eleştirilen Hindistan Başbakanı Narendra Modi için bir sınav niteliği taşıyacağı ifade ediliyor. Modi'nin Bharatiya Janata Partisi'nin, yerel Birleşik Janata Dal partisiyle ittifak içinde 10 yılı aşkındır iktidarda olduğu Hindistan'ın en yoksul eyaletlerinden biri olan Bihar'da, Kovid-19 salgını nedeniyle oy verme merkezlerinin sayısının artırılması, oy kullanma süresinin uzatılması, elektronik cihazların hijyeni, ateş ölçümü, seçmenlere el dezenfektanı, su ve sabun sağlanması gibi önlemler alındı. Bihar eyaleti Başbakanı Nitish Kumar, yoksulluğun azaltılması için yeterince çalışmamakla suçlanırken, seçimde Kumar'ın en önemli rakibi Tejashwi Yadav liderliğindeki yerel Rashtriya Janata Dal partisi olarak görülüyor. Bihar'da 200 bini aşkın Kovid-19 vakası bulunuyor.
Usap İslam Karşıtlığı Nedeniyle Fransa'ya Tepki Gösterip Sanatçılara "Kınama" Çağrısı Yaptı
ERZURUM (AA) - Uluslararası Sanat Platformu Derneği (USAP) Başkanı Bünyamin Aydemir, İslamın değerlerine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı yapılan çirkin saldırılara tepki göstererek, tüm sanatçıları, sivil sanat örgütlerini, sanat kurumlarını ve üniversitelerdeki sanat birimlerini Fransa'yı kınamaya çağırdı.Aydemir yaptığı yazılı açıklamada, insanın onurunu, itibarını, toplumların değerlerini ve kutsallarını hedef alan, aşağılamaya çalışan ve karikatürize ederek değersizleştirmeye yeltenen her türden girişimin sanatın ruhuyla asla bağdaşamayacağını anlattı.Sanat gibi yüce bir kavramın çirkin amaçlara, kötü niyetlere ve gizli ajandalara payanda yapılmasına kimsenin ama özellikle de sanat camiasının sessiz kalmaması gerektiğini belirten Aydemir, şunları kaydetti:'Fransa'da yapılan çirkin ve kışkırtıcı yayınlarla Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam'ı ve Müslümanları hedef alan faşizan ve ötekileştirici söylem ve davranışları, demokratik tahammüllerin ötesine geçti. Fransa'da satirik mizah anlayışı adı altında yayınlanan karikatürler ırkçı ve islamofobi paranoyasının vücut bulmuş halini yansıtmaktadır. Kimse bizlerden ifade özgürlüğü maskesi takarak bu yapılanlara sessiz kalmamızı beklemesin. Değerlerimizin, kutsallarımızın aşındırılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. İfade özgürlüğü bir başkasının özgürlük alanıyla sınırlıdır. Sadece insani gereklilik değil, aynı zamanda mesleki ahlak ve sanat duyarlılığı da bunu gerektirir.' Aydemir, Fransa başta olmak üzere Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde cereyan eden İslamofobik uygulamalar ile Türk düşmanlığının bilerek tırmandırılmaya çalışıldığına işaret ederek, 'Bu türden kışkırtıcı girişimlere karşı yapılacak olan protestoların ve tepkilerin dilinin mümkün olduğunca ölçülü olması gerekir.' ifadesini kullandı.Yurttaki protestolarda tuzağa düşülmemesi gerektiğini dile getiren Aydemir, 'Tuzağa düşülmesin. Yurt dışındaki provoke amaçlı bu türden girişimler, Müslümanların ve Türklerin çirkin ve nahoş tepkiler vermelerini beklemektedir. Böylelikle barbar Müslüman ve Türk imajı oluşturulacak, aynı zamanda bir süreden beri Müslümanlar ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan üzerinden yürütülen itibarsızlaştırılma çalışmalarına ivme kazandırılacaktır. Bize düşen olabildiğince doğru ve akılcı tepkiler vermektir.' diye konuştu.Aydemir, Fransa'da, İslam'ın değerlerine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı yapılan çirkin saldırılara tepki göstererek, tüm sanatçıları, sivil sanat örgütlerini, sanat kurumlarını ve üniversitelerdeki sanat birimlerini Fransa'yı kınamaya davet etti.
Uzmanlara Göre Sincar Anlaşması PKK'nın Bölgeden Çıkarılmasına Ve Türkiye'nin Sınır Güvenliğine Katkı Sağlayacak
ERBİL (AA) - BEKİR AYDOĞAN - Uzmanlar, Irak hükümeti ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasındaki Sincar anlaşmasıyla, terör örgütü PKK'nın bölgeden çıkarılacağı ve Türkiye'nin sınır güvenliğine katkı sağlanacağını belirterek, Bağdat ve Erbil ilişkilerinin de olumlu etkileneceğini söyledi.Terör örgütü DEAŞ'ın Ağustos 2014'te Sincar'a saldırısını bahane ederek bölgede konuşlanan PKK, Suriye ve Kandil'den getirdiği militanlarla başta Sincar Dağı olmak üzere bölgede varlık göstermeyi sürdürüyor.Yaklaşık 15 ay boyunca DEAŞ'ın ilçeyi elinde tutmasından sonra Kasım 2015'te bölgede kontrol tamamen sağlandı. Ancak birçok Ezidi PKK'nın engeline takılarak evlerine geri dönemiyor.Suriye ve Türkiye sınırına yakınlığıyla PKK için 'stratejik' bir konumda bulunan Sincar, Irak hükümeti ile IKBY arasında 9 Ekim'de imzalanan anlaşma nedeniyle gündemdeki yerini koruyor.Sincar'daki varlığı üzerinden, Suriye'nin kuzeyindeki YPG/PKK ile Irak'ın kuzeyindeki Kandil bölgesi arasında doğrudan bir koridor oluşturmayı amaçlayan örgütün, söz konusu anlaşma uyarınca bölgedeki varlığı sonlandırılacak.Konunun uzmanları, Sincar anlaşmasında vurgulanan PKK ve Haşdi Şabi'nin bölgedeki varlığına son verilmesi, anlaşmanın Bağdat-Erbil ilişkilerine etkisi ve Ezidilerin evlerine geri dönüşüne ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.'PKK'nın bölgeden çıkarılması, Türkiye'nin sınır güvenliğinin sağlanması demek'Orta Doğu ve Irak uzmanı Prof. Dr. Zulal Atalay Laçin, PKK'nın bölgenin istikrarı için engel teşkil ettiğini belirterek, Sincar anlaşmasında PKK'nın bölgedeki varlığının sonlandırılmasına ilişkin maddenin yer almasını, 'PKK terör örgütünün bölgede istikrarsızlık kaynağı olduğu hem Erbil hem de Bağdat tarafından tasdik edilmiştir.' şeklinde yorumladı.PKK için Sincar'ın 'stratejik' bir bölge olduğunu, örgütün militanlarını buradan çok rahat bir şekilde Suriye'ye geçirebildiğini vurgulayan Atalay, örgütün bölgede 'ikinci bir Kandil modeli' oluşturduğunu ifade etti.Sincar'ın Türkiye sınırında olmasının, örgütün Türkiye'ye karşı gerçekleştirmek istediği eylemleri kolaylaştırabileceğine değinen Atalay, şöyle devam etti:'PKK, Suriye'ye giden yollarda kendi kontrol noktalarını kurdu. PKK'nın bölgeden çıkarılması demek, hem bölge halkının rahatlayıp evlerine dönebilmelerini sağlayacak, hem de bölgedeki terör faaliyetlerinin durması demek.Türkiye açısından da sınır hattı güvenliğinin sağlanması, bölgeden Türkiye'ye sızmaya çalışan PKK terör unsurlarının da engellenmesi demek. Ayrıca, Suriye'de PKK, YPG ve PYD faaliyetlerinin de durması anlamına gelir.''PKK ve Haşdi Şabi bölgeden ayrılmalı'Orta Doğu araştırmacısı Irfan Azeez de Sincar'daki esas problemin PKK ve Haşdi Şabi'den kaynaklandığını belirterek, iki örgütün de bölgeden olmadığını ve insanların onların varlığından rahatsızlık duyduğunu söyledi.Sincar anlaşmasının başarılı olacağı tahmininde bulunan Azeez, söz konusu anlaşmanın sadece Bağdat ve Erbil arasında olmadığını, aynı zamanda da Birleşmiş Milletler'in (BM) himayesinde olduğunu hatırlattı.Azeez, 'PKK ve Haşdi Şabi bölgeden ayrılmalı çünkü, Haşdi Şabi Irak'ın farklı bölgelerinden geliyor, PKK da aynı şekilde. PKK, Haşdi Şabi'den maaş alıyor ve iki örgüt de İran tarafından destekleniyor. Bu anlaşma BM himayesi altında olduğu için bu güçlerin bölgede sıkıntı oluşturabileceklerini sanmıyorum.' değerlendirmesinde bulundu.Ezidilerin Sincar’a dönmek için bölgenin istikrara kavuşmasını beklediğine işaret eden Azeez, PKK ve Haşdi Şabi bu insanlar için problem oluşturuyor. PKK ve Haşdi Şabi bölgeyi terk ettiklerinde, bu kişiler memnuniyetle geri döneceklerdir.' ifadelerine kullandı.Sincar anlaşması, Bağdat ve Erbil ilişkileri için olumlu bir adımIrak hükümeti ve IKBY arasında uzun süredir devam eden tartışmalı konular ve çözülmemiş problemlere dikkati çeken Salahaddin Üniversitesi Öğretim Üyesi Shokhan Qader ise Sincar anlaşmasını iki aktör arasında olumlu bir adım olarak değerlendirdi.Qader, her iki taraf arasında böyle bir anlaşma ve koordineli ilişkiler olmadığı takdirde, Sincar'ın ekonomik olarak güçlükle gelişebileceği ve yeniden inşa edilebileceğine işaret etti.Anlaşma sonrasında net, belirli ve uzun vadeli planlar olması gerektiğini vurgulayan Qader, bu sürecin şeffaf yürütülmesi ve iki taraftan da gerçekçi çabaları içermesi gerektiğinin altını çizdi.Qader, bu anlaşmanın kolaylıkla uygulanamama ihtimalini de hatırlatarak, bölgenin normalleşmesine karşı çıkabilecek aktörler olabileceğine dikkati çekti.Öğretim Üyesi Qader, şunları kaydetti:'Bu anlaşmanın, orada yaşayanların çıkarları ve yerinden edilmiş insanların geri dönüşü için çok daha önce uygulanmış olması gerekirdi ancak unutulmamalıdır ki Sincar'daki durum, yaşanan tahribat nedeniyle çok karmaşık.'Bağdat ile Erbil arasında imzalanan Sincar anlaşmasıAA muhabirinin ulaştığı Bağdat ile Erbil arasında 9 Ekim'de imzalanan anlaşma metnine göre, Sincar'da ilçe kaymakamı ve diğer idari birimler için yeni atamalar gerçekleştirilecek.Sincar içindeki güvenliğin sağlanması ise Sincar polis güçleri, Ulusal Güvenlik Müsteşarlığı ve Ulusal İstihbarat Servisi tarafından IKBY güçleriyle koordinasyonlu şekilde yürütülecek.Yasal olmayan tüm silahlı yapıların ilçe dışına çıkarılmasını da öngören anlaşma doğrultusunda, IKBY ile iş birliği kapsamında 2 bin 500 güvenlik unsuru için atama yapılacak.'PKK'nın varlığı sonlandırılacak'Anlaşmada, 'PKK'nın Sincar ve çevresindeki bölgelerde varlığı sonlandırılacak. PKK ve ona bağlı tüm yapıların bölgede hiçbir rolü olmayacak.' maddesi de yer aldı.Anlaşma kapsamında ayrıca, Sincar'ın güvenlik ve idari yönetiminin gözden geçirilmesi ve yeniden imarı için Bağdat ile IKBY arasında ortak komite kurulması kararlaştırıldı.Sincar'da varlık gösteren Haşdi Şabi güçlerinin de ilçe dışına çıkarılacağı ifade ediliyor.
Sanal Savunma Sanayi Fuarı Saha Expo, Kasımda Başlayacak
İSTANBUL (AA) - Türkiye'nin savunma, havacılık ve uzay sanayi üretimindeki yerlilik oranlarının arttırılması için başlatılan Milli Teknoloji Hamlesi'nin en büyük destekçisi SAHA İstanbul, Türkiye'nin savunma gücünü SAHA EXPO ile sanal dünyaya taşıyacak.SAHA İstanbul'dan yapılan açıklamaya göre, dünyanın ilk 3 boyutlu Sanal Savunma Sanayi Fuarı SAHA EXPO, 9 Kasım 2020-9 Nisan 2021'de gerçekleştirilecek. Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle fuarların ertelendiği bir dönemde, çalışmalarını hızla ve başarılı bir şekilde dijital dünyaya taşıyan SAHA İstanbul tarafından gerçekleştirilecek sanal fuar, Türk savunma sanayinin gücünü sanal dünyaya taşıyan ilk fuar olacak. Küresel bir marka olması hedefiyle ilki gerçekleştirilecek sanal fuar, web üzerinden tüm dünyaya açık yapılacak.Savunma, havacılık ve uzay sanayinde faaliyet gösteren, yüksek teknoloji üretim potansiyeline sahip yüzlerce firma ve üniversitelerin katılımıyla gerçekleştirilecek sanal fuar, SAHA İstanbul üyesi ASELSAN iştiraki BİTES tarafından hazırlanan XperEXPO uygulaması ile yapılacak.TİHA, ATAK, SAHA EXPO sanal fuarında Açıklamada görüşlerine yer verilen SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, fuarın, ilk haftası karşılıklı video konferanslara açık olacak şekilde, 300'ün üzerinde katılımcı ile online olarak yapılacağını belirtti.Bayraktar, 'SAHA EXPO sanal fuarı, Türkiye'den ve dünyanın farklı ülkelerinden binlerce sektör profesyonelinin buluştuğu bir fuar olacak.' ifadesini kullandı.Sanal fuarda, Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ATAK helikopteri, TB2 ve füze sistemleri başta olmak üzere savunma sanayinde yüzlerce firmanın ürünlerini ve geliştirilen sistemleri incelemenin ve detaylı bilgi almanın mümkün olacağını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:'Yerli ve milli imkanlarla Türk mühendisleri tarafından geliştirilen sanal fuar uygulaması, firmaların tüm ürünlerinin ve vizyonunun interaktif bir deneyimle sergilenmesine olanak tanıyor. Uygulama, hem fuar ziyaretçilerine hem de fuara katılacak firmalara birçok farklı avantaj da sunacak. 300'ün üzerinde savunma havacılık ve uzay sanayi firmasının katılacağı sanal fuarda ayrıca Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey ve Kıta Afrikası, Rusya, Ukrayna, Pakistan, Hindistan, Malezya, Endonezya, Bangladeş ve daha birçok ülkeden firma ve devlet temsilcisi B2B/B2G görüşmelerde yer alacak. Katılımcılar, yurt içinden ve dışından alım heyetleri ile yapacakları video konferanslarla en yeni ürün, sistem ve tasarımlarını tanıtabilecek, uluslararası iş birlikleri kurabilecek. Sanal fuar, 5 ay boyunca ziyarete ve firmalarla delegasyonlar arasında B2B/B2G randevulu görüşmelere açık kalmaya devam edecek.'Sanal gerçeklik teknolojileriVerilen bilgiye göre, fuara herhangi bir uygulama indirmeden PC web tarayıcısı, mobil tarayıcı ya da SAHA EXPO mobil uygulaması üzerinden erişilebilecek. Giriş yetkisi verilen kişiler, dünyanın herhangi bir yerinden sisteme giriş yapabilecek.Dünyadan ve Türkiye'den sektör profesyonelleri 7/24 açık olacak sanal fuarda gezerken, sanal gerçeklik teknolojileri ile firmaların 3D modellerini detaylı olarak inceleyebilecek, firmaların ve ürünlerin video tanıtımlarını izleyebilecek, firmadan ilgililerle canlı video konferans yapabilecek.Ziyaretçiler, ayrıca katılımcı firmaların broşürlerini indirebilecek, kartvizit değişimi yapabilecek ve ürün ile firma tanıtım videolarını izleyebilecek. Stratejik bir alanda gerçekleştirilen fuara ilişkin tüm veriler ve içerik, güvenli şekilde Türkiye'deki altyapılar üzerinde tutulacak.3 boyutlu modelleme Hızla dijitalleşen hayatta, dünyanın farklı ülkelerinde ya da Türkiye'de farklı şehirlerde yapılan fuarlar için kilometrelerce yolculuk yapmak da SAHA EXPO sanal fuarı ile geçmişte kalacak. 3 boyutlu modelleme ve interaktif animasyonlar ile birebir yansıtılan ürünleri kullanıcılar, en gerçekçi haliyle SAHA EXPO'da tecrübe edebilecek. Profesyoneller, evden ya da ofisten sanal fuarı ziyaret edebilecek.Fuar sanal, iletişim yüz yüze SAHA EXPO'da yüz yüze iletişim de mümkün olacak. Katılımcılar, bu sayede karşılıklı iletişim eksikliği de hissetmeyecek. Fuar ziyaretçileri ve katılımcı firmaların yetkilileri arasında yüz yüze iletişim, video konferans ile sağlanacak. Tarayıcı üzerinden online olarak kullanılacak uygulama ile SAHA EXPO sanal fuarı, dünyanın her yerinden kullanıcılara açık olacak. Sistem, sınırsız kullanıcıya fuara ulaşma imkanı sağlayacak. Tüm platformlardan kullanılabilecek SAHA EXPO, mobil uyumlu özelliğiyle de öne çıkıyor. Dünyanın herhangi bir yerinde online bağlantının olduğu bir noktadan sisteme girip fuarı gezmek mümkün olacak. SAHA EXPO sanal fuar uygulamasının bünyesinde anket, analizler ve raporlama, farklı dil desteği, sosyal medya hesaplarıyla entegrasyon gibi özellikler olacak. Hangi kullanıcının, hangi firmanın standını kaç kere ziyaret ettiği, ne kadar süre kaldığı, dosya indirip indirmediği gibi bilgilere de uygulamadan erişilebilecek. Böylece katılımcı firmalar da yapılan analizlere göre hedef kitlelerine daha rahat ulaşabilecek ve etkileşim kurabilecek.Fiziki fuar 2021'deÖte yandan, SAHA İstanbul tarafından 4-7 Kasım 2020'de organize edileceği açıklanan SAHA EXPO Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, artan Kovid-19 vakaları sebebiyle katılımcıların ve ziyaretçilerin sağlığı ve İçişleri Bakanlığı'nın aldığı tedbirler de göz önüne alınarak 10-13 Kasım 2021'e ertelendi. Fuar, yine Yeşilköy İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek.
Reklam