onedio
Karabük'te Plastik Atıkları Sıvı Yakıta Dönüştürme Hedefi
KARABÜK (AA) - Karabük'te plastik atıkların sıvı yakıta dönüştürülmesi hedefiyle proje başlatıldı. Belediye, Ticaret ve Sanayi Odası ile Karabük Üniversitesi'nin yürüttüğü 'Plastik Atıkların Piroliz Yöntemiyle Bertarafı' konulu projenin tanıtım ve eğitim toplantısı üniversitede yapıldı.Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, dünyada piroliz konusunda birçok bilimsel çalışma yapılmasına rağmen bu çalışmaların endüstride kullanılmadığını söyledi. Türkiye'de de piroliz ünitelerinin yaygın olmadığını belirten Yaşar, projenin hayata geçirilmesi için çaba gösteren AK Parti Karabük Milletvekili Cumhur Ünal'a teşekkür etti.Toplantıda yapılan bilgilendirmeye göre, Karabük Belediyesinin sorumluluk alanı içinde bulunan sanayi bölgelerindeki işletmelerden toplanacak geri dönüştürülemeyen plastik atıkların piroliz yöntemiyle pirolitik yağ gibi değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor.Toplam maliyeti 3 milyon 200 bin lira olan proje ile 600 ton plastik atığın, piroliz yöntemi ile sıvı yakıta dönüştürülmesi öngörülüyor.
Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Erzurum'da Sanayiciler İle Buluştu:
ERZURUM (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 'Sanayimiz için çok kritik bir adımı hayata geçirerek, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sanayileşme İcra Komitesini kurduk. Bu Komitede, sanayimize seviye atlatacak ve ülkemizi geleceğe hazırlayacak kararlar ilgili bakanlıklarla birlikte alınacak.' dedi.Varak, Erzurum Sanayi ve Ticaret Odası Toplantı Salonu'nda düzenlenen istişare ve değerlendirme toplantıdaki konuşmasında, zorlu bir süreçten geçildiğini belirterek küresel salgının tüm ülkeleri etkileyip dünyadaki bütün dengeleri sarstığını anlattı.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde hem toplumun hem de ekonominin sağlığını korumaya odaklandıklarını ve bu süreci Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kararlı şekilde yönettiklerini anlatan Varank, şu ifadeleri kullandı:'Sosyal destek, kısa çalışma ödeneği, işsizlik ödeneği ve normalleşme desteği gibi başlıklar altında vatandaşlarımıza 39 milyar liralık kaynak aktardık, milyonlarca vatandaşımızın hayatına dokunduk. Kamu bankalarımız eliyle, krediye erişim imkanlarını genişlettik. Sokağa çıkma kısıtlaması varken dahi, Bakanlığımıza başvuran fabrikaların çalışmasını mümkün kıldık. Teknoparklarda ve Ar-Ge merkezlerinde uzaktan çalışmayı kolaylaştırdık. Güvenli üretim yapan ve güvenli hizmet sunan firmaları belgelendirmeye başladık. Dış talebin de canlanmasıyla hazirandan itibaren ekonomi tekrar canlanmaya başladı. İmalat sanayinde siparişler, üretim, kapasite kullanım oranları yükseldi.'Varank, sanayideki elektrik tüketimi verilerinin de pandemi dönemindeki kayıpların giderildiğini gösterdiğini dile getirerek 'Organize Sanayi Bölgelerimiz (OSB), eylülde son 6 ayın elektrik tüketimi rekorunu kırdı. Hatta son çeyreğe de güçlü bir başlangıç yaptık. Ekim’in ilk yarısına ilişkin veriler, eylül ve martın aynı dönemlerini geride bırakmış durumda. Otomotiv ve tekstil ağırlıklı OSB’lerin bulunduğu Sakarya, Bursa ve Kocaeli üçgeninde elektrik tüketimi, marta göre yüzde 7 daha fazla.' diye konuştu.'Reel sektörün ilk 8 aydaki yatırım talebi, geçen senenin yüzde 30 üzerinde'Tüm Türkiye’de yatırım talebi cephesinde de güzel haberler olduğunu dile getiren Varan, 'Reel sektörün ilk 8 aydaki yatırım talebi, geçen senenin yüzde 30 üzerinde. Biz bu dönemde özel sektörün 127 milyar liralık sabit yatırımını 6 bin 296 teşvik belgesiyle destekledik. Bu yatırımlar tamamlandığında, 191 bin vatandaşımıza yeni iş imkanları doğmuş olacak. Erzurum özelinde de durum parlak. İlk 8 ayda, 487 milyon liralık 26 farklı sabit yatırıma teşvik vermişiz. Bu projeler tamamlandığında 2 binin üzerinde yeni istihdam oluşmasını bekliyoruz. Çok daha dikkat çekici olansa yatırım tutarı açısından karşılaştırma yaptığımızda, bu senenin ilk 8 ayında, şimdiden son 8 yılı geride bırakmış olmanız.' dedi.Varank, yatırımlar ve üretimin hem Türkiye’de hem de Erzurum’da arttığını söyleyerek 'İnşallah yılın üçüncü çeyreğinde güçlü bir büyüme göreceğiz. Yılın son çeyreğinde de iyi bir performans gösterebilirsek bu zorlu seneyi minimum hasarla atlatabiliriz. Finansal piyasalardaki dalgalanmanın, iş yapma biçiminizi etkilemesine lütfen izin vermeyin. İhracata daha fazla yönelip, pazarlarınızı geliştirmeye ve yerli katma değeri artırmaya bakın.' değerlendirmesinde bulundu.'KOBİ’lerimize ilk 9 ayda 1 milyar liranın üzerinde destek ödemesi yaptık'Bakanlık olarak da bu dönemde önemli adımlara imza attıklarını aktaran Varan, 'Yoğun bakım solunum cihazımızı rekor sürede seri üretim bandından indirdik ve tüm dünyaya şunu gösterdik, Türkiye'nin kabiliyetleri çok fazla ve çok esnek şekilde bu kabiliyetleri uygulayabiliyor. Kimsenin bu kadar sürede üretemediğini biliyorsunuz. Amerika Başkanı'nın tweetleri oldu, kendi global firmalarına Twitter'dan talimatlar yağdırdı, dedi ki 'Fabrikanızı açın bunları üretin' ama onlar üretemedi, Allah'a şükür biz ürettik. Bu bizim sanayimizin ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor. Otomotiv sektöründe küresel bir marka oluşturma hedefiyle çıktığımız yolda Türkiye’nin Otomobili fabrikasının temellerini Gemlik’te attık. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'nda, makine sektöründeki projeleri desteklemeye başladık. KOBİ’lerimize ilk 9 ayda KOSGEB aracılığıyla 1 milyar liranın üzerinde destek ödemesi yaptık. Sanayi altyapımızı güçlendirmek üzere 33 farklı OSB’ye kamulaştırma ve altyapı harcamaları için 154 milyon lira destek sağladık. Erzurum İkinci OSB de bu desteklerden faydalandı.' şeklinde konuştu.Varank, OSB'lerdeki sanayi parsellerinin daha verimli kullanılması için emsal hesabında, sanayi tesisleşmesine uygun bir düzenleme yaptıklarını anlatarak şunları söyledi:'Zemin altı ilk bodrum katlar daha önceki düzenlemede yüzde 30 katsayısının içindeyken, yeni yapılan düzenlemeyle bu katsayıdan çıkarıldı. Ayrıca sanayi tesisleşmesine uygun tesisat, yangın holü, zorunlu otoparklar, galeri ve mescit gibi mahalleri emsal dışı olarak tanımladık. Bu düzenleme sayesinde sanayicilerimiz, parsellerini ihtiyaçları doğrultusunda daha esnek planlayabilecek. Yatırım teşviklerimizde de tarihi bir adım atarak ilçe bazlı teşvik sistemini hayata geçiriyoruz. Tabii bu işin mutfağında veri bazlı analizler var. Tüm il ve ilçelerimizin sosyo-ekonomik gelişmişlik endekslerini güncelledik. İller için 52 göstergeyi, ilçeler içinse 32 göstergeyi dikkate alarak bir sıralama yaptık. Yeni sistemle illerin az gelişmiş ilçelerinde yapılacak yatırımlar, bir alt bölge desteklerinden faydalanacak. Böylece görece dezavantajlı ilçelere daha fazla yatırım gitmesi teşvik edilecek, istihdam artacak ve ekonomik hayat canlanacak.''Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sanayileşme İcra Komitesini kurduk'Bakan Varank, çalışmalarının süreceğini vurgulayarak şöyle konuştu:'Yine sanayimiz için çok kritik bir adımı hayata geçirerek, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sanayileşme İcra Komitesini (SAİK) kurduk.Bu Komitede sanayimize seviye atlatacak ve ülkemizi geleceğe hazırlayacak kararlar ilgili bakanlıklarla birlikte alınacak.Tabii yeri gelmişken burada bir yanlış anlamayı da düzeltmek istiyorum.SAİK kararnamesinde yer alan bir maddeden hareketle, devletin istediği şirkete el koyabileceği gibi absürt yorumlar yapan bazı köşe yazarları çıktı.Böyle bir şey olabilir mi, böyle bir şey elbette olamaz. Sanırım bu durum, hem kararnameyi dikkatli okumamak hem de son küresel eğilimleri iyi takip etmemekten kaynaklanıyor.Orada yazılan, ülke açısından stratejik öneme sahip şirketlerin ortaklık yapısında yabancılarla ilgili bir değişiklik olacaksa, devletin ihtiyaç duyması halinde buna dönük politikalar geliştirebilmesi için bir yetki tanımı.Bu batı ülkelerinde, Amerika’da, Almanya’da bu dönemde sıkça gündeme gelen uygulamaları olan bir husus.Dolayısıyla 'el koyma falan' garip, kötü niyetli yorumlar ve ekonominin işleyişine aykırı yorumlar.Bu haberler, hangi mantıkla yazılıyor, anlamak gerçekten mümkün değil.' Gelecek yıl Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının çok daha güçlü olacağını ifade eden Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:'Kalkınma planları ile uyumlu olacak şekilde bütçemiz geçen seneye göre yüzde 50 arttı. Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Siteleri için kullanacağımız bütçede, 5 katlık bir artış olacak. Ayrıca yenilik ve inovasyon öncülüğündeki projeleri daha yoğun biçimde destekleyeceğiz. Bu sabah tam da bu konuda çok kritik bir veri açıklandı. 2019 yılında Ar-Ge harcamalarının milli gelirdeki payı yüzde 1,06’ya yükseldi. Bakın bu son 10 senenin rekoru. Alt detaylara da baktığımızda özel sektörün hem Ar-Ge harcamalarının hem de Ar-Ge finansmanında oynadığı rolün arttığını görüyoruz. Bununla birlikte, bu alandaki insan kaynağımız da artıyor. Yani hem özel sektör inovasyona daha çok yöneliyor hem de bu alanda çalışan insan kaynağı artıyor. İşte Türkiye, bu eğilimin devam etmesiyle rekabet gücünü daha da artıracak. Biz, Bakanlık olarak bu işin çok yakın takipçisiyiz. Buradan hareketle TÜBİTAK’ın Ar-Ge bütçesi de 2021 yılında yüzde 100 artıyor. Yani, ekosistemi çok daha güçlü bir şekilde destekleyeceğiz.'Varank, Erzurum'a yapılan yatırımlara da değinerek AK Parti'nin bu kenti hiçbir zaman yalnız bırakmadığını da kaydetti.Programa, Erzurum Valisi Okay Memiş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok, çeşitli kurumların temsilcileri ve iş insanları katıldı.
İslam İşbirliği Teşkilatı, Fransa'da Hz. Muhammed'e Hakaret İçeren Karikatürlerin Binalara Asılmasını Kınadı
İSTANBUL (AA) - İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Fransa'da bazı binaların ön cephesine Hazreti Muhammed'e hakaret içeren karikatürlerin asılması ve İslam'ın terörle ilişkilendirilmesini kınadı.İİT'den yapılan yazılı açıklamada, 'Hazreti Muhammed'in şahsının temsil ettiği dini sembollere hakaret ederek Müslümanların duygularına yapılan sürekli sistematik saldırıyı kınıyoruz.' denildi.Bazı Fransız yetkililerin siyasi kazanç elde etme uğruna Fransız-İslam ilişkilerine zarar veren ve nefret duygularını körükleyen resmi siyasi söylemlerinin hayretle karşılandığı aktarılan açıklamada, özgürlük adı altında hiçbir dinin sembolüne hakaret edilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.Açıklamada, Fransa'ya İslami toplumları hedef alan ve dünya genelinde bir buçuk milyardan fazla Müslümanın duygularını inciten ayrımcı politikalarını gözden geçirme çağrısında bulunuldu.Fransa'da 16 Ekim'de bir öğretmenin öldürülmesi ve başının kesilmesi olayının ardından siyasetçilerin büyük bir kısmının İslam'ı ve Müslümanları hedef alan açıklamaları üzerine tartışmalar yaşanıyor.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron son olarak bir basın açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan geri durmayacaklarını söylemişti.Karikatürleri öğrencilerine gösteren öğretmen öldürülmüştüConflans Sainte-Honorine semtinde, 16 Ekim’de bir öğretmenin cesedi başı kesik halde bulunmuştu.Fransız yetkililer, öğretmenin, aynı gece cesedin yakınlarında elinde bıçak görülen ve kaçtıktan sonra polis tarafından vurularak öldürülen bir kişi tarafından öldürüldüğünü açıklamıştı.Ortaokul seviyesindeki öğrencilerine verdiği derste İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in çirkin şekilde tasvir edildiği karikatürleri gösterdiği, bu yüzden öğrenci velilerinin tepkisini çektiği belirtilen öğretmenin ölümünün ardından Fransız polisi, ülke genelinde katile destek veren mesajlar yayımladıkları iddiasıyla Müslümanlar'a yönelik baskınlar başlatmıştı.Polis, ülke genelinde 50’den fazla cami ve derneğe baskın düzenlemişti.
Avrasya Ülkelerinde Kovid-19'La İlgili Gelişmeler
NUR SULTAN (AA) - Belarus, Moldova, Tacikistan ve Özbekistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını etkisini sürdürmeye devam ediyor.Belarus Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısı 787 artarak 91 bin 167’ye, hayatını kaybedenlerin sayısı 4 artışla 949’a çıktı.Son 24 saatte 635 kişi sağlığına kavuştu ve toplam iyileşen sayısı 82 bin 136 oldu.Ülkede 8 bin 82 Kovid-19 hastasının tedavisi sürüyor.MoldovaMoldova Sağlık, Çalışma ve Sosyal Koruma Bakanlığından yapılan açıklamada, son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısının 688 artarak 70 bin 256’ya, yaşamını yitirenlerin sayısının ise 14 artışla 1655’e çıktığı bildirildi.Vakalardan 7 bin 532’sinin evde tedavi gördüğü aktarılan açıklamada, virüsten ölenlerden 46’sının sağlık çalışanı olduğu belirtildi.Açıklamada, 680 kişinin sağlığına kavuştuğu ve böylece iyileşen sayısının 51 bin 102 olduğu kaydedildi.Moldova’da, 17 bin 499 Kovid-19 hastasının tedavisi sürüyor.TacikistanTacikistan Sağlık ve Sosyal Koruma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte ülkede vaka sayısı 42 artarak 10 bin 695'e çıktı.Son 24 saatte taburcu edilenlerin sayısı 58 artarak 9 bin 782'ye yükseldi.Kovid-19 kaynaklı 81 ölümün görüldüğü ülkede 832 kişinin tedavisi sürüyor.ÖzbekistanÖzbekistan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, gün içerisinde ülkede Kovid-19 vaka sayısının 91 artarak 64 bin 724'e, virüs kaynaklı ölü sayısının ise bir artarak 542'ye çıktığı bildirildi.Açıklamada, virüsten iyileşenlerin sayısının 223 artarak 61 bin 957'ye ulaştığı böylece hastaların yüzde 95'inin sağlığına kavuştuğu aktarıldı.Ülkede hastanelerde 2 bin 225 hastanın tedavisi sürüyor.
Uganda'da Doğal Hayatı Canlandırmak İçin 3 Milyon Ağaç Dikilecek
İSTANBUL (AA) - Uganda'da ormanlık alanları artırmak ve doğal hayatı canlandırmak amacıyla 3 milyon ağaç dikilecek. Doğal hayatı korumayı amaçlayan Jane Goodall Enstitüsünün de destek verdiği 'Bir Ağaç Dikildi' projesi kapsamında Albertine Vadisi'ndeki ormanlık alanın artırılması amaçlanıyor.Proje yetkililerinden Dr. Jane Doodall, gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Mevcut ormanları korumak zorundayız ve ormanlar azalmadan yeniden bir düzenleme yapmalıyız.' dedi. Doodall ayrıca, son 25 yıldır insan göçü, tarım faaliyetleri, yangınlar ve ağaç kesimi nedeniyle vadideki ağaçlık alanın büyük bir kısmının kayba uğradığına dikkati çekti. Albertine Vadisi, Afrika kıtasındaki kuş türlerinin yüzde 50'sini, memeli hayvan türlerinin yüzde 39'unu ve bitki türlerinin yüzde 14'ünü sınırlarında barındırıyor.
Fetö'den Gözaltına Alınan 3 Eski Yargı Mensubu Adli Kontrolle Serbest Bırakıldı
ANKARA (AA) - Hakimler ve Savcılar Kurulunca (HSK) Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bağlantılı oldukları iddiasıyla meslekten ihraç edilmelerinin ardından gözaltına alınan 2 eski hakim ve bir cumhuriyet savcısı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 20 Ekim'de gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye getirildi.Şüphelilerin, sevk edildikleri nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından adli kontrolle serbest bırakılması kararlaştırıldı.HSK Genel Kurulu, elde edilen delillere göre FETÖ ile irtibatı, iltisakı ve münasebeti bulunduğu gerekçesiyle 19 Ekim'de 11 hakim ve savcının ihracına karar vermişti.Şüphelilerden 2 eski hakim Ankara'da, 1 eski savcı ise Kırıkkale'de gözaltına alınmıştı.
Reklam
Trump, Sudan'ı "Teröre Destek Veren Ülkeler" Listesinden Çıkaran Kararı İmzaladı
WASHINGTON (AA) - ABD Başkanı Donald Trump, Sudan'ı 'teröre destek veren ülkeler' listesinden çıkarma kararını imzaladığını Kongreye bildirdi.Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, Trump'ın Sudan'la ilgili karara imza attığı belirtildi.Açıklamada, 'Başkan Donald Trump, Sudan'ın teröre destek veren ülkeler listesinden resmen çıkarma yönündeki kararı konusunda Kongreyi bilgilendirdi.' ifadesi kullanıldı.Söz konusu adımın, Sudan'ın 'terör kurbanlarına 335 milyon dolarlık ödemeyi yapmasının' hemen ardından atıldığına işaret edilen açıklamada, ülkenin yönetimine gösterdiği anlayış için de teşekkür edildi.Söz konusu karara ilişkin Kongrenin önünde 45 günlük bir süre bulunuyor. Bu süre içinde aksi yönde bir adım atılmaması durumunda Sudan söz konusu listeden resmen çıkmış olacak.Kongrenin ayrıca, egemen bir devlet olarak Sudan'ın ABD mahkemelerinde yargılamaya maruz kalmaması için gerekli yasal düzenlemeyi de yapması gerekiyor.Trump'ın 335 milyon dolar şartıABD Başkanı Trump, pazartesi günü Twitter hesabından, Sudan'ın ABD'li terör kurbanlarına ve ailelerine 335 milyon dolar tazminat ödeyeceğini duyurmuştu. Trump, bu yapıldığında ülkeyi 'Terörü Destekleyen Ülkeler' listesinden çıkaracağını belirtmişti.Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk da devlet televizyonunda yayımlanan konuşmasında, ABD'li terör kurbanları ve aileleri için Washington yönetiminin talep ettiği 10 milyar doları aşkın tazminatın bir yıldır yürütülen müzakereler sonucu birkaç yüz milyon dolara düşürüldüğünü ve salı günü itibarıyla hesaba yatırıldığını bildirmişti.ABD'nin kara listeye aldığı Sudan 27 yıldır ambargo ve yaptırımlarla karşı karşıyaABD, El Kaide terör örgütü lideri Usame bin Ladin’e 1991-1996 yıllarında kucak açtığı için terör gruplarına destek verdiği gerekçesiyle “kara listeye” dahil ettiği Sudan’a 1997’de ekonomik yaptırım uygulamaya başlamış, Kenya ve Tanzanya’daki büyükelçiliklerine düzenlenen saldırılar sonrası bunları daha da ağırlaştırmıştı.ABD Yüksek Mahkemesi, 18 Mayıs’ta Sudan hükümetinin, 1998'de ABD'nin Kenya ve Tanzanya'daki büyükelçiliklerine düzenlenen terör saldırılarının kurbanlarına ve yakınlarına 10 milyar dolardan fazla tazminat ödemesini kararlaştırmıştı.
 Müzakereler sonucu bu rakam 335 milyon dolara kadar düşürülmüştü.El-Kaide'nin bombalı saldırılarında 224 kişi yaşamını yitirmiş, binlerce kişi yaralanmıştı. Olayın ardından birçok kurban ve yakını ABD'deki eyalet ve federal mahkemelere başvurarak saldırılardan dolayı Sudan hükümetini suçlamış ve tazminat talep etmişti.ABD mahkemeleri, daha önce görülen davalarda, söz konusu saldırılarda Sudan'ın terör örgütü El Kaide ve örgüt lideri Usame Bin Ladin'e yardım ettiğine hükmetmişti.
Sudan: "İsrail'le Normalleşme Parlamentonun Onayına Bağlı"
HARTUM (AA) - Sudan hükümetinden bir yetkili, İsrail ile normalleşmenin henüz kurulmamış parlamentonun onayına bağlı olduğunu belirtti.İsminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'İsrail'le normalleşme karmaşık bir adım ve geçiş otoritesinin henüz tamamlanmamış organları arasında tam bir uzlaşı gerektiriyor. İsrail'le ilişki kurma kararını onaylamak için öncelikle parlamentonun kurulması lazım. ' ifadelerini kullandı.Sudan yönetiminden ismini vermeyen başka bir yetkili de dün Egemenlik Konseyi ile Bakanlar Kurulunun İsrail ile ilişki kurmakta herhangi bir sorunu olmadığını, Tel Aviv yönetimine düşmanlık duymadıklarını belirtmişti. İsrail İstihbarat Bakanı Eli Cohen, dün İsrail’in Kanal 13 televizyonuna yaptığı açıklamada, ABD’nin Sudan’ı 'terörizmi destekleyen ülkeler' listesinden çıkarma niyetine eş zamanlı olarak Tel Aviv ile Hartum yönetimleri arasında da normalleşmenin çok yakın olduğunu belirtmişti.
İsrail Ordu Radyosu da ABD Başkanı Trump'ın 'teröre destek veren' ülkeler listesinden çıkaracağını açıkladığı Sudan'ı İsrail'den üst düzey bir heyetin ziyaret ettiğini bildirmişti.Trump'ın 335 milyon dolar şartı ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü Twitter hesabından, Sudan'ın ABD'li terör kurbanlarına ve ailelerine 335 milyon dolar tazminat ödeyeceğini duyurmuştu. Trump, bu yapıldığında Sudan'ı 'Terörü Destekleyen Ülkeler' listesinden çıkaracağını vurgulamıştı.
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk da devlet televizyonunda yayımlanan konuşmasında, ABD'li terör kurbanları ve aileleri için Washington yönetiminin talep ettiği 10 milyar doları aşkın tazminatın bir yıldır yürütülen müzakereler sonucu birkaç yüz milyon dolara düşürüldüğünü ve salı günü itibarıyla hesaba yatırıldığını bildirmişti.ABD'nin kara listeye aldığı Sudan 27 yıldır ambargo ve yaptırımlarla karşı karşıya
ABD, El Kaide terör örgütü lideri Usame bin Ladin’e 1991-1996 yıllarında kucak açtığı için terör gruplarına destek verdiği gerekçesiyle “kara listeye” dahil ettiği Sudan’a 1997’de ekonomik yaptırım uygulamaya başlamış, Kenya ve Tanzanya’daki büyükelçiliklerine düzenlenen saldırılar sonrası bunları daha da ağırlaştırmıştı.
ABD Yüksek Mahkemesi, 18 Mayıs’ta Sudan hükümetinin, 1998'de ABD'nin Kenya ve Tanzanya'daki büyükelçiliklerine düzenlenen terör saldırılarının kurbanlarına ve yakınlarına 10 milyar dolardan fazla tazminat ödemesini kararlaştırmıştı.
 Müzakereler sonucu bu rakam 335 milyon dolara kadar düşürülmüştü.
El Kaide'nin bombalı saldırılarında 224 kişi yaşamını yitirmiş, binlerce kişi yaralanmıştı. Olayın ardından birçok kurban ve yakını ABD'deki eyalet ve federal mahkemelere başvurarak saldırılardan dolayı Sudan hükümetini suçlamış ve tazminat talep etmişti.
ABD mahkemeleri, daha önce görülen davalarda, söz konusu saldırılarda Sudan'ın terör örgütü El Kaide ve örgüt lideri Usame Bin Ladin'e yardım ettiğine hükmetmişti.
Reklam
"Sanat Pazarı" Maçka Parkı'nda Açıldı
İSTANBUL (AA) - İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından gerçekleştirilen 'Sanat Sizden Mekan Bizden' projesi kapsamında oluşturulan 'Sanat Pazarı', Maçka Parkı'nda açıldı. Yeni tip koronavirüs nedeniyle çalışmalarına ara vermek zorunda kalan sanatçılara destek olmak amacıyla düzenlenen Sanat Pazarı'nda resim, heykel, fotoğraf, kolaj ve çeşitli tekniklerde çalışan 17 sanatçının 135 çalışması yer alıyor.Sanat Pazarı'na, pandemi döneminde yaptığı tuvallerle katılan ressam Atila Aktürk, AA muhabirine, yaklaşık 38 yıldır resim sanatıyla uğraştığını, 26 yıldır da resim öğretmeni olarak görev yaptığını söyledi.Aktürk, 65 yaş üstü olduğu için karantina döneminde evden çıkamadığını ve 20 eser ürettiğini dile getirerek, 'Çalışmalarımın adını da 'İçsel Yansımalar' koydum. O andaki psikolojimi yansıtan resimlerim bunlar. Burada 6 tanesi var. Böyle bir etkinlik olunca, maddi bir çıkar gözetmeden doğrudan katılmak istedim. İnsanlar benim ne yaşadığımı ne hissettiğimi görsünler istedim.' dedi.Pandemi döneminin herkes için zor bir süreç olduğunu altını çizen Aktürk, bu zor dönemi resim yaparak değerlendirdiğini ifade etti.'8 yıldan beri sokak sanatıyla ilgileniyorum'Genç sanatçı Anıl Taşezen de kendilerine böyle bir imkan sağlamasından dolayı İBB'ye teşekkür ederek, karantina sürecinde insanlara pozitif enerji vermesi amacıyla 'I Survived Corona 2020' başlıklı manifestolu bir çalışma hazırladığını anlattı.Taşezen, atık malzemeler kullanarak eser ürettiğini aktararak, şunları kaydetti: 'Geri dönüşüm aslında tekrar döngüye kazandırmadır. Ama bu daha üst bir döngüye hizmet ediyor ve bu BM'nin ele aldığı 3 konuya dokunuyor, çevrecilik, döngü ekonomisi ve sürdürülebilirlik. Ben bu 3 konuyu da eserlerimde işlemeye çalıştım. Aynı zamanda 8 yıldan beri sokak sanatıyla ilgileniyorum. Sokakta kullandığım takma ismim 'Ayna'. Toplumda olan işleri, popüler ikonları kendi aynamdan yansıtıyorum. Toplum tarafından da beğeniliyor. Onlardan motivasyon olarak bu işlerime devam ediyorum.''Bize böyle bir fırsat sağlanması çok mutluluk verici'Heykeltraş Deniz Çobankent ise karışık malzemelerden çalışmalar yaptığına işaret ederek, 'Pandemi döneminde de üretmeye devam ettim. Tabii ki hepimiz için farklı bir dönemdi. Bir yandan da kendimi geliştirecek şeylerle ilgilendim.' diye konuştu.Etkinliği oldukça beğendiğini dile getiren Çobankent, sözlerini şöyle sürdürdü:'Burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Birçok sanatçı burada işlerini insanlara gösterme imkanı buluyor. Böyle bir şey yapıldığı için teşekkür ediyorum. Birçok sanatçı elbette koronavirüsten etkilendi. İptal edilen sergiler oldu. Devam eden bir sürü şey kesintiye uğradı. Bu noktada çok sayıda online sergiler yapıldı. Ama fiziksel sergiler kadar, online sergilerden aynı keyif alınamıyor. Bir çalışmayı görüp, üzerinde konuşup o etkileşimi yaşamak çok mümkün olmuyor. Bugünkü etkinlik, birilerinin gelip, görmesi bize böyle bir fırsat sağlanması mutluluk verici.'Üç gün devam edecek etkinlikte ayrıca sanatçı, Batuhan Sürgen, Batuhan Türker, Beyza Durhan, Candan Umur, Eda Çığırlı, Elif Ece Alarcin, Furkan Armutçu, Hasret Şahin, Musa Agün, Nermin Yokuş, Nurgül Dökmeciler, Umut Erbaş, Ümit Dizdar ve Zelen Nuran Tosun'un eserleri yer alıyor.
Arçelik'ten 1,7 Milyar Tl Net Kar
İSTANBUL (AA) - Arçelik, bu yılın 9 ayında 1,7 milyar TL konsolide net kar elde etti.Arçelik tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yapılan açıklamada, şirket 2020 yılının 9 ayında 1 milyar 684 milyon 346 bin TL konsolide net kar elde etti.Şirket, geçen yılın aynı döneminde 684 milyon 827 bin TL konsolide net kar açıklamıştı.Arçelik'in 2019 yılının 3. çeyreğinde 240 milyon 343 bin TL olan konsolide net karı bu yılın aynı döneminde 1 milyar 21 milyon 989 bin TL'ye çıktı.
Trabzon'da, Kovid-19 Kurallarına Uymayan 5 Kişiye, 4 Bin 500 Lira Ceza Kesildi
TRABZON (AA) - Trabzon'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine uymayan 5 kişiye, 4 bin 500 lira ceza uygulandı.Trabzon Valiliğinden yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk alanında bulunan organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere toplu işçi çalıştırılan fabrika, işletme ve personel servislerinde 35 unsur, 127 personel ile 28 noktada 40 fabrika, 165 işletme ve 71 personel servisinin denetlendiği belirtildi.Açıklamada, denetimlerde maske kullanım zorunluluğuna uymayan 5 kişiye, 4 bin 500 lira idari para cezası uygulandığı kaydedildi.
Reklam
İtalya'da 19 Bin 143 İle En Yüksek Günlük Kovid-19 Vaka Sayısı Açıklandı
ROMA (AA) - İtalya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında, son 24 saatte 19 bin 143 yeni vaka tespit edildi.Sağlık Bakanlığının verilerine göre, son 24 saatte 19 bin 143 kişiye Kovid-19 tanısı konuldu. Böylece salgının ülkede başladığı 21 Şubat’tan beri en yüksek günlük vaka sayısına bugün ulaşıldı. Ülkede dün de 16 bin 79 kişiye Kovid-19 tanısı konulmuştu. Salgının başından bu yana Kovid-19'a yakalanan toplam kişi sayısı 484 bin 869 oldu. Aktif Kovid-19 hasta sayısı 186 bin 2'ye, yoğun bakımda tedavi görenlerin sayısı 1049'a yükseldi. Hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 91 artarak 37 bin 59'a çıktı. İyileşenlerin sayısı 2 bin 352 artarak 261 bin 808 oldu.Bu arada İtalya'da bölgelerden sorumlu bakan Francesco Boccia'nın da Kovid-19'a yakalandığı bildirildi.
Kktc'de Cumhurbaşkanı Tatar Görevi Devraldı
LEFKOŞA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) yeni Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, devir teslim töreninin ardından resmi olarak görevine başladı.KKTC'nin 5. Cumhurbaşkanı seçilen Tatar, Cumhurbaşkanlığı'nda gerçekleştirilen törende, görevi 4. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'dan devraldı.Törene, Tatar ile Akıncı'nın yanı sıra, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay, bakanlar, milletvekilleri, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KKTC'nin 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu, Ersin Tatar'ın babası Rüstem Tatar, eşi Sibel Tatar ve kızları ile diğer davetliler katıldı.Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan tören, Tatar ve Akıncı'nın biyografilerinin okunmasıyla devam etti. Cumhurbaşkanı Tatar, burada yaptığı konuşmada, özgür iradesiyle yaşamının en anlamlı ve yüce görevini kendisine veren Kıbrıs Türk halkının önünde bir kez daha saygıyla eğildiğini kaydetti. 4. Cumhurbaşkanı Akıncı'ya yaptığı hizmetlerden ötürü teşekkür eden Tatar, 'Doğu Akdeniz'de ve dünyada önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde üstlendiğim bu görevin onurlu olduğu kadar, sorumluluk gerektirdiğinin de bilincindeyim. Bizler, en büyük gücümüzün, demokratik parlamenter sistemimiz, halkımız, devletimiz ve ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti olduğunun farkındayız. Hedefimiz Kıbrıs Türk halkının birlik ve beraberliğini en üst düzeye çıkartmaktır. Hemen çalışmalara başlıyoruz.' dedi. Tatar, parlamento ve hükümetle istişare ederek Ulusal Danışma Konseyi'ni mutlaka yaşama geçireceklerini kaydederek, 'Ulusal Kıbrıs davamızın müşterek olduğunun bilinciyle kardeş Türkiye Cumhuriyeti devlet ve hükümet yetkilileriyle uyum içinde hareket edeceğiz.' diye konuştu.'Kıbrıs Türk halkı asla saldırgan taraf olmamıştır'Gerek görüşmeci heyetinin belirlenmesinde gerek diğer ekiplerin oluşturulmasında halkın değerlerinden azami oranda yararlanma konusunda kararlılı olduklarını aktaran Tatar, Cumhurbaşkanlığının kapılarının her zaman halka açık olacağını ifade etti.Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:'Üzerimizdeki izolasyon ve kısıtlamaların yarattığı prangalardan kurtulmak, başlıca hedeflerimiz arasında olacaktır.Tarihi gerçekler ortadadır. Kıbrıs Türk halkı asla saldırgan taraf olmamış, Kıbrıs Rumlarının Ada'da eşit hak sahibi olduğunu inkar etmemiştir. Ama onlar bizim eşit hak sahibi oluğumuzu inkar ediyor. Bu yanlış, Kıbrıs konusundaki çözümsüzlüğün esas sebebidir. İnanıyorum ki geç de olsa, Avrupa Birliği ve dünya bu gerçeği mutlaka görecektir.'Tatar, Kıbrıs Türk halkının bugüne kadar hep uzlaşıdan ve anlaşmadan yana tavır koyduğunu ancak Rum komşularından olumlu yanıt alamadığının altını çizerek, 'Uzun yıllardır Birleşmiş Milletler gözetiminde sürdürülen görüşmelerde bir sonuca ulaşılamamışsa, bunun sorumlusu Kıbrıs Türk tarafı değildir. 2017 yılının Temmuz ayında Crans-Montana'da sona eren süreç bunun en son kanıtıdır. Kıbrıs Türk tarafı ortaya çıkan uzlaşı fırsatlarına olumlu yaklaşmasına rağmen, Rum kesimi hep maksimalist davranmış ve uzlaşıyı reddeden taraf olmuştur.' dedi. Halk olarak Kıbrıs meselesinin artık bir neticeye bağlanmasından yana olduklarını vurgulayan Tatar, arzularının en kısa sürede bu zeminde kalıcı ve adil bir çözüme ulaşmak olduğunu söyledi.'BM ile garantör ülkeler artık üzerlerine düşeni yapmalı'Tatar, ilk etapta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e görüşlerini açık bir şekilde bildireceğini söyleyerek, 'Türkiye'nin ortaya koyduğu beşli konferans fikrine egemen eşitlik temelinde iki devletli çözümün görüşme masasına gelmesi ve bir anlaşmanın mümkün olup olamayacağının belirlenmesi açısından son derece sıcak bakıyorum.BM ile garantör ülkeler İngiltere ve Yunanistan artık üzerlerine düşeni yapmalı ve Kıbrıs konusunun adil, yaşayabilir bir sonuca bağlanması için Rum tarafını doğruya yönlendirilmelidir.' ifadelerini kullandı.Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne de çağrıda bulunan Tatar, Rum lider Nikos Anastasiadis'in, iyi niyetle ve gerekli siyasi iradeyle beşli konferansa gelmesi halinde, görüşmelerin olumlu sonuç vermemesi için bir neden olmadığını sözlerine ekledi.Tatar, 'Önümüzde duran hidrokarbonlar konusu bu bağlamda Kıbrıs Rum tarafı için bir samimiyet testidir. Kendilerine bu konuda Kıbrıs Türk tarafınca sunulan ortak bir komite kurulması önerilerimiz hala masadadır. Daha fazla gecikmeden bu önerileri bir fırsat olarak değerlendirmelerini bekliyoruz.' diye konuştu.'Gönül huzuru içinde ayrılıyorum'4. Cumhurbaşkanı Akıncı ise yaptığı veda konuşmasında, Tatar'a başarılar diledi.Akıncı, 'Bugün geride kalan görev yıllarıma bakarak buradan kendi açımdan gönül huzuru içinde ayrılıyorum.' açıklamasında bulundu.Bütün siyasi yaşamında olduğu gibi cumhurbaşkanlığı görevi boyunca da barışa, demokrasiye ve toplumsal çıkarlara uygun hizmet etmeyi ilke edindiğini belirten Akıncı, 'Bizi biz yapan toplumsal değerlere sahip çıkmaya, çağdaş ve laik yapımızı güçlendirmeye, demokratik ve çoğulcu anlayışımıza uygun davranmaya özen gösterdim.' diye konuştu.Akıncı, aktif siyasi hayatının sonuna gelmiş olsa da. bu toplumun bir bireyi olarak toplumsal kaygılarla hareket etmekten geri durmayacağını da sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Tatar, daha sonra tebrikleri kabul etti.Öte yandan, salgın dolayısıyla tören sırasında maske kullanımı ve sosyal mesafe kurallarına dikkat edildi.
Antalya'da Eli Ve Ayağı Bağlanan Otel İşletmecisinin Darbedildiği İddiası
ANTALYA (AA) - Antalya'da eli ve ayağı bağlanarak darbedildiğini öne süren otel işletmecisi, jandarmaya şikayette bulundu.Olimpos turizm merkezinde otel işleten Rus uyruklu G.A, bölgedeki başka bir otelini 5 aylığına O.K'ya kiraladı.Sözleşmenin bitmesinin ardından G.A'nın otelin boşaltılmasını istemesi üzerine taraflar arasında tartışma çıktı. Daha sonra otele gelen G.A. ile yanındaki grubun, otel sahibi O.K. ve bazı personelleri darbettiği iddia edildi. İhbar üzerine otele gelen jandarma ekipleri, iki tarafı da ifadelerini almak üzere karakola götürdü. Taraflar birbirlerinden şikayetçi oldu.O.K, gazetecilere, olaydan iki gün önce Rus G.A'nın kendisini aradığını ve iki gün içinde oteli boşaltmasını istediğini söyledi.Kendisinin de 15 gün süre istediğini belirten O.K, 'Bana Rusya'dan misafirlerinin geleceğini, iki günde boşaltması gerektiğini bildirdi. Bu durumun hukuka aykırı olduğunu ifade ettim. Ben otelin boşaltılması için tebligat beklerken 15 kişiyle geldiler. Beni ve iki personelimi yere yatırarak, elimizi kolumuzu bağladılar. Darp ve tehdit ettiler.' diye konuştu.Rus G.A. ve yanındakiler de ifadelerinde, otel sahibi ve çalışanlarının kendilerine saldırdığı için ellerini ve ayaklarını bağlamak zorunda kaldıklarını, ardından da jandarmayı arayarak yardım istediklerini söyledikleri öğrenildi. Öte yandan, kavga sırasında O.K'nin eli ve kolları bağlı şekilde yerde yatması ve jandarma ekiplerince bağların çözülmesi bir otel çalışanınca görüntülendi.
Reklam
CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Gündemi Değerlendirdi:
ANKARA (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, 'Aşı olmaya hak kazananlar bunu e-nabız üzerinden öğreneceklermiş. Bunu yaparken bir risk belirleme sistemi kullanılıyormuş. Aşıyı ancak puanı tutanlar yaptırabilecekmiş. Ama vatandaşın bu puanı nasıl tutturacağından haberi yok.' dedi.Öztrak, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi.Bütçelerin Meclis'e sunulmasına dair usul ve esasların Anayasalarla düzenlendiğine işaret eden Öztrak, Anayasanın 151. maddesinde 'Bütçe teklifi Cumhurbaşkanı tarafından, mali yıl başından en az 75 gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulur.' ifadesinin yer aldığını aktardı.Anayasanın emrinin bu olduğunu dile getiren Öztrak, şöyle devam etti:'Ancak burada da sarayın Anayasa'ya uymadığı ve TBMM'nin bütçe hakkına saygı göstermediği görülüyor. 2021 yılı Bütçe Kanun Teklifi, pazar sabahı devletin resmi haber ajansında yarım yamalak açıklanıyor, cumartesi akşamı verilmesi gerekirken. Teklif, Meclis'in internet sayfasına ise ancak pazartesi sabahı konulabiliyor. Saray 3. bütçe teklifini Meclis'e zamanında vermiyor, Anayasa'ya uymuyor. Sonuçta, milletvekillerine bütçe üzerinde çalışmaları için Anayasayla verilen 75 günlük sürenin 24 saati saray hükümeti tarafından gasbediliyor. Bu yaklaşım, tek adam rejiminin çıkardığı ve ülkeyi iki buçuk yılda buhrana sürükleyen devlet krizinin en önemli nedenlerinden biridir.''Anayasayı tanımayan sarayın vesayeti altındaki hakimler de saray böyle yapınca Anayasa'yı tanımıyor.' diyen Öztrak, milleti temsil eden vekillerin hakkının, TBMM'nin hukukunun Anayasa Mahkemesi'nin kararına rağmen göz göre göre çiğnendiğini ileri sürdü.2021 Yılı Bütçe Tasarısının bütçeye ne kadar özensiz yaklaşıldığını ortaya koyduğunu savunan Öztrak, ülkenin içinde olduğu ekonomik buhranın bütçeye de yansımadığını belirtti.Hükümetin 1 trilyon 58 milyar lira vergi toplayacağını, buna göre milletten toplanacak vergilerin bir yılda yüzde 16,4 arttığını ifade eden Öztrak, 2021'de bu ülkede toplanacak her 5 liralık verginin 1 lirasının ÖTV'den geldiğini söyledi.Vatandaşın devlete ödeyeceği ÖTV'lere değinen Öztrak, milletten toplanan bu vergilerin nereye gideceğini sordu. Vatandaşlardan toplanacak vergi yüzde 16,5 artarken, faizciye verilecek paranın yüzde 31 artacağını belirten Öztrak, 'Bu bütçe faiz lobilerinin ve saray sosyetesinin bütçesi. Vatandaşa da askıda ekmek kalıyor.' dedi.'Aşı işi tam bir kaosa dönmüş durumda'Koronavirüs salgınında, kronik hasta ve yaşlıların önemli bir risk grubu olduğu için aşı olmasının gerekli olduğunu vurgulayan Öztrak, ithal edilen aşı sayısının sınırlı olduğunu ifade etti.Hükümetin grip aşısını 'tele-karneye' bağladığını savunan Öztrak, 'Aşı olmaya hak kazananlar bunu e-nabız üzerinden öğreneceklermiş. Bunu yaparken bir risk belirleme sistemi kullanılıyormuş. Aşıyı ancak puanı tutanlar yaptırabilecekmiş. Ama vatandaşın bu puanı nasıl tutturacağından haberi yok.' diye konuştu. Aşı işinin bir kaosa döndüğünü, hükümetin yaşlı vatandaşları aşı kuyruğuna soktuğunu ileri süren Öztrak, yetkililerin bu konuda yapacakları açıklamaları beklediklerini söyledi.'Ülkenin borcu ciddi seviyelere ulaştı'Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik buhranın her geçen gün milleti daha fazla ezdiğini ifade eden Öztrak, emeklilerin büyük bir kısmının insanca yaşamaya yetmeyecek paralarla hayata tutunmaya çalıştığını belirtti.Emeklilikte yaşa takılanlar sorunu bulunduğunu anlatan Öztrak, 'Seçimlerden önce bu sorunu çözmeyi vadeden hükümetin küçük ortağı, seçimden sonra kulağının üstüne yattı. Küçük ortak milletin derdiyle hemhal olacağına ya millete askıda ekmek tavsiye ediyor ya da CHP'nin psikogenetiğiyle uğraşıyor.' dedi.Borçların, son dönemde ertelenen vergi ve primlerin ödeme zamanının geldiğini dile getiren Öztrak, esnaf, KOBİ, iş insanının darda olduğunu, yapılandırılan, ertelenen kredilerin bile geri ödemelerinde zorluklar bulunduğunu kaydetti.Öztrak, Meclis'teki torba yasaya yeni bir yapılandırma ekleneceğini, bunun bir süreliğine milleti rahatlatacağını ancak sorunu çözemeyeceğini ifade etti.Pandemi nedeniyle ödenemez noktalara ulaşan bu borçların mümkünse anapara ve faizlerinin silinmesi, esnafa, çiftçiye, ailelere, KOBİ’lere sıfırdan başlama imkanı sağlanmasının gerektiğini kaydeden Öztrak, 'Bu yapılamıyorsa, en azından bu kesimleri borçların faizinden kurtarmak gerekir.' dedi.Ülkenin borcunun ciddi seviyelere ulaştığını, Türkiye'nin döviz rezervlerinin dibe vurduğunu öne süren Öztrak, hükümetin ülkeyi dünyadan tefeci faiziyle borçlanma noktasına getirdiğini iddia etti.Merkez Bankası'nın bu hafta yapacağı toplantıda, faizi 300 baz puan artıracağı haberinin bir haftadır ortalıkta gezdiğini söyleyen Öztrak, bunun üzerine birilerinin ellerindeki dolarları satmaya başladığını kaydetti.Dün sabah Merkez Bankası faiz kararını açıklamadan önce doların 7 lira 78 kuruşa kadar indiğini belirten Öztrak, Merkez Bankası'nın ise beklenen politika faizi artışını yapmadığını, faizi sabit bıraktığını, doların 7,98'e fırladığını belirterek şöyle konuştu:'Merkez Bankası faiz artıracak' haberini fısıldayan kimdi? Neden Merkez Bankası ve diğer düzenleyici denetleyici kurumlar, bu manipülasyona göz yumdu? Özellikle perşembe sabahı, Merkez Bankası faiz kararını açıklamadan önce kimler döviz aldı? Önce manipülasyon yapıp dolar kurunu düşüren sonra kur yükselince oturduğu yerden iki tane tuşa basarak voleyi vuranlar kim? Bu manipülasyonun sorumluları derhal bulunmalıdır. Aksi takdirde güven daha da sarsılacaktır.' 'Çiftçiyi, üreticiyi koruyan sütre yıkıldı'Çiftçinin ürün fiyatı ile girdi fiyatı arasında sıkıştırıldığını, ithalatla üretici bitirildiğini savunan Öztrak, Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, buğday, arpa ve mısırda bu yılın sonuna kadar gümrük vergilerinin sıfırlandığını, çiftçiyi, üreticiyi koruyan sütrenin yıkıldığını kaydetti.Gümrüklü ithalatın önünün açıldığını ifade eden Öztrak, bu politikalarla çiftçinin üretmekten vazgeçtiğini dile getirdi.Öztrak, milletin unu fahiş fiyatla yediğini, fırıncıların kan ağladığını, süt üreticisinin de zor durumda olduğunu savundu.Suudi Arabistan’ın Türk ürünlerine boykot uygulamasının Türkiye'deki şirketleri büyük sıkıntıya soktuğunu, bazı yatırımcıların fabrikalarını komşu ülkelere taşıma kararı almalarına neden olduğunu dile getiren Öztrak, 'Hükümet burada hakkımızı aramayacaksa nerede arayacak?' sorusunu yöneltti.'Bir bölücülük çıkarılmak isteniyorsa aynı durumun videoda da olması gerekir'Öztrak, açıklamasının ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.'2021 yılı Bütçe Kanun Teklifinde bakanlık bütçelerine garanti tutarlarının konulduğunu görüyoruz. Değerlendirmeniz nedir?' sorusuna Öztrak, 'Yapılan hesaplara göre 100 milyarı aşan tutarda yine önümüzdeki 3 sene için bir garanti ödemesi öngörülmüş. Aslında bu garanti ödemesi nedir? 'Beş kuruş milletin cebinden para çıkmadan yaptık' dedikleri yollar, köprüler, hastaneler havaalanları için ödenecek para. Bunlar aslında borç ödemesi.' yanıtını verdi.'Sayın Muharrem İnce gazeteci Bekir Coşkun'un cenazesinde Sayın Kılıçdaroğlu ile yan yana olduğu fotoğrafın kesilmesi ile ilgili 'partide bölücü kimmiş herkes gördü yorumunu' yaptı. Bu açıklamaya ilişkin değerlendirmeniz hedir?' sorusu üzerine Öztrak, camide çekilen bir fotoğraf ve video olduğunu belirtti.Öztrak, 'Eğer hakkaten buradan bir bölücülük, niza çıkarılmak isteniyorsa aynı durumun videoda da olması gerekir. Ben sordum, bu kesilmiş olan bir resim değil, bu o açıdan çekilmiş olan bir resim. Dolayısıyla Genel Başkanın ve etrafının o hali gözüküyor. Videoda ise etrafındaki diğer kimselerin de resimleri ortada. Ben bunu bir eleştiri fırsatı olarak görüp partiyi eleştirmeyi doğru bulmuyorum.' dedi.'MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın CHP'nin toplumsal çatışma peşinde olduğunu iddia etti. 'Sıkıyorsa sokağa çıksınlar' değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklamaya yorumunuz ne olacak?' sorusuna karşılık Öztrak, son derece ağır ifadeler içeren ve cevap vermeye de çok fazla değmeyecek açıklama olduğunu söyledi.Milletin hükümetin ve ortaklarının durumunu gördüğünü ve notlarını verdiğini savunan Öztrak, milletin derdine derman olunmadığını, askıda ekmek tavsiye edildiğini ve CHP ile uğraşıldığını kaydetti.'Dün İstanbul'da düzenlenen Kovid-19 salgınına ilişkin toplantıya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun davet edilmemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna Öztrak, 'İstanbul halkının seçtiği İstanbul'un gerçek temsilcisi olan Büyükşehir Belediye Başkanını çağırmıyorsunuz. Bu olacak iş mi?' cevabını verdi.
Güncelleme - Büyükçekmece'de Boş Araziye Düşen Eğitim Uçağının Pilotu Hayatını Kaybetti
İSTANBUL (AA) - Büyükçekmece'de boş araziye düşen eğitim uçağı kazasında ağır yaralı kurtulan pilotaj lisans öğrencisi Beytullah Nart, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.Hezarfen Ahmet Çelebi Havaalanı'ndan dün havalandıktan kısa süre sonra motor arızası nedeniyle Beylikçayırı mevkisinde boş araziye düşen eğitim uçağından çıkartılan Nart'a, sağlık ekiplerince olay yerinde müdahale edildi.Ağır yaralı olarak ambulans helikopterle hastaneye sevk edilerek tedavi altına alınan Nart'ın yapılan tüm müdahalelere rağmen bugün hayatını kaybettiği öğrenildi.Nart'ın cenazesi, hastaneden alınarak otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı.
Reklam
Çankırı'da 1 Milyon 234 Bin Lira Bedelle Mesleki Eğitim Merkezi Oluşturulacak
ÇANKIRI (AA) - Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) ile Çerkeş Organize Sanayi Bölgesi arasında, 'mesleki eğitim merkezi' sözleşmesi imzalandı.Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında 1 milyon 234 bin lira yatırım bedeliyle kurulacak eğitim merkezinde sanayi tesislerinin ihtiyaç duyduğu ara eleman yetiştirilecek.Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, Çerkeş Belediyesi Toplantı Salonu'nda düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, istihdamın Türkiye'nin önemli ve öncelikli meselelerinden olduğunu söyledi.Çankırı'da istihdama katkı sunacak her türlü projeyi destekleyeceklerinin altını çizen Ayaz, 'Sahada bir tarafta işsizlik, diğer tarafta da işçi bulamayan işveren profili var. Bu iki çizgiyi bir türlü kesiştiremiyoruz. İnşallah hayata geçecek bu tesis, bu alandaki açığı kapatmaya, istihdama, üretime katkı sunmaya büyük katkı yapacaktır.' dedi.AK Parti Çankırı Milletvekili Salim Çivitcioğlu da Çerkeş Organize Sanayi Bölgesi'nin iyi durumda olduğunu belirterek, 'Derdimiz Çerkeş'i imar ve ihya etmek. Bu anlamda da Çankırı kalkınmada öncelikli bölgelerde olduğu için ve OSB bulunmasından dolayı 6. bölge teşviği alan bir nokta. Batıya doğru en son kapımız Çerkeş.' diye konuştu.Çerkeş Belediye Başkanı Hasan Sopacı ise yapılan projelerle gelecek nesillere en iyi iş imkanlarını sağladıklarını vurguladı.Çerkeş OSB'de 11 sanayicinin faaliyet sürdürdüğünü anlatan Sopacı, 'Mevcuttaki sanayicilerimizle beraber 100 milyon dolarlık yatırım yapılmış, 1200 çalışanımızla gelişen OSB'nin ilçemize, bölgemize ve Çankırı'mıza çok büyük katkı sağlayacağını ümit ediyoruz.' ifadesini kullandı.KUZKA Genel Sekreteri Serkan Genç de mesleki eğitim altyapısının güçlendirilmesine yönelik faaliyetler yürüttüklerini dile getirerek, şunları kaydetti:'Program kapsamında OSB ile çalışmalarımızı yürüttük ve bir proje geliştirdik. İmalat sanayisinin geliştirilmesine yönelik ileri seviye mesleki eğitim merkezi kurulması projesini tasarladık. Bu projeyi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen yerelde de uygulamasını kalkınma ajanslarının yürüttüğü Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programına sunduk. Proje kapsamında metal teknolojileri, ileri seviye kaynak teknolojileri, CNC operatörlüğü, çorap makineleri ve forklift operatörlüğü ile temel makine bakımına yönelik her türü eğitimin altyapısı hayata geçirilecektir. Proje bütçesinin 1 milyon 100 bin lirasını Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sağlamaktadır. Proje ile Çerkeş ilçemizde faaliyet gösteren işletmelerimizin ihtiyaçlarını karşılama imkanı sağlamış olacağız.'Konuşmaların ardından mesleki eğitim merkezi projesinin hayata geçirilmesi için taraflar arasında protokol imzalandı.Daha sonra OSB'ye giden Ayaz ve Çivitcioğlu ile beraberindekiler, bir fabrikanın temel atma törenine katıldı, bölgede faaliyet gösteren fabrikaları ziyaret etti.
Bodrum'da İnşaat Kazısında Tarihi Eser Olduğu Düşünülen Duvarlara Rastlandı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Bodrum ilçesinde, inşaat kazısı öncesi yapılan sondaj çalışmalarında, tarihi eser olduğu değerlendirilen duvarlara rastlandı.Yokuşbaşı Mahallesi Reisoğlu Hacı Halil Efendi Sokak'taki bir arazide inşaat için çalışma başlatıldı. Çalışma sırasında tarihi eser olduğu değerlendirilen duvarlara rastlanılması üzerine, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürlüğüne bilgi verildi.Müze yetkilileri gözetiminde alanda sondaj kazısı başlatıldı.Bölgeden çıkan kalıntıların, incelenmek üzere Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne gönderileceği öğrenildi.
Sabiha Gökçen, Avrupa'nın En Yoğun Beşinci Havalimanı
İSTANBUL (AA) - İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 20 Ekim'de gerçekleştirilen 429 uçuşla Avrupa'nın en yoğun beşinci havalimanı oldu. Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (Eurocontrol) verilerine göre, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanında 20 Ekim'de iç hatlar ve dış hatlarda toplam 429 uçuş gerçekleştirildi. Bu uçuşlarla Sabiha Gökçen Havalimanı, Avrupa'nın en yoğun beşinci havalimanı oldu.Yurt içi ve yurt dışı uçuşlarda en yoğun havalimanları sıralamasında 560 uçuşla Amsterdam - Schiphol Havalimanı birinci, 492 uçuşla Paris - Charles De Gaulle Havalimanı ikinci, 452 uçuş ile Londra - Heathrow Havalimanı üçüncü, 443 uçuşla Almanya - Frankfurt Havalimanı dördüncü sırada yer aldı.
Nato: Türkiye Ve Yunanistan Gelecek Hafta Yapılacak Tatbikatları İptal Etti
BRÜKSEL (AA) - NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye ve Yunanistan'ın gelecek hafta Doğu Akdeniz'de yapılacak tatbikatları iptal ettiğini bildirdi.Stoltenberg, NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nın bitiminde basın toplantı düzenledi. Doğu Akdeniz'deki durumla ilgili bir soruyu yanıtlayan Stoltenberg, 'Türkiye ve Yunanistan, her iki ülkenin de milli bayramlarının kutlanacağı gelecek hafta yapılması planlanan tatbikatları iptal etme kararı aldı. Bu kararı memnuniyetle karşılıyorum.' dedi.Stoltenberg, Türkiye'nin yapıcı ve esnek tavır sergilediğini belirterek 'Bunlar istenmeyen olayları ve kazaları önlemek adına doğru yönde atılmış adımlar. Ümit ederim biz de bunun üzerine Almanya'nın istikşafi görüşmelerin başlaması için yürüttüğü çabalara ekleme yapabiliriz.' diye konuştu.Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, tatbikatların iptal kararı Türkiye'nin önerisi üzerine alındı. Türkiye'nin sorunların diyalog ve iyi komşuluk ilişkileri içinde çözümüne yönelik anlayışı kapsamında bu teklifi yaptığı öğrenildi.
Reklam