Danimarka Kovid-19 Vaka Sayısındaki Yüksek Artış Nedeniyle Ek Tedbirler Açıkladı
KOPENHAG (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında son 24 saatte 859 kişiyle günlük en yüksek vaka sayısının açıklandığı Danimarka’da, hükümet ek önlemler açıkladı.Başbakanlık Ofisinde bir basın toplantısı düzenleyen Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Kovid-19 tehlikesinin henüz geçmediğine vurgu yaparak, ülkede yaşayanlardan eğlenceleri ve sosyalleşmeyi kısıtlamasını istedi.Frederiksen, ek tedbirler kapsamında alışveriş merkezleri, eğitim kurumları ve benzeri kapalı kamusal alanlarda da maske kullanımının zorunlu kılındığını, alkol satışının saat 22.00’den sonra yasaklandığını söyledi. Danimarka’yı krizden en iyi şekilde çıkarmak için çalışacağının garantisini veren Frederiksen, kamusal alanların yanı sıra özel mülklerde de bireylerin yakın çevresi haricinde 10 kişiden fazla kalabalık gruplarda toplanmasının yasaklandığını açıkladı.Sağlık Bakanı Magnus Heunicke de tırmanan vaka sayısıyla birlikte hastanelerde tedavi gören Kovid-19 hasta sayısının hızla artacağını ve ülke genelinde Kovid-19 tedavisi için ayrılan 405 yatak kapasitesinin 300 daha artırılacağını söyledi.Devlet Serum Enstitüsü Direktörü Kaare Mölbak ise Danimarka’da Kovid-19 belirtili ölümlerin yüzde 95’inin kronik hastalıklara sahip kişiler olmadığına işaret ederek, salgının hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.Danimarka'da ek önlemler 26 Ekim'de, kapalı alanlarda maske takma kuralı 29 Ekim’de yürürlüğe girecek. 10 kişiye kadar toplanma kuralı 4 hafta boyunca, diğer kurallar ise 2 Ocak 2021’e kadar geçerli olacak. Kovid-19’da ikinci dalga önlemleri olarak geçen ay ülkede restoranlarda ve toplu taşıma araçlarında maske kullanımı zorunlu kılınmıştı. Restoranların saat 22.00’den sonra sadece paket servisi yapmasına izin veriliyordu.Ülkede açıklanan son rakamlara göre, 2 milyon 723 bin 93 kişiye Kovid-19 testi yapıldı. Son 24 saatte 859 kişide, toplamda ise 38 bin 622 kişide Kovid-19 tespit edildi. Kovid-19 tanısı konulan 31 bin 295 kişi hastalığı atlattı, 697 kişi ise salgında hayatını kaybetti.
Siirt'te Uyuşturucuyla Mücadele Kapsamında 10 Ayda 44 Şüpheli Tutuklandı
SİİRT (AA) - Siirt'te uyuşturucuyla mücadele kapsamında bu yıl düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 219 şüpheliden 44'ü tutuklandı.İl Emniyet Müdürü Saruhan Kızılay'ın öncülüğünde il genelinde uyuşturucuyla mücadele çalışmaları sürüyor.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 1 Ocak-23 Ekim tarihlerinde kent merkezi ve 6 ilçede düzenledikleri operasyonlarda 219 kişiyi yakaladı.Şüphelilerin araçları ve adreslerinde arama yapan ekipler, 31 kilo 760 gram esrar, 21 kilo 455 gram metamfetamin ve 3 kilo 555 gram eroin ele geçirdi.Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen 219 şüpheliden 44'ü tutuklandı.
Bm Genel Kurul Başkanı Bozkır, New York Belediye Başkanı'nın Görüşme Talebine Olumsuz Yanıtını Eleştirdi:
NEW YORK (AA) - New York Belediye Başkanı Bill de Blasio, Birleşmiş Milletler (BM) 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır'ın yeni tip koronavirüs salgınıyla mücadelede BM ve ev sahibi kent New York arasında iş birliği konusunda görüşme talebine olumsuz yanıt verdi. Volkan Bozkır bunun üzerine ''New York Belediye Başkanı'yla görüşme talep ettim. Pandemi, en üst düzeyde iletişim gerektiriyor. 193 ülkenin temsilcisi ve kentin siyasi lideri arasında diyalog ve koordinasyonun gerekli olduğunu düşünüyorum. Belediye Başkanı'nın görüşme için müsait olmadığını öğrenmekten üzüntü duydum.'' açıklaması yaptı. New York kentinin politikalarının BM'nin çalışmalarını ve tüm dünyada milyonlarca kişinin hayatını doğrudan etkilediği için BM ve New York kenti arasıdaki ''iletişim eksikliğinden'' endişe duyduğunu ifade eden Bozkır, ''Birleşmiş Milletler’in, Genel Kurul Başkanı makamının ve bu görevin bir Türk tarafından yürütülüyor olmasının bir ağırlığı var. Bunlara saygı gösterilmesini bekliyoruz.'' ifadelerini kullandı. New York Belediyesi Uluslararası İlişkiler Komiseri Penny Abeywardena ise Bozkır'ın eleştirilerine ilişin yaptığı açıklamada, Belediye Başkanı Bill de Blasio'nun BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile mükemmel bir ilişkisi olduğunu ve Bozkır'dan önceki BM Genel Kurul Başkanları ile de derin iş birliği yaptıklarını belirterek, ''BM'nin yeni seçilen 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır'ın bugünkü açıklamasına şaşırdık ve üzüntü duyduk.'' değerlendirmesinde bulundu.Abeywardena, Belediye Başkanı de Blasio'nun son 7 yıldır BM ve New York kenti arasındaki ortaklığı güçlendirmek için uğraştığını savundu.
Konya'da Yanan Ev Kullanılamaz Hale Geldi
KONYA (AA) - Konya'nın Meram ilçesinde bir evde çıkan yangın söndürüldü.Kürden Mahallesi Yalıköşk Sokak'ta Suriyeli bir ailenin oturduğu iki katlı müstakil evde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Aile üyeleri, yangın büyümeden kendi imkanlarıyla dışarıya çıktı. Vatandaşların haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.Yangın çevreye yayılmadan kısa sürede kontrol altına alınırken ölen yada yaralanan olmadı. İkinci katı ve çatısı yanan ev kullanılamaz hale geldi. Polis ekipleri soruşturma başlatırken, yangının çıkış nedeni araştırılıyor.
Tbmm Başkanı Şentop, Canlı Yayında Soruları Yanıtladı: (2)
İSTANBUL (AA) - TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 'Artık Ermenistan sadece Azerbaycan için bir tehdit olmaktan çıkmış, Kafkaslarda bölge barışı için bölgesel, hatta küresel bir tehdide dönüşmüştür. Sivilleri açıkça hedef alan bir ülkedir.' dedi. Şentop NTV'de katıldığı canlı yayında Azerbaycan'a yaptığı ziyarete değinerek, ziyareti özellikle Azerbaycan'ın bağımsızlık günü olan 18 Ekim'e denk getirdiklerini belirtti. Ermenistan'ın saldırılarının ardından Azerbaycan'a ziyaretlerinin ayrı bir anlam kazandığını aktaran Şentop, 'Gitmeyi planlıyorduk, saldırıların ardından elzem hale geldi. 27 Eylül'de saldırılar başlayınca Meclisteki 4 siyasi partimiz de Ermenistan'ı kınayan ve Azerbaycan'ı destekleyen bir açıklama yayınladılar. Biz de bu gezimize giderken bu 4 partiden oluşan bir heyetle beraber TBMM'nin desteğini çok açık ve net olarak birlikte ifade ettik. Bu çok büyük bir sevinç ve ilgi ile karşılandı. Zaten Azerbaycan'a her gidişimizde bu sevgi ve ilgiyi görüyoruz. Azerbaycan'da kendimizi misafir olarak değil, evimizde olarak görüyoruz. Karşılaştığımız ilgi, alaka da bunun bir göstergesiydi.' diye konuştu. Azerbaycan ve bölgenin zor bir dönemden geçtiğine işaret eden Şentop, 'Başta Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev olmak üzere Azerbaycan'daki birçok yetkiliyle görüştük heyet olarak. Çok yüksek moralli ve kararlı gördüm kendilerini süreçle ilgili olarak ve bundan büyük bir memnuniyet duyduk. Özellikle sivil saldırılar nedeniyle yaşanan üzüntüleri paylaştığımızı ifade ettik.' değerlendirmesinde bulundu. Şentop, Azerbaycan'ın dost ve kardeş ülke olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Türkiye bu dostluk ve kardeşlikten dolayı Azerbaycan'ın yanında yer aldığını ifade ediyor. Ancak tek sebep dostluk kardeşlik değil, Azerbaycan'ın davasında haklı olduğuna inanıyoruz Türkiye olarak. Dağlık Karabağ bölgesi tarih boyunca Ermenistan'a bağlı bir yer olmamış, siyasi olarak Azerbaycan'a bağlı bir toprak parçası olmuş. Tarihen bu bölge Azerbaycan'a ait bir vatan toprağı. Uluslararası hukuk bakımından da Ermenistan işgalleri söz konusu olduğunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin aldığı 4 kararda da Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarında işgalci olduğu ve işgal ettiği toprakları terk etmesine dair çok açık ifadeler var. Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi ve AGİT kararlarında da var. Sadece Türkiye Azerbaycan'ı haklı görmüyor. Uluslararası kuruluşlar da Azerbaycan'ın haklı olduğunu görüyor. Bu kuruluşlar 5 daimi üyenin kendisine yakın hissettiği ülkeleri korumak için kullandığı mekanizmalara dönüşmüştür. Mesela İsrail ile ilgili BM'nin aldığı kararlara İsrail uymadığı gibi hiç kimse de 'zorlayalım da uysun' dememiş. Aynı şeklide Ermenistan ile ilgili alınan kararlara da uyulmamıştır.' 'Bölge bir ateş çemberine çevrilmeye çalışılıyor'Cenevre Sözleşmesine göre, sivillere yapılan saldırıların bir insanlık suçu olduğuna vurgu yapan Şentop, şunları kaydetti: 'İşte bu da Türkiye'nin desteklemesini bir başka nedenidir. Artık Ermenistan bu anlamda sadece Azerbaycan için bir tehdit olmaktan çıkmış Kafkaslarda bölge barışı için bölgesel hatta küresel bir tehdide dönüşmüştür. Sivilleri açıkça hedef alan bir ülke. Sivillerin doğrudan hedef alınması bütün savaş hukukuyla ilgili belgelerde yasaklanmış. Bunu niçin yapıyor Ermenistan? Benzer saldırıların Azerbaycan tarafından kendi topraklarına yapılmasını arzu ediyor, tahrik ediyor. Böyle olduğunda ne olacak? Rusya ile bir anlaşma var, o anlaşma ile Rusya'yı da savaşın içine çekmeye çalışıyor. Azerbaycan'a yapılan bu saldırıların, Nahçıvan'a bir saldırı yapıldı dolayısıyla Türkiye'yi de bu işin içine çekmeye çalışıyor. Böylece bölge bir ateş çemberine çevrilmeye çalışılıyor. O nedenle sadece Azerbaycan için değil, bölge için de bir risk ve tehdit haline dönüşmüştür. Bu bakımdan Cenevre Sözleşmesi'ne, Roma Şartı'na, Birleşmiş Milletler Şartı'na imza atan uluslararası toplumun, burada iki yüzlü ve çifte standartlı davranmaktan vazgeçmeleri ve dünyanın gözü önündeki bu gerçekleri görüp, buna göre adım atmaları gerekir. Bırakın sivillere yapılan saldırılara tepki göstermeyi el altından Ermenistan'ı desteklediğine dair özellikle sorunun çözümü için kurulmuş olan Minsk grubunun başkanı durumundaki ülkelerin Ermenistan'a silah yardımı yaptığını görüyoruz. Yardım diyorum çünkü Ermenistan'ın ekonomik gücü silah almaya müsait değil, bunlar ancak karşılıksız. Azerbaycan yavaş yavaş bunları dünya kamuoyunun gözleri önüne serecek. Bazı silahların menşeleriyle ilgili imal tarihleriyle ilgili ellerinde çok net bilgiler var.'Şentop, farklı ülkelerin pasaportlarıyla gelip, Dağlık Karabağ'da Azerbaycan'a karşı savaşanlar da olduğunu aktararak, bunların en kısa zamanda Azerbaycan tarafından dünya kamuoyuna gösterileceğini söyledi. Azerbaycan'ın zor olsa da haklı olduğu için sonuç alacağına ve başarılı olacağına inandığını dile getiren Şentop, 'Türkiye hem haklı bir davanın hem bölgesel bir tehdidin önüne geçilmesi için de kardeş ülke Azerbaycan'ın yanında yer alıyor. Biz de bunu burada söylüyoruz ama Gence'de Azerbaycan topraklarında da ifade edelim diye gittik. Bütün partilerden gelen arkadaşlara teşekkür ediyorum.' ifadelerini kullandı. (Bitti)
Kosova Başbakanı Hoti, Kuzey Makedonya'yı Ziyaret Etti
ÜSKÜP (AA) - Kosova Başbakanı Avdullah Hoti, Kuzey Makedonya'ya resmi ziyaret gerçekleştirdi.Hoti, başkent Üsküp'teki temasları kapsamında Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski, Meclis Başkanı Talat Caferi, Başbakan Zoran Zaev, Birinci Başbakan Yardımcısı Artan Grubi'nin yanı sıra ülkedeki Arnavut siyasi parti liderleriyle bir araya geldi.Zaev'le görüşmesinin ardından ortak basın toplantısında konuşan Hoti, Kuzey Makedonya'da Zaev önderliğindeki bir önceki hükümetin elde ettiği başarıları memnuniyetle karşıladığını ifade ederek, Kuzey Makedonya ve Yunanistan arasındaki isim sorununu çözen anlaşmanın inanılmaz bir başarı ve bölgedeki ilişkilerin nasıl normalleşmesi gerektiğine dair güzel bir adım olduğunu vurguladı.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede Kuzey Makedonya'yla yakın bir iş birliği sürdürdüklerini dile getiren Hoti, sınırların kapatılması gibi alınan kısıtlayıcı önlemlerin sınırlama olarak değil, salgının yayılmasının önlenmesi için bir adım olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi.Kuzey Makedonya Başbakanı Zaev de iki ülkenin karşılıklı destek ve saygı prensibi çerçevesinde mükemmel ikili ilişkiler ve başarılı bir iş birliğe sahip olduğunu söyledi.'Komşular arasındaki ilişkilerde kaydedilen her ilerleme, tüm bölgeye istikrar ve refah getiriyor.' diyen Zaev, bu yüzden ülkesinin Washington'da imzalanan Kosova ve Sırbistan arasındaki ekonomik normalleşme anlaşmasını memnuniyetle karşıladığını ve Priştine-Belgrad arasındaki diyaloğu desteklediklerini belirtti. Öte yandan, Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Pendarovski-Hoti görüşmesinde iki ülkede yaşanan gelişmeler, Batı Balkan ülkelerinin Avrupa perspektifi ve Kovid-19 ile ilgili konuların ele alındığı ifade edildi.Pendarovski'nin Kosova-Sırbistan arasındaki ekonomik normalleşme anlaşmasını memnuniyetle karşıladığı dile getirilen açıklamada, bu anlaşmanın bölgedeki istikrara katkı sağlayacağı kaydedildi.Kuzey Makedonya Meclisinden yapılan açıklamaya göre ise Caferi-Hoti görüşmesinde iki ülke meclisleri arasındaki yapıcı ilişkiler, Priştine-Belgrad diyalogu ve Kuzey Makedonya'nın NATO bünyesindeki Kosova Barış Gücüne (KFOR) asker göndermesi konuları gündeme geldi.Ayrıca, söz konusu ziyaret kapsamında Kosova’nın Üsküp Büyükelçiliğinde Kosova Hükümeti ve ABD Dışişleri Bakanlığı arasında temiz 5G ağlarının kurulması ile ilgili bir mutabakat zaptı imzalandı.
Filistin Yönetimi, Sudan'ın İsrail İle Normalleşme Kararını Kınadı
KUDÜS (AA) – Filistin yönetimi, Sudan’ın ABD arabuluculuğunda İsrail ile ilişkileri normalleştirmesi kararı almasını kınadı.Filistin yönetiminden yapılan yazılı açıklamada, “Filistin topraklarını gasp eden işgal devleti İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesini reddediyor ve kınıyoruz.” ifadelerine yer verildi.Açıklamada, Sudan’ın İsrail ile normalleşmesinin Arap Birliği’nin 2002 yılında kabul ettiği Arap Barış Girişimi bildirisine, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ile 1515 numaralı BMGK kararına aykırı olduğuna vurgu yapılarak, “Filistin yönetimi, Filistin halkının meşru haklarını ve menfaatlerini korumak için gerekli kararları alacaktır.” denildi.Hiçkimsenin Filistin halkı ve davası adına konuşma hakkı olmadığına dikkat çekilen açıklamada, kapsamlı ve sürdürülebilir bir barışın tek yolunun başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları üzerinde bağımsız, egemen bir Filistin devletinin kurulmasından geçtiği belirtildi.Öte yandan Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne de Filistin televizyonuna yaptığı açıklamada, “Barış Filistin halkıyla olur. Filistin halkı olmadan barış olmaz ve Filistin halkının memnun olmadığı herhangi bir anlaşma kabul edilemez.” dedi.Ayrıca Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) başta olmak üzere Filistin İslami Cihad, Hamas ve Fetih hareketleri de Sudan’ın İsrail ile normalleşmesini kınayan ayrı bir bildirge yayınlayarak, söz konusu adımın Sudan’ın zenginliklerini yağmalamayı hedeflediği kaydedildi.İsrail ile normalleşen son ülke Sudan olduUzun süredir başta BAE olmak üzere Körfez ülkeleri ile İsrail arasında perde arkasında yürütülen temas süreci, ABD Başkanı Donald Trump'ın, 13 Ağustos'ta BAE'nin, 11 Eylül'de de Bahreyn'in İsrail ile normalleşme anlaşmasına vardığını açıklamasıyla aleni hale geldi.Beyaz Saray'da 15 Eylül'de düzenlenen resmi törende, İsrail ile BAE ve Bahreyn arasında 'ilişkilerin normalleştirilmesine' yönelik anlaşmalar imzalanmıştı.Trump, bugün Oval Ofis'te yaptığı açıklamada, Sudan ve İsrail'in barış yapmak ve ilişkilerini normalleştirmek konusunda anlaşmaya vardığını duyurmuştu.Trump Oval Ofis'te gazetecilerin karşısına çıkmadan dakikalar önce Beyaz Saray, Sudan konusunda bir açıklama yapmış ve Trump'ın Sudan'ı 'teröre destek veren ülkeler' listesinden çıkarma kararını imzaladığını Kongre'ye bildirdiğini aktarmıştı.Söz konusu adımın Sudan'ın 'terör kurbanlarına 335 milyon dolarlık ödemeyi yapması'nın hemen ardından atıldığına işaret edilen açıklamada, ülkenin yönetimine gösterdiği anlayış için de teşekkür edilmişti.
İzmir'de Metil Alkolden Zehirlendiği Değerlendirilen 2 Kişi Daha Öldü
İZMİR (AA) - İzmir'de, sahte içkiden zehirlendiği değerlendirilen 2 kişi daha yaşamını yitirdi.Metil alkol zehirlenmesi belirtileriyle özel bir hastanenin yoğun bakımında tedavilerine devam edilen Ömer Ali Ö. ve Murat A. hayatlarını kaybetti. İki kişinin cenazeleri, otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderildi. İl genelinde 9 Ekim'den bu yana sahte içki zehirlenmesi şüphesiyle ölenlerin sayısı 30'a yükseldi.
ABD'li Astronot, Başkanlık Seçimleri İçin Uzaydan Oy Kullandı
NEW YORK (AA) - Amerikalı astronot Kate Rubins, ABD'de 3 Kasım'daki başkanlık seçimleri için Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan oy kullandı. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) astronotu Rubins, oyunu uzaydan elektronik olarak gönderdi. NASA ise Rubins'in ''Uluslararası Uzay İstasyonu oy verme kabini'' yazısının önündeki gülümseyen fotoğrafını Twitter hesabından paylaştı. NASA astronotu Rubins, 2016 başkanlık seçimlerinde de Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan oy kullanmıştı. Seçimlere 11 gün kala, erken oylama bilgilerini derleyen internet sitesi 'ABD Seçimler Projesi'ne göre, posta ve elden zarf bırakma yoluyla 50 milyondan fazla kişi erken oy kullandı.
Pentagon'dan S-400 Testi İçin Türkiye'ye Kınama
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Jonathan Hoffman, 'Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da teyit ettiği üzere Türkiye'nin 16 Ekim'de yaptığı S-400 hava savunma sisteminin testini en güçlü şekilde kınıyor.' açıklamasını yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Berlin'de Mevlana Camisi'ne Yapılan Polis Baskınını Kınadı:
İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya'nın başkenti Berlin'de bulunan Mevlana Camisi'ne yapılan polis baskınını kınadı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 'Berlin'deki Mevlana Camii'nde sabah namazı saatinde gerçekleştirilen, Avrupa'yı Orta Çağ karanlığına her geçen gün biraz daha yaklaştıran ırkçılık ve İslam düşmanlığından beslendiği apaçık ortada olan, inanç hürriyetini tümden yok sayan polis operasyonunu şiddetle kınıyorum.' ifadelerini kullandı. Erdoğan, paylaşımında şunları kaydetti:'Yıllar boyu demokrasinin, insan haklarının ve özgürlüklerin beşiği olarak anılan Avrupa, bugün ne yazık ki farklılıklarıyla savaşan bir yapıya bürünmüştür. Türkiye olarak, hiçbir gerekçenin kutsal bir mabedin hoyratça çiğnenmesine zemin oluşturamayacağına inanıyoruz. Mevlana Camii cemaatine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Dünyanın neresinde ve ne şekilde olursa olsun; ırkçılıkla, yabancı karşıtlığıyla ve İslam düşmanlığıyla mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz.'
Hamas, ABD'nin Filistinli Tutuklu Ahres Konusunda İsrail'e Verdiği Desteği "Zorbalık" Olarak Değerlendirdi
GAZZE (AA) - Hamas, İsrail hapishanesinde 89 gündür açlık grevini sürdüren Filistinli tutuklu Mahir el-Ahres konusunda ABD'nin İsrail'e verdiği desteği bir zorbalık ve İsrail'in Filistinlilere karşı işlediği suçlara destek olarak değerlendirdi.ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, dün düzenlediği basın toplantısında, İsrail'in Ahres konusunda neyi uygun görüyorsa yapma hakkına sahip olduğunu söylemişti.Hamas Sözcüsü Hazim Kasım, yaptığı yazılı açıklamada, 'Pompeo'nun Ahres konusunda açıklama yapması, ABD'nin Filistin halkına yönelik işlenen suçları desteklediğini ve uluslararası hukukun ve insani normların ihlaline ortak olduğunu yansıtmasının yanı sıra hareket ettiği zorbalık mantığını ortaya koyuyor.' ifadesini kullandı.Mahir el-Ahres'e Destek İçin Halk Komitesi'nden yapılan yazılı açıklamada da, ABD'nin İsrail'in işlediği suçlara ortak olduğu dile getirildi.Açıklamada, Pompeo'nun açıklamasının arka planında 'zorbalık ve çete kuralını benimsemekle suçladıkları' ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin olduğu ifade edildi.Açlık grevindeki Filistinli tutuklu 'Mahir el-Ahres'İsrail askerlerince Batı Şeria'nın Cenin kentindeki evinden 27 Temmuz'da gözaltına alınan Ahres, Tel Aviv yönetiminin 'idari tutukluluk' ve keyfi uygulamalarını protesto etmek için açlık grevine başlamıştı.Altı çocuk babası Ahres, 1989, 2004, 2009 ve 2018 yıllarında da İsrail güçlerince 4 kere gözaltına alınmış, toplam 62 ay tutuklu kalmıştı.Uluslararası Kızılhaç Komitesi, dün yaptığı açıklamada, açlık grevini sürdüren Filistinli tutuklu Ahres'in sağlık durumunun 'kritik' olduğunu bildirmişti.İsrail, 'idari tutukluluk' adını verdiği uygulamayla Filistinlileri istihbarata dayalı 1 ila 6 ay alıkoyabiliyor.Tutuklunun, 'İsrail'in güvenliği için tehlike teşkil ettiğine' karar verilmesi halinde askeri hakim, suç isnadında bile bulunmadan tutukluluk süresini 5 yıla kadar uzatabiliyor.Filistin resmi kaynaklarına göre, İsrail hapishanelerinde hala 365'i idari tutuklu 4 bin 700 Filistinli bulunuyor.
Netanyahu: “İsrail Heyeti Yakında Sudan Tarafıyla Bir Araya Gelecek”
KUDÜS (AA) – İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Sudan ile ilişkilerin normalleştirilmesi kararı kapsamında, İsrail heyetinin yakında Hartum yönetimiyle bir araya geleceğini söyledi.İsrail Kamu Yayın Kuruluşu’na göre ABD Başkanı Donald Trump, Sudan ile İsrail'in ilişkilerini normalleştirme konusunda anlaşmaya vardığını duyurmasının ardından düzenlediği basın toplantısında, “İki ülke arasında iş birliğini başlatmak için bir İsrail misyonu, yakında Sudan tarafıyla bir araya gelecek.” dedi.Netanyahu, iki ülke makamlarının tarım ve ticaret dahil olmak üzere birçok alanda iş birliği konularını ele alacağını kaydederek, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk’a ilişkilerin normalleştirilmesi kararları için teşekkür etti.İsrail ile normalleşen son ülke Sudan oldu Uzun süredir başta BAE olmak üzere Körfez ülkeleri ile İsrail arasında perde arkasında yürütülen temas süreci, ABD Başkanı Donald Trump'ın, 13 Ağustos'ta BAE'nin, 11 Eylül'de de Bahreyn'in İsrail ile normalleşme anlaşmasına vardığını açıklamasıyla aleni hale geldi.Beyaz Saray'da 15 Eylül'de düzenlenen resmi törende, İsrail ile BAE ve Bahreyn arasında 'ilişkilerin normalleştirilmesine' yönelik anlaşmalar imzalanmıştı.Trump, bugün Oval Ofis'te yaptığı açıklamada, Sudan ve İsrail'in barış yapmak ve ilişkilerini normalleştirmek konusunda anlaşmaya vardığını duyurmuştu. Trump Oval Ofis'te gazetecilerin karşısına çıkmadan dakikalar önce Beyaz Saray, Sudan konusunda bir açıklama yapmış ve Trump'ın Sudan'ı 'teröre destek veren ülkeler' listesinden çıkarma kararını imzaladığını Kongre'ye bildirdiğini aktarmıştı.Söz konusu adımın Sudan'ın 'terör kurbanlarına 335 milyon dolarlık ödemeyi yapması'nın hemen ardından atıldığına işaret edilen açıklamada, ülkenin yönetimine gösterdiği anlayış için de teşekkür edilmişti.
Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye Uyguladığı Ambargo ve Boykot ile İlgili Bilinmesi Gerekenler
2015 yılındaki vefatı nedeniyle milli yas ilan ederek bayrakları yarıya indirdiğimiz Kral Abdullah'ın ülkesi Suudi Arabistan, şu sıralarda Türk mallarına karşı 'üstü kapalı bir ambargo' uyguluyor. Türk ihracatçısı, Suudi yönetiminin gayriresmi uygulaması nedeniyle zor günler yaşıyor. Öte yandan ülkedeki pek çok market ve işletmede de Türk mallarının kullanılmaması için kampanyalar yapılıyor. Ürünlere 'Dokunmayın! Türk Malı' yazılı afişler asılıyor. Suudi yönetimi her ne kadar 'uluslararası anlaşmalara bağlıyız' dese de yönetimin desteği olmadan böylesi bir hareketin başlamasının ve büyümesinin pek mümkün olmadığı belirtiliyor. Üstelik bu örtülü ambargonun Suudi Arabistan'la sınırlı kalmadığı, bazı Kuzey Afrika ülkelerinin de Türkiye'ye karşı tutum değiştirerek ambargolara katıldığı belirtiliyor.İki ülke arasındaki ilişkiler bu noktaya nasıl geldi? Türk ihracatçıları ne diyor? Gündemdeki Suudi Arabistan ambargosu ile ilgili bilinmesi gerekenleri derledik...