onedio
Erdoğan'dan, Edirneli Çiftçilere Çömlekköy Barajı'nın Ek Yatırım Programına Alınacağı Müjdesi
EDİRNE (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Edirneli çiftçilerin merakla beklediği, sulamada ve taşkın kontrolünde kullanılacak Çömlekköy Barajı'nın yapım işinin, 2021 Ek Yatırım Programı'na alınması talimatını, çevrim içi toplantıda verdi.AK Parti Edirne İl Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, İl Başkanı Belgin İba, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında çevrim içi düzenlenen 143. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı.İba, toplantıda söz alarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan bölge çiftçisi için son derece önemli olan Çömlekköy Barajı'nın yapım işi için destek istedi.Erdoğan, bunun üzerine toplantıya Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin'in katılmasını istedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakan Yardımcısı Metin'e, 'Çömlekköy Barajı'nı 2021 yılı Ek Yatırım Programı'na alalım. Bunun için çalışmalarınıza hızlıca bugünden başlayın.' diye talimat verdi.Bölge çiftçisi için önemli bir müjdeAçıklamada görüşlerine yer verilen İba, barajın ek yatırım programına alınacak olmasının bölge için sevindirici olduğunu belirtti.Edirneliler adına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür eden İba, şunları kaydetti:'Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a bölgemizin kıymetli çiftçileri için arz ettiğimiz Çömlekköy Barajı'mızın yapım işinin, 2021 yılı Ek Yatırım Programı'na alınması konusundaki talimatı, bizleri mutlu etti. Edirne halkı adına Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Son yılların kurak geçmesi nedeniyle hasat sonunda verim kayıplarının önüne geçmek adına bölgemize yapılacak Çömlekköy Barajı'mız, Edirne'miz için çok önemlidir. Barajın yapılmasıyla birlikte tarımda verim artacaktır. Değerli çiftçilerimize hayırlı olsun.'11 köyün yararlanacağı proje ile 56 bin 500 dönüm arazi sulanacak Edirne'de zaman zaman meydana gelen taşkınları önleme ve tarımda sulama amacıyla geçmiş yıllarda Tunca Nehri ana kolu üzerinde, Türkiye-Bulgaristan sınırında 'Suakacağı Barajı' projesi hazırlanmıştı.İki ülke arasında teknik mutabakat protokolü imzalanmasına rağmen baraj aksı ile ilgili yaşanan sorunlar neticesinde bu proje askıya alınmıştı.Bunun yerine alternatif olarak Çömlekköy Barajı projesi gündeme gelmişti.Sulama kapasitesiyle bölgedeki verimi artırması noktasında önemli bir yatırım olarak öne çıkan baraj projesi sayesinde 56 bin 500 dönüm arazinin sulanması ve bundan 11 köyün yararlanması hedefleniyor.
Kktc Meclis Başkanı Sennaroğlu, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Başçeri'yi Kabul Etti
LEFKOŞA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Meclisi Başkanı Önder Sennaroğlu, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri'yi kabul etti.Meclis Basın Bürosundan yapılan açıklamaya göre, söz konusu kabul, Meclis Şeref Salonu'nda gerçekleştirildi.Burada konuşan Sennaroğlu, göreve gelmesinin hemen ardından Türkiye'den gelen nazik mesajlar için Büyükelçi Başçeri nezdinde Türkiye'ye teşekkürlerini iletti.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını süreci ve Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ele alındığında zor bir süreçten geçildiğine işaret eden Sennaroğlu, her zaman olduğu gibi Türkiye'nin bu süreçteki koşulsuz desteğinin kendilerine büyük moral verdiğini vurguladı.Sennaroğlu, Kovid-19 aşılarının KKTC'ye gelmesi ve ekonomik olarak son dönemlerde yapılan katkıların Kıbrıs Türk halkı için öneminin büyük olduğuna dikkati çekerek, ilerleyen süreçte TBMM ile ilişkiler başta olmak üzere Türkiye'nin kurumlarıyla iş birliğinin artarak devam edeceğine olan inancının tam olduğunu söyledi.'Başkanlık döneminizin hayırlara vesile olmasını umuyorum'Büyükelçi Başçeri de Sennaroğlu'nun göreve başlaması dolayısıyla bu ziyareti gerçekleştirdiğini belirterek, bütçe maratonunun olduğu yoğun bir dönemde kabulü için kendisine teşekkür etti. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın selamlarını ileten Başçeri, 'Başkanlık döneminizin Kıbrıs Türk halkı ve KKTC için hayırlara vesile olmasını umuyorum.' dedi.
Kayseri'de Eşini Öldüren Sanığın Yargılanmasına Devam Edildi
KAYSERİ (AA) - Kayseri'de tartıştığı eşini tabancayla vurarak öldüren sanığın yargılandığı davanın duruşması görüldü. 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, hakkında 'eşi kasten öldürmek', 'ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma' suçlarından dava açılan sanık M.D, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı, öldürülen Gizem D'nin müşteki babası S.V. ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme başkanı, ilgili kurumdan istenilen, sanığın akıl sağlığına ilişkin raporun henüz gelmediğini belirtti.Taraf avukatlarının raporun beklenmesi yönünde görüş bildirmelerinin ardından mahkeme heyeti, sanığın tutukluluğunun devamına karar vererek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 16 Şubat'a erteledi.OlayTavlusun Mahallesi Atatürk Caddesi'nde bir apartmandaki evlerinde, 9 Ekim 2019'da M.D. (32) ile eşi Gizem D. (27) tartışmaya başlamış, kavgaya dönüşen olay sırasında M.D, eşine tabancayla ateş etmişti.Çilingir yardımıyla eve giren sağlık ekipleri, bir çocuk annesi Gizem D'nin yaşamını yitirdiğini belirlemişti.Olayın ardından kaçan M.D. ise yakalanarak tutuklanmıştı.Sanık, ilk celsedeki savunmasında, eşinin perşembe günleri kendisini evden göndermeye çalıştığını öne sürerek, 'Çıkmazsam kavga çıkarıp kendisi gidiyordu. Olay günü de yeni taşındığımız evimizde koli yüzünden aramızda tartışma çıktı. Hakaret edip beni evden kovmak istedi. Evin bazı ihtiyaçları için satmayı düşündüğüm silahımı aldım. Eşim silahı görünce, 'Beni mi vuracaksın' dedi, küfretmeye başladı. 'Sus' dedim, susmadı. Belimdeki silahımı alarak önüne attım, 'beni öldür kurtulayım.' dedim. Bana, anneme ve kardeşlerime hakaret etmeye devam etti. Birden silah patladı.' ifadelerini kullanmıştı.
ABD'de "Proud Boys" Grubunun 2 Organizatörü Kongre Baskını Nedeniyle Gözaltına Alındı
ANKARA (AA) - ABD'de eski Başkan Donald Trump'ı destekleyen silahlı 'Proud Boys' adlı grubun organizatörlerinden 2 kişi Kongre baskınına katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alındı.Polis raporuna göre, her ikisi de Floridalı olan Joseph Biggs ve Jesus Rivera, 6 Ocak’taki Kongre baskınına katılmak suçlamasıyla dün Florida’da gözaltına alındı.Raporda, ikiliye yöneltilen suçlamalar arasında yasaklı bir alana izinsiz girmek, toplumsal düzeni bozmak, onaylanan seçim sonuçlarına karşı gelmek ve George Washington’un mezarının bulunduğu 'Capitol Crypt' adlı odaya girmek yer alıyor.6 Ocak'taki baskında Kongre binasının merdivenlerinde polis barikatını yaran kalabalığa dahil olduğu iddia edilen Biggs’in ayrıca, ayaklanma öncesinde sosyal medya uygulaması Parler'daki takipçilerinden, aşırı solcu ANTIFA hareketine benzemek için siyah giyinmelerini istediği belirtiliyor.Biggs ise ifadesinde, Kongre baskını sırasında telsiz taktığı görülmesine rağmen, FBI ajanlarına, ayaklanmanın planlanması hakkında hiçbir bilgisi olmadığını ve bunu kimin düzenlediğini bilmediğini söyledi.Biggs’in ayrıca, 2019’da binden fazla aşırı sağcı ve karşıt görüşlü anti-faşist grubun karşı karşıya geldiği Portland kentindeki olaylarda öncü rol oynadığı biliniyor.Kanada vatandaşı Gavin McInnes'in 2016 yılında kurduğu 'Proud Boys' adlı grubun mensupları kendilerini 'Batı şovenisti' olarak tanımlıyor.Trump'ın Demokrat Parti başkan adayı Joe Biden ile televizyon tartışmasında grubun faaliyetlerini kınamaktan kaçınması ve onlara 'Geri çekilin, beklemede kalın' mesajı vermesi, tartışmalara yol açmıştı.
Yozgat'ta Tarihi Eser Operasyonunda 3 Şüpheli Gözaltına Alındı
YOZGAT (AA) - Yozgat'ta düzenlenen operasyonda, tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen 268 sikke ele geçirildi, 3 şüpheli yakalandı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, ellerindeki tarihi eserleri satmak için müşteri aradıklarını belirledikleri 3 şüphelinin bulunduğu otomobili Fakıbeyli köyü yakınlarında bir otelin önünde durdurdu.Araçta yapılan aramada, tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen 268 sikke bulundu, F.D, M.D. ve M.D. gözaltına alındı.Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Arap Basını Biden'ın ABD Başkanı Olarak Göreve Başlamasını Manşetlerine Taşıdı
İSTANBUL (AA) - ABD'nin 46. Başkanı Joe Biden'ın yemin ederek göreve başlaması Arap gazetelerinde geniş yer buldu.Arap basını, ABD'de Donald Trump'ın yerine dün Başkanlık koltuğuna oturan Biden'ın özellikle Filistin meselesine ilişkin tavrının nasıl olacağı konusunda değerlendirmelerde bulundu.FilistinFilistin'in El-Eyyam gazetesi, 'Bölünmüş ABD'ye birlik çağrısı yapan Biden, çıkardığı kararnameyle Trump döneminin izlerini silmeye başladı.' başlığıyla konuyu manşetine taşıdı.Kudüs gazetesi de ilgili haberinde 'Trump gittiği için üzgün değiliz' ifadesini kullandı.TunusTunus'un Eş-Şurug gazetesi ise bugünkü sayısında 'Biden Orta Doğu'da Trump'ın izinden gidiyor' başlıklı bir makaleye yer verdi. Makalede, Biden'ın beklenilenin aksine selefi Trump'tan faklı bir politika izlemeyeceği belirtildi.Es-Sabah gazetesi de 'ABD Trump sayfasını kapatıyor. Orta Doğu'nun kaderi ise Yüzyılın Anlaşması'nı miras almak' şeklinde başlık attı.Gazetede, Biden'ın, işgal altındaki Golan Tepeleri ve Kudüs üzerinde İsrail'in egemenliğinin tanınması gibi Trump yönetiminin dayattığı meselelerle uğraşmak zorunda kalacağı değerlendirmesi yapıldı.LübnanLübnan'daki En-Nehar gazetesi ilgili haberinde, birçoklarının, Lübnan'da yeni hükümetin kuruluşu ile ABD'de fotoğrafın netleşmesi arasında bir bağlantı olabileceği yorumlarında bulunduğunu belirtti.Gazete, ülkedeki siyasi krizin, yakın zamanda çözüleceği yönünde bir gösterge olmadığı değerlendirmesinde bulundu.Cumhuriyet gazetesi de 'Hükümetin kurulması ile ABD'de fotoğrafın netleşmesi arasında bağ kuranların bu bahanelerinin süresi doldu. Şimdi işsizler, hükümeti kurmaktan kaçınmalarını haklı çıkarmak veya gizlemek için hangi yeni mazereti kullanacaklar?' ifadelerine yer verdi.ÜrdünÜrdün'de El-Gad gazetesinde, 'ABD Trump sayfasını kapatıyor' başlığıyla yayımlanan makalede, ABD'deki son dönemde yaşananlar 'fırtına' olarak nitelendirilerek, zorlu dosya ve meselelerin miras kaldığı Biden'ın başkanlığının kolay olmayacağı vurgulandı. Makalede, iç bölünmelerin yanı sıra Çin ile ilişkiler, İran dosyası, Filistin meselesi ve Trump dönemindeki değişikliklerin söz konusu meselelerin başında geldiği kaydedildi. Düstur gazetesinde yer alan bir makalede ise 'Siyonist devlete en uygun başkan olan Trump ayrıldığında, Aksa kalır, işgalciler yenilir.' ifadesi kullanıldı. Trump'ın Yüzyılın Anlaşması planının ümitsizliğe ve teslimiyete yol açacağına inandığına işaret edilen makalede, Mescid-i Aksa'nın sınırsız efsanevi güç veren bir sembol olduğu aktarıldı. Körfez ülkeleriKatar'daki Er-Raye gazetesinde Biden'ın görevi devralmasıyla uzun bir gerilim döneminin ve ABD seçimlerinin sonuçlarıyla ilgili hararetli siyasi tartışmaların sona erdiği belirtildi.Kuveyt'te yayımlanan El Kabas gazetesi ise, 'Biden'a İran mesajı: Yaptırımları kaldır, nükleer anlaşmaya bağlı kalalım' manşetini attı. İran hükümetinin Biden'ı tebrik ettiği ve yönetimi için yeni bir teklifte bulunduğu kaydedilen haberde, teklifte ekonomik yaptırımların nükleer anlaşmaya olan bağlılığı karşılığında kaldırılmasının vurgulandığı ifade edildi. Suudi Arabistan'da Ukaz gazetesi, 'Selefi olmadan yemin töreni... 46. Başkan: Amerika kazandı ve birlik önceliğimiz. Yeni bir Obamizm ya da gelişmiş bir Bidenizm' başlıklı bir makale yayımladı. FasFas'taki Hespress sitesinin haberinde, yeni Başkan'ın Beyaz Saray'a hızlı giriş yaptığı, gazetecilerin fotoğrafını çektiği ve medya tarafından güçlü bir şekilde desteklendiği belirtilerek, 'Ancak Fas'ta bizi ilgilendiren şey Biden'ın ulusal davamızla (Batı Sahra) ilişkisi.' ifadelerine yer verildi. Haberde, Trump'ın Fas'ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanıma cesareti göstermesi nedeniyle ülkeleri için ABD tarihinin en iyi başkanı olduğu vurgulandı.
Reklam
Mısır'da Sağlık Personellerine Yönelik Kovid-19 Aşılama Süreci Başladı
KAHİRE (AA) - Mısır Sağlık Bakanlığı, başkent Kahire'deki Acuze ve Nebile hastanelerindeki sağlık personeline bugün yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı yapıldığını duyurdu.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Kovid-19 aşısının, ülke genelinde tüm pandemi hastanelerindeki sağlık personeline uygulanması planlanıyor.Aşılama programı çerçevesinde ülkenin tüm kentlerinde toplamda 34 Kovid-19 aşı merkezi kurulduğu duyurulan açıklamada, aşılama sürecinde önceliğin sağlık personelleri, karantina altındakiler, yaşlılar ve böbrek yetmezliği gibi riskli gruplara verileceği kaydedildi.Mısır’a Çinli 'Sinopharm' firmasının ürettiği aşının ilk sevkiyatı 10 Aralık 2020'de gerçekleşmiş, 11 Aralık'ta aşılamanın başlayacağı duyurulmuş ancak işlem ertelenmişti.
Aihm, Güney Osetya Savaşı'ndaki İhlallerden Rusya Ve Rusya Yanlısı Osetyalı Güçleri Sorumlu Tuttu
TİFLİS (AA) - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM), 2008'de yaşanan Güney Osetya Savaşı ile ilgili Gürcistan tarafından 2009'da Rusya’ya karşı açılan davada, 'savaş sırasında orantısız güç kullanılması' ve 'etnik Gürcü savaş esirlerine karşı işkence yapılması' gibi konularda Güney Osetyalı güçler ile Rusya'nın da sorumlu tutulduğu bildirildi.Merkezi Strazburg'da bulunan AİHM'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Büyük Daire'nin verdiği karara göre, 2008'deki Güney Osetya savaşı sırasında Rusya'nın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin birkaç maddesini ihlal etmekle suçlandığı belirtildi. Mahkemenin elindeki delillere göre, Güney Osetya güçleri tarafından Gürcü savaş esirlere yönelik işkence ile çeşitli suçların işlendiği ve Rus güçlerinin bunu engellemediğinin ortaya çıktığı kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:'Her ne kadar Rus güçlerinin doğrudan katılımı her durumda açıkça gösterilmese de savaş esirlerinin Rusya'nın yetki alanına girmesi ile Rusya'nın da söz konusu esrilerle ilgili sorumlu olduğunu gösteriyordu. Rus kuvvetleri sahada olmasına rağmen, bu tür muameleye (işkence) karşı önlem almadı.'Karara göre ayrıca Rusya, Güney Osetya'daki etnik Gürcülerin güvenlik, özel ve aile hayatını koruma, mülkiyeti koruma, eğitim hakları ve hareket özgürlüğü ile ilgili uluslararası ilkeleri ihlal etmekle de suçladı. 'Bugün Strazburg'un bu tarihi kararı vermesi çok önemli'Mahkeme kararını değerlendiren Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili, 'Bugün Strazburg'un bu tarihi kararı vermesi çok önemli.' değerlendirmesinde bulundu. Brüksel'de resmi temaslarda bulunan Zurabişvili, mahkeme kararıyla Gürcistan'ın yasal olarak haklı olduğunu dünyanın da gördüğünü belirterek ülkesinin bu savaşın kurbanı olduğunu vurguladı.Gürcistan Başbakanı Giorgi Gakharia ise konu hakkında yaptığı açıklamasında şu mesajı verdi:'Bugün, Gürcistan'ın yakın tarihinin en önemli günüdür. Gürcistan ile Rusya arasındaki dava, Gürcistan'ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki (AİHM) zaferiyle sonuçlandı.' Gürcistan Adalet Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da 'Mahkemenin (AİHM) Büyük Dairesi tarafından söz konusu ihlallerin tanınması, Rusya'nın Ağustos 2008 savaşı sırasında Gürcülere yönelik etnik temizlik yaptığını doğruluyor.' ifadeleri kullanıldı.Güney Osetya ve Abhazya sorunu Gürcistan ordusu ile Rusya'nın desteklediği Abhazyalı ayrılıkçılar arasında 1992-1993'te 13 ay boyunca savaş yaşanmıştı. Rusya ile Gürcistan arasında 2008'de Güney Osetya Savaşı olarak bilinen çatışmalar çıkmıştı. Savaşın ardından Rusya'nın desteklediği Abhazya ve Güney Osetya bölgeleri, Gürcistan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan etmişti. Rusya, 2008'de bu iki bölgenin sözde bağımsızlığını tanımıştı. Gürcistan ise buna karşılık olarak Rusya ile diplomatik ilişkileri kesmişti. İki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kesilmesi sonrası ara buluculuk rolünü İsviçre üstlenmişti.
Reklam
Adıyaman'da Tır İle Motosiklet Çarpıştı: 1 Ölü, 1 Yaralı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'da tır ile motosikletin çarpışması sonucu 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.Ramazan Tuluk idaresindeki 02 ABD 429 plakalı motosiklet ile sürücüsü öğrenilemeyen 02 HA 276 plakalı tır, Adıyaman-Malatya kara yolunun 10'uncu kilometresinde çarpıştı.Motosiklet sürücüsü ile motosiklette bulunan Mustafa Baltacı yaralandı.112 Acil Servis ekiplerince Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Baltacı, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Baltacı'nın cesedi, otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırılırken, sürücü Tuluk'un durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Oyuncu Ozan Güven Ve Eski Sevgilisinin "Basit Yaralama" Suçundan Karşılıklı Yargılandıkları Dava
İSTANBUL (AA) - Oyuncu Ozan Güven ve eski kız arkadaşı Deniz Bulutsuz'un, 'basit yaralama' ile diğer suçlardan 'sanık-müşteki' olarak karşılıklı yargılanmalarına başlandı.İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, sanık-müşteki Ozan Güven ile sanık-müşteki Deniz Bulutsuz, avukatlarıyla birlikte katıldı.Duruşmada kimlik tespiti yapılan sanık-müşteki Ozan Güven, aylık gelirinin 5 bin lira, sanık-müşteki Deniz Bulutsuz da 20 bin lira olduğunu söyledi.Savunması ve şikayeti sorulan Deniz Bulutsuz, eski şikayet beyanlarını aynen tekrar ettiğini belirterek, 'Yaşananları tekrar anlatmak zorunda kalmazsam memnun olurum.' dedi. Ozan Güven'i yaraladığına dair fotoğraflar olduğu hatırlatılan Bulutsuz, 'Bu yaraları siz mi yaptınız?' sorusuna karşılık, 'Yaralanmaları ben yapmadım. Canımı kurtarmaya çalışırken kendimi savundum. Bana gelen darbelere engel olmaya çabaladım.' şeklinde konuştu. Hakimin, 'Olaydan bir gün sonra Ozan Güven'in arabasını isteyip o arabayla Bursa'ya gitmişsiniz, doğru mu?' sorusunu da yönelttiği Bulutsuz, 'Buna bir itirazım yok. İstanbul'dan uzaklaşmak istedim.' ifadesini kullandı. Savunması sorulan Ozan Güven ise soruşturma aşamasında verdiği ifadeye ekleyeceği veya çıkaracağı bir şey olmadığını kaydederek, 'İddia edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Şikayetim geçerlidir. 'dedi. Ozan Güven'in daha önce mahkemeye sunduğu yazılı savunması okundu. Savunmada, 'Deniz bana, bir görüşmemizde, 'eski sevgilim vardı, çok da güzel ilişkimiz vardı' deyince biraz bozuldum, 'ne gerek vardı Deniz' dedim...Müstakil bir eve gittik. Alkol almadık. Yatakta yatıyordu, ben gelince konuşmaya başladı, ayrılma konusu geçti. Sehpanın üzerindeki abajurun şapkasını takmak istedim. Abajuru eline aldı. Elinden almaya çalışırken abajurun sapı, denizin çenesine çarptı, çenesi yarıldı. Aşağı inip yara bandı getirdim, çenesine yapıştırdım. Sonra da 'sen bana vurdun' dedi ve saldırdı. 'Seni rezil edeceğim, seni Türkiye'ye kadın döven adam diye tanıtacağım' diyordu. Abajur ayrılınca sapı denizin elinde kaldı. Gerekirse mahkemeye getiririm abajuru.' ifadeleri yer buldu.'Çenenizde şu an iz kaldı mı?' diye soran hakime, çene yarasına ilişkin fotoğraf gösterildi. Fotoğrafa ve maskesini çıkaran Deniz Bulutsuz'un çenesine bakan hakim tutanağa, 'çok dikkatli bakıldığında çenesinin ortasında bir iz olduğu görüldü' ifadesini yazdırdı. Daha önce atılan mesajları tartıştılarDuruşmada söz alan Deniz Bulutsuz'un avukatı, Güven tarafından Deniz Bulutsuz'a daha önce yazıldığını iddia ettiği, 'O gece her şeyden çok sana ihtiyacım olduğu halde seni korkuttuğum için çok utanıyorum, çocuklaşıyorum. Seni kaybettiğime üzülüyorum' şeklindeki mesajı sordu. Bu mesajları doğrulayan Güven, şunları söyledi:'Evet, bu mesajı bir gece ben yazdım. Bu olay gecesinden yaklaşık 5 ay önce yazılan bir yazıdır. İlişki dinamikleri değişiyor. Bağırdığım için utandığımı ifade eden bir yazı bu. Bağırdığım için bunu dediysem diğer şeyleri nasıl yaparım? Bu 5 aylık ilişkinin 4 defasında kendisinden ayrılmak istedim. Bir kere Bodrum tatilini yarıda kestim ve gene ayrıldım. 'Ben bir şey yaparsam sen beni öldürürsün ya da karakolluk oluruz' dedim. O da, 'bir daha böyle bir şey yapmayacağım' dedi. O gece bayılma numarası yapmıştı. Bağırdığım için özür diledim. Ayrılmak istemedi. Bu mesajın buraya bağlanması, niyetinin ne olduğunu çok belli ediyor. Ayrıca bunun cevabı da var.'Ozan Güven, bir soru üzerine, 'Deniz'i son gördüğümde çenesinde taktığım yara bandı vardı, başka da bir şey yoktu. Evden kendi rızasıyla çıkmış ve benim şoförümü beklemiş. O halde olan bir insan benim şoförümü bekliyor.' ifadesini de kullandı.'Bana kırık camlı abajurla vurdu'Alıkonulma meselesini anlatması istenen Deniz Bulutsuz ise, şöyle konuştu:'Ev iki katlı. Ozan'dan darbe almaya, dayak yemeye yukarıda başladım. Evin anahtarı bende yok. O dönem birlikte kalıyorduk. Ayrı yaşadığım bir ev vardı. Çenem üst katta yarıldı. Telefon elimden üst kattan alındı. Çenem kırık abajurla çizildi. Ampulü kırıktı. Benim çenemi ağaç değil cam kısmı kesti. Bana kırık camlı abajurla vurdu. Merdivenlerden indikten hemen sonra evin çıkış kapısı var. Merdivenlerin başında saçımdan tutup duvara vurdu. Aşağıdaki zemine yuvarladı. Kapıya çok yakın. Telefon olmadığı için kapıdan çıkmaya çalıştım ancak beni tekrar yakalayıp kapıyı üstüme kilitledi. Yerde beni tekmeledi. Canımı kurtarmak için kapıdan çıkmaya çalışırken bana tekrar vurdu ve kapıyı kilitledi.Evde başka kimse yoktu. Salon camından sesimi geçen insanlara duyurmak için salona koştum. Gelip müdahale etsinler istedim. Pencerede de aynı şey oldu. Ozan pencereyi kapatıp seslenmeme engel oldu. Pencere ve kapı arasındaki süreçte çok darbe aldım. Kapının olduğu yerde bilincimi kaybedip yığıldım. Üzerime su dökerek beni ayılttı, darbe almaya devam ettim. Bir süre vurmaktan vazgeçince arkasını döndü. Kapı kilidini açıp kendimi dışarı attım. Ayakkabısız görüntü anı bundan sonrasına ilişkindir. Evden uzaklaşmaya çalıştım, yan sokağa girdim. Ayağımda bir şey yoktu, üzerim kanlıydı ana caddeye çıkma cesareti gösteremedim. O arada sokakta H. beyi gördüm (Ozan Güven'in şoförü), arabasını tanıdım, önüne çıkıp arabayı durdurdum, bindim. 'Mümkün olduğu kadar uzağa git' dedim.''Olayın muhataplığını yaşamak istemedim'Bulutsuz, bir soru üzerine, daha önce Ozan Güven'in alkol aldığında fütursuz davrandığını, küfre yatkın durduğunu ve o haldeyken üstüne gidilmeyeceğini bildiği için hakaret içerikli sözle ilgili tartışmayı başkalarının yanında yapmadığını da belirterek, eve onunla konuşmaya gittiğini de dile getirdi.Ozan Güven'in avukatının, 'Neden müvekkilimin arabasına bindiniz, başka arkadaşınız yok muydu?' sorusunu yönelttiği Bulutsuz, 'Ben aracı ondan istemiyorum. O geceyi, olayı bilen ben, Ozan, H. ve evine gittiğim arkadaşım E. idi. Olayı anlatmam gerekir araç istemem için. Başka birine açıklamak, olayın muhataplığını yaşamak istemedim. Kaçmak, uzaklaşmak istedim.' dedi.'Arabayla Bursa'ya gelinlik bakmaya mı gittiniz?' sorusunu da cevaplayan Bulutsuz, 'Bu bir mazerettir. Kaçmak için bir şey söylemek gerekir. Aileme söylediğim bir bahane bu.' derken, gene bir soru üzerine, daha önce hiç tanımadığı birinin tacizine uğradığını ve onunla ilgili açtığı davada mahkemenin bu kişiyi suçlu bulduğunu da aktardı. Savunmaların ardından talepleri sorulan Ozan Güven'in avukatı, Adli Tıp Kurumu'ndan yeniden rapor alınmasını, tanıklarının dinlenilmesini, müdahillik talebinde bulunan Aile Bakanlığı'nın bu talebinin reddine karar verilmesini ve müvekkilinin duruşmalara katılma zorunluluğunun kaldırılmasını talep etti.Deniz Bulutsuz'un avukatı ise tanıkların dinlenilmesini talep etti. Bu arada her iki tarafın avukatı da müvekkillerine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kanununun uygulamasını istemedi. Ara karar: Abajur incelenecekAra kararını açıklayan mahkeme, soruşturma aşamasında dinlenilen tanıklardan şoför H.D. ile R.Ç, ve E.S'nin çağrılmasına, evin güvenlik görevlisi olan diğer tanık M.A'nın ise hazır edildiğinde davet edilmesine karar verdi. Sanık-müşteki Deniz Bulutsuz'un çenesinde meydana gelen yaralanmanın yüzde sabit iz bırakıp bırakmadığı yönünden Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) rapor alınmasına hükmeden mahkeme, Bulutsuz'un tüm raporlarının ATK'ya gönderilerek, yararlanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceği yönünde bir rapor istenmesini de karara bağladı. Ozan Güven'in getirebileceğini belirttiği, olayda kullanılan abajurun silahtan sayılan bir alet olup olmadığı yönünde incelenmesinin uygun görüldüğünü kaydeden mahkeme, bu abajurun bir sonraki duruşmada incelenmesine karar verdi. Mahkeme, Ozan Güven'in duruşmalara gelme zorunluluğunu kaldırarak duruşmayı erteledi.Olayın geçmişiYaşanan şiddet olayıyla ilgili Deniz Bulutsuz'un şikayeti üzerine Ozan Güven hakkında, Ozan Güven'in şikayeti üzerine de Deniz Bulutsuz hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştı.Ozan Güven aleyhine yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan iddianamede, Güven'in, 'hakaret, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama' suçlarından 13 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Deniz Bulutsuz aleyhine yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan iddianamede ise, Bulutsuz'un, 'basit yaralama' suçundan 4 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor. İddianamelerin sunulduğu İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi, her iki iddianameyi birleştirerek, iki tarafın da müşteki-sanık olarak karşılıkla yargılanmasına karar vermişti.
Adıyaman'da 22 Ev Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Karantinaya Alındı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 22 ev karantinaya alındı. Valilikten yapılan açıklamaya göre, kent merkezinde bazı mahallelerde Kovid-19 vakaları tespit edilmesi üzerine İl Hıfzıssıhha Kurulu yeni kararlar aldı.Karar gereğince, farklı mahallelerdeki 22 evde karantina tedbirleri uygulanmaya başladı.
Reklam
Dünya Genelinde Kovid-19'Dan İyileşenlerin Sayısı 70 Milyonu Geçti
ANKARA (AA) - Dünya genelinde yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalandıktan sonra sağlığına kavuşanların sayısı 70 milyonu aştı.Kovid-19 vakalarına ilişkin verilerin derlendiği 'Worldometers' internet sitesine göre, dünyada en fazla vakanın görüldüğü ilk 4 ülke, aynı zamanda en fazla hastanın iyileştiği ülkeler oldu.Dünya genelinde virüs bulaşanlardan 70 milyon 2 bin 166'sı iyileşti.ABD'de 14 milyon 970 bin 226, Hindistan'da 10 milyon 265 bin 706, Brezilya'da 7 milyon 564 bin 622 ve Rusya'da 3 milyon 54 bin 218 kişi virüsü yenmeyi başardı.Türkiye'de de 20 Ocak itibarıyla Kovid-19 tespit edilen 2 milyon 813 bin 919 kişi sağlığına kavuştu.İyileşenlerin sayısı İtalya’da 1 milyon 806 bin 932’ye, Kolombiya'da 1 milyon 786 bin 170’e, Almanya’da 1 milyon 762 bin 200'e, Arjantin'de 1 milyon 613 bin 773’e, İngiltere'de 1 milyon 571 bin 519’a, Meksika'da 1 milyon 264 bin 780’e, Polonya'da 1 milyon 235 bin 732’ye, Güney Afrika'da 1 milyon 160 bin 422'ye ve İran'da 1 milyon 144 bin 549’a ulaştı.Dünya genelinde 25 milyon 333 bin 798 kişi halen tedavi altında bulunuyor.Çin'in Vuhan kentinde Aralık 2019'da ortaya çıkan Kovid-19, 200'den fazla ülke ve bölgeye yayılarak salgına dönüştü.Dünya genelindeki vaka sayısı 97 milyon 422 bin 123’e ulaşırken, virüs nedeniyle 2 milyon 86 bin 159 kişi hayatını kaybetti.
Türkiye Barolar Birliği, Üniversitelerde "Çevre Hukuku Ana Bilim Dalı" Kurulması İçin Yök'e Başvurdu
ANKARA (AA) - Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu, üniversitelerde 'çevre hukuku ana bilim dalı' kurulması ve doçentlik bilim alanları listesine 'çevre hukuku'nun eklenmesi için Yükseköğretim Kuruluna (YÖK) başvurdu.TBB Çevre ve Kent Hukuku Komisyonundan yapılan açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden'ın dün ülkesinin yeniden Paris İklim Anlaşmasına dahil olma sürecini başlattığı anımsatıldı. Bu durumun Avrupa Birliği ve ABD'nin gelecek günlerde asli gündeminin iklim değişikliği olacağını gösterdiği ifade edilen açıklamada, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un da 8 Ocak'ta İklim Kanununun çıkarılarak, çevreyi ve doğayı koruyacak yeni adımlar atılacağını duyurduğu hatırlatıldı. Açıklamada, şu değerlendirmeler yapıldı:'Bu dönüşüm sürecinin, ciddi bir düzenleme gerektirdiği ve bu düzenlemeyi yapmak üzere, evrensel değerlere dayalı ve yerel farklılıkları gözeten bir çevre hukuku enstrümanına ihtiyaç duyulduğu aşikardır. Çevre hukukunun istenilen özelliklere sahip olabilmesi ve milletin, ülkenin, dünyanın ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için öncelikle akademik bir disiplin ve çalışma ortamına sahip olması gerektiği de açıktır. Bilimsel bilgi, araştırma ve çalışmalarla desteklenmeyen hukuk alanının, kendisinden beklenen yararı sağlayabilmesi mümkün olmayacaktır.'Açıklamada, Türk üniversitelerinde 'çevre hukuku ana bilim dalı'nın bulunmaması ve doçentlik başvurusu yapılabilecek bilim alanları listesinden çevre hukukunun çıkartılmasının, bu alandaki bilimsel çalışmalar ile bilgi üretimini ciddi şekilde engellediği vurgulandı. Bağımsız bir hukuk dalı olarak çevre hukukunun, kendi özel kürsüsünün bulunması gerektiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: 'Bu durumun çözümü için Anayasasının 131. maddesi ile 2547 sayılı Kanun hükümleri gereği, hukuk fakülteleri bünyesinde, bağımsız bir 'çevre hukuku ana bilim dalı' kurulması ve doçentlik başvurusu yapılabilecek bilim alanları listesine 'çevre hukuku'nun eklenmesi gerekmektedir. TBB Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu, TBB Yönetim Kurulunun onayıyla, üniversiteler bünyesinde 'çevre hukuku ana bilim dalı' kurulması ve doçentlik başvurusu yapılabilecek bilim alanları listesine 'çevre hukuku'nun eklenmesi için gerekli işlemlerin ivedilikle yerine getirilmesi istemiyle YÖK Başkanlığı'na yasal başvuruda bulunmuştur.'
2. 5 Yaşındaki Çocuk Markette Pitbull Saldırısına Uğradı
Ankara'da mahallede başıboş gezen pitbull, anneannesiyle markete giden 2,5 yaşındaki Bahar Dağaşan'a saldırdı. Çevredekilerin sopalarla müdahale ederek pitbulldan kurtardığı küçük çocuk, hastanede tedaviye alındı. Güvenlik kamerasına yansıyan olayla ilgili soruşturma başlatan polis, pitbullu yakalarken, sahibini ise arıyor.
Reklam
Filistin'de Seçimlerin Yapılması Kararı Halkı İkiye Böldü
GAZZE/BATI ŞERİA (AA) - NUR EBU IYŞE - KAYS EBU SEMRA - Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas'ın milletvekilliği ve devlet başkanlığı seçimi yapma kararı alması halkı ikiye böldü.İsrail işgali ve ablukası altındaki Filistin'de 2006'dan bu yana devam eden parçalanmışlık nedeniyle seçime gidilememişti. Devlet Başkanı Mahmut Abbas, 15 yıl aradan sonra 22 Mayıs'ta milletvekilliği, 31 Temmuz'da da devlet başkanlığı seçimi için sandık başına gitmeyi öngören kararnameyi imzaladı. Ancak bu karar Filistin halkı nezdinde farklı yansımalara yol açtı. Gazze ve Batı Şeria'da yaşayanların bazıları seçimleri boykot edeceğini belirtirken, bazıları ise Hamas ve Fetih'in dışından bağımsız adaylara oy vereceğini söyledi.Gazze halkı farklı kutuplara bölünmüş durumdaGazzeli taksi şoförü Halid Debabiş (60), AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk ile Filistinli gruplar arasındaki güvensizliğin, seçimlerin yapılması olasılığı konusunda şüphelere neden olduğunu söyledi.Debabiş, 'Hamas ve Fetih ile halk arasında ve Hamas ile Fetih'in kendi aralarında geçen 15 yılda oluşan büyük güvensizlik krizi var. Bu nedenle seçimlerin yapılacağı konusunda büyük şüpheler var.' dedi.Mevcut partilerin meşruiyetini yenilemeye dayalı seçimler istemediklerini ifade eden Debabiş, bağımsız isimler içermemesi halinde seçimleri boykot etmek istediğini kaydetti.Hamas ve Fetih'ten yorulduklarını ve Filistin'e somut değişiklikler sunabilecek bağımsız şahsiyetler istediklerini aktaran Debabiş, Filistinli grupların gelecek ay Kahire'de yapacağı toplantının seçimlerin yapılması konusunda ne kadar iyi niyetli olduklarını ortaya koyacağına dikkati çekti.Gazze'de lokantada çalışan Arafat el-Cucu (31) da seçimlerin yapılacağına ilişkin şüphelerini dile getirdi.Filistinli grupların daha önce uzlaşmayı ve seçimleri yapmayı kabul ettiklerini, ancak zorluklarla ve içinden çıkılması zor büyük dosyalarla karşılaştıkları için son anlarda başarısız olduklarını belirten Cucu, insanların, çok umutlandıkları için uzlaşmanın her başarısız olduğunda hayal kırıklığına uğradıklarını söyledi.Cucu, halkın ekonomik ve sosyal açıdan tam bir çöküş yaşadığını, resmi kurumlarda yolsuzlukların olduğunu ve tüm bu sorunların çözülmesini istediklerini kaydetti.Üniversite mezunu Semer el-Buri (22) ise Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın seçim kararından memnuniyet duyduğunu belirtti.Seçim kararının iyi bir adım olduğunu ve Filistin'e olumlu yansımalarının olmasını umduğunu kaydeden Buri, 'Ben seçimlerin yapılmasından ve hükümetin yenilenmesinden yanayım. Büyük işsizler ordusuna iş bulabilecek ve her düzeyde mevcut duruma yönelik reformları gerçekleştirecek resmi şahsiyetlerin gelmesini umuyoruz.' diye konuştu,Buri, Filistinli grupların bölünmeyi sona erdirme yolunda bir fikir birliğine varmaları umudunu dile getirdi.Filistinli Ali el-Cerbe (23) de seçimlerin, işsiz gençlere iyi bir yaşam sağlama fırsatları sunacak bir kapı olmasını umduğunu söyledi.Ancak Hamas ve Fetih'in kendi aralarındaki anlaşmazlığı sonlandıracak bir anlaşmaya varmaları konusunda pek iyimser olmadığını ifade eden Cerbe, 'Deneyimler bize, Fetih ve Hamas'ın, seçimlere katılmış olsalar bile, özellikle de her birinin kendisinin bulunduğu bölgede büyük etkisi ve kontrolü olduğu için hükümeti, seçimi kazanan partiye devretmesinin zor olduğunu öğretti.' dedi.Üniversite öğrencisi Muhammed Kudame (21) ise kendisinin seçimlerle ilgili atılan adım konusunda en az iyimserler arasında olduğunu söyledi.Yine de bu adımın gerçek ve insanları 15 yıllık bölünme, kuşatma ve Gazze'de yaşanan üç savaşın endişelerinden ve etkilerinden kurtarmasını umduğunu aktaran Kudame, seçimlerin Filistin halkının içinde yaşadığı karanlık tünelden çıkması için kalan tek umut olduğuna dikkati çekti.Batı Şeria'da yaşayanlar seçime umutla bakıyorBatı Şeria'da ikamet eden Ammar Cubran (59), herkesin seçimlerin yapılmasından yana olduğunu ancak mevcut yönetimin aynısının tekrar göreve gelmesinden endişelenildiğini belirtti.Cubran, 'Seçimlerin, bölünmenin sonunun başlangıcı olmasını ve yakında Kahire'de yapılacak diyalog toplantılarının başarısızlıkla sonuçlanmamasını umuyoruz.' dedi.Seçimlerden sonra durumun pek değişmeyeceğini ve Fetih'in Batı Şeria'da, Hamas'ın da Gazze'de hakimiyetini sürdüreceğini ifade eden Cubran, seçimlerin Kudüs'te yapılması gerektiğine işaret etti.Fehim eş-Şami de kimsenin seçimlere karşı çıkmadığını belirterek, 'Siyasi bölünmüşlükten bıktık. El birliği yaparak Batı Şeria'da ve Gazze'de yaşam koşullarının iyileşmesini umuyoruz. Birlik olmadan kurtuluşa ulaşamayız.' diye konuştu.Ala er-Rimavi (47) ise Filistinlilerin seçimlerin yapılma olasılığı konusuna şüpheli yaklaşım sergilediğini dile getirdi.Rimavi, 'Seçimler, siyasi durumu değiştirmek ve yönetimi yenilemek için gerekli bir adımdır.' dedi.Filistin 15 yıl aradan sonra seçimlere gidiyorFilistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile İsrail arasında yapılan Oslo Anlaşması uyarınca Filistin yönetiminin egemenlik sahası sayılan işgal altındaki Batı Şeria ile Gazze Şeridi’nde milletvekili ve başkanlık seçimleri ilk defa 1996’da yapıldı. Filistinliler daha sonra başkanlık seçimleri için Ocak 2005’te sandık başına gitti.Hamas ve İslam Cihad hareketlerinin boykot ettiği 2005’teki başkanlık seçimlerini yüzde 62,52 oyla Filistin lideri Yasir Arafat’ın kurduğu Fetih Hareketi’nin tek adayı Mahmud Abbas kazandı.Filistin genelinde 10 yıl aradan sonra 25 Ocak 2006'da yapılan milletvekili seçimlerini ise Hamas kazandı. Hamas, 132 sandalyeli Meclis'e 74 milletvekili göndermeye hak kazanırken, Filistin yönetimini elinde bulunduran Fetih Hareketi 45 sandalyede kaldı.Fetih Hareketi’nin o dönem önde gelen isimlerinden Muhammed Dahlan, Hamas’ın yönettiği bir hükümete katılmaya karşı çıkarken, Devlet Başkanı Abbas, Hamas’tan İsmail Heniyye’ye hükümeti kurma görevini verdi.Heniyye’nin 19 Mart 2006’da sunduğu Bakan Kurulu listesi, İsrail başta olmak üzere ABD ve Avrupa Birliği dahil uluslararası taraflarca reddedildi.Hamas hükümetinin hem iç hem dış konularda çalışmasının engellendiği bir süreçte Fetih Hareketi dahil Filistinli gruplar, yeni hükümetin üst düzey isimlerine karşı karalama kampanyası başlattı ve bu durum Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde şiddet olaylarına yol açtı.Hamas ile Fetih arasında yaşanan şiddet olaylarında onlarca Filistinli hayatını kaybetti. Yaşananlar, Hamas hükümetinin tamamen atıl duruma düşmesine ve Filistin sokağında tam bir parçalanmışlığa neden oldu.Bu süreçte Hamas, İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde tam egemenlik sağlamayı başarırken, Batı Şeria’da yönetim bir kez daha Fetih'e geçmiş oldu.Filistin Anayasası, her 4 yılda bir genel seçimlerin yapılmasını öngörürken İsrail işgali ve ablukası altındaki ülkede 2006'dan bu yana devam eden parçalanmışlık nedeniyle yıllardır genel seçime gidilemedi.Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, geçtiğimiz günlerde 22 Mayıs 2021'de milletvekili ve 31 Temmuz 2021'de devlet başkanlığı seçimlerinin yapılmasını öngören kararnameyi imzaladı.
Reklam
Güncelleme - Eskişehir'de Uyuşturucu Operasyonunda Yakalanan 3 Şüpheli Tutuklandı
ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir'de düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 6 zanlıdan 3'ü tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, uyuşturucu ticareti yapan kişilerin yakalanmasına yönelik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda polisleri görünce kaçmaya çalışan şüpheliler Y.C, E.E, O.A, R.K, T.Y. ile D.E. yakalandı.Söz konusu adreslerde narkotik dedektör köpeği 'Aşil'le yapılan aramalarda uyuşturucu, 2 hassas terazi ile bir tabanca ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden D.E, R.K. ile O.A. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. Diğer 3 zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Sur Belediyesi 17 Yeni Aracı Filosuna Kattı
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır'ın Sur Belediyesi, vatandaşa daha iyi hizmet vermek için 17 yeni aracı filosunu kattı. Alparslan İmam Hatip Ortaokulu/Anadolu Lisesi bahçesindeki törene katılan Sur Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Abdullah Çiftçi, temizlik ve fen işlerinde kullanılmak üzere alınan 17 araçta inceleme yaptı.Çiftçi, gazetecilere yaptığı açıklamada, Belediyeye 17 araç kazandırdıklarını söyledi.'Bugün Sur Belediyesinin kurulduğu günden bugüne kadar en güçlü hamlesini, en büyük araç filosunu Belediyeye kazandırmış oluyoruz.' diyen Çiftçi şöyle devam etti:'Daha önce kiralama yöntemiyle büyük maliyetlerle belediyeye büyük yük oluşturan araç kiralama işinden geçtiğimiz yıl içinde vazgeçtik. Belediyemizin daha önce küçük ve eski araçları vardı. Artık kendine yetebilen alt yapısı güçlü kendi değer ve araçlarıyla bütün hizmetleri yürütebilecek bir belediye konumuna geldik. Bir yıllık çalışma içerisinde bu duruma geldik.'Belediye olarak 100 mahallenin tamamına hizmet üretebilecek konuma ulaştıklarını aktaran Çiftçi, 'Belediye çöp toplama bakımında daha önce Sur ilçesinin 100 mahallesinden sadece 50'inde hizmet verebiliyordu ama bugün filomuza 10 yeni çöp aracı katıyoruz. Bu tarihten itibaren Sur ilçesinin bütün mahalleleri ve mezralarının çöpünü toplamış olacağız. Mahallelerimizden gelen vatandaşlarımızın taleplerinin tamamına yakınını karşılamış olduk.' diye konuştu.Görevi devraldıklarında Belediyenin personeline maaş, tediye ve ikramiyelerini ödeyemez halde olduğunu aktaran Çiftçi şunları kaydetti: 'Kamu kaynaklarının doğru kullanıldığında, belediye imkanlarının doğru alanlara kanalize edildiğinde belediyelerin ne kadar çalışabildiğini göstermiş olduk. Bir yıl önce borç ödeyemeyen bir belediye iken şu anda bütün personeline ve kamuya olan borçlarını ödeyebilen, katma değer üreten, araç satın alan ve bütün vatandaşların hizmetine koşan bir belediye durumuna geldik. Sur tarihinin en temiz dönemlerini yaşıyor. Bütün sokaklarımız pırıl pırıl. Bugün 17 aracımızla eskisinden çok daha güçlü ve her alana rahatlıkla ulaşabilen bir belediye olarak hizmet veremeye devam edeceğiz. İnşallah bütün vatandaşlarımıza hizmetlerimizle ulaşacağız. Bu süreçte bize katkı veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza, İller İdaresine, İller Bankasına teşekkür ediyorum.'
Sakarya'da Otomobille Çarpışan Kamyonette Sıkışan Sürücüyü İtfaiye Kurtardı
SAKARYA (AA) - Sakarya'nın Kocaali ilçesinde, otomobil ile kamyonetin çarpışması sonucu 3 kişi yaralandı.Alınan bilgiye göre, Yeni Mahalle Gündoğdu mevkisinde Savaş D. idaresindeki 14 AB 090 plakalı otomobil, Barış Ç'nin kullandığı 34 AK 0827 plakalı kamyonetle çarpıştı.Kazada, kamyonet sürücüsü ve yanındaki Murat Ç. ile otomobilde bulunan Hüseyin S. yaralandı.Kamyonette sıkışan Barış Ç, kaza yerine gelen itfaiye ekiplerinin çalışması sonucu kurtarıldı.Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince Kocaali Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Polis ekipleri, kaçan otomobil sürücüsünün yakalanması için çalışma başlattı.
Fas Cezaevleri İdaresi, Rif Hareketi Liderlerini Farklı Hapishanelere Gönderiyor
RABAT (AA) – Fas Cezaevleri İdaresi Fas Kralı 6’ncı Muhammed'den 'af ve ceza indirimi' talebiyle 48 saatlik temsili açlık grevi yapan Rif Hareketi liderlerini farklı hapishanelere dağıtma kararı aldı. Fas Cezaevleri İdaresi tarafından yapılan yazılı açıklamada, “kurallara aykırı davrandıkları ve utanç verici tavırlar içerisinde oldukları” nedeniyle Tanca 2 Hapishanesi'nde bulunan Rif Hareketi lideri ve üyesi tutuklularının farklı bölgelerdeki cezaevlerine dağıtılmasına karar verildiği açıklandı.Açıklamada ayrıca, tutukluların, “kanunların izin verdiği birinci derece yakınlarıyla telefon görüşmesi yapma hakkını kötüye kullandığı' belirtilirken, cezaevi kurallarına uymamakta 'ısrar' ettikleri vurgulandı.Rif HareketiFas'ın kuzeyindeki Er-Rif bölgesinde, 20 Ekim 2016'da genç bir balık satıcısının çöp kamyonu içinde ezilerek öldürülmesinden sonra gösteriler başlamıştı.İsmini gösterilerin başladığı bölgeden alan Rif Hareketi, Ekim 2016'dan 2017'nin ortalarına kadar hükümetin bölgenin kalkınması için söz verdiği projeleri hayata geçirmesi gerekçesiyle gösteriler düzenlemişti. O dönem birçok gösterici gözaltına alınmıştı.Kazablanka İstinaf Mahkemesi geçen 5 Nisan'da, 2016-2017 yıllarındaki gösterileri organize etmek suçlamasıyla Rif Hareketi yöneticilerinden Nasır ez-Zefzafi hakkında daha önce verilen 20 yıl hapis cezasını onamıştı.Rif Hareketi mensupları, verilen ağır hapis cezaları nedeniyle birçok kere krallıktan “af ve ceza indirimi' talebinde bulunmuştu.
Reklam