onedio
Pakistan, Malezya Ve Japonya'da Kovid-19 Salgınına İlişkin Gelişmeler
İSLAMABAD (AA) - Asya ülkelerinden Pakistan, Malezya ve Japonya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını etkisini sürdürüyor.Pakistan Koronavirüs Ulusal Yönetim ve Kontrol Merkezinden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte kaydedilen 1873 yeni vakayla ülkedeki toplam vaka sayısı 535 bin 914'e yükseldi. Son 24 saatte 58 kişinin yaşamını yitirmesiyle ölenlerin sayısı 11 bin 376'ya ve iyileşenlerin sayısı 490 bin 126'ya çıktı.Pakistan İlaç Düzenleme Kurumu (DRAP), 24 Ocak'ta Rusya'dan Sputnik-V şirketinin ürettiği Kovid-19 aşısına acil kullanım onayı vermişti. Pakistan'da daha önce Oxford-AstraZeneca ile Çinli Sinopharm şirketinin Kovid-19'a karşı geliştirdiği aşılara da acil kullanım onayı çıkmıştı.MalezyaMalezya Sağlık Bakanlığının açıklamasına göre, Kovid-19 vaka sayısı son 24 saatte 3 bin 585 artarak 190 bin 434'e yükseldi. Bugün 4 bin 76 kişi daha sağlığına kavuştu, iyileşen kişi sayısı 149 bin 160, aktif vaka sayısı ise 40 bin 574 oldu.Son 24 saatte 11 kişinin hayatını kaybetmesiyle Kovid-19 salgınında ölenlerin sayısı 700'e yükseldi.Öte yandan, Savunma Bakanı İsmail Sabri Yakub, ülke genelinde 4 Şubat'a kadar sürecek sokağa çıkma yasağının yeniden uzatılıp uzatılmayacağına dair açıklamanın en kısa zamanda yapılacağını belirtti.JaponyaJaponya'da ise Kovid-19 vaka sayısı son 24 saatte 3 bin 851 artarak, 373 bin 43'e, virüse bağlı can kaybı sayısı da 104 artışla 5 bin 311'e ulaştı.Son bir günde 83 bin 967 kişiye virüs testi yapıldı. Ülkede 6 bin 144 kişi taburcu edildi, 996 kişinin ise yoğun bakım servislerindeki Kovid-19 tedavisi sürüyor.
Elazığ'da Gönüllü Gençler Kırsalda Yaşayan Depremzede Çocukların Yüzünü Güldürdü
ELAZIĞ (AA) - Elazığ'da, gönüllü gençler düzenledikleri etkinliklerle kırsalda yaşayan depremzede çocukların yüzünü güldürdü.İyilik Çeşmesi Derneğinin gönüllü gençlerden oluşan pisikososyal destek ekibi, geçen yıl 24 Ocak'ta meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin birinci yılında merkeze bağlı Mollakendi beldesinin kırsal mahallelerini ziyaret etti. Ekip, depremzede çocuklara moral vermek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenledi.Etkinlikler kapsamında gönüllü gençler, yüz boyama, balon uçurtma, çeşitli yöresel sokak oyunları ve çaldıkları müziklerle çocuklara eğlenceli vakit geçirdi.Ayrıca, hayırseverlerin yardımları ile temin edilen ayakkabı, kıyafet ve oyuncaklar çocuklara hediye edildi.Düzenlenen etkinlikler ve hediyeler ile yüzleri gülen depremzede çocuklar gençlere teşekkür etti.Dernek Başkanı İbrahim Sedat Çetin, yaptığı açıklamada, depremin üzerinden bir yıl geçtiğini anımsatarak, devletin bugüne kadar yaptığı büyük yardımlarla Elazığlıları yalnız bırakmadığını söyledi.Kentteki sivil toplum kuruluşları olarak da ihtiyaç sahibi depremzede ailelere destek olmaya çalıştıklarını ifade eden Çetin, 'Elimizden geldiğince özellikle kırsal kesimde yaşayan dezavantajları ailelere ve geleceğimizin umudu çocuklarımıza yönelik bu tür moral etkinlerimiz ve yardımlarımız devam edecek. Depremin yaralarını devlet ve millet el ele sarıyoruz.' diye konuştu.
Malezya'da Ana Muhalefet Lideri Enver'den, Başbakan Muhyiddin'e Ohal Davası
KUALA LUMPUR (AA) - Malezya'nın ana muhalefet lideri Enver İbrahim, ülkede yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) kapsamında parlamento faaliyetlerinin durdurulması kararının bozulması için Başbakan Muhyiddin Yasin aleyhinde dava açtı.Muhalefetteki Demokratik Hareket Partisi (DAP) Milletvekili Ramkarpal Singh, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu kararı hukuki yollarla durdurmaya çalışmak üzere Kuala Lumpur Yüksek Mahkemesine dava dilekçesinin verildiğini bildirdi.Ramkarpal, 'Açılan dava, Majesteleri Kral'ın ilan ettiği OHAL kararına karşı değildir. Başbakan Muhyiddin'in, Majesteleri Kral'ı yanlış yönlendirerek OHAL kapsamında parlamentoyu durdurma tavsiyesine yönelik dava açılmıştır.' ifadesini kullandı.Parlamentonun faaliyetlerinin durdurulmasının anayasaya aykırı olduğunu vurgulayan Ramkarpal, 'Başvurunun ardından en kısa zamanda duruşma tarihi belirlenmesini umuyoruz.' dedi.Ana muhalefet lideri Enver, 20 Ocak'ta, OHAL kararının iptali için Malezya Kralı Sultan Abdullah Şah'a resmi talep mektubu yollamıştı.OHAL kararının gözden geçirilmesini talep etmek için yeterli milletvekili sayısına sahip olduklarını belirten Enver, bu konuda 115 milletvekilinin kendisini desteklediğini öne sürmüştü.OHAL, 1 Ağustos'a kadar sürecekMalezya Kralı, 12 Ocak'ta salgının yayılmasını önlemek amacıyla Başbakan Muhyiddin'in tavsiyesi üzerine, ülke genelinde 1 Ağustos'a kadar OHAL ilan etmişti.Kraliyet Sarayından yapılan açıklamada, 1 Ağustos'a kadar salgının kontrol altına alınması durumunda Kral'ın OHAL'i daha erken kaldırabileceği belirtilmişti.İktidar partilerinden Birleşik Malay Ulusal Örgütü (UMNO), OHAL tedbirlerinin sadece Kovid-19 için kullanılması gerektiğini açıklarken, muhalefet milletvekilleri ise Başbakan'ın bu kararı, 'iktidarını korumak ve güven oylamasından kaçmak için aldırdığını' öne sürmüştü.OHAL kapsamında Parlamento, Senato ve Eyalet Meclislerinde oturumlar yapılmayacak, genel ve yerel seçimler ile ara seçimler de düzenlenmeyecek.
Hakim Ve Savcı Adayları Kan Merkezi Stoklarına Destek İçin Kan Bağışı Yaptı
ANKARA (AA) - Türkiye Adalet Akademisi, Kovid-19 salgını nedeniyle kan merkezleri stoklarında yaşanan sıkıntının giderilebilmesine destek için kan bağışında bulundu.Akademiden yapılan açıklamaya göre, Akademi yerleşkesinde eğitim alan hakim ve savcı adayları ile öğretim görevlileri ve personele kan bağışında bulunmaları çağrısı yapıldı.Türk Kızılay iş birliğinde başlatılan kampanya kapsamında yerleşkede oluşturulan platformda, hakim ve savcı adaylarının katılımıyla başlayan kan bağışı, personelle devam etti.'Tüm personelimiz koronavirüsle mücadelede yerini aldı'Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Muhittin Özdemir, verdikleri destekle kan ihtiyacına önemli oranda katkı sağlanacağını belirterek Türk Kızılay ile yaptıkları kan bağışı iş birliğinin gelenekselleştiğini ifade etti.Özdemir, şunları kaydetti:'Ülkemiz koronavirüsle mücadele ederken kan merkezlerimizin kan stokları ciddi anlamda azaldı. Adalet Akademisinin tüm personeli, hakim ve savcı adayları ile koronovirüse karşı başlatılan bu mücadelede yerini aldı. Çağrılarımıza kayıtsız kalmayan duyarlı tüm adaylarımıza ve personelimize desteklerinden dolayı teşekkür ederim.'
Reklam
Kılıçdaroğlu Grup Toplantısında Erdoğan'a Cevap Verdi: 'AKP ne Yapmak İstedi de CHP Engel Oldu'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan'ın açıklamalarına cevap veren CHP lideri, 'Bir daha soruyorum AKP’ye oy veren bütün kardeşlerime; CHP 19 yıldır iktidar yaptığınız partinin yapmak istediği bir şeyi ne zaman nerede engelledi? Yok böyle bir şey. İstedikleri kanunu çıkarıyorlar. Sabah getirdikleri kanunu öğleden sonra değiştiriyorlar' dedi.
Aysel Gürel'in Kızı Mehtap Ar Yoğun Bakıma Kaldırıldı! Müjde Ar'ın kardeşi Mehtap Ar Kimdir?
İki buçuk yıldır akciğer kanseri tedavisi gören Mehtap Ar yoğun bakıma kaldırıldı. Aysel Gürel'in kızı olan Mehtap Ar'ın sağlık durumuyla ilgili kardeşi Müjde Ar 'Tedavi iyiye doğru giderken, son olay çok büyük şanssızlık oldu. Herkesten dua bekliyoruz' diye açıklama yaptı. Peki Mehtap Ar kimdir? Sağlık durumu nasıl? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Reklam
AB'den Türkiye'ye Sağlıkta Kapasitesini Geliştirmesi İçin 5,3 Milyon Avroluk Destek
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, AB Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında desteklenen 'Kovid-19 ile Mücadelede Ulusal Kapasitenin Güçlendirilmesi Projesi'ne ilişkin, 'Bu sayede Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde gücü daha da artacak.' dedi.AB Başkanlığı'nda projenin açılışına ilişkin düzenlenen törene Kaymakcı'nın yanı sıra Sağlık Bakan Yardımcısı Emine Alp Meşe, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ve DSÖ Türkiye Temsilcisi Batyr Berdyklychev katıldı. Kaymakcı, açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye'nin hızlı antijen test kapasitesini arttırma ve halk sağlığı laboratuvarları hem insan kaynağı hem de teknik kapasiteyi geliştirmeyi amaçlayan projenin bütçesinin 5,3 milyon avro olduğunu söyledi.IPA fonlarından en fazla yararlanan ülkeler arasında bulunan Türkiye'nin AB ile yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede de iş birliği yaptığına işaret eden Kaymakcı, 'Salgının ilk günleri Türkiye, gerek diğer Avrupa ülkelerine gerek dünyanın farklı bölgelerindeki ülkelere hızlı şekilde tıbbi malzeme yardımında bulunan ülkeydi. Türkiye, 156 ülke ve kuruluşa o dönemde yardım etti.' diye konuştu. 'Kovid-19'la mücadele, kıtamız Avrupa'da ortak hareketi gerektiriyor'Kaymakcı, salgınla mücadele için uluslararası iş birliği gerektiğinin altını çizerek, 'AB ile Türkiye, Kovid-19'la mücadele bağlamında, AB Dayanışma Fonu çerçevesinde birlikte çalışmaya başladı. Umarız Türkiye önümüzdeki dönemde bu fondan da kaynak sağlayabilir çünkü Kovid-19'la mücadele, kıtamız Avrupa'da ortak hareketi gerektiriyor.' ifadelerini kullandı.Salgın süresince yapılan iş birliklerine de değinen Kaymakcı, güvenli mal sevkiyatı yapılması için başlatılan Yeşil Hat projesine vurgu yaparak, 'Yeşil hatlar sayesinde Türkiye'ye mal girişi ve Türkiye'den Avrupa ülkelerine gerek normal mal, gerek tıbbi malzemelerin gidişinde hızlı hareket etme imkanına sahip olduk.' bilgisini paylaştı.Kaymakcı, açılışı yapılan projeye ilişkin ise, 'Bu proje Türkiye'nin salgınla mücadelesinde ulusal kapasitesinin güçlendirmesi için 5,3 milyon avroluk bir proje. Bu sayede Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde gücü daha da artacak.' değerlendirmesinde bulundu.Proje ile salgınlara karşı erken uyarı sistemi güçlenecekBaşlatılan aşı programı kapsamında kısa sürede 1,3 milyon kişinin aşılandığını söyleyen Sağlık Bakan Yardımcısı Meşe de, 'Aşılamanın eklenmesiyle salgına karşı süregelen mücadelemizde yakın zamanda iyi noktalara ulaşacağız.' diye konuştu.Meşe, açılışı yapılan projeye ilişkin, 'Bu proje bizlere zor zamanlarda uluslararası iş birliğinin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Başından beri DSÖ ve AB ile bilgi ve tecrübe paylaşımına önem veren bakanlığımız ilgili paydaşların katkısıyla bu projeyi hazırladı. Projemizi başta Kovid-19 olmak üzere potansiyel halk sağlığı tehditlerine karşı bakanlığımızın laboratuvar alt yapısının ve acil duruma hazırlık kapasitesini geliştirmesini sağlayacaktır.' dedi.Bulaşıcı hastalıkların gözlemi ve erken uyarı kapasitesinin daha da güçlenmesi için projenin önemli olduğunu söyleyen Meşe, 'Projemiz kapsamında Halk Sağlığı Viroloji Laboratuvarlarında ileri düzey moleküler tekniklerin alt yapısının oluşturulmasına katkı sağlanacak ve bulaşıcı hastalıkların izlemi ile salgınlarda büyük önemi olan erken uyarı sistemi daha da güçlendirecektir.' ifadelerini kullandı. 'Pandemiye karşı en iyi yanıt ve aynı zamanda en zor süreç aşılama süreci'Meyer-Landrut da Türkiye ile AB arasındaki iş birliği ile salgın süresince hem günlük ekonomik ve sosyal faaliyetlerin sürdürülmeye çalışıldığını hem de sağlık tehdidiyle mücadele edildiğini söyledi. Avrupa'nın da Türkiye gibi hızlı bir aşılama sürecine girdiğini belirten Meyer-Landrut, 'Pandemiye karşı en iyi yanıt ve aynı zamanda en zor süreç aşılama süreci.' diye konuştu. Pandemiye karşı AB üyesi, aday ülkeler ve diğer ülkelerle birlikte çalışmak gerektiğinin anlaşıldığını dile getiren Meyer-Landrut, tanıtımı yapılan projeyle Türkiye'nin sağlık alanındaki kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini vurguladı. DSÖ Türkiye Temsilcisi Berdyklychev ise Kovid-19 ve gelecekteki salgınlara karşı cevap verme kapasitesinin artırılması için ortak projeler yürütüldüğünü belirterek, 'Hepimiz bu virüsün daha fazla bulaşmasını, ölümlere neden olmasını engellemeliyiz. Bu projenin amacı tam da bu. Bu proje Kovid-19 testi ve antijen kapasitesini geliştirmeyi amaçlıyor.' dedi. Berdyklychev, zamanında tespit ve önlemin salgınlarda önemli olduğuna işaret etti.
AB'den Türkiye'ye Sağlıkta Kapasitesini Geliştirmesi İçin 5,3 Milyon Avroluk Destek
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, AB Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında desteklenen 'Kovid-19 ile Mücadelede Ulusal Kapasitenin Güçlendirilmesi Projesi'ne ilişkin, 'Bu sayede Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde gücü daha da artacak.' dedi.AB Başkanlığı'nda projenin açılışına ilişkin düzenlenen törene Kaymakcı'nın yanı sıra Sağlık Bakan Yardımcısı Emine Alp Meşe, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ve DSÖ Türkiye Temsilcisi Batyr Berdyklychev katıldı. Kaymakcı, açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye'nin hızlı antijen test kapasitesini arttırma ve halk sağlığı laboratuvarları hem insan kaynağı hem de teknik kapasiteyi geliştirmeyi amaçlayan projenin bütçesinin 5,3 milyon avro olduğunu söyledi.IPA fonlarından en fazla yararlanan ülkeler arasında bulunan Türkiye'nin AB ile yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede de iş birliği yaptığına işaret eden Kaymakcı, 'Salgının ilk günleri Türkiye, gerek diğer Avrupa ülkelerine gerek dünyanın farklı bölgelerindeki ülkelere hızlı şekilde tıbbi malzeme yardımında bulunan ülkeydi. Türkiye, 156 ülke ve kuruluşa o dönemde yardım etti.' diye konuştu. 'Kovid-19'la mücadele, kıtamız Avrupa'da ortak hareketi gerektiriyor'Kaymakcı, salgınla mücadele için uluslararası iş birliği gerektiğinin altını çizerek, 'AB ile Türkiye, Kovid-19'la mücadele bağlamında, AB Dayanışma Fonu çerçevesinde birlikte çalışmaya başladı. Umarız Türkiye önümüzdeki dönemde bu fondan da kaynak sağlayabilir çünkü Kovid-19'la mücadele, kıtamız Avrupa'da ortak hareketi gerektiriyor.' ifadelerini kullandı.Salgın süresince yapılan iş birliklerine de değinen Kaymakcı, güvenli mal sevkiyatı yapılması için başlatılan Yeşil Hat projesine vurgu yaparak, 'Yeşil hatlar sayesinde Türkiye'ye mal girişi ve Türkiye'den Avrupa ülkelerine gerek normal mal, gerek tıbbi malzemelerin gidişinde hızlı hareket etme imkanına sahip olduk.' bilgisini paylaştı.Kaymakcı, açılışı yapılan projeye ilişkin ise, 'Bu proje Türkiye'nin salgınla mücadelesinde ulusal kapasitesinin güçlendirmesi için 5,3 milyon avroluk bir proje. Bu sayede Türkiye'nin Kovid-19'la mücadelesinde gücü daha da artacak.' değerlendirmesinde bulundu.Proje ile salgınlara karşı erken uyarı sistemi güçlenecekBaşlatılan aşı programı kapsamında kısa sürede 1,3 milyon kişinin aşılandığını söyleyen Sağlık Bakan Yardımcısı Meşe de, 'Aşılamanın eklenmesiyle salgına karşı süregelen mücadelemizde yakın zamanda iyi noktalara ulaşacağız.' diye konuştu.Meşe, açılışı yapılan projeye ilişkin, 'Bu proje bizlere zor zamanlarda uluslararası iş birliğinin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Başından beri DSÖ ve AB ile bilgi ve tecrübe paylaşımına önem veren bakanlığımız ilgili paydaşların katkısıyla bu projeyi hazırladı. Projemizi başta Kovid-19 olmak üzere potansiyel halk sağlığı tehditlerine karşı bakanlığımızın laboratuvar alt yapısının ve acil duruma hazırlık kapasitesini geliştirmesini sağlayacaktır.' dedi.Bulaşıcı hastalıkların gözlemi ve erken uyarı kapasitesinin daha da güçlenmesi için projenin önemli olduğunu söyleyen Meşe, 'Projemiz kapsamında Halk Sağlığı Viroloji Laboratuvarlarında ileri düzey moleküler tekniklerin alt yapısının oluşturulmasına katkı sağlanacak ve bulaşıcı hastalıkların izlemi ile salgınlarda büyük önemi olan erken uyarı sistemi daha da güçlendirecektir.' ifadelerini kullandı. 'Pandemiye karşı en iyi yanıt ve aynı zamanda en zor süreç aşılama süreci'Meyer-Landrut da Türkiye ile AB arasındaki iş birliği ile salgın süresince hem günlük ekonomik ve sosyal faaliyetlerin sürdürülmeye çalışıldığını hem de sağlık tehdidiyle mücadele edildiğini söyledi. Avrupa'nın da Türkiye gibi hızlı bir aşılama sürecine girdiğini belirten Meyer-Landrut, 'Pandemiye karşı en iyi yanıt ve aynı zamanda en zor süreç aşılama süreci.' diye konuştu. Pandemiye karşı AB üyesi, aday ülkeler ve diğer ülkelerle birlikte çalışmak gerektiğinin anlaşıldığını dile getiren Meyer-Landrut, tanıtımı yapılan projeyle Türkiye'nin sağlık alanındaki kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini vurguladı. DSÖ Türkiye Temsilcisi Berdyklychev ise Kovid-19 ve gelecekteki salgınlara karşı cevap verme kapasitesinin artırılması için ortak projeler yürütüldüğünü belirterek, 'Hepimiz bu virüsün daha fazla bulaşmasını, ölümlere neden olmasını engellemeliyiz. Bu projenin amacı tam da bu. Bu proje Kovid-19 testi ve antijen kapasitesini geliştirmeyi amaçlıyor.' dedi. Berdyklychev, zamanında tespit ve önlemin salgınlarda önemli olduğuna işaret etti.
Malezya, Rusya Ve Çin'den 18,4 Milyon Doz Kovid-19 Aşısı Alacak
KUALA LUMPUR (AA) - Malezya hükümeti, Rusya ve Çin'in geliştirdiği yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılarından toplam 18,4 milyon doz satın almak için anlaşmaya vardı.Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Rusya'da Gamaleya Enstitüsünce geliştirilen Sputnik V aşılarından 6,4 milyon, Çin'in geliştirdiği Sinovac aşılarından 12 milyon doz satın alınacağı belirtilirken, 'İki ülkeden temin edilecek aşılar, 9,2 milyon Malezyalıyı aşılamaya yetecektir.' ifadesi kullanıldı.Sputnik V ve Sinovac aşılarının martta ülkeye ulaşacağı aktarılan açıklamada, hastane ve kliniklere aşı tedariklerinin nisandan itibaren başlayacağı kaydedildi.Malezya hükümeti, şimdiye kadar ilaç firmaları Pfizer, BioNTech ve AstraZeneca'dan toplam 25 milyon doz aşı satın almak için anlaşmaya varmıştı.Toplamda 190 bin 434 kişinin Kovid-19'a yakalandığı Malezya'da virüs nedeniyle 700 kişi yaşamını yitirdi.
Reklam
AÖF Sınav Sonuçları Ne Zaman Açıklanacak?
Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi'nde okuyan öğrenciler AÖF sonuçlarının açıklanacağı tarihi merak ediyor. 25 Ocak'ta tamamlanan AÖF güz dönemi final sonuçları bu hafta içinde açıklanabilir.  
Güncelleme - İzmir'de Fetö'nün Hücre Evlerine Yönelik Operasyonda 35 Şüpheli Yakalandı
İZMİR (AA) - İzmir'de FETÖ'nün hücre evlerine yönelik operasyonda aralarında firari eski emniyet müdürü Metin Tuncer'in de olduğu 35 şüpheli yakalandı, zanlılardan 21'i adliyeye sevk edildi.İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ terör örgütü içerisinde görev yapan örgüt mensuplarının yakalanmamak için tedbir uyguladıklarını belirledi.Şüphelilerin örgütün vermiş olduğu talimat doğrultusunda sık sık ev değiştirerek 'temiz' olarak adlandırdıkları, örgütsel kaydı bulunmayan şahıslar üzerine kiralanan ve yakın akrabalarından dahi gizlenen hücre evlerinde barındıklarını tespit eden ekipler, örgütsel faaliyetlerine bu evlerde devam eden şüphelilere yönelik çalışma başlattı.İzmir'deki 35 adrese düzenlenen operasyonda aralarında sahte kimlik gösteren firari eski emniyet müdürü Metin Tuncer ile haklarında yakalama kararları bulunan, meslekten ihraç edilmiş hakim, asker ve emniyet mensuplarının da olduğu toplam 35 şüpheli gözaltına alındı.Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda sahte kimlik, nakit para ve dijital materyal ele geçirildi. 21 zanlı adliyedeEmniyette işlemleri tamamlanan eski emniyet müdürü Metin Tuncer'in de arasında olduğu 21 şüpheli, adliyeye sevk edildi.Öte yandan, Metin Tuncer'in 2015 öncesi narkotik ve mali şubede müdür yardımcılığı yaptığı ve çeşitli operasyonlarda görev aldığı, FETÖ soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilip tutuklandıktan sonra adli kontrolle serbest bırakıldığı, hapis cezasının kesinleşmesinin ardından firari olarak arandığı öğrenildi.
Edirne Belediyesi 2020 Yılında Çöpten 8 Milyon 856 Bin Kilovat Elektrik Üretti
EDİRNE (AA) - Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne Katı Atık Düzenli Depolama ve Bertaraf Tesisleri'ndeki verimliliğin artmasına bağlı olarak 2020 yılında tesiste 8 milyon 856 bin kilovat elektrik üretildiğini bildirdi.Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Edirne Katı Atık Yönetim Birliği (EDİKAB) toplantısı Belediye Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi.Gürkan, toplantıda yaptığı konuşmada, Kovid-19 salgını nedeniyle üniversite öğrencilerinin kentte bulunmamasından dolayı 2020 yılında çöp miktarının yaklaşık 14 bin ton azaldığını belirtti.Çöp miktarının azalmasına rağmen tesislerdeki verimliliğin arttırılması nedeniyle elektrik üretiminin de arttığına vurgu yapan Gürkan, şunları kaydetti:'Öğrencilerin büyük çoğunluğunun Edirne'de olmaması nedeniyle geçen yılla kıyasladığımızda yaklaşık 14 bin ton daha az çöp topladık. Geçen yıl Edirne, Lalapaşa, Havsa ve Süloğlu ve köyler dahil toplam katı atık miktarımız 96 bin tonmuş, bu yıl 82 bin 217 tona düşmüş çöpümüz. Tabi çöpün düşmesi kendisini diğer faaliyetlerde de hissettiriyor. Geçtiğimiz yıl 7 milyon 771 bin kilovat saat elektrik üretmişiz. Bu yıl çöpümüz 14 bin ton eksilmiş olmasına rağmen verimliliğin artması nedeniyle 8 milyon 856 bin kilovat saatte çıktı elektrik üretimimiz.' Gürkan, 2020 yılında elektrik üretiminden birliğe düşen payın 988 bin 448 lira olduğunu sözlerine ekledi.Keşan'da elektrikten 4 milyon lira tasarrufKeşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu ise AA muhabirine yaptığı açıklamada, vatandaşın 1 kuruşuna dahi sahip çıktıklarını söyledi.Tasarruftan ödün vermediklerini belirten Helvacıoğlu, 'Elektrikten yılda 4 milyon lira tasarruf sağlıyoruz. Ticarethaneden sanayi grubu aboneliğine geçiş sonrası yüzde 20'lik bir indirim kazandık, yaklaşık 1,4 milyon lira. 51 abonelikten 2021 yılında yüzde 10,5 indirim yapıldı. Tasarruftan ödün vermeden mali disiplinden kopmayan bir yönetim anlayışı sürdürüyoruz.' dedi.
Reklam
Suriye'nin Haseke Kentinde 5,2 Büyüklüğünde Deprem
ANKARA (AA) - Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Suriye'nin Haseke kentinde saat 14.17'de 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini bildirdi.AFAD'ın internet sitesinden yapılan açıklamada, depremin, 11,76 kilometre derinlikte olduğu belirtildi.
Reklam
Kayseri Şeker Fabrikasının, Fetö Sanığı Eski Genel Müdürünün Yargılanmasına Devam Edildi
KAYSERİ (AA) - Kayseri'de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında hakkında dava açılan Kayseri Şeker Fabrikası eski genel müdürünün yargılanmasına devam edildi.2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan yargılanan tutuksuz sanık L.B. ve avukatı hazır bulundu.Mahkeme heyeti, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında duruşma salonuna sanık yakınlarını ve basın mensuplarını almadı. Duruşmada Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ve yönetim kurulu üyeleri tanık olarak dinlendi.Suçlamaları reddeden sanık L.B, beraatine karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti, dava dosyasındaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
Atso Antalya'ya "Önem Katanları" Ödüllendirecek
ANTALYA (AA) - Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından düzenlenen 'Kente Önem Katanlar' (KÖK) ödülleri için başvurular başladı.ATSO'dan yapılan açıklamaya göre, geçen yıl ilki düzenlenen ve inovasyon, dijital dönüşüm, bilim, eğitim, kültür-sanat, spor, çevre, kurumsal sosyal sorumluluk, Antalya araştırması ve basın gibi kategorilerin yer aldığı KÖK'te, bu yıl ilk kez 'Hizmet İhracatı' kategorisi de olacak. KÖK markasıyla sürekli hale getirilmek istenen ödüllendirme ile kentte fark yaratan kişi ve kurumları gururlandırmak, takdir etmek amaçlanıyor. Ödül için başvuranlardan, 2018 yılı ve sonrasında hayata geçirmiş oldukları bir çalışmayı anlatmaları istenecek. Daha önce başvuru yapılan çalışmalar katılım dışı bırakılacak.Açıklamada görüşlerine yer verilen ATSO Başkanı Davut Çetin, 'Döviz Kazandırıcı Hizmetler ana kategorisi altında yer alan ihracat-genel, tarım ihracatı, konaklama tesisleri ve seyahat acenteleri kategorilerine hizmet ihracatı kategorisi de eklendi. Hizmet ihracatı; konaklama tesisleri ve seyahat acenteleri dışındaki hizmet sektörlerini kapsayacak. Hizmet ihracatında, bir milyon ABD doları ve üzerindeki, diğer kategorilerde ise 4 milyon ABD doları ve üzerindeki beyanlar değerlendirmeye alınacak.' ifadelerini kullandı. Çetin, bu yıl sosyal sorumluluk büyük ödülü kapsamında, Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne bir uçak bakım hangarı yaptırmayı planladıklarını da bildirdi.Ödül almaya hak kazanan başvuru sahiplerine ödülleri ise ATSO'nun 139. kuruluş yıl dönümü olan 3 Nisan 2021'de düzenlenecek törenle verilecek. Tüm kategoriler, başvuru koşulları, başvuru ve ödül takvimi ile online başvuru formlarına 'www.kenteonemkatanlar.org' sayfasından ulaşılabilecek. Başvurular 25 Şubat 2021'de sona erecek.
Ata-Beyit, Kırgızların En Acı Tarihini Yaşatıyor
BİŞKEK (AA) - NAZİR ALİYEV - Sovyetler Birliği liderlerinden Josef Stalin'in 1938'de verdiği emirle infaz edilen 138 Kırgız aydının mezarları, adını dünyaca ünlü yazar Cengiz Aytmatov'un koyduğu Ata-Beyit'te (Babaların Mezarlığı) bulunuyor.Başkent Bişkek’e 25 kilometre mesafede Tanrı Dağı eteklerindeki Taş Döbö köyü yakınlarında yer alan Ata-Beyit Ulusal Tarih ve Anıt Kompleksi, ülkenin ilk Cumhurbaşkanı Askar Akayev'in girişimiyle, Stalin'in emriyle kurşuna dizilen aydınların anısına 2000'de inşa edildi.Kompleksteki küçük müzede, kurşuna dizilenlerin gömüldüğü toplu mezardan çıkan madeni para, ayakkabılar, belgeler, gazete kupürleri, fotoğraflar, kimlikler ve ölenlere ait özgeçmişler sergileniyor. Kırgızların 1916'da Rus Çarlığına karşı isyanını simgeleyen 'Ürkün' adı verilen ve 5 yıl önce dikilen anıt da komplekste yer alıyor.Almanya'da tedavi gördüğü hastanede 2008’de vefat eden dünyaca ünlü roman yazarı, diplomat ve devlet adamı Cengiz Aytmatov ve halk ayaklanmasının yaşandığı 7 Nisan 2010'da yaşamını yitirenlerin kabirleri de Ata-Beyit'te bulunuyor.İlk Kırgız aydınlarının neredeyse tamamının gömülü olduğu Ata-Beyit, yerli ve yabancı turistlerin yanı sıra ülkeye gelen yabancı devlet adamlarının ilk ziyaret ettiği mekanların başında geliyor.Stalin'in ölümünün ardından hakları iade edildiSovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) kuruluşunun ardından 1924'te iktidara gelen Stalin, uyguladığı totaliter rejim nedeniyle her milletten milyonlarca insanı sürgüne mahkum etti. Kırgız Latin alfabesinin mimarı Kasım Tınıstanov, ilk Kırgızca alfabeyi hazırlayan İşenali Arabayev, Kırgız devletinin temel taşını koyan devlet adamlarından Yusup Abdrahmanov, Bayalı İsakeyev, İmanalı Aydarbekov ve birçok vatansever, dönemin rejiminden nasibini aldı.Cengiz Aytmatov'un babası, dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Toleykul Aytmatov'un 1938 yılında gizlice kurşuna dizilerek Bişkek şehrinin yakınlarındaki Çon-Taş köyünde toplu mezara gömüldüğü de 53 yıl sonra anlaşıldı. Gömülme hadisesine tesadüfen tanıklık eden bekçi Abıkan Kıdıralıyev'in kızı Bübüyra Kıdıraliyeva'nın, babasının vasiyetini 18 yıl aradan sonra istihbarat çalışanı Bolot Abdrahmanov'la paylaşmasıyla infaz edilen kişilerin ceset kalıntılarına ulaşıldı.Abdrahmanov'un yönetiminde, Çon-Taş köyünde bir tuğla fırınında yapılan kazı sonucu ulaşılan ceset kalıntıları, kimlik tespiti için adli tıp morguna götürüldü.Yapılan arşiv araştırmaları ve DNA testleri sonucunda biri kadın 138 kişinin cesedinin dönemin aydınları ve kayıp kişilere ait olduğu bulgusuna varıldı.Komisyonun ulaştığı cesetlerden üçünün üzerinde infaz belgesinin çıktığı, birisinin yazar Aytmatov'un babasına ait olduğu anlaşıldı.Ceset kalıntılarına ulaşılan kişilerin elleri arkadan bağlanarak arkadan kafatasına iki kurşun sıkılarak öldürüldüğü tespit edildi. Cenazeler için, 31 Ağustos 1991'de Kırgızistan'ın bağımsızlığının ilan edildiği günün arifesinde 30 Ağustos 1991 yılında resmi cenaze töreni düzenlendi. Binlerce kişi ve siyasi erkanın katılımıyla söz konusu aydınların defnedildiği mekana, yazar Aytmatov'un teklifi üzerine Ata-Beyit (Babaların Mezarı) Ulusal Tarih ve Anıt Kompleksi adı verildi.40'ı devlet adamı, geriye kalanları dil bilimci, eğitim, ekonomi ve sağlık alanında önemli projeleri hayata geçiren isimlerin oluşturduğu infaz edilen Kırgız aydınların hepsine Stalin'in ölümünün ardından hakları iade edildi.Stalin'in iktidarı döneminde Kırgızistan topraklarında 20 binden fazla kişinin sürgün veya yargısız infaza maruz kaldığı düşünülüyor.-'Ata-Beyit Ulusal Tarih ve Anıt Kompleksi manevi merkeze dönüştü'Ata-Beyit Ulusal Tarih ve Anıt Kompleksi Müdürü Gulnara Tursunbekova, AA muhabirine komplekse ilişkin bilgi verdi. Tursunbekova, kompleksin Stalin döneminde öldürülen 138 aydının yanı sıra dünyaca ünlü yazar Cengiz Aytmatov ve '7 Nisan Şehitleri'nin kabirlerinin bulunmasıyla önem taşıdığını anlattı.Kırgızların 1916'da Rus Çarlığına karşı isyanını simgeleyen 'Ürkün' adı verilen anıtın de yer aldığını anımsatan Tursunbekova, 'Öğrenciler, yerli ve yabancı turistler ve resmi heyetlerin uğrak yerine dönüşmesi sayesinde Ata-Beyit Ulusal Tarih ve Anıt Kompleksi manevi merkeze dönüştü.' diye konuştu.Tursunbekova, görevli rehberlerin, Kırgız devletinin kurulmasında öncülük eden Ata-Beyit'teki 138 aydının emeklerini gelecek kuşaklara aktarma gayreti içinde olduklarını sözlerine ekledi.
Adana'da Terör Örgütü PKK/Kck Davasında 26 Sanığın Yargılanmasına Devam Edildi
ADANA (AA) - Adana'da terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik soruşturma kapsamında haklarında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan dava açılan tutuksuz 26 sanığın yargılanmasına devam edildi.Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları hazır bulunduHakkındaki iddialar hatırlatılarak savunması alınan sanıklardan B.A, terör örgütü PKK/KCK üyesi olmadığını ileri sürdü.Yasa dışı hiçbir eyleme karışmadığını savunan B.A, 'İddia edildiği gibi herhangi bir kod adı kullanmadım. Hiçbir yasa dışı eylemi organize etmedim. PKK/KCK'nın gençlik yapılanmasıyla bir bağlantım yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatime karar verilmesini talep ederim.' ifadelerini kullandı.Savunması alınan diğer sanıklar da terör örgütü PKK/KCK üyesi olmadıklarını ileri sürerek, beraat talebinde bulundu.Cumhuriyet savcısı ise eksikliklerin giderilmesi ve duruşmalara katılmayan sanık B.E. hakkında yakalama emri çıkarılması yönünde görüş sundu.Mahkeme heyeti, sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Sanık B.E. hakkında yakalama emri çıkarılması ve G.M'nin dava dosyasının ayrılmasını kararlaştıran heyet, duruşmayı erteledi.
Reklam