onedio
Tokat'ta Kaçak Kazı Yapan 3 Şüpheli Suçüstü Yakalandı
TOKAT (AA) - Tokat'ın Turhal ilçesinde kaçak kazı yapan 3 şüpheli gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, ilçeye bağlı Kuşoturağı köyünde kaçak kazı yapıldığı bilgisi üzerine çalışma başlattı. Ekipler, düzenledikleri operasyonda 3 şüpheliyi suçüstü yakaladı.Şüphelilerin kazıda kullandıkları malzemelere de el konuldu.
Van'da Terör Örgütüne Ait Silah Ve Mühimmat Ele Geçirildi
VAN (AA) - Van'ın Başkale ilçesinde terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonda silah ve mühimmat ele geçirildi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, terör örgütü PKK/KCK'nın faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.Bu kapsamda, ilçe kırsalında terör örgütünün kullandığı sığınak, barınak ve depoların tespit edilmesi maksadıyla operasyon düzenlendi.Operasyonda, 2 AK-47 kalaşnikof piyade tüfeği, el yapımı patlayıcıyla tuzaklanmış 2 tüp, 3 AK-47 kalaşnikof piyade tüfeği şarjörü ve bir miktar mermi ele geçirildi.
Erdoğan, Ak Parti Tbmm Grup Toplantısı'nda Konuştu: (2)
TBMM (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Yakında hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğumuz yeni reform paketlerini Meclisimizin takdirine sunmaya başlayacağız. Milletimizle paylaştığımızda bu reform tekliflerinin ülkemizi 2023'e ve daha sonrasına taşıyacak çok köklü ve önemli düzenlemeler içerdiği görülecektir.' dedi. Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada tüm günleri Türkiye için dolu dolu geçirdiklerini ifade ederek, 'Ülkesine ve milletine karşı sorumluluk hisseden herkesten tek beklentimiz kendi üzerine düşen görevleri hakkıyla ifa etmesidir.' ifadelerini kullandı.Genel merkezden il teşkilatlarına, milletvekillerinden belediye başkanlarına kadar partide görev üstlenenlerden de aynı hassasiyeti beklediklerini belirten Erdoğan, 'Bu şekilde görevlerimizi hakkıyla yerine getirdiğimizde ne ülkemizin önünde ne Cumhur İttifakı'nın önünde ne AK Parti'nin önünde durabilecek bir güç tanımıyorum. Unutmayınız milletimiz her birimizi teker teker takip ediyor ve karnemizi dolduruyor. Seçim günü bu karne önümüze oy oranı olarak konacaktır. Birikimimizi ve gayretimizi bugünden seferber edersek karne günü gelip çattığında sandık başından başımız dik, alnımız açık şekilde ayrılabiliriz.' diye konuştu. 'Türkiye'nin önünde hepimiz için yapılacak çok iş var'Bunun için hep birlikte çok çalışmaları gerektiğine işaret eden Erdoğan, 'AK Parti Grubu, Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte Meclisin lokomotifidir, dinamosudur. Biz çok çalışırsak Meclis de çok üretir, biz işleri rölantiye alırsak Meclis çok daha az verimle faaliyet yürütür. Türkiye'nin önünde hepimiz için yapılacak çok iş var. Yürütmede bizim yapmamız gerekenler var, yasamada sizlerin yapması gerekenler var, yargının üzerine düşen görevler var. Bütün bunların toplamı sayesinde ülkemizi güven ve istikrar ikliminde hedeflerine doğru ilerletebiliriz.' dedi.Meclis gündeminde önceden kalan yasama çalışmaları bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, 'Yakında hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğumuz yeni reform paketlerini Meclisimizin takdirine sunmaya başlayacağız. Milletimizle paylaştığımızda bu reform tekliflerinin ülkemizi 2023'e ve daha sonrasına taşıyacak çok köklü ve önemli düzenlemeler içerdiği görülecektir. Türkiye'yi, temel hak ve özgürlüklerden ekonomide güven ikliminin güçlendirilmesine kadar geniş bir alanda geleceğe hazırlayacak bu reform sürecine hep birlikte sahip çıkacağız.' bilgisini paylaştı. 'Sizlerden şimdiden sıkı bir çalışma dönemine hazır olmanızı istiyorum.' diyen Erdoğan, 'Milletimize AK Parti'nin, Türkiye'nin sadece son 18 yılının değil 2053 vizyonumuza uzanan orta vadeli geleceğinin de mimarı olduğunu göstermeliyiz. Dikkat ederseniz bizden başka hizmet müktesebatı ortaya koyabilen de gelecek vizyonu tasarlayan da yok. Tek vaatleri Tayyip Erdoğan'ı indirmek olan bir muhalefete bu millet iktidarı vermez. Küresel siyasi ve ekonomik değişim sürecinde Türkiye'yi nereye getireceğini söyleyemeyen, istikameti belirsiz, programı baştan savma, projesi olmayan, kadroları kifayetsiz, yoldaşları şaibeli hiçbir yapı milletimizden iktidar vizesi alamaz.' değerlendirmesinde bulundu. Tüm şeffaflıklarıyla milletin huzurunda olduklarını dile getiren Erdoğan, 'İnşallah 2023 bir kez daha sandıktan zaferle çıkarak büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa sürecinde yeni bir safhaya geçeceğiz.' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Son grup toplantımızda CHP'nin yalanları, iftiraları ve millete yönelik hakaretlerini anlatırken Mevlana Hazretlerinin 'testinin içinde ne varsa dışına da o sızar' sözüne atıfta bulunmuştum. Gerçekten de aradan geçen bir aylık sürede yaşanan her gelişme CHP testisinin içindeki cürufun ne derece berbat olduğunu tekrar tekrar bizlere ve tüm ülkemize göstermiştir. CHP yöneticileri, kendi içlerinde yaşanan taciz, tecavüz, hırsızlık, arsızlık skandallarının üzerini örtmek için hem bize hem milletimize olan hakaretlerinin dozunu sürekli arttırmaya başladı. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış misali milletimizin önüne çıkıp özeleştiri yapacak, özür dileyecek, içlerindeki tecavüzcülerden, tacizcilerden, hırsızlardan hesap soracak yerde işi pişkinliğe vuruyorlar. Yalan olduğu defalarca ortaya konmuş, mahkemelerde tescil edilmiş konuları utanmadan, arlanmadan tekrarlayanlara 'pişkin' denmez de ne denir? Cumhuriyetin ilk partisini bölücü örgütün maşalığını üstlenen yapının payandalığına düşürenlerin kendilerince oynadıkları yüksek siyaset oyunlarını millet günü geldiğinde başlarına geçirecektir. Önlerine geleni tek adamlıkla suçlayanların kendi partilerinde oynadıkları tek adamcağız rolünü tebessümle seyrediyoruz. Bir de 'halkçılık' diyerek kendilerini halkın içinde bizi de güya saraylarda sefa süren olarak göstermeye çalışmıyorlar mı işte orası artık sözün bittiği yere dönüşüyor. Bu zatları şimdiye kadar milletimizin içinde pek görmedik.'Hayatlarının her döneminde olduğu gibi bugün de milletle birlikte olduklarını söyleyen Erdoğan, önceki gün Elazığ'da salgın tedbirlerine riayet ederek milletle bir araya geldiklerini ifade etti. Orada milletin gözündeki sevgiyi, dilindeki duayı ve kalbindeki muhabbeti bizzat müşahede ettiklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi: 'Salgın tedbirlerinin yol açtığı sıkıntıları azaltmak için tüm imkanları seferber ederek doğrudan ve dolaylı yöntemlerle yüz milyarlarca lirayı milletimizin emrine sunduk. Bu kaynağı milletimize her kesime yönelik hibe yardımlarıyla sunduk, istihdam destekleriyle sunduk, kredi imkanlarıyla sunduk, vergi ertelemeleriyle sunduk, kira yardımlarıyla sunduk. Hepsinden önemlisi sağlığını korumak için hastanesinden ilacına, aşısına kadar tüm imkanları, ekonomik olarak bizden ileri ülkelerden bile önce milletimizin hizmetine sunduk. Bir yanda bu gerçekler var diğer yanda ise ömründe devletle ilişkisi bir dönem devlet memurluğu yapmaktan ibaret olan bir zatın eline tutuşturulan kağıtlardaki yalan yanlış bilgilerle sergilediği hezeyanlar var. SSK'nin başında bu adam bulunmadı mı? Bulundu. SSK'nin başında bulunduğu zaman hastanelerde hastalarımızın ne hale düştüğünü tabii şimdi Z kuşağı bilmiyor. Düşünebiliyor musunuz, hastanelerde rehin alınan ölülerimiz vardı. Kimin dönemi? Bay Kemal'in dönemi. Bunları yaşadık mı biz? Bu ülkede yaşadık. Ama Z kuşağı bunları bilmiyor. Arkadaşlar bunları hatırlatmamız lazım. Ekranları başında bizi izleyen milletime özellikle sesleniyorum; bunları gençlerimize hatırlatmamız gerekiyor. Bu Bay Kemal işte SSK gibi önemli bir kurumun başında bulunduğu o dönemlerde maalesef ölülerimiz bile rehin alınıyordu.''Bunlarda ders alacak kabiliyet yok'Okmeydanı Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesinin daha önce Okmeydanı SSK Hastanesi olarak hizmet verdiğini ve kendisinin o dönemdeki evinin de hastaneye yakın olduğunu dile getiren Erdoğan, bu hastanede yakınlarının ciddi maceralarının bulunduğunu ve ölülerini alamadıklarını anlattı. Erdoğan, 'Bay Kemal o zaman işte o SSK'nin başındaydı ama şimdi bizler işte bir Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesi ile aslında bunlara ders veriyoruz ama bunlarda ders alacak kabiliyet yok. Karşımızdaki bu zat sanayiyi bilmez, teknolojiyi bilmez, tarımı bilmez, ticareti bilmez, ihracatı bilmez, finansı bilmez, devletin kurumlarının nasıl işlediğini bilmez, özel sektörün nasıl işlediğini bilmez. Çünkü bunların işi bilgiyle değil sadece ellerine tutuşturulan kağıtlar ve kulaklarına üflenen suflelerdedir. Bunlar yatırımı, büyümeyi, istihdamı, uluslararası krizleri yönetmeyi, makroekonomik dengeleri kurmayı kendi partilerindeki al takke ver külah ilişkileri gibi sanıyorlar galiba. Ama bu işler öyle değil.' diye konuştu. 'Bir 'militan' lafıdır tutturdular, sermaye bu.' ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bunlara göre cumhurbaşkanı militan, bakanlar militan, Cumhur İttifakı ve AK Parti tepeden tırnağa militan, hakimler savcılar militan, valiler kaymakamlar militan, generalinden uzman çavuşuna kadar tüm askerler militan, diplomatlar militan, polisler ve öğretmenler başta olmak üzere memurların hepsi, işçiler, esnaf, iş adamları zaten bir militanın önde gideni. Aslında bunlara göre milletin kendilerine oy vermeyen yüzde 75'inin tamamı militan. Bu hastalıklı zihniyete göre CHP'ye oy vermeyen hiç kimse onur, şeref, namus sahibi olma hakkına da sahip değildir. Nitekim militan dedikleri kesimlere ağızlarını köpürt köpürte bu ithamları yöneltmekte tereddüt etmiyorlar.' değerlendirmesinde bulundu. 'Peki kendileri ne?' diye soran Erdoğan, şunları kaydetti:'Terör örgütü mensuplarına 'arkadaşlar' demek bunların meşrebinde militanlık değil, kibarlık. Terör örgütünün güdümündeki partiyi belediyelerine ortak etmek bunların meşrebinde militanlık değil, iş birliği. Dışarıda ülkemize düşmanlık eden herkesin değirmenine su taşımak bunların meşrebinde militanlık değil, nezaket. Kendi partilerindeki her türlü ahlaksızlığın üzerini örtmek bunların meşrebinde militanlık değil, haysiyet gösterisi. Kendilerinden olmayan herkese iftira atmak bunların meşrebinde militanlık değil, şeref emaresi. Eğer bu iş kürsüleri laf ebeliği ve hakaret yarışı yerine çevirmekle olsaydı Türkiye'de bunu çok daha iyi yapan nice aktörler gelip geçti, onlardan geriye bir iz kalırdı. Ama bugün geriye dönüp baktığımızda sadece Cumhuriyetimizin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal'i hatırlıyoruz. Çok partili siyasi hayata geçişle birlikte milletimizi özgürlükle ve kalkınmayla tanıştıran Menderes'i hatırlıyoruz. Türkiye'yi yeni bir lige çıkartan Özal'ı hatırlıyoruz. Bunlara bir de ülkelerine, milletlerine ve davalarına sadakatleriyle, sınırlı imkanlarla da olsa hayata geçirmeye çalıştıkları vizyonlarıyla milletimizin gönlünde yer alan merhum Erbakan Hoca'mız ve rahmetli Türkeş gibi birkaç ismi daha ekleyebiliriz. Gerisi nerede? Gerisi tarihin tozlu raflarında. Şu anda neredeyse her gün kameraların karşısına geçip bize ve milletimize ağızlarına geleni söyleyerek edepsizlik edenlerin gidecekleri yer de orasıdır. Bizim üzüntümüz milletimizin sürekli bu hezeyanlara maruz kalıyor olmasıdır. Bu zihniyeti ve sergilediği pespayeliği Türkiye'nin son dönemdeki imtihanı olarak görüyoruz. Nice imtihanları başarıyla atlatan, nice engelleri ezip geçen, nice mücadelelerden alnının akıyla çıkan milletimiz elbette ilk seçimde bunlara da bir güzellik yapacaktır.'(Sürecek)
Tokat'ta Uyuşturucu Operasyonunda 3 Kişi Yakalandı
TOKAT (AA) - Tokat'ta uyuşturucu operasyonunda 3 kişi gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, merkeze bağlı Madas köyünde 3 kişinin uyuşturucu ve uyarıcı madde sattıkları bilgisini edindi.Ekipler, şüphelilerin adreslerinde yaptıkları aramada 3 gram uyuşturucu madde ile 3 serum seti, 8 düzenekte kullanılan balon, bir çift sahte araç plakası, tarihi nitelikli obje, tarihi nitelikli kılıç, iki av tüfeği, kurusıkıdan dönüştürülen tabanca ele geçirdi.Jandarma ekipleri 3 zanlıyı gözaltına aldı.
Tüsiad'ın Dijital Türkiye Konferansı
İSTANBUL (AA) - Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Tekbulut, Türk yazılım sektörünün ürün ve platform oluşturmaya ağırlık vererek rakiplerinin önüne geçebileceğini belirterek, 'Türkiye, döngüyü hızlandırmak zorunda. Ürün üretecek bir yönteme doğru geçmemiz lazım. Ürünleri üretirken de yazılım sektörünün eski modellerine değil, bugünkü modellerine bakarak, yani bulut tabanlı ve hizmet odaklı modellerle iş yapmak gerekiyor. Bulutta çalışıyorsanız zaten bir anda küresel bir firma olabiliyorsunuz.' dedi.Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından düzenlenen TÜSİAD Dijital Türkiye Konferansı kapsamında 'Türkiye'de Yazılım Sektörü' paneli gerçekleştirildi. Panelde konuşan Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Tekbulut, Türkiye'de yazılım sektörünün 1980'lerde başladığını ifade ederek, PC'nin çıkması ve bilişimin demokratikleşmesi sonucu yazılımın bir ürün haline geldiğini söyledi.Yazılımın, geçen 40 yılda ekonominin dönüşmesine yön veren sektör olduğunu belirten Tekbulut, dünyanın en zengin kişileri listesinde genellikle yazılım şirketi sahibi iş insanlarının bulunduğunu anlattı.Tekbulut, Türkiye'de yazılım sektörünün durumunun hala iyi olmadığını belirterek, 'Çevremizdeki bütün ülkeler, bizden sonra başlayan bütün ülkeler bile bizi geçti.' dedi.Türkiye'deki 800 milyon dolarlık yazılım sektörü ihracatını küçümsememek gerektiğini aktaran Tekbulut, 'Üretilen katma değer, aslında tekstilde üretilenin 10 katıdır. Yani 8 milyar dolarlık bir tekstil ihracatıyla karşılaştırmak gerekir. Çünkü katma değeri çok yüksektir.' ifadelerini kullandı.'Logo Yazılım'ın hisselerinin büyük çoğunluğunu yabancılar alıyor'Tuğrul Tekbulut, Türkiye'de dolar kurunun artması nedeniyle yazılımcılara rakip ülkelerde olduğu gibi yüksek maaşlar verilemediğini belirterek, şunları kaydetti: 'Türk yazılım firmalarının ürünleşmekten başka çaresi yok. Ürünleşmek lazım ki kar marjınızı kontrol edebilesiniz. Logo'nun başarısındaki en önemli şeylerden bir tanesi, ürünleşmeyi çok erken zamanlarda fark etmesi oldu. Peki ürünleşmek herkesin harcı mıydı? Çok zordu. Niye Logo ürünleşebildi de diğerleri ürünleşemedi? Ben sadece sabır ve inat diye düşünüyorum.Türkiye'de sermaye azlığı nedeniyle yazılım firmaları ürünleşmeyi başaramadı. Bugün Logo Yazılım halka açık ve halka açık hisselerinin büyük bir çoğunluğunu yabancılar alıyor. Yabancılar aldığı için de değerleniyor. Çünkü Türkiye'de borsa analistlerinin bile yeni baktığını görüyoruz. Yani yazılımı değerlendiremiyorlar bile... Bu şirkete bir çimento şirketi gibi 'niye temettü dağıtmıyor' diye bakıyorlar.''İnsan kaynağımız yetenekli'Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Tekbulut, yazılım sektörü oyuncularının sermaye yokluğu nedeniyle proje yaparak geçinmeye çalıştığını, yabancılara terzi usulü, parça başına iş yapıldığını söyledi.Sürdürülebilir gelişim için sektörün; telif hakları koruması ve doğru kamu destekleriyle güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tekbulut, Türk yazılım sektörünün ürün ve platform oluşturmaya ağırlık vererek rakiplerinin önüne geçebileceğini söyledi. Tekbulut, 'Türkiye, döngüyü hızlandırmak zorunda. Bunun için de bence insan kaynağımız var. İnsan kaynağımız yetenekli. Ölçekleyebilme sorunumuz var. Bu konuda az adam yetiştiriyoruz. Bunlarla birlikte ürün üretecek bir yönteme doğru geçmemiz lazım. Ürünleri üretirken de yazılım sektörünün eski modellerine değil, bugünkü modellerine bakarak, yani bulut tabanlı ve hizmet odaklı modellerle iş yapmak gerekiyor. Bulutta çalışıyorsanız zaten bir anda küresel bir firma olabiliyorsunuz.' diye konuştu. 'Yazılım sektöründe 800 milyon dolar seviyesinde bir ihracatımız var'TÜSİAD Yazılım Çalışma Grubu Başkanı ve Arçelik Genel Müdür Yardımcısı Utku Barış Pazar da Polonya'da 380 bin, Türkiye'de ise 120-150 bin arasında yazılımcı bulunduğunu bildirdi. Pazar, 'Polonya'nın yazılım sektöründe ulaştığı ihracat rakamı 15 milyar dolar seviyesine gelmiş durumda. Türkiye için bu rakama baktığımızda en son verilere göre, yazılım sektöründe 800 milyon dolar seviyesinde bir ihracatımız var. O yüzden de Türkiye'nin yazılımcı ekosistemi haline gelmesi, çok uluslu şirketlerin Türkiye'de istihdam yapması ve ekosistemin her alanda gelişmesi çok kritik konular olarak öne çıkıyor.' şeklinde konuştu.'Sektör, ürünleşme konusunda küresel rakiplerinin 20 yıl gerisinde kaldı'Telenity Üst Yöneticisi (CEO) İlhan Bağören ise Türkiye'de yazılım sektörünün uluslararası yetkinliğe ulaştığını ancak sektörün sahip olduğu teknolojiyi ticarileştirme konusunda yeterli başarıyı yakalayamadığını söyledi.Sektörün ürünleşme konusunda küresel rakiplerinin 20 yıl gerisinde kaldığını savunan Bağören, 'Firmalarımızda çalışan başına gelirimiz senelik 20-25 bin dolarda kalmış durumda. Uluslararası rakipler 150 bin dolarlar seviyesinde giderken...' ifadelerini kullandı.Ürün yönetimi konusunda gelişmiş yazılım ekosistemlerinde 7 yazılım mühendisine bir ürün yöneticisi düştüğünü aktaran Bağören, şöyle devam etti: 'Türkiye'de 120-140 bin arası yazılımcı, bilişimci olduğunu düşünürseniz 20 bin ürün yöneticisine ihtiyacımız var. Halbuki bizde 20'den fazlaysa şaşırırım. Firma olarak ürün yöneticilerimizi hep yurt dışından ithal ettik. Amerika'da ürün yönetimi ve ürün yöneticiliği, yazılım şirketlerinin en doğal parçası. Yani bir basketbol takımında oyun kurucu gibi... Mahalle basketbolu oynuyoruz aslında. Daha organize olmamız lazım.' Devletin yazılım sektörüne destek konusuna geç eğildiğini ifade eden Bağören, yazılımın, son 3-4 yılda destek almaya başladığını söyledi. Bağören, 'Yazılım aslında bambaşka bir dünya... O nedenle desteklerin de ona göre kurgulanması lazım.' dedi. 500 İstanbul Yönetici Ortağı Rina Onur Şirinoğlu, Türkiye'de yazılım mühendisi artışının yüzde 16 ile Avrupa'daki en yüksek oranlardan biri olduğunu söyledi.Şirinoğlu, Türk yazılım mühendislerinin ve sektörün ürünleşme ve platformlaşmaya odaklanması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten "Uluslararası Holokost'u Anma Günü" Paylaşımı:
ANKARA (AA) - AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 'Türkiye'nin ölümden kaçan Yahudilere kucak açan ve her türlü soykırım karşısında insanlık onurunun yanında yer alan bir tarihe sahip olduğunu' belirtti.Çelik, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Uluslararası Holokost'u Anma Günü vesilesiyle Yahudilere ve insanlığa karşı işlenen tüm soykırımları kınayıp, kurbanlarını saygıyla andıklarını ifade etti.'Kötülüğün sıradanlaştığı' ve insanlık düşmanlarının hunharlaştığı zamanları temsil eden Holokost'un bugüne ve yarına dair önemli mesajlar içerdiğini belirten Çelik, şunları kaydetti:'Türkiye ölümden kaçan Yahudilere kucak açan ve her türlü soykırım karşısında insanlık onurunun yanında yer alan bir tarihe sahiptir. Bugün Akdeniz, tüm insanlığın gözü önünde mülteci mezarlığına dönmüş durumdadır; yaşam umuduyla Avrupa yolunu tutan çocuk ve kadınların karanlık sulara gömüldüğünü görüyoruz. Bu mazlumların botlarını batırarak öldürmeye çalışanlar insanlığın yeni düşmanlarıdır. Türkiye Cumhuriyeti insanlığın umududur. Tüm mazlumların sığınağıdır. Türkiye dün ölümden kaçan Yahudilere ev sahipliği yaptı, bugün ölümden kaçan mazlumların yegane sığınağı olmaya devam ediyor.'
Reklam
Bae'den Suriye'ye Kaçırılan Filipinli Kadın İşçilerin, Şiddet Ve İstismara Uğradığı İddia Edildi
ANKARA (AA) - Çalışmak için Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) gelen Filipinli kadın işçilerin, buradan zorla götürüldükleri Suriye'de şiddet ve cinsel istismara maruz kaldığı iddia edildi.Washington Post gazetesinin haberinde, Filipinler'den çalışmak için Dubai'ye giden, ardından kaçırıldıkları Suriye'de şiddet ve istismara uğrayan kadın işçilerden 17'sine ulaşıldığı ileri sürüldü.BAE'ye 30 günlük turist vizesiyle giren işçilerin, işçi alma ajanslarınca vize süreleri bitene kadar alıkonulduğu savunulan haberde, bu süreçte söz konusu ajansların, Filipinli kadınları Suriye'de çalışmaları için ikna etmek istediği iddia edildi.Haberde, Suriye'nin güvenli bir yer olduğunu ve ülkede iç savaşın sona erdiğini savunan ajans çalışanlarının, Filipinli işçilere 'Suriye'de aylık 500 dolar gibi yüksek bir maaş alacakları, haftanın bir günü de tatil yapacakları.' vaadinde bulunduğu öne sürüldü. İşçilerden Suriye'ye gitmek istemeyenlerin şiddete maruz kaldığı ve zorla bu ülkeye götürüldüğü iddia edilen haberde, Suriye'de hizmetçi olarak çalışan işçilere aileleriyle görüşmeleri için izin verilmediği ve ücretlerinin de ödenmediği savunuldu. Haberde, günde 18 saate kadar çalışmaya zorlanan işçilerin 'rutin şekilde' istismara maruz kaldığı ileri sürüldü. Suriye'ye gitmek istemeyenlere 'ölüm' tehdidiİşçilerden 33 yaşındaki Josephine Tawaging, Dubai Havalimanına 2019'da gittiğini ve Şam'a gönderilmemek için yalvardığını anlattı. Bir başka işçi de şirket çalışanlarınca 'Eğer gitmezsen seni öldürürüz.' şeklinde tehdit edildiğini aktararak halen Suriye'den ayrılamadığını söyledi.Gazeteye konuşan bir başka Filipinli de işçilerin toplu halde kaldığını, 8-10 bin dolar ödeme yapan müşterilere, sergilendiklerini savunarak, 'Bir kadın olarak kendimi çok kötü hissediyordum çünkü tek sıra halinde ayakta duruyorduk ve işverenler de istediklerini seçiyordu.' ifadesini kullandı. Filipinlerin Şam Büyükelçiliğine bugüne kadar 35 kadın sığındıİşçilerden bazıları, Suriye'de zorla çalıştırıldıkları yerden kaçarak, Filipinlerin Şam Büyükelçiliğine sığındı.Elçiliğe bugüne kadar sığınan kadınların sayısı da 35'e ulaştı. Bu kadınlardan 32 yaşındaki Flordeliza Arejola, 'İşverenim beni tokatladı ve kafamı duvara vurdu. Kaçtım çünkü 9 aydır ücretimi vermedi.' dedi.Şam'da işçilerin 'alıkonulması ve satılmasında' sorumluluğu bulunduğu iddia edilen Nobalaa Alsham şirketinin avukatı Ramdan Mohammed, 'işçilerin kaçırıldığı ve şiddet gördükleri' haberlerini yalanlayarak, işçilere işverenlerince iyi davranıldığını, ücretlerinin düzenli şekilde ödendiğini, aileleriyle de görüşme izni verildiğini savundu. Filipinler, işçiler için Suriye hükümetiyle müzakereler yürütüyorFilipinler Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'iddiaların ciddiye alındığını, olayı soruşturmak için bir insan hakları avukatının görevlendirildiğini' bildirdi.Suriye'ye kaçırılan ve yasa dışı şekilde cezalandırılan Filipinli işçilere yasal desteğin verildiği vurgulanan açıklamada, Suriye hükümetiyle vize ücretleri, oturum vizesi cezaları, sosyal güvenlik ve mahkeme ücretlerinin ödenmesi noktasında müzakerelerin yürütüldüğü aktarıldı.Açıklamada, işçilerden 3'ünün Aralık 2020'de Filipinler'e gönderildiği, 12'sinin de bu ay gönderileceği bilgisi paylaşılarak, işçilerin aileleriyle iletişim kurabildiği kaydedildi.
Balıkesir'de 2 Mahalle Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Karantinaya Alındı
BALIKESİR (AA) - Balıkesir'in Havran ve Gönen ilçelerinde birer mahallede, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında karantina uygulaması başlatıldı.Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Havran'ın kırsal Tepeoba ve Gönen'in Gaybular mahallelerinde bazı kişilerin Kovid-19 testlerinin pozitif çıktığı duyuruldu.Her iki mahallede çok sayıda temaslı kişinin de bulunduğu belirtilen açıklamada, salgının yayılımını önlemek amacıyla alınan karantina kararının 8 Şubat'ta sona ereceği kaydedildi.Bu arada, Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler, önlem aldıkları Tepeoba ile Gaybular mahallelerine giriş ve çıkışlara müsaade etmiyor.
Reklam
Galata Köprüsü Alt Geçidinde "Kalasla Saldırı" Davası
İSTANBUL (AA) - Galata Köprüsü alt geçidinde aralarında Hüseyin Sezer'in de bulunduğu 4 arkadaşın yolunu keserek para istediği ve kalasla vurduğu Sezer'in ölümüne neden olduğu gerekçesiyle hakkında müebbet ve 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu sanık Doğan Uslu'nun yargılanmasına başlandı.İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, tutuklu sanık Doğan Uslu, şikayetçilerden Firdevs Sezer ile Barış Kaya ve taraf avukatları katıldı.Kimlik tespitinde mobilyacılık yaptığını belirten sanık Doğan Uslu savunmasında, olay günü dinlenmek için Karaköy Sahili'ne gittiğini, eve dönerken alt geçitte düştüğünü söyledi. Düşünce yoldan geçen 4 kişiye gülmeleri üzerine 'Neden böyle yapıyorsunuz?' diye tepki gösterdiğini anlatan Uslu, 'Ölen bana küfür etti. Bana saldırdılar. Bir boğuşma yaşandı, ölen kişi bana yumruk attı. Üzerimde çakı vardı ama kullanmadım. Olaydan önce alkol almıştım. Boğuşma sırasında Hüseyin Sezer yerde kaldı. Sonrasında kaçtım. Para isteme durumu söz konusu değil. Çalışan bir insanım. Benim paraya ihtiyacım yok.' diye konuştu.Şikayetçi Barış Kaya, olay gecesi arkadaşlarıyla birlikte olduğunu, sanığa kendisinden para istemesi üzerine 5 TL verdiğini ancak sanığın bu miktarı beğenmeyip yere attığını ve küfür ettiğini aktardı.Sanığın sonrasında inşaat malzemelerinin bulunduğu bir yerde oldukları için yerden kalas alıp Hüseyin Sezer'in kafasına vurduğunu, sonra da bıçağını çıkarıp kendilerine doğru salladığını anlatan şikayetçi Kaya, 'Sanık bıçağı kullanmadığını söylüyor ama benim gömleğim yırtılmıştı, hem de elimden yaralanmıştım.' dedi.Hüseyin Sezer'in annesi olan müşteki Firdevs Sezer de sanıktan şikayetçi olduklarını söyledi. Olay gecesi Hüseyin Sezer'in yanındaki diğer arkadaşları Nilüfer Gündoğdu ve Emine Karakaş da tanık olarak ifade verdi. Karakaş ifadesi sırasında baygınlık geçirmesi üzerine yakınları tarafından duruşma salonundan çıkarıldı.Beyan ve taleplerin ardından ara kararı açıklayan mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına, Hüseyin Sezer'in otopsi raporunun ilgili kurumdan istenilmesine ve olay yeri kamera görüntülerinin bilirkişiye gönderilerek rapor aldırılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.Olayın geçmişiBeyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 4 Ekim 2020'de saat 03.00 sıralarında Galata Köprüsü altındaki bir eğlence mekanından çıkan Hüseyin Sezer'in, para isteyen bir kişi tarafından kalasla yaralanması, yanındaki arkadaşlarına da saldırılması olayına ilişkin çalışma başlatmış, olay yerinden kaçan şüpheli Doğan Uslu'yu yakalamıştı. Uslu, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanmıştı.Ağır yaralanan Hüseyin Sezer tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık Doğan Uslu'nun 'kasten öldürme' ve 'silahla yağmaya teşebbüs' suçlarından müebbet ve 12 yıl kadar hapis cezana çarptırılması isteniyor.
Suriye Anayasa Komitesi Toplantılarının Beşinci Turu Devam Ediyor
CENEVRE (AA) - Suriye Anayasa Komitesi 45 kişilik yazım kurulunun beşinci tur toplantıları, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde sürüyor.Esed rejimi, sivil toplum kuruluşları ve Suriye muhalefeti temsilcilerinin her birinden 15'er kişiden oluşan anayasanın yazımından sorumlu 'küçük grup' üyeleri, Cenevre'de bir araya geldi.Türkiye saatiyle 12.00'de başlayan komitenin üçüncü gün oturumlarına, BM Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen başkanlık ediyor.Suriyeli muhalifler, beşinci turun ana gündem maddesi olan 'anayasanın temel ilkeleri' konusunda yoğun müzakerelerini sürdürüyor.Toplantılarda muhaliflerin eş başkanlığını eski Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Hadi el Bahra, rejimin eş başkanlığını ise önceki anayasayı hazırlayan komitede de yer alan hukukçu Ahmed Kuzbari yürütüyor.Basına kapalı yapılan Suriye Anayasa Komitesi toplantılarının beşinci tur görüşmeleri, 29 Ocak Cuma sona erecek. Aynı gün basın toplantısı düzenleyecek Pedersen'in, bir sonraki turun tarihi ve gündemine ilişkin bilgi vermesi bekleniyor.Pedersen, 22 Ocak'ta düzenlediği basın toplantısında, taraflara artık anayasayı yazmaya bir yerden başlamaları çağrısında bulunmuştu.Suriye Anayasa Komitesinin yapısıSuriye Anayasa Komitesi, büyük ve küçük olmak üzere iki gruptan meydana geliyor.Büyük grup, komite üyelerinin tümünü kapsıyor ve rejim, muhalefet heyeti, sivil toplum temsilcileri olmak üzere üç gruptan oluşuyor.Üç listeden seçilen 15'er kişiden meydana getirilen küçük grubun ise anayasanın yazımında sorumluluğu bulunuyor.45 kişilik yazım kurulunun hazırladığı taslakları, 150 kişilik büyük grubun onaylaması ve karar alınması için de üyelerin en az yüzde 75'inin 'evet' oyu vermesi gerekiyor.Komitenin iki eş başkana sahip olması dikkati çekiyor.
Suç Örgütü Kurup Tehditle Et Tesisi Satmaya Çalıştıkları İddia Edilen Sanıklar Yargılanıyor
BURSA (AA) - Afyonkarahisar'daki et entegre tesisini tehditle Bursa'da restoran zinciri sahibine satmaya çalıştıkları öne sürülen 3'ü tutuklu 18 sanığın yargılanmasına devam edildi.Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Ahmet A, Erhan K. ve Mehmet S, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanıklardan bazıları ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.Tutuksuz sanıklardan S.Ç. savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirterek, 'Sanıklardan Erhan K. ile birkaç yıl önce tanıştım. Ben web tasarım ve sosyal medya ile ilgili konularda çalışıyorum. Kendisine de hizmet verdim, bu nedenle ücret almış olabilirim. ' diye konuştu. Diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları kabul etmedi.Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların yurt dışına çıkış yasağıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi. Böylece davada tutuklu sanık kalmadı.İş insanı Mehmet S, Afyonkarahisar'daki kendisine ait et entegre tesisini 2017 yılında satışa çıkarmıştı. Tesisin, aracılar vasıtasıyla Bursa merkezli ünlü restoran zinciri sahibi Yusuf A'ya 20 milyon liraya satılması için görüşmeler yapıldığı iddia edilmişti. Restoranların sahibinin, satış sürecinin uzaması nedeniyle tehdit edildiği iddiasıyla şikayette bulunması üzerine soruşturma başlatılmış, suç örgütü kurdukları öne sürülen ve 6 Temmuz 2020'de gözaltına alınan 18 şüpheliden 9'u tutuklanmıştı. Dava açılan sanıklardan tutuklu olan 6'sı, 19 Ekim 2020'deki duruşmada tahliye edilmişti.
Reklam
Bitlis'te Kurulacak 3 Tekstil Atölyesinde 1000 Kişi İstihdam Edilecek
BİTLİS (AA) - Bitlis'te, Organize Sanayi Bölgesi'nde 1000 kişinin istihdam edileceği 3 tekstil atölyesinin kurulması için protokol imzalandı. Valilik toplantı salonunda düzenlenen programda atölye kuracak işletme sahipleriyle bir araya gelen Vali Oktay Çağatay, kent için önemli bir güne tanıklık ettiklerini söyledi. İstihdama katkı sunacak 3 tekstil atölyesinin mart ayında faaliyete başlayacağını belirten Çağatay, kentin daha iyi yerlere gelmesi için çaba gösterdiklerini aktardı.Bitlis'in Türkiye'nin en genç nüfusuna sahip illerinden biri olduğuna dikkati çeken Çağatay, şöyle konuştu:'İlimizin yaş ortalaması 23. Nüfusumuzun yüzde 62'si 29 yaşın altında. Devletimizin hakimiyetiyle Bitlis'in terörle ilgili problemini bitirmiş durumdayız. Bunun yansımalarını da vatandaşlarımızda görüyoruz. Sokaktaki insana Bitlis'in birinci problemi ne diye sorduğumuzda 'işsizlik' cevabını alıyoruz. Terörden kurtulmuş bir vilayette yaşamak güzel bir duygu. İşsizlik sorununu da girişimcilerimiz sayesinde çözeceğiz. 20 yıl önce kurulan OSB'mizde 55 parselimiz vardı. Bunlar yoğun ilgi gördü. Milletvekillerimiz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile yaptıkları görüşmeler sonucunda 5 milyon lira ödenek temin etti. 5 milyon lira da İl Özel İdaresi olarak biz katkı sunduk. 10 milyon lirayla sözleşmesini imzaladığımız 3 fabrikayı imal ettik.'İşletme sahiplerinden Metin Çoban ise verilen desteklerden dolayı teşekkür ederek, 'Bitlis'in bu tür şeylere çok ihtiyacı var. Genç nüfusu ve işsizliği çok. Devletimizin destekleri ve yapılan yatırımlar sayesinde işsizlik sorunu sona erecektir.' dedi. Konuşmaların ardından Vali Çağatay ile işletme sahipleri, 1000 kişinin istihdam edileceği 3 tekstil atölyesinin kurulması için hazırlanan protokol metinlerini imzaladı.
Mali'de 100 Terörist Etkisiz Hale Getirildi
DAKAR (AA) - Mali'de Fransa ile ortak düzenlenen operasyonlarda 100 teröristin öldürüldüğü bildirildi.Mali Silahlı Kuvvetlerinin (FAMa) internet sitesinde yapılan yazılı açıklamada, 2-20 Ocak'ta Barkhane güçleriyle Serma, Boulkessi, Foulssaret ve Doni bölgelerinde operasyon düzenlendiği belirtildi.Operasyonlarda 100 teröristin etkisiz hale getirildiği ifade edilen açıklamada, 20 teröristin yakalandığı ve teröristlere ait birçok materyale el konulduğu bilgisi paylaşıldı.Fransa'nın 2014'te başlattığı Barkhane Operasyonu'nda Nijer, Çad, Moritanya, Burkina Faso ve Mali'de toplam 5 bin 100 asker görev yapıyor.
Erzincan'da Öğretmen Ve Polis Karı Koca Evlerinde Ölü Bulundu
ERZİNCAN (AA) - Erzincan'da doğal gaz sızıntısından zehirlendikleri değerlendirilen öğretmen ve polis karı koca evlerinde ölü bulundu.Demirkent Osmanlı Mahallesi'nde ikamet eden polis Mehmet Ufuk Çabuk (42) ile öğretmen eşi Özlem Çabuk'tan (44) haber alamayan yakınları, durumu polise bildirdi.Eve giden Mehmet Ufuk'un meslektaşları, çilingir yardımıyla kapıyı açtıktan sonra çifti mutfakta hareketsiz şekilde yerde buldu.Olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri, çiftin hayatını kaybettiğini belirledi.Doğal gaz sızıntısından zehirlendikleri değerlendirilen çiftin cenazesinin, savcının olay yeri incelemesinin ardından otopsi için Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılacağı öğrenildi.Öte yandan olayı duyan Mehmet Ufuk'un mesai arkadaşları da mahalleye geldi.
Reklam
İsrail'in Engellediği Mescid-İ Aksa'daki Restorasyon Çalışmaları Yeniden Başladı
AMMAN (AA) - Ürdün, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'daki restorasyon ve imar çalışmalarının İsrail'in engellemelerinin ardından yeniden başladığını duyurdu.Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Meclisteki Filistin Komisyonu ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Ürdün'ün Filistinli yetkililerle sürekli koordinasyon halinde olduğunu belirtti.Ülkesinin Filistin davasına verdiği desteği yineleyen Safedi, Ürdün'ün diplomatik girişimleri neticesinde Mescid-i Aksa'daki restorasyon ve imar çalışmalarının bugün itibarıyla yeniden başladığını ifade etti.İsrail güçleri, 24 Ocak'ta Mescid-i Aksa'nın sınırları içinde yer alan Kubbetu's Sahra Camisi'ne baskın düzenleyerek, ibadethanedeki mermer ve iç sütunların restorasyon çalışmalarını engellemiş ve burada çalışan işçileri gözaltına almakla tehdit etmişti.
İsrail İle Sudan Normalleşme Anlaşmasını 3 Ay İçinde Washington'da İmzalayacak
KUDÜS (AA) - İsrail İstihbarat Bakanı Eli Cohen, İsrail ile Hartum arasında varılan ilişkileri normalleştirme anlaşmasının gelecek 3 ay içinde Washington'da imzalanacağını söyledi. Cohen, İsrail'in Ynet televizyonuna verdiği demeçte, 24 Ocak'ta Hartum'a yaptığı resmi ziyarete ve iki ülke arasında varılan ilişkileri normalleştirme anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail ile Sudan arasında varılan ilişkileri normalleştirme anlaşmasının taslağı üzerindeki çalışmanın devam ettiğini dile getiren Cohen, 'İsrail-Sudan barış anlaşması için 3 ay içinde Washington'da bir imza töreni bekleniyor.' ifadelerini kullandı. Cohen, Israel Hayom gazetesine verdiği demeçte ise İsrail ile Sudan'ın karşılıklı olarak büyükelçilik açma adımının Washington'daki imza töreninden sonra geleceğini kaydetti. Eski ABD Başkanı Donald Trump, 23 Ekim 2020'de yaptığı açıklamada, Sudan'ın İsrail ile barış yapmak ve ilişkilerini normalleştirmek konusunda anlaşmaya vardığını duyurmuştu.Bunun hemen öncesinde Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Trump'ın Sudan'ı 'teröre destek veren ülkeler' listesinden çıkarma kararını imzaladığı bildirilmişti.Cohen ve beraberindeki heyet, 25 Ocak'ta Hartum'u ziyaret etmiş, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ve Savunma Bakanı Yasin İbrahim ile bir araya gelmişti.
Reklam
Bolu'da Fırtınada Çatılar Uçtu, Ağaçlar Devrildi
BOLU (AA) - Bolu'da etkili olan fırtınada kentteki bir binanın çatısı uçtu, sinyalizasyon direkleri ve ağaçlar devrildi. Sümer Mahallesi'nde bulunan Bolu Seyit Avşar Yurt Müdürlüğü binası uçtu. Çatıdan uçan parçaların düştüğü Bolu-Mudurnu kara yolu kısa süreliğine ulaşıma kapatıldı.Çatıdan düşen parçaların kaldırılmasının ardından yol yeniden ulaşıma açıldı. Yurt binası ve çevresinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için önlem alındı.Fırtına nedeniyle ayrıca bazı sinyalizasyon direkleri ve ağaçlar yollara devrildi.Ekiplerin, bölgedeki çalışmaları devam ediyor.Öte yandan Bolu'nun doğal güzellikleriyle ünlü Gölcük Tabiat Parkı, olumsuz hava koşulları nedeniyle ziyarete kapatıldı.Bolu Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğünden yapılan açıklamada, sorumluluk sahasındaki tabiat parkının kuvvetli rüzgar nedeniyle ziyaretçilerin can ve mal güvenliği açısından ziyarete kapatıldığı belirtildi.
Bursa'da 31,5 Litre Sahte İçki Ele Geçirildi
BURSA (AA) - Bursa'nın İnegöl ilçesinde 31,5 litre sahte içki ve 1000 makaron ele geçirilen operasyonda bir kişi yakalandı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Ş.C'nin (63) sahte içki satmaya çalıştığını tespit etmesi üzerine çalışma başlattı.Harekete geçen ekipler, şüphelinin Yeniceköy Mahallesi'ndeki ev ve iş yerine operasyon düzenledi.Adreslerdeki aramalarda, şişe ve bidonlar içerisinde 31,5 litre sahte içki, çeşitli alkol damıtma aparatları ve 1000 makaron ele geçirildi. Şüpheli Ş.C. ekipler tarafından gözaltına alındı.
Bursa'da Çiftçilere Sahte Zirai Gübre Sattığı İddia Edilen Şüpheli Tutuklandı
BURSA (AA) - Bursa'nın Gürsu ilçesinde çiftçilere potasyum nitrat çuvalları içinde sahte gübre sattığı öne sürülen kadın ziraat mühendisi tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığına bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ile İstihbarat şube müdürlükleri ve Gürsu Jandarma Komutanlığı ekipleri, S.Ö'nün (41), Yalova'dan getirdiği barkodlu torbaların içindeki potasyum nitratı bir bölgeye boşalttığını tespit etti.Bu kişinin, çuvalların içine potasyum nitrat görünümlü tuz ve benzeri maddeler koyup ilçedeki çiftçilere sattığını belirleyen ekipler, S.Ö'yü takibe aldı.Zanlının kullandığı aracı durdurarak arama yapan ekipler, yeşil renkli üzerinde barkod bulunan 50 torba potasyum nitrat görünümlü malzeme ele geçirdi.Jandarma ekipleri, şüpheli tarafından çiftçilere satılan 247 çuval sahte gübreyi de muhafazaya aldı.Gözaltına alınarak jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.Ö, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Reklam