Filyasyon Ekipleri, Yeni Vakaların Önlenmesi İçin Kovid-19'Un İzini Sürüyor
ANKARA (AA) - AHMET SERTAN USUL - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tanılıların temaslı olduğu kişilerin belirlenmesi amacıyla ülke genelinde her türlü hava koşulunda aralıksız çalışan filyasyon ekipleri, salgının kontrol altına alınabilmesi için mücadeleyi sürdürüyor.Başkentin Kızılcahamam ilçesine bağlı köylerde, bir yandan hastalığa yakalananlara ilaçlarını ulaştırarak yapması gerekenleri anlatan ekipler, diğer yandan bu kişilerle görüşenlerin belirlenmesi için çalışıyor.Olumsuz hava koşullarına rağmen karla kaplı yolları aşarak, Kovid-19 hastalarının ve temaslı kişilerin evlerine teker teker giden ekipler, test ve kontrolleri yapıyor, uyarılarda bulunuyor.Ayrıca ekipler, acil durumlarda hastaların hastaneye sevkini sağlıyor.Filyasyon ekibinde görev yapan Esra Kuş, Kovid-19 hastalarıyla telefonda görüştüğünü, ikamet ettikleri yere, yaşlarına, kronik hastalıkları olup olmadığına ve temas kurdukları kişilere ilişkin bilgiler aldığını belirtti.Bazı kişilerin temaslılarını söylemek istemediğini aktaran Kuş, 'Temaslılarını saklayanlar olduğunda ısrarlı şekilde soruyoruz. Temaslıların saklanmasının zararlarını anlatıyoruz. Sonuçta, o kişiye bir şey olmasa bile bulaştırdığı kişiler kötü sonuçlarla karşılaşabilir. Onun için ısrarlı şekilde soruyoruz.' dedi.Kuş, temaslıların belirlenmesinin ardından ilgili filyasyon ekiplerinin bu kişilerin evlerine gittigini ifade ederek, zaman zaman kendisinin de sahadaki ekiplere katıldığını söyledi.Salgının başından itibaren yoğun şekilde çalıştıklarını söyleyen Kuş, 'Vatandaşlara, telefonda hasta olduklarını söylediğimizde ağlayanlar oluyor. Onları sakinleştirmeye, teselli etmeye çalışıyoruz, onlarla birlikte üzülüyoruz.' diye konuştu.Kuş, filyasyon ekibinde çalıştığı için hem kendisi hem de ailesinin tedirginlik yaşadığını dile getirdi.13 ve 6 yaşlarında iki çocuğu olduğunu aktaran Kuş, 'Onlar da çok tedirgin oldu. Eve girer girmez beni ellerimi yıkamam, kendimi dezenfekte etmem için banyoya sokuyorlardı. Bu süreçte şu ana kadar Kovid-19'a yakalanmadım. Onun için çocuklarım da rahatladı.' ifadelerini kullandı.Salgının pik yaptığı dönemlerde oldukça zorlandıklarını anlatan Kuş, tedbirler ve sokağa çıkma kısıtlamalarının etkisiyle azalan vaka sayılarının filyasyon ekiplerinin çalışmasını da rahatlattığını söyledi.'Hiç bu kadar yorucu bir meslek yaşantım olmamıştı'Kızılcahamam İlçe Sağlık Müdürlüğünde laborant olarak çalışan ve salgında filyasyon ekibinde görev alan Lale Sarı, 'Meslekte uzun yıllardır çalışıyorum, emekliliğimi ağustosta hak ettim. Hiç bu kadar yorucu bir meslek yaşantım olmamıştı.' dedi.Sarı, sağlıkçı olduğu ve filyasyon ekibinde çalıştığı için yakınlarının kendisinden çekindiğini dile getirerek, 'Oturduğum apartmanda, sağlıkçı olduğum ve bu işi yaptığım için ister istemez korkuyorlar. Mesela beni gördüklerinde asansördelerse hemen kapatıyorlar, maskeleri inikse hemen takmaya çalışıyorlar. Ben de hak veriyorum onlara. İyi yapıyorlar aslında güzel bir şey bu.' değerlendirmesinde bulundu.Şu ana kadar kurallara titizlikle uyduğu için Kovid-19 geçirmediğini, bir süre önce de aşı olduğunu aktaran Sarı, 'Ekip olarak çok dikkatli davrandık. İlçe sağlık müdürümüz de bu konuda çok titiz.' şeklinde konuştu. Sarı, çift maske, N95 maske ve siperlik taktıklarını, el hijyeni ile giysilerine çok özen gösterdiklerini anlattı.Bu şekilde Kovid-19'dan korunmayı başardıklarını belirten Sarı, 'Özellikle maskenin çok koruduğuna inanıyorum.' ifadesini kullandı.Sarı, gittikleri evlerde birçok farklı olay yaşadıklarını anlatarak, şöyle devam etti:'Kovid-19 pozitif olan 10-12 yaşlarında bir kız çocuğuydu. Bizi görür görmez kıyafetlerimizden dolayı korktu ve hemen ağlamaya başladı. 'Bana ne olacak?' diye sordu, tedirgin oldu. Bu tip durumlarda, 'Korkmayın, size yardıma geldik.' diye konuşarak rahatlatmaya çalışıyoruz. Onu teselli etmek çok zor oldu. Çünkü bayağı korkmuştu. Sonra rahatlattık ve 18 yaşın altında olduğu için hastaneye yönlendirdik.'Kızılcahamam İlçe Sağlık Müdürlüğünde ebe hemşire olan ve Ekim 2020'de filyasyon ekibinde çalışmaya başlayan Selma Doğan da 'Ekibe katıldığımda salgın pik yapmış durumdaydı. 1-1,5 ay hiç dinlenmeden bayağı yoğun çalıştık.' dedi.Doğan, tedbirler sayesinde yoğunluğun yavaş yavaş azalmaya başladığını aktardı.Babasının Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) olduğunu söyleyen Doğan, 'O yüzden görüşmemize ara verdik, 3-4 ay boyunca hiç görüşmedik. Sadece telefonla görüştük.' ifadelerini kullandı.'Bunu, toplumca inanarak, kurallara uyarak aşacağız'Salgının atlatılması için tedbirlere herkesin uyması gerektiğinin altını çizen Doğan, şunları kaydetti:'Herkesin uyması gereken kurallar var. Bu kurallara herkes uyarsa, hep birlikte olunursa salgın o şekilde atlatılabilir. Sadece sağlıkçıların değil herkesin kenetlenmesi lazım, sosyal mesafeye, hijyene uyması lazım. Tek kişiyle yapılabilecek bir şey değil bu, toplumca yapılacak bir şey. Bunu toplumca inanarak, kurallara uyarak aşacağız.'
ABD'de 60 Yaşındaki Kadın, "Diriliş Ertuğrul" Dizisinden Etkilenerek Müslüman Oldu
NEW YORK (AA) - MÜCAHİT OKTAY - ABD'nin Wisconsin eyaletinde yaşayan ve İslam'ı seçtikten sonra 'Hatice' adını alan 60 yaşındaki kadın, Diriliş Ertuğrul dizisinden etkilenerek Müslüman oldu.Wisconsin eyaletinin küçük bir kasabasında yaşayan Amerikalı 'Hatice', Diriliş Ertuğrul dizisinden Müslümanlığa uzanan hikayesini, AA muhabirine anlattı.Eyaletin, 'köy denebilecek kadar küçük nüfusa sahip' bir yerleşim bölgesinde yaşadığını belirten Amerikalı kadın, 'Moralimin düzgün olmadığı bir gün Netflix'te gezinirken, 'Diriliş Ertuğrul' diye bir diziyle karşılaştım. Hakkında hiçbir şey bilmediğim bir tarihten bahsediyordu. Allah, İslam, barış, adalet ve mazlumlara yardım hakkında duyduklarım çok ilgimi çekti ve beni diziye bağladı.' ifadesini kullandı.60 yaşındaki Amerikalı, dizide en çok Ertuğrul, Turgut ve Selcan Hatun karakterlerini beğendiğini, Bamsı Alp'in ise gerçekte Ertuğrul'un yanında hiç bulunmadığını öğrenince hayal kırıklığına uğradığını söyledi.Tarihi dizide Muhyiddin İbn-i Arabi karakterinin dini mesajlar içeren diyaloglarının hayatına yeni bir anlam kazandırdığına işaret eden Hatice, 'İbn-i Arabi, dizideki en favori karakterim olmuştu. Onun söylediği sözler, beni çok düşündürüyor, bazen gözlerimin dolmasına neden oluyordu.' diye konuştu.Hatice, diziyi izlerken İslam ve Osmanlı tarihine yönelik araştırmalar da yaptığına değinerek, şöyle devam etti: 'Dizi o kadar çok ilgimi çekti ki, bütün bölümlerini 4 defa bitirdim ve şu an 5. kez seyretmeye başladım. Diziyi sık sık durdurup, bahsettikleri konu hakkında kaynakları okuyor sonra diziye geri dönüyorum. Ayrıca İslam'a, Müslümanların tarihine ve Osmanlı İmparatorluğuna ilişkin başka görselleri de internetten araştırıp, daha fazla bilgi edinmek için seyrediyorum.''Ertuğrul dizisi gözümü açtı'Diriliş Ertuğrul'un İslam dinine yönelmesi ve gerçekleri öğrenmesinde çok büyük etkisi olduğunun altını çizen Hatice, 'Tarihe olan merakım beni diziye bağladı. İyi ki seyretmişim, bu dizi benim gözümü açtı ve İslam'ı tanıdım.' dedi.Dizideki konuları bir ders gibi çalıştığını anlatan Amerikalı kadın, diziden yola çıkarak Ertuğrul Gazi hakkında bulabildiği kaynakları okuduğunu, oğlu Osman ile bazı diyalogları karşısında gözyaşlarını tutamadığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:'Dizideki karakterler gibi yaşamak ve onların taşıdığı değerlere sahip olmak benim gözümde takdire değer bir durumdu. Baptist bir Katolik olmama karşın İslam ile daha çok ilgilenmeye başlamıştım. Bu dizinin karşıma çıkması bir işaretti ve içimi bir huzur kaplamıştı. Dizi sayesinde kafamdaki soru işaretleri azaldı ve sonunda inancım konusunda tamamen kafam netleşti.''İsmimi 'Hatice' olarak değiştirdim'İslam hakkında daha fazla bilgi edinmek için bol bol Kur'an'ı Kerim'in İngilizce çevirisini okuduğunu söyleyen Hatice, Müslüman olmaya karar verdikten sonraki sürecini şöyle anlattı:'Artık inandığımdan emindim. İnternetten araştırınca yaşadığım bölgede sadece küçük bir mescit olduğunu fark ettim. Oraya gittiğimde karşılaştığım her Müslümanın çok nazik olduğunu gördüm. Namazın ardından şehadet getirdim ve ismimi de Hatice (Khadija) olarak değiştirdim.'Müslüman olduğunu söylediğinde beklemediği tepkilerle karşılaştığını belirten Hatice, yakın bir arkadaşıyla yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:'Şehadet getirdikten hemen sonra yaşadığım yere geri dönerken, yakın görüştüğüm bir arkadaşımın evine uğrayıp, ona Müslüman olduğumu söyleyince beni hemen susturdu. Çevremdekiler beynimin yıkandığına inanıyor. İnsanlarla bu konuyu artık tartışmıyorum. Ben, onların inancına karışmıyorum. Onların da bana karışmaları için bir sebepleri olmamalı.'İslam'ı seçen Hatice, daha önce beraber kiliseye gittiği, sosyal ortamlarda arkadaşlık ettiği insanların din değiştirmesinden dolayı kendisiyle irtibatı kestiğini, sosyal medyada bazı arkadaşları tarafından bloke edildiğini kaydetti.6 çocuk sahibi olduğunu söyleyen Hatice, ailesinin kendisini sık sık Türk dizileri ve programları seyrederken yakaladığını, sonunda en küçük oğlunun Müslüman olduğunu fark ettiğini, diğerlerinin de şüphelenmelerine rağmen henüz kendisine bir soru yöneltmediklerini dile getirdi.'Türkiye'ye gitmeyi çok istiyorum'İlk fırsatta Türkiye'yi görmek istediğini vurgulayan Hatice, en çok görmek istediği yerlerin büyük camiler, müzeler ve tarihi kişiliklerin türbeleri olduğunu belirtti.Hatice, 'Türkiye'ye taşınmayı bile düşündüm. Eğer yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını biterse haziranda bir ziyaret planlıyorum. Bu ihtimali düşünmek bile gözlerimi dolduruyor. Ertuğrul'un türbesini, gerçekte nerede yattığını görmeyi çok istiyorum.' diye konuştu.Türk yemeklerini tatmayı da ihmal etmeyeceğini belirten ve tariflere bakarak evinde bazı Türk yemeklerini yapmayı denediğini söyleyen Hatice, dedelerinin Amerika'ya Norveç'ten geldiğini, yakın zaman önce DNA testi yaptırdığını ve kökenlerinde biraz olsun Türk izi görmeyi umduğunu da belirtti.'Her sabah uyandığımda Allah'a şükrediyorum'Sağlık sorunları sebebiyle bir süre önce çalışma hayatını bıraktığına değinen Hatice, yaşadığı sorunlara rağmen İslam dinini seçtikten sonra iç dünyasında çok huzurlu olduğunu, anksiyete rahatsızlığı nedeniyle sürekli kullandığı ilaçlara bir süredir ihtiyaç duymadığını belirtti.Hatice, şunları kaydetti:'Her sabah uyandığımda Allah'a şükrediyorum. Ve her gün yatmadan önce bana bir gün daha bahşettiği için tekrar şükrediyorum. İnsanların çoğu hayatın ne kadar kısa olduğunun farkında değil. İnsanlara şu mesajı vermek istiyorum; hayatınızı, benim yaptığım gibi yanlış yollarda israf etmeyin. Hayatın anlamı ne giydiğinizde, hangi arabayı sürdüğünüzde, tırnaklarınızı nasıl yaptırdığınızda değil. Araştırın, daha dikkatli bakın. Nesiller geçtikçe, inançlar daha da zayıflıyor. Bencil bir toplum olmak yerine başkalarına nasıl daha faydalı olunabileceğinin konuşulduğu bir toplum olmaya çalışın.'
Gidemediği Hollywood'dan Ödülü Kargoyla Gelen Yönetmenin, Yeni Filmine Bakanlık Desteği
ANTALYA (AA) - HATİCE ÖZDEMİR TOSUN - Los Angeles Uluslararası Kısa Film Festivali'nde 'Kar Zamanı' filmiyle ödüle layık görülen ancak seyahat giderleri nedeniyle gidemediği Hollywood'dan ödülü kargoyla gelen yönetmen Cevahir Çokbilir'in, yeni filmi için Kültür ve Turizm Bakanlığından destek geldi. Annesinin 12 Eylül 1980 askeri darbesinde yaşadıklarını beyaz perdeye aktardığı 'Kar Zamanı' filmiyle 10 ödül alan Çokbilir, yeni film için kollarını sıvadı. İmza attığı filmlerden 'Nar Zamanı' ile de 7 ödülün sahibi olan Çokbilir, savaştan kaçan bir asker ile karıncanın mağaradaki yaşantısını aktardığı 'Karınca ve İnsan' filmi için yönetmen koltuğuna geçti. Filmin çekimlerini tamamlayan genç yönetmen, bu çalışmasıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen 39 kısa film yapım projeleri arasında yer aldı.Almanya'nın Worms Belediyesinin de katkıda bulunduğu film, ulusal ve uluslararası film festivallerine gönderilmeye başlandı. 'Şu ana kadar 21 festivale başvurduk'Yönetmen Çokbilir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, başrolde amcası Şahin Çokbilir'in oynadığı filmin çekimlerinin bir hafta sürdüğünü söyledi. Filmin senaryosunun amcasına ait olduğunu aktaran Çokbilir, daha önceki filmini annesi Naciye Çokbilir ile hayata geçirdiklerini, bunda da amcasıyla çalıştığı için mutlu hissettiğini belirtti.Çekimlerde 'karınca' için özel makro lensler kullandıklarını anlatan Çokbilir, karıncayı görsel efekt, animasyon ve 3 boyut teknolojisiyle filmde gerçekçi şekilde canlandırdıklarını, filmi bir yılda tamamladıklarını dile getirdi. Bu filmin ise Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklendiğini vurgulayan Çokbilir, 'Bakanlığın desteğini almak beni daha da mutlu etti. Güzel bir dram filmi oldu. Şu ana kadar dünyanın en prestijli 21 festivaline başvurduk, başvurmaya devam ediyoruz. Güzel ülkemize güzel haberler getirmeyi umut ediyorum.' diye konuştu. Çokbilir, filminde insan ile karıncanın yemek ve su aramak için yaşadıkları mücadeleyi anlattığını bildirdi. Diğer filmlerini kendi imkanlarıyla çektiğini aktaran Çokbilir, festivallerde emeğinin karşılığını almanın ayrı bir sevinç kaynağı olduğunu kaydetti. Çokbilir, Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Los Angeles Uluslararası Kısa Film Festivali'nde annesinin başrolde oynadığı 'Kar Zamanı' filmiyle 'En İyi Sinematografi' ödülüne layık görüldüğünü ancak seyahat giderleri nedeniyle Hollywood'a gidemediği için kargoyla gelen ödülüne kavuştuğunu hatırlattı.
Türk Bilim İnsanları, Igm Hastalığını Ameliyatsız Tedavi Etmeyi Başardı
SAMSUN (AA) - İLYAS GÜN - Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Özgen ile Dr. Öğretim Üyesi Demet Yalçın Kehribar'ın kadınlarda nadir görülen İdiopatik Granülomatöz Mastit (IGM) hastalığını ilaçla tedavi etmeye yönelik araştırmasında başarılı sonuçlar elde edildi.Prof. Dr. Özgen ile Dr. Öğretim Üyesi Kehribar, kadınlarda nadir görülen iltihaplı bir meme hastalığı olan IGM hastalığının ameliyatsız tedavisi için 2 yıl önce başlattıkları çalışmayı tamamladı.Prof. Dr. Özgen, AA muhabirine, bugüne kadar tedavisi yalnızca meme ameliyatı ile olduğu düşünülen genç kadınların IGM hastalığının tedavisini devrimsel şekilde değiştirdiklerini söyledi. IGM hastalığının memede kitle ile belirti verdiğine işaret eden Özgen, hastalığın meme kanseri ile karıştırılması nedeniyle genç kadınlarda hem fiziksel hem de psikolojik olarak ciddi sıkıntılara yol açabildiğini anlattı.Bugüne kadar tedavisinde etkili bir ilaç bulunamadığı için tek çarenin memenin bir kısmının ya da tamamının cerrahi olarak alınması olduğuna dikkati çeken Özgen, 'Geçirilen ameliyatlara rağmen pek çok hastada hastalığın tekrarlaması, kadınların korkulu rüyası haline gelmişti. Keşfettiğimiz ilaç ile genç kadınlarımızı ameliyatsız tedavi etmeyi başardık. Böylece gerek operasyonun getirebileceği risklerden gerekse emzirme çağındaki anne adayı kadınlarımızı memelerini kaybetmekten kurtardık.' ifadesini kullandı.'Hastalığın cerrahi uygulama yapılmadan tamamen iyileştiğini belirledik'Kehribar ise araştırmalarında kullanımı kolay, yan etkisi son derece az ve tedavi maliyeti düşük bir ilaçla IGM hastalığında cerrahi müdahaleye göre çok daha başarılı ve kalıcı sonuçlar elde ettiklerini vurguladı. Kanserle çok fazla karıştırılmasının şiddetli şekilde memeyi kaybetme ve ölüm korkusu gibi psikolojik olarak hastaları çok etkilediğinin altını çizen Kehribar, şöyle devam etti:'Bu hastalıkta çok fazla cerrahi yöntem kullanılmakta ve kadınlar genç yaşta meme dokularını kaybetmekteydi. Ya da kortizon tedavisi ile genç bayanlarımız bu hastalıkla uzun yıllar mücadele etmek zorunda kalıyordu. 2 yıl boyunca hastalarımıza metotreksat tedavisi uyguladık. Hastalığın çok hızlı şekilde cerrahi uygulama yapılmadan tamamen iyileştiğini belirledik. IGM hastalığı nedeniyle 4-5 defa ameliyat geçirmek zorunda kalan, buna rağmen hastalığı devam eden kadınlarda ilaç tedavisi ile yüz güldürücü sonuçlar aldık.'Kehribar, bir kadın olarak da bu araştırmadan güzel sonuç alınmasına çok sevindiğini dile getirerek şunları kaydetti:'Bu keşif, Amerika'nın saygın dergilerinden American Journal of the Medical Science'ın Kasım 2020 sayısında yayımlandı. Ayrıca bu çalışmalar Japonya, Kanada, Almanya ve Güney Kore gibi birçok ülkede ilgi gördü. Bu ülkelerde düzenlenen uluslararası bilimsel kongrelerden araştırmayı anlatmak için davet aldık. Son olarak dünyada tüm tıp bilim insanlarının hastalıkların güncel tedavi şekillerini öğrenmek için kılavuz olarak başvurduğu, 'UpToDate' isimli saygın bilim sitesi tarafından kaynak gösterildi.'Kehribar, araştırmada kendilerine büyük destek veren OMÜ yetkililerine teşekkür etti.
Cezaevindeki Melek İpek'ten Çarpıcı Sözler: '27 Gündür Dayak Yemedim'
Kendisine işkence yapan eşi Ramazan İpek'i öldüren Melek İpek, tutuklu kaldığı cezaevinde dün gece avukatıyla görüştü. Melek İpek'in “Dışarıda en çok kızlarıma sarılıp uyumayı özledim. Devletime ve onun adaletine güveniyorum. Burada 27 gündür hiç dayak yemedim ve ben burada olduğum için kızlarım dışarıda daha rahat' dediği öğrenildi.
Samsun'da Otomobil Devrildi: 1 Ölü, 3 Yaralı
SAMSUN (AA) - Samsun'un Havza ilçesinde otomobilin devrilmesi sonucu aynı aileden bir kişi öldü, 3 kişi yaralandı.Fatma Tarkan (29) idaresindeki 55 AEL 99 plakalı otomobil, Samsun-Vezirköprü kara yolu Vezirköprü kavşağında yol kenarındaki su kanalına düşerek devrildi.Sürücü ile babası Kurtça Tarkan (56), araçtan kendi imkanlarıyla çıktı. Araç içinde sıkışan sürücünün annesi Hatice (58) ve kardeşi Ayşegül Tarkan (24) ise Samsun Büyükşehir Belediyesi Havza İtfaiye Amirliği ekibince çıkarıldı.Havza Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan Hatice Tarkan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Durumu ağır olan Ayşegül Tarkan ise Samsun Eğitim Araştırma Hastanesine sevk edildi. Sağlık durumları iyi olan Fatma ve Kurtça Tarkan ise ayakta tedavi edildi.
Reklam
Oppo Enco W51, Gürültü Engelleme Özelliğiyle Öne Çıkıyor
İSTANBUL (AA) - Oppo'nun kablosuz deneyim sunan kulaklık modeli Enco W51, aktif gürültü engelleme özelliğiyle rüzgarlı havalarda bile olağanüstü bir performans sunuyor. Oppo'dan yapılan açıklamaya göre, kablosuz kulaklıkların popülerliğinin artmasına paralel olarak, aktif gürültü engelleme özelliğine yönelik tüketici talebi hızlı bir şekilde yükseliyor. Oppo'nun aktif gürültü engelleme özelliğine sahip kablosuz kulaklık modeli Enco W51, bu talebe karşılık verecek bir model olarak dikkati çekiyor.Oppo Akustik Ar-Ge ekibi, gürültü azaltma alanında en ileri teknolojiler üzerine çalışıyor. Enco W51'in gürültü azaltma frekans genişliği, üst düzey ikili aktif gürültü engelleme destekli ve çift çekirdekli dijital gürültü engelleme çipi ile 2,5 kHz düzeyine çıkıyor.Sadece geniş bir yelpazede gürültüyle baş etmekle kalmayan Enco W51, aynı zamanda sektörde bir ilke imza atarak maksimum 35 desibel gürültü azaltma derinliğine ulaşıyor.Buna ek olarak Enco W51 kablosuz kulaklıklar üç mikrofonlu bir ses azaltma çözümüne de sahip bulunuyor. Rüzgar gürültüsünü azaltmak için dikkatle tasarlanmış hava kanalları ile birlikte, rüzgarın hızı saatte 25 kilometreye çıksa bile kulaklıkta net ve temiz bir ses duyulabiliyor. 15 dakikalık şarj ile 2,5 saat müzik keyfiQi kablosuz şarj protokolünü destekleyen Enco W51 ile şarj kutusu kablosuz olarak kolaylıkla şarj edilebiliyor. 15 dakikalık şarj kulaklığa 2,5 saat boyunca hayat veriyor ve toplam pil ömrü ile 24 saate kadar çalışabiliyor. Dayanıklı pil kapasitesi ile haftada sadece bir kere şarj ederek günde 4 saat müzik dinlenebiliyor.Ters şarj özelliğine sahip akıllı telefonlar ile de şarj olabilen Enco W51, IP54 standardıyla toza ve suya karşı dirençli olmasıyla da dikkati çekiyor.Enco W51 kulaklıklar bluetoothun düşük gecikmeli iletimini destekliyor. Geleneksel bluetooth bağlantı aktarımına kıyasla gecikme azaltılıyor ve parazit sorunları çözülüyor. Ergonomik tasarıma sahip kulaklıklar geniş bir yelpazede farklı interaktif seçeneklere de sahip bulunuyor.Örneğin, sol kulaklığa çift tıklandığında gürültü azaltma sistemine geçiş yapıyor. Sağ kulaklığa çift tıkladığında ise bir sonraki parçaya geçiyor veya telefonu kapatıyor. Sağ ya da soldaki kulaklığa üç kere tıklanırsa sesli asistan devreye giriyor.
Eskişehir Merkezli 4 İldeki Fetö Operasyonunda Yakalanan 15 Zanlı Adliyeye Sevk Edildi
ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir merkezli 4 ilde Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 15 şüpheli adliyeye sevk edildi.Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca örgütün 'mahrem yapılanması' ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince Eskişehir, Manisa, Kocaeli ve Ankara'da yakalanan 15 zanlı, Yunus Emre Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildi. Şüpheliler, daha sonra geniş güvenlik önlemleri altında Eskişehir Adalet Sarayına sevk edildi. Zanlılardan 10'nunun, örgüt tarafından polis koleji sınavlarında soruların kendilerine verildiğini itiraf ettiği öğrenildi.Elebaşının atletini hediye ettikleri iddiası Örgüte ait evlerde polis kolejine hazırlananlara FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'e ait olduğu öne sürülen atletin gösterildiği, başarılı olan öğrencilere ise motivasyonlarının arttırılması için atletten kesilen parçaların hediye edildiğini belirlendi.Örgütün bağlılık testi yaptığı ortaya çıktıTerör örgütünün, polis koleji ve akademisine hazırladığı öğrencileri, hücre evlerine yakın market, semt bakkalı ve alışveriş merkezlerine gönderip, iş yeri sahiplerine ilgisiz sorular sordurarak FETÖ'ye bağlılık testlerine tabi tuttukları, bu kişilerin örgütün üst yapısı tarafından denetlendiği tespit edildi. Polis koleji ve akademisinden ilişiği kesilen ve ülkedeki farklı üniversitelere yerleşen örgüt üyelerinin, yine FETÖ tarafından izlendiği de belirlendi. Gözaltına alınan 15 zanlıdan 7'sinin stajyer avukat olduğu bildirildi.Eskişehir merkezli 4 ilde 2 Şubat'ta FETÖ'ye yönelik düzenlenen operasyonda 15 zanlı gözaltına alınmıştı.
Reklam
Sivas'ta Anne Ve Kızı Karbonmonoksit Gazından Zehirlendi
SİVAS (AA) - Sivas'ta sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen anne ve kızı hastanede tedavi altına alındı.Yeni Mahalle 3. Sokak'ta müstakil evde ikamet eden anne R.T ile kızı M.T, baş dönmesi ve mide bulantısı şikayetiyle sağlık ekiplerini aradı. Eve gelen ekipler, ilk müdahalenin ardında anne ve kızını ambulansla Sivas Numune Hastanesi'ne kaldırdı. Anne ve kızın sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendiği öğrenildi.
Afganistan'da Taliban İle Çatışmada 5 Güvenlik Görevlisi Öldü
KABİL (AA) - Afganistan'ın kuzeyindeki Faryab vilayetinde Taliban militanlarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 5 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.Faryab Valisi Nakibullah Faik, basına yaptığı açıklamada, militanların Faryab'ın Hoca Sebzpoş ilçesindeki askeri karakola saldırmasının ardından çatışma çıktığını söyledi.Çatışmada 5 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini, birkaç askerin ise Taliban'a esir düştüğünü ifade eden Faik, çatışmada Taliban'ın da ağır kayıp verdiğini belirtti.Vali Faik, çatışmanın ardından bölgede havadan ve karadan operasyon başlatıldığını kaydetti.Taliban'dan henüz konuyla ilgili açıklama yapılmadı.Bir taraftan Taliban saldırıları devam ederken diğer yandan ülkedeki şiddeti sonlandırmak amacıyla Afganistan müzakere heyeti, Katar'ın başkenti Doha'da bulunuyor.
Reklam
Çanakkale Boğazı Yoğun Sis Nedeniyle Çift Yönlü Transit Gemi Geçişlerine Kapatıldı
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale Boğazı'nda yoğun sis, deniz ulaşımını olumsuz etkiliyor.Bölgede sabah saatlerinden itibaren etkisini artıran sis, denizdeki görüş mesafesinin düşmesine neden oldu.Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğünce, kuzey ve güneyden girecek gemilerin kaptanları telsizle uyarılarak boğazın çift yönlü transit gemi geçişlerine kapatıldığı duyuruldu.Sisin etkisini kaybetmesinin ardından gemi trafiğinin normale döneceği belirtildi.Yerel feribot trafiğinde ise aksama bulunmuyor.
4 Şubat Reyting Sonuçları Açıklandı! Dün gece Total ve AB'de Reyting Sıralamasına Hangi Yapımlar Girdi?
Dün televizyonlarda yayınlanan programların reyting sonuçları belli oldu. 4 Şubat Perşembe günü ekranlarda Bir Zamanlar Çukurova, Alev Alev, Akrep, Mucize Doktor ve Survivor gibi iddialı programlar yayınlandı. Total izleyici grubunda birinciliği Bir Zamanlar Çukurova, ikinciliği Esra Erol'da, üçüncülüğü Mucize Doktor aldı. AB Grubunda ise birinci sırada Bir Zamanlar Çukurova, İkinci sırada Mucize Doktor, üçüncü sırada Selçuk Tepeli ile FOX Ana Haber yer aldı. İşte 4 Şubat total ve AB grubunda ilk 10'da yer alan yapımlar...
Reklam
Kadıköy'deki Yasa Dışı Gösteride 65 Kişi Gözaltına Alındı
İSTANBUL (AA) - Kadıköy'de düzenlenen yasa dışı gösteride gözaltına alınan 65 şüpheliden 58'inin farklı silahlı terör örgütleriyle iltisaklı-irtibatlı olduğu ve haklarında daha önce işlem yapıldığı bildirildi. Alınan bilgiye göre, Halkların Demokratik Partisi (HDP), çağrısıyla dün akşam Kadıköy'de gerçekleştirilen izinsiz gösteride polis, toplanan grubu uyararak dağılmalarını istedi.Uyarılara rağmen dağılmayan gruba müdahalede bulunan polis, bazı kişileri gözaltına aldı. Vatan Caddesi'ndeki Güvenlik Şube Müdürlüğüne götürülen şüphelilerin işlemleri sürüyor. Yolu trafiğe kapatan HDP'li milletvekillerine vatandaşlar tepki gösterdiBu arada HDP'li milletvekilleri Musa Piroğlu, Muazzez Orhan Işık ve Sabiha Aydeniz de bir süre yolda oturma eylemi başlattı. Oluşan yoğun trafik nedeniyle vatandaşların tepki gösterdiği HDP'li milletvekilleri, polisin iknasıyla eylemi sonlandırdı.Gözaltına alınan 58 kişinin silahlı terör örgütleriyle iltisaklı olduğu belirlendiİstanbul Valiliğinden konuyla ilgili yapılan açıklamada, Kadıköy İskele Meydanında Kadıköy Kaymakamlığınca pandemiyle mücadele önlemleri kapsamında alınan toplanma, gösteri ve yürüyüş yasaklama kararına aykırı olarak dün toplanan şahısların yasa dışı eylemleri sonucu 65 şüphelinin, Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındığı bildirildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:'Gözaltına alınan 65 şüpheliden 58'inin farklı silahlı terör örgütleriyle iltisaklı-irtibatlı ve haklarında daha önce işlem yapıldığı, 7 şahsın da herhangi bir suç kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Gözaltına alınan 58 şüpheliden, 1 şahsın DHKP-C silahlı terör örgütü üyesi olduğu ve arandığı, 28 şahsın DHKP-C, MLKP, TKEP/L, TİKKO, THKPC, TKML terör örgütleriyle, 22 şahsın PKK/KCK silahlı terör örgütüyle ilgili geçmişte suç kayıtlarının bulunduğu, 7 şahsın farklı silahlı terör örgütleriyle iltisaklı oldukları tespit edilmiştir.'
Aksaray Valisi Aydoğdu: "Aksaray 5 Bin 320 Kişiyi 2020 Yılı İçinde İstihdama Kattı"
AKSARAY (AA) - Aksaray Valisi Hamza Aydoğdu, kentte 2020 yılında 5 bin 320 kişiye istihdam sağlandığını belirtti. Vali Aydoğdu, Aksaray Organize Sanayi Bölgesi'ni (OSB) ziyaret etti.Ziyaret sonrasında gazetecilere açıklama yapan Aydoğdu, 32 ülkede şubesi olan ve günde yaklaşık 30 bin pantolon üreten bir fabrikayı ziyaret ettiklerini söyledi.Türkiye'nin en büyük markalarından birinin Aksaray'da üretim yaptığını dile getiren Aydoğdu, şöyle konuştu:'Bu fabrikada çalışan yaklaşık 2 bin kişinin yüzde 50'si kadın. Birçok da engelli kardeşimiz burada çalışıyor. Fabrikalarımızla gurur duyuyoruz. Böyle bir istihdamın kentte olmasından çok mutluyum. Dünya büyük bir krizle boğuşuyor. Aksaray bu ekonomik kriz ve salgın sürecine rağmen 5 bin 320 kişiyi 2020 yılı içinde istihdama kattı. Bu çok önemli bir rakam.'Aydoğdu, göç alan Aksaray'ın nüfusunun son 5 yılda 40 bin kişi arttığına dikkati çekerek, 'Bu göçün en önemli nedeni istihdamın olması. Bu durum Aksaray adına çok sevindirici. Bu kriz süreci ve salgın döneminde yani 2020 yılı içinde Aksaray'da istihdamda büyük artış oldu.' dedi. Eroğlu Giyimin fabrika müdürü Meral Gökçe de şehirlerin her zaman yatırımlarla, sanayicilerle ve iş insanlarının varlığıyla büyüdüğünü ve geliştiğini belirterek, 'Tüm dünya markalarına buradan hizmet sağlıyoruz. Yerli ve milli bir markayız. Yurt içinde kendi markalarımıza yurt dışında da tüm markalara buradan en iyi imalatı yapıyoruz.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Endonezya'da Myanmar'daki Askeri Darbe Karşıtı Protesto Düzenlendi
CAKARTA (AA) - Endonezya’da, Myanmar'da ordunun yönetime el koymasına tepki amaçlı gösteri düzenlendi.Başkent Cakarta’da Myanmar’ın Cakarta Büyükelçiliği önünde toplanan küçük bir grup, Myanmar’da demokrasiyi desteklemek amacıyla darbe karşıtı slogan attı.'Myanmar halkı birlikteyiz', 'Myanmar için demokrasi' ve 'Myanmar’da barış' pankartları taşıyan grup, darbede tutuklanan yetkililerin serbest bırakılmasını talep etti.
Reklam