onedio
Ürdün'deki Bedevi Topluluğun Vazgeçilmez Kış Lezzeti: "Raşuf"
EL-MEFRAK (AA) - LEYS EL-CUNEYDİ - Ürdün'ün geleneksel yemeklerinden biri olan ve Bedevi topluluğun vazgeçilmezi Raşuf, sıcak ve enerji veren yüksek besinler içerdiğinden kış aylarının meşhur yemekleri arasında yer alıyor.Ürdün'deki Bedevi topluluğu, yemek miraslarının zengin bir parçası olan Raşuf'u geleneklerini korumak ve sonraki nesillere miras olarak bırakmak için gayret ediyor.Başkent Amman'ın batısındaki Salt kentinin meşhur yemekleri arasında olan Raşuf, bedevi yaşam tarzındaki gibi geleneksel çadırlarda yapılması ise ayrı bir lezzet katıyor.Doğranmış soğanların zeytinyağı ile kavrulmasının ardından tereyağı, mercimek, bulgur, buğday, nohut ve yoğurt eklenerek hazırlanan Raşuf, daha sonra tabakta dilimlenmiş ekmeğin üzerine dökülerek servis ediliyor. Mefrak kenti Gençlik ve Yetişkin Eğitim Merkezi Müdürü Eric Telilan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çok önemsedikleri eğitim alanlarından birinin de Ürdün mirası olduğunu söyledi. Siyah keçi kılından ve koyun yününden yapılan çadırlar, yöresel kıyafetlerin yanı sıra Raşuf gibi geleneksel yemeklerin de eğitimde ele alındığını dile getiren Telilan, Raşuf'un sıcak ve enerji veren yüksek besinler içerdiğinden kış aylarının vazgeçilmezi olduğunu ifade etti.Ürdün'deki Bedevi aşiretlerin liderlerinden Dayfullah el-Kallab da, 'Raşuf yemeğinde kullanılan çoğu malzeme, evde hazırlanıyor. Vücudun ihtiyaç duyduğu tüm besinleri de içeriyor.' diyerek, Raşuf'un Bedevilerin ana ve vazgeçilmez kadim yemeklerinden olduğunu aktardı.Babasının bu yemeği 'tirit' olarak adlandırdığını aktaran Kallab, zengin besinler içerdiğinden Ürdün'deki Bedevi topluluğunun hemen hemen her hafta bu yemeği tükettiğini ifade etti.Ürdün dışından bir misafir geldiğinde Raşuf yemeğini özellikle yemek istediğini söyleyen Kallab, Ürdün halkına atalarının mirası olan Raşuf'u tüketmeleri ve sahip çıkmaları çağrısında bulundu.
İnşaat Ustasının Tabloları Görenlerin Beğenisini Kazanıyor
KONYA (AA) - ABDULLAH DOĞAN - Konya'da inşaatlarda alçı, sıva, mantolama ve boya işleri yapan Salih Yerlikaya, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi başta olmak üzere tuvaline yansıttığı onlarca yağlı boya eserle dikkati çekiyor.Merkez Karatay ilçesinde yaşayan 41 yaşındaki Salih Yerlikaya'nın, resim yeteneği çocuk yaşta başladı. Kara kalemdeki kabiliyetini yağlı boya ile sürdüren Yerlikaya, ortaöğretim mezuniyetinin ardından girdiği güzel sanatlar fakültesi yetenek sınavında başarısız olunca sanata küstü.Bu sürede inşaat sektöründe boya ve alçı işine başlayan Yerlikaya, yıllar içinde mesleğinde usta oldu. Sektörde yılda 150'ye yakın dairenin detay işlerini yapan Yerlikaya, boş vaktini resimle doldurmak için palet ve tuvaline geri döndü.Yaşadığı evinin bir bölümünü atölyeye çeviren Yerlikaya'nın, bugüne kadar yaptığı 30'a yakın mekan, manzara ve portre yağlı boya eseri görenlerin takdirini kazanıyor. Yerlikaya'nın üç ayda yaptığı Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yağlı boya eseri, detay ve renk tonuyla fotoğrafı aratmıyor. Osmanlı Padişahı İkinci Abdülhamid'in portresi ile Üsküdar Kız Kulesi ve İran atı resimleri de Yerlikaya'nın tuvaline yansıttığı çalışmalar arasında yer alıyor.'Detay çalışmayı seviyorum'Yerlikaya, AA muhabirine, resme ilgisinin küçük yaşta başladığını söyledi.Yeteneğinin Allah vergisi olduğuna ve bu alanda eğitim almadığına dikkati çeken Yerlikaya, şöyle konuştu:'Yetenek sınavını kazanamayınca, kırıldım. Bundan dolayı 20 yıl kadar resme ara verdim. İnşaat ustasıyım. Boya, sıva, alçı ve mantolama işleri yapıyorum. Kırgınlıktan dolayı ara verdiğim resme, yeniden başladım. Ayasofya tablosu, üç ay, gece gündüz süren bir çalışmanın ürünü. Bu tabloyu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hediye etmek istiyorum. Her santimetrekaresinde saatler ve el emeği var. Bunun uzun sürmesi de normal. Detay çalışmayı seviyorum. İnce ayrıntısına kadar görmek istediklerimi detayda yansıtmam gerekiyor. Sultan Abdülhamid'in portresi, 15 günü geçti. Yağlı boya olduğu için zaman alıyor. Detayları vermem için kuruması gerekiyor. Boş vakitlerimi değerlendiriyorum, günde 2 saat de olsa çalışıyorum. Akşamları çalışıyorum. Ailem de destekliyor.' 'Amacım bu alanda ilerlemek'Yerlikaya, eserlerinin takdirle karşılandığını belirterek, şunları kaydetti:'Görenlerin çok hoşuna gidiyor. Ben de çok memnun oluyorum. Yakın çevrem el üstünde tutuyor. Sosyal medyada paylaşıyorum. Beni tanımayanlar, inanamıyor. İş yerinde her gün sanat konuşuyoruz. Arkadaşlar ne yaptığımı mutlaka sorar. Fotoğrafı kareleme tekniğiyle tuvale aktarıyorum. Kara kalemle ilk çizimin ardından boyamaya geçiyorum. Bunun da aşamaları var. Eşe dosta hediye ettiklerim de oldu. Açık sergilere de katıldım. Amacım bu alanda ilerlemek. Kişisel sergimi açmayı hayal ediyorum. Hedefim daha güzel eserler yapmak. İsmimi duyurmaktan ziyade bu alanda yer edinmek istiyorum.'
Van, Bitlis, Hakkari Ve Muş'ta 599 Yerleşim Birimine Ulaşım Sağlanamıyor
VAN (AA) - Van, Bitlis, Hakkari ve Muş'ta yoğun kar ve tipi nedeniyle 599 yerleşim biriminin yolu kapandı.Van'da olumsuz hava koşullarından dolayı 159 yerleşim birimine ulaşım sağlanamıyor.Kapanan yolların açılması için çalışma başlatan Büyükşehir Belediyesi karla mücadele ekipleri, kent merkezinde de kar temizleme ve tuzlama çalışması başlattı.Hakkari'de 3 gündür aralıklarla etkili olan kar, hayatı olumsuz etkiledi.Kar kalınlığının bazı bölgelerde 2 metreyi bulduğu kentte olumsuz hava koşulları ulaşımda aksamalara neden olduKent genelinde kar ve tipi nedeniyle 66 köy ve 147 mezra yolu kapandı. İl Özel İdaresi karla mücadele ekipleri, bu yolların açılması için çalışmalarını sürdürdü. Belediye ekipleri de kent merkezindeki yol, cadde ve kaldırımlarda kar temizleme çalışması yaptı. Muş İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, kar nedeniyle 137 köy yolunun kapandığını söyledi.Yentür, köy yollarının ulaşıma açılması için karla mücadele ekiplerinin çalışmalarını sürdüğünü aktardı.Bitlis İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü Ümit Kurtkan ise, kentte 90 köye ulaşımın sağlanamadığını aktardı.Kurtkan, kapanan yolların açılması için çalışmaların devam ettiğini dile getirdi.Araçların kara gömüldüğü kentte, belediye ekipleri de mahalle, cadde ve sokaklarda biriken karları temizledi.
Türkiye Otomotiv Pazarı 25 Avrupa Ülkesini Geçti
İSTANBUL (AA) - ABDULSELAM DURDAK - Türkiye otomotiv pazarı, geçen yıl salgına karşın gösterdiği performansla 25 Avrupa ülkesini geride bırakırken, 2020'nin ikinci yarısında yükseldiği 6'ncı sıradaki konumu da korudu.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını özellikle ilk dönemde birçok sektörde olumsuzluklar yaşanmasına neden olurken, otomotiv, en fazla etkilenen sektörlerin başında geldi. Geçen yıl Kovid-19'un Avrupa'ya kıyasla Türkiye'de daha geç görülmesi, alınan güçlü önlemler ve özellikle ertelenen talepler nedeniyle artan satın alma iştahı gibi faktörler, otomotiv satışlarında Türkiye'nin daha güçlü kalmasını sağladı. Konuya ilişkin uluslararası kabul gören veriler de bu durumun gerçekliğini ortaya koyuyor.Avrupa otomotiv pazarı yüzde 23 daraldıAA muhabirinin Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği'nden (ACEA) derlediği verilere göre, Avrupa Birliği (AB-26) ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkeleri ile Birleşik Krallık'ın dahil olduğu pazar toplamına göre, otomotiv pazarı (binek, ağır ve hafif ticari) geçen yıl yüzde 23,6 azalışla 14 milyon 86 bin 918 seviyesinde gerçekleşti. 2019'da ise 18 milyon 443 bin 305 adetlik satış olmuştu. Otomobil pazarı 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 24,3 azalarak 11 milyon 961 bin 182'ye ve ticari araç pazarı da yüzde 18 düşerek 1 milyon 793 bin 353 adede geriledi.Satışlarını artıran Avrupa ülkesi yokAvrupa otomotiv pazarı ülkelere göre değerlendirildiğinde, AB, Birleşik Krallık ve EFTA ülkeleri toplamına göre geçen yıl satışını artıran bir ülke olmadı.Bir önceki yıla göre en fazla düşüş yüzde 40,6 ile Hırvatistan, yüzde 34 ile Bulgaristan ve yüzde 33,9 ile Portekiz'de yaşandı.Avrupa'nın önemli ülkelerinden Almanya'da satışlar bu dönemde yüzde 18,7, Fransa'da yüzde 23,8, İngiltere'de yüzde 28,3, İtalya'da yüzde 26,6 ve İspanya'da yüzde 31,3 geriledi.Türkiye, satışlarını artıran tek ülke olduAB, EFTA ülkeleri ve Birleşik Krallık'ı kapsayan toplam pazarda, satışlarını artıran tek ülke Türkiye olarak belirlendi.2020 sonunda Türkiye, bir önceki yıla göre yüzde 61,8 artışla Avrupa otomotiv satışları sıralamasında 6'ncı, yüzde 57,5 artışla Avrupa otomobil satışları sıralamasında da 6'ncı ve yüzde 77,2 artışla Avrupa ticari araç satışları sıralamasında 4'üncü ülke olarak yer aldı.AB ve EFTA ülkeleri, Birleşik Krallık ve Türkiye otomotiv pazarında (binek, hafif ve ağır ticari) 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin satış adetleri ve değişim oranları şöyle; 20202019Değişim(yüzde)Ülke Almanya3.266.7494.017.059-18,7Fransa2.100.0212.755.695-23,8İngiltere1.967.6562.742.852-28,3İtalya1.564.6702.132.630-26,6İspanya1.030.7441.501.244-31,3Belçika511.107644.046-20,6Polonya510.153656.258-22,3Hollanda429.832537.777-20,1İsveç330.215418.478-21,1Avusturya291.833382.033-23,6İsviçre269.205351.094-23,3Danimarka233.248264.244-11,7Çekya228.834281.423-18,7Norveç180.885189.824-4,7Portekiz176.992267.827-33,9Macaristan153.968190.084-19,0Romanya145.012186.933-22,4Finlandiya112.971133.520-15,4İrlanda112.122145.104-22,7Yunanistan88.710122.873-27,8Slovakya84.909113.863-25,4Slovenya63.10886.829-27,3Lüksemburg50.81461.572-17,5Litvanya47.59458.291-18,4Hırvatistan43.80373.707-40,6Bulgaristan29.66344.977-34,0Estonya22.75632.226-29,4Letonya16.77322.598-25,8GKRY 11.98114.763-18,8İzlanda10.59013.481-21,4Toplam14.086.91818.443.305-23,6 20202019Değişim(yüzde)Ülke Türkiye796.200491.94761,8
112 Acil Çağrı Merkezine Gelen Asılsız Ve Sıra Dışı Çağrılar Hayrete Düşürüyor
KAYSERİ (AA) - MÜZAHİM ZAHİD TÜZÜN - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde kronik rahatsızlığı bulunanlar ile 65 yaş ve üstü vatandaşlardan 110 binin üzerinde çağrıyı yanıtlayan Kayseri Acil Çağrı Merkezine gelen 'nikah memuru' ve 'sarımsaklı işkembe' gönderilmesi gibi talepler şaşkınlık yaratıyor.Olaylara acil müdahale amacıyla gece gündüz vatandaşa hizmet vermek için çalışan acil çağrı merkezleri yüzbinlerce ihbarı değerlendiriyor.Telefon numarası, kişisel bakım ürünleri, ilaç ve yiyecek içecek temini gibi birçok taleple karşılaşan Kayseri Acil Çağrı Merkezinin geçen yıl aldığı 2 milyon 570 bin ihbarın, 1 milyon 870 bininin asılsız olduğu belirlendi.Kovid-19 sürecinde iş yükü artmasına rağmen büyük bir gayretle çalışan acil çağrı merkezi personeli, kronik rahatsızlığı bulunanlar ile 65 yaş ve üstü vatandaşlardan gelen 110 bin 159 talebi de değerlendirmeye aldı.Çağrı merkezine, Kovid-19 tedbirleri kapsamında evlerinden çıkamayan yaşlıların ve kronik rahatsızlığı olanların aramaları dışında, 'nikah memuru, sarımsaklı işkembe çorbası, yemek yapmak için yardımcı, tarlasının sürülmesi, muhabbet kuşları için yem, ineklerinin bakımlarının yapılması, bahçesinin sulanması ve bacasının temizlenmesi' gibi sıra dışı talepler de geldi.Kayseri 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Mustafa Ak, AA muhabirine, Türkiye genelinde 55 şehirde tek merkez ve tek numara altında ihbarların karşılandığını söyledi.Kovid-19 sürecinde iş yüklerinin arttığını belirten Ak, şunları kaydetti:'Koronavirüs ile mücadele kapsamında iş yoğunluğumuz daha da arttı. Acil Çağrı Merkezimize 2020 yılı içerisinde 2 milyon 570 bin çağrı geldi. Bunun 700 bini vakaya dönüşen gerçek çağrı. Maalesef yüzde 75 seviyelerinde asılsız çağrı var. Kronik rahatsızlığı olan ve 65 yaş üstü vatandaşlarımızın taleplerini karşılamak için oluşturulan 'Vefa iletişim programı' üzerinden 2020 içerisinde 110 bin 159 talep geldi. Bunlar genelde maaş çekme, alışverişlerinin yapılması gibi istekler. Tabii bunların içerisinde, çekirdek ve kola gibi talepler de var. Ayrıca 112'yi arayanlar arasında akşam yemeğinin yapılmasını isteyen de nikahının kıyılması için nikah memuru gönderilmesini talep eden de var. Sessiz aramalar çok oluyor, vatandaş arıyor ama konuşmuyor. Başka kurumların veya kişilerin telefon numaraları istenebiliyor.''Acil Çağrı Merkezi'ni gereksiz yere meşgul etmeyin'Ak, vatandaşlara hizmet için gece gündüz çalıştıklarını, gelen ihbarların yüzde 75'inin asılsız olmasının ise çalışanların emeklerini boşa çıkardığını dile getirdi.Gereksiz yere çağrı merkezlerinin aranmaması ricasında bulunan Ak, 'Asılsız ihbarla meşgul edenler hakkında 250 lira idari para cezası uygulanıyor. Tekrarlanması halinde bu ceza 2 katına çıkıyor.' dedi.
İstanbul'a Aşkını 14 Yıldır Minyatürlere Nakşediyor
İSTANBUL (AA) - KÜBRA KARA - Sanatçı Ayşe Yıldırım, kadim şehir İstanbul'u Osmanlı'da bir saray sanatı olan minyatürlerle anlatıyor. 'Aşk', 'İstanbul Masalı', 'İstanbul Boğazı' gibi eserleriyle tanınan Yıldırım, kentteki tarihi Yarımada'yı, Boğaz'ı, Haliç'i ve güzide semtleri 14 yıldır el boyaması kağıtlara titizlikle işliyor.Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluk çağından itibaren resim yaptığını, minyatürün çıkış noktasının ise tarih yazıcılarının tarihi resmetmesiyle başladığını söyledi. Minyatürün bir Osmanlı saray sanatı olduğunu belirten Yıldırım, 'Minyatürde padişah anlatılacaksa, padişah ön planda olduğu için büyük çizilir ve arka plandakiler küçük çizilir. Orman anlatılacaksa öncelik o tarz cisimlerin oluyor. Mesela tek bir ağaç bir ormanı ifade edebiliyor.' dedi.Yıldırım, minyatür sanatıyla ilgilenmeye karar verdiğinde mimari üzerinde yoğunlaştığını, eserlerinde İstanbul'u anlatmaya çalıştığını kaydetti.Son dönemlerde figür de yapmaya başladığını, bundan çok keyif aldığını dile getiren Yıldırım, ruhu neyi istiyorsa, neyi biriktirdiyse onu resmetmeyi sevdiğini bildirdi.Yıldırım, minyatürün püf noktasının eserin o dönemi yansıtması olduğunu, eserde kullanılan kılık-kıyafet ve o döneme ait objelerin araştırılması gerektiğini söyledi.'Parçadan bütüne doğru gidiyorum'Minyatürün püf noktalarını aktaran Yıldırım, 'Bu sanatla eski ve yeniyi bir araya getiriliyor. Duygu birikimi oluyor ve artık eskize dökülme vakti geliyor. Daha sonra şekillendiriyorum ve kompozisyona dönüştürüyorum. Yani parçadan bütüne doğru gidiyorum. Eser benim için artık başlamış oluyor.' ifadelerini kullandı.Yıldırım, minyatür yapmanın uzun vakitler aldığını, 'İstanbul' minyatürünün 1 yıla yakın sürdüğünü belirtti.Farklı ülkelere de tasarımlar yaptığını kaydeden Yıldırım, 'Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Süleymaniye Camii ve Kız Kulesi'nin bulunduğu 3 farklı eserimden oluşan minyatür resimlerim Fransız bir iş insanı tarafından satın alındı. Fransız yolcu gemisinin yemek salonunda sergileniyor. İstanbul ile ilgili bir başka eseri ise Amerikan bir cerrah tarafından satın alındı ve ABD'deki hastanede sergilenmeye devam ediyor.' diye konuştu.Yıldırım, yaptığı eserleri belli dönemlerde sergiye çıkarıyor.
Reklam
Grafikli - Bilim Kurulları Kovid-19'La Mücadeledeki Yol Haritasının Belirlenmesinde Etkin Rol Oynadı
ANKARA (AA) - AHMET SERTAN USUL - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında geçen yıl 59 kez toplanan Koronavirüs Bilim Kurulu ve Toplum Bilimleri Kurulu üyelerinin tavsiyeleri, salgınla mücadele tedbirleri ve izlenecek yol haritasının belirlenmesinde etkin rol oynadı. Çin'in Vuhan kentinde Aralık 2019'da ortaya çıkan yeni tip koronavirüsün (Kovid-19), dünyaya yayılmaya başlamasının ardından, salgınla mücadele tedbirlerinin belirlenmesi amacıyla virüs Türkiye'de görülmeden önce Sağlık Bakanlığı tarafından 10 Ocak 2020'de Koronavirüs Bilim Kurulu oluşturuldu.Kurulda, enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji, çocuk enfeksiyon hastalıkları, halk sağlığı, göğüs hastalıkları, yoğun bakım, anesteziyoloji ve reanimasyon, acil tıp, tıbbi mikrobiyoloji alanlarından öğretim üyeleri ile Yükseköğretim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı yöneticileri yer aldı.Salgın sürecinin toplum üzerindeki psikolojik etkilerinin araştırılması ve halk sağlığı çalışmalarına destek sağlanması amacıyla 7 Haziran 2020'de Toplum Bilimleri Kurulu oluşturuldu. Bu kurulda sosyoloji, psikoloji, iletişim, psikiyatri, halk sağlığı ve tıp tarihi alanlarında öğretim üyeleri ile Sağlık Bakanlığı yöneticileri bulundu.Bakan Koca'nın başkanlığında geçen yıl 59 kez toplanan bilim kurullarınca Kovid-19'la mücadelede izlenecek yol haritasının belirlenmesine yönelik çalışmalar yapılırken, kurul üyeleri medya aracılığıyla vatandaşların doğru bilgilendirilmesi görevini de üstlendi.Kovid-19 rehberi hazırlandıGeçen yıl birçok önemli kararın alınmasında etkin rol oynayan Bilim Kurulu üyeleri, çeşitli ülkelerden Türkiye'ye uçuşların durdurulması, yurt dışından gelenlerin 14 gün karantinada tutulması, sokağa çıkma kısıtlaması uygulanması, eğitime ara verilmesi, otel, kafe, restoran, yurt, huzurevi ve benzeri yerlerde çeşitli tedbirlerin uygulanması gibi tavsiyelerde bulundu.Kurulun çalışmaları sonucunda, özellikle sağlık çalışanlarının Kovid-19 hakkında bilgilendirilmesi amacıyla oluşturulan '2019-nCoV Hastalığı Rehberi', 14 Ocak 2020'de Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlandı.Rehberde, 'enfeksiyona ilişkin genel bilgiler', 'vaka tanımı ve vaka yönetimi', 'enfeksiyon kontrolü ve izolasyon', 'hasta bakımı ve tedavisi', 'vaka görülen ülkelere gidecek kişilerin yapması gerekenler' gibi bölümler yer aldı.Çin'in Vuhan kentindeki Türk vatandaşları Türkiye'ye getirildiÇinli bir havayolu firması tarafından yapılan Vuhan-İstanbul uçuşları 22 Ocak 2020'de durduruldu.Bilim Kurulu'nun tavsiyesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı doğrultusunda, Vuhan kentindeki Türk vatandaşlarını Türkiye'ye getirecek, ambulansa dönüştürülen askeri kargo uçağı, 31 Ocak 2020'de Etimesgut Askeri Havaalanı'ndan Çin'e hareket etti.Bu kapsamda Vuhan kentinden tahliye edilen 42 kişiyi taşıyan uçak, 1 Şubat 2020'de Etimesgut Havaalanı'na indi.Çin'den gelen tüm uçuşlar durdurulduBilim Kurulu'nun önerisiyle 5 Şubat 2020'den itibaren Çin'den gelen tüm uçuşlar durduruldu.Aktif olan 19 uluslararası hava limanında yurt dışından gelen bütün yolculara 6 Şubat 2020'den itibaren termal kamera kontrolü başlatıldı.Türkiye-İran hudut kapıları kapatıldıVirüsün İran'da da görülmesi üzerine sınırda da gerekli tedbirler alındı. Bu kapsamda, 23 Şubat'ta Türkiye ile İran arasındaki kara hudut kapıları saat 17.00 itibarıyla kapatıldı.İran'daki Kovid-19 salgınının ardından İçişleri Bakanlığınca 81 ile 'hudut kapılarında alınması gereken tedbirler' ile ilgili genelge gönderildi.Ayrıca, İran'daki Türk vatandaşları 25 Şubat 2020'de Türkiye'ye getirildi.Öğrencilere yönelik bilgilendirmeler yapıldıBunun yanı sıra tedbirler kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu ve Kredi Yurtlar Kurumuna Çin'den gelmesi muhtemel öğrencilere yönelik bilgilendirmeler yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, üzerinden turizm bölgeleri ve tur operatörlerine yönelik alınması gereken önlemler aktarıldı.Ayrıca, halka yönelik kolay anlaşılabilir sunumlar hazırlandı, bu amaçla sosyal medya etkin olarak kullanıldı.Ülkede ilk Kovid-19 vakasının görülmesinden sonraki tedbirlerBakan Koca, 11 Mart 2020'de Türkiye'de ilk Kovid-19 vakasının görüldüğünü açıkladı. Aynı gün yapılan Bilim Kurulu toplantısında alınması gereken tedbirler değerlendirildi.Koca, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ortak basın açıklamasıyla yeni tedbirleri açıkladı.Ersoy, otellere, yaz sezonu başlangıcını mart değil nisan sonu olarak planlamalarını önerdiklerini bildirdi.Koca'nın yanı sıra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ile dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turan'ın da katıldığı 13 Mart 2020'deki Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından ilave tedbirler açıklandı.Bu çerçevede, hastanelerde ziyaret kısıtlaması yapıldı. İlaçlarını raporla alan yaşlılar ve kronik hastalığı olanların rapor süresi dolduğunda hastaneye tekrar başvurmadan ilacını doğrudan alabilmesi konusunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile düzenleme yapıldı. Mart ve nisanda düzenlenecek ulusal ve uluslararası bilimsel açık ya da kapalı toplantı, kongre, konferans gibi etkinlikler geçici süreyle ertelendi. Vatandaşların yurt dışına kesinlikle çıkmaması konusunda uyarı yapıldı.Hastalık belirtisi olanların ceza infaz kurumlarına alınmaması kararı verildi. Bu kişilerin sağlık muayenesinden geçirilip tedavileri yapıldıktan sonra ceza infaz kurumuna alınması kararlaştırıldı. Cezaevleri görüşleri 2 hafta süreyle ertelendi. Alo 184 Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM) Hattı'nın koronavirüsle ilgili bilgi verecek bir hatta dönüştürülmesi kararlaştırıldı.Uçuş yasağı kapsamına Almanya, Fransa, İspanya, Norveç, Danimarka, Belçika, Avusturya, İsveç ve Hollanda eklendi.65 yaş ve üstündekilere yönelik kısıtlamaKovid-19 ile mücadele kapsamında 22 Mart 2020'de gece yarısından itibaren 65 yaş ve üstündekiler ile kronik rahatsızlığı bulunanların ikametlerinden dışarı çıkmaları, park, bahçe gibi açık alanlarda dolaşmaları kısıtlandı.Koronavirüs Bilim Kurulu üyeleri, 26 Mart 2020'de Çinli yetkililer ve bilim insanları ile video konferans yöntemiyle görüştü. Toplantıda, hastalığın seyri, bilinen özellikleri, yaş gruplarındaki etkileri, hastalığa özel semptomlar, tanı yöntemleri, tedavi protokolleri, aşı çalışmaları, iyileşen hastaların durumu gibi konular ele alındı.30 büyükşehir ile Zonguldak istisnalar haricinde araç giriş çıkışına kapatıldıBakan Koca, 28 Mart 2020'deki Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, vaka artışının önüne geçilmesine yönelik kurulun tavsiyelerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a iletildiğini açıkladı.Erdoğan, 3 Nisan 2020'de Kovid-19'la mücadeledeki yeni tedbirleri açıkladı. Bu kapsamda, 30 büyükşehir ile akciğer rahatsızlıklarının sık görüldüğü Zonguldak ili, istisnalar haricinde araç giriş çıkışına kapatıldı.Gece yarısından itibaren 1 Ocak 2000 ve üstü tarihli doğumluların tüm il ve ilçelerde sokağa çıkmaları kısıtlandı. İçişleri Bakanlığınca 10 Nisan 2020'de yayımlanan genelgeyle gece yarısından itibaren hafta sonu boyunca Kovid-19'la mücadele kapsamında 30 büyükşehir ile Zonguldak'ta sokağa çıkma kısıtlamasına gidileceği açıklandı. Koronavirüs Bilim Kurulu'nun tavsiyeleri doğrultusunda Mayıs 2020'den itibaren, iş yerlerinde alınacak tedbirlere yönelik 88 ana sektörle ilgili 'Kovid-19 Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi' hazırlandı. Rehber, Haziran 2020 boyunca güncellendi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tarabya'daki Huber Köşkü'nde 18 Mayıs 2020'de video konferans yöntemiyle düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından Kovid-19 ile ilgili yeni tedbirler açıkladı.Erdoğan, arife gününden Ramazan Bayramı'nın son gününe kadar, 23, 24, 25 ve 26 Mayıs'ta 81 ilde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacağını bildirdi.Toplum Bilimleri Kurulu ilk toplantısını gerçekleştirdiKovid-19 salgınında sosyoloji, iletişim, psikoloji, din sosyolojisi, istatistik gibi alanlarda çalışacak Toplum Bilimleri Kurulu, ilk toplantısını 8 Haziran 2020'de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın başkanlığında video konferans yöntemiyle yaptı.Bakan Koca, 'Bu yeni aşamada, salgına karşı kolektif davranış paydasının, ana motivasyon unsurunun irdelenmesine ihtiyaç duyuyoruz. Toplum Bilimleri Kurulu, tavsiye kararları alacak, gerektiğinde kamuoyu ile bu kararlar paylaşılacaktır.' değerlendirmesinde bulundu.Normalleşme süreciErdoğan, Tarabya'daki Huber Köşkü'nde 28 Mayıs 2020'de video konferans yöntemiyle düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, normalleşme planına ilişkin kararları açıkladı.Aylara yayılarak uygulanacak plan kapsamında, idari izinde bulunan veya esnek çalışma sistemine dahil olan kamu personelinin 1 Haziran 2020 itibarıyla normal mesaiye başlaması, şehirler arası seyahat sınırlamasının 1 Haziran 2020'den itibaren tamamıyla kaldırılmasının arasında bulunduğu kararlar duyuruldu.Kovid-19 vaka sayılarının artmasıyla kasım ve aralıkta tedbirler sıkılaştırıldıKovid-19 vaka sayılarının artmasıyla Koronavirüs Bilim Kurulunca kasım ve aralıkta tedbirler sıkılaştırılması tavsiyesinde bulunuldu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 Kasım 2020'de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından Kovid-19 ile mücadeleye yönelik yeni tedbirleri açıkladı.Bunlar arasında, hafta sonları tedarik ve üretim zincirleri aksamayacak şekilde 10.00 ile 20.00 saatleri arası dışında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanması, ara tatilde olan okullardaki eğitim öğretimin yıl sonuna kadar çevrim içi olarak sürdürülmesi, alışveriş merkezleri, marketler, berber ve kuaförler gibi işletmelerin çalışma sürelerinin saat 10.00 ile 20.00 arası olarak sınırlandırılması gibi kararlar yer aldı.Erdoğan, 30 Kasım 2020'deki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından da salgınla mücadelede 1 Aralık'tan itibaren geçerli olacak tedbirleri açıkladı. Bu kapsamda, hafta içi 21.00-05.00 saatlerinde, hafta sonu cuma 21.00'den pazartesi 05.00'e kadar uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasını da içeren tedbirler hayata geçirildi.Ayrıca, Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında ülke genelinde 31 Aralık Perşembe saat 21.00'den 4 Ocak Pazartesi saat 05.00'e kadar sokağa çıkma kısıtlaması uygulandı.'O günleri tekrar yaşamayı istemiyoruz'Ankara Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Öğretim Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Rahmet Güner, 2020'yi yoğun çalışmayla geçirdiklerini, toplum sağlığının korunması için çabaladıklarını belirtti.Kovid-19'la mücadele tedbirlerine uyulmadığı ve hasta sayısının arttığı zamanların kendileri için yıpratıcı olduğunu dile getiren Güner, 'O günleri hiçbir şekilde tekrar yaşamayı istemiyoruz. Kimi zaman hastalarınızla ilgili olumsuz sonuçlarla karşılaştığınızda karamsarlığa kapılıyorsunuz, sonra tedbirlere uyulmadığını gördüğünüzde hastanede sıkıntı çeken o hastayı düşünüyorsunuz. Kişilerin, o gerçekle yüz yüze gelmesini ve korunmasını istiyorsunuz.' diye konuştu.Güner, Kovid-19 vaka ve hasta sayılarının artmaması için tedbirlere titizlikle uyulması gerektiğini vurgulayarak, 'Kişilerin kurallara uymalarını arzu ediyoruz ama bu noktada sesimiz gitmiyor gibi hissettiğimiz zamanlar oluyor.' ifadelerini kullandı.Salgın nedeniyle kendisinin de geçen yıl bayramlarda annesi ve babasını ziyaret edemediğini söyleyen Güner, 'Bu onların sağlığı için diyerek, günlerimi avutarak geçirdim.' dedi.'Devletimiz önerdiğimiz hemen her uygulamayı kullanıma soktu'Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, Kovid-19 sürecinin başından itibaren eğitime ara verilmesi, yurt dışından uçuşların ve şehirler arası ulaşımın kısıtlanması gibi birçok uygulamanın bilim kurulunun önerileri doğrultusunda hayata geçirildiğini söyledi.Devletin, Türkiye'deki bilim insanlarına güveninin, salgınla mücadelenin bilim kurulunun tavsiyeleriyle sürdürülmesini sağladığına değinen İlhan, 'Devletimiz önerdiğimiz hemen her uygulamayı kullanıma soktu. Yine iyi bir takip sistemi kurulması, sahada filyasyonla koronavirüs mücadelesinin sürdürülmesi gibi uygulamalar da hayata geçirildi. Keza yılbaşıyla ilgili kısıtlamayı önerdik, devletimiz uygulamaya soktu.' bilgisini paylaştı.İlhan, bilim kurulu üyelerinin, kısıtlamaların ne zaman kaldırılacağına ve aşılamanın hangi gruplardan başlayacağına ilişkin tavsiyelerinin de dikkate alındığını vurguladı.Bu durumun, bilimin, topluma faydasını ortaya koyduğunu aktaran İlhan, 'Çünkü bilim ya da bilim insanı, topluma fayda sağladığı düzeyde var oluyor. Yoksa bir sürü makale yazmamız, dünyada bir sürü atıf almamız bence ikincil bir fayda. En çok toplum faydası nasıl sağlanır, bilim toplumun lehine nasıl kullanılır buna bakmak gerekiyor.' açıklamasında bulundu.Kovid-19'la mücadele sürecinde bilim kurullarında yer almayan ama aşı geliştirmede, koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinde ciddi çalışmalar yürüten bilim insanlarının olduğuna işaret eden İlhan, şöyle konuştu:'Bu çalışmalar sonucunda Türkiye'de vefat sayısı ve sahada bulaş bu kadar azaltıldı. Tüm sağlık çalışanları için bu sözleri söylemek daha doğru olacaktır. Sahada koronavirüs bulaşının engellenmesinde, hastanede koronavirüs tedavisinde temizlik görevlisinden, güvenlik görevlisine, hemşireden sağlık teknisyenine, doktordan öğretim üyesine kadar herkesin ortak çabasıyla süreci bu şekilde yönetebildik.'İlhan, 2021'de Kovid-19 salgınının geride kalmasını ve bilimsel çalışmaları farklı alanlara yönlendirmeyi diledikleri belirterek, 'Gözüken o ki Türkiye'deki bilim insanlarının hem ülkedeki hem de dünyadaki bilime yaptıkları katkılar unutulmayacak. Hatta Türkiye'deki sağlık hizmetlerinin, bilimsel faaliyetlerin ne denli başarılı olduğu dünyaya duyurulmuş oldu.' değerlendirmesini yaptı.Artık vatandaşların hasta olduklarında ABD, İngiltere, İsviçre gibi ülkelere gitmeyi düşünmediklerine dikkati çeken İlhan, şöyle konuştu:'Vatandaşlar, 'hasta olursa başka ülkede başına bir şey gelmesin' diye seyahat erteleyen, bir yere gitmeyen, tedavilerini Türkiye'de olmayı tercih eder hale geldiler. Burada Türkiye'de geliştirilen bilimsel stratejinin, birinci basamakta en ücra yerdeki vatandaşın koronavirüs taramasının yapılmasından tutun, üniversite ve şehir hastanelerinde en ileri tetkik, tedavi olanaklarının sağlanmasına kadar varan süreçte sunulan sağlık hizmetinin katkısının büyük olduğunu söylemek gerekiyor.'
Koronavirüsle Değişen Hayat: Öğrencileri İçin Canlı Sınıf Derslerini Özel Tekniklerle Eğlenceli Hale Getirdi
ANKARA (AA) - ÖMER OLCAY - Ankara'da görev yapan bir sınıf öğretmeni, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında yüz yüze eğitimin geçici olarak sınırlandırılmasıyla evini canlı sınıf ortamına dönüştürdü.Uzaktan eğitim döneminde çektiği videolarla el ve parmak kaslarının gelişmesine yardımcı olduğu birinci sınıf öğrencilerine masallar ve günlük eşyalar üzerinden alfabeyi anlatan sınıf öğretmeni Özlem Yıldız, çıkartmalarla da dört işlemi öğretiyor.Pursaklar ilçesindeki Saray İlkokulu'nda görev yapan Yıldız, kalem tutmaya yeni başlayan birinci sınıftaki 33 öğrencisinin el ve parmak kaslarını geliştirmek için çektiği videoların yanı sıra masallar ve günlük kullanılan eşyalar üzerinden de alfabeyi öğretiyor. Velilerin sağlıklı yaşam için çocuklarıyla katılım sağladığı beden eğitimi derslerini de düzenleyen Yıldız, dört işlemi çıkartmalarla öğreterek, diş macunu, limon, sirke ve bulaşık deterjanı gibi malzemeleri kullanarak yaptığı deneylerle bilimi eğlenceli hale getiriyor. Uzaktan eğitimde öğrencilerine renkli ortamda ders anlatmak için çocuklarının yardımıyla çalışma odasını sınıfın rengine boyayan öğretmen Yıldız, eTwinning projeleriyle de öğrencilerinin günlük yaşam becerilerine katkı sunarak eğlenceli etkinliklerle buluşturuyor.Uzaktan eğitim süreciAA muhabirinin görüştüğü Özlem Yıldız, uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin derslerden verim alması için velilerle sık sık fikir alışverişinde bulunduğunu söyledi. Bu kapsamda etkinliklerle canlı dersleri keyifli hale getirmeye gayret ettiğini belirten Yıldız, 'Öğrencilere tek tek soruyorum. Bilgisayar karşısında herkes elindeki nesnesini gösteriyor. Diyorum ki nedir elinizde tuttuğunuz? Mesela askı tutuyor. 'Öğretmenim bu askı. 'Askı içinde A sesimiz var. İşte E sesine geçtiğimizde de Elma' diyorlar. Şimdilik bu şekilde sesleri hissettirmeye başladık.' dedi. Çocukların matematik dersine karşı ön yargılarını kırmak için boncuklarla sayıları öğrettiğini ifade eden Yıldız, öğrencilerine sevimli gelen farklı materyalleri kullanarak matematiğin diğer kavramlarını derslerinde işlediğini belirtti.Yıldız, şöyle devam etti:'Genelde çocuklar matematikten korkarlar ama öğrencilerim çok severler. Çünkü onlara çok sevecekleri materyallerle dersi anlatıyorum. Toplama işleminde direkt sticker yapıştırmaları işin içine sokuyorum, çünkü her çocuk sticker yapıştırmayı çok sever. Mesela bir artı bir eşittir iki demek yerine önce haydi bir stickeri defterimize yapıştıralım diyorum. Verdiğim sayı kadar stickeri öğrencilerim defterine yapıştırıyor. Deneyde bilim eğlencelidir diyorum. Evlerinde bulabilecekleri ya da kolaylıkla satın alabilecekleri malzemelerden oluşan deneyler seçiyorum.''Burası bizim 'camdan cana' ulaştığımız yerdir'Uzaktan eğitimde en büyük yardımcısının biri 3, diğeri 8'inci sınıf öğrencisi iki erkek çocuğunun olduğunu aktaran Yıldız, derslerden arta kalan vakitlerde canlı sınıfta eğitimlerine devam eden çocuklarının ödevlerini kontrol ettiğini kaydetti. Öğrenciyi sevmeden uzaktan eğitim sürecinin yürütülmesinin çok zor olduğuna değinen Yıldız, şunları anlattı:'Hiçbir zaman sorunlardan sorun çıkarmaya çalışan bir öğretmen olmadım. Sorun içinde güzellikleri bulmaya çalışıyorum. Mesela odamız daha soluk renkliydi. Ben ders yaparken öğrencilerim arkalarında renkli bir duvar görsünler istedim. Oğullarım da benimle beraber biraz boya yaparak derslerden uzaklaşsınlar istedim. Sevdik ve yaptık. Öğrencilerim çok beğendiler. Daha renkli bir ortamda ders yapıyoruz. Çünkü burası bizim 'camdan cana' ulaştığımız yerdir. Benim için o oda, bu odadır. Öğrencilerim yıllar sonra 'okul yoktu, Kovid-19 vardı' diye söylenmeyecekler. 'Evet Kovid-19 vardı ancak biz her gün ders saatinde bilgisayarımızın başında öğretmenimizle birlikte bütün eğlenceli aktivitelerimizi yaptık' diyecekler ben buna inanıyorum.'
Reklam
Savcının Aracına 'Hatalı Park Etmişsiniz' Notu Bırakan Vatandaş Hakkında Soruşturma Başlatıldı
etiket
Bir savcının hatalı park ettiği aracına not bırakan Süleyman Uysal isimli vatandaşın gözaltına alındığı öne sürüldü. Anadolu Ajansı, araç sahibi savcının şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığını, Uysal'ın ifadesinin alınarak serbest bırakıldığını ancak gözaltı işlemi yapılmadığını bildirdi. Ajans, savcının hem not hem de sıra sileceklere zarar verildiği gerekçesiyle şikayetçi olduğunu da belirtti.Avukatı ise Süleyman Uysal'ın sileceğin kırık olmasıyla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, sadece notu yazdığını belirtmesine rağmen gözaltına alındığını, cama bırakılan notun ise 'imzasız mektup yoluyla tehdit” suçu sayıldığını söyledi.
Doğu Marmara Ve Batı Karadeniz'de Cadde Ve Sokaklarda Sessizlik Hakim
SAKARYA (AA) - Doğu Marmara ve Batı Karadeniz'deki 7 ilde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması dolayısıyla cadde ve meydanlar sessizliğe büründü.Kısıtlamanın ikinci gününde Sakarya'da Atatürk Bulvarı, Çark Caddesi, Aynalı Kavak Çarşısı, Tarihi Uzun Çarşı, Demokrasi ve Gar meydanları ile hafta sonları yoğunluğun yaşandığı Donatım Park ve Millet Bahçesi boş kaldı. Kocaeli, Düzce, Bolu, Zonguldak, Karabük ve Bartın'da da cadde ve sokaklarda sessizlik hakim oldu.Polis ve jandarma ekipleri, kontrol noktalarında denetimlerini sürdürüyor. Kısıtlamaya, maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymayanlara idari para cezası uygulanıyor.
Reklam
Doğu Marmara Ve Batı Karadeniz'de Cadde Ve Sokaklarda Sessizlik Hakim
SAKARYA (AA) - Doğu Marmara ve Batı Karadeniz'deki 7 ilde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması dolayısıyla cadde ve meydanlar sessizliğe büründü.Kısıtlamanın ikinci gününde Sakarya'da Atatürk Bulvarı, Çark Caddesi, Aynalı Kavak Çarşısı, Tarihi Uzun Çarşı, Demokrasi ve Gar meydanları ile hafta sonları yoğunluğun yaşandığı Donatım Park ve Millet Bahçesi boş kaldı. Kocaeli, Düzce, Bolu, Zonguldak, Karabük ve Bartın'da da cadde ve sokaklarda sessizlik hakim oldu.Polis ve jandarma ekipleri, kontrol noktalarında denetimlerini sürdürüyor. Kısıtlamaya, maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymayanlara idari para cezası uygulanıyor.
Hatay'da Zıpkınla Avlanan Balıkçıya 1090 Lira Ceza
HATAY (AA) - Hatay'ın İskenderun ilçesinde zıpkınla balık avladığı belirlenen kişiye 1090 lira ceza kesildi.Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, Akdeniz Bölge Komutanlığı ekipleri, denizde yasa dışı su ürünleri avcılığı gerçekleştirenlere yönelik denetim yaptı.Kontrollerde, zıpkınla balık avladığı tespit edilen balıkçıya 1090 lira ceza uygulandı.
Çeyrek Altın Kaç TL Oldu? 31 Ocak 2021 Güncel Altın Fiyatları...
Altın fiyatları 31 Ocak 2021 Pazar yani hafta sonunun son gününde güncel piyasalarda hafif bir düşüşle başladı. Yatırımlarını ve birikimlerini altın alarak korumak isteyen vatandaşlar, hafta sonu çeyrek ve gram altın piyasasını merak ediyor.  Çeyrek altın 705 TL'den işlem görüyor.  İşte piyasalarda 13.00 itibariyle güncel altın fiyatları...
Reklam
Doğu Anadolu'daki 6 İlde Kar Bekleniyor
ERZURUM (AA) - Erzurum, Erzincan, Kars, Iğdır, Ağrı ve Ardahan'da aralıklarla kar bekleniyor.Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölgede hava, çok bulutlu ve aralıklarla karlı olacak. Sıcaklığın mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği bölgede rüzgar, güneyden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı, sıfırın altında olmak üzere Erzurum ve Kars'ta 8, Ardahan'da 7, Ağrı'da 4, Erzincan'da 3, Iğdır'da 2 derece ölçüldü.Gün içinde en yüksek sıcaklığın Erzincan'da 3, Iğdır'da 2, Erzurum, Kars ve Ardahan'da 1, Ağrı'da sıfırın altında 1 derece olması bekleniyor.Kar kalınlığı, kayak merkezlerinden Palandöken'de 110, Sarıkamış'ta 57 ve Ergan'da 29 santimetre ölçüldü.Bölgede, sabah ve gece saatlerinde kuvvetli buzlanma, don, sis ve pus olayı ile dik ve eğimli bölgelerde çığ tehlikesine karşı vatandaşlar ile yetkililerin dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.
Çanakkale'de Aracın Baraja Düşmesi Sonucu Kaybolan İkinci Kişiyi Arama Çalışmaları Yeniden Başladı
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde baraj göletine düştüğü bildirilen araçta kaybolan ikinci kişinin bulunması için yürütülen çalışmalar 5'inci gününde yeniden başladı. Ayvacık Baraj Göleti'nde özel bir şirkete ait rüzgar enerji santralinde çalışan iki kişiden birinin cansız bedeni ve otomobilin bulunmasının ardından dün akşam havanın kararması nedeniyle ara verilen çalışmalar sürüyor.Sabah saatlerinde bölgeye gelen polis, jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, iş güvenliği uzmanı Mürsel Meracıoğlu'na (41) ulaşabilmek için son hazırlıklarını yapıp tekrar suya girdi.Ayvacık Kaymakamı Cevat Çelik koordinasyonunda devam eden çalışmalarda, Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı Köpek Unsurları Bölük Komutanlığına ait iki köpekten de yararlanılacak.Ankara'dan getirilen labrador cinsi 'Mavi' ve Belçika malinoisi ırkı 'Negro' adlı köpeklerle Meracıoğlu'nun bulunması için bot üzerinden çalışma yapılacak. Köpeklerin, suda yaklaşık 3 metre derinliğe kadar etkili arama yapma kabiliyetine sahip olduğu öğrenildi.Ayvacık'ta 27 Ocak'ta içinde iki kişinin bulunduğu aracın baraj göletine düşmesi üzerine çalışma başlatan ekipler, 28 Ocak'ta sabah saatlerinde şirketin yardımcı hizmetler bölümünde çalışan Filiz Soydoğan Çiçek'in (50) cansız bedenine ulaşmıştı. Ekipler, 29 Ocak'ta ise Mürsel Meracıoğlu'nun kullandığı otomobilin yerini tespit edip vinç yardımıyla sudan çıkarmıştı.
Reklam
Rusya'da Polis, Navalnıy Gösterilerinden Önce Güvenlik Önlemlerini Artırdı
MOSKOVA (AA) - Rusya'nın başkenti Moskova'da tutuklu Rus muhalif Aleksey Navalnıy’ın serbest bırakılması için yeniden yapılacak gösterilerden önce polis sıkı güvenlik önlemleri aldı.Ülkede, tutuklu Navalnıy’ın çağrısı üzerine gösteriler bugün de devam edecek.Rusya'nın başta Moskova ve St. Petersburg olmak üzere birçok kentinde düzenlenecek izinsiz gösteriler öncesi polis sıkı tedbirler aldı.Moskova'da gösterilerin yapılacağı bölgedeki sokaklar trafiğe kapatılırken, çok sayıda polis aracıyla barikatlar kuruldu.Söz konusu bölgede, araç park yerleri ile bazı metro istasyonları gün boyunca çalışmayacak.Kafe, bar ve restoranların kapatıldığı bölgede, 09.00-23.00'te alkol satışları yasaklandı.Rus vatandaşlarına 'gösterilere katılmama' çağrısı yapıldıRusya İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, gösterilerin izinsiz olduğu vurgulandı.Gösterilerde, provokasyonların yaşanabileceği belirtilen açıklamada, Rus vatandaşlarına gösterilere katılmama çağrısı yapıldı.Gösteri öncesi bazı muhaliflere ev hapsi cezası verildiRus polisi, düzenlenecek gösteriler öncesi Rus muhalif Aleksey Navalnıy'ın Moskova'daki daireleri ve kurduğu Yolsuzlukla Mücadele Vakfının ofisinde 'sıhhi ve epidemiyolojik kuralların ihlal edildiği' gerekçesiyle 27 Ocak'ta arama yapmıştı.Muhalif Aleksey Navalnıy'ın kardeşi Oleg Navalnıy, avukatı Lubov Sobol, şahsi doktoru olan Doktorlar Birliği Sendika Yöneticisi Vasilyeva ile başkent Moskova'daki karargah koordinatörü Oleg Stepanov, aynı gün gözaltına alınmıştı.Söz konusu şahıslar, Navalnıy'ın serbest bırakılması için geçen hafta düzenlenen izinsiz gösterilerde 'sıhhi ve epidemiyolojik kuralların ihlal edildiği' gerekçesiyle mahkemece 23 Mart'a kadar ev hapsi cezasına çarptırılmıştı.
30 Ocak 2021 Cumartesi Reyting Sonuçları Belli Oldu! İşte Dün Gece Total ve AB Reytinglerinde İlk 10 Program
30 Ocak Cumartesi akşamının reyting sonuçları belli oldu.  Dün akşamın dikkat çeken yapımları arasında Gönül Dağı, Sen Çal Kapımı ve Kuzey Yıldızı İlk Aşk vardı. Total'de birinci sırada Gönül Dağı, ikinci sırada Kuzey Yıldızı İlk Aşk, üçüncü sırada Gülbin Tosun İle Fox Ana Haber yer alırken.  AB Grubunda birinci sırada Gönül Dağı, ikinci sırada Gülbin Tosun İle Fox Ana Haber, üçüncü sırada ise Gönül Dağı Özet yer aldı. İşte 30 Ocak 2021 Total ve AB reyting sıralaması...
Doğu Anadolu'da Kar Ve Soğuk Hava Yaşamı Olumsuz Etkiliyor
ERZURUM (AA) - Erzurum, Tunceli, Ağrı ve Kars'ta etkili olan kar ve soğuk hava yaşamı olumsuz etkiliyor. Gece başlayan kar nedeniyle beyaza bürünen Erzurum'da, soğuk havanın etkisiyle çeşmeler ve şadırvanlar buz tuttu.Kar yağışının aralıklarla etkisini sürdürdüğü kentte, belediye ekipleri yollarda buz ve kar temizleme çalışması yürütüyor.TunceliTunceli'de gece etkili olan sağanak, sabaha karşı yerini kara bıraktı.Beyaza bürünen kentte güne karla uyanan vatandaşlar, evlerinin önünde ve araçlarının üzerinde biriken karları temizledi.Karla mücadele ekipleri, cadde ve köy yollarında kar küreme ve tuzlama çalışması başlattı.AğrıSoğuk havanın etkili olduğu Ağrı'da, dere ve nehirler buz tuttu, çatılarda buz sarkıtları oluştu. Belediye ekipleri, cadde ve sokaklarda karla mücadele çalışmalarını sürdürdü. Kars Kars'ta gece saatlerinde etkili olan ve aralıklarla devam eden kar, bazı bölgelerde tipiye dönüştü.Sarıkamış-Kars ve Kars-Iğdır kara yolunda tipi nedeniyle sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Kars Belediyesi ekipleri de yollarda karları küredi.
Reklam