"TRT Yetenek 2021" Başvuruları Devam Ediyor
İSTANBUL (AA) - TRT'nin, yeni mezunlara istihdam fırsatı sunduğu ve bu yıl ikincisini gerçekleştireceği 'TRT Yetenek' istihdam programına 12 Mart'a kadar başvurulabilecek. TRT'den yapılan açıklamaya göre, 'Yetenek Sende, İşin TRT'de' sloganıyla düzenlenecek 'TRT Yetenek' istihdam programına başvurular devam ediyor. Bu yıl 29 Ocak'ta başlayan ve 12 Mart'a kadar devam edecek olan başvurular, 'kariyer.trt.net.tr/yetenek' adresi üzerinden online yapılabilecek. TRT Yetenek programı, üniversitelerin lisans bölümlerine ait mezuniyet belgelerini 2021 yılında teslim edebilecek öğrencileri, 1 Ocak 2018 tarihi itibarıyla lisans mezuniyetini elde edenleri ve yayıncılık hayatında kariyer yapmayı hedefleyen genç yetenekleri kapsıyor. Yetenek programıyla toplamda 200 genç yetenek; TV ve radyo içerik, TV ve radyo teknik fonksiyonlar, bilgi teknolojileri, pazarlama stratejisi, dijital strateji, kurumsal fonksiyonlar ve dijital içerik olmak üzere TRT'nin 7 farklı alanında istihdam edilecek.Adaylar, başvurularının ardından 7 aşamalı değerlendirme sürecine katılacak. Değerlendirme süreci; genel yetenek ve yabancı dil sınavı, video proje sınavı, grup vaka sınavı, kişilik envanteri, insan kaynakları mülakatı ve birim mülakatından oluşacak. Değerlendirme sürecinde grup vaka çalışması aşamasına kadarki tüm adımlar online olarak gerçekleştirilecek. Böylelikle tüm adaylar, koronavirüs tehdidinden izole bir şekilde TRT Yetenek programına katılabilecek. Başvurularını tamamlayan adaylar, TRT Yetenek internet sitesinde yer alan giriş kısmından başvuru bilgilerine erişebilecek ve süreci takip edebilecek. Programla ilgili detaylı bilgi almak isteyen adaylar, talep ve sorularını 'yetenek@trt.net.tr' adresinden ve TRT Kariyer sosyal medya hesaplarından iletebilecek. İlk kez 2020'de hayata geçirilen programa 44 bin 185 aday başvurmuş, 7 aşamalı zorlu değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan 266 genç yetenek TRT ailesine katılmıştı.
İstanbul'daki Gösterilerde Gözaltına Alınan 105 Şüpheliden 76'Si Serbest Bırakıldı, 29'Unun İşlemleri Sürüyor
İSTANBUL (AA) - İstanbul Valiliği, Kadıköy'de düzenlenen yasadışı toplanmada yakalanan 94 şüphelinin 29’u hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları ile gözaltı işlemi uygulandığı, 65'inin ise ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldığını bildirdi. Valilikten yapılan açıklamada, Boğaziçi Üniversitesinde 1 Şubat’ta yapılan yasadışı gösterilerde Cumhuriyet Başsavcılığı talimatlarıyla gözaltına alınan, dün yapılan savcılık sorgusunun ardından Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen E.D.A, A.D.A, M.H, U.B.Ç, V.Ç.A, H.Y, H.S, G.T, R.D, R.Ö ve A.Ö isimli şahıslar hakkında, çıkarıldıkları 2. Sulh Ceza Hakimliğince adli kontrol (ev hapsi) tedbiri uygulandığı belirtildi.Açıklamada, 2 Şubat’ta çeşitli grup ve sivil toplum kuruluşlarının sosyal medya hesaplarından Kadıköy İskele Meydanı’nda toplanma çağırıları yaptıkları, akşam saatlerinde bir grup göstericinin toplandığının tespit edildiği kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:'Meydanda toplananlara, salgın yayılımının engellenmesi ve toplum sağlığının korunması çalışmalarına olumsuz tesir edebilecek her türlü toplanmanın, Kadıköy Kaymakamlığınca yasaklandığı bildirilerek dağılmaları istenmiştir. Yapılan tüm uyarılara rağmen; alandan ayrılmayan ve güvenlik güçlerimize mukavemette bulunan şahıslara müdahale edilmiş, Rıhtım Meydanı’ndan çeşitli cadde ve sokaklara dağılan göstericilerin, bu sırada emniyet araçları ve çevreye zarar verdikleri tespit edilmiştir. Kadıköy ilçemizde düzenlenen yasadışı toplanmada yakalanan 94 şüphelinin 29’u hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları ile gözaltı işlemi uygulanırken, 65 şahıs ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmıştır.'BeşiktaşAçıklamada, 'Bu eyleme katılmak üzere Beşiktaş ve Sarıyer ilçelerimizde toplanan ve yapılan bütün uyarılara karşı direnerek mukavemette bulunan 11 şüpheli, Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları ile gözaltına alınmış ve haklarında idari yaptırım kararı uygulanarak serbest bırakılmıştır. Gözaltında bulunan 29 şüphelinin işlemleri devam etmektedir.' ifadeleri kullanıldı.
Kırklareli'nde Oksijen Sızıntısı Olan Tankere Müdahale Edildi
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde oksijen sızıntısı olduğu belirlenen park halindeki tankere müdahale edildi.Alınan bilgiye göre, Atatürk Mahallesi'nde park halindeki 41 HT 031 plakalı tankerde sızıntı olduğunu fark eden vatandaşlar, durumu polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi.Bölgeye gelen itfaiye ekibi tankerin çevresinde güvenlik önlemi aldı.Ekipler tankerde oksijen sızıntısı olduğunu belirledi.Müdahale edilen tanker, polis ekiplerinin gözetiminde boşaltım yapılması amacıyla Lüleburgaz Devlet Hastanesi'ne götürüldü.
Analiz - Bae'nin Bölgesel Politikaları İsrail'in Çıkarlarına Hizmet Ediyor
İSTANBUL (AA) -MEHMET RAKİPOĞLU- Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İsrail ile sürdürdüğü örtülü ilişkiler Eylül 2020’de resmiyete döküldü. “Normalleşmeden” ziyade “resmileştirme” olarak tanımlanabilecek bu gelişme, Ortadoğu’da yaklaşık on yıldır aktif bir dış politika izleyen BAE’nin daha da güç kazandığını ve Washington koridorlarındaki lobicilik faaliyetlerinin sonuç verdiğini gösteriyor.BAE ayrıca bölgenin hemen her yerinde askeri ve yumuşak güç unsurlarını harmanlayarak akıllı gücü ön plana çıkarıyor. Bu bağlamda BAE militarist kodlarla Afrika Boynuzu, Yemen, Libya gibi çatışma bölgelerinde aktif siyaset izlemenin yanı sıra, yumuşak güç unsurlarını da harekete geçirmiş durumda. Nitekim 1946’da kurulan The Middle East Institute ve Chatham House gibi ABD’deki düşünce kuruluşlarının baş sponsorlarından olan BAE, aynı zamanda siyasilere koşulsuz destek sağlayan Medhali Selefileri ve Hamza Yusuf, Abdullah bin Beyye çizgisindeki “Sufi” hareketleri de araçsallaştırıyor. Özellikle ABD kamuoyunda Müslümanların önemli temsilcilerinden olan Hamza Yusuf’un BAE’yi dünyanın en toleranslı ülkesi olarak görmesi, ancak Abu Dabi’nin radarında bir dünya görüşüne tabii olduğu söylemiyle açıklanabilir.Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid sert ve yumuşak güç unsurlarını harmanlayıp bölgede aktif siyaset güdüyor; fakat bu siyasetin daha çok kimin çıkarlarına hizmet ettiği merak ediliyor. Görünen o ki BAE’nin bölgesel ve küresel faaliyetleri Müslümanların, bölge halklarının, bölgenin istikrarın lehine değil. Yemen, Libya, Suriye ve Sudan gibi bölgesel meselelere bakıldığında, BAE’nin dış politikasının İsrail’e hizmet ettiği rahatlıkla söylenebilir.SudanBAE’nin İsrail’e hizmet eden birinci siyaseti, bölgedeki demokratikleşmeye ket vurmasıdır. BAE yanına Suudi Arabistan’ı da katarak 2018-2019’da Sudan’da baş gösteren ve Ömer Beşir’in devrilmesine yol açan protesto dalgalarını kendi lehine çevirdi. Beşir’in Suudi Arabistan-BAE çizgisinde dış politikaya boyun eğmemesi ve özellikle Türkiye’ye Sevakin adasını tahsis etmesi Sudan ile BAE-Suud ekseni arasındaki bağları koparmıştı. Beşir yönetiminin Türkiye’yi Suud-BAE eksenini dengeleyici bir unsur olarak görmesi ve bu minvalde yakınlaşmasına karşı Abu Dabi yönetimi Askeri Geçiş Konseyi’ni destekledi. Askeriyenin yönetime “geçici” olarak el koymasıyla birlikte, BAE Sudan’da olası demokratikleşmeye karşı önleyici adım atmış oldu. BAE’nin desteklediği birçok generalin üst düzey görevlerle yetkilendirildiği geçiş hükümetinin inşası, aynı zamanda militarist otoriter çizginin güçlenmesine ve Türkiye’nin desteklediği demokratik dönüşümün sınırlandırılmasına hizmet etti. Dahası BAE’nin Sudan’daki dönüşüm sürecine müdahalesi, Askeri Geçiş Konseyi’nin Sudan halkının meşru hak taleplerinin baskıya maruz bırakılmasını sağladı. Askeri Geçiş Konseyi barışçıl protestolarda sivillere yönelik aşırı güç kullandı.BAE’nin İsrail’e hizmet eden ikinci siyaseti İsrail ile bölgedeki Arap devletlerinin “normalleşme” sürecine katkısıdır. Abu Dabi Sudan ve Fas’ın İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesini hızlandırdı. Sudan halkının büyük çoğunluğunun karşı çıktığı İsrail ile normalleşme kararını, BAE’nin desteklediği Askeri Geçiş Konseyi aldı. ABD’nin Sudan’ı terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkarmasını sağlayacak bu adım, büyük ölçüde BAE ve BAE destekli isimler tarafından alındı. Fakat buna karşılık Sudan’ın 1998’de El Kaide’nin Tanzanya ve Kenya’daki ABD büyükelçiliklerine yönelik bombalamalarında öldürülen ABD vatandaşlarının ailelerine tazminat ödemesi zorunlu kılındı. Ekonomik dar boğazdan geçen Sudan’ın böyle bir ödemeyi yapamayacağını bilen BAE, Suudi Arabistan’ı da sürece katarak Sudan’a 335 milyon dolar yardım yapma taahhüdünde bulundu.FasBAE’nin Sudan’dan sonra Kuzey Afrika’daki etkin olduğu ikinci ve İsrail’e hizmet eden siyaseti Fas’a yönelik. BAE Sudan’daki sürece benzer şekilde, Fas’ta da demokratikleşme karşıtı, İsrail ile normalleşme yanlısı ve diktatörlüğün pekişmesini sağlayan hamleler yaptı. BAE’nin Fas’ta artan etkisi ve Fas üzerindeki siyaseti daha çok zorlayıcı diplomatik hamleler üzerinden şekillendi. Bu kapsamda Nisan 2019’da BAE Fas’tan büyükelçisini çekti. Abu Dabi Rabat yönetiminin 5 Haziran 2017’de Katar’a yönelik başlatılan yapay krize doğrudan destek vermemesini gerekçe göstererek Fas’taki iktidara karşı cephe aldı. Fas’ta iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi, Doha’ya yöneltilen “Müslüman Kardeşlerle ittifak kurmayın” tehdidine boyun eğmedi; dahası Mart 2020’de BAE’nin diplomatik hamlesine misilleme olarak büyükelçisini geri çekti. İki ülke arasındaki gerilim Fas’ın Libya siyasetine BAE’nin tepkisiyle daha da arttı. Libya denkleminde daha çok tarafsız politika izleyen Fas’ın Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde meşru olarak görülen Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni (UMH) desteklemesi, UMH’ye karşı darbeci general Halife Hafter’i destekleyen Abu Dabi’nin Fas karşıtı hamlelerini hızlandırdı.Bu minvalde BAE Şubat 2020’de dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan ve Fas’ın güney komşusu olan Moritanya ile anlaşma imzaladı. BAE Moritanya’nın Nouadhibou şehrindeki limanlara iki milyar dolar yatırım sözü vererek Fas’ın Dakhla limanı ve Tanger Med projelerinin etkisizleştirilmesini hedefledi. BAE bir adım daha ileri giderek Fas’ın ulusal güvenliğine tehdit teşkil eden ve Batı Sahra’da Fas egemenliğine son vermek için savaşan ayrılıkçı bir örgüt olan Polisario Cephesi’ni destekledi. Fakat BAE bütün bu Fas karşıtı hamlelerini bir anda terk ederek Ekim 2020’de Batı Sahra’da büyükelçilik açtı. Bu hamlesiyle BAE, Batı Sahra üzerinde Fas’ın egemenliğini tanıyan ilk Arap ülkesi oldu. Bu kararın üzerinden bir ay geçmeden, Polisario Cephesi Batı Sahra üzerinde 29 yıldır süren çatışmaların sona erdiğini ve ateşkesin sağlandığını duyurdu. BAE’nin Fas’a yönelik saldırgan hamleleri Rabat’ın boyun eğmesine neden oldu. Fas da Aralık 2020’de İsrail ile “normalleşme” kararı aldı. Karar BAE ve ABD nezdinde olumlu karşılandı. Dahası ABD “normalleşme” sonrasında Fas’ın Batı Sahra’daki egemenliğinin tanınacağını açıkladı. Dolayısıyla BAE Fas’ın toprak karşılığında “normalleşmesinin” mimarı oldu. İsrail ise herhangi bir hamle yapmadan, işgalden taviz vermeden bir Arap ülkesi sayesinde (BAE) başka bir Arap ülkesi (Fas) ile ilişkileri “normalleştirmiş” oldu. BAE’nin Fas’ın İsrail ile “normalleşmesi” yönündeki hamleleri aynı zamanda ülke içinde ve iktidarda etkin olan siyasal İslamcı grupların etkisinin sınırlanmasına da neden oldu. Böylece Sudan’daki sürecin bir benzeri Fas’ta da yaşanmış, halkın karşı duruşuna rağmen yönetim “normalleşme” kararı almış oldu.YemenBAE’nin İsrail’e hizmet eden bir diğer siyaseti ise Yemen bağlamında okunabilir. BAE’nin Yemen siyaseti temelde İran yayılmacılığını ve siyasal İslami hareketleri engellemek üzerine inşa edilmişti. BAE Mart 2015’te Suudi Arabistan öncülüğünde Yemen’deki Husilere karşı başlatılan askeri operasyonun “meşruluğunu” bir kılıf olarak kullandı ve Yemen’in fiili olarak bölünmesini sağladı. Bu anlamda BAE Güney’deki ayrılıkçıları destekledi ve “müttefiki” Suudi Arabistan ile aralarındaki ittifakın çatırdamasına yol açtı. Ayrıca BAE Müslüman Kardeşler’in Yemen kolu olarak adlandırılan Islah partisinin üst düzey yetkililerine yönelik suikastlar düzenleyerek İslami bir hareketin Yemen denkleminde etkisizleştirilmesini hedefledi. Öte yandan BAE İsrail ile istihbarî işbirliği yaparak Sokotra adasını işgal etti. BAE’nin Yemen politikası da İsrail-ABD eksenine hizmet etmekte. Nitekim BAE’nin Yemen’deki vekili konumunda olan Güney Geçiş Konseyi (GGK) Yemen halkının aksine, İsrail’e karşı bir duruşa sahip değil. GGK İsrail’le yakın ilişki kurarak bağımsızlık elde edebileceğini düşündüğünden, İsrail ile BAE’nin “normalleşmesini” olumlu karşıladığını beyan etti. Her ne kadar aralarında henüz resmî temas olmasa da, BAE’nin vekili GGK’nin Yemen’de İsrail yanlısı bir profil çizmesi, Abu Dabi’nin Yemen siyasetinin de İsrail’e hizmet ettiğini ortaya koyuyor. İsrail, BAE ile GGK arasındaki ortaklığı, Yemen denkleminde gerek Islah’ın gerekse İran’ın nüfuzunun dengelenmesi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirmekte.LevantBAE’nin İsrail’e hizmet eden son siyaseti Levant ölçeğindedir. Bu anlamda Suriye iç savaşında siyasal İslami hareketlere karşı herkesle ittifak yapan BAE, iç savaşın uzamasına sebep oldu ve İsrail’in istediği hedeflere saldırmasının kolaylaşmasını sağladı. Öte yandan BAE Filistin denklemine de müdahil olmak istiyor. Bu bağlamda Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid’in sağ kolu olan Muhammed Dahlan’ı Filistin devlet başkanlığına getirmek isteyen BAE, işgalin meşrulaşması yönünde İsrail’e hizmet etmekte. 15 Temmuz darbe girişiminde parmağı olan, Mısır’da Mursi karşıtı protestoların ve 3 Temmuz darbesinin de arkasında olan Dahlan’ın Filistin sahnesine itilmesiyle birlikte, BAE Hamas’ın, dolayısıyla siyasal İslami hareketlerin sınırlandırılmasını sağlayarak İsrail’in lehine bir siyaset izliyor. Son olarak BAE, İsrail ile Körfez ülkeleri arasında kurulacak olan ve Hicaz demir yolunu canlandırmayı planlayan projeyi de desteklemekte. Söz konusu proje Filistin yönetimine danışılmadan, İsrail ile Körfez arasındaki işbirliğini artırmayı planlıyor.Sonuç olarak, BAE’nin Sudan, Fas, Yemen ve Levant ölçeklerindeki siyasetinin İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiği söylenebilir. Bu anlamda BAE’nin mezkûr bölgelere yönelik siyaseti İsrail ile “normalleşmeyi” hızlandırmış, siyasal İslamcı hareketlerin etkisizleştirilmesini hedeflemiştir. BAE ABD’nin 45. başkanı Donald Trump döneminde kurduğu kişisel bağlantılarla aktif siyaset izleyebilmiştir. Trump’ın başkanlık seçimlerini kaybetmesiyle birlikte Abu Dabi’nin aktif siyasetindeki Washington etkisinin azalacağı tahmin edilebilir. Nitekim ABD’nin 46. başkanı Joe Biden 27 Ocak 2021 tarihinde, Trump döneminde hayata geçirilen BAE’ye silah satış anlaşmalarını geçici olarak askıya aldı. Bu kapsamda Libya ve Yemen gibi bölgesel meselelerde, önümüzdeki dönemde BAE’nin ABD tarafından desteklenmeyeceği ve dahası ABD’nin BAE’nin bu bölgelerdeki politikalarına karşı çıkacağı tahmin edilebilir. BAE’nin ABD desteği olmadan aktif siyaset izlemesi zor görünse de, söz konusu senaryonun Abu Dabi’nin dış politikasında iki bağlamda etkisi olabilir: İlki İsrail’le ilişkileri güçlendirip bölge ülkelerine İsrail ile “normalleşme” yönünde teşvikler vermesi. Bu anlamda BAE bölgesel ittifak zincirini genişletebilir. İkincisi ise her ne kadar ABD’ye alternatif olmasa da Çin ve Rusya ile yakınlaşma seçeneğinin gündeme getirilmesi. Gerek Pekin yönetiminin gerekse Moskova’nın BAE’nin insan haklarına aykırı, antidemokratik bölgesel faaliyetlerine dair sessiz duruşu, Abu Dabi nezdinde Rusya ve Çin’i çekici kılmakta.[Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsünde araştırma görevlisi olan ve doktora çalışmalarına devam eden Mehmet Rakipoğlu aynı zamanda Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Körfez Çalışmaları Koordinatörlüğü’nde kurum dışı araştırmacı olarak görev yapmaktadır]
Seyfe Gölü Kuş Cenneti, Yağışların Ardından Flamingo, Ördek Ve Angutlarla Şenlendi
KIRŞEHİR (AA) - Kuraklık ve buharlaşmanın etkisiyle tamamen kuruyan, Kırşehir'in Mucur ilçesi sınırlarındaki Seyfe Gölü Kuş Cenneti, 7 ay sonra gelen yağışların ardından flamingo, martı, ördek ve angutlara ev sahipliği yapmaya başladı.Seyfe Gölü Ekoloji Derneği Başkanı Ömer Çetiner, gazetecilere yaptığı açıklamada, kuş cennetinin, doğal sit alanı, tabiat koruma alanı ve Ramsar Sözleşmesi kararlarıyla koruma altında bulunan, dünyadaki önemli sulak alanlardan olduğunu söyledi.Yağışların olmaması, havzasından alınan içme suyu ve kuraklığın etkisiyle geçen yıl temmuzdan itibaren gölün tamamen kuruduğunu belirten Çetiner, şöyle konuştu:'Dolayısıyla kuşlarımız da yoktu. Bu sene çok az bir yağışımız oldu ama gölümüzde tahmin edemeyeceğim miktarda su var. Göle gittiğiniz zaman flamingo, ördek, angut, martı seslerini duymak mümkün. Bu durum bizleri şimdilik mutlu ediyor. Çünkü tekrar havalar ısınıp buharlaşma başladığı zaman Seyfe Gölümüz yine kuruyacak. Maalesef yine kuşlarımız da olmayacak.' Çetiner, kuşların 4 göç yolundan birinin Seyfe Gölü üzerinden geçtiğini vurgulayarak, 'Ortamı onlara düzgün hale getirirsek konaklıyor, dinleniyor, besleniyor ve yollarına devam ediyorlar. Ortam yoksa dinlenmeden yollarına devam ediyorlar. Çok az ve verimsiz bir yağış olmasına rağmen taban yapısından dolayı gölde yaklaşık yüzde 20 suyumuz var. İnşallah yağışlar böyle devam eder de kuşlarımızı gölümüzde görmeye devam ederiz.' dedi.Göle su girişinin sağlanması için bazı plan ve programlar uygulandığını ancak bunların yetersiz kaldığını dile getiren Çetiner, çalışmaların hızlandırılması gerektiğini kaydetti.
Meksika, Kolomb Öncesi Tarihi Eserlerin Mezatı Nedeniyle Fransa'yı Protesto Etti
ANKARA (AA) - Meksika hükümeti, Kolomb öncesi uygarlıklara ait 39 heykel ve eser için Paris'te yapılması planlanan açık arttırmalı satış nedeniyle Fransa'ya protesto notası verdi.Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü Başkanı Diego Prieto Hernandez, diplomatik notanın yanı sıra adli şikayet başvurusunda da bulunacaklarını bildirdi.Söz konusu eserlerin satışının ve ihracının yasa dışı olduğunu belirten Hernandez, 'Meselemiz Fransa'yla veya Fransız hükümetiyle değil, kültürel mirasın ticarileştirilmemesiyle ilgili. Meksika hükümeti ulusal mirasının yağmalanmasını ve yasa dışı satışını kabul etmiyor, etmeyecek.' ifadelerini kullandı.Meksika'da, 1972'de çıkarılan yasayla Kolomb öncesi uygarlıklara ait eserlerin ihracı ve satışı yasaklanmıştı. Meksika hükümeti, 2019'da Fransa'da başka bir müzayede evinin 120 parça eseri açık arttırmayla satmasını engellemek üzere girişimde bulunmuş, ancak başarılı olamamıştı.Christie's Müzayede Evi'nin Paris şubesi, 9 Şubat'ta düzenleyeceği mezatta Kristof Kolomb'un Amerika kıtasını keşfinden önceki uygarlıklara ait 39 tarihi eseri satışa çıkaracağını duyurmuştu.Eserler arasında başkent Meksiko'nun kuzeyindeki Teotihuacan antik kentinde bulunan 1500 yıllık bir taş maske ve Meksika'nın güney eyaletlerinde yerleşik kadim Totonaco uygarlığından kalma bir tanrıça heykeli bulunuyor.
Reklam
Bae'de Kovid-19 Nedeniyle Ara Verilen Yüz Yüze Eğitim 14 Şubat'ta Başlıyor
İSTANBUL (AA) - Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle kapalı olan okulların kapısını 14 Şubat'ta yeniden açmaya hazırlanıyor. BAE'deki Abu Dabi hükümetine bağlı Acil, Kriz ve Felaket Komitesinden yapılan yazılı açıklamada, BAE genelinde Aralık 2020'de başlatılan aşı kampanyası kapsamında öğretmen ve akademisyenlerin yüzde 60'ının aşılandığı ifade edildi. Açıklamada 14 Şubat'tan itibaren tüm seviyedeki öğrenciler için yüz yüze eğitime yeniden başlanması, uzaktan eğitim sisteminin de bir seçenek olarak dönem sonuna kadar sürmesine karar verildiği belirtildi. Yaklaşık 10 milyonluk nüfusa sahip olan BAE'de, Aralık 2020'den bu yana 3 milyon 500 bin kişiye aşı yapıldı. Abu Dabi yönetimi, Çin, ABD ve İngiltere'den Kovid-19 aşısı ithal ediyor. BAE'de Kovid-19 nedeniyle Mart 2020'de okullar kapatılarak uzaktan eğitime geçilmişti.
İhh, Etiyopya'daki Çatışmalardan Kaçan Mülteciler İçin Yaklaşık 4 Bin 500 Çadır Kurdu
İSTANBUL (AA) - İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, Etiyopya'nın kuzeyindeki çatışmalardan kaçarak Sudan'a sığınan mülteciler için yaklaşık 4 bin 500 çadır temin etti. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Vakıf, Etiyopya ordusu ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasındaki çatışmalardan ve Tigray eyaletindeki güvensiz ortamdan kaçan binlerce Etiyopyalıya yardım eli uzattı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Sudan Mülteci Komiserliği iş birliğinde, krizin ilk gününden bu yana sahada çalışmalar yürüten Vakıf, yurtlarını terk eden ailelere barınma, gıda ve hijyen yardımı ulaştırdı. Kadarif eyaletindeki Um Rakuba Kampı'nda 1117 çadır kurulmasının ardından 2 bin 250 aileye gıda kolisi, hijyen paketi ve battaniye dağıtıldı. Tunaydbah Kampı'nda da 3 bin 365 çadır kuruldu, kampın belirli bölgelerine 250 litrelik 50 su tankı yerleştirildi ve 900 kişinin bir aylık ihtiyacını karşılayacak gıda çuvalları mülteci ailelere dağıtıldı. Etiyopyalılardan İHH'ye teşekkür Öte yandan, İHH'nin çalışmalarını takdir eden onlarca Etiyopyalı sosyal medyada, Vakfa ve Türkiye'ye teşekkür etti. Vakıf, kamplarda yardım dağıtımı ve çadır kurulumunu sürdürüyor. Şimdiye kadar 60 binden fazla Etiyopyalı Sudan'a kaçarken, Tigray eyaleti içerisinde de yüz binlerce kişi yerinden oldu. Etiyopya ordusunun bir dönem Tigray eyaletini yöneten TPLF liderlerini yakalamak için operasyonları devam ediyor. Birleşmiş Milletler, eyaletin farklı bölgelerinde çatışmaların sürdüğünü rapor ediyor.
Reklam
Yolları Suyla Dolan İzmir'de Polisin Trafikte Mağdur Olan Vatandaşlara Yardımı Takdir Topladı
İZMİR (AA) - İzmir'de, sel suları nedeniyle yollarda kalan araçlara yardım eden polislerin çabası takdir topladı.Kentte önceki gece başlayan ve dün sele ve su baskınlarına neden olan kuvvetli yağış trafik akışını olumsuz etkiledi. Trafikte yağmura yakalanan ve suyla dolan yollarda ilerleyemeyen araçlarda maddi zarar oluştu. Suyla dolan yollarda ilerlemekte güçlük çeken araçlara ve araç içindeki vatandaşlara bölgede görevli polisler yardım etti.Sel suları nedeniyle trafik akışının durduğu Anadolu Caddesi'nde görevli trafikten sorumlu komiser Enez Al'ın, suya girerek vatandaşların yardıma koşması cep telefonlarıyla kaydedildi.Sosyal medyada paylaşılan ve yoğun ilgi gören görüntülerde, Al'ın yardım için çabaladığı, sonrasında vatandaşların komisere teşekkür ettiği anlar yer alıyor.
Adana'da 3 Yıl Önce Kayıp Başvurusu Yapılan Kişinin Öldürüldüğü Ortaya Çıktı
ADANA (AA) - Adana'nın merkez Seyhan ilçesinde, 3 yıl önce kaybolduğu bildirilen kişinin öldürüldüğü ortaya çıktı.Anaokulu öğretmeni N.G. (39), 2018 yılında eşi M.G'den (44) haber alamadıkları iddiasıyla polise kayıp başvurusunda bulundu.Kaybolan kişinin banka hesabındaki paranın eşi ve yakınları tarafından kullanılmadığını fark eden polis, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekipleri ile M.G'nin öldürülmüş olma ihtimaline karşı çalışma başlattı.Şüphe üzerine çalışmalarını derinleştiren ekipler, yaklaşık 5 aydır N.G'nin yaşadığı Tellidere Mahallesi'nde araştırma yaptı.Polis, kayıp başvurusuna yakın bir tarihte N.G. ile babası A.D'nin akşam saatlerinde içi dolu büyük bir poşet taşıdıklarını belirledi.Aileyi takibe alan ve poşette M.G'nin cenazesini taşıdıklarını değerlendiren polis, cinayet şüphesiyle A.D. ve N.G'yi gözaltına almak için çalışma başlattı.Gözaltına alındığı sırasında rahatsızlanan A.D. hastaneye kaldırıldı. A.D'nin, kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtildi.N.G'nin ise emniyetteki ifadesinde, cinayeti babası A.D'nin işlediğini, daha sonra cenazeyi uçurumdan aşağı attıklarını itiraf ettiği öğrenildi.İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen N.G, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Sokağa Çıkma Yasağı Bitti Mi? Hafta Sonu Sokağa Çıkma Yasağı Olacak Mı?
Koronavirüs sebebiyle yaklaşık iki aydır belirli saatlerde sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı genelgeye göre sokağa çıkma yasağı, hafta içleri akşam saat 21.00’den sonra başlıyor ve bir sonraki gün sabah saat 05.00’de bitiyor. Hafta sonu ise sokağa çıkma yasağı tüm gün olarak 56 saat boyunca devam ediyor. Peki, sokağa çıkma yasağı bu hafta sonu olacak mı? Sokağa çıkma yasakları ne zaman bitecek? İşte son yapılan Kabine toplantısı sonrasında alınan kararlar…
Reklam
Van'da Belediye Ve Sağlık Ekipleri 9 Aylık Bebek İçin Seferber Oldu
VAN (AA) - Van'ın Çaldıran ilçesinde, yolu kardan kapanan köyde rahatsızlanan 9 aylık bebek, ekiplerin 3 saat süren çalışmasıyla hastaneye yetiştirildi.İlçeye 5 kilometre uzaklıktaki Kalkandelen Mahallesi'nde rahatsızlanan Aram Armanç Topgaç'ın yakınları, yol kapalı olduğu için bebeği hastaneye götüremeyince yardım talebinde bulundu.Bebeği almaya giden ambulansın kar ve tipi nedeniyle ilerleyememesi üzerine bölgeye belediye karla mücadele ekipleri yönlendirildi.Ekipler, yaklaşık 3 saatlik çalışmanın ardından yolu açarak sağlık personelinin mahalleye ulaşmasını sağladı.İlk müdahalesi evde yapılan Topgaç, ambulansla Çaldıran Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Meksika'da Eyalet Polisleri 19 Kişiyi Öldürdükleri Şüphesiyle Gözaltına Alındı
ANKARA (AA) - Meksika'nın kuzeydoğusundaki Tamaulipas eyaletinde 12 polis memuru, aralarında Guatemalalı göçmenlerin bulunduğu 19 kişiyi öldürdükleri gerekçesiyle gözaltına alındı.Tamaulipas Eyalet Başsavcısı Irving Barrios Mojica, 22 Ocak'ta ABD sınırı yakınında cesetleri bulunan 19 kişinin öldürülmesiyle suçlanan polislerin, 'cinayet', 'görevi suiistimal' ve 'yalan ifade vermek' suçlarından yargılanacağını bildirdi.Uyuşturucu kartellerinin bölge kontrolü için mücadele ettiği sınır eyaletinde, başka ülkelerden gelen uyuşturucu kaçakçılarının bölgeden geçebilmek için kartellere para ödemesi gerekiyor. Karteller kendilerine para ödemeyen ya da rakip çetelere para ödeyen kaçakçıları kaçırıp öldürebiliyor.Karteller, eyalet polisleri ve diğer güvenlik görevlerini rüşvetle kendi hesaplarına çalıştırabiliyor.Tamaulipas eyaletinde 2010'da 72 göçmen sınıra yakın San Fernando kasabasında katledilmişti. Aralarında Guatemalalı göçmenlerin bulunduğu 19 kişinin cesetleri, 22 Ocak'ta ABD'nin Teksas eyaleti ile Tamaulipas'ı ayıran Rio Grande Nehri yakınındaki Camargo'da bir kamyonetin kasasına yığılmış olarak bulunmuştu. Silahla öldürülen kişilerin cesetlerinin sonradan yakıldığı anlaşılmıştı.
Kastamonu Şeker Fabrikası'nda Üretim Zirve Yaptı
İSTANBUL (AA) - Türkşeker Kastamonu Şeker Fabrikası’nda son 18 yılın en uzun maratonu sona erdi. 125 gün süren maraton sonunda şeker üretimi son 18 yılın rekorunu kırdı.Türkşeker açıklamasına göre, son 18 yılın en çok pancarının işlendiği 2020/2021 üretim döneminde fabrikanın şeker üretimi bir önceki yıla göre yüzde 20 arttı. Fabrika, bu dönemde 50 bin 750 ton şeker elde etti. Kastamonu Şeker Fabrikası, böylece ürettiği tüm ürünlerde yüksek oranda verimlilik sağlamış oldu.152 milyon TL katma değerAçıklamaya göre, Türkşeker Kastamonu Şeker Fabrikası, ortaya koyduğu bu performansla 2020/2021 döneminde toplam 152 milyon lira katma değer oluşturarak şehrin ekonomisine büyük katkı sağladı.
Reklam
Mersin'de Silah Zorluyla Para Topladıkları İddiasıyla Yakalanan 4 Zanlıdan 2'Si Tutuklandı
MERSİN (AA) - Mersin'in Erdemli ilçesinde, silah zoruyla vatandaşlardan para istedikleri iddiasıyla gözaltına alınan 4 şüpheliden 2'si tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, Tömük ve Kargıpınarı mahallelerinde vatandaşlardan silah zoruyla para topladığı iddia edilen zanlıları yakalamaya yönelik çalışma başlatıldı.Kimlikleri ve adresleri tespit edilen 4 şüpheli, ekiplerin eş zamanlı operasyonuyla gözaltına alındı. İkametlerde bir miktar uyuşturucu, 45 av tüfeği fişeği, 14 tabanca fişeği ve uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi.İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı, diğerlerinin jandarmadaki sorgularının sürdüğü öğrenildi.
Erzurum, Ağrı, Kars Ve Iğdır Çevrelerinde Kar Yağışı Bekleniyor
ERZURUM (AA) - Erzurum, Ağrı, Kars ve Iğdır çevrelerinde akşam saatlerinden sonra kar yağışı görülecek.Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölgede hava parçalı, zamanla çok bulutlu olacak.Sıcaklığının mevsim normallerinin 2 ila 4 derece üzerinde seyredeceği bölgede, rüzgar güneyden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.Akşam saatlerinden sonra Erzurum, geceden itibaren ise Kars, Ağrı ve Iğdır çevrelerinde hafif kar yağışı bekleniyor.Bölgede gece en düşük sıcaklık, sıfırın altında olmak üzere Kars'ta 19, Ardahan'da 18, Ağrı'da 17, Erzurum'da 11, Iğdır'da 4, Erzincan'da 2, Tunceli'de ise 1 derece ölçüldü.Gün içinde en yüksek sıcaklıkların Tunceli'de 11, Erzincan'da 9, Iğdır'da 8, Erzurum ve Ağrı'da 4, Kars'ta 3, Ardahan'da 2 derece olması bekleniyor.Gece ve sabah buzlanma, don, yer yer sis ile pusun görüleceği bölgede, olumsuz hava koşullarına karşı vatandaşlar ile yetkililerin dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.
Reklam
Kazakistan'ın Başkenti Nur Sultan'da Kovid-19'A Yönelik Karantina Tedbirleri Gevşetildi
NUR SULTAN (AA) - Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı uygulanan bazı karantina tedbirleri gevşetildi. Nur Sultan Devlet Sıhhi Başhekimi Sarhat Beysenova tarafından imzalanan yeni genelgeye göre, şehirde bugüne kadar pazar günleri kapalı kalan restoran, kafeterya, bar ve kantinlerin, bulunduğu konuma bağımsız olarak mekan içinde 30 koltuktan fazla olmamak ve sosyal mesafenin korunması şartıyla saat 07.00’dan 23.00’a kadar açık kalmasına izin verildi. Yeni karar gereği, şehirdeki spor salonları, sauna ve SPA merkezleri hafta içi ve hafta sonu saat 07.00’dan 23.00’a kadar faaliyet gösterebilecek. Aynı zamanda, şehirdeki sinema salonlarının doluluk oranı yüzde 30’u geçmemesi kaydıyla her gün 10.00’dan gece yarısına kadar açık kalması kararlaştırıldı. Kazakistan Sağlık Bakanlığının verilerine göre, son 24 saatte Kovid-19 vakası sayısı 1228 artarak 190 bini geçti. Virüsten ölenlerin sayısı 6 kişi artarak 2 bin 565’e, iyileşenlerin sayısı ise 1136 artarak 171 bin 99’a ulaştı. Ülkede 16 bin 695 Kovid-19 hastasının tedavisi sürüyor.
Enflasyon Rakamları Açıklandı
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 14,97, aylık yüzde 1,68 arttı. Enflasyon beklentileri aylık yüzde 1.53 etrafında şekilleniyordu. Böylece enflasyon rakamları beklentileri aşmış oldu.
Reklam