Arka Lastikler ‘Kaplama’ Çıktı
Kayseri’de son 10 yılın en büyük kazası yaşandı. Şarampole yuvarlanan otobüste biri çocuk, 21 insan can verdi; 29 yolcu yaralandı. Otobüsün ön lastiklerinin kış lastiği olmadığı iddia edildi. Otobüs firması sahibi ise ambulansların 3 buçuk saat gelmediğini ve yolcuların donarak öldüğünü savundu Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde dün son 10 yılın en büyük kazalarından biri yaşandı. İstanbul’dan Muş’a giden bir yolcu otobüsü, Pınarbaşı ilçesinin Olukkaya mevkiinde kar yağışı ve buzlanma nedeniyle sürücünün direksiyon kontrolünü kaybetmesi sonucu şarampole yuvarlanarak devrildi. Kazada yedisi kadın biri çocuk 21 insan can verirken 29 yolcu yaralandı. Trafik Müdürlüğü bilirkişileri kaza raporunu “buzlanma ve kötü hava koşullarına bağlı anlık kaza meydana gelmiştir” diye tutarken Vali Düzgün emniyet kemeri takılmamasının da kazada yolcuların savrulmasına ölümlerin artmasına neden olduğunu açıkladı. İstanbul’dan dün 13.00’te Muş’a gitmek üzere yola çıkan Ertuğrul Karasu yönetimindeki 34 DG 5950 plakalı yolcu otobüsü 02.30’da 1900 metre rakımlı Pınarbaşı Olukkaya mevkiine geldiğinde, kar yağışı, buzlanma ve sisin de etkisiyle direksiyon kontrolünü yitirdi. Şarampole yuvarlanan otobüs, karşı şeride geçip yol kenarında eğimli arazide devrildi. Ezilerek can verdiler Kazada bazıları otobüsün altında ezilenler olmak üzere 13’ü erkek, 7’si kadın, 1’i çocuk 21 insan yaşamını yitirdi, aralarında otobüs şoförünün de bulunduğu 29 kişi de yaralandı. Haber alınır alınmaz kaza yerine çok sayıda ambulans ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar, Kayseri ve Pınarbaşı’ndaki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Otobüsün Kırşehir’de mola verdikten sonra şoförün değiştiği, Karasu’nun direksiyona geçmesinden 3 saat sonra da kazanın meydana geldiği öğrenildi. Kayseri Acıbadem Hastanesi’nde tedaviye alınan Karasu, “Kar yağışı ve tipi olduğu için süratim fazla yoktu. Ancak, sanıyorum yolda buzlanma oldu. Bir anda direksiyon kontrolü kayboldu. Otobüsün devrilmesini önleyemedim. Anlık bir kazaydı” dedi. Rapora göre ‘anlık kaza’ Bölge Trafik Müdürlüğü bilirkişileri de kaza raporu tuttu. Trafik ekipleri kazaya karışan otobüsün tüm lastiklerinde diş derinliğini ölçtü. Kaza bölgesine dağılan otobüse ait takograf raporları da incelenmek üzere toplandı. Raporda “buzlanma ve kötü hava koşullarına bağlı anlık kaza meydana gelmiştir” ifadeleri yer aldı. GATA’dan dönüyordu Kazanın ardından olay yerinde 20 kişinin öldüğü belirlendi, 29 kişi de yaralandı. Hastaneye kaldırılan 9 yaşındaki Devrim Koca’nın yaralı olarak kaldırıldığı hastanede doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybettiği açıklandı. Kazada hayatını kaybeden Ömer Abanoz’un (21) ise asker olduğu ve GATA’daki tedavisinin ardından otobüsle İstanbul’dan Muş’a gittiği öğrenildi. Kazada hayatı kaybedenlerden Naim Demir’in de askere gitmeye hazırlandığı ve Kayseri’deki ablasını ziyarete gittiği belirtildi. Kazada yaşamını yitiren 21 kişiden bir kadın dışındakilerin kimlikleri belirlendi. Hayatını kaybedenlerin isimleri şöyle: Uğur Gökhan Akdeniz, Naim Demir (22), İzzet Karahan, Mikayil Yeler, Hüseyin Çıplak, Tekin Karasu, Merve Karahan (20), Nevzat Cemiloğlu (39), Ömer Abanoz (21), Devrim Koca (9), Suat Bakın, Adem Seçilir, Ömer Mendeş, Derya Bakın, Birgül İnal, Hediye Mutlu, Hüsna Şimşek, Mevlide Aydoğan, Yusuf Aydın, Aysu Bayraktar. Kazada yaralananların isimleri de şöyle: Zeki Üzüm (69), Yunus Önegel (18), Muhammed Fatih Tunç (24), Bahattin Kıyak (45), Tahsin Akkaya (51), Ferhat Özer (18), Yasin Becerikli (72), Çetin Koca (28), Atilla Koca (4), Zeynep Karahan (5), Yakup Karahan (9), Sevgül Karahan (45), Gülhayat Karahan (42), Kadir Karahan (5), Fuat Bakın (10), Salih Saygılı (55), Uygar Aydın (6), Sibel Aydın (14), Serkan Karasu (27), Nejdet Bakın (24), Asım Aydil (31), Selcan Aydın (26), Faruk Aydın (41), İrfan Karabeyeser (36), Deniz Ergül (25), Hamit Barık (35), Ertuğrul Karasu (42), Esmer Koca (18), Sercan Bayraktaroğlu (25).” Takla atmadı yan yattı Saat 02.30’da meydana gelen kaza sonrası olay yerine iki vinç gönderildi. Jandarma ve Bölge Trafik yetkilileri, otobüsün şarampole takla atarak değil, yan yatarak ve sürüklendiğini söyledi. Kazanın olduğu bölgeye Kayseri’nin Pınarbaşı ve Sivas’ın Gürün ilçelerinden iki ayrı vinç sevkedildiği belirtildi. Yetkililer kaza yapan firmadan bir kişinin vinçlerin olay yerine geç geldiği yakınmasının doğru olmadığını, her iki vincin de kazaya zamanında müdahale ederek, otobüsü kaldırdığını savundu. Bebeğini kaybetti Kazanın nasıl meydana geldiğini anlatan yaralılardan Selcan Aydın (29) ailesiyle İstanbul’dan Muş’a gittiklerini, kaza sırasında uyuduğunu belirterek “Tek hatırladığım araba alt üst olmuştu. 5 kişiydik, eşim, ben, iki çocuğum ve eşimin kız kardeşi. Uyuyorduk, kucağımda bebeğim vardı. Ama şimdi bilmiyorum nerede. Uyandığımda arabanın altındaydım, kar vardı, karı kazarak çıktım. Bacağım kırılmış, o an hissetmemiştim. Otobüs hızlı mıydı hatırlamıyorum” dedi. Yaralı kadının eşi Asım Aydın (30) ise kaza sırasında uyuduğunu belirterek “Otobüsün süratliydi. Kazadan sonra otobüsün içinde çocuklarımı aradım. İkisini de bir türlü bulamadım. Çevremde ölüler vardı” dedi. Cezası 80 lira Yasaya göre şehirlerarası otobüslerde sürücü ile en ön ve kapı önü koltuklarında oturan yolcuların emniyet kemeri takması zorunlu. Sürücü ve muavinin emniyet kemeri uyarısı yapması gerekiyor. Kemeri takmamanın cezası 80 lira. FİRMA SAHİBİ VE VALİ DÜZGÜN’DEN KARŞILIKLI SUÇLAMA **İddia 1: Kış lastiği yoktu İddia 2: Donarak öldüler Kaza yapan otobüsün bağlı olduğu Yeşil Muşovası firmasının sahibi Feyzullah Özkan hurriyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada, kazada can kaybının artmasının nedeninin olay yerine geç müdahale edilmesi olduğunu iddia etti. Özkan, “Kaza 02.30 sıralarında meydana geldi. Olay yerine ekipler 3.5 saat gecikmeyle 06.00 sıralarında gelmiş. Yolcularla konuştum çoğu soğuktan can vermiş. Bir insan candır devlet bu insanlara geç müdahale etmiştir” diye konuştu. Özkan, aracın sadece arka lastiklerinin kış lastiği olduğunu söyleyen Vali Orhan Düzgün’e de “Kaza yapan araca da kış lastiklerini iki ay önce taktık. Yalan söylüyorlar” cevabı verdi. Olay yerine giderek incelemelerde bulunan Kayseri Valisi Orhan Düzgün, “İlk inceleme yapan arkadaşlarımız otobüsün arka lastiklerinin kış lastiği olduğunu ancak ön lastiklerin kış lastiği olmadığı tespitinde bulundu” diye konuştu. Kazadan 45 dakika önce karayolları ekibinin olay yerinde tuzlama çalışması yaptığını belirten Düzgün, şöyle devam etti: ‘ Kemer takılı değildi’ “Tuzun etkisiyle yolda eriyen karla oluşan bir kayganlaşma var. Belki aşırı sürat sayılmaz ama otobüsün 90-100 civarında gittiği, yolun da kayganlaşması sebebiyle sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybettiği anlaşıyor. Otobüsün kakla atması sırasında yolcuların büyük çoğunluğunun emniyet kemeri takılı olmadığı için araçtan fırlıyorlar. Yuvarlanan otobüs yolcuların üstüne düşüyor.” Vali düzgün ambulansın geç geldiği iddiasına şu yanıtı verdi: “Kaza saat 02.00 sıralarında oluyor. Kazanın oluşunun hemen ardından saat 02.01’de 112 çağrı merkezine ilk çağrı ulaşıyor. İlk ambulans 02.03’te yönlendiriliyor. 02.44’te ilk ambulansımız, 02.47’de itfaiye olay yerine ulaşıyor. Olayın büyüklüğü ortaya çıkınca da Kayseri merkez, ilçelerden 22 ve Sivas’ın Gürün ilçesinden ise 3 olmak üzere toplam 25 ambulans takip eden dakikalarda olay yerine ulaşıyor. Olayla ilgili adli soruşturma da başlatıldı.” Gül’den acil talimat Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Kayseri Valisi Orhan Düzgün’ü arayarak hayatını kaybedenlerin şehir dışından gelecek aileleri ve yaralılar ile yakından ilgilenilmesi talimatını verdi. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da Kırşehir programını yarıda keserek Kayseri’ye gitti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada “Kaza titizlikle incelenmeli” dedi. Arka lastikler ‘kaplama’ çıktı Kaza yapan otobüste yapılan detaylı incelemede, öndeki lastiklerin dört mevsim arkadaki lastiklerin ise “kaplama kar lastiği” olduğu ortaya çıktı. Kayseri Valiliği’nce başlatılan incelemeye göre otobüsün kazanın olduğu sırada saatte 90 kilometre hızla seyir halinde olduğu takograf kayıtlarından tespit edildi. Yolda ren izi bulunmadı. Emniyet kemeri takmayan yolcuların çarpmanın şiddetiyle kırılan camlardan fırladıkları ve yan yatmış otobüsün altında kalarak ezildikleri belirtildi. Teknik incelemede, 2013 model olan otobüste 2011 model kaplama kar lastiği bulunduğu anlaşıldı. Bu nedenle, kazadan 30-40 dakika önce karayollarının tuzlamasının yanı sıra sis ve tipi nedeniyle yolun ıslak hale geldiği ve kaplama kar lastiklerinin yetersiz kaldığı saptandı. OKTAY ENSARİ DEMET ÖZTÜRK *MÜKREMİN ÖKSÜZGİL Kayseri DHA | Milliyet
Sosyal Medya Bedelli Haberiyle Coştu
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın Meclis'teki Askerlik Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşmelerinde ağzından çıkan bir laf sosyal medyanın yıkılmasına sebep oldu.Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, TBMM Milli Savunma Komisyonu'nda, Askerlik Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşmelerinde, bedelli askerliğe ilişkin, 'Hala talep var. Biz bir torba yasa daha getireceğiz, o yasaya kadar Genelkurmay Başkanlığı'nın görüşünü alırız' şeklinde bir açıklama yapması, bedelli bekleyenlerde büyük beklenti oluşturdu.
Justin Bieber Serbest
Uyuşturucu madde etkisinde araç kullandığı için Miami'de gözaltına alınan Kanadalı pop şarkıcısı Justin Bieber, çıkarıldığı mahkeme tarafından kefaletle serbest bırakıldı. NEW YORK Uyuşturucu madde etkisinde araç kullandığı için Miami'de gözaltına alınan Kanadalı pop şarkıcısı Justin Bieber, çıkarıldığı mahkeme tarafından kefaletle serbest bırakıldı. Miami Beach yakınlarındaki bir caddede, yerel saatle sabah 04.30 sıralarında lüks marka aracıyla yarış yaparken yakalanan Bieber, öğleden sonra çıkarıldığı mahkemece 2 bin 500 dolar kefaletle serbest kaldı. Bieber, mahkum kıyafeti giydirilerek çıkarıldığı mahkemede hakkındaki iddiaları kabul etti. Esrar kullandığı ve uyuşturucu ilaç aldığı belirtilen Bieber'in üzerinden çıkan sürücü belgesinin de süresinin dolduğu kaydedildi. Bieber'in yarış yaptığı diğer aracın sürücüsünün de R&B şarkıcısı Khalil Sharief olduğu öğrenildi.
Çocukluk Fotoğraflarını Eğlenceli Bir Şekilde Yeniden Canlandıran Kardeşler
Luxton kardeşler çocukluk dönemlerinde verdikleri şirin pozları, günümüzde tekrar canlandırmışlar. Oldukça gerçekçi olan fotoğraf çekimleri, imkanlar el verdiği kadarıyla çocukluk dönemindeki bazı materyaller kullanılarak yapılmış. Hatta çocukluk dönemleri ile günümüzdeki hallerini karıştırmanız bile olasılık dahilinde diyebiliriz. Sevimli köpeklerini de seriye dahil eden kardeşlerin, yeni canlandırmalarını merakla bekliyoruz. :)  Bu tarz projeleri çokça gördük fakat kardeşlerin mizah duygularının gelişmiş olması pozlarına yansıyınca ortaya benzerlerinden biraz daha komik bir şey çıkmış.
Reklam
Diyarbakır'da Öldürülen Leopar Ölümsüzleşti
Çınar ilçesinde bir çoban tarafından av tüfeğiyle öldürülen leoparın postu, Amerika'dan getirilen kalıba giydirilerek dolduruldu. Doldurulmuş haliyle 95 santimetre kuyruğu olan, 2 metre 20 santimetre uzunluğundaki leopar gösterişli ve heybetli duruşuyla adeta canlıymış hissi veriyor. Kaya şeklindeki kaideye yerleştirilen leopar, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğüne teslim edilecek. Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde 3 Kasım 2013'te çobanın av tüfeğiyle vurduğu leoparın postu, Amerika'dan getirtilen kalıba giydirildi. Kaya şeklindeki kaideye konulan leopar, gösterişli ve heybetli duruşuyla adeta canlıymış hissi uyandırıyor. Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesindeki görevlilerin yardımıyla postu çıkarıldıktan sonra İstanbul'a getirilen leoparı dolduran tahnitçi İhsan Yey, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kasım 2013'te kötü bir tesadüf eseri vurulan leoparın Orman ve Su işleri Bakanlığınca doldurulmasının kararlaştırıldığını hatırlattı. Veteriner Fakültesindeki görevlilerin yardımıyla yüzüldükten sonra tuzlanan posta taksidermi işlemi yapan Yey, postun ilaçlama solüsyonlarında bekletildiğini anlattı. Leoparın kalıbı, dişleri ve gözlerinin Amerika'dan 1 ayda getirtildiğini belirten Yey, ufak tefek restorasyonlar yaptıktan sonra deriyi giydirdiklerini söyledi. 'Bir günde giydirildi' Derinin rutin tabaklama işlemi haricinde, renk atması olmaması için kimyasal kullanılarak özel solüsyonlarda bekletildiğini anlatan Yey, şöyle devam etti: 'Deri bir kaç çeşit kimyasal solüsyonda 10 gün bekletildi. Sonrasında ilaçlayıp, dipfrize kaldırdık. Kalıba göre bir kadie yaptık. Ardından Amerika'dan sipariş ettiğimiz manken geldi. Kalıbı mankenin üzerine oturttuk. Bakış açılarını falan ayarladık. Herşeyimiz hazır olduktan sonra giydirme işlemine başladık. Sabahtan akşama kadar giydirmemiz sürdü. Çünkü, deriyi kurutmadan çabuk bir şekilde giydirmemiz lazım. Gizli dikişlerle dışarıdan görülmeyecek şekilde tüy altından diktik.' Daha sonra leopara oğku Kaan Yey tarafından yüz ifadesi, gözlerinin yerleştirilmesi, ağzının hareketleri, dişleri, dudak ekleri gibi ayrıntıların verildiğini anlatan Yey, bunların doldurma işleminde artistik bölüm olduğunu söyledi. 'Tüyler buharla temizlendi' Yey, sonrasında da leoparın kurumaya bırakıldığını, ardından da makyajının yapıldığını belirterek, 15 günlük kuruma süresinin ardından geçilen makyajda genel bir temizlik yapıldığını dile getirdi. Tahnitçi İhsan Yey, 'Gözleri, dişleri ve dudak etlerinin temizliği yapıldı. Burnu birbirine geçen 2-3 renktir. Aslına uygun boyandı. Naturel dudak etleri, ıslaklıklar, göz pınarları ve tüz temizliği ile taranma yapıldı. Tüyleri buhar ve fön makinesiyle temizlendi' bilgisini verdi. Bütün hatlarını gösteren kalıp Leoparın agresif, dal üstünde, atlarken gibi 40-50 çeşit versiyonu olduğunu ifade eden Yey, 'Ülkemize özgü az bulunur nitelikte hayvan olması nedeniyle bütün özelliklerini ve agresifliğini de göstermek için yarım, hafif tıslarken yaptık. Bütün vücut hatlarını ortaya koyan bir kalıp tercih ettik' diye konuştu. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün de kalıbı beğendiğini, iyi bir ölçülendirme yapıldığından kalıp geldiğinde postun milimetrik olarak kalıbın üstüne örtüldüğünü ifade eden Yey, doldurulmuş haliyle 95 santimetre kuyruğu olan, 2 metre 20 cantimetre uzunluğundaki leoparın, büyük gösterişli ve heybetli olduğunu vurguladı.Kaya şeklindeki kaideye yerleştirilen leoparın, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğüne teslim edileceğini belirten Yey, 'Leopar, Türkiye'nin ender bulunan nadide bir türü. Bu kadar sağlam olarak ele geçmesi, incelenmeye bütün görselliğiyle hazır vaziyette olması bize bu heyecanı zaten vermişti. Başarmamız da bunu pekiştirdi. Bu heyecan ve düşünceyle başlamıştık, onunla da bitirdik. Güzel oldu' ifadelerini kullandı.Milliyet
Hindistan'da Bu Kez İhtiyar Heyeti Emriyle Tecavüz
Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde farklı kabileden bir erkeğe aşık olan genç kadının, yaşadığı köyün ihtiyar heyetinin emri ile toplu tecavüze uğradığı bildirildi. Yetkililer, pazartesi günkü saldırının ardından hastaneye kaldırılan 20 yaşındaki genç kadının durumunun ağır olduğunu ve saldırı ile bağlantıları tespit edilen 13 kişinin tutuklandığını açıkladı. Eyalet başkenti Kalküta'nın 180 kilometre kuzeyindeki Subalpur köyünde yaşayan genç kadının ailesi, polise ihtiyar heyetinin olayı örtbas etmek için kendilerinden 25 bin rupi (yaklaşık 400 dolar) para istediğini söyledi. Ailenin söz konusu miktarı ödeyememesi üzerine ihtiyar heyetinin, köy erkeklerine genç kadına tecavüz emri verdiği öğrenildi. Ailesinin ancak olaydan iki gün sonra Birbhum bölgesinde bir hastaneye götürdüğü genç kadın ise tüm gece boyunca sayamadığı kadar çok kişinin tecavüzüne uğradığını söyledi. İhtiyar heyetinin başkanının da tutuklananlar arasında yer aldığı belirtildi. Sabah
Reklam
Nazım Hikmet'in Renkli Görüntüleri Yayınlandı
1952'de Kırım'da çekilen Nazım Hikmet görüntülerinde usta şair, ilkokul ve lise öğrencileri için oluşturulan yaz kamplarından birinde çocuklarla Rusça konuşuyor. Görüntüler ilk kez Artı Bir TV ekranlarında yayınlanan ve Can Dündar'ın sunduğu Canlı Gaste programında ekranlara geldi. RUS ÇOCUKLARA TÜRKİYE'Yİ ANLATIYOR Nazım Hikmet, o yıllardaki Türkiye'yi şu sözlerle çocuklara anlatıyor: 'Bakın çocuklar, deniz orada. Denizin öbür tarafında benim ülkem Türkiye var. Orada ARTEK yok, piyoner kampı yok. Orada Türk halkının çocukları çok kötü yaşıyor. Çok küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başlıyorlar. Mesela, senin yaşındaki çocuklar fabrikada çalışmaya başlıyor. Günde 12 saat. Sizin gibi kız çocukları da çalışıyor. Fabrikalarda, tarlalarda...Çoğu okuma yazma bilmiyor. Hatta, ömürlerinde defter, alfabe kitabı nedir görmemişler. Çocuklarımız, Türk çocukları açlık çekiyor. Hatta çok erken yaşlarda çeşitli hastalıklardan ölüyorlar. Doğru dürüst hastane yok. Peki neden böyle? Neden çocuklarımız bu kadar kötü yaşıyor?Çünkü bizde Amerikan emperyalizmi hüküm sürüyor. Ve onların yerli işbirlikçileri..Ama sadece Türkiye'de böyle değil. Pek çok başka ülkede de ; Afrika'da, Avrupa'da, Asya'da.. Kapitalistlerin ve Amerikan emperyalizmin hüküm sürdüğü kapitalist ülkelerde Oralarda da çocuklar çok kötü yaşıyor.' Vatan
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Mizah dergileri bu hafta AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik'in Adana'da durdurulan TIR'lar hakkında yapmış olduğu açıklamaları kapağa taşıdı.  Çelik 'Bu MİT'e ait bir TIR'dır. İçinde ne var ne yok kimseyi ilgilendirmez. Bu savcılar kimin adına bu işleri yapıyor? MİT'e ait TIR'ların durdurulması haddini bilmezliktir. Yanlış yapan savcıdan hesap sorulur' demişti.  Onedio
Reklam
Manisa'da Uranyum Tedirginliği
Fırat Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Şaşmaz’ın 2008’de hazırladığı bir rapor Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde tedirginlik yarattı. Şaşmaz’ın TÜBİTAK’a sunduğu rapora göre, 1970’lerde MTA’nın uranyum işletmesi yaptığı Kasar Köyü’nde canlı sağlığını tehdit edecek seviyede radyoaktive bulunuyor. Rapor, kaymakamlığa da sunulmasına rağmen aradan geçen 6 yılda bölgede önlem alınmadı. Konu üç milletvekilinin verdiği önergelerle Meclis’e taşındı. 1970-1980 yılları arasında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) Köybaşı ilçesinin Kasar Köyü’nde uranyum üretimi yaptı. Ancak MTA, işletme yaptığı ocakları açık bıraktı. Bölgedeki tehlikeyi ölçen Prof. Şaşmaz’ın çalışmasına göre, uranyum insan ve hayvan sağlığını tehdit edecek seviyede. Şaşmaz, Radikal’e şunları anlattı: “Ortada bir risk var. Bölgedekiler eski maden sahasının tozundan, radyasyonundan, içme suyundan, etkileniyor. Uranyum doğal bir risk ancak madenlerin açık bırakılması bu riski arttırmış. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, uranyumun 10 ppb (milyarda bir) olması gerekiyor. Örnek aldığımız bir kuyudaki suda bu oran 87 çıktı. Hemen yanındaki kuyuda ise sıfır çıktı. 180-200 ppb çıkan yerler de vardı. Örnek aldığımız sular oralet gibi sapsarıydı. Bölgede daha detaylı analizler yapılmalı. ” Serkan Ocak | Radikal
Şubatta 10 Bin Öğretmen Atanacak
Milli Eğitim Bakanlığı, şubat ayında ataması yapılacak 10 bin öğretmen ile ilgili kontenjan dağılımını açıkladı. Bakanlık, en çok kadroyu sınıf öğretmenliği, İngilizce ve ilköğretim matematik bölümlerine ayırdı. Şubat ayında yapılacak atamalarda bin 50 sınıf öğretmeni, bin İngilizce ve 751 ilköğretim matematik öğretmeni atanacak. Başvurular için tüm alanlarda taban puan 50 olarak belirlendi. Başvurular, 29 Ocak-04 Şubat'ta kabul edilecek. Milli Eğitim Bakanlığı, 2014 yılı şubat ayında yapılacak 10 bin öğretmen ataması ile ilgili çalışmaları tamamladı. MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nce bakanlığa bağlı eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak İlk Atama, Açıktan ve Kurumlar Arası Yeniden Atama ve Millî Sporcuların Ataması kapsamında, 105 alanda 10 bin öğretmen ataması yapılacak. Öğretmenliğe başvuru ve atama işlemleri elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Elektronik Başvuru Sayfası 'İlk Atama', 'Açıktan ve Kurumlar Arası Yeniden Atama' ve 'Milli Sporcuların Atanması' şeklinde ayrı ayrı düzenlendi. Adaylar, durumlarına uygun atama çeşidini seçmek suretiyle http://mebbis.meb.gov.tr ve http://ikgm.meb.gov.tr adreslerindeki Elektronik Başvuru Formu’nu kullanarak başvurularını yapacak. Türkçe, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Matematik (Lise), Fizik, Kimya, Biyoloji, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yabancı Dil (Almanca, Fransızca, İngilizce) alanlarına başvuruda bulunacak adaylar atanacağı alanda KPSSP121 puan türünden taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecek. Diğer alanlara atanacaklar ise KPSSP10 puan türünde atanacağı alan için belirlenen taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecek. Adaylardan sağlık, askerlik ve adli sicil durumlarına ilişkin belge istenmeyecek. Öğretmenliğe atama başvurusunda bulunacaklar, Elektronik Başvuru Formu’na yansıtılacak olan eğitim kurumları arasından en fazla 25 (yirmi beş) eğitim kurumunu tercih edebilecek. Tercihler, aynı il ve/veya farklı illerde bulunan eğitim kurumları arasından istenilen öncelikte yapılabilecek. İlçe veya il milli eğitim müdürlüğünce başvuruları onaylanmadıkça adaylar tercih değişikliği yapabilecek. Başvuruda bulunan adayların atamaları, alanlar bazında 2013 KPSSP10 veya 2013 KPSS121 puanı üstünlüğü esasına göre tercihleri de dikkate alınmak suretiyle yapılacak. Başvurular için tüm alanlarda taban puan 50 olarak belirlendi. Başvurular, 29 Ocak- 04 Şubat'ta kabul edilecek. Atamalar ise 6-7 Şubat'ta yapılacak. Atanan öğretmenler göreve 10 Şubat'ta başlayacak. YASİN KILIÇ | ANKARA | CHA
12 Yaşındaki Öğrenciye Tecavüz Girişimi
Tunceli’nin Pertek ilçesine bağlı Çataksu Köyü’nden, Pınarlar Köyü’ndeki okula öğrenci taşıyan minibüs şoförü 40 yaşındaki Hamit P., 12 yaşındaki kız öğrenci S.A.’ya tecavüze kalkıştığı iddiasıyla tutuklandı. Adliye binası önünde toplanan ve geç saatlere kadar ayrılmayan yaklaşık 2000 kişilik öfkeli kalabalığın, aynı zamanda köy korucusu olan Hamit P.’yi linç girişimi güçlükle önlendi.Pertek’in Çataksu Köyü ve mezralarında taşımalı sistemle öğrenim gören öğrencileri, Pınarlar Köyü’ndeki Gazi Osman Paşa İlköğretim Okulu’na getirip götüren 40 yaşındaki Hamit P., bugün ders bitiminde yine minibüsüne aldığı öğrencileri köylerine götürmek üzere yola çıktı. Çataksu’ya bağlı mezralara uğrayarak öğrencileri bırakan servis minibüsünde en son S.A. adlı öğrenci kaldı. Kız öğrencinin ineceği Köçekler Mezrası yakınında minibüsü durduran sürücü Hamit P. S.A.’ya tecavüze kalkıştı. Kız öğrencinin çığlıkları üzerine durumu fark eden mezradakiler hemen olay yerine gelerek müdahale etti. Sürücü Hamit P.’yi minibüsten tekme tokat indiren köylüler, jandarmaya haber verdi ve onu gelen ekibe teslim etti. Gözaltına alınan Hamit P., Pınarlar Jandarma Karakolu’ndaki sorgusunun ardından Pertek Adliyesi’ne sevk edildi. Olayın duyulması üzerine aralarında kadınların da bulunduğu kalabalık adliye önünde toplandı. Öfkeli kalabalığın tepkisi giderek artarken, ‘Tecavüzcüyü bize verin, cezasını biz verelim’ sloganları yükselmeye başladı. Kalabalığın şüpheli Hamit P.’yi linç girişimine karşı Pertek İlçe Emniyet Amirliği ekipleri ve jandarma linç girişimine karşı güvenlik önlemi aldı ve Tunceli’den ilçeye takviye Çevik Kuvvet ekipleri sevk edildi. Savcılıktaki sorgusunun ardından çıkarıldığı nöbetçi mahkemede şüpheli Hamit P., ‘cinsel istismar’ suçlamasıyla tutuklandı ve güvenlik gerekçesiyle Elazığ’a sevk edilmesi kararlaştırıldı. Göstericilerin ayrılmaması ve tepkilerini sürdürmesi nedeniyle şüpheli Hamit P., adliye binasından çıkarılamadı. Kalabalığın adliye binasına girmesi güçlükle önlenirken, Tunceli Vali Yardımcısı Kenan Eskin, Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz, Jandarma Komutanı Albay Yurdakul Akkuş da ilçeye gelerek göstericilerle görüştü. Emniyet Müdürü Hayati Yılmaz, göstericilere yaptığı konuşmada, “Şüpheli yakalanarak tutuklanmıştır. Hukuka herkesin saygılı olması gerek. Biz her zaman sizlerle birlikteyiz, sizlerle birlikte bundan sonra da bu tür şeyleri engellemek için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz. Lütfen buradan dağılın bizde zanlıyı cezaevine gönderelim” dedi. Göstericiler, tutuklanan Hamit P.’yi görmek istediklerini, kendilerine gösterilmese bile basının görüntü almasına izin verilmesini istedi. Tecavüz zanlısı Hamit P.’nin adliyeden çıkarılması sırasında yaşanan arbede ve göstericilerin fırlattığı taşlardan birinin kafasına isabet ettiği Pertek İlçe Emniyet Müdürü Nurettin Gezerel yaralandı. Aldığı darbe ile yere yığılan Gezerel, güvenlik güçleri tarafından İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldükten sonra burada gelen ambulansa Pertek Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Başında açılma olan Gezerel ameliyata alındı. Vali Yardımcısı Eskin, Emniyet Müdürü Yılmaz, Jandarma Komutanı Albay Akkuş, Pertek Kaymakamı Memiş İnan ile toplantı yaptı ve durum değerlendirilerek gerekli önlemler alındı. Hem yetkililerin hem de araya giren Perteklilerin çabasıyla ikna edilen kalabalık geç saatlerde dağıldı.Zete
Reklam
Senaryo İnternete Sızdırıldı, Film Çöpe Gitti
Oscar ödüllü yönetmen Quentin Tarantino, çekmeyi planladığı son filminin senaryosu dışarı sızınca filmi çekmekten vazgeçti. Tarantino, 'The Hateful Eight' (Nefret Dolu Sekizli) isimli bir Western çekmeyi planlıyordu. Yönetmen, menajerlerin temsil ettikleri oyuncular için rol kapma amacıyla ofisini art arda aramaları üzerine senaryonun dışarı sızdığından haberdar olmuş. Sinema sitesi Deadline'a konuşan Tarantino, senaryoyu yalnızca altı kişiye verdiğini söylüyor. Tarantino, bu duruma 'canının çok sıkıldığını' da belirtiyor. Django Unchained (Zincirsiz) filmiyle en iyi senaryo dalında Oscar alan Quentin Tarantino, 'İlk senaryo taslağımı yazmıştım. Gelecek kışa kadar filmi çekmeyi planlamıyordum.' diyor. 50 yaşındaki yönetmen senaryoyu şimdi kitap olarak basmayı planlıyor.BBC Türkçe
Reklam
Berrak Tüzünataç, Nejat İşler'in Yanından Ayrılmıyor
Berrak Tüzünataç, eski sevgilisi Nejat İşler’in hastaneye kaldırıldığını duyar duymaz soluğu Bodrum’da aldı. İşler’in yanından ayrılmak istemeyen oyuncu, yoğun bakım ünitesinin hemen yanındaki boş odayı kendisi için ayarlattı.BİR süredir Bodrum’da yaşayan Nejat İşler, geçtiğimiz cuma gecesi solunum yetmezliği nedeniyle Acıbadem Bodrum Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Berrak Tüzünataç, ertesi gün haberi alır almaz eski sevgilisinin yanına koştu. O günden bu yana hastanede kalan genç oyuncu, yoğun bakım ünitesinin hemen yanındaki boş odayı kendisi için ayarlattı. İşler’in ziyaretine gelenleri de bu odada ağırlayan Tüzünataç, ünlü oyuncudan gelecek iyi bir haber için yoğun bakımın kapısından ayrılmıyor.
Reklam