onedio
Dünyanın En Fazla Tartışılan Adamı Adolf Hitler İmzası Taşıyan 25 Yağlı Boya Tablo
Yıllardır dünya gündeminden düşmeyen isim Adolf Hitler, İsrail'in Filistin'e karşı yürüttüğü acımasız saldırılar sonrasında tekrar gündemin zirvesine oturdu. Daha önce Hitler'i hep lider ve komutan kişiliğiyle tanıdık fakat onun hiç tahmin edemeyeceğiniz bir yönü de var. 1907 yılının ekim ayında Viyana Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümü seçmelerine katılan Hitler 110 kişi arasından seçilen ilk 33 kişi arasına girer. Fakat ikinci seçmelerde okula girecek 10 kişi arasına seçilemez. Büyük hayal kırıklığı ile akademi müdürünün odasına giden Adolf, neden seçilemediğini sorar. ' Çizgilerinin sert olduğu, resim yeteneğinin kısıtlı olduğu ' cevabını alır ama yine de pes etmez. Bir sene sonraki seçmelere başvuran Adolf bu sefer sınava dahi kabul edilmez. Sonrasında ressamlık hayallerini de geride bırakarak Viyana'dan ayrılır.  Galeride bulunan 25 tabloya bakarak Hitler'in ressamlık kariyerinin nasıl ilerleyebileceği kararını sizlere bırakıyoruz...
'Cumhurbaşkanının Görevleri Anayasada Belli'
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, 'Cumhurbaşkanı olursam verilen görevler anayasada belirli' dedi. İSTANBUL Başbakan Erdoğan Kanal 7 televizyonunda yayımlanan İskele Sancak programında soruları yanıtladı. Erdoğan'ın açıklamalarından ana başlıklar şöyle: 'Anket çalışmamız sıkı şekilde devam ediyor. Şu andaki durumda 54-58 arasında bir tablo ortaya çıkıyor' 'Cumhurbaşkanı olursam verilen görevler anayasada belirli' 'Gelişmiş ülkelere baktığınızda başkanlık sisteminin gerekliliği önünüzde duruyor' 'Geleneklerin oluşturudğu bir cumhurbaşkanı olmam. Anayasada nasıl tanımlanıyorsa onu yerine getiririm' 'Polislerle ilgili 'alakamız yok' diyen paralel yapının ne kadar iç içe olduğu ortaya çıktı' 'Milletvekillerinin adliye sarayına girerek zanlılarla fotoğraf çektirmesi suçtur, yargıyı etki altına almadır' 'Şu anda bir hukuki ihmal vardır. Savcı ve hakimler bunlar hakkında soruşturma açmak durumundadır' 'Bu daha zincirin halkaları. Devamı geliyor, gelecek de...' 'Yardım tırlarının IŞİD'e gittiğini söyleyenler alçak ve haindir'AA
'Hamas Ateşkesi İhlal Ediyor'
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ın 5 insani ateşkes anlaşmasını ihlal ettiğini iddia etti. RAMALLAH İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ın 5 insani ateşkes anlaşmasını ihlal ettiğini iddia etti. İsrail devlet radyosunda yer alan habere göre, Netanyahu CNN'e verdiği mülakatta, Hamas'ın bugünkü ateşkesi de ihlal ettiğini ileri sürerek 'İkisi son 24 saatte olmak üzere 5 ateşkes anlaşmasını ihlal eden Hamas, İsrail topraklarına saldırmaya devam ediyor' dedi. 'İsrail, vatandaşlarının güvenliğini sağlamak için gereken her şeyi yapmaktadır' diyen Netanyahu, Mısır'ın önerdiği ateşkes girişiminin şu an masaya yatırılan tek girişim olduğunu söyledi. Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, BM'nin sunduğu, '24 saatlik ateşkes önerisinin ' Filistinli gruplar tarafından kabul edildiğini ve söz konusu ateşkesin bugün saat 14.00'te başlayacağını duyurmuştu. İsrail hükümetinin de Birleşmiş Milletler'in '24 saatlik ateşkes önerisini' görüştüğü bildirilmişti. Muhabir: Ala er-Rimavi
Yeni Aslanlar Umut Verdi
Geçen sene şampiyonluğu ezeli rakibi Fenerbahçe’ye kaptırıp dördüncü yıldızı kılpayı kaçıran Galatasaray, yeni sezonda takıma gerekli takviyeler yapıp işini şansa bırakmak istemediğini gösterdi.Avusturya kampının ardından sezon öncesi hazırlıklarını Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de sürdüren Sarı-Kırmızılılar, Macaristan 1. Lig ekiplerinden Honved ile karşılaştı. Budapeşte Bozsik Stadı’ndaki karşılaşmayı Galatasaray, Burak Yılmaz’ın golleriyle 2-1 kazandı. Hazırlık karşılaşmalarında yeni transferlere şans veren Prandelli, böylelikle sezonda kafasında oluşturacak ilk onbiride şekillendiriyor. İtalyan teknik adam Honved karşılaşmasında geçen sene ara transferde Galatasaray’a gelmiş fakat fazla forma şansı bulamayan genç oyuncuları da denedi. BOLAT VE OLCAN İLK ONBİRDE BAŞLADI Honved karşılaşmasında ilk onbirde yer alan yeni transferlerden Sinan Bolat ve Olcan Adın gösterdikleri performansla alkış aldı. Karşılaşmada 81 dakika forma giyen Olcan Adın, Burak Yılmaz’a bir asist yaptı ve genç oyuncunun bir şutu da direkten döndü. Maçın 87. dakikasında ise Aslan’ın yeni file bekçisi Sinan Bolat Galatasaray’da ki kariyerinin ilk kurtarışını yapmış oldu. Sinan’ın karşılaşma boyunca sergilediği oyunu göz önüne alacak olursak Galatasaray’ın kalesi bu sene emin ellerde sinyalini veriyor. ‘BENİ ROBBEN’E BENZETİRLER’ 2014-15 transfer döneminin ilk günlerinde Türkiye’ye gelen Sinan Gümüş, başta Fenerbahçe, Rizespor ve Beşiktaş olmak üzere bir çok kulüp tarafından istense de Galatasaray’ı tercih etmişti. Mücadele’nin 64. dakikasında Emre Çolak’ın yerine oyuna giren Gümüş, Galatasaray’a transfer sonrası yaptığı bir açıklamayı doğrular bir oyun sergiledi. Sinan Almanya’da oynadığı dönemler içerisinde takım arkadaşlarının kendi oyun stilinin Arjen Robben’e benzetildiğini ifade etmişti. GEÇEN SENE FORMA ŞANSI BULAMAYANLAR 2013-2014 sezonu ara transferde Galatasaray’a transfer olan ve başka takımlara kiralanan oyuncular da Honved karşılaşmasında yer aldı.Amrabat, Bruma,Umut Gündoğan ve Koray Günter karşılaşmada göstermiş oldukları istekli ve hırslı futbollarıyla Cesare Prandelli’ye fazla mesai yaptıracak gibi gözüküyor.SÜLEYMAN BOĞA / Amkspor.com
Savcı Öz, Efkan Ala'yı Hedef Aldı: 'Ateş Olsan Cürmün Kadar Yer Yakarsın'
Daha önce Twitter'dan yazdıkları nedeniyle hakkında soruşturma açılan Savcı Zekeriya Öz, İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında bazı iddialar ortaya atarak, 'Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın' dedi. Cnnturk.com.tr'nin haberine göre, Ergenekon davasını yürüten savcılardan biri olan Zekeriya Öz, twitter'da yazdıkları nedeniyle hakkında soruşturma açılmasına karşın hükümet hakkındaki görüşlerini yazmaya devam ediyor. Daha önce, hükümetin farklı isimleri için çeşitli yazılar yazan Zekeriya Öz bu kez İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında bazı iddialar ortaya attı. 'Ergenekon'da benimle görüşmek için emniyet müdürünü araya koyan içişleri Bakanı red cevabı alınca fena bozulmuştu' diyen Zekeriya Öz, bakanla yaptığını iddia ettiği görüşmeyi de açıkladı. 'Ankara'da hakim evinde olduğumu öğrenince aynı bakan görüşmek için çok önemli toplantısını bırakıp apar topar hakim evine görüşmeye gelmişti' diyen Zekeriya Öz, 'Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın. Görüşmede 45 dakika benden yediğin fırçaların öcünü alırsın.' dedi. Bu sözlerle bakanı fırçaladığını iddia eden Zekeriya Öz emniyetteki operasyonda gözaltına alınan polislerle ilgili olarak da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e seslendi. 'Sayın Cumhurbaşkanı İlhan Selçuk için gösterdiğiniz hassasiyeti iftiraya maruz kalmış polisler için de göstermeniz gerekmez miydi?' diyen Zekeriya Öz, polisler hakkında yaptırım istedi. T 24
Reklam
Reklam
Cübbeli Ahmet Hoca'dan İçişleri Bakanı Ala'ya Bir ‘Çüş’ Bir de ‘Yuh’
Kamuoyunda ‘Cübbeli Ahmet Hoca’ olarak tanınan İsmailağa Cemaati’nin önde gelen isimlerinden Ahmet Mahmut Ünlü, Muhammed peygamberin Mekke’nin fethi sırasında gurura kapıldığını ve Allah tarafından ‘ikaz’ edildiğini öne süren İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya önce ‘Çüş’ dedi, sonra da ‘Yuh’ çekti. Bakan Ala’yı ‘cahil’ diye niteleyen Cübbeli, bu duruma tepkisiz kalmakla suçladığı kendi cemaatine de, “Yatacak yeriniz yok” sözleriyle çıkıştı.Diken
Şafak Sezer Patladı: 'Soytarılar, Değişikler'
Ünlü oyuncu Şafak Sezer, Gezi eylemlerine katıldığı için kahraman, Başbakan'ın iftar yemeği ve vizyon toplantısına katıldığı için hain ilan edildi. Bugüne kadar sustu, ilk kez konuştu. Sezer, sanat dünyasından sosyal medyaya, linç kültüründen Gazze çıkarmasına kadar her şeyi Sabah'tan Salih Zengin'e konuştu. İşte Şafak Sezer röportajından ara başlıklar... AK Parti iftarına katıldın ve bu tepki çekti. - AK Parti iftarlarına 2009'dan beri katılıyorum. Kılıçdaroğlu'nun yemeğine de katıldım. Ülkü Ocakları çağırınca onlara da gidiyorum. Gezi'de 'Hükümet istifa' diye bağırmadım ve ne yaptıysam arkasındayım. Özür dileyecek hiçbir şey yapmadım. Başbakanımıza gittiğimizde beni görünce güldü, ben de güldüm. 'Ağaç için yürüdük ama iş başka bir yere gitti Başbakanım' dedim. 'Anladınız mı?' dedi. 'Anladık' dedim. Ağaç için yürüyüp yerdeki kaldırımı söken, polise kaya söküp atanla işim olmaz. İlk güne halktan-devletten hiç kimse bir şey demiyor ki? Ben Gezi Parkı'ndayken hükümet bana bu kadar muhalefet yapmadı. 'Çok seviyorduk, seni orada görünce üzüldük' dediler, o kadar. Üçüncü günü taşlar, ölümler olunca başka bir yere gitti iş. Ben Ankara Çinçin'de de de yaşadım, Kasımpaşa'da da. Mahalle abimiz gibi Başbakan. Yeri geldiğinde sinirlenen, yeri geldi mi tepki veren bizden birisi. Bu korku nedir yani? Başbakan'dan korkmuyorum. Deli miyim ben? Başbakan'ın elini öptün mü? Yalan. Başbakan kimseye el öptürmüyor ki zaten. Orada fotoğraf çektirirken ya da bir şey söylemek için arkadan da müzik-gürültü geldiği için eğiliyorsun mecburen. Mahalle abimiz gibi Başbakan. İsmini vermeyeyim ama birçok oyuncu arkadaşımın sempatisi vardır ona. Bu kadar siyasetten uzak birisini, Tayyip Erdoğan'ı desteklemeye iten şey ne? Biz onu ulaşılmaz bir lider gibi görmüyoruz ki? 'Nasılsın abi, iyiyim, siz nasılsınız' tarzında yani. Yeri geldiğinde sinirlenen, yeri geldi mi tepki veren, bizden birisi gibi. Bu korku nedir yani? Başbakan'dan korkmuyorum. Deli miyim ben? Ben halktan korkuyorum, devletten değil. Yalnız parantez açalım da halktan korkuyorum diye kendilerini cesur zannedip yanıma gelerek benden kafa yemesinler yani. (Gülüşmeler) Güçten filan bahsedenler İsrail'e baksın. Güçten şımarıklık yapan onlar. Bugüne kadar bir kişi 'One minute' dedi. O yüzden sevdik Başbakanımızı. Hayatımda ilk defa bir siyasi parti lideri ile ilgili bir şey söyledim. Dönekliğiniz, hainliğiniz, fırıldaklığınız, omurgasızlığınız filan kalmadı... Son koz Yavuz Bingöl'dür. Güç ne abi? Güce inandığın zaman bu insan bize koruma mı veriyor, güvenlik mi veriyor? Bize para mı gönderdiler yani? Ben sahip çıktım diye 1,5 senedir işsizim. Hiçbir iş yapamıyorum. Sanat camiasındaki o kabuk seni dışlıyor. Kesinlikle abi. O kabukta da bir sürü değişik adam var. Kabuk mabuk da yok, hepsi soytarı bunların, gereksiz adamlar ya.Ensonhaber
Reklam
Bilim İnsanları HIV Virüsünü Yok Etmeyi Başardı
Bilim insanları, HIV virüsünü kontrol altına almayı veya zayıflatmayı amaçlayan tedavilerden farklı olarak, ilk kez insan hücrelerinden yok etmeyi başardı. ABD'de yürütülen araştırmanın başında yer alan Dr. KAmel Khalili, HIV virüsünün DNA'sını bularak onu yok edecek bir yöntem geliştirdi. Araştırmada, insan bağışıklık sisteminin HIV ile mücadele ettiği bir kısmı seçildi ve 20 nükleotid (RNA yapı taşları) içeren 'kılavuz RNA' zinciri üretildi. Mühendislik yolu ile geliştirilen dizinler daha sonra HIV'den etkilenen hücrelere enjekte edildi. Yapay RNA dizinleri, hücrelerin içine girdiği zaman HIV virüsünü hedef alarak virüsün genomunu oluşturan 9709 nükleotidi yerinden çıkardı. Kılavuz RNA dizini insan DNA'sına ait bir dizin içermediği için geride HIV'den temizlenmiş sağlıklı hücre kaldı. Bilim insanları, yapılan araştırmada laboratuvar ortamında üretilmiş hücreleri temizledi. Elde edilen başarı AIDS araştırmaları için büyük bir adım olarak kabul edilse de, insanlar üzerinde nasıl bir etki göstereceği henüz bilinmiyor. Dr. Khalili, 'ilk kez laboratuvar ortamı altında virüsün nasıl yok edilebileceğini gördüklerini' belirtti. Khalili, 'HIV'den etkilenen hücreleri temizleyebilmek çok önemli çünkü mevcut tedaviler bunu başaramıyor' ifadesini kullandı. Bilim insanları, geliştirdikleri yöntemi bir sonraki aşamada hayvanlar üzerinde denemeyi hedefliyor. Başarılı olunursa, insanlar üzerindeki deneme yapılacak. Al Jazeera
'Erdoğan Sınıf Başkanı Bile Olamaz'
CUMHURBAŞKANI adayı Selahattin Demirtaş, seçim otobüsünün üzerinden halka seslendiği Manisa'da rakibi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yüklenip, 'Halkın karşısına çıkıp diğer adaylarla tartışmayı göze alamayan halkın başkanı olamaz. Bırakın halkın başkanı sınıf başkanı bile olamaz' dedi.Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, seçim çalışmaları için geldiği Manisa'da Soma İlçesi'ndeki madenci şehitliğini ziyaret ettikten sonra, il merkezine geçip, Horozköy Meydanı'nda halka seslendi. Türkiye'ye yeni bir yaşam teklifi ile yola çıktığının belirterek konuşmasına başlayan Demirtaş, 'Yeni bir yaşam teklifimize Türkiye'nin dört bir yanından bütün sınıflar büyük bir coşkuyla sahip çıkıyor. Herkes artık daha özgür daha onurlu bir yeni yaşamı özlüyor. Bizler de bu özlemi bu hasreti nihayetlendirmek için yola çıktık. Yani bütün ezilenlerin ortak adayı, Çankaya'da gerçek bir halk başkanı seçmenin arifesine geldik. Sayılı günler kaldı. Çankaya'da bir devlet adamı değil halk adamı olacak. Bir para babası değil halk insanı olacak. Biz Kürt'ü, Türk'ü, Alevisi, Sünnisi, Romanı'yla yani Türkiye'nin bütün emekçi yoksul, ezilen kesimleriyle yeni bir yaşam konusunda birbirimize söz verdik. Birbirimize öfkelenmeden, düşmanlık yapmadan, kin duymadan özellikle başbakanın yapmaya çalıştığı gibi başka inançları kimlikleri düşmanlaştırmadan eşit bir kardeşlik teklifi sunuyoruz' diye konuştu. 'İMKANLARI ZORLAYIP OY KULLANIN' Cumhurbaşkanlığı seçiminin öneminin büyük olduğunu ve seçmenin mutlaka sandık başına gitmesi gerektiğini altını çizen Demirtaş, 'Önümüzdeki 10 yılda, 100 yılda nasıl bir ülkede yaşayacağınıza karar vereceğiniz bir seçim yapıyoruz. Bu nedenle akılla vicdanla mantıkla yoğrulmuş bir tercih yapmanızı istiyorum. Mevsimlik işçi olanlar tatilde olanlar ne yapıp edip imkanlarını zorlayıp oy kullanmalıdır. Asla sandığa gitmemezlik yapmamalıdır. Herkes bulunduğu yerde oyuna da sandığa da sahip çıkarak bu yeni yaşamı özgür yaşamı birlikte var etmek için çorbaya tuzunu katmalıdır' diye konuştu. 'KENAN EVREN YASASINI DEĞİL, ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERİ DİKKATE ALACAĞIM' Cumhurbaşkanı seçildiği zaman taşeronluk sistemini ortadan kaldıracağını belirten Demirtaş, 'Türkiye'nin tüm ezilenleri yok sayılanları artık bir araya gelsin istiyoruz. Kürt, Türk, Alevi, Sünni demeden bu soygun düzenine bir 'Dur' desinler. Cumhurbaşkanlığı seçiminde bunu başarabilirsiniz. Parası serveti asla ve asla bizim hayal edemeyeceğimiz kadar birikmiş olanlar, kanun kadar zengin olanlar yani Arap şeyhlerinden daha zengin olanlar, maden işçisinin amelenin derdinden anlayamaz. Eğer Çankaya'da biz olursak, sizin adınıza orada görev yaparsam taşeron uygulamasını Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğim. Taşeron uygulaması bu ülkede bitecek. Öyle bir soygun düzeni kurdular ki taşeronun taşeronu onunda taşeronu var. O hale getirdiler ki taşeron sistemini her yere yaydılar. Bu sistem kalkmalıdır. Herkes doğrudan ya işverenle ya da devletle doğrudan sözleşme yapıp çalışmalıdır. Taşeron sistemi kölelik sistemidir. Cumhurbaşkanı olarak üstüme düşeni yapacağıma söz veriyorum. Cumhurbaşkanı olursak iş güvencesi olmadan ne madenlerde ne inşaatlar da sizin emekçileri canını vere vere çalışmasına müsaade etmeyeceğiz. Önce sosyal güvenliğiniz olacak. 24 milyon işçinin yarısı kaçaktır. Ne sendika güvencesi ne sosyal güvence var. Eğer cumhurbaşkanı olursam tüm bu yasaları iptali için anayasa mahkemesine gideceğiz. Çünkü elimizde uluslarası ILO sözleşmesi var. Cumhurbaşkanı olursam Kenan Evren anayasasını değil uluslararası sözleşmeleri dikkate alacağım' dedi. 'TEKLİK ALLAH'A MAHSUSTUR' Demirtaş şöyle devam etti: 'Bizim dışımızda iki adayında ezilenden, emekçiden, yoksuldan, kimliği meshebi inkar edilenden yana bir tavrı yok. Olmayacak. Yeterince devlet başkanı var zaten. Maşallah devletin başındaki adam kendini zaten padişah zannediyor. Onu bir kademe daha yukarıya çıkarmanın bir anlamı yok. 'Tayyip Erdoğan'ı seviyorum' diyenler onu başbakan olarak orada bıraksınlar. Bizi başa getirsinler ki denetleyebilelim. Çünkü bunlardan ezilene adalet gelmeyecek. Bunlar halka adalet getirmeyecekler. Tek başına tüm ülkenin sultanı, padişahı olmak istiyor. Biz hiçbir alanda tekliği savunmayacağız. Ne tek adam olmayı, ne tek din olmayı, ne tek millet olmamayı savunmayacağız. Teklik Allah'a mahsustur. Onun dışındaki teklik faşizmdir.' 'NAR GİBİ OLACAĞIZ' Hedefinin Türkiye'yi nar gibi bir bütün içinde ele almak olduğunu da vurgulayan Demirtaş, 'Kürt'ün, Türk'ün, Roman'ın kendi diliyle çocuğunu eğitmesinin savunucuğunu yapacağız. Nar gibi olacağız. Bizi birleştiren kabuk tek olacak. İçini açtığında binlerce tane olacak. Nar gibi olmazsak bu ülkede mutluluğun tadını alamayız. Herkesin ana dilinde eğitim yapmasını, ibadet yapmasını savunacağız. Özgürce yaşamanın teminatı Çankaya'da biz olacağız. Başını örtmek isteyen, camide namazını kılmak isteyen, cemevinde ibadetini yapmak isteyen yapacak. Yani Alevi de Sünni de birbirinin yanında korkmadan kardeşçe eşitçe yaşayacak. Bu Cumhurbaşkanı seçimi tüm Türkiye'yi birleştirmek için eşitlik köprüsüyle bağlantı kurabilmek için bir fırsattır. Duble yol yapıp, duble yolsuzluk yapanlara karşı barışın yolunu yapmak için bir fırsattır. Barışın tüm taşlarını döşemek için bir fırsattır' dedi. 'ASIL BÖLÜCÜ BAŞBAKANDIR' Kendilerine yıllardır bölücü olarak hitap edildiğini hatırlatan Demirtaş, 'Seçim sonuçları bizim savunduğumuz ilkelerin zaferiyle sonuçlanacak. Bunlar istediği kadar seçim çalışmalarımızı engellemek için hareket etsinler, ellerinden geleni yapsınlar. Onlar, bu dilden anlıyorlar. Kullandıkları tek dil küfür, hakarettir. Bize yıllardır, 'bölücü terörist' diyorlar. Biz yıllardır Türkiye'yi adım adım dolaşıp birliği gerçekleştirmek isterken onlar ülkeyi birbirine düşman hale getirdiler. Asıl bölücü zihniyetin onlar olduğu anlaşılıyor. Asıl en büyük bölücülüğünün kendisine oy vermeyene, Alevi'ye, Ermeni'ye hakaret eden başbakanın kendisidir. Kendi halkına bu kadar hakaret eden bir lider halkın başkanı olamaz' diye konuştu. 'SINIF BAŞKANI BİLE OLAMAZ' 'Parası pulu elindeki serveti halkından saklayan bir kişi halkına güven veremez' diyen Demirtaş şöyle devam etti: 'Halkın karşısına çıkıp diğer adaylarla tartışmayı göze alamayan halkın başkanı olamaz. Bırakın halkın başkanı sınıf başkanı bile olamaz. Özellikle gençler, kadınlar seçim iki hafta gibi az bir zamanın kaldığı dönemde ev ev, mahalle mahalle dolaşıp ikna olmayanları ikna edin. Herkes sandığa gitsin, herkes oyunu 'barıştan, kardeşlikten yana kullansın' diye destek olun. Bu seçimde de sizlere güveniyoruz. Özellikle anneler bu çalışmayı yaparsa Türkiye'nin her yerinden bu çağrıya büyük oylar alacağız. Herkesi şaşırtacak bir sonucu ortaya çıkaracağız. Çankaya yollarının birilerine otoban olmadığı görülecek. Kolay kolay Çankaya'yı kendi malı haline getiremeyecekler. Kimse halklarımıza artık hakaret edemeyecek.' Sandığa gidecek seçmenleri elini vicdanına koymaya davet eden Demirtaş, 'Oy verme kabinine girenler, üç fotoğrafa iyi baksın. Vicdalarına danışarak oy versin. Kim halkın çocuğu, kim işçinin çocuğu, kim para babasıdır. 'Kim para çalıyor' ona iyi baksın, ona göre oy versinler' dedi. 'MANİSA'NIN NE NEHİRLERİNİ BİLİYORLAR NE DE DERELERİNİ' Diğer iki adayla ilgili olarak, 'İşte Manisa'nın ne nehirlerini biliyorlar ne de derelerini' diyen Demirtaş, Manisa'nın çevre sorunu haline gelen Gediz nehri yerine Aydın'dan geçen Büyük Menderes ismini kullanarak gafa imza attı. Demirtaş şunları söyledi: 'Büyük Menderes artık canlı yaşamının bile olamayacağı bir atık suya dönüşüyor. Bütün fabrika atıkları, sanayi atıkları Büyük Menderes'e akıyor ve kimse de demiyor ki yaşamın kaynağı olan bütün bu tarlaları, bağ bahçeleri canlı tutan bu su kurursa kirlenirse, bu topraklara verim getirmezse ne olacak? Nehirler kirlenmiş, çiftçiler ürün yetiştiremiyor, nehrin suyunu kendi tarlasına bile veremiyor bu hükümetin umurunda bile değil. İşte bir halk başkanı olursa, cumhurbaşkanı olursa kimse nehirlerimizi, derelerimizi kirletemeyecek.' Demirtaş, konuşmasını ardından seçim otobüsünden inip, karayolu ile İzmir'e hareket etti. Nermin UÇTU - Kamera: : İlker KILIÇASLAN / MANİSA, (DHA)
Mudanya Belediyesi Suriyelileri İlçe Dışına Attı, 'Haberi' Facebook'ta Paylaştı
Bursa’nın Mudanya ilçesinde kalan, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca Suriyeli, zabıta ekiplerince toplanarak, zorla ilçe dışına çıkarıldı. “Vatandaşlardan gelen şikayetler nedeniyle Suriyelilerin ilçe dışına çıkartıldığını” Mudanya Belediyesi, olayı “Suriyeliler Mudanya’dan gönderildi” başlığıyla haberleştirerek, internet sitesinde ve Facebook’ta yayınladı. Mudanya Belediyesi’nin Facebook sayfasında haberin altına yapılan ayrımcı yorumlar da dikkat çekti. Mudanya Belediyesi zabıta ekipleri 25 Temmuz’da ilçede kalan, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca Suriyeliyi araçlara bindirerek ilçe dışına attı. Mudanya Belediyesi’nden yapılan açıklamada, Suriyelilerin ilçe sakinlerinin şikayetleri üzerine ilçe dışına gönderildiği belirtildi. Mudanya Belediyesi’nin internet sitesinde yer alan haberde şu ifadelere yer verildi: Mudanya ve Güzelyalı Mahallesi’nde son zamanlarda sayıları sürekli artan, Suriye'deki iç savaştan kaçarak ülkemize sığınan Suriyeliler, Mudanya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince ilçe dışına gönderildi. Özellikle, Güzelyalı sahili kordon boyunda yerlere serdikleri yataklara gelişi güzel olarak yatan Suriyeliler, Güzelyalı Mahallesi Kent Meydanı’nda bulunan yeşil alan ve parklarda yatıp kalkıyor, vatandaşların verdikleri yemekleri yiyor, verdikleri giyecekleri giyiyorlardı. Suriyeli vatandaşların sayılarının her geçen gün artması ve küçük yaştaki çocuklarının sokaklarda araçları durdurarak dilenmeye başlaması ve kamuya ait mallara zarar vermeleri şikayetleri yoğunlaştırdı. Suriyeliler konusunda ilçede artan şikayetler üzerine Mudanya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü harekete geçerek, denetimler sonucunda Suriyelilerin Mudanya dışına gönderildiği belirtildi. Son iki aydır Mudanya ve Güzelyalı Mahallesi’ni kendilerine mesken tutan Suriyeliler hakkında vatandaşlar, 'Dilenerek insanların dini ve iyi niyetli duygularını istismar ediyorlardı buda bizleri rahatsız ediyordu, Mudanya Belediye Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin Suriyelileri şehir dışında çıkarması iyi oldu. Keşke ülkelerinde iç savaş olmasaydı da kendi yurtlarından evlerinden bu kadar uzaklaşmasalardı' dediler. Mudanya Belediye Zabıta Müdürlüğü'nün bu yönde ki çalışmalarının aralıksız olarak süreceği belirtiliyor. Aynı görüntülerin Mudanya Belediye sarayı karşısında bulunan İsmet İnönü bulvarında da yaşandığı ve ilçe halkının yoğun şikayetleri karşısında zabıta müdürlüğü ekiplerince Suriyeliler ilçe dışına çıkarılmaya başlandı. Mudanya Belediyesi’nin Facebook sayfasında bu haberin altına yapılan yorumlar da tepki çekti. Habere yorum yapan Facebook kullanıcılarından bazıları, Mudanya'dan atılan Suriyelilerin Bursa'da yaşayanları rahatsız edeceğini öne sürerek, mültecilerin il sınırları dışına çıkarılmasını talep etti. T 24
Reklam
Reklam
7 Maddede Işın Kılıcı Renkleri ve Anlamları
Işın kılıcı renklerini herkes biliyor ama anlamlarını pek kimse bilmiyor. Altın, beyaz ve siyah renkleri neredeyse kullanan hiç kimse olmadığı için es geçtim. En çok kullanılan 7 rengi açıkladım.
Haram Lokma Değil 557 Maaş
Emniyet içindeki paralel yapılanmanın, polislere para ödülü verilmesini düzenleyen taltif sistemini sabote ederek, ödüllerin tamamına yakınını yapıya mensup emniyet müdürlerine aktardıkları tespit edildi. Maaş taltifiyle ihya olan müdürlerden birisi de, gözaltına alındıktan sonra sağlık kontrolü için gittiği hastanede 'Haram lokma yemedim' diyerek şov yapan, İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdür yardımcısı Hayati Başdağ oldu. Başdağ'ın tam 557 maaş taltif aldığı ortaya çıktı. HEPSİ DAİRE ZENGİNİ Ali Fuat Yılmazer'in de 490 maaş taltif aldığı belirlendi. 2003 yılına kadar hiçbir mal varlığı olmayan Yılmazer'in 11 yılda 'Çanakkale Sarıtaş ve Tepecik'te 3 arsa, Ankara Yumrutepe, Karagedikli ve Gölbaşı'nda 3 arsa, Ankara Mera Besi Çiftliği'nde hisse' elde ettiği görüldü. Terörle Mücadele Şube eski Müdürü Yurt Atayün'ün de 731 maaş taltif aldığı ve 2012'den sonra Büyükçekmece'de 2 daire aldığı öğrenildi. Asayiş Şube eski Müdürü Ertan Erçıktı'nın da 697 maaş taltif sayesinde Atakent'te 1 daire ve birisi eşinin üzerine olmak üzere Kayabaşı'nda 2 daire aldığı öğrenildi. İstihbarat Şube eski Müdürü Serdar Güldalı ise 449 maaş taltif ile Ankara Eryaman ve Yapracık'ta 2 daire ile İstanbul Beşiktaş'ta geçen yıl 400 bin lira karşılığında alınan bir daireye sahip olduğu öğrenildi. Terörle Mücadele Şubesi'nin 17 sürecindeki müdürü Ömer Köse'nin ise 428 maaş taltif aldığı ve Tekirdağ Çerkezköy'de bir arsaya sahip olduğu öğrenildi.Beyaz Gazete
Bayram Trafiğinde 3 Günlük Kaza Bilançosu: 41 Ölü, 266 Yaralı
Ramazan Bayramı henüz başlamadan, kazalarla yollar yine kan gölüne döndü. Tatilciler cuma günü öğleden sonra yolları doldurmaya başlarken, yurdun dört bir yanında 3 günlük kaza bilançosu 41 ölü, 266 yaralıya ulaştı.Alınan tüm önlemlere ve yapılan tüm uyarılara karşın, trafik kazalarında bu bayram tatilinde de acı bilanço ağır oluyor. Tatilciler, cuma günü öğleden sonra yollara dökülürken, başta TEM olmak üzere bir çok yolda trafik çilesi başladı. Yurt genelinden de peş peşe kaza haberleri geldi. Son 3 gündeki kazalarda ölü ve yaralı sayısı şöyle: 25 Temmuz Cuma günü meydana gelen kazalarda 10 kişi öldü, 75 kişi yaralandı. 26 Temmuz Cumartesi günü ise bilanço daha da ağırlaştı, 17 kişi öldü, 107 kişi yaralandı.Arife Günü olan 27 Temmuz Pazar günü saat 16.00 sıralarına kadar meydana gelen, aralarında 4 kişinin yaşamını yitirdiği istanbul'daki halk otobüsü yangınının da yer aldığı onlarca kazada ise 14 kişi öldü, 84 kişi yaralandı. Böylece 3 günde meydana gelen kazalarda toplam 41 kişi yaşamını yitirirken, 266 kişi de yaralandı. Yetkililer, bayram boyunca ve tatil dönüşünde, acı bilançonun artmaması için sürücüleri trafik kurallarına uyması konusunda uyardı, önlemlerini artırdı.CNN Türk
Reklam