onedio
Sizi Instagram'ın Yıldızı Yapacak 13 iPhone Fotoğraf Uygulaması
Kim istemez ki kusursuz fotoğraflar çekmeyi? Profesyonel olmasa da iPhone'larimizden yakaladığımız güzel anların profesyonel kıvamda görünmesini sağlayacak yada daha çok dikkat çekecek şekle bürünmesine izin verecek bazı uygulamaları görelim. Paylaştığım uygulamalar sadece iPhone'a özel uygulamalar değildir. Android veya Windows Mobile cihazlarınızın marketinde bulabilirsiniz. Ücretli ve ücretsiz uygulamalar karışıktır.
Demba Ba: "Müslümanlar Birbirlerine Sarılmalı"
Beşiktaş’ın golcüsü Demba Ba, TRT1’de yayınlanan Stadyum programında Ersin Düzen’e çok özel açıklamalar yaptı.Senagalli yıldız kendisine ‘kronik sakat’ diyenlere sahada cevap vereceğini söylerken, Beşiktaş taraftarını ‘dünyanın en iyisi’ olarak tanımladı.Bilic ve eski hocası Mourinho’yu kıyaslayan Demba Ba, Gökhan Töre’nin Kayseri’deki kırmızı kartıyla ilgili olarak hakemleri uyardı.Demba Ba İstanbul’da kendisini en çok şaşırtan olayın, namaz vaktinde insanların camilere gitmemesi olduğunu söylerken, İslam dünyasına tarihi çağrıda bulundu.İşte Demba Ba’nın TRT1 Stadyum’daki ses getiren sözleri…Yeni bir ligde oynamak istiyordum. Beşiktaş’tan teklif geldiğinde olumlu yaklaştım. Çok büyük bir camia ve tarihi zaferlerle dolu bir kulüp.Bir kaç yıldır zor bir dönemden geçtiklerini biliyorum ama kulüp şimdi tekrar toparlanıyor ve ayağa kalkıyor. Bu kadar büyük bir potansiyelin parçası olmak beni cezbediyor.BEŞİKTAŞ TARAFTARI DÜNYANIN EN İYİSİBuraya gelmeden önce yakın arkadaşım Sow ile konuştum. Eski Fenerbahçeli Dia ve Sivassporlu Faty’nin de görüşlerini aldım. Hepsi de tereddüt etme, teklifi kabul et dedi. Bir arkadaşım ‘Beşiktaş Türkiye’nin en güzel taraftarına sahip bir kulübe geleceksin’ dedi. Bence Beşiktaş taraftarı dünyanın en iyisi. Ben daha önce Chelsea, Newcastle, West Ham gibi büyük taraftarı olan kulüplerde oynadım. Ama Beşiktaş taraftarı gerçekten hepsinin üstünde ve sıra dışılar. Tezahuratı anlamıyorum ama melodileri çok güzel.Ben dünyanın en iyi ligi olarak kabul edilen Premier League’de oynadım. Türkiye ligini fiziksel mücadele olarak İngiltere’ye benzetiyorum. Geldiğimde zor olacağını biliyordum, ama ben rakip oyuncuların kalitelerini ve zayıf yönlerini maçlardan önce analiz ederim. Bu analizler sayesinde buraya çabuk alıştım.BILIC MOURİNHO’YA GÖRE DAHA YAKINJose Mourinho ile ciddi bir deneyim yaşadım. Kazanmak O’nun için daima en önde gelen faktör. Deyim yerindeyse tam bir winner. Her zaman kazanmaya çalışan bir karakter ve bana bunu fazlasıyla işledi. Slaven Bilic’i Mourinho ile kıyasladığımızda; Bilic’in oyuncularla daha yakın ilişkisi var. Daha anlayışlı bir teknik direktör. Oyuncularla daha çok iletişim kuruyor. Bir sorununuz olduğunda rahatlıkla gidip konuşursunuz ve bu sorunun üstesinden gelmeniz için size yardımcı olur.ŞAMPİYONLUKTAN SÖZ ETMEK İÇİN ERKENLigin daha başındayız. Şampiyonluktan söz etmek için çok erken. Tabii ki şampiyon olmak istiyoruz ama bizim yapmamız gereken maç maç bakmamız. Nerede, kiminle oynarsak oynayalım her maçı kazanmaya çalışacağız. Stad sorununa katlanmak zorundayız. Bizim için büyük dezavantaj. Galatasaray ve Fenerbahçe taraftar desteğini alıyorlar. Bu yüzden bizim iki kat savaşıp mücadele etmemiz gerekiyor.CEVABIMI SAHADA VERECEĞİMBana kronik sakat diyenlere cevabımı artık sahada vereceğim. Bu konuda artık kimseye konuşmayacağım.GÖKHAN TÖRE’NİN HEP YANINDA OLDUMGökhan zor günler geçirdi, O’na elimden gelen desteği veriyorum. Hem takım arkadaşım hem de yakın arkadaşım. Bazen de kardeşim gibi. Gökhan gerçekten çok iyi kalpli ve değerli bir insan.GÖKHAN ARTIK ‘ALLAH ALLAH’ DİYECEKGökhan Töre’nin Kayseri’de gördüğü kırmızı kartın benzerini İngiltere’de görmedim. Çünkü orada bu oyunun bir parçası. Çok yüksek adrenalin var, 1-0 geridesiniz ve bunlar maçın akışıyla oluyor. Gökhan artık o kelimeyi kullanmayacak ve ‘Allah Allah’ demeyi tercih edecek.HAKEMLER İLETİŞİME DİKKAT ETSİNHakemler eminim işlerini layıkı ile yapmaya çalışıyorlar. Bazen hata da yapıyorlar. Onların futbolculardan farkı yok aslında. Bizler de hata yapabiliyoruz. Ama en önemlisi şu; oyuncularla iletişim konusunda çok dikkatli olmaları gerekiyor. Kapalı ve dikte eden bir tavırla değil, iletişime açık, oyunculara yakın bir tavırla yönetim göstermeleri gerekiyor.ARSENAL MAÇINDA NECİP UYARDIArsenal maçında santra yaparken, Necip kalecinin önde olduğunu işaret etti bana. Ben de özgüvenimin getirdiği rahatlıkla vurdum. İşe yaramadı ama denemek de güzeldi.ARDA TÜRKİYE’NİN EN İYİSİArda Turan’ı çok beğeniyorum. Bana göre Türkiye’nin en iyisi. Türk asıllı olarak Mesut Özil ve İlkay Gündoğan çok iyi oyuncular. Kendi takımımdan Gökhan, Oğuzhan, Kerim ve Mustafa Pektemek fantastik oyuncular.Boş zamanlarımda ailemle beraber oluyorum. Avrupa yakasında boğazda bir restaurant var, sık sık oraya gidiyorum. Geldiğimde Türk yemeklerini çok sevdim ama kilo aldım. Şimdi mecburen dikkat ediyorum ve Senegal’den veya Cezayir’den getirdiğim yemekleri yiyorum. Türk yemeklerini kestim ama sütlaca dayanamıyorum, vazgeçemiyorum.İNSANLAR CAMİLERE NEDEN GİTMİYOR?İstanbul’da beni en çok şaşırtan olay; bu kadar fazla insanın olduğu yerde namaz vakitlerinde çok az kişinin camilere gitmesi. Ben Beykoz’da oturuyorum ve namaza çevremdeki camilere gidiyorum. İstanbul’un, Londra ve Paris’ten farkı, ezan okunduktan 5 dakika sonra, çok yakın bir yerde cami bulabiliyorsunuz. Bu beni gerçekten çok mutlu ediyor.MÜSLÜMANLAR BİRBİRLERİNE SARILMALIÖyle bir dönemden geçiyoruz ki, Müslüman dünya güçleniyor. Müslüman olanların sayısı artıyor. Müslümanlarla ilgili bazı önyargılar var. Bazı insanlar, bazı gruplar müslümanlara kötü gözle bakıyorlar. Bu yüzden Müslümanların birbirlerine sıkıca sarılmaları ve dinine sahip çıkmaları gerekiyor. Müslüman insanların dinimizin gerekliliklerini yerine getirmeleri gerekiyor. Ayrıca hiçbir korku ve endişe duymadan insanların bunu ifade edebilmeleri lazım, çok güzel bir şey.Yakın arkadaşım Sow ile her yaz Mekke’ye gidiyoruz. Futbolun dışında, en güzel anılarımız bu yolculuklarda oluyor. Henüz Hacca gitmedim ama önümüzdeki sene başkandan izin isteyeceğim ve izin verirse hacı olacağım.ÜLKEME YATIRIM YAPAN TÜRKLER VARYakın dönemde Senegal’e yatırım yapmış olan bazı Türkler var. Senegal’de ciddi işler yapıyorlar. Orada yardıma ihtiyaç duyan bazı kuruluşlar var. Yatırım yapan Türk iş adamlarına, oradaki konsolosumuza, bütün bu projelere yaptığı yardımlardan ötürü teşekkür ediyorum.Şampiy10
Tarihte Yaşamış 10 Kadın Seri Katil
'Kanlı Kontes'' olarak ün yapan ve tarihteki en acımasız kadınlardan biri olarak bilinen Elizabeth Bathory'nin, yaşadığı 1560-1614 yılları arasında 600'den fazla genç kızı (bakire kızları) öldürerek kanını içtiği çeşitli kaynaklarda yer alıyor. Öldürdüğü kişilerin kanıyla banyo yaptığı şeklinde rivayetler var. Bazı tarihçilere göre kanlı kontes genç kızları öldürmesinin sebebi genç kalmak istemesiydi ve genç kızların kanlarıyla banyo yaparak genç kalabileceğine inanıyordu. Bazı kaynaklara göre de Kontesin büyücülükle uğraştığı söyleniyor. (Favorimdir.)
Emre'den Küfür Açıklaması
Fenerbahçe'nin derbi mücadelesinde deplasmanda Beşiktaş'ı 2-0 yendiği karşılaşma sonrasında kaptan Emre Belözoğlu, takım otobüsünde kulüp televizyonuna açıklamalarda bulundu.Öncelikle boynundaki bir çiziği gösteren Emre Belözoğlu, “Ben kendim yaptım soyunma odasında. Kendim çizdim” göndermesinde bulundu.Kendisine yapılan eleştiriler hakkında konuşan Emre Belözoğlu, “Bü ülkede hiç bir kimsenin bilgisine gerek yok. Herkes bildiğini söyler. Herkes bildiği gibi davranır. Hele ben varsam bu oyunun içinde o zaman kimse objektif olmaz” ifadelerini kullandı.Ardından maç ile ilgili görüşlerini belirten deneyimli oyuncu, “Çok güzel maç oldu. İyi bir anlayışla sahaya çıktık ve bunu 90 dakika boyunca sergiledik. Maç öncesinde bütün konuştuklarımızı yaptık. Herkes elinden gelenin fazlasını yaptı. Caner’in, Alper’in Emenike’nin çok iyi pozisyonları da vardı” diyerek sözlerini noktaladı.Açık Mert Korkusuz
'Bakara Makara..' Lafını Ben Söylesem, Çoktan Linç Edilmiştim
Muhalif duruşuyla öne çıkan sanatçı Levent Üzümcü , Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) tarafından sansüre maruz kaldığını, medya yöneticilerine 'Bu oyunda Levent'i oynatırsam beni denetlemeye gelirler' korkusunun aşılandığını belirtiyor. Üzümcü, eski AB bakanı Egemen Bağış’a ait olduğu iddia edilen ve Kuran’la dalga geçilen ‘bakara makara‘ kaydını işaret ederek, “ Kitleler tarafından din düşmanı gibi tanıtılarak hedef gösteriliyorum. ‘Bakara Makara…’ lafını eden ben olsaydım, çoktan linç edilmiştim ” diyor.İşte Levent Üzümcü'nün Bugün muhabiri Dilara Tahmaz'a yaptığı o açıklamalar:Gezi Parkı eylemlerinde fazlasıyla ön plana çıkmıştınız. Muhalif tavrınız ve sert açıklamalarınızla devamı da geldi. Sizinle birlikte direnişe katılan birçok sanatçı arkadaşınızı ise ortalarda göremiyoruz. Sesi soluğu kesilen arkadaşlarınıza içten içe hiç kızdınız mı?Gezi direnişine benim camiamdan katılmayan bir tane bile sanatçı arkadaşım yok. Ancak içinde bulunduğunuz sistem sizi açlıkla, işsiz bırakma korkusuyla terbiye etmeye çalışıyor. Arkadaşlarımızı çok zor günler bekliyordu. Ya konuşmayacaklardı, ya önde durmamak zorunda kalacaklardı ya da para kazanacaklardı! Sistem böyle işliyor ve bunu meşrulaştırıyor.SESSİZ KALANI TARAF GÖRÜRÜMAma sizin de işsiz bırakılma ve aç kalma tehlikeniz vardı. Susmamayı tercih ettiniz. Bu her bakımdan bir cesaret meselesi değil midir?Bernardo Bertolucci’nin 1900 diye bir filmi vardır. Hikaye, İtalya’da 1900 yılında doğmuş bir toprak ağasının torunuyla, orada rençber olarak çalışan bir işçinin torunu arasında geçer. Zengin ve fakir ikileminden o yüzyıla bakar. Filmin sloganı şudur: ‘Senin olaylar karşısında sessiz kalman, aslında durumu desteklemendir!’ Ben insanların sessiz kalmasını taraf olarak görürüm. Sessiz kalmanın bedeli konuşmaktan daha ağırdır. Konuşmanın bedeli herkesin önünde ödenir. Susmanın bedelini yastığa başını koyduğunda, gece vicdanına ödersin. İnsanın kendi kendine ettiği kötülük daha başkadır.Ben bütün olup bitenleri gördüğü halde hâlâ rejimi dayatan partiyi destekleyen insanları hayatımdan çıkardım. Ne dersen de bunları bir komplo gibi gören, duvara anlatıyormuşsun gibi davranan, montaj olarak algılayan ya da ‘E ne yapalım? Elinin kiridir’ diyen insanların hayatımda yeri yok.YOLSUZLUK YAPANLAR DAHA MAHKEME YÜZÜ GÖRMEDİPeki açlıkla terbiye eden sistem nasıl işliyor? Hükümete karşı yaptığınız sert açıklamalar ana akım medyada size sansür olarak mı geri dönüyor?Medya kuruluşlarının sahiplerinin sadece gazeteleri yok. İnşaat şirketleri, gaz şirketleri de var. Devletle aralarında müthiş bir vergi ve denetleme ilişkisi var. Bugün her seçimden sonra dikkat edersen, gazetelerde rejimi dayatan parti aleyhine yazan gazetecilerden birkaçı seçimden sonra mutlaka iş bırakmak zorunda kaldı.RÜŞVETİN ADI HEDİYE OLDUBir arkadaşım, ‘Attığım bir tweet yüzünden 5. kez hâkim karşısına çıkıyorum’ diyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğunu yapanlar ise daha mahkeme yüzü görmedi! O davalar da düştü. Bunların hepsi olmamış oldu. Hem de adalet eliyle. Rüşvetin tanımı bile değişti. ‘Hediyedir bunlar’ dendi. Bunun bir bedeli olmayacak mı?DENETLENME KORKUSUNDAN BANA İŞ VEREMİYORLARNe çeşit sansürlerle karşılaşıyorsunuz? Mesela ‘Seni şu rol için düşünmüştük ama malum sebeplerden dolayı bundan vazgeçtik’ tarzı bir durum yaşadınız mı?Evet, yaşadım. Zaten bir değil, birkaç durum var ortada. Ama şunu söyleyebilirim ki; bu işlerin başındaki isimlerde ‘Eğer ben Levent’i oynatırsam beni denetlemeye gelirler’ korkusu var. Hiç kimse açıktan açığa emir vermiyor artık. ‘Sen ne yapacağını bilirsin’ diyorlar. Yani ‘Oto sansürü’ meşrulaştırdılar.SİSTEM SENDEN OTOSANSÜR YAPMANI BEKLİYORAltın Portakal’a da Reyan Tuvi’nin uğradığı sansür damgasını vurdu. Ardından da sanatçılar festivale katılan ve katılmayanlar diye iki gruba ayrıştı. Medya ve siyasetteki kutuplaşmanın Portakal’a da yansıdığını söyleyebilir miyiz?Bence söyleyemeyiz. Zaten bu sistem, sanatla ya da sanatçıyla bir arada yürünebilecek bir siyasi mekanizma değil ki. Sanatla uğraşan bütün birimlerin bunu bilmesi lazım. Sistem senden otosansür yapmanı bekliyor. Yani ‘Sen bu filmde nereyi keseceğini benden daha iyi bilirsin’ diyor. Kısacası kişiye 'Ben bu filmi çekersem ve Altın Portakal’a giderse geri döner mi acaba’ korkusunu aşılıyorlar.Bir sanat eserinin değeri seyircinin ilgisiyle ölçülür. Seyirci ona giderse yaşar, gitmezse ölür. Yani ticari bir bağlantı da vardır.Ancak şu açıdan bakacak olursak, Nuri Bilge Ceylan’ın filmlerini bugüne kadar maksimum kaç kişi izledi? Bu da bir ikilemdir. Çünkü ne olursa olsun o film çok önemli bir ödül aldı. Demek ki sen, bütün sanat eserlerini korumak kollamak zorundasın. Nuri Bilge Ceylan Cannes’da devlet eliyle öldürülmüş çocukları andı. Düşünsenize! Dönüp bir bakacaksın kendine; ben nerede hata yapıyorum, bu insanları neden mutsuz ediyorum diye düşüneceksin. Olayın temel sorunu şu; biz zamanın ucunda yaşıyoruz. Bütün canlılar, bütün evren aynı tanımlanan zamanı yaşıyor. Zamanı biz anlamlandırdık, bizim için bir şey ifade ediyor, bitkiler için değil. Ama zaten Tanrı da bir tek insan için anlamlı. Zamanın adını koyan, gördüğümüz her şeyin değerini zamanla ölçen yine biziz. Ama bizim yaşadığımız zamanda bizimle aynı zamanı yaşamayan insanlar var. Biz şu anda 2014 yılının ekim ayının son günlerini yaşıyor olsak da 1100 yıl öncesinde yaşayan insanlar var. Günümüzde Amazon topraklarında milattan öncesinin tekniğiyle yaşayan insanlar var. Kısacası herkes kendi zamanını yaşıyor.HEDEFLERİ BENİ DİN DÜŞMANI GÖSTEREREK LİNÇ ETTİRMEKAranızda 1600 yıl fark olan bir adamla aynı zaman diliminde yaşamanın zorluğuna ilaç olur mu demokrasi’ sözü de bu zaman algısına bir atıf mıydı? Oysa kitleler tarafından Hz. Muhammed’e hakaret olarak algılanmıştı…Evet bu söz çok konuşuldu. Hz. Muhammed’i kastettiğim söylendi. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanların inançlarına böyle bir saygısızlık yapılabilir mi? Ben bunu lafın gelişi söyledim. Aynı zamanda yaşadığımız ama yüzyıllar öncesinin kafa yapısına sahip adamla aramda 1600 yıl mesafe var dedim. 1700 de diyebilirdim. Bir tane provokatör milletvekili çıkıp, ‘Peygamber efendimize küfür etti’ diyor. “Aramızda bu kadar mesafe olan insanlarla bir arada yaşamaya ilaç olur mu demokrasi” dedim. Yani ben bugün yaşayan insanlarla aramızdaki zaman ve algı farkından bahsederken beyefendiler benim başıma bir şey gelsin, devlet eliyle birileri bir şey yapsın diye bu sözümü çarpıttılar.HERKES KENDİ MEKKE'SİNİ PARİS'İNİ YAŞADIKatıldığınız bir programdan iktidar olduğu gece önemli sanayici ve iş adamlarını toplayıp ‘Bu saatten sonra ben size karışmayacağım siz de bana karışmayın’ diyen Putin’i Erdoğan’a benzetmiştiniz. Onun da çevresindekilerle böyle bir biat anlaşmasına girmiş olabileceğini mi düşünüyorsunuz?Bunu kendine sormak lazım. Biz hep algılanan üzerinden konuşmaya çalışıyoruz. Çünkü Türkiye’de, halkın isteğine dayalı bir durum varmış gibi algılanıyor. Yani, “Benim yaptıklarımı eğer millet istemezse zaten beni seçmez” durumu var. Ama Türkiye’de aynı zamanda bütün bu olup bitenlerden haberi olmayan yüz binlerce seçmen var. Devlet bir mekanizmadır. Hükümet onu yönetmek için oraya getirilir. Ancak Türkiye’de devlet kalmadı. Yalnızca rejimini dayatan bir parti var. Başka da hiçbir şey yok. Konuşan, derdini anlatmaya çalışan insanlar olsa da ölümle, parasız ve işsiz bırakılmayla tehdit ediliyorlar.Peki doğru olduğuna inandığım şeyi söylemek sadece bana mı düştü?Bu kadar mı kendi dünyanızda yaşayacaksınız? Herkes kendi küçük Mekke’sini Medine’sini, Paris’ini yaşadı ve saflarına çekildi. Peki nasıl bir arada yaşayacağız? Bu sazlar, davullar, zurnalar piyanolar, ne zaman ortak bir orkestrada güzel bir parça çıkaracaklar? Bu adamlar bu parçayı çıkaran adamı, Fazıl Say’ı yasakladılar. Sen böyle bir değeri nasıl yok sayarsın?TÜSAK DEVLETİN MİLYON DOLARLIK RANT KAPISI OLACAKSanat camiasında TÜSAK depreminin yaşandığı dönemdeyiz. Ankara Devlet Tiyatroları müdürlüğünden gelen son istifalarla ‘TÜSAK’ı beğenmeyen gitsin’ durumuna gelmiş gibi görünüyoruz. Sizin duruma bakış açınız nasıl?Kesinlikle ‘Beğenmeyen gitsin’ algısı yerleştiriliyor. Yıllardır bu durumu yürütebilmek için yetiştirilmiş, kıyıda köşede duran insanlar vardı zaten. Onlar da Türkiye sanatının sonunu getirecek olan birimleri, kişileri arayacaklar bulacaklar ve başa getirecekler. Bu sanat buldozerini üzerimizden geçirecekler. Devlet bizzat bu işe el atacak. İstemediği projeyi kabul etmeyecek, istediğini kabul edecek. Nasıl ki basın başta olmak üzere her alanda kendi yandaşını getiriyor. Sanat da buna benzeyecek. Devletin kendisiyle ilgili bütün sanat dallarını zapturapt altına almasının bir yoludur TÜSAK.Bir röportajınızda ‘Muhafazakar sanat olmaz, muhafazakar sanatçı olur’ demiştiniz. Devlet sizinle aynı görüşte değil galiba. TÜSAK’tan bu sonuç çıkabilir mi?Elbette. TÜSAK’la birlikte sanatsal yönden son derece niteliksiz eserleri sahnelemeye çalışacaklar. Gidişat bunu gösteriyor. Bununla ilgili çok büyük paralar alacaklar. Kimse denetleyemediği için de o paralar yok olacak.Maddi bir ranttan mı bahsediyorsunuz?Kesinlikle! Benim TÜSAK’tan anladığım devletin onay vermediği hiçbir şey olmayacak. TÜSAK’tan sonra Kafkas Tebeşir Dairesi oyununu oynayabilecek miyiz? Haktan adaletten bahseden, Arthur Miller’ın Cadı Kazanı oyununu oynayabilecek miyiz? Haksız yere içeri atılan insanların dramını anlatan oyunlar sahnelenebilecek mi?Bu insanlar tarih okumadıkları ve bilmedikleri için bilmiyorlar ama bu dönemler her zaman çok verimli dönemlerdir. Para tatlı gelecek ve insanlar gidip TÜSAK’a hoş gelen oyunları yapacak ama kazandıkları paralarla gidip yine bu sistemi eleştiren oyunları yapacaklar. İşte farkında olmadıkları bu. Para korkudan insanı susturabilir ama kişi yine bildiğini okur.Tüm bu kargaşa arasında hiç çuvaldızı kendinize batırdınız mı? Bir sanatçı olarak çoğunluğun zihnini aydınlatmak için üzerinize düşen her şeyi yaptığınıza inanıyor musunuz? Belki diliniz ağır geliyor, belki de her kesim sizi anlamıyor…Hayır, benim her kesim tarafından anlaşılmak gibi bir derdim yok. Ben doğru bildiğimi söylüyorum. En basit yoluyla anlatmaya çalışıyorum ve bunu da kendi çocuklarıma bırakacağım bir görev olarak görüyorum. Ne bırakacağım onlara? Hanlar, hamamlar bırakırsın da kapıyı açtığında böyle bir ülkede mi olsunlar. Anlayabilmelerinin yolu demek ki bizim konuşmamız değilmiş. Artık tek umudum umarım kötü bir şekilde, canları pahasına anlamazlar. Söylüyorsun anlamıyorlar, anlatıyorsun anlamıyorlar. Bu senin yaptığın meslekle alakalı değil. Vicdanınla ilgili bir şey. Bana ‘Sen siyaset yapma’ diyor. Vicdansız mı olayım yani, gördüğümü söylemeyeyim mi? Terk et git bu ülkeyi beğenmiyorsan diyor. Ne münasebet? Babanın malı mı? Kimin vatanından kimi kovuyorsun?TÜSAK NEDİR?Türkiye Sanat Kurumu (TÜSAK), üyelerini Bakanlar Kurulu’nun belirleyeceği ve kurumun onay vereceği oyunlara maddi destek sağlanacak olması maddesi başta olmak üzere, getirdiği yeniliklerle tartışma yaratan bir yasa tasarısı. TÜSAK’la ilgili sert açıklamalarının ardından Devlet Opera ve Müdürü Rengim Gökmen’in görevinden alınması ve Ankara Devlet Tiyatroları’ndan gelen istifalar yasa tasarısının sanat çevrelerinde uzun zamandır eleştirilmesine yol yol açıyor.İSLAM'A SAYGISIZLIK HADDİM DEĞİLPeki siz İslam dinine ve Müslümanlara saygı duyuyorsunuz öyle değil mi? Burada saygı duymadığınız hükümetin dini algılayış ve rejim üzerinden yansıtış biçimi mi?İslam’a saygı tartışılacak bir şey mi? Ben kimim ki İslam’a saygı duymayacağım. Bütün dinlere saygı duyuyorum. Ben Müslümanlığa, Hıristiyanlığa, Yahudiliğe karşıyım der miyim? Ama Müslümanlar Yahudiliğe karşı. Çıkıp bangır bangır bütün Yahudiler ölsün, Hitler’in eline sağlık diyorlar. Bunu söyleyenler semavi bir dinin mensupları. Ben hiçbir dine inanan insana bunu söylemem.Din düşmanı gibi anılmanızda ve hedef gösterilmenizde ‘Karımdan boşanmamın tek nedeni türban takması olur’ sözünüzün etkisi olabilir mi?Orasını bilemiyorum ama burada bambaşka bir durumdan bahsediyordum ben. Aynı evin içinde yaşadığım insanla dünyanın ayrılmasından bahsediyoruz. Benim sizin dininize saygı duyuyor olmam, kendi hayatımda da böyle bir şey yaşayacağım anlamına gelmez ki. İnsanların kendi inanışları ve kendi dünyalarıyla ilgili bu kadar müdahaleci olmayalım. Bu benim hayatım. İstediğim gibi, inandığım gibi yaşarım.Saygı gösterip, görmediğinizi mi düşünüyorsunuz?Tabii ki. Senin dinin sana benim dinim bana. Ama ülkemizde bu durum yok. Bunun yerine senin inanışını ben kontrol ederim. Benden değilsen öl durumu var.ÖZÜR BEKLİYORUMBu süreçte kime kızgınsınız, hükümet olur, gruplar olur… Hangi konuda özür beklerdiniz?Mustafa Kemal’in ölümünden sonra tarihteki çok önemli şahısların adını kullanarak ve onların yolundan gidiyorum diyerek korkunç şeyler yapan herkesten özür bekliyorum. Hz. Muhammed’in adını kullanarak kötülük yapandan özür bekliyorum.Spesifik olarak örnek vermenizi istesem?Gezi’de öldürülmüş, linç edilmiş, yaralanmış herkesten devletin resmi yollarla özür dilemesini bekliyorum. Bunlara neden olmuş herkesin yargılanmasını bekliyorum.Taşla sopayla saldırmamış, elinde hiçbir şeyi olmayan çoluktan çocuktan özür dilenmesini bekliyorum. Eğer bir gün bu ülkede yine devlet olursa, resmi yollarla özür dilenmesini ve o parkın 4 bir ucuna bu çocukların heykellerinin dikilmesini istiyorum.ASKER YILLARCA ‘DEMOKRASİYE AYAR VERECEĞİZ’ DİYEREK BİZİ BU GÜNLERE GETİRDİTürk halkının kimlik değiştirdiğini düşünüyor musunuz? Eskiden laik, Batı’ya dönük ve askerine güvenen bir halk tanımı vardı. Ve o dönem Türkiye’nin tanımında yer almayan kitleler şu an çok ön planda. Yeni Türkiye’de onlar var…Bunların en büyük sorumlusunu asker olarak görüyorum. Yıllarca Türkiye demokrasisine ayar vereceğiz diyerek bugünlere getirdiler bizi. Kendisinden asla devlet adamı olmayacak kişileri çok büyük yerlere koydular. Gencecik fidanlarını astılar bu ülkenin. Bir kişinin bir yerini kanatmamış insanları astılar bu ülkede. Kan davasına dönüştü her şey. Avrupa’da eskiden düelloyla çözerlerdi sorunları. Gözlerin içine bakarak kılıçla savaşarak. Bizim çok övündüğümüz Anadolu’da ise pusu kültürü vardır. Benim çocuğumu öldürenin ben de çocuğunu öldürürüm durumu yani. Siyasette de bu var. Bu ülkede koskoca TBMM’de ‘Sizler Adnan Menderes ve arkadaşlarını astınız. Öyleyse 3 sizden 3 bizden!’ diyerek intikam aldılar. Düşünebiliyor musunuz?BAKARA MAKARAYI BEN SÖYLESEM ÖLDÜRÜLMÜŞTÜMSizce demokrasi Türkiye’de her an kaybedilebilecek bir sistem mi?Türkiye’de demokrasi yok ki. Demokrasi herkesin hakkının eşit derecede, yarınlarının korunmasıyla olur. Ve kendini kötülere karşı savunmaktan en aciz yönetim biçimidir. Çünkü kötüler fazlalaşırsa demokrasi ölür. Bu bir kavram karmaşası aynı şunun gibi: Biri İslam’ın şartı olduğu için kurban kesiyor, adam orada İslam’ın şartı olarak kelle kesiyor. IŞİD bugün köle pazarlarında insan satıyor. İslamiyet’te bunun yeri var mı?BATI İSLAM’I IŞİD’DEN BİLİYOROnu İslamiyet’le bağdaştırmamak lazım, bir çeşit psikopatlık…Ama İslamiyet’te de bu var. Olmasa yapmazlar. Kafirlerin öldürülmesi var mı yok mu? Cihad yaptığını zannediyor çünkü. Sen Batı’da yaşayanların eline bu kozu veriyorsun. Batı’da yaşayanların hiçbiri İslamiyet’i Hz. Muhammed’den bilmiyorlar. Usame Bin Ladin’den, IŞİD’den biliyorlar.Türkiye’de de bu yanlış anlayışla yıllarca İsmet İnönü’ye saldırdılar, paralardan Atatürk’ü kaldırdı diye. Oysa bunu yapmasının tek nedeni onu tabulaştırmamaktı. Çocuklarına din dersini imamdan aldıran birinden bahsediyoruz. Şu devletin bir lirasının hesabını yapan insandan bahsediyoruz. Bu kadar kendini bilmezlik olmaz. Cehaleti alıp örgütlü faşizme çevirdiler. Bakın eşimle ben Londra’ya gittiğimizde özel bir araca bindik. Türk şoföre rast geldik. Konu nereden geldiyse adam bize ‘Hükümet sağlık konusunda çok önemli işler yaptı’ dedi. Eşim de buna karşılık ‘Öyle deme kardeşim adam bakımsızlıktan ölen çocuğunu çuvalda taşıdı’ deyince şöfor bize ‘O onu şov yapmak için yapıyordur’ cevabını verdi. Algıya, bakar mısınız? Böyle insanla ne konuşulur?Bu ülkede ben etmediğim laf yüzünden linç edildim, adama ettiği laf yüzünden hiçbir şey olmadı. Yenişafak gazetesi yazarı ben Egemen Bağış’ın o partide olmasını hazmedemiyorum dedi. Bu ne demek? ‘Bakara Makara’ cümlesini kabul ediyorum’ demek. O sözü ben söylesem çoktan öldürülmüştüm!Demokrat Haber
Meteoroloji'den Tüm İllere 'Yağış' Uyarısı
Meteoroloji'den yapılan son değerlendirmelere göre, tüm bölgelere yağış uyarısı yapıldı.Meteoroloji'den yapılan son değerlendirmelere göre, Türkiye'nin kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu;Karadeniz, Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusu, Çankırı, Sivas, Yozgat, Aksaray, Kayseri, Nevşehir, Hatay, Siirt ve Batman çevreleri ile sabah saatlerinde Orta Akdeniz kıyılarının yağışlı geçmesi bekleniyor.Genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusu ile Sivas çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülecek olan yağışların; Doğu Karadeniz kıyıları ile Siirt, Şırnak, Van ve Hakkari çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olacak. Bu sabah ve gece saatlerinde Marmara'nın güney ve doğusu ile iç kesimlerde yer yer pus ve sis bekleniyor.Hava sıcaklığında ise,önemli bir değişiklik öngörülmüyor. Rüzgarın genellikle kuzey, yurdun güneydoğu kesimlerinde güney ve güneybatı yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette; Marmara ile Kıyı Ege'de kuvvetlice Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor.Kuvvetli yağışa hazır olunMeteoroloji, yağışların Doğu Karadeniz kıyıları ile Siirt, Şırnak, Van ve Hakkari çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek ani sel, su baskını, ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olunması istendi.Kuvvetli rüzgar uyarısıOrta ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek çatı uçması, direk devrilmesi, ulaşımda aksamalar olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olunması istendi.Kastamonu'da kar kalınlığı 10 cm yükseldiAbana ilçesinin yüksek kesimlerinde yoğun kar yağışı yaşamı olumsuz etkiliyor. Kent merkezine ulaşımı sağlayan karayolunun Isırganlık ve Yaralıgöz mevkilerinde kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı. Hazırlıksız yakalanan sürücüler sis ve kar yağışı nedeniyle ilerlemekte güçlük çekti. Karayolları ekipleri, kar küreme ve tuzlama çalışmalarını sürdürüyor. Bozkurt 8. Jandarma Trafik Tim Komutanlığı ekipleri, sürücüleri zincir kullanmaları yönünde uyarıyor.Bazı araçlar yolda mahsur kaldıAracıyla yolda kalan sürücülerden Yılmaz Sandıkçıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kar yağışını izlemek amacıyla Abana ilçesinden yola çıktıklarını söyledi. Yağış nedeniyle fazla ilerleyemediklerini belirten Sandıkçıoğlu, 'Uzun uğraşlar sonucunda karı aşarak, düzlüğe ulaştık. Bu sene mantar çok oldu. Eskilerin deyimiyle mantar bollaşınca kış ağır geçermiş. Biz de bugün bunu gördük. Kışa girmeden kar geldi. Şu saatten sonra hem sürücüler hem de vatandaşlar hazırlıklı olmalı' diye konuştu. Mantar toplamak için bölgeye gittiğini anlatan Mustafa Acar da kar nedeniyle ormandan elleri boş döndüklerini kaydetti. Karı, mangal yaparak keyfe dönüştürdüklerini dile getiren Acar, 'Çok yoğun kar yağışı var. Birçok araç yollarda kaldı, sürücüler uzun uğraşlar sonucunda yola devam edebildi. Biz de kimilerinin çile olarak yorumladığı karı, piknik yaparak kendimizce zevke dönüştürdük' ifadesini kullandı.İSTANBUL Parçalı bulutlu. (14)ANKARA Az bulutlu. (12)İZMİR Az bulutlu. (18)ANTALYA Az bulutlu. (23)SAMSUN Parçalı bulutlu. (24)ERZURUM Parçalı bulutlu.(4)DİYARBAKIR Parçalı ve bulutlu. (14)Bölgelerde hava durumuMARMARA: Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetlice esmesi bekleniyor. Bu sabah ve gece saatlerinde güney ve doğu kesimlerinde yer yer pus ve sis görülecek.EGE: Az bulutlu, iç kesimlerinin parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; kıyı kesimlerinde kuzey yönlerden kuvvetlice esmesi bekleniyor. Bu sabah ve gece saatlerinde iç kesimlerinde yer yer pus ve sis görülecek.AKDENİZ: Parçalı ve az bulutlu, orta ve doğusu parçalı bulutlu, Hatay il geneli ile Gazipaşa ve Anamur çevrelerinin kısa süreli ve yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek.İÇ ANADAOLU: Parçalı ve az bulutlu, orta ve doğusu parçalı bulutlu, Hatay il geneli ile Gazipaşa ve Anamur çevrelerinin kısa süreli ve yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek.DOĞU ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu geçecek.GÜNEYDOĞU ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu geçecek.T24
Reklam
Reklam
Bilic: "Bana Neden O Küfürü Etti?"
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Fenerbahçe karşısında alınan 2-0'lık yenilginin ardından açıklamalarda bulundu  Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Fenerbahçe karşısında alınan 2-0'lık yenilginin ardından açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe karşısında 10 kişi kalmalarının kendileri açısından oldukça zor olduğunu ifade eden Bilic, 'Büyük bir hayal kırıklığı içerisindeyim. Maçın hemen başında golü yedik, yediğimiz gol safçaydı. Golden sonra toparlanmakta zorlandık ancak pozisyon bulamadık. Dakikalar ilerledikçe maçta dengeyi kurduk ancak Olcay'ın kırmızı kartıyla hakemi maçı öldürdü. 10 kişi kaldıktan sonra da iyi oynadık ancak skor üretemedik. Oyuncularımı takdir ediyorum, iyi mücadele ettiler ancak 10 kişiyle gerçekten çok zor oluyor''Maçı kaybettik, 11'e 11'de kaybedebilirdik, 2. kez başımıza geldi. Olcay'a gösterilen ikinci sarı kart doğru değildi. Eğer o kırmızı kartsa, Demba Ba'ya ilk yarı yapılan neydi? Penaltı ve kırmızı kart... Yenik duruma düştük, 11'e 11 oynadık ve dengede maçı götürdük. Geçen hafta Gökhan'ın ve bu hafta da Olcay'ın gördüğü kırmızı kartları gördüğümüz zaman; özellikle bu hafta Olcay'ın atılma şeklinin kesinlikle bir derbide olmaması gerektiğini düşünüyorum''Fenerbahçe'den kimseyle tartışmadım. Onların oyuncularından birine şunu sordum; senden yaşca büyüğüm neden bana küfrediyorsun, senden yaşca büyüğüm dedim ama dinlemedi. Demek ki Türkiye'de böyle oluyor. Bana, ben istediğimi yaparım dedi, böyle demek ki... Bana o kelimeyi 5 kez söyledi, tekrar etti. İsim söylemeyeceğim, bunun kimseye faydası yok'Sporx
Mahmut Uslu: "Beşiktaş Şike Yaptı mı?"
Fenerbahçe Basın Sözcüsü Mahmut Uslu, Beşiktaş karşısında alınan 2-0'lık galibiyetin ardından açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe Basın Sözcüsü Mahmut Uslu, Beşiktaş karşısında alınan 2-0'lık galibiyetin ardından açıklamalarda bulundu. Beşiktaş taraftarını eleştiren Uslu, siyah-beyazlı taraftarlara şike için bir soru yöneltti.İŞTE USLU'NUN O SÖZLERİ'Toplu olarak çok büyük küfürler edildi, bunlar olmaması gereken şeyler. Daha önce bir çok kez sorduk, yine soruyorum; Aziz Yıldırım ve yönetimi diyor ki; biz şike yapmadık. Belirli bir kumpas var diyoruz, anlatıyoruz. Beşiktaş taraftarı bağırıyor, onlara soruyorum; 'Beşiktaş şike yaptı mı yapmadı mı?' Beşiktaş taraftarı bağırıyor da, buna da cevap versinler. Hepimiz aynı gemideyiz. Ekonomik olarak zor durumdayız ve her kulüp de aynı sıkıntıları yaşıyor, bunları geçen hafta da söyledik. Sayın başkan Orman, 'orta oyunu' var demiş ama Beşiktaş'ın oynadığı futbol ortada. 11'e 11 oynarken dahi 5 pozisyonumuz var, Emenike biraz ciddi oynasa daha maçın ilk yarısında maç 3 olur. Hakemler hata yapabiliyor ama bugün Bülent Yıldırım hata yapmadı, ben bir şey göremedim. Emre de küfür etmedi, hiç öyle bir şey yok, Emre ile konuştum, herhangi bir şey yok.'Sporx
Reklam
Fikret Orman: 'Bundan Sonra Anladıkları Dili Konuşacağız'
Beşiktaş Kulüp Başkanı Fikret Orman, Fenerbahçesi derbisinden sonra olay açıklamalarda bulundu.İşte o açıklamalardan satır başları…“Oyuncumuza gösterilen kırmızı karta gelince… Hakem, dördüncü hakemin ağzıyla gösterdi, hatalıydı… Orada tehlikeli bir pozisyon yoktu. Kırmızı kart gösterecek bir durum yoktu.”“Demba Ba’nın pozisyonu kesin olarak penaltı ve kırmızı kart…”“Ne zaman başarılı olsak karşımıza sistemli olarak bazı eller çıkıyor. Bunları hak etmiyoruz”“Bugünden sonra tarz değiştiriyorum. Yok gücü varmış da, basacakmış. Bundan sonra anladıkları dili konuşacağız. Bugün hep beraber burada orta oyunu seyrettik. Ayıptır. Artık buna müsaade etmeyeceğiz. Herkes görecek”“Aziz Yıldırım’ın açıklamalarına cevap vermeyeceğim…”Açık Mert Korkusuz
Fenerbahçe Tahtını Geri Aldı
Süper Lig'in son şampiyonu Fenerbahçe, Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki derbide Beşiktaş'ı Emenike ve Sow'la devirdi, 8 haftalık aranın ardından yeniden liderlik koltuğuna kurulduSüleyman Seba Sezonunun 8. hafta mücadelesinde Beşiktaş ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan karşılaşmayı Fenerbahçe 2-0 kazandı. Sarılacivertlilere galibiyeti getiren golle Emmanuel Emenike (3') ve Moussa Sow'dan (86') geldi. Olcay Şahan'ın 41. dakikada kırmızı kartla oyun dışı kalmasıyla maçı 10 kişi tamamlayan Beşiktaş, Slaven Bilic yönetimindeki 5. derbi mücadelesinden de boynu bükük ayrıldı.Derbide ezeli rakibini deviren Fenerbahçe puanını 16'ya çıkararak 8. haftayı lider tamamladı. Siyahbeyazlılar 14 puanla 4. sıraya geriledi.DERBİ GOLLE BAŞLADIMaça fırtına gibi başlayan Fenerbahçe, henüz üçüncü dakikada Emenike'nin ayağından bulduğu golle kritik maçta 1-0 öne geçti. Maça sol açıkta başlayan Alper, Necip Uysal'ı arkasına taktı ve topla birlikte ceza sahasına girdi. Alper'in yerden pasını tek vuruşla gole çeviren Emmanuel Emenike'ye maçtaki gol perdesini araladı. Nijeryalı golcü bu golle birlikte Beşiktaş'a karşı gol sayısını 4'e çıkardı.CANER ERKİN ŞOKUFenerbahçe'nin kart ceza sınırındaki oyuncusu Caner Erkin, maçın 25. dakikasında gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştü. Caner, Süper Lig'in 9. haftasındaki Çaykur Rizespor karşılaşmasında forma giyemeyecek.KARTAL'IN İLK TEHLİKESİ 41'DE!Beşiktaş'ın ilk yarıdaki en tehlikeli akını 41. dakikada kullanılan köşe vuruşunda gerçekleşti. Oğuzhan'ın ortasına iyi yükselen Sivok'un kafa vuruşu vuruşunda Volkan Demirel başarılı bir kurtarışa imza attı.BEŞİKTAŞ 10 KİŞİ KALDI!Olcay Şahan, maçın 42. dakikasında Emre Belözoğlu'na yaptığı faulün ardından gördüğü ikinci sarı kartın ardından kırmızı kartla oyun dışı kaldı. 32. dakikada Caner Erkin'i arkadan çekerek Fenerbahçe atağını kesen ve sarı kartı bulunana Olcay, 10 dakika sonra yine bir F.Bahçe akınını engellemek için bu kez Emre Belözoğlu'na müdahalede bulununca maçın hakemi Bülent Yıldırım tarafından ikinci sarı kartla cezalandırıldı ve takımını 10 kişi bıraktı.BİLİC'TEN KRİTİK MÜDAHALEBeşiktaş ikinci yarıya Necip-Sosa değişikliğiyle başladı. Fenerbahçe'nin golünde pozisyon hatası yapan Necip Uysal'ı oyundan alan Slaven Bilic, Arjantinli Sosa'yı sahaya sürerek hücuma takviye yaptı. Necip'ten boşalan sağ bek pozisyonuna Atiba kaydırıldı.SON SÖZÜ SOW SÖYLEDİMoussa Sow bir Beşiktaş karşılaşmasını daha boş geçmedi. Senegal Milli Takımı'ndan arkadaşı Demba Ba ile girdiği rekabetten ötürü özel motivasyonla sahaya çıkan Sow, 86. dakikada attığı golle maçın skorunu belirledi. Emenike'NİN ara pasınd ceza sahasının hemen içerisinde sağ çaprazda bulunan topla buluşan Moussa Sow, sağ ayağı ile çektiği şut ile kaleci Tolga Zengin'i mağlup etti. Moussa Sow, Beşiktaş'a karşı forma giydiği 6. maçta 7. gol sevincini yaşadı.KARTAL 35 GÜN SONRA OLİMPİYAT'TABeşiktaş, Spor Toto Süper Lig'in 8. haftasındaki Fenerbahçe derbisiyle 35 gün sonra Atatürk Olimpiyat Stadı'nda maça çıktı.Bu statta en son 27 Eylül'de Eskişehirspor ile karşılaşan siyah-beyazlılar, 6. haftadaki Sivasspor maçını zemin bakımda olduğu için Ankara'da oynadı. Milli maç nedeniyle lige verilen arayla birlikte 35 gün Atatürk Olimpiyat Stadı'nda maç yapamayan Beşiktaş, Fenerbahçe derbisiyle İstanbul'da taraftarıyla buluştu. Bu arada yapılan çalışmalar sonucunda stat zemininin oldukça düzeldiği gözlendi.İSMAİL KARTAL ŞAH, BİLİC MATHer iki takımın teknik direktörlerinin derbi tarihinde ilk randevusunda gülen taraf İsmail Kartal oldu.Beşiktaş'ta ikinci sezonunu geçiren Hırvat teknik adam Slaven Bilic ile Fenerbahçe'de Ersun Yanal'ın yerine sezon başında göreve getirilen İsmail Kartal, rekabet tarihinde ilk kez saha kenarında birbirlerine karşı taktik mücadelesine girdi. Beşiktaş'ın başında henüz derbi zaferi tadamayan Slaven Bilic'in hasreti yine sonlanmazken, İsmail Kartal ligin 6. haftasındaki G.Saray yenilgisinin ardından Süper Lig'deki ilk derbi galibiyetini elde etti. Kartal, sezon başında Süper Kupa'da takımının başında çıktığı ilk derbiden zaferle ayrılmıştı.FATİH TERİM, BAŞKANLA BİRLİKTE İZLEDİTürkiye Futbol Direktörü Fatih Terim de derbiyi izleyenler arasındaydı.Terim, karşılaşmayı Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman'ın yanında izledi.Fotomaç
Tramvay Yoluna Ağaç Devrildi: 3 Yaralı
Fatih'te tramvay yoluna devrilen ağacın altında kalan 3 kişi yaralandıGülhane tramvay durağının yanında bulunan yaşlı bir çınar ağacı, kökünün çürümesi nedeniyle duraktaki turnikelerin bulunduğu yere devrildi.Ağacın altında kalan 3 kişi, yaralandı.Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından, yaralılardan ikisi İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesine, diğer yaralı da Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.Kaza nedeniyle tramvay seferleri çift yönlü olarak durduruldu.Posta
Reklam
Erdoğan'dan Kafeteryada Sigara İçenlere Tepki
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenler'de katıldığı programın ardından Esenler Belediyesi'ne yürüyerek giderken kafeteryada sigara içenleri görünce tepki gösterdi.Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan , Esenler'de katıldığı açılış programının ardından Esenler Belediyesi'ne yürüyerek giderken kafeteryada sigara içenleri görünce tepki gösterdi. Erdoğan, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu 'dan kapalı alanlarda sigara içilmemesi için denetimlerin arttırılmasını istedi. Erdoğan, gördüğü manzaraya ' Göstere göstere terbiyesizlik bu.' dedi.‘Terbiyesizlik bu’Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Esenler'de katıldığı açılış programının ardından Esenler Belediyesi'ni ziyaret etti. Belediye binasına yürüyerek giden Erdoğan, cadde üzerindeki bir kafeteryada sigara içenleri görünce tepki gösterdi. Bunun üzerine yanında bulunan Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu'ya dönen Erdoğan, kapalı alanlarda sigara içirilmemesi konusunda uyararak, yapılan denetimlerin arttırılmasını istedi. Erdoğan, 'Cezası var, biliyorsunuz ama yani nerede zabıta? Göstere göstere terbiyesizlik bu.' dedi.T24
Reklam
Bilic'ten İlginç Derbi Yorumu
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Fenerbahçe maçı öncesi Gökhan Töre'nin eksikliğini duyduklarını söylerken, son şampiyona karşı oynayacaklarını dile getirdi.Çok önemli bir derbiye çıkacaklarını kaydeden Bilic, “Çok önemli bir derbi. Çok iyi hazırlandık. Özgüvenimiz tamamen yüksek ve maça tamemen hazırız” dedi.Gökhan Töre ‘nin kendileri için önemli bir oyuncu olduğunu kaydeden Bilic , “Gökhan’ın olmaması bizim için handikap. Ama bugün oynayacak oyunculara da inancımız tam. Aslına bakarsanız iki önemli oyuncumuz da kenarda. Sosa ve Mustafa’nın da eksikliklerini hissettik. Bu üç büyük oyuncunun eksikliğini Türkiye değil, Avrupa’daki her takım hisseder. Çok büyük bir kulübe, son şampiyona karşı oynuyoruz” ifadelerini kullandı.Açık Mert Korkusuz
Gmail'in Android Uygulamasına Güncelleme Geliyor
Android 5.0 Lollipop ile beraber gelen Material Design anlayışına geçen yeni Gmail uygulaması, 5.0 sürümüyle beraber ciddi bir görsel değiim gösteriyor.Google, açık kaynaklı işletim sistemi Android'de, son yılların en büyük değişikliklerine imza atmıştı. Material Design adı verilen yeni tasarım anlayışı, Android ile beraber gelen tüm Google uygulamalarına da yansımaya başlıyor. İlk önce Google Play Store'da karşımıza çıkan Material Design, şimdi de Gmail uygulamasına geldi.Gmail, 5.0 sürümüne sahip yeni uygulamasıyla beraber tasarımını neredeyse tamamen değiştiriyor. Yenilenen arayüz, daha renkli ve keyfli bir kullanım sunuyorken, eklenen özellikler de uygulamayı daha kullanışlı yapıyor.Exchange Active Sync desteğiyle beraber Yahoo!, AOL, Outlook ve diğer POP3/IMAP hizmetlerinin tanıtılabileceği yeni Gmail 5.0 uygulaması, referans Android sürümünün referans mail uygulaması olacak.Yani artık Gmail, başka bir mail uygulamasına gerek kalmadan tüm işlemleri halledebilecek. Bu da diğer üreticilerin kendi mail uygulamalarını sisteme entegre etme gereğini ortadan kaldıracak.Şimdilik iki farklı Gmail sürümü bulunuyor. 6.5 sürümü olan Exchange desteğine sahip olan minik eklenti sürümü, 5.0 olan ise Material Design getirilerini sunuyor. Exchange desteğini istiyorsanız ikisini de yüklemeniz gerekiyor. İndirmek için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz.Version: 5.0 (1520254)Version: 6.5-1520254ShiftDelete.Net
Köpeğin Başını Vura Vura Öldürdü, 'Nasıl Olsa Ölecekti' Dedi!
Brayn C: Köpekleri çok severim. Kol'u da çok seviyordum ama artık yaşlanmıştı, hastaydı. Nasıl olsa ölecekti. Ha öyle ölmüş ha böyle ne farkeder?.Bodrum'da yerleşik yaşayan İngiliz 48 yaşındaki Brayn C. , 12 yıldır sahibi olduğu 'Kol' adlı Alman kurdu cinsi köpeğini cadde ortasında herkesin gözü önünde tahra ile başına vura vura öldürdü. Kendisine engel olmak isteyenlere saldıran Brayn C., polis tarafından gözaltına alındı. 'Çok seviyordum ama artık yaşlanmıştı, hastaydı. Nasıl olsa ölecekti' diyerek, hayvanseverlerin tepkisini çeken Brayn C., Kabahatler Kanunu'na göre 200 lira para cezası kesildikten sonra serbest bırakıldı.Doğan Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, yaklaşık 20 yıl önce Bodrum'a yerleşen ve yatlarda personel olarak çalışan Brayn C., Alman kurdu cinsi 'Kol' adlı köpeğini, İçmeler Caddesi'nde, çevredekilerin şaşkın bakışları arasında tahra ile pek çok kez başına vurarak öldürdü. Bu sırada kendisine engel olmak isteyen çevredeki hayvanseverler ve yat kaptanlarının üzerine elindeki tahra ile yürüyen Brayn C., korku saçtı. Başına aldığı tahra darbeleriyle kanlar içinde kalıp, can çekişerek ölen köpeği gören çevredekiler, durumu polise bildirdi.'Nasıl olsa ölecekti?'12 yıldır beslediği köpeğini acımasızca öldüren Brayn C.'nin 'Köpekleri çok severim. Kol'u da çok seviyordum ama artık yaşlanmıştı, hastaydı. Nasıl olsa ölecekti. Ha öyle ölmüş ha böyle ne farkeder? Ölümü elimden oldu. Onu temizledim. Bunda anormal bir şey yok. Her gün onlarca insan ölüyor kimse sesini çıkarıyor mu? Niye bu olayı bu kadar büyütüyorsunuz? Biraz sonra köpeği götürüp, gömeceğim. Başka bir köpek alır beslerim' demesi, çevredekilerin adeta kanını dondurdu.Bu sırada olayı haber alarak gelen Animale Center veterineri Erkan Sözbilen , müdahale etmek istediği köpeğin öldüğünü belirleyince Brayn C.'ye dönüp, 'Uzun yıllardır Kol'a birlikte bakmıyor muyuz? Bir canı böyle almaya ne hakkın var? Bırak da onun uyutulup, uyutulmayacağına biz karar verelim' diyerek, tepkisini dile getirdi.Para cezası kesilip, serbest bırakıldıPolis, olayın ardından Brayn C.'yi gözaltına aldı. İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen İngiliz, Kabahatler Kanunu'na göre 200 lira para cezası kesilip, serbest bırakıldı. Köpeğin leşi ise Bodrum Belediyesi Zabıta Ekipleri tarafından olay yerinden kaldırıldı.'Bugün bunu yapan yarın insanlara da saldırabilir'Brayn .C.'den şikayetçi olan yat imalat ustası Mustafa Yılmaz , 'Kendisini burada uzun yıllardır tanıyoruz, yatlarda çalışıyor. Çok iyi Türkçe konuşuyor, köpekleri seviyordu. Bugün tahta ile köpeğinin başına vurarak öldürdüğünü görünce şok olduk. Yaralı köpeği kurtarıp, veterinere götürmek istedik, ancak buna izin vermeyip, bize de saldırdı. Niye böyle bir şey yaptı anlayamadık. Bugün bunu yapan yarın aynı şekilde insanlara da saldırabilir' dedi.'Yasa tasarısı bir an önce kabul edilmeli'Bodrum Hayvan Hakları Derneği Başkanı Füsun Uslu da yaşanan olayı vahşet olarak niteleyip, 'Bir canlıyı sokak ortasında hunharca herkesin gözü önünde öldürenlere en ağır cezayı verecek yasa ne yazık ki halen TBMM'de tasarısı halinde bekliyor. Bu katiller suçu işledikten yarım saat sonra ellerini kollarını sallayarak yine aramızda dolaşacaklar. Yeni yasa tasarısı kabul edilirse en azından bu tür suçlara 2 yıldan 5 yıla radar hapis cezası geliyor. Tasarının bir an önce yasallaşmasını istiyoruz. Aksi takdirde bu tür kişilerin, yarın değil bir köpeğe bir insana da elinde kesici aletle saldırmayacağının hiçbir garantisi yok' diye konuştu.T24
'Çözüm Süreci Bölgemiz İçin En Önemli Başarı Hikayesidir'
Başbakan Davutoğlu, 'Çözüm süreci sadece Türkiye için değil bölgemiz için en önemli bir başarı hikayesidir' dedi.AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Her biri yaklaşık  6,5-7 saat süren ve tamamıyla hiperaktif, sunumlara dayalı değil, bütün katılımcı arkadaşlarımızın görüşlerini açık yüreklilikle ifade ettiği istişareler yaşandı. Bunu çok önemsiyorum' dedi.Davutoğlu, Güral Otelde düzenlenen AK Parti 23. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanışında yaptığı konuşmada, AK Parti’nin birçok güzel geleneğe beşiklik ettiğini, en güzel geleneklerden biri olan ve yılda en az iki kere yapılan istişare ve değerlendirme toplantılarında, bir araya geldiklerini belirterek bu toplantılarda, 'Neredeyiz, nereye doğru gidiyoruz' diye istişarelerde bulunduklarını anlattı.Bugün 23’üncüsü gerçekleştirilen söz konusu toplantılara katılan herkese teşekkür eden Davutoğlu, şunları  söyledi: 'Aile fertlerine yaptıkları fedakarlıklar dolayısıyla teşekkür ediyorum. Afyonlu hemşehrilerime teşekkür ediyorum.  AK Parti’nin ilk yürüyüşü, Afyon’da istiklal ordusunun hareket ettiği noktada başlamıştı. 2001’den bu yana yapılan bütün istişarelerde hep Afyon’a atıf yapıldı. Afyon’a teşekkür, minnet borçluyuz. Hem İstiklal Harbimizin başlangıç noktası olması itibarıyla hem de istikbal davamız olan AK Parti davasına beşiklik etmesi itibarıyla. Ayrıca şahsen bir benim teşekkür borcum var, hemşehrilerime derken tesadüfen demiş değilim, Afyon damadı olarak Afyon’u temsil etmekten gurur duyuyorum. Afyon kabinemizde çok iyi temsil ediliyor. Bir bakanımız var, iki de damat var. Başbakan Yardımcımız Ali Bey de Afyon damadı. Ayrıca Sağlık Bakanımızın da Afyon’da lise okumuş olduğunu öğrendik.  Bütün Afyonlu hemşehrilerimize teşekkürü bir borç biliyorum.''İstişare, insanı kibirden uzak tutar'Geleneklere göre istişarenin anlamını bilenlerin, her konuda istişare etmenin kültürel zaruret olduğunu da bildiğini dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:'İstişareyle birlikte bir başka husus da gündeme gelir. O da istişare, insanı kibirden uzak tutar. İstişare eden kişi, ben her şeyi biliyorum diye de istişareye başlamaz. Muhatabı olan kimse, ondan bir şey öğrenmek isteyerek başlar istişareye. Bu geleneksel kültürümüzün son derece önemli ilkesi ve şahsiyetimizi de şekillendiren en temel süreçlerden birisi. AK Parti gelenek ile çağdaşlığı bünyesinde barındırır ve bunu her zaman en temel niteliklerinden biri olarak siyasete yansıtmıştır. Bu toplantı da geleneğimizin, istişarenin esasıydı. Çağdaş, kurumsal, kültürel, özeleştiri esasını birleştiren bir süreç yaşıyoruz. Hem istişare ediyoruz hem de gerektiğinde her an kendimizi hesaba çekerek ve çağdaş anlamda da kurumsal özeleştiri yaparak acaba eksik bıraktığımız bir şey var mı? Acaba milletin tevdi ettiği emaneti yerine getirirken bir an dahi ihmal ettiğimiz husus var mı, diye yüz yüze, gönül gönüle bakarak konuşuyoruz. Dün ve bugün bunun en güzel örneklerinden birini verdik.”Dün ve bugün yaptıkları istişare ve değerlendirme toplantılarının zamana da hitap ettiğini söyleyen Davutoğlu, şunları kaydetti:'Üç açıdan önemli. Birincisi Türk siyasi tarihinde ilk defa iktidardaki bir parti liderini cumhurbaşkanını yaptıktan sonra ve genel başkanlık ve başbakanlıkta boşluğu oluşturmadan tek bir vücut halinde hiçbir ihtilaf  olmaksızın zuhur ettiği ve herkesin saygı duyduğu bayrak değiş tokuşu yaşadık. Bu dönemde son iki ay içinde bütün AK Parti kurumsal yapısında yenilenme söz konusu oldu. Kabinemizde MYK’da, parti yönetim kademelerinde, gençlik kollarında, kadın kollarımızda bir yenilenme söz konusu oldu. Bu yenilenme sonrasındaki cumhurbaşkanlığı seçiminden sonraki ilk istişaremiz oldu zamanlama bakımından önemli. Bir kez daha burada son istişaremizde, bu salonda istişare etmiş olan ve daha sonra halkımızın tertemiz oylarıyla Cumhurbaşkanlığı makamına seçilerek gelen ilk devlet başkanı olma hüviyetini taşıyan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a selam ve minnetlerimizi ifade ediyoruz.''İstişareye ihtiyaç vardı''Bir istişareye ihtiyaç vardı, yenilenme olmuştu' diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bu yenilenmenin dayandığı ilkeleri, bu yenilenme sonrasında atılacak adımları bir kez daha oturup birlikte planlamamız gerekiyordu. Zamanlamanın ikinci önemli noktası, yeni yasama yılına başladık. Bu yasama yılı, seçimler öncesindeki son yasama yılı. Dolayısıyla milletimizin beklediği yasaların yasama sürecinde çıkarılması ve seçimlere kadar olacak olan yasama takvimi dahil olmak üzere atılacak adımların da istişaresi gerekiyordu. Üçüncüsü, partimiz açısından ve Türkiye açısından önemli olan üçüncü husus da önümüzdeki haftadan itibaren ilçe kongrelerine başlıyoruz. Partimiz, merkezde, belediyelerde, genel merkezde, hükümette, parlamento gurubunda, bu yıl içinde yaşamış olduğu değişimi mahalli seçimlerden bu yana şimdi ilçe kongrelerinde, teşkilatımızın her kademesinde yansıtılacak. Her bir ilçemizde, her bir ilimizde yönetim kadememizde aynı başbakanlık ve genel başkanlıkta, cumhurbaşkanlığında olduğu gibi görev değişimi yapılacak. Yine ahlaki prensiplerle yine aynı kararlıkla aynı azimle nasıl Ankara’da en yüksek makamlarda hiçbir sorun olmadan yaşanmışsa inşallah önümüzdeki üç aylık, dört aylık süreçte de bu görev değişimleri bir bayrak teslimi olarak, bir sancak teslimi olarak onurla yapılacaktır. Herkes bu sürece katkıda bulunacaktır. Bu açıdan da zamanlama bakımından önemli.''Arkadaşlarımızın görüşlerini açık yüreklilikle ifade ettiği istişareler yaşandı' Davutoğlu, istişare toplantılarında dün ve bugün  son derece önemli konuları ele aldıklarına dikkati çekerek şunları bildirdi: 'İstişaremizde küçük bir format değişikliği yaptık. Üç konuda, eş zamanlı olarak derinlemesine tartışma yapma kararı aldık. Bunlardan birisi: Çözüm Süreci ve iç güvenlik reformu. İkincisi: Dış politikada ve bölgemizde yaşanan değişim. Üçüncüsü ise küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeler. Bu üç ana tartışma konusunda dün açılış konuşmasından sonra, saatlerce süren istişareler yapıldı. Her biri yaklaşık  6,5-7 saat süren ve tamamıyla hiperaktif, sunumlara dayalı değil, bütün katılımcı arkadaşlarımızın görüşlerini açık yüreklilikle ifade ettiği istişareler yaşandı. Bunu çok önemsiyorum. Çünkü AK Parti’nin bu istişare ve değerlendirme toplantılarındaki katılımcı niteliği ve niceliği, Türkiye’nin en geniş siyasi platformudur. Çünkü Türkiye’nin her köşesinden, her bölgesinden milletvekillerimiz, teşkilat temsilcilerimiz burada. Başka hiçbir siyasi  harekette böyle bir temsil gücü yok. Hangi konuyu ele alırsanız alın, Türkiye’nin bu hissiyatını platforma taşıyan arkadaşlarımız bu toplantılara katıldı. Onun için çok büyük memnuniyetle bütün bu oturumları son derece dinamik, son derece özeleştiriye açık ama aynı zamanda son derece yapıcı diyaloğun seyrettiği toplantılar haline geldi.' Toplantıları yöneten  moderatörler ve bakanların hiçbir kısıtlama olmadan, önü açık tartışmalar, istişareler gerçekleştirdiklerini kaydeden Davutoğlu, 'Şunu da vurgulamak istiyorum ki bu istişarelerde ortaya konan ahlaki prensipler istişarelerin muhtevası kadar önemlidir. Bugün kapanış oturumunda,  6,5 saat süren kapanış oturumunda bu üç ana tema etrafından yapılan toplantıların özet sunuşları yapıldı ve daha sonra bugün yapılan genel toplantıda 43 arkadaşımız söz aldı, yorumlar yaptı öneriler getirdi, gerekli eleştireler yaptı ve yine bakanlarımız bu önerilere, bu yorumlara, eleştirilere cevaplar verdi. Son derece yapıcı diyaloğun gelişmesine katkı yaptılar' diye konuştu. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Çözüm Süreci sadece Türkiye için değil bölgemiz için de tek başarı hikayesidir. En önemli başarı hikayesidir ve her ne surette olursa olsun, kim sabote etmek isterse etsin, etmeye çalışırsa çalışsın mutlaka kararlılıkla sürdürülecektir. Çünkü bizim için bu mesele milletimizin bütünleşmesi, milletimizin her kesiminin temsil bakımından siyasi hayat içinde, kültürel hayat içinde, ekonomik hayat içinde yer alması bakımından önemlidir ve ülkemizin bekası açısından kaçınılmazdır' dedi.Davutoğlu, Güral Termal Otelde düzenlenen, AK Parti 23. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanış konuşmasında katılımcılara hitap etti. Toplantının ilk gününde eşzamanlı toplantılar devam ederken AK Parti Kurucular Kurulu üyeleriyle bir araya geldiğini belirten Davutoğlu, '13 sene önce AK Parti'nin Kurucular Kurulu mensubu, üyesi olma onurunu taşımış olan bu öncü arkadaşlarımıza bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum, hepsine minnet duygularımı ifade ediyorum. Son derece his dolu bir buluşmaydı. Onlardan da daha ilk günlerin heyecanını dinlemek bize de enerji verdi, onlarda ilk günlerin heyecanını görmüş olmak da AK Parti davasının bir yorgunluk davası olmadığın ve olmayacağını hepimize gösterdi' diye konuştu.Davutoğlu, AK Parti Kadın Kolları ve Gençlik Kolları'nın Merkez Karar ve Yönetim Kurullarıyla da bir araya gelerek değerlendirme yaptıklarını da söyledi.'Ulaştığımız sonuçlar göz önüne alındığında birincisi Çözüm Süreci ve iç güvenlik reformu bağlamında dün yapılan toplantıda arkadaşlarımızın ortak aklı şu noktalarda özellikle tebellür etti' ifadesini kullanan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Birincisi: Çözüm Süreci yüzyıllık bir dünya savaşından sonra açılan yaraları, sadece ülkemizde değil, bütün bölgede açılan yaralar itibarıyla söylüyorum: bu uzun muhasebe döneminden sonra yürütülmekte olan Çözüm Süreci sadece Türkiye için değil bölgemiz için de tek başarı hikayesidir. En önemli başarı hikayesidir ve her ne surette olursa olsun, kim sabote etmek isterse etsin, etmeye çalışırsa çalışsın mutlaka kararlılıkla sürdürülecektir. Çünkü bizim için bu mesele milletimizin bütünleşmesi, milletimizin her kesiminin temsil bakımından siyasi hayat içinde, kültürel hayat içinde, ekonomik hayat içinde yer alması bakımından önemlidir ve ülkemizin bekası açısından kaçınılmazdır. Bu Çözüm Süreci demokratikleşme ve özgürlük alanlarının genişletilmesine, desteklenmeye devam edilecektir. Kararlılıkla sürdürdüğümüz bu politikaların özellikle  Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan gelen arkadaşlarımızın da gözlemleriyle halkımızda nasıl bir güven uyandırdığını, nasıl bir iyimser, olumlu perspektifle ülkenin geleceğine baktıklarını görmek de bizim bu kararlılığımızı teyit etmek bakımından önemli olmuştur.''AK Parti aidiyet ve meşruiyetin adresidir'Çözüm Süreci'nde kamu düzenine de büyük önem verdiklerine işaret eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Çözüm Süreci kararlılıkla sürdürülürken kamu düzeni konusunda herhangi bir ihmale, tereddüde fırsat verilmeyecektir. Bunu buradan Afyon'dan, istiklalimizin ve cumhuriyetimizin beşiği olan bu güzel şehirden bir kez daha bütün milletimize söylüyorum ki bu ülkenin her bir santimetrekaresinde sadece ve sadece milletten meşruiyetini almış olan siyasi iktidarın teminatı altında olan kamu düzeni egemen olacaktır her bir bölgede. Kamu düzeni ile Çözüm Süreci arasında bir tür ikilem oluşturmaya çalışanlara fırsat verilmeyecektir. Ne Çözüm Süreci bahane edilerek kamu düzeninden taviz verilebilir ne de kamu düzeni provoke edilmek suretiyle Çözüm Süreci akamete uğratılabilir. Ortak aklımız bize şunu söylüyor, diyor ki: 'Bu milletin her bir ferdini, bu ülkeye, Türkiye Cumhuriyeti devletine aidiyet bağıyla bağlamak bu ülkenin ikbali ve istikbali için temel bir zarurettir. Bu aidiyet bağının zayıfladığı toplumlarda, Suriye'de, Irak'ta, neler olduğunu hepimiz gözlüyoruz. Aslında AK Parti böyle bir aidiyet ve meşruiyetin adresidir.''İki kongre ve iki değerlendirme süreci neredeyse eş zamanlı yapıldı' diye konuşan Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:'Bir AK Parti olağanüstü kongresine bakınız, çok önemli görev değişikliğinin yapıldığı kongreye, oradaki vakara, oradaki kararlılığa, oradaki sürekliliğe yeni Türkiye kavramıyla yeniliği ifade ederken aynı zamanda 12 yıllık bir yol arkadaşlığı bağlamında bir de sürekliliği ifade eden kavram ki bunun üzerinde biraz daha durmaya ihtiyaç var. Bir ona bakınız, bir de yaptıkları yanlış tercihlerle cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra türbülansa giren siyasi partilere bakınız özellikle de Cumhuriyet Halk Partisinin olağanüstü kongresine. Her türlü ithamın, hakaretin, karşılıklı olarak yürütülen kampanyaların egemen olduğu bir anlayış.'AK Parti ve CHP'nin yine eşzamanlı olarak istişare ve değerlendirme toplantısı yaptığını hatırlatan Davutoğlu, iki toplantının konularına, öncesinde yaşananlara ve sürecine bakıldığında aradaki farkın görüleceğini belirtti.Davutoğlu, 'Eğer diğer partiler de bu dönemlerde böyle istişareler yapmış olsaydı şu farkı herkes görecekti: AK Parti'nin istişaresine Türkiye'nin her yerinden katılım var. Her kesim temsil ediliyor, Hakkari'de de var, Şırnak'ta da var, Diyarbakır da var, Edirne'de de, İzmir'de de, Rize'de de, Konya'da da Kayseri'de, herkes her yerden var. Eğer bir ortak akıl üretecekse siyaset, siyaset ortak bir vicdanın eseri olacaksa işte platform burada ama diğer partiler bir araya geldiklerinde sadece ülkemizin bir kesimine ya da bir bölgesine hitap ediyorlar' değerlendirmesinde bulundu.'HDP'nin en iyi açıklamalarına baktığınızda dahi...''Konuştukları dil, kullandıkları siyasi terminoloji ve sürdürdükleri politikalar hep bir kesimi dışlayan politikalar' ifadesini kullanan Davutoğlu, şöyle devam etti:'HDP'nin en iyi açıklamalarına baktığınızda dahi en barışçıl görünümlü açıklamalarına, bırakın Türkiye'nin bütününü kuşatmayı Türkiye'nin batısında, ortasında yaşayan ve barış içinde diğer vatandaşlarla kardeşleriyle birlikte yaşayan Kürt vatandaşlarımıza dahi hitap etmez. Sadece belli bir bölgedeki vatandaşlarımıza hitap etmeye çalışır ve onunla siyasetin bittiğini düşünür. Siyasetin hedefi de bir kesime ait, kullandığı dil de bir kesime ait. Ya da Milliyetçi Hareket Partisi aynı şekilde bir araya geldiklerinde belli bölgelerin oralardaki o istişarelerde temsil edilmediğini görürsünüz, belli toplumsal kesimlerin. Cumhuriyet Halk Partisi için de bu geçerli. Aslında bu karşılaştırmalar AK Parti'nin kaderiyle Türkiye'nin kaderinin nasıl örtüştüğünü açık bir şekilde ortaya koyuyor. AK Parti kadroları bir araya geldiği zaman dışarıda kimse kalmaz, kimse kendisini dışlanmış hissetmez, kimse kendini ötekileşmiş hissetmez.'Toplantının dünkü bölümünde Çözüm Süreci'yle ilgili görüşmeler yapıldığını hatırlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:'Son derece dinamik bir şekilde süren oturumda Diyarbakırlı kardeşimle bir İzmirli ya da Edirneli kardeşimin nasıl farklı perspektiflerle bazen ama aynı hedefe odaklandığını görmek bizi ümitlendirdi, bir kez daha ümitlendirdi. Aziz milletimizin ümitlenmesi için söylüyorum: her kim ayrıştırıcı ve ötekileştirici bir dil kullanırsa kullansın, kim hangi kesimi dışarıda bırakırsa bıraksın madem ki AK Parti vardır, bu milletin ortak vicdanı vardır, bu milletin ortak aklı vardır ve olacaktır ve AK Parti var oldukça da bu emaneti taşıdıkça da hangi formatta, hangi şekilde olursa olsun hiçbir vesayetçi, hiçbir paralel yapılanmaya da izin verilmeyecektir. Dün ve bugün süregiden istişarelerimizin ortak aklı bu gerçeğe işaret etmektedir. Çözüm Süreci siyasi meşruiyetin nihai kaynağının sadece ve sadece millet iradesi olduğunu ve bu millet iradesini savunmak gerektiğinde AK Parti kadrolarının gerekli çabayı göstereceğini bir kez daha ortaya koymuştur.' AA
Reklam