onedio
Bütün Vergi ve Harçlara Yüzde 10 Zam
Ekim ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla vatandaşın 2015 yılında ödeyeceği vergi ve cezalardaki artış oranı da belli oldu. Trafikten çöpe, emlaktan taşıta, fiş almamadan iletişim vergisine kadar onlarca kalem vergi ve cezası yüzde 10,11 oranında artacak. Yeni artışlarla birlikte kırmız ışıkta geçmenin cezası 189 liraya, motorlu taşıtlar vergisi 537 liradan 591 liraya yükselecek.Vergi Usul Kanunu’na göre her yıl vergi artışları, Ekim ayında açıklanan 12 aylık Üretici Fiyat Endeksindeki artış oranında yapılıyor. TÜİK'in az önce açıkladığı rakamlara göre Eylül 2013 ile Eylül 2014 yılı ortalama 12 aylık ÜFE artışı yüzde 10.11 olduğu için 1 Ocak 2015’ten itibaren vergi ve cezalar bu oranda artacak. Ancak Bakanlar Kurulu'nun bu oranı yüzde 50 artırma yetkisi bulunuyor. Eğer hükümet bu yetkiyi kullanırsa vergi ve ceza artış oranları yüzde 10 değil, yüzde 15 olacak.Hürriyet’ten Aysel Alp , hükümetin artışı yüzde 10.11'de tuttuğu varsayımı altında 2015'in yeni vergi ve cezalarını hesapladı. İşte 1 Ocak'tan itibaren yürürlüğe girecek yeni vergi, cezalar ve harçlar şöyle oldu:MTV'lere zam1-3 yaş, motor hacmi 1300 cm3 ve aşağısı arabalar için ödenecek MTV, 54 liralık artışla 537 liradan 591 liraya;  aynı yaş grubunda motor hacmi 1301-1600 cm3 arası olanların MTV'si 859 liradan 945.8 liraya; 1601-1800 cm3 arası olanlar 1.514 liradan 1.667 liraya; 2000-2500 motor hacmine sahip olanların ise 3578 liradan 3.939 liraya çıkacak.7-11 yaş aralığında motor hacmi 1300 ve altında olanların MTV'si 210 liradan 231 liraya; motor hacmi 1600-1800 aralığında olanların vergisi 698 liradan 769 liraya; 2000-2500 motor aralığındakilerin ise 1623 liradan 1787 liraya ulaşacak.Lüksün vergisi 21 bin 516 lira olacakEn yüksek MTV'yi ise 1-3 yaş aralığında ve motor hacmi 4000 m3 ve üzeri olan lüks araçlar ödemeye devam edecek. Onların vergisi 19 bin 541 liradan  21 bin 516 liraya yükselecek.Bu gruptaki en eski araçların vergisi, 16 yaş ve üzeri,  ise 1514 liradan 1667 liraya çıkacak.Pasaportlar da arttıPasaport harçları 6 aya kadar olanlar  için 96 liradan 105.82 liraya, 1 yıl için 140,5 liradan 154.7 liraya 2 yıl için olanlar 229.30 liradan 252.48 liraya çıkarıldı. 3 yıldan fazla süreliler için de 458.70 liradan 505 liraya yükseldi.    Kırmızı ışıkta geçene yanında ehliyeti olmayana 189 lira- Kırmızı ışıkta geçmenin; tescili yapılmadan trafiğe çıkmanın; sürücü belgesi yanında olmadan araç kullanmanın, resmi plaka şeklinde plaka taktırmanın, diğer sürücüleri rahatsız edecek far taktırmanın cezası 172 liradan 189 liraya çıkacak.Alkollü araç kullanan 1609 lira- 0.5 promilin üzerinde alkollü olarak özel araç kullanan sürücülere ilk yakalanmalarında 727 lira olarak kesilen cezanın miktarı 800 liraya; 2.defada kesilen 911 liralık ceza 1003 liraya; 3 ve üçten sonrası için 1462 lira olan ceza 1609 liraya yükselecek.Muayeneyi geçiren, tepede hızını düşürmeyen- Muayene süresini geçiren; 11 yaşını doldurmadan bisiklet, 13 yaşını bitirmeden motorsuz taşıt kullanan; trafik levhalarına uymayan; kavşağa, dönemece, tepe üstüne yaklaşırken hızını düşürmeyenlere; konvoy halinde araç kullanırken takip mesafesine uymayanlar kesilen ceza 80 liradan 88 liraya yükselecek.Engellinin yerine park edenler- Taşıt yolu üzerinde engelli araçları için ayrılan yerlere park eden sürücülere kesilen ceza tutarı 160 liradan 176 liraya yükselecek.- Uyuşturucu veya uyarıcı madde alarak araç kullanmanın cezası 3.741 liradan 4.119 liraya çıkacak.- Hız sınırlarını yüzde 10 ila yüzde 30 aşmanın cezası 172 liradan 189 liraya; yüzde 30'dan fazla aşmanın cezası 356 liradan 392 liraya yükselecek.Bacadan çıkan dumana dikkat!- Egzoz ölçümü yaptırmayan motorlu taşıt sahiplerine 875 lira yerine 963 lira; egzozu bozuk olduğu için emisyonu fazla olanlara 1755 lira yerine 1932 lira ceza kesilecek.- Isıtılan konutların bacasından, yönetmelikte belirtilen dışında emisyon çıkması halinde, her bir konut için kesilen ceza 523 liradan 576 liraya yükselecek.Komşusunu rahatsız edene 771 lira, dolmuşta sesi fazla açana 2 bin 321 lira- Standartlara aykırı şekilde gürültü yapan komşunun 700 lira olan cezası 771 liraya; eğlence yerleri başta olmak üzere fabrika ve şantiyelerde gürültünün cezası 21.115 liradan 23 bin 250 liraya çıkacak.- Ulaşım araçlarında gürültü yapan, yüksek sesle müzik açanlara kesilen 2108 liralık ceza 2.321 liraya yükselecek.Vatandaşa 9 milyar ceza kesilecekHükümetin hazırladığı 2015 Bütçe Tasarısına göre, önümüzdeki yıl vatandaşa kesilecek toplam ceza tutarı yüzde 13 artarak 8.9 milyar liraya çıkacak. Bu cezanın 3,7 milyar lirasını vergi cezaları, 2,7 milyar lirasını trafik cezaları, 1,8 milyar lirasını çevre ve karayolu taşımacılığı gibi idari para cezaları, 520 milyon lirasını yargı cezaları ve 202 milyon lirasını da diğer cezalar oluşturacak.Aysel Alp | Hürriyet
Beyin Ameliyatı Olurken Keman Çalmak
Litvanya Ulusal Senfoni Orkestrasında keman çalan kadına 20 yıl önce esansiyel tremor teşhisi konuldu ve rahatsızlığından dolayı keman çalmayı bıraktı. Ameliyat sayesinde artık yeniden keman çalabiliyor.
Dikkat! Ev Yapımı Konservelerde Ölüm Riski
Prof. Dr. Pazır: 'Özellikle kırsal kesimden şehre göç etmiş birçok aile, tasarruf amacıyla sebze konservesi yapıyor. Açık kazanlarda saatlerce kaynatılıyor. Taze fasulye, börülce, patlıcan gibi sebzelerde çok risk var' - 'Oldukça riskli olan, sporları yüksek ısıya dayanıklı, besin zehirlenmelerine yol açan 'clostridium botulinum', evlerde yapılan konservelerde öldürücü etki yapabiliyor'Taze fasulye, börülce, patlıcan gibi sebzelerle evlerde yapılan konservelerin sağlık açısından risk taşıdığı, içinde çoğalan ve zehirlenmelerine yol açan 'clostridium botulinum' adlı mikroorganizmanın, öldürücü etki yapabildiği bildirildi.Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Meyve-Sebze İşleme ve Teknolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fikret Pazır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı kıyı kesimlerde az da olsa konserve yapımlarının sürdüğünü belirterek, ülkenin genelinde ise havaların soğumasıyla yaz aylarında kurulan ev konservelerinin açılmaya ve tüketilmeye başlandığını söyledi.Konserve yapımında hastalık yapıcı organizmaların mutlaka yok edilmesi gerektiğini ifade eden Pazır, bunun saklandığı koşullarda gıdanın bozulmaması ve kalitesinin korunması açısından da önem taşıdığını anlattı.Pazır, bunun için ürünün 100 derecenin üzerinde bir sıcaklıkta işleme tabi tutmak gerektiğini dile getirerek, şöyle devam etti:'Konservelerde ayrıca ürünün asitlik durumu da var. Eğer ürün sebzeyse bunun Ph değeri 4,5 üzerindedir. Yani asitliği düşüktür. Bu durumda konservenin özel basınçlı sistemlerde sterilize edilmesi lazım. Ama görüyoruz ki, özellikle kırsal kesimden şehre göç etmiş birçok aile, tasarruf amacıyla sebze konservesi yapıyor. Açık kazanlarda saatlerce kaynatılıyor. Taze fasulye, börülce, patlıcan gibi sebzelerde çok risk var. Oldukça riskli olan, sporları yüksek ısıya dayanıklı, besin zehirlenmelerine yol açan clostridium botulinum, evlerde yapılan konservelerde öldürücü etki yapabiliyor.'Açık kazanda suyun kaynama sıcaklığının en fazla 100 dereceye ulaştığını vurgulayan Pazır, bu sıcaklıkta zehirlenmelere yol açan 'Clostridium botulinum'un istenilen ölçüde yok edilemeyeceğine dikkati çekti.Zehirlenmelerin bütün ev yapımı konservelerinde olabileceğini, bu riskin her zaman göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Pazır, 'Zaman zaman gazetelerde şu kadar kişi yedikleri ev yapımı konserveden öldü, bir aile yok oldu gibi haberler okuyoruz. Sanayide, fabrikalarda üretilen konservelerden bahsetmiyorum. Bu konservelerde risk yok denecek kadar az. Evde yapılan konserveler gerçekten ciddi risk taşıyor. Konserve yapacağız diye böyle bir risk almanın mantıklı olduğunu düşünmüyorum' dedi.Ev yapımı konservenin ekonomik değerinin çok olduğunu düşünmediğini dile getiren Pazır, düşük çaplı tasarruf için büyük risk alınmamasını istedi.Ailelere tasarruf için sebzeleri yaz aylarında kurutmalarını öneren Pazır, 'Karadeniz bölgesinde olduğu gibi bu sebzelerin turşusu yapılır, kış aylarında kavrulup tüketilebilir. Taze fasulye, patlıcan, bamya gibi sebzeler kurutulup tüketilirse sağlık açısından hiçbir risk taşımadığı gibi konserveye göre daha faydalı diye düşünüyorum. Çünkü ev konservesi yapımında kaynatma nedeniyle sebzelerde vitamin ve mineral kayıpları fazla oluyor' diye konuştu.Pazır, meyve konservelerinin asitliğinin yüksek olması nedeniyle aynı riskin oluşmayacağını vurgulayarak, kış aylarında ev yapımı sebze konservelerinin tüketilmemesini istedi.Milliyet
Erdoğan: 'Ekmek Almaya Gitti' Diyorlar, Yalan...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bezmialem Vakıf Üniversitesi 2014- 2015 Akademik Yıl Açılış Töreni'ne katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada Berkin Elvan'a yönelik açıklamalarda bulundu ve 'Ekmek almaya gitti dediler. Yalan.. Ne ekmek alması. Sapanlarla maskelerle resmi var.' dedi. BM Genel Sekreteri Ban'ın verdiği yemekte Sisi ile aynı masaya oturmamasıyla ilgili ise 'Geçen BM genel kurulunda Sisi'yi bizim masaya oturtacaklardı. Ben dedim bu yemeğe katılmam. Çünkü o adama meşruiyet kazandıracak kadar meşruiyetini kaybetmiş bir lider değilim. Benim sandalyem orada boş kaldı. Bizim izzetimiz onurumuz var' açıklamasını yaptı.ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI:Bezmialem farkını ortaya koymaya başladı. Bu sene 2 bin öğrencisiyle önemli işlere imza atıyor. Bezmialem'in dev bir kampüs haline gelmesi tıp alanında çok değerli araştırmalar yapılacak.'EĞİTİME BÜYÜK KATKI SAĞLADIK'İktidara geldiğimizden beri eğitime büyük katkı sağladık. Eksiklerimiz fazla. 12 yıl öncesini düşünün. Bugüne bakmayın. Vakıf Gureba'nın öğrencilik yıllarımdaki halini bilirim. Nereden nereye? Yarınlar daha iyi olacak. Türkiye'nin her yerinde okul açtık. Eğitimi fiziki olarak engelleri ortadan kaldırdık.'DOKTORLAR KONUSUNDA AÇIĞIMIZ VAR'Ben 75 kişilik sınıflarda okudum. Şimdi 30 kişilik sınıflar var. Maddi imkansızlıkları kaldırdık. Çocuklarını okutan ailelere maddi destek sağladık. 175 üniversite var. Akademisyeniniz var mı? dediler. O da olacak dedik. Hocalarımız yetiştirecek biz de onları istihdam edeceğiz. Üniversitelerimiz bir yarış halinde olmalı. Tıp'ta açığımız var mı? Var! Gelin Sağlık Bilimleri Üniversite'sini kuralım. İlk adımı Bezmialem'le attık. Şimdi Sağlık Bilimleri Üniversitesi kuruluyor. Doktor konusunda açığımız var.'GEÇEN SİSİ'Yİ BİZİM MASAYA OTURTACAKLARDI'Geçen BM genel kurulunda Sisi'yi bizim masaya oturtacaklardı. Ben dedim bu yemeğe katılmam. Çünkü o adama meşruiyet kazandıracak kadar meşruiyetini kaybetmiş bir lider değilim. Benim sandalyem orada boş kaldı. Bizim izzetimiz onurumuz var. Ben haktan yanayım.'NE EKMEK ALMASI'Gezi'de hayatını kaybeden bir çocuğu reklam malzemesi yaptılar. Ekmek almaya gitti dediler. Yalan.. Ne ekmek alması. Sapanlarla maskelerle resmi var. Bunun için kıyamet koparanlar Diyarbakır'da vahşice öldürülen Yasin'le ilgili konuyu asla gündeme getirmediler. Yasin Börü ve arkadaşlarını görmediler. Niye? Çünkü Yasin Börü inancını yaşayan bir delikanlıydı. Yani bu anlayışı anlamak mümkün değil.'İÇERİDE 100 TANE GAZETECİ FALAN YOK'Batı medyasında Türkiye'ye karşı yalan haberlerle örülmüş bir psikolojik savaş var. İçeride 100 tane gazeteci falan yok. İçerdeki gazeteci sayısı 7'dir. Bunlar terörist. Gazeteci kimliği olan terörist. Öbürü kaçak silahla yakalanmış. Kimisi asker öldürmüş, kimisi banka soymuş. Bunlar gazeteci kimliğiyle bunları yapmış.'HENDEK ATLATTILAR BUNLAR BİZE YA!'Türkiye içinden de bir takım siyasiler ve bir takım medya bu algı operasyonunun değirmenine su taşıyor. ABD'de Türkiye'yi sürekli imam hatip okulları açıyor, yasaklama yapıyor diye iftira atan ihanet yapan zavallı hainler var. Niye Tayyip Erdoğan imam hatip mezunu... Ben hem imam hatip hem Eyüp Lisesi mezunuyum. Niye çünkü almadınız... Hendek atlattılar bize bunlar ya. Yapmadıları kalmadı ki. Aynı şeyi yavrularımıza da yaptılar. Katsayı dediler. Bu zulümler bu ülkede yaşandı. Ama şimdi hamdolsun serbestçe herkes yarışa giriyor.Bizim için DEAŞ'a destek veriyor dediler.Amerika laf dinlemedi uçaklarla silah attı. Bir kısmı DEAŞ'ın eline geçti.haberler.com
Kazaya Rağmen Yoluna Devam Eden Tır Şoförü
Otobanda gerçekleşen bir kazada, Porsche Cayenne sürücüsü tırın altına girdi İşin garip tarafı ise tır şoförünün durundan habersiz bir şekilde yoluna devam etmessiydi…Asya ülkelerinden birinde çekildiği tahmin edilen bir video görüntüsünde kaza sonrası yaşananlar kaydedildi.Kazanın nedeni belli olmazken, Porsche Cayenne sürücüsü tıra arkadan çarptı ve sıkıştı. Kaza, bundan sonra trajediye dönüştü.Kazadan sonra tır şoförü hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ederken, olay anını kaydeden başka bir araç şoförü uzun bir süre kornaya basarak tır şoförünün dikkatini çekmeye çalıştı.Kazada ölen yara da yaralanan var mı bilinmiyor.Bir önceki yazımız olan Piyano çalan evsiz! başlıklı makalemizde evsiz, piyano ve piyano çalan evsiz hakkında bilgiler verilmektedir.
Enflasyon 9 Ayın Zirvesinde
Ekim ayında enflasyon aylık bazda 1,90 artışla dokuz ayın en yüksek seviyesine çıktı.Ekim ayı enflasyon rakamları açıklandı. Ekimde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde1,90, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 0,92 arttı. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 8,96, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 10,10 oldu.Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık %1,90 arttıTÜFE'de (2003=100) 2014 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %1,90, bir önceki yılın Aralık ayına göre %8,45, bir önceki yılın aynı ayına göre %8,96 ve on iki aylık ortalamalara göre %8,65 artış gerçekleşti.Aylık en yüksek artış %9,95 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleştiAna harcama grupları itibariyle 2014 yılı Ekim ayında endekste yer alan gruplardan konutta %2,94, gıda ve alkolsüz içeceklerde %2,65, lokanta ve otellerde %0,86, çeşitli mal ve hizmetlerde %0,74 artış gerçekleşti.Aylık en fazla düşüş gösteren grup %0,18 ile ulaştırma olduAna harcama grupları itibariyle 2014 yılı Ekim ayında endekste düşüş gösteren bir diğer grup ise %0,10 ile haberleşme oldu.Yıllık en fazla artış %14,34 ile lokanta ve oteller grubunda olduTÜFE'de, bir önceki yılın aynı ayına göre gıda ve alkolsüz içecekler (%12,56), sağlık (%9,91), çeşitli mal ve hizmetler (%9,14), giyim ve ayakkabı (%8,83) artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.Aylık en yüksek artış %2,90 ile TR22 (Balıkesir, Çanakkale)'de olduİstatistiki Bölge Birim Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey'de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre en yüksek artış %9,77 ile TR22 (Balıkesir, Çanakkale) bölgesinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış %10,32 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış %9,37 ile TR31 (İzmir) bölgesinde gerçekleşti.Ekim 2014'te endekste kapsanan 432 maddeden; 62 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 302 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 68 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.memurlar.net
Reklam
Dev Maç Cüneyt Çakır'ın
FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır, UEFA Şampiyonlar Ligi E Grubu'nda 5 Kasım Çarşamba günü Almanya'nın Bayern Münih ile İtalya'nın Roma takımları arasında oynanacak maçı yönetecek.Türkiye Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, Allianz Arena'da TSİ 21.45'te başlayacak karşılaşmada düdük çalacak Cüneyt Çakır'ın yardımcılıklarını Bahattin Duran ve Tarık Ongun yapacak. Mustafa Emre Eyisoy'un dördüncü hakem olarak görev alacağı müsabakanın ilave yardımcı hakemleri ise Hüseyin Göçek ve Barış Şimşek olacak.Haber Türk
Ekim Ayının En Popüler Ücretsiz iPhone ve iPad Oyunları
Mobil uygulamaların ve oyunların sayısındaki ciddi artışla birlikte yeni çıkan güzel ve yararlı uygulamalardan haberdar olmanın daha da zorlaştığını söyleyebiliriz. Uygulama veya oyun ne kadar iyi ve güzel olsa da ciddi bir pazarlama bütçesi olmadan büyük kitlelere ulaşma şansı geçtiğimiz yıllara göre çok daha fazla zorlaştı.Bundan sonra ayda bir yazacağımız yazı serisi ile hakkında en çok konuşulan ve dikkat çekilen oyunları sizlere aktarmaya çalışacağız.Ekim ayının iOS platformunda yeni çıkan popüler oyunlarına baktığımızda üçlü eşleştirme (3-match) oyun türünden 2 tane oyunun yer aldığını görmekle birlikte küresel olarak oyuncular arasında üne sahip Warhammer ve Angry Birds’te listede serilerindeki yeni oyunlarıyla yer alıyor.Listede dikkat çeken bir diğer ayrıntıda retro grafiklere ve tarza sahip iki oyunun yer alması.Terra Battle Ekim ayının ilk haftası yayınlanan küresel olarak üne sahip olan Terra Battle’ın iOS versiyonu Ekim ayının en ilgi çeken oyunlarından birisi oldu. Eğer uzakdoğu kültürüne ve oyunlarına ilginiz varsa mutlaka denemelisiniz.Warhammer 40.000: Space Wolf Özellikle masaüstü oyuncuların yakından bildiği Warhammer serisinin iOS platformunda yayınlanan son oyunu olan Warhammer 40.000: Space Wolf strateji oyunlarını sevenlerin ilgisini çekebilecek bir oyun.Rival Stars Basketball Ekim ayının son haftası yayınlanan Rival Stars Basketball spor özellikle basketbol severlerin ilgisini çekebilecek bir oyun. Üstelik iOS ve iPad uyumlu olmakla birlikte HD desteği de var.Angry Birds Transformers Sanıyorum fazla söze gerek yok. Onlarca farklı versiyonu çıkan ve yüz milyonlarca indirilmeye ulaşan en popüler mobil oyunlardan Angry Birds, bu sefer Transformers versiyonu ile karşımızda.Zombie Highway 2 : İlk söylemek istediğim şey zombi üzerine yapılan bir şey eğer kaliteliyse mutlaka ilgi çekiyor. Çünkü küresel olarak zombi olgusu her zaman ilgi çekiyor. Highway 2 de Ekim ayının başında yayınlanarak ayın en fazla indirilen oyunlarından bir tanesi oldu.Adventure Xpress : Robot Unicorn Attack 2 ve Giant Boulder of Death oyunlarının yapımcısı olan PikPok, Ekim ayının başında yayınladığı Puzzle kategorisindeki oyunu Adventure Xpress üçlü eşletirme (3-match) oyunlarına bir yenisini ekliyor.Crimsonland : 10tons tarafından geliştirilen ve “Role Playing” kategorisinde yer alan Crimsonland, bu kategoride ve uzaylı/mutant düşmanlarla savaşmayı seven oyuncular tarafından denenebilir.PoorGladiator: Retro tarzda HD grafiklere sahip ve iPhone, iPad desteği olan PoorGladiator özellikle retro ve simülasyon tarzında oyun seven kullanıcılara hitap ediyor.Fat Princess: Piece of Cake : Strateji kategorisinde yer almasına rağmen üçlü eşleştirme (3-match) tabanlı olarak oynanan fakat içerisinde farklı dinamikler barındıran Fat Princess, Ekim ayının en fazla indirilen mobil oyunlarından birisi oldu.Skylanders Trap Team: Listenin ve ayın en iyisini en sona sakladık diyebilirim. Ekim ayının başında yayınlanan öncelikli olarak konsollarda oynan ardından Kindle dahil tüm platformlara gelen Skylanders’ın tüm oyunseverlerin mutlaka oynaması gereken bir oyun olduğunu düşünüyorum. Macera kategorisinde yer alan oyun HD desteğine sahip ve 1,27 gb boyutunda.Webrazzi
Reklam
"Galatasaray, Milan'dan Büyük Kulüp"
Galatasaray'ın İsviçreli orta saha oyuncusu Blerim Dzemaili, Galatasaray Dergisi'ne konuştu.Galatasaray'ın transferin son gününde Napoli'den transfer ettiği Blerim Dzemaili, Galatasaray Dergisi'ne verdiği röportajda Türkiye ve sarı-kırmızılı günlerine dair açıklamalarda bulundu.İstanbul'a çok kolay alıştığını ve futbolu Galatasaray'da bırakabileceğini söyleyen Arnavut asıllı İsviçreli yıldız, 'Gerek yaşam tarzı gerekse kültürel olarak buradaki hayat, Arnavutluk'takine çok benziyor. Buraya gelmemin üzerinden henüz 2 ay geçti ancak bu süre bu şehre ve kulübe aşık olmam için yeterli oldu. İlk günden itibaren çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Her şeyin bu kadar profesyonelce yürümesini beklemiyordum. Loric Cana da daha önce futbolu Galatasaray'da bırakmak istediğini söylemişti. Ben de futbolu burada bırakabilirim. Bu çok güzel bir fikir benim için.' ifadelerini kullandı.NEDEN İSVİÇRE MİLLİ TAKIMI?Makedonya'da doğmasına rağmen İsviçre Milli Takımı'nı seçme nedenini anlatan Dzemaili, 'Benim İsviçre'yi seçme nedenim çok basit. Bütün hayatımı İsviçre'de yaşadım. Bu ülkeye, bana verdikleri için minnettarım. Ailemize orada yaşama ve daha iyi bir gelecek kurma şansı verdiler. Ben de bu yüzden futbolcu olabildim. Makedonya benim orada oynamam için hiçbir girişimde bulunmadı. Şimdi ihanet ettiğimi söyleyenler oluyor ama geçmişi ben bildiğim için bunlar beni yaralamıyor, özür dilerim.' şeklinde konuştu.'BAZEN ARNAVUTLUK İÇİN OYNAMANIN...'Mesut Özil'in Almanya'yı seçmesinden sonra ağır eleştiriler almasını yorumlayan 29 yaşındaki oyuncu, tavsiyelerde bulunarak, 'Her olayı kendi içerisinde değerlendirmeliyiz. Sonradan konuşmak kolay. Ben bile bazen Arnavutluk için oynamanın heyecan verici olacağını düşünüyorum ama bu tarz seçimler 18-19 yaşlarında yapılıyor. Genç olunca da ilerisini düşünmüyorsunuz. Her zaman kendi ülken adına oynamak, kendi marşını söylemek, ve kendi insanlarını mutlu etmek en iyisidir ancak futbolcuların kararına saygı duymak gerekiyor. Herkesin bir sebebi vardır. İnsanlara tavsiyem empati kurmaları' dedi.'G.SARAY BENİM İÇİN HER ZAMAN BÜYÜKTÜ'Galatasaray'a geliş sürecini anlatan Dzemaili, 'Galatasaray benim için her zaman büyük bir takımdı. Çocukken maçlarını görüyordum, her zaman Şampiyonlar Ligi'ndeydi. UEFA Kupası'nı kazandığı dönemi hatırlıyorum. Kısacası bildiğim bir kulüptü ve Prandelli beni aradığında ikinci kez düşünmeye gerek bile duymadım. İlk anda, 'Evet, gelmek istiyorum. Galatasaray'da oynamaktan mutluluk duyarım' dedim ve geldim. Buraya gelip ve bu kadar büyük bir takımda oynamayı bana verilmiş bir şans olarak görüyorum. Galatasaray'ın Napoli gibi, Milan gibi büyük bir kulüp olduğunu düşünüyordum ve sonunda buraya gelip görme fırsatı buldum. Saydığım kulüplerden daha profesyonel bir yapı var burada.' ifadelerini kullandı.'İSTEDİĞİM SEVİYEDE DEĞİLİM'Galatasaray'da geçirdiği süreyi değerlendiren İsviçreli oyuncu, 'Kişisel olarak ben hala olmak istediğim seviyede değilim. Napoli'de ve daha öncesinde yapabildiğimi gösterdiğim şeyleri henüz burada gösteremedim. Çok daha fazlasını yapabilirim. Potansiyelimin yarısına bile ulaşamadığımı düşünüyorum ve üzülüyorum. Ancak iyi bir kondisyona ulaştığımda daha iyi olacak. Takımla birlikte daha iyiye gideceğimi düşünüyorum.' şeklinde konuştu.'TAKIMDA HER ŞEY YENİ...'Prandelli'nin uyguladığı 3'lü ve 4'lü savunma sistemlerinin kendisini etkileyip etkilemediğine de cevap veren tecrübeli oyuncu, 'Ben aşağı yukarı aynı bölgede oynadım her sistemde. Her zaman orta sahanın ortasındaydım. Takımda çok sayıda yeni oyuncu var. Yeni bir başkan ve teknik heyet var. Her şey yeni ve bir düzen oturtmak kolay bir iş değil.' ifadelerini kullandı.'FENERBAHÇE'Yİ YENMEK RÜYA GİBİYDİ'Fenerbahçe'yle oynanan derbiden çok etkilendiğini söyleyen Dzemaili, 'Bu maçı kazanmak rüya gibiydi, gerçek olmak için fazla güzeldi. Atmosfer olağanüstüydü. İtalya'da da böyle atmosferlerde oynadım ama derbinin farklı bir yanı vardı. Çok etkilendiğimi söylemem gerekiyor' dedi.Eurosport
Cumhurbaşkanımızın Derhal Azarlaması Gereken 14 Kişi
etiket
Sigara içenler, 3 çocuk yapmayanlar, hakkımızı istiyoruz diyenler, spiral taktıran kadınlar derken Cumhurbaşkanımız halkını hizaya sokmaya tüm hızıyla devam ediyor. Naçizane Onedio olarak derhal yola getirilmesi gereken birkaç kişi de biz bulduk. Bir zahmet cumhurbaşkanımız bunlara da el atarsa seviniriz.
Reklam
Kadir İnanır: '3 Milyon Kürt  Boğaz'ı Bırakıp da O Dağlara Gitmez'
Türk sinemasının önemli oyuncularından, Âkil İnsanlar Heyeti’nde de yer alan ve kendisini “barış elçisi” olarak tanımlayan aktör Kadir İnanır , 6-7 Ekim olaylarını HDP’nin düzenlediğine inanmadığını vurgulayarak, “Ben bütün bu olayların temelinde 2015 yılındaki seçimler olduğuna inanıyorum. Taraflar kendi tabanlarına seçim yatırımı yapıyorlar. Bu söylemleri kendi kitlelerini kenetlenmek için kullanıyorlar” dedi. İnanır, çözüm süreci konusunda ise, “Ben şu anda hiçbir Kürt’ün ne Türkiye’den ayrılmak istediğini duydum ne de aklımın ucundan geçirecek bir sebep var. İstanbul’da yaşayan net 3 milyon Kürt şu Boğaz’ı bırakıp da o dağlara gitmez” diye konuştu.Hürriyet gazetesinden Cansu Çamlıbel’e konuşan Kadir İnanır, son dönemde yaşanan olayları değerlendirdi. Çamlıbel’in “Kadir İnanır: 6-7 Ekim'i HDP'lilerin yaptığına inanmıyorum” başlığıyla yayımlanan (3 Kasım 2014) söyleşisi şöyle:MASKELİLERİ AÇIĞA ÇIKARIN SUÇLAMALARA ASLA İNANMIYORUMMaskeliler, maskesizler kim? Açığa çıkmalı. Türkiye’de 7 bölgede kriminal laboratuvarlar var. ‘Böyle gitmez’ programını yaparken ben bir tanesini Adana’da gördüm. Maskeli bir adamın görüntüsünü bilgisayarda özel programla açtılar, adamın yüzü kabak gibi ortaya çıktı. Bu yüzü örtülü herkes deşifre edilip kamuoyuna açıklanabilir. Büyük bir provokasyon var. Bunun içinde içte ve dışta kimler varsa onu açığa çıkaracak teknoloji ve istihbarat gücümüz var. Suçlamalar ondan sonra yapılacak.Şunu mu söylüyorsunuz; kanıtlanmadan 6-7 Ekim olaylarında şiddeti HDP çizgisindeki gençlerin yaptığına inanmıyorum. Asla inanmıyorum. Kanıtlanması lazım. Yayın yasağı ne demek? Eğer bu açıklama uluslararası ilişkileri zedeleyecek bir boyut taşıyorsa, o zaman gene de bunu açıklamanın kendi içimizde bazı yolları olabilir. Ama böyle at gözlüğüyle ‘Vurdular, kırdılar’ demek! Tarih bunu bir gün yazar.HDP’nin sokağa çıkma çağrısı bazılarının savunduğu gibi yangına körükle gitmek miydi?Yapabilir, demokratik hakkıdır, herkesi sokağa tepki göstermeye davet edebilir. O çağrıda ‘Vurun, kırın’ diye herhangi bir cümle var mı? Mesele orada sıkışıp kalmış insanların canlarının kurtarılmasıydı. Kurtuluş yolu istediler. Açamadınız. Uluslararası ilişkiler yönünden açamadınız, kendi pozisyonunuz gereği açamadınız, bölgedeki stratejik durumdan dolayı açamadınız. Biz bunları bilmiyor değiliz. Ama göz göre göre de bir katliam vardı. Ben burada bu katliamdan etkilenirken, orada akrabaları olan insanların etkilenmesi doğal değil mi?2015 SEÇİMİ ÖNCESİNDE MUHALAFETİN GÜCÜNÜ KIRMAK İÇİN OYUN OYNANIYORSiz bunu Akil Heyet’le yaptığı toplantıda bu netlikte Başbakan Davutoğlu’na söylediniz mi? Her şey bu netlikte konuşuldu mu? Henüz bu boyuta gelmemişti. Ama provokasyonun açığa çıkarılması gerektiğini söyledik. Detaylı ben sana açıyorum şimdi. Ben bütün bu olayların temelinde 2015 yılındaki seçimler olduğuna inanıyorum. Taraflar kendi tabanlarına seçim yatırımı yapıyorlar. Bu söylemleri kendi kitlelerini kenetlenmek için kullanıyorlar. Biliyorsunuz, seçimlerin erkene çekilmesi gündemde, hatta baskın seçim halinde şubata bile alınabilir. İktidar partisinin Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğu yakalama emeli var. Ama şu anda öylesine gergin bir ortam var ki seçimlerden koalisyon bile çıkabilir. Muhalefet partilerinin performanslarını kırmak için bir takım oyunlar oynanması gayet doğal.BU ÜLKEDE UMUT VEREN TEK SİYASETÇİ VAR; SELAHATTİN DEMİRTAŞHDP’ye çok eleştiri var. Onların bu süreci doğru yönetebildiklerini düşünüyor musunuz? HDP’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde koyduğu performans alkış aldı bu ülkede. Peki ya bunu genel seçimlerde daha da yükseltirse nasıl olur? Bunu kırmak lazım. Bu ülkenin yetiştirdiği pırıl pırıl, umut veren tek bir siyasetçi var; Selahattin Demirtaş. O da ‘Gidin, kırın’ diye bir şey söylemedi. Üzüldüğünü de söyledi sonra. HDP seçimle gelmiş, çok genç bir siyasi parti. Elli yıllık partiler onlarca hata yaparken, HDP’ye bu kadar saldırmak vicdansızlıktır. Selahattin Demirtaş’a bütün Türkiye halkı sahip çıkmak zorunda. Öyle siyasetçi yetişmiyor, gerçekten yetişmiyor.SMOKİNLİ SAVAŞ LORDU KOBANİ’DEKİ HER BOMBANIN PARASINI GERİ ALACAKUzun bir diplomatik gerilimin ardından Türkiye Irak Kürdistanı’ndan Peşmergelerin Kobani’ye geçişine izin verdi. Bunun büyük bir taviz olduğunu düşünen milliyetçi kesime ne diyeceksiniz? Peşmerge’nin oraya gelişi kimseye ters gelmesin. Bizim geleceğimizin kaynağı orada. 150 yıllık petrol var burnumuzun dibinde. O petrol dünya sıralamasında kalite olarak üçüncü sırada ve iki yerden dünyaya açılabilir; birisi İskenderun, diğeri Mersin Limanı. Yılda 60 milyar dolar enerji gideri olan bir ülke için bu Tanrı’nın bir nimetidir. Emperyalist güçler diyor ki; ‘Sen istesen de istemesen de bu savaş bitecek’. Kuzey Irak’ın başkenti Erbil’i Türkler yapıyor biliyorsun. Yarın Kobani’yi de onlar yapacak.Gidişat böyleyse, Ankara’nın bugün Suriye Kürtlerinin olası özerkliğine karşı çıkmasının arkasında ne var? O konjonktür değişir, çünkü burası seçilmiş bir bölge. Eğer petrol olmasaydı egemen güçlerin hiçbirisi buralardan geçmezdi. Ortadoğu’da petrol olmasaydı, o bombaların hiçbiri atılmayacaktı. Kobani’de atılan her bomba bence Kuzey Irak muhasebesine tek tek yazılıyor smokinli bir savaş lordu tarafından. Yarın o petrol pazarlanırken, o bombaların paralarını tek tek geri alacak. IŞİD’miş, Kürt’müş tanımaz.‘BİJİ SEROK OBAMA’ SLOGANI İRONİDİRPeşmerge geçişi sırasında Nusaybin’de duyduğumuz ‘Biji Serok Obama’ sloganı kendi içinde çok derin çelişkileri barındırmıyor mu? Tabii, çok. Bunun için uğraşıyor zaten birileri. Ama o kadar kanlı ve eşitsiz bir savaş ki, sınırın karşı tarafındaki akrabalarının acısı ortadayken, yardım yapan kim olursa olsun alkışlar o halk. Ama ‘Biji Serok Obama’ sloganı bir ironidir. Bütün Kürt halkının bunu genelleştirip böyle bir slogan atacağını asla düşünmüyorum.KAFANA GÖRE ÇATAPAT YAPACAK OL HEMEN DÜDÜĞÜ ÇALARLARAnkara Batı’dan IŞİD ve Esad’la aynı şekilde mücadele edileceğinin garantisini almaya çalışıyor. Ancak onlar başka telden çalıyor. ABD, Esad’ı devirmekten vaz mı geçti sizce?İsteseler ne olacak, Rusya müsaade etmiyor ki. Rusya, BM içindeki vetosunu koydu mu sen Esad’ı oradan deviremezsin. O zaman niye Esad’ı devireceğim diye uğraşıyorsun kardeşim? Son noktada büyük devletler kendi aralarında paylaşırlar, anlaşırlar. Artık üniter devlet diye bir şey yok. Dünya egemen devletler tarafından yönetiliyor. Siz şimdi kafanız atarsa Yunanistan’a saldırın bakalım. Bir çatapat yaparsın, hemen düdüğü çalarlar.İLK GÜNÜMÜZ SAVAŞ SAHNESİ GİBİYDİ‘Kadir İnanır solcu kimliğiyle tanıdığımız bir sanatçı, ne işi vardı AK Parti’nin projesinde’ diyenlere ne yanıt verdiniz?AKP’nin barış projesi değil bu. HDP’nin de barış projesi. İki saattir ne anlatıyorum, egemen güçler diyor ki; ‘Bu bölgedekiler, barışacaksınız, hiç şansınız yok’. Ayrıca ben ilk günden beri ‘akil insan’ tanımını reddettim. Ama şu var; gittiğiniz yerde toplumu etkileyebilmelisiniz. Tanınır yanınız olmalı. Bizim 9 kişilik grupta ancak 3 kişiyle anlaşabilirdim, geri kalan 6 kişiyle anlaşmam mümkün değildi. Ama öyle bir mühendislik yapmışlar ki gittiğimiz yerlerde 9’umuzun da bir karşılığı vardı. Bir de Akdeniz Bölgesi’nde genelde sürece karşı bir toplum vardı. Sürece karşı çıkan kafatasçı tiplerin televizyonlardaki yaylım ateşinden çok etkilenmişlerdi. Neredeyse televizyondaki cümlelerin hepsini kelimesi kelimesine duyduk gittiğimiz yerlerde. İlk günü hatırlıyorum, korkunç bir savaş sahnesi gibiydi. Ama zaman geçtikçe, ölümler gelmeyince hava değişti. Toplumda sürece katkı başladı.HİÇBİR SİYASİ OLUŞUM BENİ KENDİ ADINA KULLANAMAZO yaşadıklarınıza bakınca ‘keşke kabul etmeseydim’ dediğiniz ya da kullanıldığınızı düşündüğünüz oluyor mu?Hep söyledim; ben AKP’li değilim. Bu ülkenin hiçbir siyasi oluşumu beni kendi adına kullanamaz. Ben bu süreç boyunca her türlü riski alarak çalışmalarımı sürdürdüm. Barışı istemeyenlerden ağır hakaretler gördüm. Durum böyle diye asla gerilemem. Bir barış elçisi olarak çalışmalarımı sürdüreceğim. Zaman her şeyin ilacıdır. İşler öyle bir gelişir ki ikna edersiniz, anlayışla eller birleşir. Bu süreçler dünyada da hep böyle uzun olmuştur. Bizde de olumlu sonuç alınacak, hiçbir endişem yok. Ama biz sabretmek yerine iki yılda bitsin istiyoruz.İSTANBUL’DAKİ 3 MİLYON KÜRT BOĞAZ’I BIRAKIP DAĞLARA GİTMEZToplumdaki kutuplaşma sizi yıprattı mı? Beni yıpratmadı. Hiç hak etmediğim o saldırıları halk yapmadı, halkı yönlendirenler yaptı. O kafatasçı milliyetçiler ve ulusalcılar yaptı. Bakın şimdi sesleri çıkmıyor. Nerede Doğu Perinçek’in adamları? Barış kaçınılmaz. Bugün tıkarsın, yarın önü yine açılır. Başka şansın yok. Ben şu anda hiçbir Kürt’ün ne Türkiye’den ayrılmak istediğini duydum ne de aklımın ucundan geçirecek bir sebep var. İstanbul’da yaşayan net 3 milyon Kürt şu Boğaz’ı bırakıp da o dağlara gitmez. Bu insanlar diyor ki; ben de bu ülkenin vatandaşı olarak eşit hak istiyorum. Bizde durumu iyi olanlar o eşitliği istemiyor işte, mesele bu.SANATÇI MUHALİFTİR KÜÇÜCÜK MENFAAT İÇİN KENDİNİ SATMAMALISanatçı illa ki muhalif mi olmalı? Tabii, sanatçı doğası gereği muhaliftir. En iyisini buluncaya kadar... Yaşadığı toplumun çağın gerilerinde kalmış yapısını ortadan kaldırmak için verilen mücadelede sanatçı en önde savaşan insan olmalıdır. Düşünür, tepki gösterir ve elbette bunun bedellerini de öder. Türkiye’de bunun örnekleri çoktur. Omurgalı, ilkeli, sağlam bir duruş sergilemeyen sanatçı bence sanatçı değildir. Küçücük menfaatler için kendini satmamalıdır.Yeni Türkiye’de böyle bir sanatçı tanımına tahammül var mı? Yeni Türkiye’yi kim yaratacak? İnsanlar kendileri yaratacak.İNSANLARI KİŞİLİKSİZ YIĞIN HALİNE GETİRİNCE DÜZEN KURMAK KOLAYSiz detaya girmeden önce şunu sorayım; ‘yeni Türkiye’ diye bir kavramsallaştırmaya ihtiyaç var mı?Var tabii ki. 12 Eylül katliamını bilerek yaptılar, böyle kolay yönetilebilen bir toplum olsun diye. 12 Eylül Anayasası değişecek. Ama insanları kutuplaştırarak, gergin bir ortam yaratan bir anlayışsa, bu kabul edilemez. Yeni Türkiye aydınlığa yüzünü açarsa yeni olur. Çağ dışı kalmış yasaları, insan onurunu yücelten yasalara dönüştürürse yeni olur. İnsan hakları ve eşitlik temelli bir adalet sistemi kurarsa yeni olur. Milli eğitim tedrisatını bugün öyle bir hale getirdiler ki okulu bitiren bir genç aydınlık bir ülkenin savunucusu nasıl olacak? İnsanları eğitimsiz bırakıp, tüketim toplumu haline getirip, kişiliksiz bir yığın haline getirdiğiniz zaman istediğiniz düzeni kurmak kolaylaşıyor.BARIŞ SÜRECİNİ MHP YAPSAYDI DA GİDERDİMAkil Heyet çalışmalarına devam ederken, hükümete bugünkü kadar ağır eleştiriler yönettiğinizi hatırlamıyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne benim kadar eleştiri getiren ikinci bir adam bulamazsınız. Ama kafada bir idefiks var. Yav, bu işi MHP yapsaydı ben yine giderdim. Ben 45 yıllık kariyerim boyunca o bölgeyle ilgili çok film çektim, onların bütün sorunlarını ben biliyorum. Kim gidecekti başka? Bizi ölümle tehdit edenler de, alkışlayanlar da oldu. Şimdi akil çalışması bitti beni oturuyor mu sanıyorsunuz?TOPLUM FİLMLERİMDEKİ KARAKTERİ SEVSE DE SİYASETÇİNİN DİLİ BU OLMAMALIGeçen yıl Gezi’nin hemen sonrasında Akil Heyet’in o zaman başbakan olan Tayyip Erdoğan ile yaptığı toplantıda, kendisine sert üslubuyla ilgili bir soru sormuştunuz diye hatırlıyorum.‘Acaba dilinizi biraz sakinleştiremez misiniz’ dedim, o da şöyle cevap verdi: ‘Kadir Abi sen nasıl Kadir İnanır oldun?’ Toplum benim filmlerimdeki tarzımdan benim canlandırdığım karakterlerden hoşlansa da bir siyasetçinin dili bu olmamalıydı. O da öyle götürdü ama, seviyorlar.DAVUTOĞLU’NUN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKÂR İDEOLOJİDEN SAPMAYACAKYeni Başbakan Davutoğlu’nun tarzını nasıl buluyorsunuz? Davutoğlu bir akademisyen. Çok donanımlı ama milliyetçi muhafazakâr bir partinin ideolojisinden asla sapmayacağı açık.Eğer bu tespitiniz doğruysa, muhafazakâr milliyetçi çizgiden sapmadan nasıl müzakere aşamasına geçip finale götürecekler süreci?E yapacak, çünkü ülkenin durumu ortada. Türkiye halklarının talepleri var. ‘Ben eşit muamele görmüyorsam, bu savaş devam eder’ diyorlar. En doğal da hakları bence. Türkiye’nin her tarafında, turizm ve sanayi bölgelerinde en altlarda çalışanlar Kürtler. Bir de sen bunlara ‘kara kafa’ muamelesi yaparsan olmaz. Adam ‘Bana yapılan hakaretlerin faturasını çıkarın, bunlar artık olmasın’ diyor.CHP KÜRTLERLE EL ELE VERMEK ZORUNDAHiç dolandırmadan sorayım; CHP nasıl kurtulur?CHP doğal yandaşı olması gereken 34 milyon aktif/pasif emekçiye kucak açıp sahip çıkmalıdır. İdeolojisinin ne olduğuna karar vermelidir. Sosyal demokrat ya da demokratik sol bir parti olacaksa emekçilere ve bunların ideolojik aydınlarına sahip çıkmalıdır. Bir sosyal demokrat, Türkiye’nin en yakıcı sorununun çözümü için oluşmuş ve bugüne kadar benzeri görülmemiş bir toplumsal iradenin karşısında yer almamalıdır. CHP son seçimlerden sonra gerçekleri gördü ve Kürt sorununa sahip çıkmaya başladı. CHP’nin belediyeleri eğer seçildikten sonra o bölge halkıyla sıcak diyaloğa girerse, genel seçimlere yansımasını görürsünüz. Şunu gayet iyi biliyorum ki Kürtler onlara her dönemde gittiler. Şimdi Kürtlerle el ele vermek zorundalar.Siz artık HDP seçmeni misiniz?Ben HDP’nin bir siyasi organizasyonuna üye değilim. Ama Cumhurbaşkanlığı seçiminde Selahattin Demirtaş’ı desteklediğimi deklare ettim. Türkiye’nin özlemini o kadar güzel anlattı ki, onu desteklememek bizim kimliğimize, kişiliğimize yakışmazdı.İMAM-I AZAM’IN BİR DEVRİMCİ OLDUĞUNU KAÇ KİŞİ BİLİYOR?İnançlı bir insan mısınız?Ben inançlı bir insanım ama din çok derin bir konu olduğu için tartışmaya girmek istemiyorum. Ancak bir yandan bilgilenmek de istiyorum. Yaşar Nuri Öztürk’ün ‘İmam-ı Azam’ kitabını herkes okusun. Niye biliyor musunuz? Bugüne kadar mezhebim sorulduğunda hep ‘İmam-ı Azam Ebu Hanife’ dedim ama bu yaşıma geldim, onun kim olduğunu yeni öğrendim. Şu ülkedeki bütün Sünnilere soralım İmam-ı Azam Ebu Hanife hakkında ne biliyorlar diye. Kaç kişi biliyor acaba! İmam-ı Azam bir devrimci, bir kahraman, bir bilimadamı. Adamın kim olduğunu bildikten sonra mezhebine daha fazla saygı duyuyorsun.JÜLİDE İLE SABAHLARA KADAR GÜNDEM ÜZERİNE KAVGA EDİYORUZBütün bunlarla ilgilenirken bir yandan da yeni bir sinema projesi var mı gündeminizde? Var, ama ben şu anda film falan çekemem. Ben bütün Türkiye’yi dolaşıyorum. Biz evde bile sabaha kadar Jülide (Kural) ile kavga ediyoruz. Hep ülke gündemiyle meşgulüz. Jülide çok radikal, ben sosyal demokratım. O daha radikal bakıyor, ben daha ılıman. Büyük bir aktivist. Kobani’ye gitmeye hazırlanıyorlar.‘Şu barış süreci bir nihayete ersin de ben bir Öcalan filmi çekeyim’ diyor musunuz? Zaten kaçınılmaz bir gerçek. Ayrıca ben Öcalan filmini çektim, merak ediyorsan aç interneti bak ‘İsyan’ filmi. Süreç bittikten en az bir yıl sonra gerçekleri asla sansüre uğratmadan vicdan filmleri çekmeyi öneriyorum. Ha, ‘Bunu devlet yaptırmaz’ diyebilirsin. Ama başarı istiyorsa yaptırmak zorunda. En büyük silahtır sinema. Halka dokunmak lazım.SORUMLULAR MASUM DURUMA DÜŞTÜ! ÇIK ‘İSTİFA EDERİM’ DEBirkaç ay önce bir madende 300 kişi ölmüş, teknik aksaklıklar ortada. Bugün yenisi olmuş, bir masumiyet duygusu içindeler. Sorumlular masum duruma düştü! Suçlu kim kardeşim? Suçlu orada çalışanlar ve aileleri mi yahu? Almanya’da 40 yıldır madeni devlet çıkarıyor. Ben özelleştirmeye karşı değilim ama bu kritik alanları özelleştirmeyeceksin. Adam devlete ödediği komisyonu kapatmak için orada her türlü sömürüyü yapıyor, görmüyor musun? Sen bir de masum duruma düşme ya! Çık de ki ‘Gerekirse istifa ederim, burada hatalıyız’ de ‘ama toparlıyoruz’ de. Bir şey söyle yahu.ŞUNLARIN ADINI AÇIK AÇIK YAZIN YAHU!PYD, ÖSO, IŞİD diye yazıp geçiyorsunuz. Ben bile okurken yoruluyorum yahu, sekiz-on tane ayrı şey. Hem televizyonda hem gazetede böyle söylenenlerden halkın yüzde 90’ı hiçbir şey anlamıyor. Sonuçta körler sağırlar birbirini ağırlar durumu çıkıyor. Anadolu’ya gidelim, soralım isterseniz.Cansu Çamlıbel | Hürriyet
Cesare Prandelli'den Sürpriz Karar
Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli Borussia Dortmund kadrosunu belirledi. İtalyan hoca, Pandev'i kafileye dahil etmedi.Süper Lig'de Kasımpaşa galibiyetiyle nefes alan Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde Borussia Dortmund'la oynanacak maçın hazırlıklarına zaman geçirmeden başladı. Teknik Direktör Cesare Prandelli, Almanya'ya götüreceği kadroyu belirledi. Kadroda önemli bir değişikliğe giden İtalyan hoca, sezon başında transfer edilen Goran Pandev'i, bir sakatlığı bulunmamasına rağmen kadroya almadı. Bunun yanısı sıra Brezilyalı Felipe Melo sakatlığını atlattı ve bu önemli mücadelede oynayacak duruma geldi. Prandelli eğer Melo'ya şans verirse Dortmund mücadelesinde takımdakini yerini alacak. Kasımpaşa maçında yedek soyunan Hollandalı yıldız Wesley Sneijder ise kadroda yer aldı. Senijder, Prandelli'nin şans vermesi halinde önemli mücadelede forma giyebilecek. Deneyimli hoca Kamerunlu savunma oyuncusu Chedjou'yu ise dinlendirme amaçlı yanına oturtabilir.Fanatik
Google "Copresence" Kod Adlı Servisle Apple'ın AirDrop'una Rakip Oluyor
Çok yakında cihazlar arasında dosyaları, mesajları, yol tariflerini, şarkıları ve daha fazlasını paylaşmak için yeni bir yol olacak. Yeni bir sızıntı Google’ın “Copresence” olarak adlandırılan yeni bir servis üzerinde çalıştığını gösteriyor. Bu servisin Apple’ın AirDrop yerel dosya transfer servisi ve Android’de yer alan NFC tabanlı Android Beam’in kesişimi olacağı düşünülüyor. Dosya transferleri için Wi-Fi ve Wi-Fi Direct’in kullanıldığı söyleniyor.Söz konusu bilgi konuyla yakından ilgili bir kaynak tarafından Android Police ve Tech Aeris ile paylaşıldı. Google’ın Android cihazları üzerindeki temel işlevlerinin düzgün çalışmasını sağlayan Google Play Servisleri uygulaması içine gizlenen bir kod yakında çıkacak olan bu özelliği haber veriyor. Bununla birlikte kaynak, servise ait çeşitli görüntüler de paylaştı.Çizimlere bakıldığında bunların kullanıcıları servis hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlandığı anlaşılıyor. Bunların anlattığına göre Copresence hem Android hem de iOS cihazlarıyla çalışacak. Bu arada Google Chrome’un geliştirici versiyonuna özel hata raporlarında yer alan çeşitli kayıtlar, bu servisin Chrome internet tarayıcısı ve Chrome bilgisayarlarda da çalışacağını gösteriyor.Google’ın “Copresence” servisini çok yakında çıkaracağına dair bütün bu kanıtlara rağmen, servisin gerçek hayatta nasıl işlediği şu an için bilinmiyor. Eldeki bütün bilgilerden, yeni servisin Google’a Apple cihazları arasında bağlantı kurmayı sağlayan çeşitli araçlarla rekabet etme şansı vereceğini söyleyebiliriz. Örneğin OS X’in en son versiyonu Devamlılık olarak adlandırılan bir servis sayesinde kullanıcıların uygulamaları iPhone, iPad ve bilgisayarları arasında eşzamanlamasına izin veren bir servis sunuyor. Ayrıca AirDrop da iOS ve OS X cihazları arasında Wi-Fi üzerinden dosya transferine izin veriyor.Teknoblog
Reklam
Hubble Ölü Galaksilerden Gelen Işığı Yakaladı
Hubble Uzay Teleskobu, yıldız doğurma özelliğini kaybetmiş olan ölü dört galaksinin görüntüsünü elde etti. Geride mavi bir 'hayalet ışık' bırakan galakside, en az 200 milyar ölü yıldız yer alıyor.NASA, Cadılar Bayramı'na denk gelen haftada, 12 milyar ışık yılı ötede yer alan 'hayalet ışığın' görüntüsünü yayımladı. Altı milyar yıllık bir süreçte yerçekimsel güçlerin birbiriden kopardığı dört galaksiyi içeren fotoğrafta, uzaya saçılan yıldız ve gezegen enkazının oluşturduğu mavi ışık görülüyor.Fotoğrafın elde edildiği Pandora'nın (Gökada) Kümesi olarak da bilinen Abell 2744, 500 galaksinin yer aldığı dev bir galaksi topluluğunu temsil ediyor. Çok sayıda galaksinin çarpışmasıyla oluşan Abell 2744, Güneş'in 400 trilyon; Samanyolu Galaksisi'nin ise 1000 katı yoğunluğa sahip.NASA, Hubble ile elde edilen görüntüdeki galaksilerin yaklaşık Samanyolu büyüklüğünde olduğunu ve Abell 2744'nin merkezine çok yaklaştıkları için çok güçlü yerçekimsel güçlerin etkisinde kaldıklarını tahmin ediyor. Analizi Instituto de Astrofísica de Canarias (IAC) araştırma merkezinde yapılan ölü galaksiler, galaksi kümelerinin oluşumu ve değişimi hakkında gökbilimcilere yeni bulgular sunabilir.The Astrophysical Journal dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan IAC üyesi Mireira Montes, 'galaksi evrimine ışık tutan bir çalışma gerçekleştirdiklerini, geçmişte yapılan benzer araştırmalara kıyasla Abell 2744'ü çok daha net görebildiklerini' ifade etti. Hubble Teleskobuyla gerçekleştirilen üç yıllık 'Frontier Fields' programı, Abell 2744 gibi galaksi kümelerini 'yerçekimsel aynalar' olarak kullanarak, teleskopların gözlemleyemediği uzaklıklara erişilmesini sağladı.Abell 2744 gibi galaksiler, devasa büyüklükleri sayesinde arkalarındaki galaksi ve yıldızların ışığını bükerek daha büyük bir halde yansıtıyor. Albert Einstein'ın genel görelilik kuramında bahsettiği bu kozmik etkiden yararlanan gökbilimciler, Büyük Patlama'nın sonrasında oluşan en eski yıldızları bile görme şansını yakalıyor.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Zehirli Gaz Yoğunluğu 800 Bin Yılın En Üst Seviyesinde
Uzmanlara göre, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve küresel ısınmayla mücadele için zaman daralıyor. BM uzmanları açıkladıkları raporda siyasetçileri olası tehlikelere karşı uyardı.Birleşmiş Milletler'e bağlı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), iklim değişikliği ile ilgili hazırladığı beşinci raporun final bölümünü uluslararası kamuoyuna sundu. Politikacıların bir an önce harekete geçmesini isteyen IPCC, sera gazı emisyonlarının 2050 yılına kadar yarıya indirilmesi uyarısında bulundu.Raporu Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da dünya kamuoyuna tanıtan IPCC Başkanı Rajendra Pachauri, iklim değişikliğine karşı daha hızlı hareket edilmesi gerektiği uyarısında bulunarak 'Emisyonları etkin bir şekilde azaltmamız gerektiğini biliyoruz' diye konuştu. Pachuri, bilim dünyasının bu konuda artık bayrağı siyasi karar vericilere teslim ettiğini söyledi.En yüksek seviyesindeIPCC'nin raporunda, atmosferdeki zararlı gaz yoğunluğunun 800 bin yıldan bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı belirtiliyor. Raporu hazırlayan Uzmanlar Kurulu'nun verilerine göre, 1880 ve 2012 yılları arasında üst yüzey sıcaklığı 0,85 derece, deniz seviyesi de 1901 ve 2010 yılları arasında 19 santimetre yükseldi.Bilimsel verilerin küresel ısınmayı açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirten IPCC Başkanı, küresel ısınmayı iki santigratın altında tutabilmek için çok az zaman kaldığını söyledi.Raporda karbondioksit gibi iklime zararlı gazların azaltılmaması halinde fırtına, sıcak hava dalgaları ya da su baskınları gibi aşırı hava olaylarına yol açan ısınmanın 4 santigrata kadar varabileceği belirtiliyor. Bu nedenle de 2050 yılına kadar küresel ısınmanın yüzde 40 ila 70 oranında azaltılmasının, 2100 yılına kadar da sıfırlanmasının gerektiği vurgulanıyor.Petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil enerji kaynaklarının yerine de rüzgar, güneş ve su gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmesi istenen raporda ayrıca enerji tüketiminin azaltılmasının önemine de işaret ediliyor.Raporu hazırlayan IPCC bünyesindeki Uzmanlar Kurulu'nda 195 ülkenin temsilcileri yer alıyor. Rapor, üç ayrı bölüm halinde 2013 yılının eylül ayından beri açıklanıyor.Ban'dan çağrıBM Genel Sekreteri Ban Ki Moon da raporun final bölümünün açıklanmasının ardından küresel ısınma ile mücadelenin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Dünyanın felaketlerden korunabilmesi için derhal ve etkili bir şekilde çaba gösterilmesi gerektiğini belirten Ban, enerji tasarrufu ile herkesin bu mücadeleye katkıda bulunabileceğini kaydetti.Deutsche Welle
Memura, Emekliye Asgari Ücretliye Yüzde 3 Zam
2015 yılı memurlar, emekliler, asgari ücretliler ve kamu için zor geçecek. 2015 yılı programına göre, memura, emekliye ve asgari ücretliye gelecek yıl verilecek zam yüzde 3'ü geçmeyecek. Kamu da tasarruf önlemlerinden payını alacak. Kırtasiyeden, temizliğe kadar tüm alanlarda kamuda tasarruf geçerli olacak.ASGARİ ÜCRETLİYE 3+3Bakanlar Kurulu'nun 2015 yılı Programı kararı Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayınlandı. Buna göre, halen brüt 1.134 TL düzeyinde olan asgari ücret için gelecek yıl yüzde 3 artı 3 zam verilmesi planlanıyor. Asgari ücret, işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirleniyor ve aralık ayı sonunda açıklanıyor. Bu nedenle programda yer alan oranlar kesinlik taşımıyor, ancak hükümetin bu konudaki hazırlığını göstermesi açısından önem taşıyor.DİĞER ÜCRETLİLER İÇİN DE ZOR GEÇECEKProgramda yer alan bilgilere göre, SSK ve Bağ-Kur emekli aylıkları da benzer bir şekilde artırılacak. Bu kapsamda SSK ve Bağ-Kur emekli aylıkları ocak ve temmuz aylarında sırasıyla yüzde 3.45 ve yüzde 3.63 oranında artırılacak.Memurlar için de Memur-Sen'le yapılan toplu sözleşme kapsamındaki hükümler geçerli olacak. Bu çerçevede memur maaşları ve memur emekli aylıkları 2015 yılının Ocak ayında yüzde 3 ve Temmuz ayında yüzde 3.63 oranında artacak. Yüzde 3'ün üzerine gelen 0.63 ise enflasyon farkı olarak memur ve emekliye verilecek.HER YERDE TASARRUFKamu da sıkı tasarruf tedbirlerinden payını alacak. Bu çerçevede, savunma ve güvenlik giderlerinde reel artış yapılmayacak; buna karşılık kırtasiye ve büro malzemesi alımları, temizlik hizmetleri, temsil, tanıtma ve personel taşıması hizmetlerinde tasarrufedilecek. Bununla birlikte, 2015 yılı içerisinde özel okul desteği programı kapsamında 0,6 milyar TL harcama yapılacak. Ayrıca, 2015 yılında yapılacak genel seçimler nedeniyle siyasi partilere yardım için 0,5 milyar TL; genel seçim giderlerine yönelik olarak 0,3 milyar TL ödenek ayrılacak.Hacer Boyacıoğlu | Hürriyet
Zeugma Antik Kenti'nde 3 Yeni Mozaik Bulundu
Zeugma Antik Kenti'nde sürdürülen 'Muzalar Evi'ndeki kazı çalışmalarında 3 yeni mozaik gün yüzüne çıkarıldı.Türkiye İş Bankası'nın destek verdiği kazılarda çıkarılan mozaikler, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in de katıldığı toplantı ile kazı başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay tarafından tanıtıldı.Görkay, Roma'nın doğu sınırlarındaki en önemli merkezlerinden birinin Zeugma olduğunu söyledi.Antik kentte 2007'de başladıkları çalışmalarda 'Muzalar Evi'ni bulduklarını hatırlatan Görkay, çalışmalara bir süre ara verdikten sonra 2012 yılında yeniden başladıklarını ifade etti.Kazılarda Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve İş Bankası'nın desteğiyle önemli mesafe kat ettiklerini vurgulayan Görkay, 'Hala kazılmamış alanlar var. Burada kaya oyma mekanlar mevcut. Bu evlerin şimdilik birine ulaştık, evde altı mekan var. Bu yıl yaptığımız kazılarda 3 yeni mozaiği gün yüzüne çıkardık' dedi.Kazı sezonunun bittiğini ve en önemli aşamaya geçtiklerine işaret eden Görkay, şöyle devam etti:'Bundan sonra çalışmanın restorasyon ve konservasyon kısmı kalıyor. Burayı daha uzun vadeli koruyabilecek geçici çatı kurmayı düşünüyoruz. Antik kentte 2-3 bin konut olduğunu tahmin ediyoruz. Tabi bunun yüzde 25'i sular altında kaldı. Muzolar Evi'ndeki kazı gelecek yıl tamamlanacak.'Görkay, kazı çalışmasının yıllık bütçesinin her sene değiştiğini, 2005 yılından beri gerçekleştikleri kazılara yaklaşık 7 milyon TL harcandığını dile getirdi.'Kültürel miras en önemli zenginliğimizdir'Büyükşehir Belediye Başkanı Şahin de bölgenin insanlık tarihi kadar eski olduğunu, bütün medeniyetlerin en zengin dönemlerini burada yaşadığını söyledi.Roma, Hitit, Asurlar ve Bizans gibi imparatorlukların bu coğrafyayı medeniyete dönüştürdüğüne dikkati çeken Şahin, şöyle devam etti:'İşte bunun en önemli göstergesi bugün görmüş olduğunuz Zeugma'nın mevcut yapısıdır. Bu güzel eseri bize kazandıran ekibe teşekkür ediyorum. Petrol, doğal gaz ya da maden bir hazinedir ama kültürel miras en önemli zenginliğimizdir. Bu açıdan biz çok zenginiz, muhteşem bir mirasımız, tarihimiz ve medeniyetimiz var. Bunu şimdi yarınlara taşımanın planlarını yapıyoruz.'Yalnızca yol, su, alt ve üst yapı alanlarına kafa yormadıklarını, kültürel değerleri gün yüzüne çıkarmayı da önemsediklerini vurgulayan Şahin, 'Bu şehir ne kadar sanayi ve ticaret kentiyse o kadar da kültür ve turizm şehri olmayı hak ediyor. Bu da bizim en büyük görevimizdir. İnşallah Zeugma'daki medeniyetin fotoğrafının tamamını göstermek bize nasip olur' diye konuştu.Destek 2017'ye kadar kürecekTürkiye İş Bankası Kurumsal İletişim Bölüm Müdürü Suat Sözen ise ilk desteği Zeugma'nın sular altında kaldığı 2000 yılında verdiklerini anımsattı.Önemli bir görev üstlendiklerine dikkati çeken Sözen, şunları kaydetti:'Bu görevi bir süre daha üstleneceğiz. Umarım bizden sonra gelenler daha iyi işler yapar. Zeugma'daki kazı çalışmalarına ilk 2000 yılında Türkiye Anıt Çevre Turizm Değerlerini Koruma Vakfı'na aktardığımız kaynakla katkıda bulunduk. 2012 yılında başlatılan projeyle de Muzalar Evi'nde sürdürülen kazı çalışmalarının sponsoru olduk. İş Bankası'nın Zeugma'ya katkısı 2017 yılına kadar devam edecek.'Muhabir: Adem Yılmaz | AA
Gazetelerde Bugün | 3 Kasım Pazartesi
Hürriyet: Ölmedik 7 yıldır peşlerindeyizMilliyet: Kobani ayaktaysa Türkiye sayesinde Sabah: 17 ve 25 Aralık darbe girişimi Vatan: Böcekler için 13 müebbet!Taraf: Kobani’ye lahmacun servisiAkşam: Paralel bürokratlar müdahale etmedi Birgün: Kömürü seviyorlar da sökeni sevmiyorlar...Star: 'Mesele Kobani değil anlamadınız mı?' Cumhuriyet: Adım adım iflasZaman: Ölen öldüğüyle kalıyorYeni Şafak: Burun buruna roket savaşı
Reklam