onedio
Beyin Dalgaları ile Suç Olayları Çözülecek
Bilim insanları, spesifik beyin dalgalarının analiz edilmesiyle insanların unuttukları anıları geri getirebileceklerini öne sürdü. Yapılan araştırma, adli soruşturmalarda insanların unuttuğu bilgileri ve yalanlarını ortaya çıkarabilir.Araştırmacılar, soruşturma altında elde edilemeyen ve unutulan bilgileri, beyin dalgalarını analiz ederek ortaya çıkarabileceklerini düşünüyor. Belli beyin dalgalarına odaklanarak, insanların unuttuğu bilgilerin elde edilebileceği, hatta hangi konularda yalan söylediklerinin anlaşılabileceği ifade edildi.Psychological Science dergisinde yayımlanan araştırmada, P300 adı verilen beyin dalgasının incelenerek spesifik bilgilere ulaşılabileceği belirtildi. P300'ün analiz edilmesiyle, soruşturma esnasında çok fazla bilgiyi işlemeye çalıştığı için hata yapabilecek beyinden hedeflenen bilginin alınabileceği düşünülüyor.Concealed Information Test (CIT) adı verilen bir çalışma kapsamında 24 denek üzerinde analiz yapan bilim insanları, deneklerin bir suçla ilgili bilgileri ne kadar iyi hatırlayıp hatırlamadığını kontrol etti. Deneklerin tümü, dört saat boyunca kayıt yapan bir kamera ile gözlemlendi.Northwestern Üniversitesi'nden John B. Meizner ile J. Peter Rosenfeld'in başını çektiği araştırmada, katılımcılar test ve kontrol denekleri olmak üzere iki gruba ayrıldı. Araştırmacılar, test deneklerinden bir gün içinde tanık oldukları ve olmadıkları olaylar hakkında bilgi topladı. Test grubundakilere kişiye özel bilgilerden oluşan bir liste sunulurken, deney grubundakilere genel bir liste sunuldu. Listelerdeki bilgiler deneklere okunduğunda, Elektroensefalografi (EEG) ile P300 beyin dalgası incelendi.Kendilerine tanık olmadıkları olaylar hakkında da sorular sorulan test deneklerinin P300 dalgalarında belirgin bir değişim ölçülmedi. Deneklere, bir gün önce tanık oldukları olaylar hakkında bilgi verildiğinde ise beyin dalgaları değişim gösterdi.Detaylı bilgiler hatırlanabilirMeixner, yapılan deneyler sonucunda beynin tanık olduğu olaylar hakkında hatırlamadığı sıradan bilgileri bile gün yüzüne çıkarabileceğini belirtti: 'En ilgi çeken bulgu, deneklerin yaşadıkları bir gün içinde ulaşabileceğimiz bilginin önemsiz kısımlarını elde edebilmek. Bunlar bir şemsiyenin rengine kadar değişebilir.'Meixner, yöntemlerinin gelecek için büyük bir potansiyel barındırdığını belirterek, özellikle suç mahallindeki fiziksel içeriklerin hatırlanması sayesinde önemli bir atılım yapabileceklerini söyledi. Araştırmacılar, ileride yapacakları deneylerde tanımlayıcı ifadelerin yanı sıra video, fotoğraf ve diğer veri türlerini kullanarak P300'ün değişimini inceleyeceklerini belirtti.Cnet'in verdiği bilgiye göre, CIT Japonya başta olmak üzere dünyada birkaç ülkede kullanılıyor ancak ABD'de yeterince güvenilir kabul edilmiyor. Northwestern Üniversitesi tarafından yapılan çalışma, geçmişte sadece laboratuvar ortamında yapılan deneylere kıyasla gerçek dünyada yapılan ilk P300 deneyi olma özelliğini taşıyor.Al Jazeera
Yeni Bir Gezegende Su Bulundu
Bilim insanları, uzayın derinliklerinde Neptün büyüklüğündeki bir gezegende su olduğunu keşfetti. HAT P-11b adı verilen gezegenin atmosferinde su buharına rastlandı. ABD'nin Maryland Üniversitesi'nden araştırmacılar, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'ne (NASA) ait Hubble Spitzer ve Kepler teleskoplarını kullanarak atmosferini inceledikleri gezegenin, Dünya'dan dört kat büyük olduğunu belirtti.Bilim insanları, yörüngesinde bulunduğu yıldızın önüne geçtiğinde gezegenin emdiği ışığın renklerini ölçerek atmosferinde su olduğunu ortaya çıkardı. Ölçümler sırasında gezegenin atmosferinde bulut olmaması, bilim adamlarına yardımcı oldu.Ölçümler, HAT P-11b gezegeninin atmosferinin, yüzde 90 oranında hidrojenden ve önemli ölçüdesu buharından oluştuğunu gözler önüne serdi.   Daha önce bu tekniğin sadece Jüpiter gibi büyük gök cisimlerinde kullanılabileceği sanılıyordu.   HAT P-11b gezegeninin, yıldızına çok yakın olduğu için yaşam barındıramayacak kadar sıcak olduğu belirtildi.
Şimdi de Robot Arılar Geliyor!
Çiçekleri dölleyen polenleri taşıyarak meyve ve sebzelerin oluşmasını sağlayan arıların toplu halde yok olması üzerine robot arı geliştirildi . Deutsche Welle Türkçe internet sitesinin haberine göre ABD'li bilim insanlarının ürettiği RoboBee, doğadaki orijinali gibi çiçek dölleme görevini yerine getirebiliyor. Şimdilik 15 dakika uçabildiği ve enerji yenileme problemi olduğu belirtilen RoboBee'lerin iki yıl içinde geliştirilereceği öngörülüyor.Kanat genişliği sadece 3 cm olan, 80 miligram ağırlığındaki RoboBee, dünyanın en küçük ve uçabilen robotu unvana da sahip .Bilim insanları, RoboBee'yi inşa edebilmek için milimetrenin altına inen çözünürlük seviyesinde çok zor bir çalışma gerçekleştirdi . Balata ve civataların anlamsız kaldığı kadar küçük bir boyutta olan RoboBee, çok farklı bir yöntemle bir araya getirildi.RoboBee, birbirlerine yapıştırıcı ile tutturulabilen farklı materyallerin kullanıldığı düz levhalarla bir araya getirildi. Levhaların katlanabilir olması, RoboBee'nin bir araya getirilmesini kolaylaştırdığı gibi hareket kabiliyetini artırdı.Diğer önemli görevleriRoboBee’yi, orijinal kopyalarına bir alternatif oluşturmak dışında başka önemli görevler de bekliyor. Minik robotun, doğal afetler sonrası arama-kurtarma çalışmalarında ya da tehlikeli çevre koşullarında keşif amaçlı kullanılması da hedefleniyor. Ayrıca robotun, askerî gözetleme, hava ve iklim haritalama ve trafik izlemede de kullanılması öngörülüyor.Araştırmacıların amacı tüm bu kullanım alanları için bağımsız bir şekilde uçabilen yapay böcekler yapmak. RoboBee ise henüz o aşamaya gelmedi. Hâlihazırda küçük robotun uçuşu 8 farklı kamera ile takip ediliyor. Robotun tüm hareketleri kameralar aracılığı ile onu kumanda eden bilgisayara gönderiliyor. RoboBee henüz uzun süre uçamıyor. Robot böcek havalandıktan 15 dakika sonra bitkin düşüyor.Mühendis Robert J. Wood, robotun yorulma kapasitesinin henüz çok yüksek olduğunu, ayrıca enerji temininde de hâlâ sorunlar yaşandığını kaydediyor. Minik arı şimdilik ufak bir kablo ile enerji temin ediyor. Bu ufak robotu havalandırmaya uygun bir pil ise henüz icat edilmedi. Bilim insanları mini robotun bu en önemli sorunlarına iki yıl içinde çözüm bulabilmeyi hedefliyor.130.000 bitki arılar sayesinde varABD başta olmak üzere dünya genelinde onlarca ülkede, bal arılarının gizemli bir şekilde ortadan kaybolması ile gündeme gelen, 'arılar ölürse ne olur?' sorusuna, uzmanlar, şu yanıtı veriyor: 'Çiçek ve bitki türlerinin tüm polenleri arıların ayaklarına yapışarak taşınıyor. Arılar 130 bin farklı bitki türüne konarak bunların üremelerini sağlıyor. Sadece bir kovandaki arılar 1 günde 1 milyon çiceği döllüyor. Bu durum arıların yok olması durumunda bi bitkilerin de ortadan kaybolacağı anlamına geliyor. Bu tüm canlılar için ciddi tehdit oluşturuyor.'Haberin tamamı ve fotoğraflar için : İnsanoğlu arılarla iletişim kurmayı başardı !
Curiosity Mars'ta Top Buldu
Mars keşif aracı Curiosity, heyecan verici bir keşifte bulundu. Mars yüzeyinde araştırmalar yapan robot Curiosity, top şeklinde minik bir kürenin fotoğraflarını gönderdiDiscovery News sitesinde yayınlanan habere göre, Curiosity’nin çektiği fotoğraflar arasında düz bir kayanın yüzeyinde, mükemmel bir küre şeklindeki bir ‘top’ görülüyor. Biraz tozlu olmakla birlikte, aslında çevresindeki diğer kayalardan farklı bir rengi olduğu da görülebiliyor.NASA’daki bilimadamları ise bu fotoğrafta görülen objenin insan ya da uzaylı yapımı bir top olmadığını, yalnızca ‘katılaşma’ yoluyla oluşan bir kayacık olduğunu ifade ediyor.NASA’nın 6 tekerli keşif aracı Curiosity, şu sıralar Aeolis Mons adlı antik bir göl kraterinde keşifler yapıyor. Sharp Dağı adı verilen bir dağın tabanında bulunan gölde, bundan milyonlarca yıl önce sıvı suyla dolu bir göl olduğu düşünülüyor. Fotoğraf da Mars Bilim Laboratuvarları’na (Mars Science Laboratories, MSL) ait Mastcam tarafından çekildi ve 11 Eylül’de sisteme yüklendi. Ancak bilimadamlarının fotoğrafta alışılmadık bir obje bulunduğunu fark etmeleri biraz sürdü.Fotoğraftaki obje ilk bakışta Ortaçağ’da kullanılan gülleleri hatırlatıyor. Beynimiz, fotoğraftaki nesnenin insan yapımı (Ya da belki de uzaylı yapımı!) bir top olduğunu bize söylese de, muhtemelen bu yalnızca, inanılmaz aşamalardan geçerek oluşmuş normal bir kaya. MSL bilimadamları, kayanın fotoğrafta göründüğü kadar büyük olmadığını da ekliyor; kaya muhtemelen yalnızca 1 santimetre çapa sahip.Yapılan açıklamada bunun “konkresyon”, yani katılaşma sonucu oluşmuş bir kaya olduğu ihtimali üzerinde duruluyor. Bundan milyonlarca yıl önce Mars’ta sıvı halde su varken oluşan tortul kayaçlardan oldukları söyleniyor. Yapılan araştırmalar, Mars’ta eskiden sıvı halde su bulunduğunu, yüzeyde pek çok göle rastlandığını ortaya koymuştu. Bu kaya da, muhtemelen milyonlarca yıl önce göl olan bir kraterde bulundu. Söz konusu kraterde hala bir göl bulunduğu sırada, kayaların suyun hareketiyle aşınmış olabileceği, top şeklindeki kayacıkların da bu şekilde ortaya çıkması ihtimali üzerinde duruluyor.2004 yılında Mars yüzeyinde bu şekilde oluşan başka kaya örnekleri de bulunmuş, (yukarda) hatta bunlara “yabanmersimi kayaları” denilmişti. Öte yandan bilimadamları, daha önce bulunan kayalar arasında bu denli mükemmel bir ‘top’ bulunmadığı da sözlerine ekliyor.Milliyet
Buffy the Vampire Slayer İzlemek İçin 10 Neden
Dizinin ismine bakıp da esas kızımızın salt vampir avcısı olduğunu düşünmeyin. Buffy ve ekibi, 144 bölüm içinde yüzlerce farklı özelliklerde iblisle mücadele ettiler. Sadece iblisler mi var? Hayır! Kurt adam, cadı, zombi, tanrıça ve hatta yeryüzünün ilk Kötü'sü...
Reklam
Dövme ve Dövme Ekipmanları ile İlgili Bilgi Sahibi Olmanızı Sağlayacak İlginç Çalışma
Son zamanların en popüler bilim blogu haline gelen Smarter Every Day'den Destin dövme makinesinin nasıl çalıştığına, kaç tip makine olduğuna ve iğne çeşitlerine dair harika bir çalışma hazırlamış. İşin mutfağına giderek her şeyi ustasından öğrenen ve bizlere aktaran Destin'e teşekkür ederiz. Hem ekipmanları tanıyalım hem de makinenin çalışma mantığını öğrenelim.Makine tipleriyle başlıyoruz...
Hata Yapan Sürücülere Havadan Ceza Yağacak
Kurban Bayramı tatilinde oluşacak trafik yoğunluğunun giderilmesi için polis helikopterleri de görev yapacak. Havadaki ekipler hem trafiğin yoğun olduğu bölgeleri hem de hata yapan sürücüleri tespit edecek.Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi Başkan Yardımcısı Pilot Emniyet Müdürü Aziz Özmen , AA muhabirine yaptığı açıklamada, İçişleri Bakanı Efkan Ala tarafından imzalanan genelge kapsamında Kurban Bayramı'nda trafik polislerinin çalışmalarına havadan destek vereceklerini belirtti.Bayram nedeniyle oluşacak trafik yoğunluğunu çözmek amacıyla İstanbul ve Ankara başta olmak üzere 7 büyük ilde görev yapacaklarını ifade eden Özmen , bu kapsamda 26 helikopterle uçuşların gerçekleştireceğini söyledi.Bayramlarda büyük şehirlerden vatandaşların çıkışlarının yoğun olduğu ana arterlerde, otobanlarda, çeşitli noktalarda trafik şube ekiplerinin çalışmalarına katkı sağlayacaklarını dile getiren Özmen, şunları söyledi:' Çalışmalarımız kapsamında yerdeki trafik birliklerine aktarılan görüntülerle, plaka tanıma, aracın görüntüsü, bu görüntünün merkeze aktarılması konularında yer birliklerine yardımcı olunuyor. Böylece yer birliklerinin önceden öngörü yaparak ekiplerin nerede durması gerektiğine yardımcı olunuyor. Sadece Ankara'da değil, İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Antalya, Adana, İzmir'de tüm bölgelerde muhtelif sayılarda pilot ve hava aracı ile bu hizmet veriliyor. Bayram dönemlerinde yaklaşık 30 pilot uçuş hizmetlerine katılıyor, bir o kadar personel de yerde destek birliği olarak bekletiliyor .'İstanbul için 2 helikopterAnkara'da özellikle bayram trafiğinin yoğunlaştığı Konya , Samsun , Eskişehir istikametine doğru havadan kontrollerin yapılacağını ifade eden Öz m en, İstanbul'da ise 2 helikopterin trafik kontrollerinde görev alacağını belirtti.Özmen, diğer bazı büyük şehirlerde ise birer helikopterin trafik hizmetlerini yürüten ekiplere bayram süresince havadan katkı sağlayacağını aktardı.Bayram tatillerinde havadan yapılan kontrollerin yeni bir uygulama olduğunu bildiren Özmen, ' Trafik ihlalleri yapan sürücüler eskiden manuel cihazlarla kontrolleri yapılarak yerdekitrafik ekiplerine telsiz vasıtasıyla bildiriliyordu. Ancak şu anda son teknolojiyle görüntüyü aktarıyoruz' diye konuştu.Havadaki ekiplerin oluşan trafik yoğunluğunun açılmasına da katkı sağladığını aktaran Özmen , ' Herhangi bir noktada trafikte tıkanma, yığılma durumu veya kaza olmuşsa söz konusu durum hemen yerdeki ekiplere bildiriliyor ve onların acil şekilde bu bölgelere intikal etmeleri sağlanıyor ' dedi.Hata yapan sürücü havadan görüntüleniyor' Hata yapan sürücünün hem fotoğrafı hem görüntüsü yer hizmeti trafik şube polislerine bildiriliyor, ona göre ceza kesiliyor ' diyen Özmen , alınan tüm önlemlerin vatandaşa hizmet için gerçekleştirildiğini vurguladı. Havacılık Dairesi Başkan Yardımcısı Pilot Emniyet Müdürü Özmen , ' Emniyet teşkilatında görevli trafik ekipleri olsun, havacılık dairesi ekipleri olsun bizlerin amacı milletimize hizmet etmektir, ceza kesmek değildir. Biz bunları yerine getirirken, vatandaşımızın Kurban Bayramı'nı kazasız belasız sakin bir şekilde geçirmesini arzu ediyoruz ' ifadelerini kullandı.Kaynak: AA
Reklam
Ve Ahmetler Kanyon'unda HES Durduruldu
ANTALYA 2'nci İdare Mahkemesi, Akseki ve Manavgat ilçeleri sınırlarını kapsayan ve köylünün direnişine sahne olan Ahmetler Kanyonu Karpuz Çayı üzerinde yapılması planlanan Kanyon Regülatörü ve HES projesi için açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verdi.Antalya'nın Akseki İlçesi'nden başlayıp Manavgat İlçesi'ne devam eden Karpuz Çayı ve bu çayın geçtiği Ahmetler Kanyonu'nda inşa edilmesi kararlaştırılan Kanyon Regülatörü ve HES projesi hakkında Antalya Valiliği, 31 Aralık 2009 tarihinde 'Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir' kararı aldı. Bu karardan 2012 yılında haberdar olan köylülerin yaptıkları dava başvurusu, 60 günlük itiraz süresi aşıldığı gerekçesiyle kabul edilmedi. Ardından şirket çalışanlarının inşaat için araçlarıyla birlikte gelmesiyle birlikte köylüler büyük bir direniş başlattı ve çok sayıda sivil toplum örgütünün de desteğiyle çadırlı eylem yaptı. Köylülerin günlerce sürdürdüğü direniş karşısında şirket araçlarını geri çekmek zorunda kaldı.İPTAL KARARI BEKLENİYORAhmetler Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği Sözcüsü Mustafa Koç, 'Eğer bu ülkede hukuk ve bilim işe yarıyorsa, kanyondaki gerçekler ışığında, böyle değerli bir alana HES yapılması doğru değildir. Mahkemenin de bunu görüp ilk aşamada verilen yürütmeyi durdurma kararı yerindedir' dedi.Köylülerin avukatı Tuncay Koç ise, yürütmeyi durdurma kararının ardından mahkeme sürecinin yaklaşık 3-4 aylık bir prosedür sonrası esas kararı vereceğini belirtti. Bilirkişi raporunun da ortada olduğuna işaret eden Avukat Koç, 'Zaten Ahmetler Kanyonu gibi doğa güzelliği muhteşem bir yere böyle bir proje uygulanması bir cinayettir. Zaten şuan bir çalışma yok ve köylülerin direnişinde haklı oldukları da mahkeme kararıyla ispatlandı. Verilecek esas kararında ÇED gerekli değildir kararının iptali yönünde olmasını bekliyoruz' diye konuştu.DHA
Hint Uydusundan İlk Mars Fotoğrafı
Hindistan'ın uzay ajansı ISRO Mars yörüngesine giren uydusu tarafından çekilen, Kızıl Gezegen'in ilk resmini yayımladı.Twitter hesabı @isro'dan 'Burada manzara güzel' tweeti atıldı.ISRO Hindistan Uzay ve Araştırma Ajansı'nın başharfleri.Mangalyaan uydusu tarafından şu ana kadar ancak bir kaç tane görüntü gönderildi.Misyonun bir parçası da Mars atmosferinde yaşam belirtisi incelemek.Bu Mars yörüngesine başarıyla girilen ilk deneme ve benzerleri arası da en ucuz sefer.Nasa'nın son Maven misyonu bunun neredeyse 10 katı maliyete sahipti.Hindistan medyası girişimi 'tarihi bir başarı' olarak selamladı.Hindu gazetesi 'Kızıl Gezegen'in yüzeyinin yaklaşık 10 resminin gönderildiğini, bunlarda bazı kraterler göründüğünü' bildirdi.Yetkililerin resimlerin 'iyi kalite' olduğunu söylediği de gazete tarafından bildirildi.Hindistan'ın Mars'a gönderdiği 'Mars aracı' anlamına gelen Mangalyaan uydusu dün başarılı bir şekilde yörüngeye yerleşti.Böylelikle, Hindistan Kızıl Gezegen'de uydusu olan dördüncü ülke oldu.Uydu Mars'ın fotoğraflarını çekecek ve atmosferini inceleyecek.Rusya, ABD ve Avrupa'nın da Mars yörüngesinde uyduları bulunuyor.Ancak uyduyu yörüngeye yerleştirmeyi ilk fırlatışta başarabilen ilk ülke Hindistan oldu.Hindistan Başbakanı Narendra Modi ülkesinin 'neredeyse imkânsızı başardığını' söyleyerek bilim insanlarını kutladı.Modi, 'Olasılıklar çok düşüktü. Daha önce 51 kez denenen Mars'a uydu yerleştirme girişimi sadece 21 kez başarıya ulaşmıştı. Başardık' diye konuştu.Uyduyu Mars'a gönderme görevini 'Bangalor'dan bir golf topuna vurup tek seferde Londra'daki bir deliğe sokmak gibi' ifadeleriyle tanımlayan ekibin Başkan yardımcısı BN Ramkrishna da, 'Her şeyin kusursuzca hesaplanması gerekiyordu' diye konuştu.74 milyon dolara mal olan operasyon, şu ana kadar yapılan gezegenler arası uzay görevlerinin en ucuzu oldu.Mangalyaan uydusu özellikle metan, yani bataklık gazı arayacak. Zira bu gaz gezegendeki olası biyolojik aktivitelere yönelik en önemli gösterge.BBC
Dünya'nın Dört Katı Büyüklüğündeki Bir Gezegende Su Bulundu
Bilim adamları, uzayın derinliklerinde Neptün büyüklüğündeki bir gezegende su olduğunu keşfetti. 'Nature' dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Dünya'dan 124 ışık yılı (yaklaşık 1 katrilyon kilometre) uzaklıktaki Kuğu Takımyıldızı'nde yer alan bir yıldızın yörüngesinde bulunan ve HAT P-11b adı verilen gezegenin atmosferinde su buharına rastlandı.  ABD'nin Maryland Üniversitesi'nden araştırmacılar, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'ne (NASA) ait Hubble Spitzer ve Kepler teleskoplarını kullanarak atmosferini inceledikleri gezegenin, Dünya'dan dört kat büyük olduğunu belirtti.  Bilim adamları, yörüngesinde bulunduğu yıldızın önüne geçtiğinde gezegenin emdiği ışığın renklerini ölçerek atmosferinde su olduğunu ortaya çıkardı. Ölçümler sırasında gezegenin atmosferinde bulut olmaması, bilim adamlarına yardımcı oldu.  Ölçümler, HAT P-11b gezegeninin atmosferinin, yüzde 90 oranında hidrojenden ve önemli ölçüde su buharından oluştuğunu gözler önüne serdi.   Daha önce bu tekniğin sadece Jüpiter gibi büyük gök cisimlerinde kullanılabileceği sanılıyordu.   HAT P-11b gezegeninin, yıldızına çok yakın olduğu için yaşam barındıramayacak kadar sıcak olduğu belirtildi.Akşam
Reklam
Japonya Saatte 500 Km Hız Yapan Hızlı Trenini Deniyor
Maglev teknolojisi bir süredir geleceğin ulaşım teknolojisi olarak anılıyor. Japonya’nın yaptığı son test bunu kanıtlar nitelikte. Söz konusu teknolojinin ilk defa halka açık olarak yapılan testini Central Japan Railway Company adlı japon şirket yaptı ve 500km hıza ulaşıldı. Tokyo ve Nagoya arasında bağlantı kurması beklenen hattın ise 2027 yılında açılması planlanıyor.
Reklam
Jolie'nin Gözünden Bilim ve Doğa
Angelina Jolie, yeniden yönetmenlik koltuğuna oturmaya hazırlanıyorKenya’lı bilim adamı ve çevreci Richard Leakey’nin hayatının beyazperdeye aktarılacağı filmin senaristliğini yapacak olan ismin Eric Roth olduğu açıklandı. Roth daha önce, Forest Gump , The Curious of Benjamin Buton/ Benjamin Button’nun Tuhaf Hikayesi gibi Oscar ödüllü filmlerin senaristliğini yapmıştı.Doğal hayatı ve fosil alanları korumasıyla bilinen, antropolog, biliminsanı Richard Leakey, alanında dünyanın en önemli otoritelerinden biri olarak gösteriliyor. 1984’te Afrika’da Turkana Gölü kıyısında bulduğu, bir buçuk milyon yıl öncesine ait Homoerectus insan türüne ait erkek çocuğunun iskelet kalıntılarını bularak, yüzyılın en önemli fosil keşiflerinden birine imza atmıştı.BİR FİLMDEN DİĞERİNEİlk filmini 2007’de çeken Jolie, dört yıl sonra ikinci yönetmenlik deneyimini Land of Blood and Honey/ Aşk ve Bal, filmiyle yaşadı. Bosna Savaşı’nı anlatan filmde Jolie, ilk defa senaryoyu kendi kaleme almıştı. Oyuncu, gelecek yıl vizyona girmeye hazırlanan üçüncü filmi Unbroken’ın yanısıra şu anda Malta’da senaryosunu kaleme aldığı ve başrollerini eşi Brad Pitt ile paylaştığı By The Sea filmini yönetiyor. INDEPENDENT | Taraf
Türkiye'de Üretildi: "Tek Kullanımlık Nefes Analiz Sensörü"
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nce gerçekleştirilen ve 'Elektronik burun' diye nitelendirilen 'Tek Kullanımlık Nefes Analiz Sensörü' projesiyle, akciğer kanseri ve diyabetin tanısı insanın nefesiyle konulabilecek.İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nce gerçekleştirilen ‘Elektronik burun’ (Tek Kullanımlık Nefes Analiz Sensörü) projesiyle, akciğer kanseri ve diyabetin tanısı insanın nefesiyle konulabilecek.Maske içerisine yerleştirilen özel sensör aracılığıyla insanın nefesindeki bileşenleri analiz edecek olan cihazın yapım projesini, İstanbul Kalkınma Ajansı'nın 1,2 milyon liralık desteğiyle İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi birlikte gerçekleştirecek.İYTE Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümit Hakan Yıldız, ilk etapta 25 adet üretecekleri cihazın Cerrahpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki deneme safhasından sonra seri üretimine geçilebileceğini ve Türkiye genelinde rahatlıkla eczanelerden ya da aile hekimlerinden temin edilebileceğini söyledi.NASIL ÇALIŞACAK?Yıldız, aletin çalışma mantığını şöyle açıkladı:'İnsan nefesi birçok bileşenden oluşuyor. Bizim bildiğimiz su buharı ve karbondioksittir. Ama bunun içinde birçok uçucu organik bileşikler vardır. Cihaz, nefesten uçucu organik bileşiklerin tayinini sağlayacak. Organik bileşiklerin bir kısmının konsantrasyonunun belli seviyeyi aşması durumunda bunun bazı hastalıkların belirteçleri olduğu düşünülüyor. Biz de şunu düşündük. Akciğer kanseri ve diyabet birçok uçucu organik bileşiklerle ilişkili. Akciğer kanseri toluenle, diyabet asetonla ilgili. Nefesteki toluenin artması akciğer kanseri riski olanlarda, asetonun artması diyabet riski olan kişilerde görülür. Bütün her şeyi yerli olacak tek kullanımlık maskedeki sensörler nefesteki bu iki bileşiğin değerlerini tespit ederek akciğer kanseri ve diyabetin ön tanısını sağlayacak. Bu bilgiler sayesinde de hastalığa yakalanmadan müdahalede bulunulabilecek.'KÖPEKLER DE KULLANILIYORKokudan kanser testi, yeni bir olgu değil. Kimi tıp merkezlerinde köpeklerin olağanüstü koku olma becerileri nedeniyle, eğitimli köpeklerle kanser testi uygulanıyor.CNN TÜRK
Reklam
Miranda'nın Sırrı Çözüldü
Bilim insanları, Güneş Sistemi'ndeki en farklı uydu olan, Uranüs'ün uydusu Miranda'nın bu şekline, sahip olduğu olağandışı yörünge hareketinin sebep olduğunu düşünüyor.Güneş Sistemi'nin dışına çıkan ilk insan yapımı uzay aracı olan Voyager-1'in ikizi Voyager-2'nin 1986'da görüntülediği Miranda uydusu hakkında önemli bir soru işareti ortadan kalkmış olabilir. Uranüs'ün beş büyük uydusundan biri olan Miranda'nın keşfinin ardından NASA, Miranda'nın 'Dünya dışı gök cisimleri arasında en karmaşık ve tuhaf yüzeye sahip olduğunu' belirtmişti.Voyager-2 tarafından elde edilen yüksek çözünürlüklü fotoğrafta, Miranda'nın dışında sadece Venüs'te bulunan üç 'corona' ve kraterlerden bağımsız yüzeyde dağınık tepeler ile vadiler görüldü. Gökbilimciler, oval şekilli corona'ların, yüzey altındaki sıcak akıntılardan kaynaklandığını düşünüyor.Geology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, keşfedilmesinden yaklaşık 30 yıl sonra Miranda'nın 'tuhaf' görünümünün neden kaynaklandığı çözülmüş olabilir. Brown Üniversitesi'nde gezegen bilimcileri Noah Hammond ve Amy Barr'ın başını çektiği araştırmada, Miranda'nın yüzeyindeki karmaşanın 160 kilometrelik buzul yerkabuğunda yer alan sıcak noktalardan kaynaklanıyor olabileceği ifade edildi. Hammond, 'son derece soğuk olmasına rağmen Miranda'da çok sayıda jeolojik faaliyet yaşandığını' belirtti.Gökbilimciler, Güneş Sistemi'nin uzak köşelerindeki birçok gök cisminde benzer keşiflere imza atmıştı. Dünya dışındaki ilk yanardağ patlaması Jüpiter'in uydusu Io'da keşfedilmiş, Satürn'ün uydusu Enceladus'ta sıcak su kaynakları bulunmuş, Titan'da dev göller ortaya çıkarılmış ve Europa'da tektonik plaka hareketleri tespit edilmişti.Sıcaklık nereden geliyor?Jeolojik hareketlilik için Miranda sıcak kaynaklara ihtiyaç duyuyor ancak Güneş Sistemi'ndeki yedinci gezegen olan Uranüs'ün uydusunda yüzey sıcaklığı -212 derece olarak biliniyor. Ancak diğer uydulara kıyasla Uranüs'le çok farklı bir yörünge hareketi çizen Miranda, gezegene yaklaşıp uzaklaşan, uzun bir yörüngede ilerliyor.Hammond ve Barr'ın hazırladığı sayısal modeller, Miranda'nın yörünge hareketi boyunca sadece Uranüs değil diğer uydularla da güçlü bir yerçekimsel etkileşime girdiğini ve ortaya çıkan gel-git kuvvetlerinin corona'lar altındaki jeolojik faaliyetleri artırdığına inanıyor.Gaz devi Uranüs'ün ekvatoruna eğik olan yörüngesi, Miranda'nın çeşitli gel-git kuvvetlerine maruz kalarak 'büzülüp-genişlemesine', böylece buzul kabuğunda ısı oluşmasını sağladı. Araştırmacılar, gel-git kuvvetlerinin neden olduğu ısı yayılımının corona'lar ve bu yapıların oluşturduğu diğer düzensiz yapılarla uyuştuğunu belirtti.Kaynak: Al Jazeera
Türkiye'nin Robot El Projesi
'Dünyada hızla yayılan robot el hareketinin Türkiye'de de yansıma bulabileceğini düşünüyoruz.'3D Print dünyasının hayatı değiştiren heyecanlı süreci içinde pek çok proje ve tasarım ile karşılaşıyoruz. Bu projeler giderek çoğalıyor ve çeşitleniyorken bizi en çok etkileyen Enablingthefuture.org hareketi oldu. Bu sitede gördüğümüz robot el uygulamasını 3D Print teknolojisiyle yapılabilecek en faydalı projelerden biri olarak değerlendirdik.Kar amacı gütmeyen bu hareketin amacı protez ihtiyacı duyan bireylere maliyetli alternatifler yerine belirli bir emek ve zaman ayrılarak kişiye özel ölçü ve niteliklerde 3 boyutlu yazıcılarla üretilmiş, neredeyse bedava denilebilecek maliyetle, kullanılabilir robot eller sağlamak.Medikal bir müdahale gerektirmeyen bu mekanik cihazlar ile özellikle genç yaşta parmak / el / kol uzuvları olmayan insanların hayata nasıl sarılma imkânı bulduğunu görmek hepimizi hem duygulandırdı hem de heyecanlandırdı.3D Print robot el denemesiBulabildiğimiz tüm el modellerini değişik malzemelerle basıp inceleyerek verimliliğini ve yapılabilirliğini gördükten sonra Enablingthefuture hareketi bizlere böyle bir projenin Türkiye'de de gerçekleştirilebileceğini düşündürdü. Böylece yapılabilirliğini göstermek için baskı testleri sonrasında bir gönüllü ile çalışmaya karar verdik. Aradığımız gönüllü bireysel olarak ulaştığımız bir kardeşimiz oldu.Gönüllümüz Mehmet 'in sağlam elinden alınan ölçülere yapılan tasarım ve baskı denemeleriyle işe başladık. Daha sonra çok ta uzun sayılamayacak bir sürede eklemelerimizi tamamlayıp Mehmet'i test sürüşüne davet ettik. İlk takıldığı andan itibaren inanılmaz hızlı bir adaptasyon süreci gözlemledik. (Not: yine de uzun vadede yapılacak hareketlerin ve kolun güçlendirilmesiyle ilgili bir fizyoterapistle görüşülmesinde fayda görüyoruz)Sonuçlar inanılmaz güzel oldu. Kazadan 7 ay sonra robot eli kullanarak genel ihtiyaçlarını gidermekle birlikte bisiklete binmek top tutmak gibi yapamadığı fonksiyonları da yapabilir hale geldi. 3D Printer kullanarak sağ el fonksiyonunun bir kısmını kaybetmiş Mehmet kardeşimizle beraber büyük maliyetli protez eller yerine son derece ucuza mal olan kullanışlı bir alternatifin ülkemizde de sunulabileceğini gösterdik.5 dakika & 3D Print5 dakika olarak hem gerçek hem sanal ortamda çalışan bir ekibiz. 11 yıldır ' Deneyim tasarımı ' (Experience Design) hizmeti veriyoruz... Ürün, süreç, hizmet, etkinlik ve mekanlar tasarlıyoruz. Tasarım kavramını, mikroda ve makroda; ölçekten, içerik ve biçimden bağımsız, rasyonel bir süreç olarak benimseyerek kendimizi 'tam servis çözüm ortağı' olarak tanımlıyoruz.3D Print Dünyası ise en güncel projemiz; 2.5 yıldır bu dünyanın içinde 3 boyutlu yazıcılarla çalışıyoruz. 3D Printer / 3 boyutlu yazıcılarla ilgili; makine yapmaktan filament akışını kontrol etmeye, fonksiyonel / sanatsal obje tasarlayıp basmaktan bu alanda kullanılan her çeşit programı kullanmaya kadar FDM (Eklemeli üretim) teknolojisiyle çalışan 3 boyutlu yazıcılarla ilgili pek çok parçayı denedik, çoğu uygulamayı kullandık, neredeyse her baskıyı gerçekleştirdik. Süreç sırasında 3dpd.co 3dprintdunyasi.com kurx.com ve sosyal medya aracılığıyla deneyimlerimizi paylaştık.Chip
TSE'den Başkente "Dev" Laboratuvar Üssü
TSE, Ankara Temelli'ye 'dev' bir laboratuvar üssü kurmak için çalışmalara başladı.Türk Standardları Enstitüsü (TSE), Ankara Temelli'ye 'dev' bir laboratuvar üssü kurmak için çalışmalara başladı. Enstitüsü, 120 milyon liralık yatırımla, Temelli'yi Ortadoğu ve Balkanların test ve eğitim merkezi yapmayı hedefliyor.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, TSE'nin 2018 yılında faaliyete geçirmeyi planladığı Temelli kompleksi, yaklaşık 100 bin metrekare kapalı alana sahip olacak. Komplekste yer alan tüm bina inşaatları, mekanik ve elektrik tesisatları, alt yapı işleri, dahili yollar, kanalizasyon ve yağmur suyu drenajları, çevre düzenleme işleri, tesisat galerisi, otopark, peyzaj ve ağaçlandırma için yaklaşık 120 milyon lira ön maliyet hesaplandı.Kamu ihale kanunları çerçevesinde yapılacak tesisin finansmanı, TSE'nin öz kaynaklarıyla sağlanacak.TSE, bu yatırımla Avrupa'da sadece birkaç ülkede olan, Ortadoğu ve Balkanlarda ise örneği bulunmayan 'dev' bir laboratuvar üssünü Türkiye'ye kazandırmayı hedefliyor.14 laboratuvarSanayinin ihtiyaç duyduğu gelişmiş teknoloji konularındaki ihtiyaçlara yanıt verecek komplekste 14 farklı laboratuvar olacak.Kimya, gıda, yapı malzemeleri, makina ve malzeme, elektrik/elektronik, bio-uyumluluk, EMC ve akustik, tekstil ve nanoteknoloji, formaldehit ve organik bileşikler analiz, çevre şartları, asansör test merkezi, enerji sistemleri, yüksek güç ve gerilim ile yüksek gerilim direkleri laboratuvarlarının yer alacağı üste ayrıca, Ankara Araç Kontrol Merkezi de bulunacak.Komplekste laboratuvarların yanı sıra, 600 kişilik konferans salonu, teknik kurul salonu, uluslararası akreditasyon kuruluşlarının ofisleri, genel arşiv ve kütüphane, Türk sanayisinde önem arz eden ve uzun yıllar kullanılmış laboratuvar cihazlarının sergilendiği kamuya açık müze, Ar-Ge ve teknoloji alanları ile sağlık, spor merkezi, kreş, yemekhane, mutfak ve teknik merkezler de olacak.Türkiye'nin 'ilk uygulamalı eğitim merkezi'Komplekste ulusal ve uluslararası bazda sanayiciye, üreticiye, hizmet sektörüne, akademisyenlere, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik uygulamalı laboratuvar, kalibrasyon ve Ar-Ge amaçlı uygulamalı eğitimler de verilecek. Bunların yanı sıra, enerji verimliliği, organik tarım ve hayvancılık, bilgi güvenliği, helal gıda, kalite sistemleri gibi alanlarda verilecek eğitimlerle ,kompleksin Türkiye'nin 'ilk uygulamalı eğitim merkezi' olması hedefleniyor.Öte yandan, tesiste ISO, CEN, CENELEC, IEC gibi uluslararası ve bölgesel standart kuruluşlarının irtibat ofislerinin yer alacağı bir koordinasyon merkezi de oluşturulacak.Güvenli yeşil bina kriterlerine göre projelendirilecek ve belgelendirilecek Temelli Kompleksi enerji verimliliği, çevreye ve insana duyarlılık ve kalite sistemleri konularında örnek bir kompleks olacak.AA
Reklam