onedio
Hükümetten KOBi'lere Destek Paketi
Başbakan Davutoğlu'nun açıkladığı pakete göre uluslararası piyasada markalaşmak isteyen firmalara 150 bin lira devlet desteği verilecek.Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümetin KOBİ'lere (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler) destek için yeni bir planı hayata geçireceğini duyurdu.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na bağlı KOSGEB'in (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) düzenlediği ödül töreninde konuşan Davutoğlu, girişimciler için dört destek açıkladı. Buna göre;KOBİ'lerin ürün bazında uluslararası arenaya açılabilmesi için kurumsallaşma ve markalaşmaları desteklenecek. 100 milyon bütçeli programda 300 firmaya 150 bin lira destek verilecek.'İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı' kapsamında üç işletmenin biraraya gelerek oluşturacakları teknolojik girişimlere 300 bin TL geri ödemesiz toplamda 1 milyon lira destek sağlanacak.ARGE, inovasyon alanlarındaki KOSGEB destekleri yüzde 50 artacak.'Girişimcilik Destek Programı'nda kadın ve engelliler için bugüne kadar sağlanan destekten birinci dereceden gazi ve şehit yakınları da yararlanacak. Bu Yüzde 10 olan limit, yüzde 20'ye çıkarılacak.Al Jazeera Turk
En Eski Yılan Fosili Bulundu
Bilim insanları bilinen en eski yılan fosillerinin ortaya çıkarıldığını açıkladı. 140 ile 167 milyon yıl öncesine ait olan fosiller, antik yılanların günümüzde yaşayan bazı türlere benzerlik gösterdiğini ortaya koydu.Londra Doğal Tarih Müzesi'ndeki çekmecelerde bulunan fosilleri inceleyen bilim insanları, tarihin en eski yılan kalıntılarını ortaya çıkardı. 167 milyon yıl öncesine uzandığı düşünülen fosiller, yılanların evrim süresini kabul edilenden 70 milyon yıl önceye çekti.Araştırmanın başında yer alan Kanada'nın Alberta Üniversitesi'nden Michael Caldwell, fosilleri ilk olarak 2004 yılında şans eseri rastladı. Bir çekmecede 1990'lı yıllarda 'kertenkele fosili' olarak tanımlanan kemikler bulan Caldwell, toplamda dört yılan türü tespit etti.Analizler, fosillerden bir tanesinin 143 milyon yıl öncesine uzanan Parviraptor estesi türüne ait olduğunu ortaya koydu. Geride kalan üç türün, Parviraptor estesi'den daha eski olduğu anlaşıldı.Modern yılanlara benziyorlarAraştırmacılar, antik fosillerin birçok eksik parçadan ibaret olduğunu ancak kafa anatomisi ile diş yapısını inceleyebildiklerini belirtti. Vücut yapıları ve uzunlukları bilinmese de, yapılan analizler antik yılanların modern türlere büyük benzerlik gösterdiğine işaret etti.Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, antik fosiller günümüzde Güney Orta Amerika'da bulunan 'anilioids' ve Güneydoğu Asya'da yaşayan 'genus Cylindrophis' türlerine daha çok benzerlik gösteriyor. Caldwell, öte yandan antik yılanların kafa anatomisinde boa yılanı veya piton kadar esneklik ve hareket kabiliyeti görülmediği ifadesini verdi.Caldwell, 167 milyon yıl öncesine uzanan fosillerinin, yılanların daha eski tarihlerde yaşadığına işaret ettiğini ve yeni kalıntılar bulmayı hedeflediklerini söyledi.Livescience, Al Jazeera Turk
Hayatın Bir Zevk Haline Dönüşebileceği, Dünyanın En Yaşanabilir 21 Şehri
Bazı şehirlerde yaşamak şartlarına göre diğerlerine nazaran daha kolay. Global bir danışma firması olan ECA International en yaşanılabilir şehirler için bir liste yapmış. Objektif bir şekilde, yaşam kalitesi, sağlık hizmetleri, barınma, iklim, kamu hizmetleri, sosyal aktivite imkanları, internet hizmeti, altyapı, politik tansiyon gibi önemli faktörleri göz önünde bulundururak liste oluşturulmuş.
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 10. Ekonomik Kalkınma Planı'nı açıkladı. Davutoğlu, 'Kıdem tazminatı sisteminde yaşanan sorunların çözümü amacıyla ilgili sosyal taraflarla istişare halinde gerekli mevzuat düzenlemelerini yapacağız. İşsizliksigortasından yararlanma koşullarını esnetmek ve yararlanma sürelerini arttırmak için mevzuat çalışması yapacağız' dedi. Konutta yüzde 15'lik devlet desteği nasıl alınabilecek sorusu ise bugün yanıt buldu. Bankada açılacak konut hesabına para yatıran kişi 5 yıl sonunda yüzde 15'lik devlet katkısı alabilecek.
7 Maddede Zamanda Yolculuk Teorileri ve Bazı Engeller
Albert Einstein, E = mc² formülünü geliştirdiğinden beri, en azından tek yönlü olarak zaman yolculuğunun yapılabileceği düşünülüyordu. Ancak geçmişe doğru gitmek ise çok daha zor bir problem olarak algılanıyordu. Geçtiğimiz yüzyıl boyunca zamanda yolculuk üzerine birçok teori öne sürüldü. Ve aynı zamanda zaman yolculuğuna engel teşkil edecek paradokslar da. Galerimizde bu teorilerden ve paradokslardan bazılarını sizler için bir araya getirdik. Keyifle okumanız dileğimizle..
Reklam
"Kıyamet Günü Daha Hızlı Yaklaşıyor"
Atom bombasının mucitlerinin kurduğu ‘Bulletin of the Atomic Scientists' adlı grup, dünyanın 'kıyamet gününe' artık daha hızlı yaklaştığını öne sürdü. Nobel Ödülü sahibi Leon M. Lederman, Kıyamat Saati'nin 23.57 olarak belirledi.Dünyanın sona yaklaşma tehlikesini takip eden ve tehdidi 'Kıyamet Saati' üzerinde gösteren bilim insanlarının oluşturduğu Bulletin of the Atomic Scientists adlı grup, insanlığa önemli bir uyarıda bulundu. Grubun üyesi ve 2002 Nobel Ödülü sahibi Leon M. Lederman, saati 23.53'ten 23.57'ye kaydırdı. Böylece Dünya'nın sonu gece yarısına 3 dakika olarak belirlendi.Grubun yönetim kurulundan yapılan açıklamada, iklim değişikliğinin ve nükleer silahların insanlığın geleceğine yönelik tehdit oluşturduğu, dünyanın 2014 yılında mutlak sonuna beklenenden daha çok yaklaştığı bildirildi. Açıklamada, 'küresel felaket olasılığının çok yüksek olduğu ve afet risklerini azaltmak için gerekli eylemlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiği' ifade edildi.Kıyamet Saati, 1947'de ilk kez hazırlandığında 23.53'ü gösteriyordu. Soğuk Savaş'ın doruğa çıktığı 1953 ile 1960 yıllarında ise saat 23.58 olarak belirlenmişti. Bulletin of the Atomic Scientists, Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından 1991'de saati 23.43'e almış, 1984'te ise saat en son olarak 23.53'e çekilmişti.'ZAMAN DARALDI ANCAK TÜKENMEDİ'Grubun açıklamasında, 'Dünyada çok fazla sayıda nükleer silah bulunduğu ve dünya liderlerinin, nükleer tehdidi azaltma ve kontrol altına alma konusundaki sorumluluklarını yerine getirmekte başarısız olduğu' kaydedildi. Açıklamada, 'mevcut önlem ve çabaların dünyanın karşılaşabileceği kıyameti engellemeye yetmediği, ülkelerin atmosfere çok fazla sera gazı yaydığı ve bu oranın yüzyıl sonunda çok tehlikeli bir boyuta ulaşacağı, medeniyetin ayakta kalmasını sağlayan ekolojik sistemin bozulacağı' ifade edildi.'Dünyanın tamamıyla kabul edilebilir maliyetlerle gerekli teknolojik ve politik seçeneklere sahip olduğunu' vurgulayan grup, 'Zaman daraldı ancak henüz tükenmedi' ifadesini kullandı.Sputniknews
İnsan Neden Déjàvu Hissine Kapılır?
Araştırmalara göre, insanların üçte ikisi hayatında en az bir kez bir şeyi daha önceden görmüş olduğu duygusuna kapılıyor. Peki ama neden?23 yaşındaki bir İngilizin başına gelenler, belki de déjà vu olarak adlandırılan bu durumun açıklanmasına yardımcı olabilecek.Sürekli olarak déjà vu yaşayan, 'Her şeyi daha önceden gördüğü için' televizyon seyretmekten, radyo dinlemekten ve gazete okumaktan bile kaçınacak hale gelen İngiliz gencin durumunu inceleyen bilim insanları ilk kez déjà vu'nün nedenleri arasında anksiyetenin de olabileceğini söylediler.İngiliz, Fransız ve Kanada üniversitelerinden bilim insanları, sıradışı bir travma yaşayan kronik déjà vu hastasının durumunu anksiyetenin tetiklemiş olabileceği görüşünde.Araştırmayı yapan uzmanlardan Bourgogne Üniversitesi öğretim üyesi Dr Chris Moulin, hastanın geçmişte depresyon ve aşırı stres yaşadığını ve bir kez de uyuşturucu madde olan LSD'yi kullandığını, ancak bunun dışında tamamen sağlıklı olduğunu bildirdi. İnsan beyninin gizemi çözülebilecek mi?
Reklam
Zerdüşt Kimdir? Zerdüştlük Nedir, Ne Demek, Kitabı Ne?
Medler ve Persler, Ortadoğu uygarlıklarıyla ilişkiye geçince, onların dinsel inançlarından etkilenmişlerdir. Bunun sonucunda, bu dünyacı Hint-Avrupa değerlerinin karmaşık dinsel sistemler içinde sunulduğunu görürüz.Medler'in yönetimi sırasında, Magi denen din adamlarının yönetimi etkileyecek ölçüde ağırlıkları olduğunu biliyoruz. Bunların temsil ettiği dine 'mecusilik' (Magicilik) deniyordu. Heredotus'un Tarihinden: Darius'un yönetiminden önce, bir maginin benzediği bir Pers prensinin yerine geçerek tahtı ele geçirdiğini, durum anlaşılınca onun ve ülkedeki birçok maginin kılıçtan geçirildiği okuyoruz.
Su Altına Kablosuz İnternet Getirdiler
Rusya’nın Tomsk şehrindeki bilim insanları, su altında kablosuz bağlantı (Wifi) teknolojisini çalıştırmayı başardı. Böylece gelecekte teknolojik aletler deniz altında internet yoluyla kontrol edilebilecek.Tomsk Politeknik Üniversitesi (TPU) Deniz Jeolojisi Telekominikasyon Laboratuvarı Bölüm Başkanı Yuri Svinolupov, yapılan testlerde saniyede 1.2 kilobit hızında veri aktarmayı başardıklarını söyledi. Günümüzde Rusya’da benzer aletlerin saniyede 0.2 kilobit veri aktarabildiğini ifade eden Svinolupov, “Modem şu an 200 bit hızında veri aktarabiliyor. Aletin teknik özelliklerini yabancı ülkelerdekilerle karşılaştığımız zaman en iyiler arasında yer aldığını görüyoruz. Rusya’da ise benzeri yok” şeklinde konuştu. Bölüm Başkanı, Bu yıl TPU bilim adamlarının Rusya Deniz Teknoloji Enstitüsü’ndeki meslektaşlarıyla ortak olarak modem üzerinde test yapacaklarını sözlerine ekledi.Tomsk Bölgesi Vali Yardımcısı Mihail Sonkin, projenin su altında belirli noktalara güvenli ve hızlı bir şekilde bilgi sağlamayı amaçladığını söyledi. Cihazın denizin 6 km derinliğinden veri aktarmayı başarabildiğini ifade eden Sonkin, “Önümüzdeki dönemde amacımız bilgi akışı, bilgi toplama ve aktarma, görüntü tanımlama gibi konulara yoğunlaşmak ve bu alanlarda çalışmalar yapmak” bilgisini verdi.Araştırmacılar gelecekte bu alıcıların çevre sorunlarının tespiti ve çözümünde yardımcı olabilmesini umuyor. Ortak kullanılacak standart bir veri paylaşımı sistemiyle, farklı gereçler kullanan araştırma ekipleri elde ettikleri verileri gerçek zamanlı bir şekilde paylaşıp birleştirebilecek. Cihan
Reklam
'Çözüm Süreci İlerlerse Öfke Diner'
Çözüm süreciyle birlikte dağlarda silah sesleri duyulmuyor ama toplumsal olaylarda ve günlük yaşamda Kürt gençlerin öfkesi görülüyor. Al Jazeera Türk’e konuşan Sırrı Süreyya Önder’e göre öfkenin nedeni devletin şiddeti. Önder, bu öfkenin çözüm sürecin ilerlemesiyle bilim, sanat gibi alanlara kayacağını söylerken, Prof. Dr. Özer ise, “süreç olumluya doğru giderse öfke diner” diyor. Al Jazeera Türk, Kürt gençlerin öfkelerinin nedenini, neye karşı çıktıklarını, çözüm süreci nihai hedefe ulaşırsa bu öfkenin dinip dinmeyeceğini uzmanlara sordu. Çözüm sürecinin en önemli aktörlerinden HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’e göre, gençlerin öfkesi hiçbir zaman dinmez ama çözüm süreci olumlu sonuçlanırsa gençlerdeki öfke ve enerji bilime, sanata ve başka alanlara kayar.Kürt sorunuyla ilgili birçok araştırma ve kitapları bulunan Mersin’deki Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Özer’e göre, Kürt gençleri süreci yakından izliyor. O’na göre, süreç olumlu bir hat üzerinde ilerlerse, ufak tefek olaylar olabilir ama bu süreci etkileyecek düzeyde olmaz. Özer “Bu süreçte demokratikleşme paketleri çıkarılırsa, öfkeli fırtına çocuklarının da öfkeleri dindirilecektir. Eğer, çözüm süreci olumluya doğru giderse öfke diner”  diyor.‘Doğum tarihlerine bakmak gerekiyor’Al Jazeera Türk’ün sorularını yanıtlayan HDP’li Önder’e göre, bu gençlerin öfkelerini anlamak için doğum tarihlerine ve aile hikâyelerine bakmak gerekiyor. Bu gençlerin yaşlarına bakıldığında çoğu 1990’lı yılların çatışmalı yıllarında doğanlar.  Önder, bu gençlerin doğdukları zaman “yakınlarının kimliklerinden kaynaklı olarak acımasız bir saldırının kurbanı” olduklarını bertiliyor. Ona göre bir diğer boyut, gençlerin geleceksiz bırakılması. Önder, öfkenin temellerinin devletin Kürt sorununa güvenlik perspektifinden baktığı 1990’lı yıllarda atıldığını ama 2000’li yıllarda da bunun sürdüğünü dile getiriyor:“Devlet bu paradigmasını süreçte bile fazlaca gözden geçirme ihtiyacı hissetmedi. Süreci siyasi aktörlerle yürütürken alanda sürecin ruhuna uygun demokratik hamleler geliştirmedi.”
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Ali İsmail Korkmaz cinayetine ilişkin tazminat talebiyle açılan davada İçişleri Bakanlığı skandal nitelikte bir savunma yaptı. Bakanlık, dava dosyasında bulunmadığı halde  'Ali İsmail Korkmaz güvenlik güçlerine taş atmakta ve aktif olarak polise mukavemet göstermektedir' dedi ve Korkmaz'ın ölümünün 'kendi söz ve eylemlerinin etkisiyle gelişen ve kişisel kusurundan' kaynaklandığını savundu.
Reklam
3 Boyutlu Yazıcı ile Villa Yapıldı!
Teknoloji ilerliyor, bilim hız kazanıyor! Bununla birlikte önceden var olan şeyler zamanla yok olabiliyor! Bunlardan biri de inşaat yapmak için gerekli ekip ve ekipman mı? Görünüşe göre artık 3 Boyutlu Yazıcı ile ev yapılabilir!Geçtiğimiz günlerde dünyanın ilk 3 Boyutlu Yazıcı ile üretilen aracı yapılmıştı. Bu büyük gelişmeden sonra bina yapımları da söz konusu haline geldi! Çin’deki Winsun isimli inşaat firması dünyanın ilk 3 Boyutlu Yazıcı ile inşa edilen villasını duyurdu!Tamı tamına 1100 metre karelik bir araziye yapılan villanın inşaatı için özel bir materyal ile çıktı alındığı belirtiliyor. Firmanın söylediğine göre, özel materyal; sanayi atıkları ve inşaat malzemelerinden oluşturulmuş ve oldukça çabuk kuruyan bir beton formuna getirilmiş.Maliyeti 161 bin dolar olan binanın iç tasarımının yapılmadığı, sadece bir konsept olduğu belirtildi. Ayrıca Winsun şirketi bu villanın yanı sıra 3 Boyutlu Yazıcı ile üretilen 5 katlı bir binayı da sergiledi!Bu şekilde üretilen binaların işçi maliyetinin %50-80 ve inşaat sürersinin de %50-70 oranında azaldığı ve çevre kirliliği konusunda inşaatlara oranla çok daha zararsız olduğu söyleniyor!Teknolopi
Neandertaller Tahmin Edildiğinden Çok Daha İnce Düşünceliydiler
Yabani ve görgüsüz olarak bilinen Neandertallerin tahmin edilenden daha ince düşünceli olduğu ortaya çıktı.Neandertaller bu zamana kadar yabani, kalın kafalı ve görgüsüz, ahmak olarak ünlendi. Varılan bu kanı belki onların çok bilinen çıkıntılı kaş kemerlerinden belki de -artık itibar görmeyen- dili veya sembolizmi kullanmak için yetersiz, ilkel leş yiyiciler oldukları düşüncesindendir.  Ancak Neanderallerin alışkanlıkları ve tarihi üzerine yapılan son araştırmalara göre onların böylesi tasvirlerinin tümüyle haksız [1]. Sonunda anlaşıldı ki, Neandertaller alet kullanan yetenekli avcılardı ve muhtemelen bizimle kültür benzerliğine de sahiplerdi. DNA kayıtları gösteriyor ki, eğer Avrupa veya Asya’ya doğru atalarınızın izini sürerseniz, kendi genomunuzda bazı Neandertal DNA’sına denk gelmeniz oldukça hoş bir raslantı olacaktır.Colorado Üniversitesi’nde arkeolog olan Paola Villa’ya göre, 1850 yılında Almanya’da bulunan ilk kafatası ile Neandertallerin kötü şöhreti başladı: “Bu kafataslarının morfolojik özellikleri – belirgin kaş kemerleri, olmayan çene ucu – bizden çok farklı ve daha değersiz oldukları düşüncesine yol açtı.” Paola Villa’nın söylediklerine bakılırsa; arkeologların çoğunun artık buna itibar etmemesine rağmen Neandertallerin daha değersiz, yabani veya akılsız oldukları düşüncesi popüler kültürde geçerliliğini sürdürüyor.
Reklam
TÜBİTAK'ta Sahte Diplomalı Damat Skandalı
Paralel Yapı operasyonu sırasında sahte diploma ile TÜBİTAK’a girdiği ortaya çıkan ve tutuklanan Hasan Başaran’ın, eski Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı Nihat Ergün’ün yeğeninin eşi olduğu ortaya çıktı. Ergün, TÜBİTAK’a girmesini sağladığı iddia edilen damatla ilgili, “En ufak katkım yok” dedi.Hürriyet'ten Nuray Babacan'ın haberine göre Tüm ailenin, gözaltına alındığında sahtekârlığı öğrendiğini belirten Ergün şunları söyledi:AİLE ŞOKTA“Söz konusu Hasan Başaran, benim ağabeyimin kızı, yani yeğenimle 7 yıl önce evlendi. Herkes onu ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunu sanıyordu. Gözaltına alınana kadar eşi dahil ailelerden kimse sahte diplomaya sahip olduğunu bilmiyordu. Ailesi olayla birlikte büyük bir şok ve travma yaşadı. Öğrendik ki, yıllar önce Başkent Üniversitesi’nin 2 yıllık Bilgisayar Bölümü’nde okula başlamış. Sonra ailesine dikey geçişle ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği’ne geçtiğini söylemiş. Sonra da mezun oldum deyip, sahte diplomayla askere gitmiş ve kısa dönem askerlik yapmış.YENİ ÖĞRENDİKÖnce Kocaeli Belediyesi’nde ardından da TÜBİTAK’ta işe girmişti. Gözaltı olayına kadar tüm aile ve bizler bunun doğru olduğunu sanıyorduk. Gözaltı olayında, sahte diploma olayı ortaya çıktığında tüm aile perişan oldu. Yeğenimle 7 yıldır evli ve bir oğulları var. Eşi de herkesle birlikte öğrendi. Evet bir yakınlığım var ama mağdur edilenin yakınıyım. Şimdi devlet bunun hesabını sorar. Ne suç işlediyse cezasını çeker. Sahtecilikten de ceza alır. Olmadı devletten aldıklarının parasını tahsil eder. Ama bir de ailesinin kaybettikleri var. Aile de şu anda perişan. Eşi ve oğlunun durumunu düşünün. Bundan sonra ne yaparlar bilmiyoruz.BEN İŞE ALMADIMBenim bakanlık yaptığım dönemde TÜBİTAK’ta işe başladı. Ama işe alınması sürecinde hiçbir dahlim ve katkım olmadı. Ne ben, ne de benim bürokratlarımın aracılığı oldu. TÜBİTAK’ın kendi iç inceleme ve eleme sistemiyle kuruma alındı. Bilgisayar Mühendisi olduğunu söyleyen, diploması olan ve kriptoloji lisansı yaptığını gösteren belgeleri olan biri olarak başvurmuş ve tüm elemelerden geçmiş. Asıl sorun da burada bana göre. Ne askerlik yapma aşamasında, ne de kamuda göreve alınma aşamasında gösterdiği belgelerin hiçbiri ciddi bir kontrolden geçmemiş. Daha önce de böyle sahtekârlar yakalandı. Sahte doktor olaylarını bile gördük. Aslında YÖK ile temasa geçip tek bir düğmeye basılarak, bu belgelerin teyidinin yapılması gerekir. Bir soruşturma konusu olmadan böyle bir sahtekârlık ortaya çıkmıyor.TÜBİTAK’ta Paralel Yapı’yla ilgili olarak operasyon başladıktan sonra tüm diplomalar tarandığı için bu olay ortaya çıkıyor. Ailemizde, Paralel Yapı’yla bağı olduğuna dair tek bir bilgi yok. Adamın diplomasının sahte olduğunu bile ailede herkes gözaltına alındıktan sonra öğrendi.”e-imzanın başındaydıHASAN Başaran’ın ODTÜ’den alınmış gibi düzenlenen sahte diploma ile TÜBİTAK’ta işe girdiği ortaya çıkmıştı. ‘Paralel’cilerle ilişkisi olduğu öne sürülen Başaran’ın TÜBİTAK Gebze’de tüm kamu kurumlarında kullanılan e-imzaların hazırlandığı Kamu Sertifikasyon Merkezi’nin başında görev yaptığı öğrenildi. Başaran, Temmuz 2012’de Kamu Sertifikasyon Merkezi bünyesinde işe başlayıp 4 ay sonra aynı birimin başına geçti. Başaran’ın o dönem BİLGEM Başkanı Hasan Palaz’ın önerisi ve TÜBİTAK Başkanı Yücel Altınbaşak’ın onayı ile Kamu Sertifikasyon Merkezi’nin başına getirildiği öğrenildi. Kurumdan 7 bin TL maaş aldığı öğrenilen Başaran’ın sorgusunda, “Diplomamın sahte olduğunu anlayan olmadığı için askerliğimi de kısa dönem yaptım. İşe giriş esnasında sunduğum diplomayı da 2005’te bilgisayarımda Photoshop’la kendim yaptım. Ailem de gerçek sandı. İşe girişte, bana genellikle kriptografi üzerine sorular sordular. Sürekli makaleler okuduğum için rahatlıkla cevapladım” dediği iddia edildi.
Gerçek Bir Kova Burcu Olduğunuzun 17 Kanıtı
etiket
Büyük usta Nazım Hikmet bu dizeleri size yazmış olmasın sevgili Kovalar? Özgürlüğüne düşkün, değişim yanlısı, yaratıcı, dahiliğe yakın derecede zeki ama aynı zamanda da hümanist, sevecen.. İnsanın burç seçerken Kova olası geliyor. Tamam size biraz kendini beğenmiş diyorlar, bağlanma probleminiz de varmış. Öyle aile, akraba, talukat pek takmıyormuşsunuz.  Gelenek, görenekle de alakanız yokmuş. Pardon ama Darwin bacanağıyla tavla oynasa daha mı iyiydi? Ya Ajda Pekkan eltisiyle altın günü yapsa bugün Türkiye olarak Süperstarsız ne yapacaktık?Siz bildiğiniz yoldan şaşmayın, sizin yolunuz yıldızların yolu. Zaten büyük ihtimalle onlardan birinden geldiniz. 
Reklam