İngiliz gazetelerinde yer alan haberlere göre, IŞİD'e katılan cihatçı kadınlar, genelevler kurup esir alınan Iraklı kadınları seks kölesi olarak kullanıyorlar.Daily Mail gazetesi, 'İngiliz Cihatçı 'madamlar' kaçırılan binlerce Iraklı kadınlarla dolu IŞİD genelevlerini işletiyorlar' başlıklı haberinde, Suriye 'nin Rakka şehrinde IŞİD'in sadece kadın militanlardan oluşan El Hansa Tugayı'nı kurduğunu ve Yezidilerden 3 bin kadının yakalandığına dikkat çekti.IŞİD'de savaşanlar için bu kadınların genelevlerde seks köleliğine zorlandıklarını kaydeden Daily Mail, İngiliz kadın Cihatçıların El Hansa Tugayı adı verilen dini polis gücünü yönettiklerini ileri sürdü.El Hansa Tugayı'nın elebaşının geçen yıl İngiltere 'yi terk eden Glasgowlu 20 yaşındaki Aqsa Mahmud olduğu anlaşıldı. DHA
Dostları, Naime Yetkin ile Kenan Tüblek’i mutlu günlerinde yalnız bırakmadı. Çiftin heyecanını paylaşan davetliler davul zurna eşliğinde bolca halay çektiler ve şarkılara eşlik ettiler.Dört duvar arasında yaşarken Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı’ndaki kurslara katılarak sosyal hayata katılan 40 yaşındaki Naime Yetkin ile Kenan Tüblek bütün engelleri aşarak birlikte evliliğe adım atmanın mutluluğunu yaşadı. Bağcılar Belediyesi Halk Sarayı mutlu günlerden birine daha şahitlik etti. Engelli çift Naime Yetkin ile Kenan Tüblek davullu ve zurnalı bir nikah töreniyle dünya evine girdiler.Annesini ve babasını kaybettikten sonra zor günler geçiren Naime Yetkin, üzüntüsünü bile yaşamaya fırsat bulamamıştı. Engelli olmasına rağmen bakması gereken iki kardeşi vardı. Zor günler yaşayan Naime Yetkin’in hayatı Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı’dan yardım istemesiyle değişmişti. Çağırıcı,Naime’ye her türlü desteği vererek hayata daha sıkı tutunmasına yardımcı oldu. Yetkin duygularını şöyle dile getiriyor:“Günlerim zor geçiyordu. Yardım eli uzatan Başkanımız Lokman Çağırıcı sayesinde Engelliler Sarayı’ndaki kurslara katıldım. Kardeşlerim ve benim için hayat güzel olmaya başladı. Arkadaşlık ortamında kurs görmeye başlamıştım.”Kurslarda başarı gösteren Yetkin, çağrı merkezi, e-ticaret ve tekstil gibi bir çok dalda sertifika almaya hak kazandı. Bununla da yetinmeyerek yine Bağcılar Belediyesi Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi’nde katıldığı kurs sonucu diksiyon sertifikası da aldı.
'Onun yanında soyunup yatsan dönüp bakmaz', 'ondan bir zarar gelmez', 'Meriç iyi çocuktur', vb. Tanıdık geldi mi? O zaman siz kızların her derdini paylaştığı bir erkeksiniz.
Yüz ölçümü 557 kilometrekare olan ve bunun 363 kilometrekaresi orman olan Bodrum'da düz hesap 150 kilometre yol olduğunu varsayarsak ve her dolmuşun rotadan rotaya 10 ila 60 km yol yaptığını düşünürsek, kişi başı alınan dolmuş parasından hiç bir Bodrumlu memnun değildir herhalde. Ayrıca iki metrekare dolmuşa 50 kişinin binebildiğini görebilirsiniz.En basitinden;Gümbet - Bodrum arası git gel 10 km. Yetişkin fiyatı: 3.00 TL Öğrenci fiyatı 2.00TL, En komiği de indi bindi 2.00 TL.
Rusya’da araçlardaki kamera zorunluluğundan dolayı birçok gariplik objektiflere her geçen gün yakalanıyor.Yine bunlardan biri ise Rusya’da karşıdan gelen araca çarpmamak için kaldırıma çıkan adamın farları ilginç bir olayın yaşanmasını sağladı. Yol kenarında seks yapan çifte kamera tutan o görüntüler…
Brezilya, milli futbolculardan Maicon ve Elias arasında yaşandığı iddia edilen eşcinsel ilişki haberleriyle çalkalanıyor.Brezilya Milli Takımı’ndan gelen teklifi geri çeviren Maicon’un, Brezilya ekibi Corinhians’ta oynayan Elias’la eşcinsel ilişkisi olduğu için bu daveti kabul etmediği daha önce yazılmıştı. Her iki futbolcu bu iddiayı yalanlarken, Alman Bild gazetesinden çok çarpıcı iki iddia geldi.Bild’de yer alan habere göre Maicon, milli takımın kamp yaptığı otelde sarhoş olup sızan Elias’a, acı Şili biberi ile süt içeren bir şaka yaptı ve ardından onu otel tuvaletine götürdü. Romalı futbolcu, tuvalette bir süre sonra ayılıp kendine gelen Elias’a, “Sana dört erkek tecavüz etti” dedi. Ve ardından iki futbolcu birlikte oldu.Olayı duyan Brezilya Milli Takımı Teknik Direktörü Dunga da Maicon’u milli takımdan uzaklaştırdı. Fakat futbolcuların olaydan zarar görmemesi için medyaya, “Maicon’u milli takıma davet ettik ama reddetti” duyurusu yapıldı.Konu hakkında konuşmayı geri çeviren Maicon'un menajeri ise 34 yaşındaki oyuncunun milli takımı kesin olarak bıraktığını açıkladı.Fanatik
Telegraph gazetesinin ünlü ilişki uzmanı Dr. Petra Boynton, erkek arkadaşı depresyonda olan kadınlara tavsiyelerde bulundu.‘Sevgilim depresyonda. Artık eskisi kadar kendine bakmıyor, yemek yeme düzeni bozuk. Ortalarda gözükmek istemiyor, bu da beni çok korkutuyor. Ne yapmalıyım?’Sevgilinizin depresyonu pek çok sebepten olabilir: aile meselesi, para konusu, işi, sağlık sıkıntısı veya geçmişinde olan bir şey… Böyle durumlarda ona ne kadar ilgili olduğunuzu, kötü hissettiğinin farkında olduğunuzu söyleyin.En önemli nokta, ona ne yapacağını söylememeniz… Belki sizden yardım talebinde bulunmak istemiyordur. Konuşmaya hazır olmayabilir. ‘Bana her şeyi söylemeli’ diye düşünmeyin.Bu sürecin geçmesi ikiniz için de çok önemli. Onu ‘düzeltmeye’ çalışmayın.Depresyonda bir sevgiliniz var ise, Boynton’ın size tavsiyeleri şunlar:SİZ DE DEPRESYONA GİRMEYİN• Biriyle konuşun. İçinize atmayın. Eğer konuşamıyorsanız, yazmayı deneyin.• Aktif olun. Egzersiz sizi rahatlatır. Vaktiniz yoksa bile, öğlen yemeğinden sonra yürüyüş yapmaya çalışın.• Sebze ve meyve yiyin. Diyet yapmıyorsanız dahi, abur cuburdan uzak durmanız size kendinizi iyi hissettirir.
Bunu duymaktan o kadar çok sıkılmışınızdır ki. ''Abi ben bıraktım öyle şeyleri sadece okuyorum gittiği yere kadar'' dememek içten bile değildir. Kısaca Sosyoloji 4 yıllık bir bölümdür :)
Bir yıllık süreç sonucu evliliklerde görülmesi garanti diyebileceğimiz iyi ve kötü yöndeki tavır değişikliklerini şöyle sıralayabiliriz..Kötü alışkanlıklar sevimsizleşirEşinizin size daha önce ‘sevimli’ gelen takıntıları çekilmez hale gelebilir. Suyu şişeden içmesi, diş macununu ortadan sıkmasının affedilir olma özelliği ne yazık ki zayıflar.Dost olursunuzZamanla ilişkiniz oturur ve birbirinizi anlamaya başlarsınız. Her şeyi herkesten önce mutlaka eşinize anlatmak ister, o size anlattığında cümlelerini tamamlar hale gelirsiniz. Başkalarının anlamayacağı, sadece ikinizin arasında olan ve sizin güldüğünüz şakalarınız etraftakilerde “esrarengiz çift” imajı yaratmaya başlar.Etkilemeye çalışmak artık önceliğiniz değildirŞık kıyafet, etkileyici parfüm, seksi iç çamaşırları artık sadece özel günlere saklanır.Diş kontrolü yapmaktan utanmazsınızBir şey yedikten sonra dişinizde bir şey kalıp kalmadığını eşinize sormaktan çekinmezsiniz.Seks hayatı zamanla değişim gösterebilir. Birliktelik süresi uzadıkça ön sevişme süresi kısalabilir. Ama birbirinizin bedenini daha iyi tanıdığınız için birbirinize daha çok zevk vermeye başlarsınız.Kayınvalidenin sizi sinirlendiğini anlarKayınvalidenizin oğluna 10 yaşında bir çocukmuş gibi davranmasından nefret ediyorsunuz. O bir yetişkin! Eşiniz sizi sinirlendiren bu durumu az çok görmeye başlar.Bakışlar her şeyi anlatırKızgın mısınız, kırıldınız mı; bu duyguların hepsi gözünüze yansır. Tabii birlikte olunan zaman uzadıkça gözlerden duyguları anlama yeteneği de gelişir eşler arasında. Bir yılın sonunda eşiniz bir bakışınızla nerede duracağını bilir.Gece kuşları ev kuşlarına dönerDışarı çıkmak için eskiye oranla daha tembel hale gelirsiniz. Evde vakit geçirmek daha güzel gelir size.Filtreleme azalırEvlilikte zamanla nezaket, kırmamak için gösterilen çaba azalabilir. Eşiniz şaka yaparken eskiden yaptığı gibi filtre uygulamayı bırakabilir ve bu sizin açınızdan kırıcı olabilir.Gitmeli mi kalmalı mı?Çoğu evlilikte birinci yılın sonunda evliliğe tamam mı, devam mı kararı alınır. Evliliklerin birinci yılı sınav gibidir. Bu sınavı geçtiyseniz tebrikler!
Unutmayın, 'en dibe vurduğunuzu' düşündüğünüz anda, daha dip olamayacağı için mecbur 'yükselmeye' başlayacaksınız. 'Biraz zaman, her şeyin ilacıdır, inan geçecek.' diyenlere önce asla itimat etmeyeceksiniz, ama inanın öyle, inanın ge-çi-yor. Göreceksiniz. Beraber adım adım gidelim, hangi aşamadasınız bilmiyorum, ama genelde bu aşamalar çok da farklı değil birbirinden...'Yaşandı bitti saygısızca, aldatmanın tadına varınca.'
Kafaca iyi anlaştığınız, sizi kendine çeken, yakın ilgi alanlarınızın bulunduğu hoş bir erkekle flört etmeye başladınız. Flörtün ilişkinizdeki en tatlı ve en önemli zaman dilimlerinden biri olduğunu düşünürsek, hata yapmamanız adına bir kaç öneriye hayır demeyeceğinizi düşünüyoruz. İşte iyi bir flört için uymanız gereken 4 altın kural…1. Flörtünüzü kısıtlamaya çalışmayınDaha dün bir bugün iki… Henüz flört ediyorsunuz, o yüzden bu duruma uygun davranmaya çalışın. Onu kısıtlamaya çalışmak, nerede kimler olduğunu sürekli öğrenmeye çalışmak, sosyal medyadaki hareketlerini eleştirmek ve bunun gibi kısıtlayıcı davranışlar, karşınızdaki erkeğe “Daha şimdiden böyleyse?!” şeklinde düşündürebilir. Rahat olun, sizi seven zaten sizinle birlikte yol alacaktır.2. Onu şaşırtınÇok yönlü olmak size flört açısından bir çok avantaj sağlar. Onunla sadece sevgili değil, çok iyi bir arkadaş, sırdaş ve her zaman arkasında olacağınız bir dost olabileceğinizi gösterin ve bunu ifade etmekten kaçınmayın.3. Kendinizi ön plana çıkartmaya çalışmayınOnu etkilemek için sürekli ne kadar “süper” biri olduğunuzun ya da harika özellikler taşıdığınızın altını çizmeye gerek yok. Sürekli kendinizi anlatmak bencil ve egoist bir imaj çizmenize neden olur. Üstelik daha ilk günlerden size ait bütün detayları anlatmanız gizeminizi kaybetmenize neden olur. Onun sizi merak etmesine izin verin!4. Onu dinleyinErkekler biz kadınlar gibi çoğu şeyi dillendirmezler. Ancak vücut dillerinden sıkıntıları olduğunu anlayabilirsiniz. Flörtünüz kendi kendine söyleniyorsa, oflayıp pufluyor, ağzını bıçak açmıyor ve asık suratlıysa, onu biraz zorlayıp derdini size anlatmasını sağlayabilirsiniz. Sorunun ne olduğunu bilmek, onunla dertleşmek ve onu anladığınızı hissettirmek, size bağlanmasını ve yanınızda kendisini iyi hissetmesini sağlayacaktır.
Ünlü şarkıcı Jennifer Lopez bu kez bazı hayranlarını fena halde kızdırdı.45 yaşındaki Lopez'in genç meslektaşı Iggy Azalea ile birlikte seslendirdiği Booty adlı şarkısının remiksi için çektiği klibi 'cinsellik dozunu' fazla bulanlar 'umutsuz çırpınışlar bunlar' yorumları yaptı.
Bütün erkekleri aynı kefeye koymak olmaz ancak burada bahsedeceğimiz kadın tipleri hemen hemen bütün erkekler tarafından itici bulunmuş. Bu kadınlardan bazılarına kendinizi yakın hissediyorsanız işiniz biraz zor olabilir, bizden söylemesi... Karşınızda, erkeklerin hoşlanmadığı kadın tipleri!Bakımsız KadınlarSaçının dip boyası gelmiş, tırnağında yarısı çıkmış ojeyle dolaşan, epilasyondan hoşlanmayan kadınların erkekleri kaçırdığı bir gerçek... Özellikle kişisel hijyenden yoksun, kilosuna dikkat etmeyen ve vücuduna bakmayan kadınlardan hoşlanmıyorlar.Moda KurbanlarıNe modaysa kendilerine yakışıp yakışmamasına aldırmadan giyinip ortaya çıkan kadınlar erkeklere itici geliyor. Bihter çizmesi ve geyikli tayt gibi akımlara kapılıyorsanız dikkatli olmanızda fayda var.Erkek Fatma'larBol küfürlü konuşan, hitap olarak 'abi' kelimesini dilinden düşürmeyen, futbol fanatiği olan ve vücut geliştirme ile ilgilenen kadınlar, erkeklere haliyle itici geliyor. Erkekler neden kendilerine benzeyen biriyle birlikte olmak istesinler değil mi?'Ben hiç anlamam' ya da 'Ben hiç bilmem'cilerBu tarz kadınlarda bilgiye karşı anlaşılmaz bir korku vardır. Ekonomi, siyaset, felsefe gibi alanlarda fikir beyan etmek şöyle dursun bu konularda bir şey öğrenmekten de korkarlar. Bu kadınların bazıları yemek yapmayı bilmemekle övünebilirler. Ancak bu tarz kadınlardan erkeklerin arkalarına bile bakmdan kaçtığı da bir gerçek.Yapma BebeklerTakma kirpik, takma saç, takma tırnak, renkli lensler, botoks, estetik ameliyatlar... Ek olarak aşırı makyaj yapan kadınlar da bu listenin başında yer alıyor.Kıskanç SevgililerSevgilisi erkek arkadaşlarıyla maça gittiğinde bile 10 kere arayan, ayrı olduklarında yanında kız olmadığına dair kanıt isteyen, eline geçen her fırsatta erkek arkadaşının telefonunu karıştıran 'aşırı' kıskanç kadınlar da en baştan kaybediyor.'Para para para' KadınlarıBir diğer adları 'zengin erkek avcısı'dır. Erkeğin parası her şeyin öncesinde gelir. Bu tarz zihniyeti olan kadınlardan erkeklerin uzak durduğu bir gerçek. Erkekler artık kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü kadınlardan hoşlanıyor.
Onunla öpüştüğünüzde nefessiz kalmasını, başını döndürmek mi istiyorsunuz? İşte iyi 18 öpüşmek için kurallar...Onunla öpüştüğünüzde nefessiz kalmasını, başını döndürmek mi istiyorsunuz?Eski moda öpüşmelerle başlayıp onu yatak odasına götürecek yeni öpüşme tekniklerini deneyin. Önereceğimiz yeni teknikler sayesinde partneriniz öpücüğünüzden çok memnun kalacak. İlk öpüşmenin filmlerdeki gibi öldürücü etkisi olmayabilir.Öpüşürken yırtıcı hayvan gibi davranmamaya ve mümkün olduğunca az tükrüklü olmasına çalışın. Öpücüğünüz iki insan arasında çok özel şeyler paylaşıldığını gösteren çok sıcak, ağır ve romantik olmalı.Çoğu kişi “sıcak ve ağır” tanımlamasını “ıslak ve dağınık” ile karıştırma hatasına düşer. Islak ve dağınık öpüşenler kadınlar tarafından beğenilmezler ve “kötü öpüşenler” listesinde yer alırlar. Bazıları bunu isteyerek yapabilir ve bunuetrafındakilere övünerek anlatabilir.İşte en etkileyici 18 öpüşme kuralları..•Bayanlar ve baylar öpüşeceğiniz zaman dudaklarınızı ıslatmayın. Bu ünlü bir şarıkıcının seyirci önünde şarkı söylemeye başlamadan önce boğazını temizlemesiyle eşdeğerdir.•Öpüşürken diliniz kutudan birden fırlayan kukla gibi ağzınızdan çıkmasın, ağzınızın hafif açık olması yeterli.•Erken ortaya çıkan Fransız tarzı bu öpüşmeyi hemen denemeyin. Partnerinizin bunu denemeye çalışacağından şüpheleniyorsanız;•Ağzınızı kapatın. Ağzınız açık olsun, dilinizi çıkarmayın.•Öpüşmenin daha ateşli bir hal almasını istiyorsanız dilini hissettiğinizde hoşunuza gittiğini gösteren bir işaret verebilirsiniz. Bu süreç yarım saat ya da 30 saniye olabilir.•Ağzınızı partnerinizinkinden çok daha geniş açmayın. Öpüşme taklit etme değildir.•Öpüşürken kaba konuşmalar yapmayın.
KKTC’de ilk kez Girne Amerikan Üniversitesi Kıbrıs Yerleşkesi Karmi Kampüs’te “İçimizdeki Sınırları Aşmak” ana teması ile düzenlenen 16. Ulusal Psikoloji Öğrenciler Kongresinde “Eşcinsel Ergenler ve Ailenin Sırları ve Sınırları” konulu sunum gerçekleşti.Eşcinelliğin bir hastalık olmadığını yönelim farklılığı olduğunu belirten Prof. Dr. Şahika Yüksel, Dünya Sağlık Örgütünün cinsellik tanımında ifade edildiği gibi eşcinselliğin biseksüellik ve heteroseksüellik gibi insanda tanımlanan 3 yönelimden biri olduğunu ifade etti.Biseksüelliğin karşıt cinsel olmak gibi çok erken yaşlarda belşirlendiğinin altını çizen Prof. Dr. Yüksel, biseksüelliğin bireyin kendi isteği ile seçtiği bir özellik olmadığını vurguladı. Kişinin cinsel kimliğini keşfetmesinin zamanla olduğuna değinen Prof. Dr. Yüksel, sürecin ergenlik öncesi dönemde başlayarak ergenlik döneminde devam ettiğini belirtti.Kişilerin cinsel tercihlerini özgürce ifade edebilmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yüksel, toplum ve kültürel baskıdan dolayı kişilerin toplum tarafından onay verilen rolleri sergilediklerine işaret ederek eşcinselliğin bir hastalık olmadığını yönelim farklılığı olduğunu vurguladı.Kişilerin yetiştikleri ve yaşadıkları kültürün ve toplumun doğrularına göre eşcinsellik ile ilgili düşünce ve duyguların bastırıldığını belirten Prof. Dr. Yüksel, ailelerin bu noktada eşcinselliği bir tabu ve açıklanmaması gereken bir sır olarak gördüğünü ifade etti. Toplum ve kültürün kişinin ve ailenin etrafında birtakım sınırlar oluşturduğuna da işaret eden Prof. Dr. Yüksel, gençlerin cinsel ilgisinin arttığı dönem olarak ergenliğin kırılganlık riskinin yoğun olduğu bir dönem olduğuna dikkat çekti.Toplumsal baskı ve dışlanma nedeniyle gençlerin kendilerini keşfetme ve tanıma devresinde cinsel ilgilerinin akranlarından farklı olduğunu keşfetmelerinin sancılı bir süreç olduğu belirten Prof. Dr. Yüksel, toplumda egemen olan homofobiden dolayı ebeveynlerin kuşkularını yakınları ve uzmanlar ile paylaşamadığını belirtti.Ailelerin eşcinselliği bir hastalık olarak değil cinsel yönelim farklılığı olarak algılamaları gerektiğinin de altını çizen Prof. Dr. Yüksel, toplumsal baskı ve dışlanma kaygısının aileler etrafında sınırlar çizdiğini belirterek söz konusu süreçlerin ergenlik döneminde görülen farklı cinsel yönelimlerin sır olarak kalmasına neden olduğunu vurguladı.Kişilik gelişimi, cinsellik, cinsel farklılıklar, ergenlik ve yaşlılık sorunları, terapide etik sorunlar gibi çeşitli konularda 100’e yakın bilimsel sunumun yapıldığı kongre, GAÜ Kıbrıs Yerleşkesi Karmi Kampüs Uluslararası Kongre Merkezinde düzenlenecek değerlendirme ve kapanış oturumu ile sona erecek.
Acıyı ne kadar zamanda atlatabileceğiniz tamamen size bağlı. Kolay olduğunu söylemiyoruz ama sizi daha güçlü tutup acınızı minimalize edebilecek birkaç bilimsel tavsiyemiz var.1. GERÇEĞİ KABULLENİNKendinizi kandırmaktan vazgeçin: Bu ilişki bitti! Her ne sebeple olursa olsun eski sevgiliniz sizinle romantik bir ilişkiye devam etmek istemiyor. Bunu anlayıp kabul ettikten sonra iyileşme süreciniz hızlanacaktır.2. HAYATTAKİ EN ÖNEMLİ İLİŞKİ, KENDİNİZLE KURDUĞUNUZ İLİŞKİDİRTabii romantik bir ilişki yaşamak güzel ama şart da değil! Başka bir insana ihtiyaç duymadan da yaşamaya devam etmek mümkün. İngilizlerin ünlü bir sözü var: 'Hasta bir insanla birlikte yaşamaktansa, sağlıklı ve yalnız olmayı tercih ederim.' Eğer yalnız kalmaktan korkuyorsanız, özgüveniniz yerlerle sürünüyor demektir. Hemen profesyonel bir yardım alın. Eğer yalnız kalmayı sorun etmiyorsanız, acınız gerçekten bir 'aşk acısı'ysa, o zaman kendinizle baş başa vakit geçirmenin tadını çıkarın. Hayatta yapmaktan mutlu olduğunuz 10 şeyin listesini çıkarın. Bu, 'köpüklü banyo yapmak' da olabilir, 'müzik dinleyerek yürümek' de... Canınız hiç istemese de; kendinizi bu 10 şeyi yapmak için motive edin. Mutlaka yapın! Acınızın gün geçtikçe dindiğini göreceksiniz.3. OLAYLARA DAHA GENİŞ BİR PENCEREDEN BAKINHala acıtıyor mu? Evet. İlişkinizdeki bazı anları özlüyor musunuz? Tabii ki. Peki bu dünyanın sonu mu? Asla! Bu kalp ağrısını atlatacaksınız. Günden güne azalacak... Yeter ki olaylara dışarıdan bakmayı öğrenin. Eğer yapabiliyorsanız hiç bakmayın!4. ÇEMBERİN DIŞINA ÇIKMAYINHer zaman kederli ve üzgün olmayı seçerseniz, karşınıza çıkacak fırsatları kaçırırsınız. Küçük bir ayrılığın bütün hayatınızı mahvetmesine izin vermeyin. Yeniden gülümsemeyi öğrenin. Oyunun dışında kalmayın.5. KESİN BİLGİ: SOSYALLEŞMEK İYİLEŞMENİZE YARDIMCI OLURHer ne kadar ruh haliniz buna pek elverişli olmasa da, insanların sizi kullanmasına izin vermeyin. Aşk acınızı hafifletmek için başka kollara atılmayın. O olmadan da hayatınıza devam edebileceğinizi unutmayın. Sosyalleşin ama dozunda! Sinemaya gitmek, oyun izlemek, yemeğe çıkmak gibi küçük mutluluklarla başlayın işe. Geceler süren alemlere gerek yok...6. EN ÖNEMLİSİ: TACİZ ETMEYİN!Eski sevgilinizle bir araya gelmek için telefon açmak, mail atmak, mesaj göndermek gibi modası geçmiş eylemleri bırakın. Alternatif yollara bakın. Aklınızı meşgul edebilecek herhangi bir şeyle oyalanmanın size iyi gelebileceğini garanti edebiliriz. Bugüne kadar hep yapmak istediğiniz ama fırsat bulamadığınız minik konulara yönelmek (yemek yapmak, uzun zamandır okumak istediğiniz kitaba başlamak, 5 bin parça puzzle yapmak gibi) işlere yönelin. Nihayetinde herkesin yaşayabileceği bir ayrılık acısı, hayattan alacağınız tada engel olmamalı. Stresi uzatmaya değer mi? Hiç değmez!
Gandhi, eğer ölecekse Tanrının takdiri olacak diyerek doktorların karısına penisilin uygulamasını reddetti, bu da karısının ölümüne sebep oldu. Ama kendi hayatını kurtarmak için kinin adlı ilacı kullanmaya başladı ve iyileşti.