onedio
Erkeklerle Daha İyi Anlaşan Kızların Yaşadığı 17 Dram
Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde, her an, hatta şu an bile binlercesinin yaşandığı bir dramdır. İnsanların gözün önünde gerçekleşen ama kimsenin görmediği sessiz bir çığlıktır. Bir övgü gibi sunulan ama bir dünyayı karartan, kapatan, söndüren bir ifadedir.  -S..erim öyle işi lan!! -Hoop beyler aramızda bayan var ayıp oluyor -Kim? Merve mi? o bizden lan bi'şey olmaz, dimi lan Merve! -Eheh tabi olm Ah be Merve, belli ki grup içindeki erkeklerin birinden hoşlanıyorsun, ona yakın olmak için lanlı lunlu konuşup gruba entegre olmak durumunda kalıyorsun, ama bilmiyor musun ki gün geçtikçe Merve'likten çıkıp bir Ahmet, bir Sacit oluyorsun? Sanıyor musun ki hoşlandığın adam bir Sacit ile birlikte olmak istesin? Neden grubun bir parçası olmak için kendine “o bizden lan” denmesine göz yumuyorsun? Erkek olmak çok mu matah bir şey?  Ah be Merve, senin içinde kopan fırtınaları biliyorum ben. Sırf sevdiğin adama yakın olmak için sana penis takılmasına ses çıkarmayışındaki sessiz çığlıkları duyabiliyorum. Ne zaman ki bir kıza “o bizden” dense bir yerlerde bir kelebeğin öldüğünü, bir çiçeğin solduğunu biliyorum ben. Yapma bunu, kendine testosteron zerk ettirme durduk yere, erkeklerden biri olma, yanında küfür edildiğinde “eheh tabi lan ben de sizdenim” deme Merve, gün geçtikçe salih'leşiyorsun, Necati'leşiyorsun... bunu yapma Merve.
Reklam
Reklam
Sevgililik Bir Meslek Olsa Gerçekleşmesi Muhtemel 17 Şey
Düşünsene o kadar ilişkin oldu, bu da bir kariyer sonuç olarak. Hem nasıl ki iş hayatında herkes bir değilse, ilişkide de herkes bir değil. Sen doğru sevgili adayısın ama aşkta özgeçmişe bakılmıyor be canım :( Tüm aşamalar iş hayatıyla aynı olsaydı muhtemelen aşağıdaki gibi olurdu:
Reklam
11 Maddeyle Avcılarlı Olmak
Avcılar İstanbul'un ilginç ilçelerinden biridir.Ne İstanbuldur ne de değildir.Ne yakındır nede uzaktır.Öyle bir şeydir Avcılar.Onu bir Avcılarlı olarak size tanıtmak istedim bakalım başara bilecek miyim.
Reklam
Çocuk Damat ve Gelinin Ailesinden Komik Savunma
Bursa'da çocuk damat ve gelin haberi ortalığı ayağa kaldırdıBursa'da çocuk damat ve gelin haberi ortalığı ayağa kaldırdı. Çouk polisi ve aile bakanlığı devreye girdi, yapılan araştırmada olayın düğün değil beşik kertmesi ve nişan eğlencesi olduğu belirlendi.Roman aileler çocuklarının evlerinin dahi ayrı olduğunu, cinsellik yaşanmadığını, düğünü on yıl sonra düşündüklerini açıkladılar. Bursa’da yaşları küçük kızla çocuğun evlendiği haberleri Aile Bakanlığı ile çocuk polisini harekete geçirdi. Yapılan araştırmada olayın evlilik değil, beşik kertmesi eğlencesi olduğu ortaya çıktı. Roman aileler düğün haberine tepki gösterirken, 'Biz çocuklarımızı 10 yıl sonra evlendireceğiz. Evlilik haberleri yanlış' dedi. Çocuk polisinin araştırmasında resmi yaşları 12 olan kız ve çocuğun ayrı evlerde yaşadıkları, ailelerinin beyanına göre herhangi bir cinsellik de yaşanmadığı kaydedildi. Alınan bilgiye göre, merkez Yıldırım ilçesi Vatan Mahallesi’nde oturan ve resmi yaşları 12 olan S.P. ile merkez Osmangazi ilçesinde oturan C.Ş.’nin eğlence görüntüleri düğün diye kamuoyuna lanse edilince Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü ve Çocuk Şube Müdürlüğü harekete geçti. Savcılığın talimatıyla polis ilk önce iki ailenin büyüklerine ulaştı. Daha sonra kız ve oğlan, Çocuk Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Aile fertlerinin kıza ilerleyen süreçte başka talipli çıkmaması için kendi aralarında beşik kertmesi dedikleri bir eğlence tertip edip gelinlik giydirdiği, sokakta eğlence yapmak için de polis merkezinden izin aldığı ifade edildi. Aile, çocuk düğünü haberlerine tepki gösterirken, düğünü 10 yıl sonra yapacaklarını kaydetti. Erkek çocuğu ve kızın ayrı ayrı evlerde oturduğu öğrenildi. S.P. isimli kızın yaşının daha yüksek olduğu, gerçek yaşının belirlenmesi için de kemik testi yapılacağı bildirildi. Polis ve Aile Bakanlığı’nın cinsel istismar olup olmadığı yönünden savcılığın izniyle soruşturma başlatacağı kaydedildi. Aile Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın da devreye girerek çocukların okula gönderilmesi konusunda teşebbüste bulunacağı ifade edildi. Posta
Yalan Söyleyen Kişiler Nasıl Anlaşılır?
Yalan söyleyen kişiler yalanlarını gizlemek için; çok çaba sarf etmek zorundadır. Bunun için de huzursuz görünen bir kişiden çok rahat görünen kişilerin yalan söyleme olasılığı daha yüksektir.American Society for Information and Technology” (Amerikan Toplumu Bilgi ve Teknolojileri” dergisinde yer alan bir makalede yalan söylediğine emin olunan bir kişiyle telefon ya da cep telefonu mesajı ile değil yüz-yüze iletişim kurulması tavsiye ediliyor.Genel olarak yalan söyleyen kişiler şunları yapıyor:► Yalan söyleyenler genellikle göz temasından kaçınır. Ellerini ve kollarını daha az kullanır. Soru sorduğunuzda avucunu sıkar ya da ellerini size çevirmez.► Genel tavrı değişir. Sakin bir insan aniden heyecanlı davranırken, daha hareketli insanlar donuk tavırlarla konuşmaya başlar.► Sorduğunuz basit sorulara daha önceden cevabını tasarladığı için gerektiğinden detaylı cevaplar verir. Fakat bunun ardından beklemediği bir soru sorarsanız birden bocalar ve cevap vermek için zaman kazanmaya çalışır.► Şaşkınlık, korku ya da mutluluk gibi duyguları belirten ifadeleri sadece ağız bölgesiyle sınırlı kalır.► Ayakta dururken ya da otururken yalan söyleyen birisi genellikle sırtını dik tutmaz.► Bulunduğu rahatsız ortamdan kurtulmak isteğiyle gözünü kapıya çevirir ve konuştuğu kişiyle arasına mesafe koyar.► Sorulara net cevaplar vermez. Her zaman sakin karşıladığı sorulara aşırı tepkiler verir. Kendisi size soru yöneltmez.► Şakalar yaparak konuyu geçiştirmek ister ya da çok dramatik bir hikaye anlatarak sizi duyarsızlıkla suçlar.► Sık sık yüzüne dokunur. Burnunu çeker, başını kaşır. Özellikle ağız bölgesine yakın bölgelere dokunması dikkat çeker.► Üstündeki kıyafetleri düzeltir. Gömleğinin yakasını gevşetir. Ya da elinde tuttuğu bir cisimden güç almaya çalışır.
Reklam
Aşk Hakkında İlginç 10 Gerçek
Aşk yaşadığımız en önemli duyguların biridir. İnsan beyni doğası gereği yalnız kalmayı ve ret edilmeyi bir tehdit olarak algılar. Hem biyolojik hem de kültürel nedenlerden dolayı, çoğumuz kalıcı bir aşk ilişkisi gerekliliğine inanırız. Oysa, gerçekte ne sevgi mutlaka kalıcı ve değişmez bir durumdur ne de kendimizi dışında tutabileceğimiz bir şey değildir. Aksine, sevgi içimizde bir yerde pusu kurmuş yatar, kalbimizi açmaya her zaman hazırızdır. Uzun süreli ilişkiler ise kendiliğinden devam eden bir ilişki biçimi değildir, özveri ister ve istekli olmak gerekir. Aşkla ilgili yapılan araştırmalar ise konunun düşündüğümüzden daha karmaşık olduğunu gösterirken, ilginç sonuçlar ortaya çıkarıyor:Aşk Tutkudan FarklıdırFiziksel çekim iki kişi için mutlaka gerekli bir durum. Ancak duygusal aşk ve tutku birbirinden farklıdır. Her zaman ilk görüşte çok hoşlandığımız birisi ile uzun süreli ilişki yaşayacağımızın garantisi yoktur. Beyin üzerinde yapılan gerçek zamanlı bilimsel çalışmalar gösteriyor ki tutku ve heyecan beynin ödüllendirme ile ilgili bölümünü aydınlatırken; aşk empati ve önemseme ile ilgili bölümlerinin uyarılmasına neden olur.Aşk bir anlık duyguyu ve bir ömürlük hissi aynı anda hissettirirYeni çalışmalar gösteriyor ki aşkı bir anda ve çok yoğun bir hisle yaşıyoruz. Bu karşılıklı iki kalbin ritminin hızla artık bir süre aynı anda atması demek demek oluyor. Bu ilgin anda iki kişi sanki bir ayna karşısındaymış gibi birbirlerini jest ve mimiklerini, hareketlerini taklit eder. İlginçtir ki bu durum ağrıların azalmasına ve acıların hissedilmemesine dahi sebep olur.İyi bir takım olmakUzun süre ilişki yaşayan çiftlerin katıldığı araştırmalar gösteriyor ki çiftler davranışları ile birbirini destekler ve gelişimine pozitif katkı sağlar. Bu katkı birlikte geçirmedikleri zamanlarda aynı şekilde devam eder.Aşk, Kapasitemizi GeliştirirAşık olan çiftlerle yapılan araştırmalar beynin şefkat ve öz-sevgi bölümlerinin aşk ile birlikte kapasitesini arttırdığını ve beynin alfa dalgalarının farklı bir ritim ile yayıldığını gösterir. Aşkın Aşkın pozitif etki yaratarak beynin korku merkezine baskı yaptığı kanıtlanmıştır.Aşk Sadece Kafanızda DeğildirUzun süren çalışmalar gösteriyor ki sağlıklı bir vücut için aşk gerekli. Yalnızlık ve sosyal bağların kopuk olması sigara kadar sağlığımız üzerinde tehlikeli etkiler yaratır. Bir guruba üye olmak ve ait olma hissi bu etkiyi azaltır. Özellikle erkekler için evlilik sağlığı pozitif etkilerken, yaşam süresini uzatır. Belki de eşlerinin hazırladığı güzel yemekler ve doktor randevularını takip ederken hassas olmaları bu durumu doğuruyor olabilirEğer Aşık Olmak İstiyorsak OluruzKabul edelim ki herkes sevmek ve sevilmek ister. Aidiyet duygusu ve takdir edilme bizi geliştiren önemli etkenlerdir. Bu nedenlerden ötürü aşık olmadan yaşamak ya da aşktan uzak durmak neredeyse imkansız. Çünkü aşk psikolojik bir ihtiyaçtır.Aşk Her Zaman Aynı Yoğunlukta OlmazBirisini çok seviyor olmak başkalarını sevmeyeceğiniz anlamına gelmez. Hatta birisine aşık olduğumuz zaman bir çok insana yaklaşımınız pozitiftir ve daha sevgi doludur.Aşk Koşulsuz DeğildirSevgi de tüm davranışlarımızda olduğu gibi bazı karşılıklar bekler ve koşulsuz değildir. Emniyet ve güven duygusu aşkın ön koşuludur. Birisinden hoşlandığınız zaman beynin “savaş ya da kaç” alarmı kapanır. Geçmişinde travmalar bulunan bireyler bunun için daga farklı tepkiler de geliştirmiş olabilir. Güvende hissetmek aşk için yeterlidir.Aşk BulaşıcıdırYaşadığınız sevgi, gördüğünüz şefkat ve ilgi başka insanlar için ilham kaynağı olabilir. Hissettiğiniz duygular çevrenizdeki yalnızları da etkiler ve aşk aramaya iter. Sizin mutluluğunuz onların ilhamı olur.Aşk Her Zaman Sonsuz DeğildirAşk her zaman sonsuz değildir, ancak bunu sonsuz kılabilirsiniz. Çünkü insan bir önceki günden farklıdır ve zaman geçtikçe değişimimiz artar. Açıkçası şu klasik söz “ Sen çok değiştin” i duymak neredeyse kaçınılmazdır. Uzun süreli ilişkiler üzerinde yapılan araştırmalarda çiftlerde yaşanan değişimi beyin, yeni bir durum gibi algılayarak heyecanı ve mutluluğu tetikleyebiliyor.
Reklam