İnsanlar hareketleri standart olan bir robot değildir, herkesin kendine özgü davranış biçimleri ve yaklaşımları vardır. Özellikle bir kişinin ailesi ile olan ilişkilsi, gelecekte sahip olacağı birçok özelliğin de habercisi olabilir. Çevremde gözlemlediğim kadarıyla, güçlü aile bağları olan erkekler bir evlilik gerçekleştirdiklerinde, eşlerine daha sadık oluyorlar. Bu tip insanlarla birlikte olmanın beraberinde getirdiği birçok avantaj var ve bu avantajlar sayesinde, aslında onlarla evlenmek doğrudan mutlu olmak anlamına geliyor. İşte güçlü aile bağları olan bir adam ile birlikte olmanın beraberinde getirdiği avantajlardan bazıları;
24 Kasım Öğretmenler Günü' nde öğretmen sevdiklerinizi unutulmaz bir sürprizle mutlu etmek ister misiniz? Birbirinden özel Öğretmenler Günü Hediyeleri, her öğretmen için anlamlı olan 24 Kasım'ı daha da anlamlandıracak ve aradan yıllar geçse de tatlı bir tebessümle hatırlatacak. Unutmayın ki; Öğretmenler Günü sürprizlerle güzel!
ALMANYA'da Çevre Bakanlığı enerji tasarrufuna seks içerikli kamu spotuyla dikkat çekti. Almanya'da Federal Çevre Bakanlığı'nın enerji tasarrufu ve çevreyi korumak için hazırladığı üç kamu spotu günün konusu oldu. Bakanlığın özellikle gençlerin ilgisini çekmek için hazırladığı seks içerikli spot, sosyal medyada izlenme rekorları kırdı. Spotta eve geç gelen bir genç kız, anne ve babasını salonda seks yaparken yakalıyor. Genç kız şaşkın bakışların ardından ışığı kapatarak gidiyor. Bu kamu spotunda, 'Elektrik santralleri yerine seks' vurgusu yapılıyor. Federal Çevre Bakanlığı'nın hazırladığı zombili kamu spotunda ise ısı tasarrufuna dikkat çekiliyor. Maço bir karakterin kullanıldığı üçüncü kamu spotu da akaryakıt tasarrufuna değiniyor.
Brezilya'dan Rusya'ya, Ukrayna'dan Kuzey Kore'ye biz Türkler kendi dışımızdaki ülkelere nasıl bakıyoruz? Tipografi sanatçısı Uğur Saraç'tan yine güzel bir çalışma. Sanatçı burada Türk insanının dünyadan bazı ülkeleri nasıl gördüğüne dair esprili bir dil kullanmış. Keyif almanız dileği ile...
Çevremde gözlemlediğim kadarıyla 'ayrılmaz ikili' olarak anılan kızların, birbirlerini her ne kadar çok sevseler de, bazı konularda anlaşmazlıklara düştüklerini ve aralarının bozulduğunu gördüm. Eğer siz de en yakın arkadaşınızla sonsuza kadar birlikte kalmak ve hayat yolunu beraber yürümek istiyorsanız, bu içerikte derlediğim sözleri birbirinize vermeyi deneyebilirsiniz. İşte en yakın arkadaşınıza vermeniz ve ömür boyu tutmanız gereken o sözler;
Tek çocuk olmak birçok avantajı ve dezavantajı bir arada barındıran bir durum. Bir yandan çocukluğunuzu doyasıya, anne babanın kuşatması altında sevgi dolu geçirirken öte yandan yalnızlık duygusunun başı çektiği bir takım problemlerle mücadele etmek zorunda kalıyorsunuz. Kişiden kişiye değişmekle beraber, tek çocukların karşılaştıkları belli başlı durumları toparlamaya gayret ettik.
Ünlü futbolcular FIFA'nın organize ettiği 'Ebola'ya karşı 11' kampanyasına destek verdi.Futbolcular kamera karşısına geçerek, uzmanların hazırladığı Ebola'dan korunma yollarını 11 basit sağlık kuralı şeklinde anlattılar.
Omuzlara yüklenmek yalnızca iş hayatında ilerleme kaydetmek anlamına gelen bir metafor değildir. Aynı zamanda bir iş görüşmesinde iyi bir beden dili sergileyebilmek için uygun bir yoldur.İş görüşmeleri, kötü şöhretleriyle bilinen ip cambazlıklarıdır. Kendinden emin görünmek istersiniz ama çok da rahatsız edici olmak değil, zeki ama çok bilmiş değil. Dengeyi bulmaya çalışmak, bir yandan da işi neden hak ettiğinizi açıklamaya çalışmak yeterince zor bir iş. Peki ya beden diliniz bu konuda size yardım edebilirse?Kariyer uzmanları, vücut hareketini bir kişinin karakterini belirleme konusunda bir yol olarak uzun zamandır analiz ediyor. Hangi tip hareketlerin iş görüşmelerinde önemli olduğunu belirlemek adına beden dili uzmanı olan Dr. Lillian Glass (kitabı Vücut Dili Avantajı’nda bu tip taktiklere değinmektedir), bir beden dili uzmanı ve SNAP- İlk İzlenimlerden Yararlanmak, Vücut Dili ve Karizma’nın yazarı Patti Wood ve en son kitabı Flörtleşmenin Beden Dili 2012’de yayımlanan beden dili uzmanı Tonya Reiman ile konuştuk.
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun (UNFPA) 2014 yılı 'Dünya Nüfusunun Durumu Raporu'na göre, Türkiye'de her yıl 91 bin çocuk anne oluyor.Toplum Gönüllüleri Vakfı'nın (TOG) 10 yıldır uygulayıcı ortağı olduğu UNFPA'nın '1,8 milyarın gücü: Ergenler, gençler ve geleceğin dönüşümü' başlıklı 2014 yılı raporu, dünya ile eşzamanlı olarak bir basın toplantısıyla açıklandı.Dünya Nüfusunun Durumu Raporu'na göre; dünyada hayatta olan genç nüfus sayısı 1,8 milyara ulaşırken, milyonlarca genç okula gitmiyor, gitse de öğrenme için gerekli asgari kritik seviyelere dahi ulaşamıyor. Gelişmekte olan bölgelerde gençlerin yüzde 60'a kadarı çalışamıyor ya da sadece düzensiz işlerde çalışıyor ve okuyamıyor. 500 milyondan fazla genç, günde 2 doların altında hayatta kalmaya çalışıyor. Yoksul ülkelerdeki gençler, giderek derinleşen dijital uçurumlardan dolayı modern ekonomilerde iş yapabilmek için gerekli teknolojik olanakların dışına itiliyor.Gençler, kendi ihtiyaçlarının en iyi şekilde nasıl karşılanabileceğine dair karar alma süreçlerinin dışında kalıyor. Yüksek yoksulluk riskiyle karşı karşıya olmalarına rağmen gençler, her üç ülkeden 2'sinde ulusal yoksulluk azaltma stratejileri ve kalkınma planları hazırlanırken, sürecin tamemen dışında bırakılıyor. Her gün 18 yaş altı 39 bin kız çocuğu evlendiriliyor.'15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 28 doğum düşüyor'Türkiye, 76,6 milyonluk nüfusunun dörtte birini oluşturan gençlerle (19 milyon) Avrupa'nın en genç nüfuslu ülkesi konumunda bulunuyor. Genç nüfusun yüzde 14,2'si evli. Türkiye'de geçen yıl boşanan genç erkeklerin yüzde 53,1'i, genç kadınların ise yüzde 35,3'ü, ilk yılında evliliklerini bitirdi.Ülkede, 19 yaşın altındaki evli 6 gençten ancak biri etkili gebeliği önleyici yöntem kullanırken, Türkiye'de 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 28 doğum düşüyor.'Genç kadınlar internete daha az erişiyor'Rapora göre, Türkiye'de genç kadınlar internete daha az erişebiliyor. Her 5 genç erkekten 4'ü internet kullanırken, bu oran genç kadınlarda yüzde 55 seviyesinde bulunuyor.
Sevgili bas gitarist kardeşim, yanlış anlama sakın, seni çok seviyoruz. Ama caps’lere konu olan yalnızlığının da farkındayız. Sence neden olmuyor? Vokalist, gitarist ve davulcu çifter çifter sevgili bulurken sen neden bulamıyorsun? Hiç düşünmedin mi?
Avustralya merkezli insan hakları kuruluşu Walk Free tarafından yayımlanan 'Küresel Kölelik Endeksi'nde Türkiye 105'nci sırada yer aldı. 167 ülkenin yer aldığı raporda Türkiye'de 190 bin kadar kişinin kölelik koşullarında çalıştırıldığı öne sürüldü.Örgütün araştırması, modern dünyada 'köleliğin' hâlâ devam ettiğine işaret ediyor.Kuruluşun yayımladığı raporda, insan haklarına aykırı çalışma koşullarına gönderme yapılarak, dünya genelinde yaklaşık 36 milyon kişinin 'köle' olarak çalıştırıldığı belirtildi. Bu sayı, dünya nüfusunun bin'de beşine karşılık geliyor.
Vizyona girmesine ramak kala yayınlanan 'Grinin Elli Tonu' filminin yeni fragmanı cesur sahneleri ile dikkat çekti. Filmin ana karakterleri Anastacia Steele (Dakota Johnson) ve Christian Grey'in (Jamie Dornan) arasındaki ateşin yeteri kadar hissedilmediği, bu nedenle seks sahnelerin tekrar çekildiği belirtildi. Sevişme sahneleri için yeniden sete dönmek zorunda kalan oyuncuların yeni görüntüleri kısa sıra önce yayınlanan yeni fragmana yansıdı. 14 Şubat 2015 Sevgililer Günü'nde vizyona girecek olan filmin fragmanı karşınızda.
Dünya komik bir düzende işliyor. Bunun temel problemi ise, kompleks problemleri basitleştirme çabamızdan kaynaklanmaktadır. Bir kültürün bir tarafının sıkıntılı olduğunu keşfettiğimiz zaman, eğer bulduğumuz yol ideal yol değilse, bunun hemen yanlış olduğuna inanıp 180 derece dönerek tam aksi yolda ilerliyoruz.Örnek vermek gerekirse; centilmenlik müessesesi. Centilmen olmak cesur olmak, kibar olmak gibi birçok kriterden oluşur. Günümüzde birçok birey kadın ve erkek arasındaki farklılıkları hemen seksist tutumlarla açıklama gayretindeler. İşin iyi tarafı, çok sayıda insan – umarım en kısa sürede bütün insanlar- kadın ve erkeğin eşitliğine inanıyor ve bu şekilde yaşıyor.Eski zamanlarda, seksizmin centilmenlik yüzünden yayıldığına dair bir inanç vardı. Tabi ki 5 parmağın 5'i de bir olmadığı için bu durum yanlış bir algıya yol açtı ve centilmen olmak, erkeklerin kadınlar üzerinde üstünlük kurma çabasına döndü.Asıl sorun şu ki, centilmenlik adı altında yapılan ve kurgulanan davranışlar yer yer şovenist bir algıya dönüşebiliyor. Erkekler sahiplenmeyi yanlış algılayıp, her haliyle, her tavrıyla kadın üzerinde egemenlik kurup 'saçma' bir kölelik hayatı oluşturmaya çalışıyor. Centilmen olmak, her erkeğin üzerinde çabalaması gereken bir şeydir. Bu kadınların ihtiyacı olduğu için değil, hayatlarınızda özel olan kadınların hak ettiklerini yaşamaları içindir. Her erkek centilmen olmalıdır çünkü yapacakları daha iyi bir şey yoktur.
Tok olduğunuz halde açlıktan kıvrandığınızda, ya da canınız çikolata gibi çok sevdiğiniz bir şey istediğinde o şeyi yemeden tatmin olamadığınız anlar mutlaka olmuştur. Bu şey bazen bir bardak kahve, bazen çikolata, bazen de birbirinden lezzetli, çekici ve güzel kokan hamur işleri olabilir. Yememek için kendinizi zorlasanız da, başka şeylerle oyalanarak dikkatinizi dağıtmaya çalışsanız da, sonunda kendinizi pişman olacak kadar çok yemiş halde bulursunuz.Yemek krizlerinin en kötü yanlarından biri, size kendinizi tamamen kontrolden çıkmışsınız hissi vermesi. Herhangi bir şeyi yemek için gösterdiğiniz çaba, kendi vücudunuza karşı savaşıyormuşsunuz gibi bir his uyandırabilir ve kendinizi kontrolden çıkmış gibi hissetmenize sebebiyet verebilir.Yeme krizlerini bastırabilmenin en kolay ve etkili yolu, bu davranışın ortaya çıkımasına neden olan faktörleri incelemek ve bu faktörler üzerinde çalışarak yeme krizinin ortaya çıkışını engellemek.Uplifers olarak bu hafta, yemek krizlerinin ortaya çıkışına sebep olan faktörlerden en önemlilerini sizler için derledik.1. Öğle yemeğinde yenen salatalarÖğle yemeğinde tüm iyi niyetiniz ve fit kalma isteğinizle salata sipariş etmiş ve sağlıklı beslenmenin vermiş olduğu gururla ve huzurla, bu öğününüzü salatayla geçiştirmiş olabilirsiniz. Ancak salata sizi yalnızca 3-4 saat tok tutacaktır. Saat 4’e yaklaştığında, enerji seviyenizde bir düşüş hissedebilir, şekerinizin düştüğünü varsayarak kurabiye, kahve ve diğer şekerli yiyeceklere sarılabilirsiniz.Öğle yemeğinden sonra hissettiğiniz bu açlık hissini bastırmak için vücudunuz sağlıklı ya da sağlıksız olarak ayırmaksızın, en yakındaki enerji kaynağından enerji almaya çalışacaktır. Bu nedenle öğle yemeklerinde sadece sebze ağırlıklı beslenmek yerine tam tahılların, proteinin ve farklı çeşit sebzelerin yer aldığı, büyük porsiyonlu bir öğün yemeyi tercih edin. Böylelikle günün geri kalan kısmında da enerji seviyenizi koruduğunuzu ve akşam yemeğinden daha hafif yeme ihtiyacı duyduğunuzu hissedeceksiniz.2. Patronunuzun ruh haliStresli bir iş ortamı ya da emir-komuta zincirine bağlı bir yönetim stili, boş kaldığınız her an en yakınınızdaki çikolataya sarılarak mutluluğu onda aramanıza neden olabilir. Müdürünüzün size sürekli mobing yapıyor oluşu, hatalarınız karşısında yapıcı tutumlar sergilememesi; yani iş ortamında üzerinizde çok fazla baskı oluşu ve bu baskının yarattığı stres; kortizol seviyenizi artırarak daha çabuk acıkmanıza ve daha fazla yemenize neden olur.Bu nedenle, iş yerinizde stres yaratan herhangi bir durum yaşamanız durumunda yiyecek aramak yerine ofisten kısa bir süreliğine uzaklaşarak hava alın ya da kısa bir yürüyüş yapıp kendinize gelin. Stres kaynağından kısa bir süreliğine de olsa uzaklaşmak resmi bir bütün olarak görmenize ve daha kolay çözüm üretebilmenize olanak sağlar.3. Yanlış kararlar karşısında çözümsüz kalmakHayatımızla ilgili vermiş olduğumuz yanlış kararlar ve bunun getirdiği umutsuzluk hissi, bizi en kolay yoldan mutlu edecek yiyeceklere daha fazla yaklaştırır. Mutlu bir ilişkisi, yolunda giden bir işi, sağlıklı ve fit vücudu olan kişiler kendilerini yemeklere daha az bağımlı hissederler ve yiyerek mutlu olma ihtiyacı duymazlar.Yiyeceklere daha az bağımlı olmak için hayatınızda size mutluluk veren diğer aktiviteleri çoğaltın. Daha fazla seks yapın, egzersiz sıklığınızı artırın ya da ilgi duyuyorsanız sanatsal aktivitelerle uğraşın.4. Şişmanlama korkusuŞekeri ve yağı azaltılmış gıdalarla dolu bir dünyada yemek yerken yağ konusunda dikkatli olmamak mümkün değil. Ancak beslenme düzenimizden yağları çıkarırken aklımızdan da çıkardığımız bir şey var: Vücudumuzun enerji ihtiyacını karşılamak, kilo vermemizi hızlandırmak ve daha verimli çalışmak için ihtiyaç duyduğu faydalı yağlar…Vücudumuz için faydalı olan yağları tüketmediğimizde, vücudumuz kıtlık durumunda olduğumuzu düşünerek peynir, dondurma, patates kızartması gibi besinlerde bulunan sağlıksız yağlarla yağ ihtiyacını karşılama isteği duyuyor. Yağ ihtiyacınızı karşılamak için abur cuburlara sarılmak yerine, avokado, fındık-fıstık, tam tahıllar, zeytin, hindistan cevizi gibi sağlıklı besinlerin yağlarıyla yağ ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.5. Yetersiz su tüketimiÇok fazla üzerinde durulmasa da, vücudun susuz kalması açlık krizlerinin başlıca sebeplerindendir. Vücudumuzun %70’i sudur ve gün içinde boşaltım sisteminin vücuttan attığı suyun sürekli yenilenmesi gerekir. Günlük su ihtiyacınızı karşılamadığınızda, vücut beyne susuzluk değil açlık sinyalleri gönderir.Bu nedenle kendinizi aç hissettiğiniz durumlarda atıştırmalık bir şeyler yemek yerine büyük bir bardak su için ve bir kaç dakika bekleyin. Büyük bir olasılıkla suyun açlık krizinizi bastırdığını göreceksiniz.
Bu insanları seviyorsunuz ve onlara yardım etmek istiyorsunuz. Biliyorum, depresyonda olan bir sevdiğinize nasıl yardım edeceğinizi kestirmek oldukça zor. Gerçekten depresyonda olan insanların deneyimlerinden yararlanarak, psikolojik sorunları olan sevdiklerinize nasıl yaklaşmanız gerektiği hakkında bazı küçük ipuçlarını bir araya getirdim. İşte bu ipuçlarından bazıları;
Bazı şeylere çok fazla alışıp onlara tamamen tepkisiz olmamız gerçekten acayip. Mesela çalışan klima ya da buzdolabı sesine öyle alışığız ki aniden durduklarında ya da ses kesildiğinde korku ile karışık bir rahatlığa kavuşuyoruz. Aynı şekilde, artık teknolojiyle dolu hayatlarımızın vızıltısına da dikkat vermiyor gibiyiz.Akıllı telefon kullanıcıları her 6,5 dakikada bir telefonlarına bakıyorlar, bu da günde yaklaşık 150 defaya tekabül ediyor. Sessizliğin yerini ahenksiz bir ses uğultusu, yalnız kalabilme lüksümüzü ise sosyal medya ile değiştirmiş durumdayız. Sessizlik ve tenhalık gerçekten de yok olmak üzere olan kavramlar; yine de bünyelerinde çok fazla faydalı ve önemli şeyler barındırıyorlar. İşte sizin için derlediğimiz on örneği: