Kadınların Erkekleri Bir Türlü İkna Edemediği 24 Şey
Her defasında sebeplerini tane tane açıklasalar da erkeklerin kadınlar konusunda bir türlü ikna olmadığı şeyleri sizler için araştırdık. Neden 1 saatten aşağı hazırlanamazlar, neden tuvalete grup halinde giderler, neden depresyona girince soluğu kuaförde alırlar. İşte kadınların pek çok defa izah etmesine karşın erkekleri bir türlü ikna edemedikleri başlıca 24 şey.
CHP, YGS ve LYS'yi TBMM Gündemine Taşıdı
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya yönelttiği soru önergesinde yanıt bekleyen sorular şöyle: 1.      Bu yıl yapılacak YGS ve LYS’deki soruların sınav sonrasında açıklanmaması kararı neden alındı?2.      ÖSYM Başkanı Ali Demir’in, 'Ölçme kabiliyeti yüksek olan sorular bazı düzenlemelerle yeniden kullanılabilir. Bu hedef doğrultusunda sınavlarda sorulan soruların sadece yüzde 10’unun paylaşımının yeterli olacağını düşünüyoruz' açıklamasını yapma gerekçesi nedir?3.      ÖSYM’de yeterli miktarda “ölçme kabiliyeti yüksek” soru yok mu? ÖSYM’nin elinde YGS ve LYS için alan türlerine göre ölçme kabiliyeti yüksek kaçar adet soru var?4.      “Soru Havuzu Yazılımı”nı kim veya kimler geliştirdi? Bunun için kime ne kadarlık ödeme yapıldı?5.      Sınava girecek 2,7 milyon öğrenci de kendi sınav kitapçığını görmek isterse bu nasıl mümkün olabilecek, fiziki güçlükler nasıl aşılacak? Kitapçığını incelemek isteyen adaylar ÖSYM’den nasıl randevu alacak?6.      Hatalı soru olup olmadığına yönelik tartışmalar nasıl önlenecek? Geçmişte yaşanan usulsüzlükler karşısında sınavda şeffaflık ve şaibenin önlenmesi nasıl sağlanacak?7.      Açık uçlu yazılı sınavlar, sübjektif değerlendirmelere ve suistimale uygun ortam yaratmıyor mu? Bu tür kayırma tartışmaları nasıl önlenecek?8.      Recep Tayyip Erdoğan’ın Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığı’na verdiği talimat sonucunda 2010 yılında yaşanan kopya skandalının sorumluları ortaya çıkarıldı mı, bu konuda MİT’ten herhangi bir bilgi, istihbarat, duyum, rapor size ve bağlı kuruluşlarınıza iletildi mi? Kopya skandalıyla ilgili olarak kime hangi cezalar verildi?”
Daha Etkileyici Göz Makyajı İçin
Etkileyici bir göz makyajı kadar sağlık da önemlidir. Kozmetik ürünlerinden kaynaklı rahatsızlıklar çok sık yaşanmaktadır. Bu tür problemlere karşı makyaj sonrası ve öncesi temizliği çok dikkatli yapılmalıdır. Ayrıca cildiniz için bu tür problemleri en aza indiren markaları kullanabilirsiniz. YoungBlood markası birçok makyaj ürünü içermektedir. Özellikle sizler YoungBlood göz çevresi makyaj ürünlerini inceledik. Toz Mineral Farlar göz çevresinin hassaslığına uygun, kurutmadan parlaklık ve renk katar. Mineral formülü ile toz farlardan daha kalıcı etkidedir. Compact Mineral Farlar ise aynı toz ürünlerde olduğu gibi, sıkılaştırılmış ve saf minerallerden üretilmiştir. Yoğun tonlardaki renkleri ile etkileyici bir sonuç almanızı sağlar. Uzun süre kalıcılığını koruyarak etkisini gösterir. Eyeliner/ Göz Kalemi etkili konsantre renkler ile formüle edilmiştir. Akmayan ve dağılmayan özelliğe sahiptir. Gözleri irite edebilecek içerikler bulunmamaktadır. İnce eyeliner için ucunu açarak kullanabilir ya da dumanlı bir görünüm için dağıtarak kullanılabilir. Rimeller olağanüstü etkili fırçası ile hacim sağlar ce kirpikleri besler. Birçok ürünün aksine bulaşmayan özelliktedir ve kirpikte daha dolgun, kalıcı görünüm kazandırır. Kaş Farı Seti ile doğal kaş şekli vermeniz için size yardımcı olur. 2 tondaki toz formülü ile dilediğiniz tonda kapatıcılık sağlayabilirsiniz. Ayrıca kaş fırçası yardımı ile istediğiniz şekli sabitleme imkanı elde edersiniz.
Sürüş İzlenimi: Volkswagen Beetle – Aşk Yeniden…
Yeni Volkswagen Beetle, namı diğer kaplumbağa firmanın bu modelde piyasaya 1938’den bu yana sürdüğü tamamen yeni üçüncü versiyon. Yeni Beetle Golf Mk6 şasisinde temellendirilmiş. Her ne kadar olaya teknik açıdan yaklaşıldığında temel alınan Mk6 çok daha önde olsa da, Beetle her zaman kalbini mantığından önde tutanların otomobili olmuştur.Pek çoğunuzun hatırlayacağı gibi Volkswagen çok uzun yıllar sonra Beetle modelini tamamen yenilemiş ve 1998’de piyasaya sürmüştü. Dünya çapında bir milyondan fazla satılan yeni Beetle satış rakamları olarak tatminkâr sonuçlar elde etse de, ne kullananları, ne de firmayı tam olarak tatmin edemedi ve üretimine 2010 yılında son verildi. Ne yazık ki ilk girişim, tüm dünyadan otomobil tutkunlarının ortak rüyasını gerçekleştirmek yerine daha çok kadınlar tarafından tercih edilen küçük bir araba yaratmaktan öteye gidemedi. Buradan da anlıyoruz ki Volkswagen Beetle’a biraz peri tozu serpmek lazım. O sadece bir otomobil değil. Hiçbir zaman sadece bir otomobil olmadı.Bu jenerasyonun sonrasında ise Volkswagen pes etmek yerine efsanesini sürdürmek için inatla çabalamayı sürdürdü ve köklerini gelecek ve günümüzle birleştiren çok daha agresif, bir o kadar da duygusal bir tasarımla yollara geri döndü. Volkswagen Beetle artık yeniden gördüğünüzde sarılmak isteyeceğiniz, yoldayken şeklini ya da beygir gücünü düşünmeden gazına yüklenmekten kendinizi alamadığınız bir otomobil. Aranan Peri tozu bu kez bulunmuş görünüyorDış tasarıma bakılacak olursa, Beetle’ın büyüdüğünü ve daha net hatlarla köklerine selam çakarken, günümüz tasarım gerekliliklerini de unutmadığını görüyoruz. Tasarımda baştan bir yaratıma gidilemeyeceğinden Volkswagen mevcut tasarımı kusursuzlaştırma yoluna gitmiş. Bence başarmışlar da. Arabaya bindiğinize sizi uzun zamandır görmediğiniz kadar yüksek bir ön konsol ve nostaljik, aynı zamanda eşsiz torpido gözü karşılıyor.Test sırasında kullandığımız 1.4 litre TSi motor 160 ps güç üretiyordu. 1.2 TSi ve 1.6 TDi versiyonları da ülkemizde mevcut olan yeni Beetle’ın en ‘seksi’ motor seçeneği ise elbette test sırasında kullandığımız 1.4 litre TSI motorlu versiyon.  0-100 km hızlanması gerçekten de 8.3s olan bu motor sürüş esnasında en agresif taleplere bile sorunsuz cevap verirken, arabanın yapısal özellikleri nedeniyle de performansınızı olduğundan dahi fazla hissediyorsunuz. Sonuç? Sınırsız mutluluk.Volkswagen’in artık rüştünü çoktan ispat etmiş DSG otomatik şanzımanıyla vites geçişleri hem ruhlu, hem de sarsıntısız ve her zaman doğru devirlerde gerçekleşiyor. Arabanın ECO ve Sport modları arasındaki performans ve sürüş özellikleri ise çok belirgin. Her iki modda da ruh halinize göre çok keyif almanız mümkün. 1973 model bir Beetle ile uzun zaman geçirmiş bir eski Beetle sahibi olarak şunu söyleyebilirim ki Beetle her zaman bir parça agresif kullanımı ve yüksek devri seven bir arabadır. Yeni versiyonda bu özelliğin teknik olarak olmasa da hissiyat olarak genetiğine işlemesi beni ayrıca mutlu etti.Ülkemizde vergi sistemi yüzünden muhtemelen bulunmayan 2.0 litre TDI motor seçeneği yurtdışında bulunabilen yeni Beetle’ın mevcut 3 motor seçeneği ülke koşulları açısından her açıdan tatminkâr bir seçim aralığı sunuyor.Yakıt tüketimi noktasında da boş ağırlığı 1373 kg olan yeni Beetle’ımız oldukça tatminkârdı ve şahir içi-uzun yol ortalaması olarak 6.8 litre gibi bir ortalama değere rahatça ulaştık. Uzun yolda ise sakin tepkilerle yakıt tüketimini 5.5 litre gibi değerlerde tutmak mümkün fakat biraz çaba ve dikkat gerektiriyor.Sürüş özellikleri olarak her ne kadar temel alındığı Golf’ün konfor ve stabilitesinden uzak olsa da, Beetle otoban ve şehir yollarında alışılmış Volkswagen sürüş kalitesine sahip. Yine de bozuk yollar ve ani yön değişimlerinde biraz fazla hareketli ve aksiyona gebe.Direksiyonda ise yeni bir elektromekanik düzenleme söz konusu ve direksiyon oldukça ağır. Buna rağmen arabanın refleksleri oldukça hızlı ve çevik. Direksiyonun ağırlığı biraz suni, bu nedenle sportif bir his katıyor olsa da arabayla aranızdaki iletişimi biraz gölgeliyor gibi.Yeni jenerasyonda daha yüksek ve geniş lastik kullanımı yol tutuş ve viraj kabiliyetini de önceki versiyona göre ciddi oranda arttırmış durumda. Ön tarafta çok noktadan bağlantılı süspansiyon kullanılırken, arkada torsiyon çubuğu kullanılmış fakat açıkçası araba normal yol koşullarında biraz sert süspansiyonlara sahip olmasına rağmen kullanıcı ve yolcusunu rahatsız etmiyor. Her özelliğinde yarattığı mutluluk hissinin psikolojik etkisi de var.Kabinde ise harika bir direksiyon, basit bir vites kolu, etkileyici bir parlak kromvari plastik ön konsol sizi karşılıyor. Uzun zamandır bu kadar etkileyici ve mizanpajı başarılı bir ön konsol görmediğimi söylemeliyim. Ne Mini, ne de şimdiye kadar kullandığım başka bir otomobilin ön konsolu geçmişi günümüzle bu kadar iyi bağlayamamıştı diyebilirim rahatça.Önde oturanlar için mesafeler ve her şey gayet yolundayken, arkadakiler için aynı şeyi söylemek ise malesef biraz güç. Eğer 1.80 cm ve üzerinde kişiler öne oturuyorsa, arkadaki yolcuların iki büklüm olmaları kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.310 litrelik bagaj arabanın hedef kitlesi, kökleri ve boyutları gözlendiğinde yeterli. Her noktada köklere atıf yapmamız sebebi ise Beetle’ın bağımsız bir araba gibi düşünülmemesi gerektiğine inanmam. Sonuç olarak ‘retro’ bir arabayla karşı karşıyayız ve atasının prensiplerine yeni teknolojilere sahip olsa da bağlı kalmalı. Zira Beetle’ı seven milyonlarca insan onu sahip oldukları kadar, sahip olmadıklarıyla da sevdi. O ruhu yaşamak, birkaç bavulu evde bırakmaktan hala daha büyük önem taşıyor.Sonuç olarak yeni Volkswagen Beetle sahip olduğu tarih içerisindeki geçmişinden kopmamasına rağmen en kendine güvenli tasarım olarak ön plana çıkıyor. Şurası gerçek ki yeni Beetle önceki jenerasyondan çok daha fazla erkek kullanıcıyı da cezbedecek. Her eski Beetle sahibine tavsiyem ne yapın ne edin bu arabanın direksiyonuna birkez oturup eski günlerinizi hatırlayın. Sadece gaz pedalına eğilip baktığınızda bile, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.Teknik Özellikler:Motor:1390 cc, 4 silindir, 16v, TSi, 160 ps 5800 d/dak, 240 Nm 1550- 4100 d/dakPerformans :207 km/s Maksimum hız, 8.3 sn 0-100 km/s hızlanmaŞanzıman :7 ileri DSG, önden çekişOrtalama tüketim :6.2 lt/100 km, 143 g/km CO2Boş Ağırlık :1373 kgGüç/ağırlık oranı :Ton başına 114 bgBoyutlar U/G/Y :4278 / 1808/ 1486 mmFiyatı: 33.800 Euro + 909.50 TL
MERCEDES BENZ FASHION WEEK’TE EN İYİ 10 SOKAK STİLİ
Geçtiğimiz hafta gerçekleşen Mercedes Benz Fashion Week İstanbul, yağmur, çamur, soğuk hava demeden defileleri izlemeye gelen moda tutkunlarını, bir çatı altında topladı.2014-2015 Sonbahar/Kış koleksiyonlarının sunulduğu MBFWI‘de muhteşem koleksiyonlara imza atan çok değerli tasarımcılar kadar, yağmurlu ve soğuk havada bile şıklıklarından ödün vermeyensokak stilleri konuşuldu. Moda haftalarının en eğlenceli kısmı olan sokak modasında, gelen ziyaretçilerin sınırsız hayal güçleriyle hazırlanan kombinler, dikkat çekici tasarımlar, bir arada kullanılan sıradışı renkler moda tutkunları için ilham kaynağı olmaya devam ediyor. 5 gün boyunca sürenMBFWI de Antrepo 3 ve bizler çok çeşitli sokak stillerine şahit olduk. Ancak bunların aralarından seçtiğim ve en beğendiğim 10 sokak stili sizlerle…
Aşırı Stres Altında Olduğunuzun 8 İşareti
Sürekli gerilim altında olmak vücudun fiziksel ve ruhsal durumunu etkiliyor. Hatta uzmanlar, hastalıkların yüzde 90′ının stresle bağlantılı olduğunu sıklıkla tekrarlıyor. Stresli olduğunuzu gösteren sekiz işaret şöyle: 1. Sürekli hastaysanız ve atlatamıyorsanız : Baskı altındayken vücut ‘kortizol’ adlı stres hormonunu salgılar. Bu hormon, bağışıklık sisteminin stresle başa çıkmasına kısa vadede yardımcı olur. Ancak sürekli baskı yaşandığında bu hormonlar tükeniyor ve vücut hastalıklara daha açık hale geliyor. Stres, yaraların iyileşme süresini bile uzatıyor. Vücudunuzu kulak vermeli ve biraz dinlenmelisiniz. 2. Konsantrasyon sorunu yaşıyorsanız Uzmanlar, kortizola uzun süre maruz kalmanın beynin hafıza bölümünde daralmaya neden olduğunu söylüyor. Uzun süreli stres, proteinlerin çoğalmasını tetikleyerek Alzheimer’a bile yol açabiliyor. Böyle durumlarda derin nefes alıp vermek baskıyı hafifletir. 3. Sürekli baş ağrısı çekiyorsanız Eğer baş ağrınızı ‘ migren gibi’ , ‘ hayatımın en kötü başağrısı ‘, ‘ başım yüzünden uyuyamadım ‘ şeklinde tanımlıyorsanız, bunlar stresin belirtileridir ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. 4. Boynunuz ya da sırtınız sürekli ağrıyorsa Hayır, bu şikayetler sadece yanlış oturmaktan kaynaklanmaz. Stres ve tansiyon kasları sıkıştırır ve kas spazmlarına neden olur. Boyun ağrısı baş ağrısına da neden olur. Esneme hareketlerine dayanan yoga gibi sporlara başvurmak iyi bir çözüm olabilir. 5. İyi uyumakta sorun yaşıyorsanız : Uzun bir günün ardından yorgun hissetmenize karşın uykuya dalmakta sorun çekiyorsanız, bu stres kaynaklı bir yorgunluk yaşadığınızı göstergesidir. Kafein ve alkolü kesmeli, biraz egzersiz yapmaya başlamalısınız. 6. Saçınız her zamankinden fazla dökülüyorsa : Bu da bağışıklık sisteminin saç foliküllerine saldırmasıyla ilgili bir sorundur. Daha çok genç kadınlarda görülür. 7. İdrar yolu enfeksiyonları yaşıyorsanız Uzun saatler ara vermeden masa başında kalırsanız bu sorunu yaşamanız olası. 8. Cinsel hayatınız kötüye gidiyorsa Stresin yatak odalarını etkilediği bilinen bir gerçek. Erkeklerde ereksiyon bozukluğuna yol açan stres, doktorlara göre haplarla giderilecek bir şey değil. Öncelikle stresten kurtulmak gerekiyor.Kaynak: Diken
Reklam
Diyete Yardımcı Besinler
Diyet yapıyor fakat bir türlü kilo veremiyorsanız,programınıza bazı gıdalar ekleyerek daha kolay yağ yakımı sağlayabilirsiniz. Yeşil Çay Yeşil çay, metabolizmayı hızlandıran özelliği ile kilokaybına yardımcı olur ve özellikle karın bölgesinde yağ yakımı sağlar. Günde birkaçfincan içebilirsiniz. Çiğ Sebzeler Gün içinde acıktığınızda abur cuburlar yerine doğranmışkereviz, havuç gibi sağlıklı sebzeler tercih ederek aldığınız kaloriyiazaltabilirsiniz. Kahve Fazladan kalori içermediği sürece kahve metabolizmanızı hızlandırarakkilo vermenize yardımcı olur. Salata Özellikle marul mide de yer kaplar ve bol su içeriği olanbir besindir. Bu sayede midenizde diğer ürünlere daha az yer ayırmış olursunuz.Salatanıza meyve, sebze ve peynir çeşitleri ekleyerek daha keyifli bir halegetirebilirsiniz. Ayrıca yağ yakıcı etkisi kanıtlanmış sirke size diyetprogramınızda yardımcı olacaktır. Yağsız Süt Yağlı sütlerde bulunan protein ve kalsiyum ihtiyacınızıkarşılar ve tokluk hissi sağlar. Bu sayede bel çevresi ve karın bölgesinde kilokaybına destek olur. Patlamış Mısır Yağ ve tuz eklemediğiniz patlamış mısırın kalori değeri çokdüşüktür bu yüzden gönül rahatlığı ile yiyebilirsiniz. Yumurta Yapılan araştırmalara göre sabahları alınan proteinin uzunsüre tok tutma etkisi görülmüştür. Simit ve poğaça gibi yüksek kalorili ürünleryerine 75 kalori değerindeki yumurta ile daha sağlıklı beslenerek kalorideğerini dengede tutabilirsiniz. Greyfurt  Lif içeriği ve uzunsürede sindirilen yapısı ile greyfurt siziz tok tutarak daha az kalori almanızısağlar. Yemek öncesinde yarım greyfurt yiyerek veya suyunu içerek yemeksırasında ne kadar az şey yemek istediğinizi fark edeceksiniz.
Reklam
Taurin Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Vücutta sentezlenen bu temel olmayan amino asit, diğer amino asitlerin yapı bloğudur. Taurin (taurine) kalp dokula­rında, iskelet kaslarında ve merkezi sinir sisteminde bol miktarda bulunur. Yağların sindiriminde, yağda çözünen vi­taminlerin emilmesinde ve serum kolesterol seviyelerinin kontrolünde ihtiyaç duyulur. Ayrıca beyin üzerinde koruyu­cu bir etkisi vardır. Faydaları Kalp işlevini kuvvetlendirir. Görüşü desteklemeye ve kassal bozulmayı önlemeye yardımcı olur. Anksiyete (kaygı) ve epilepsinin tedavisine yardım eder. Doğal Kaynaklar Yumurta, balık, et, süt...haber kaynağı:724saglik.org/vitamin-ve-mineraller
İş Kadınları İçin Pratik ve Şık 6 Saç Modeli
Her gün fön çektirmekten bıkanlardan mısınız? Öyleyse sizin için bir araya getirdiğimiz 6 farklı kolay ve şık saç modeline bir göz atın. Kadınlar işe giderken dış görünümlerine özen göstermeye dikkat ederler. Tabi saçlarının bakımlı ve şık görünmesi de onlar için önemli bir faktör. Ofise giderken dağınık, gündelik ya da uçuk kaçık saç trendlerini uygulamamız pek uygun olmaz. Bunun yanı sıra sıkıcı ve demode saç modellerinden de uzak durmakta fayda var. Eğer işe giderken saçlarınıza şekil vermekte zorlanıyorsanız veya daha profesyonel bir görünüm elde etmek istiyorsanız sizin için hazırladığımız önerilere göz atın! İş kadınlarına kolaylık sağlayacak 6 saç modeli; Dalgalı uçlar Basit ama zarif su dalgalarıyla iş yerinde abartıdan uzak bir görünüme sahip olabilirsiniz. Maşayla lüle lüle yapılmış düğün modundan uzak durmanızda yarar var. Saçlarınızı yıkayıp kuruttuktan sonra büyük bigudilerle sarın ve spreyleyin. Sabah bigudileri açtığınızda parmaklarınızla şekil verin ve saç spreyiyle şeklini sabitleyin. Böylece sade ama profesyonel bir görünüm yakalayacaksınız. Yarım toplu saç Derli toplu bir görünüm için yarım toplu saçları tercih edebilirsiniz. Bu hoş model ile kıvırcık ve kabarık saçlı kadınlar saçlarını kontrol altına alabilirken, üzerinde ufak değişiklikler yaparak klasik görünümden uzaklaşabilirler. At kuyruğu At kuyruğu deyince evde otururken özensiz topladığınız saçlarınızı aklınıza getirmeyin. Düzgünce toplanmış hoş gözüken bir at kuyruğu ile hem doğal hem de şık bir görünüm kazanabilirsiniz. At kuyruğu yapmadan önce saçlarınıza fön çekmeniz ya da düzleştiriciyle şekillendirmeniz daha iyi bir görünüme sahip olmanızı sağlar. Alnınızın yanlarından çıkan küçük saçları kontrol altına almak için saç köpüğü ve küçük tokalardan yardım alın. Topuz Düğünler ve özel davetler için yaptırdığınız abartılı topuzları işe giderken kullanmanız hoş olmaz. Ensede yapılan alçak modelleri ve balerin topuzunu andıran sade topuzları tercih etmeniz daha doğru bir seçim olacaktır. Saçınız hangi modelde olursa olsun düz ve ışıltılı saçlarla her zaman harika görünebilirsiniz. Değişik saç modellerini denemek uzun zamanınızı alıyorsa saç düzleştiricisi ve saç serumuyla saçlarınızda düz ve parlak bir görünüm yakalayabilirsiniz. Ö rgüler Ofis şıklığınızı sezonun saç trendlerinden biri olan yan örgüler ile tamamlayın. Sıkı bir balıksırtı modeli ya da daha gevşek klasik örgüleri tercih edebilirsiniz. Çalışan kadınlar için bir diğer alternatif ise örgülü topuz veya at kuyruğu modelleri olabilir.
Reklam
Alzheimer'da Çığır Açacak Test
ABD’li araştırmacılar, Alzheimer’ı üç yıl önce belirleyen bir test geliştirdi. Araştırmacılar 70 yaş ve üzeri 500 kişiyi 5 yıl boyunca takip etti. Alzheimer’a yakalanan 53 kişinin kan değerleri, sağlıklı 53 kişi ile karşılaştırıldı. Kandaki 10 yağ seviyesinin iki grupta çeşitlilik gösterdiği tespit edildi. Bilim insanları, kandaki bu değerlere bakarak kişinin 36 ay içinde Alzheimer hastası olup olmayacağını tespit etmenin mümkün olduğunu belirtiyor. haber kaynağı: 724saglik.org/sağlık-haberleri
Afrika Menekşesi ve Bakımı
Afrika menekşesi, Saintpolia ve African Violet adlarıyla da bilinir. Farklı renklerde ve şekillerde çiçekleri olan bu birkinin bakımı oldukça kolaydır. Afrika menekşesi soğuğa dayanıklı bir bitki değildir. Orta derecede nemli ve direkt günaş ışığına maruz kalmayan yerlerli sever. 15°C dereceden daha serin yerlerde ise gelişimi iyi olmaz, çiçeklenmesi durabilir. Kuru havada yetiştirmeye çalışırsanız, çiçekleri henüz açarken kuruma ihtimali vardır. Afrika menekşesinin yaprakları tozlandıkça ılık su ile tüylerine zarar vermeden yıkayabilirsiniz. Yıkadıktan sonra üstünde ve yaprak sapı ..
10 Fotoğraf ile Rihanna Kıyafetleri
Grammy Ödüllü Barbados asıllı Rihanna, kıyafetleri ile her zaman ilgi odağı olmayı seven bir sanatçı olmuş,hiç bir zaman bir giydiği güzel kıyafetini ikinci bir sefer giymeyen,giymiş olduğu birbirinden güzel kıyafetleri de açık artırma ile sattırarak zihinsel özürlü çocuklar vakfına bağışlayan duyarlı bir insan olduğunu her zaman gösterir. R&B ve Pop’un yıldızı Rihanna‘nın saç stili herkesin aklında kalan her zaman kısa ve karakteristik bir tarzdır. Saç formu ne olursa olsun, derin bir şekilde yandan ayrılmış kullanmayı seven Rihanna‘nın giyim tarzında da büyük değişimler olduğu fark edilmektedir. Ağırlıklı olarak siyah rengi seçerken her daim tarzında bir asi detay barındıran Rihanna’yı mini etek ve şortlar, çeşitli tulumlar, göbeğini açıkta bırakan detaylar ile giyinirken görebiliriz. Bikini ,büstiyer gibi küçük parçalar ile hatlarını ortaya çıkardığını hatta göğüs dekoltesini ön planda tuttuğunu siz de fark etmişsinizdir. Ayakkabı tercihinde ise sezonun modasını layıkıyla yerine getiren Rihanna, hafif göz makyajı ile bakışlarının ifadesini doğru kullanmayı başarmıştır. Aksesuarlarında bol zincirler, Büyük ve gösterişli takılar, bileklikler ve en önemlisi hiç vazgeçemediği marjinal güneş gözlükleri ile her zaman dikkatimizi çekmeyi başarmıştır. Bazen retro yıldızı olup bol pantolonlar, delik deşik kıyafetler ile maskülen bir hava da, bazen de bir de bakmışız ki uzun tuvaletiyle gecelerin prensesi olmuş. Takip edilmesi ve taklit edilmesi zor olan hanım efendinin akla gelmeyecek renk seçeneklerini kullanışı veya kombine edişi bile sıradışıdır. Gece kıyafetlerin de yoğunlukla siyah, beyaz ve kırmızıyı kullanarak melez ten rengini ortaya çıkarır. Her ne dersek diyelim Rihanna her zaman kendisinden söz ettirmiş, yaşayan bir moda ikonu olarak genç bayanların uzun soluklu takipçisi haline gelmiştir. Diva olma yolunda ilerleyen ünlü şarkıcı Rihanna son dönemlerde giydiği transparan ve şaşırtıcı kıyafetlerle sık sık magazin sayfalarına taşınırken, gelin bu sıradışı imajı yakından inceleyelim. Devamı:http://www.dunyamodasi.net/2013-2014-rihanna-kiyafetleri-nelerdir.html
Reklam
Açlık Hissini Azaltan Aminoasit; Fenilalalin
Fenilalalin (Phenylalanine) sinir hücreleri ve beyin arasında sinir iletici görevi gören bir temel amino asittir. Vücutta, uyanıklığı ve enerjiyi destekleyen harekete geçirici iletiler olan norepinefrine ve dopamine dönüşür. Ayrıca yapay tatlandırıcı aspartamın yarısıdır (fenilalanin ve aspartik asit) ve nere­deyse bütün alkolsüz içeceklerde, bütün diyet gıda ve ilaç­larında mevcuttur. Faydaları Açlık hissini azaltır. Cinsel isteği artırır. Belleği ve zihinsel uyanıklığı geliştirir. Depresyonu yatıştırır. Doğal Kaynaklar Protein yönünden tüm zengin gıdalar, ekmek malzeme­si, soya ürünleri, çiftlik peyniri, kaymağı alınmış süt, ba­dem, yerfıstığı, Lima fasulyesi, balkabağı ve susam...haber kaynağı: 724saglik.org/vitaminler-mineraller
Lizin Nedir, Faydaları Nelerdir?
Lizin (lysine) adlı amino asit, kritik vücut protein­lerinin yapımında hayati bir önem taşır. Büyüme, doku ona­nım ve antikorların, hormonların ve enzimlerin üretimi için gereklidir. Herpes simplex enfeksiyonunun (ateş ve soğuk algınlığı uçuklan) ortaya çıkmasını azaltmada ve önlenmesinde yar­dımcı olur. Daha iyi bir konsantrasyonu destekler. Enerji üretimi için gerekli yağ asitlerini tam olarak kul­lanır. Kalsiyumun emilimine yardım eder. Osteoporozun önlenmesine ve tedavisine yardım eder. Doğurganlıkla ilgili bazı sorunları iyileştirmeye yardım eder. Doğal Kaynaklar Balık, süt, et, peynir, maya, yumurta, soya ürünleri, protein yönünden zengin tüm yiyecekler. Lizin Destekleri Lizin genellikle 500 mg.lik tabletler ya da kapsüller halinde mevcuttur. Olağan doz yemek saatlerinden yarım saat önce günlük 1-2 adettir. Öneriler Eğer genellikle yorgunsanız, konsantre olamıyorsanız, gözlerinizin kızarmaya eğilimi varsa, mide bulantısı, baş dönmesi, saç kaybı ve aneminiz varsa lizin yetersizliği yaşı­yor olabilirsiniz. Yaşlılar, özellikle de erkekler, genç olanlara oranla daha fazla lizin ihtiyacı...haber kaynağı: 724saglik.org/Vitamin ve Mineraller
Reklam
Sorular Neden Açıklanmıyor?
23 Mart’ta 2 milyon 7 bin 685 aday sınava girecek. Artık kimin hangi salonda sınava gireceği belli. Soru kitapçıkları basıldı, sonuncusu da çarşamba günü bitiyor. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir , bu yıl sınav sorularının tamamının yayınlanmayacak olmasına gerekçe olarak, 'Ölçme kabiliyeti yüksek olan sorular bazı düzenlemelerle yeniden kullanılabilir. Bu hedef doğrultusunda sınavlarda sorulan soruların sadece yüzde 10’unun paylaşamının yeterli olacağını düşünüyoruz' dedi. 2014’te bazı sınavların 'Yazılı Sınav' olarak yapılacağını açıklayan Demir,' Açık uçlu diye bilinen yazılı sınav için çok yoğun ve yaygın bir gayretimiz var. Bu gayret içinde bugüne kadar bir deneme, iki de gerçek sınav yaptık' ifadesini kullandı. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir'in Hürriyet'ten Nuran Çakmakçı 'ya verdiği söyleşi şöyle: Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı sistemin değişeceğini söyledi. Size bu konuda bir bilgi geldi mi, hazırlık yapılıyor mu? Somut olan tek bir şey var. O da geçtiğimiz yıl Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu’nda alınan karar. Oradaki karar şu: üniversite giriş sistemi yeniden tasarlansın. O zamandan söylüyorum 2013’ten 2015 sonu idi. Ama o günden bugüne ne tür bir açık faaliyet yapıldığı konusunda ben bilgi sahibi değilim. Çünkü kanun böyle bir sorumluluğu YÖK’e veriyor. Yüksek Kurul’da bunu YÖK’e vermişti. Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, TÜBİTAK, ÖSYM ortak bir çalışmayla hepsini konuşuyordur. Açıklanan modelle ilgili bilginiz var mı? Türkiye’de üniversiteye giriş koşullarını belirleme yetkisi YÖK’e verilmiştir. ÖSYM olarak biz üzerimize düşen her türlü desteği veriyoruz. Ülkemiz için en uygun olan sistem belirlenecektir. ÖSYM de bu kapsamda olabildiğince aktif olacaktır. Sizin kafanızdaki model nedir? Bizim söyleyeceğimiz aslında çok bir şey yok. Bize ne söyleniyorsa onu yapmak durumundayız. Kamuoyunda konuşulan YGS’nin çoklu yapılması bence en hızlı adapte edilebilecek bir işlemdi. 'Soru havuzu oluşturuyoruz' Çoklu sınava geçme hedefiniz var mı? Tabii çok iyi düşünülmesi gerekir. Çünkü YGS, LYS ile birlikte değerlendirilerek yerleştirme puanları oluşturuluyor. Eylülde, ocak, şubatta, martta, haziranda yapılacak YGS’lerin olası kadroları bunlar. Bunlarda en yüksek puanı almak mı söz konusu olacak? Yoksa bir başarı çıtası belirleyip “Başarılmıştır” deyip ona göre mi işlem yapılacak? Bütün bunların iyi tartışılması gerekir. Ciddi bir sistem var. Bunları kaldırıp yerine şöyle ya da böyle olsun demek ayaküstü yapılacak bir şey değil. Sadece lise sonlar mı girecek? Ben bir model söylemiyorum. Bir tek önerimiz vardı bizim çoklu YGS onu söylüyorum. Bu Milli Eğitim’i yakından ilgilendiren bir konu olur. Eğer siz, “sene içerisinde sınav yapacağım” derseniz tamamen Milli Eğitim’in konusu olmaya başlar. Çünkü, eğitimi etkiler. Bu yıl soruların tamamını yayınlamayacaksınız? Neden? ÖSYM çok yoğun bir biçimde soru havuzunu genişletme gayreti içinde. Bunun için bir “Soru Havuzu Yazılımı” kullanımına başladık. Tüm sınavlarımız için “Soru Hazırlama Çalıştayları” yaptık. Türkiye’deki akademisyenlerin birikimlerini değerlendiren soru hazırlama çalışmalarına başladık. Ölçme kabiliyeti yüksek olan sorular bazı düzenlemelerle yeniden kullanılabilir. Soruları tekrar kullanmanız mümkün o halde? Yoğun bir soru havuzu oluşturma gayretimiz var. Özellikle sınavlarda denenmiş ve ölçme niteliği yüksek soruların bazı değişikliklerle yeniden kullanımını hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda sınavlarda sorulan soruların sadece yüzde 10’unun paylaşamının yeterli olacağını düşünüyoruz. Yüzde 10’luk uygulamayı da sınava hazırlanan adayların bilgi edinmeleri ve sınava girmeleri halinde kendi sınavlarını cevap kâğıtları ile birlikte fiili olarak değerlendirebilmeleri için uygun gördük. Ama sadece bu YGS’ye 2 milyondan fazla aday katılacağı için yönetim kurulu soruların yüzde 20’sini açıklama kararı aldı. Bir soru birkaç yıl sonra sorulabilir mi? Sınav yapan bir kurum olarak bizim çok zengin bir soru havuzumuz var. Çünkü her geçen gün sınav yükümüz artıyor. Çok hızlı reaksiyon vermemiz gerek durumlar söz konusu olabiliyor. Soru havuzumuzu genişletmenin yollarından biri de sorularımızı sokağa dökmemek, tüm dünyada da bunun böyle olduğunu görüyoruz. Dünyada benzeri sınav yapan kurumların hiçbiri geçmişte yaptığımız gibi sınav sorularını açıklamıyorlar. Belli bir kısmını açıklıyorlar, bilgi veriyorlar. Soruları tekrar tekrar kullanmak amacıyla muhafaza ediyorlar. Bir sorunun gerçekten kullanışlı bir hale gelebilmesi için 2-3 sene gerekiyor. Gerçek sınavda soruların denenmesi çok önemli. Eğer siz sorularınızı sınavdan sonra açıklarsanız deneme şansınız olmuyor. O zaman ölçme yeteneği belirsiz olan sorularla sınav yapmak durumunda kalıyorsunuz. ÖSYM havuzu genişletme, ölçme niteliğini iyileştirme gayreti içerisinde çalışırken önümüzdeki tek zorlayan konu bilgi edinme yayasıydı. Meclis’ten sorularımızın bilgi edinme yasası kapsamı dışında olmasını sağladık. 'İsteyen aday sınav kağıdını görebilir' Adaylar ne yaptıklarını bilemeyecek mi? Bu durum, adayların bireysel olarak sınavda kendi kullandıkları soru kitapçıklarını ve cevap kâğıtlarını kendilerinin incelemesine engel değil. Adaylar ÖSYM’den randevu alarak kendi kitapçıklarının asıllarını inceleyebilirler. Kişisel bilgi edinmeye bir itirazımız yok. Her yıl tartışılan soruları şimdi kimse bilemeyecek. Bu hataların hepsini matbaa analizi dediğimiz analiz gösteriyor aslında. Matbaa analizi şu: adayların çoğunluğu hangi soruya hangi seçeneğe gitmiş. Başarılı adaylar yani soruların yüzde 100’üne yakınına doğru cevap verenler, o soruda nasıl cevap vermiş. Bu analizlerle eğer 5 seçenekli bir soru, doğru seçenek “D” ama adayların tamamı “C”ye gitmişse burada bir sorun var demektir. Bunu tekrar uzmanına gösterip, incelettirip burada bir hata varsa direkt iptal ederiz. Sonrasında siz mi analiz yapacaksınız? Tabii. Sınav bittiği an bütün sınavlarımızda bunu yapıyoruz. Cevap kâğıtları okunduğu an bakıyoruz hangi sorularımızda sorun var diye inceliyoruz. Doğru cevap “D” ise adayların yüzde 95’i “C” ye gitmişse o zaman bariz bir hata var demektir. O konunun uzmanlarına tekrar gösteriyoruz. Benzer şekilde siz doğru cevaba “B” demişsiniz. Ama adayların yüzde 20’si “A”ya yüzde 20’si “B”ye yüzde 20’si “C”ye yüzde 20’si “D”ye böyle bir şey de olamaz, sıkıntı olur. Bütün bu analizler bize hatalarımızı da gösteriyor. Bunlara bağlı olarak biz de gerekiyorsa sorularımızı iptal ederiz. Bu yıl sınav müfredatında bir değişiklik olacak mı? Geçen yıldan bu yana ortaöğretim müfredatında bir değişme olmadığından soruların kapsamında bir değişiklik söz konusu değil. 'Sonuçları açıklamada her an sürpriz yapabiliriz' Sınava giren öğrenci sayısı her yıl daha da artıyor? Sınav devam ederken, başvuru sayısı artarken dershanelerin kapanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yürürlükte olan zorunlu eğitim süreci 4+4+4 sistemi ile daha fazla sayıda öğrenci ortaöğretim kurumlarından mezun olacak ve üniversiteye girmek için talepte bulunacak. Bu yıl 2 milyon 7 bin 685 aday sınava girecek. 2015’te bu sayının daha da yükseleceğini öngörüyoruz. Zorunlu ortaöğretimi tamamlayan öğrencilerimizi mesleki eğitime yönlendirmediğimiz sürece bu talep devam edecek. Geçen yıl sınav sonuçları 1 hafta içinde açıklanmıştı. Bu yılki sınav açıklanma öngörünüz nedir? 2013 yılında yaptığımız tüm sınavları mümkün olan en kısa sürede açıklamak için gayret ettik ve büyük oranda da bunu başardık. Bu gayretimiz 2014 yılı sınavları için de devam edecek. Hedefimiz, sınav bittiği anda sonuçları açıklamak. Her an sürpriz yapabiliriz. Tuvalete gitme yasağı sürecek mi? Olmazsa olmazlarımızdan bir tanesi. Bu konuda çok hassasım. Sınav salonuna giren birisinin sınav salonundan çıkmaması gerekir. Buna çok önem veririm. Çünkü nereye gittiği konusunda hiçbir bilgiye sahip olamıyorsunuz. Belki ben olurum. Ama o salonda oturan diğer adaylar o ciddi bir endişe kaynağı. Ona fırsat vermek istemiyoruz. Sınav salonundan çıkan bir daha geri dönemez. Sınavın üçte ikilik kısmı zorunludur çıkılamaz. Sonrasında isteyen çıkabilir ama geri gelemez. '140 puan için artık adaylar da 4 testten 4'er net yapsın' 'LYS’ye girmek için 140 barajının ne olduğunu söyleyeyim. YGS’de dört testimiz var. Temel Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler ve Türkçe. Bu testlerin her birinden 4’er doğru yapan 140 puan alır. Bunu da yapsın adaylar artık. O kadar berbat durumda değiliz. Ancak çok kitle olunca, çok alakasız insanlar sınava giriyor. Sadece matematik testini doğru yapanlar var. Biz onların puanlarını hesaplamıyoruz. Arkadaşıyla iddiaya giriyor ve diyor ki, “matematikte 40’ta 40 doğru yaparım.” Sınava giriyor ve sadece bunu yapmak istiyor. Hepsini 40’ta 40 yanlış yapacağım diye sınava giren de var.' 'Tüm adaylar bütün soruları okuyarak cevaplama gayreti içerisinde değil. Aslında o sıfır dediğimiz şeyler bunlar yüzünden oluyor. Giriyor hiçbir soruya doğru cevap vermeden çıkıyor. 2 tane soruyu işaretliyor çıkıyor. Böyle insanlar var, kitleyi bunlar oluşturuyor. ÖSYM’de puan hesabı yapmak için mutlaka en az iki testte soru işaretlemiş olmak gerekiyor. Soruların 4 tanesinin doğru olması gerekiyor 140 alması için. Hepsi yanlış olursa o da olmuyor. Bunu da yapsın artık adaylar.' 'Yazılı sınavlara geçebiliriz' 'Açık uçlu diye bilinen yazılı sınav için çok yoğun ve yaygın bir gayretimiz var. Bu gayret içinde bugüne kadar bir deneme, iki de gerçek sınav yaptık. 2014’te bazı sınavlarımızı “Yazılı Sınav” olarak yapacağız. Yazılı sınav, günümüz bilişim teknolojileri sayesinde objektif (nesnel) olarak yürütülebilir bir sınav sistemidir. Yazılı sınavların üniversiteye girişte kısa bir zaman zarfında uygulanması ise öngörülmüyor. Yeterli deneyim ve altyapı oluştuktan sonra değerlendireceğimiz bir konudur.'T24
'Kanser Köy'de Ölümü Ölçtüler!
Adı Kanser Köy’e çıkan Söke’ye bağlı Kisir köyünde geçtiğimiz cuma günü yine kanserden ölen birinin cenazesi kalktı. Aynı gün, köyün Yusufalan Mahallesi’ndeki uranyum sondajlarının olduğu alanda üç farklı ülkeden, üç farklı bilim insanının, üç ayrı cihazla yaptıkları radyasyon ölçümlerinde yıllık güvenli dozun 450 katı radyasyon tespit edildi. Yaşananların büyük bir sorumsuzluğun ürünü olduğunu söyleyen bilim insanları, bölgeyi “afet bölgesi” olarak tanımladı! ÜÇ FARKLI ÜLKE, ÜÇ BİLİM İNSANI, 3 AYRI CİHAZ Evrensel’in Kisir köydeki yüksek kanser oranını ve köy yakınındaki uranyum sondajını gündeme getirdiği “Kanser Köy” haberinin ardından, bilim insanları köyü incelemeye aldı. Son olarak Fukişima’nın yıl dönümünde İzmir’deki nükleer santral karşıtı bir panele katılmak için Amerika ve Almanya’dan gelen iki bilim insanı, Kisir Köy’de ölçümler yaptı. Amerika’da yaşayan nükleer fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, Almanya’da yaşayan Nükleer Savaşa Karşı Uluslararası Hekimler Birliğinin Almanya Seksiyonu Üyesi Radyolog Doktor Alper Öktem ve Dokuz Eylül Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Enver Yaser Küçükgül’ün yanı sıra EGEÇEP Yürütme Kurulu Üyesi Mustafa Erkalkan ile birlikte gittiğimiz Kisir köyünde, ekibe Kuşadası EKODOSD çevre örgütü temsilcileri de katıldı. Uranyum sondajı alanlarında yapılan radyasyon ölçümlerinde üç farklı ölçüm aleti kullanıldı. Daha önce Manisa Köprübaşı Kasar köyü civarında gerçekleştirilen ve 140 kat fazla radyasyon ölçümü yapan Gamma Scout adlı cihazın yanı sıra, aynı cihazdan Almanya’dan gelirken getiren ve geçtiğimiz perşembe Gaziemir’de yeniden ölçüm yapan Dr. Öktem de ayrı ayrı ölçümler gerçekleştirdi. Prof. Dr. Hayrettin Kılıç ise sayısal ölçümün yanı sıra sesle de uyarı veren GQ GMC 300 Giger Muller Counter adlı cihazla ölçüm yaptı. 450 KAT FAZLA RADYASYON! Evrensel'den Özer Akdemir'in haberine göre, Kisir köyünün yaylası olan Osmankuyusu bölgesinin girişinden itibaren artmaya başlayan radyasyon değerleri sondaj yapılan alanlarda çok yüksek oranlara ulaştı. Özellikle yörede yaşayan köylülerin 1958’li yıllarda İngilizler tarafından açıldığını söyledikleri alanlarda yapılan ölçümlerde 30, 41, 56 mikro sievert’e ulaşan değerlerde gama radyasyon ölçümleri gerçekleştirildi. İngiliz mühendislerin köylülere “Sakın bunlara dokunmayın” dediği uranyumlu taşların olduğu tepede ölçülen rakam tam 56.1 mikro sievert’e ulaştı. Ölçümü yapan bilim insanları bu değerin yıllık güvenli dozun 450 katı anlamına geldiğini belirttiler. Bölgede evi ve bahçeleri bulunan Yusuf Çenesiz adlı köylünün evindeki ocağın küllerinde, çevredeki bahçeleri birbirine ayırmak için üst üste yığılan taşlarla oluşturulan duvarlarda yüksek oranda radyasyon ölçüldü. Bu radyasyonlu alanlarda hiçbir şekilde önlem alınmazken, herhangi bir uyarı levhası da yoktu. Dere ve çeşmelerdeki sular ise insanlar ve hayvanlar tarafından kullanılmaya devam ediyor. KİRLİLİĞİN TAŞINDIĞI KESİN Ölçüm yapılan arazinin yerleşim yerinden uzak olması nedeniyle direkt etkilenim olmasa da yağmur sularıyla, rüzgarlarla, yeraltı sularıyla kirliliğin taşındığının kesin olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hayrettin Kılıç; “Yerleşim alanlarındaki problem, besin zinciri ve radon gazı. Köydeki kanser olaylarının bu kadar artması ile doğrudan bağ kurulabilir. Yüzeydeki taşları ölçtük 56’yı gördük, 10 metre kazsaydık herhalde 1000’i bulurduk. Evlerde kullanılan taş aynı taş. Radyasyonun karıştığı alanları, suları, toprağı tespit etmek, ekilen ürünlerde radyasyon oranını ölçmek lazım” dedi. BURASI AFET BÖLGESİ! Ölçülen değerin yıl boyu insanlar için güvenli olarak kabul edilen değerin 450 katı olduğunu belirten Yrd. Doç. Enver Yaser Küçükgül, bölgedeki taramanın üç farklı ülkeden, üç farklı bilim insanı tarafından üç ayrı cihazla yapıldığının altını çizdi. Son gelişmelerle Türkiye’de bir dönem yoğun bir şekilde uranyum araştırması yapıldığını belirten Dr. Alper Öktem ise şunları söyledi; “Bu madenler rehabilite edilmeden terk edilmiş. İşte az önce karşılaştığımız olay uranyum ihtiva eden kaya parçalarını yığmışlar bir köşeye, köylüye de bunları sakın ellemeyin deyip gitmişler. Büyük bir sorumsuzluk örneği ile karşı karşıyayız. Şimdi bu işin geniş çaplı saklanması değil, üzerine gidilmesi lazım. Eğer bu sondaj kuyuları açılmasaydı toprağın üzerinde hiçbir şekilde böylesi büyük rakamlar görmeyecektik. Açıldığı için bu maden milyonlarca yıldır durduğu yerden çıkmış ve hiçbir tedbir alınmadan açıkta bırakılıp gidildiği için, suyla, rüzgarla, canlılarla çevreye yayılıyor, kontamine oluyor. Köyde kanser son derece yaygın. Daha somut adım için şunu yapmak lazım; Bir kere kaynak belli ki burası, buradan giden su. Köyde de hangi yere, hangi bitkiye, hangi toprağa veya yer altı sularına ulaştığının araştırılması lazım. Daha önce Köprübaşında TÜBİTAK destekli yapılan çalışmanın burada da bir an önce yapılması, vatandaşa durumun izah edilmesi ve icabında tahliye edilmesi gereken ev varsa tahliye etmek lazım. Burayı bir afet bölgesi olarak görüyorum!” Özer AKDEMİR | Evrensel
Dünya Üzerindeki En Değerli 10 Taş
Renkleri  güzellikleri ve şekilleri etkileyici olmaları bi yana fiyatlarıda bir o kadar etkileyici(!) gelin dünyadaki en güzel taşlara şöyle bir göz atalım =D
Reklam