Dershanelerden Sonra Üniversite Sınavı da Kalkıyor
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), dershanelerin kapatılarak özel okullara dönüştürülmesini öngören düzenlemenin ardından üniversiteye giriş sistemini de değiştirmek için kolları sıvadı. Sabah’tan Yaşar Özay’ın haberine göre yeni düzenlemede Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) kalkacak. Yerine bu yıl ilk uygulaması yapılan temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavı benzeri bir model gelecek. Lisans Yerleştirme Sınavı'nın (LYS) da formatı da değiştirilecek. 2 FORMÜL ÇALIŞMASI TÜBİTAK, YÖK ve ÖSYM ile birlikte yürütülen çalışmanın 2016 yılında tamamlanması hedefleniyor. Üzerinde çalışılan ilk model, bu yıl SBS yerine ilk uygulaması yapılan temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavı benzeri bir modeli öngörüyor. Lise son sınıf öğrencileri 2 ay aralıklarla 5 dersten sınava girecek ve öğrenci en yüksek notu aldığı sınavla üniversiteye başvurusunu yapabilecek. Üzerinde çalışılan diğer modelde öğrencinin lise birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar olan tüm sınavları esas alınacak. Merkezi sınavlara girecek lise öğrencilerinin ders durumları da ölçülecek ve çıkan puana göre üniversite tercihi yapılabilecek. Sınavlarda testin yanı sıra kısa açık uçlu soruların sorulması da gündemde. TEK DERS KURSLARI DEVAM EDECEK MiliEğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, ek ders ihtiyacı bulunan öğrencilere yönelik okullarda ve halk eğitim merkezlerinde açılacak takviye kurslara ilişkin düzenlemenin hazır olduğunu bildirdi. Milli Eğitim müfredatına uygun olduğu takdirde tek bir derse yönelik kurslara itirazları olmadığına işaret eden Tekin, 'Çocuğunuz matematiğe eğilimli, İngilizce'ye eğilimli buna yönelik kurs aldırabilirsiniz. Bizim derdimiz sadece bir sınava yönelik hazırlık mahiyetinde çocukları ısrarla test çözmeye zorlayan analitik düşünmesine engel olan farklı bir eğitim uygulayan yapıları ortadan kaldırmak' diye konuştu. Tekin 'Mesela çocuğun fizik dersinden takviyeye ihtiyacı var. Bizim fizik öğretmenimiz takviye kursu açacak. Bunlar için öğretmenlere ek ders ücreti vereceğiz ama vatandaşlardan bunun için ücret almayacağız' açıklamasını yaptı. Dershanelerin 2015 Eylül ayına kadar faaliyetlerine mevcut şekliyle devam edeceğini belirten Tekin, sektör temsilcilerinin bu yöndeki talepleri doğrultusunda bu kararı aldıklarını söyledi. Tekin, 2015 Eylül ayına kadar dönüşüm için başvuran dershanelere arsa, kredi, vergi indirimi, okul kiralama gibi destekler vereceklerini vurguladı. Dünya Bülteni/ Haber Merkezi
10 Maddede Sabahçılık mı Öğlencilik mi?
Şimdilerde ilkokul öğrencilerinin sabahçı olma gibi bir zorunluluğu, tekli öğretime bir geçiş söz konusu olsa da yılların sabahçılık mı öğlencilik mi tartışmasına 10 madde ile değinmeyi uygun gördük.
Christopher David White Tarafında Yapılmış Aşırı Gerçekçi Seramik Heykeller
Christopher David White isimli sanatçı seramikten yaptığı heykellere öyle bir görüntü veriyor ki ahşap olmadığına sizi ikna etmek çok zor olacak. Genelde yaşam ve ölüm temaları üzerine çalışan sanatçının harika heykelleri gerçekten görülmeye değer.İşte 'Christopher David White Tarafında Yapılmış Aşırı Ahşapımsı Seramik Heykeller' galerisi...
Reklam
Ford'un Yeni Modelleri Cenevre'de Beğeniye Çıkıyor
Ford Motor Company, şirketin ürün odaklı dönüşümünde kaydettiği ilerlemeyi gösteren yeni araçları, Avrupa’daki otomobil fuarında görücüye çıkarıyor. Ford’un, “5 yılda 25 yeni araç” kapsamında yer alan Yeni Ford Focus, 2014 yılının ikinci yarısından itibaren çeşitli pazarlarda satışa sunulacakken; 2015 yılında Avrupalı tüketicilerle buluşacak olan Yeni Ford Mustang; ve şirketin Avrupa’ya yönelik geliştirdiği yeni büyük SUV aracın, teknoloji, tasarım ve işçilik unsurlarına dair güçlü ipuçları veren Yeni Ford Edge Konsept de fuardaki yerini alıyor. Ford, aynı zamanda, güneş enerjisiyle çalışan, türünün ilk örneği C-MAX Solar Energi Konsept ve Dakar Rally Ford Ranger araçlarının yanı sıra sürücünün kendi sesiyle basit komutlar vererek ve yüksek çözünürlüklü 8 inçlik renkli dokunmatik bir ekran yardımıyla araç içindeki sistemlerin kontrol edilmesi imkanı tanıyan, SYNC 2 teknolojisini de Cenevre’de Avrupa’lı müşterilerin beğenisine ilk kez sunuyor. “Eylül 2012’de açıkladığımız One Ford stratejimizin gücü ile, Avrupa’daki operasyonlarımızda dönüşüm gerçekleştirmeye söz vermiştik.” diyen Ford’un Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkanı Stephen Odell sözlerine şunları ekledi: “Kabuğumuza çekilip piyasadaki durgunluğun geçmesini beklemek yerine kendimizi, ürün geliştirme çalışmalarımızı hızlandırmaya ve müşterilerimize daha fazla araç ve teknoloji sunmaya adadık. 5 yıllık bir süre içerisinde en az 25 yeni aracı piyasaya sunacağımıza söz vermiştik. Bu zamana kadar 11 aracın lansmanını gerçekleştirdik ve sadece 2014 yılında en az 10 yeni araç daha geliyor.” Duygusal yeni tasarımıyla yeni bir Ford Focus Daha cesur, daha duygusal dış hatları ve usta bir işçiliğin eseri yeni iç tasarımıyla Yeni Ford Focus, Ford’un tüketicilerle ilk kez buluşturacağı Dikey Park Etme teknolojisi, Çapraz Trafik Uyarı sistemi ve Park Yerinden Çıkış Yardımcısı gibi özellikleri sunuyor. Dikey Park Etme teknolojisi sayesinde sürücü, geri geri giderek diğer araçların arasındaki boşluklara park edebilirken, Çapraz Trafik Uyarı sistemi, sürücüyü, park yerinden geri geri çıkarken, biraz sonra arkadan geçecek olan araçlara karşı uyarıyor. Park Yerinden Çıkış Yardımcısı ise paralel bir park yerinden çıkarken sürücüye yardımcı oluyor. Genişletilmiş yatay ızgara tasarımı ve uçak kokpitinden ilham alarak tasarlanan iç mekan, aracın sportif karakterini ve sürüş cazibesini pekiştiriyor. Yeni Focus, aynı zamanda, Ford’un ileri düzey araç içi bilgi-eğlence sistemi olan SYNC 2 teknolojisinin yanısıra yeni 1.5 litrelik EcoBoost benzinli ve TDCi dizel motorlarını ve 99 g/km CO2 emisyon oranlarına sahip 1.0 litrelik EcoBoost motorunu* Avrupalı tüketicilerle ilk kez buluşturan araç. Yeni Focus, Aktif Şehiriçi Güvenlik çarpışma önleme sisteminin 50 km/s’e kadar olan hızlarda etkili olacak şekilde geliştirilmiş bir versiyonunu ve Çarpışma Önleme Sistemini de ilk kez Avrupalıların beğenisine sunuyor. Aktif Şehiriçi Güvenlik teknolojisine benzer şekilde çalışan Çarpışma Önleme Sistemi, çok daha geniş bir araç tespit menziline sahip olması nedeniyle, sürücüyü daha yüksek hızlarda destekliyor. Ford’un MyKey teknolojisi de Yeni Focus ile ilk kez sunulan özellikler arasında. Yeni Mustang Yeni Ford Mustang’ın, 50 yıllık üretim geçmişinde ilk kez Avrupa’da satışa sunulacak. Yeni Ford Mustang, bir yandan dünyada satış rakamları 9 milyona ulaşan ikon statüsünü ve mirasını günümüze taşırken diğer yandan birinci sınıf performans vaat ediyor. Yeni 2.3 litrelik EcoBoost ve 5.0 litrelik V8 motor seçenekleriyle Yeni Mustang, sürüş rahatlığı sağlayan ve sürücüye yardımcı teknoloji özelliklerini de barındırıyor. Bu özellikler arasında, direksiyon, motor, şanzıman ve elektronik denge kontrolünün tepkilerinin değiştirilebildiği Seçilebilir Sürüş Modları ve SYNC 2 bulunuyor. Yeni Mustang, Avrupa’da fastback ve convertible modelleriyle satışa sunulacak. Aracın her iki model için geliştirilen yepyeni tasarımında, Avrupa’da ve dünyada hayranların yakından tanıdığı klasik Mustang’in, kilit tasarım unsurları korundu. Ford Edge Konsept şık tasarımıyla kendini tanımlıyor Yeni Ford Edge Konsept, şirketin Avrupalı tüketicilere sunacağı yeni büyük SUV’de kullanacağı teknoloji, tasarım ve işçilik unsurları hakkında güçlü ipuçları içeriyor. Ford’un geliştirme çalışmalarını yürüttüğü otonom sürüş teknolojileri arasında, araç içinden veya dışından kumanda edilebilen uzaktan kumandalı prototip park etme özelliği ve engelden kaçınma sistemleri bu araçta gösteriliyor. Aracın titiz bir estetik anlayışıyla şekillendirilmiş akıcı tasarımı, atletik, kendinden emin ve güçlü bir görünüm sunarken birinci sınıf malzemelerin ve işçiliğin göze çaptığı iç tasarım, Ford’un Avrupa’ya yönelik geliştirdiği ilk büyük ve lüks SUV modelinin segment beklentilerini aşacağını gösteriyor. C-MAX Solar Energi Konspt Ford tarafından geliştirilen, türünün ilk örneği C-MAX Solar Energi Konsept güneş enerjisiyle çalışıyor. Araçta kullanılan özel yoğunlaştırıcı, büyüteç işlevi görerek, yoğun güneş ışınlarını aracın üstündeki güneş panellerine yönlendiriyor ve gün içinde toplanan güneş ışığı sayesinde C-MAX Energi Plug-In Hybrid araçla aynı seviyelerde performans sunuyor. Ford’un araştırmalarına göre ortalama bir sürücünün yaptığı bütün seyahatlerin yüzde 75’inde enerji kaynağı olarak güneşten yararlanmak mümkün ve C-MAX Solar Energi Konsept, tipik bir araç sahibinin yol açtığı yıllık sera gazı emisyonlarını dört (metrik) ton oranında azaltabiliyor. Araç, bir günlük güneş enerjisi yüklenimiyle 30 kilometreden (18 mil) fazla menzil sunarak, ortalama bir Avrupalı kullanıcıya yılda 1.000 Euro’luk bir yakıt tasarrufu sağlayabiliyor.* Ford Dakar Ranger Avrupa’da yine ilk kez görücüye çıkan araçlardan Ford Dakar Ranger, Dakar Rallisi’ni daha yeni tamamladı ve fuardaki yerini aldı. 4×4 çift kabinli Ford Ranger’den yola çıkarak Ford Global Ürün Geliştirme Ekibi’nin desteğiyle Neil Woolridge Motorsport Şirketi tarafından modifiye edilen Ford Dakar Ranger, tek parça karosere, geliştirilmiş hafif komponentlere ve 350 PS güç sağlayan 5.0 litrelik V8 motora sahip. SYNC 2 ile ses kontrolü ve dokunmatik ekran Ford’un Avrupa’da ilk kez beğeniye sunulan SYNC 2 teknolojisi, navigasyon, klima, telefon ve eğlence özelliklerinin ses ile kumanda edilmesini sağlıyor ve yeni, yüksek çözünürlüklü 8 inçlik dokunmatik bir ekranı içeriyor. Ses kontrol düğmesine basarak ve “Acıktım” diyerek, bulunduğunuz yerdeki restoranların listesine ulaşmak ve tam adresi söyleyerek navigasyon verilerine kavuşmak mümkün. Avrupa’da ilk kez Yeni Focus ile görücüye çıkan SYNC 2 teknolojisi iki USB portu da dahil olmak üzere çoklu bağlantı seçenekleri sunuyor. Bölünmüş ekranlı navigasyon sistemi, bölgedeki simgesel yapıları/doğa şekillerini ve önemli kavşakları, 3 boyutlu olarak ekranda gösterirken Michelin Rehberi ve Michelin Yeşil Rehberi’ni de içeriyor. Odell şunları söylüyor: “Bugün Avrupa’da 18 ay öncesinde olduğumuzdan farklı bir şirketiz. Ve bundan 18 ay sonra, başlattığımız dönüşüm süreci çok daha çarpıcı bir duruş kazanacak. Bunun sonucunda Avrupa’yı çok daha canlı ve çok daha heyecan veren bir Ford bekliyor.”
Reklam
Ankastre Ürün Alırken Nelere Dikkat Edilmeli
Artık modern ev mimarilerinde kullanılan mobilya ve ev eşyalarına bakıldığında Ankastre ürünleri ile daha sık karşılaşmaktayız. Hem görsellik hem de performans açısında bir evde ankastre ürünlerinin yer alması en doğru tercih olacaktır. Ankastre set almak isteyen bayanlar ya da çiftler bu konuda tereddütte kalıp çeşitli araştırma yoluna gitmekteler. Müşterilerimizden aldığımız geri bildirimler sonucu bu konuda hakkında genel bir yazılması en doğrusu olacaktır. Ankastre Davlumbaz Satın Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler • Özellikle bayanlar davlumbaz ve fırın alırken ilk dikkat ettikleri nokta ankastrenin dış yüzeyinin buhar ve yağ tutmaması olmaktadır. Önemli olan bu nokta mutfağınızın hijyeni açısından önemli bir kriteri oluşturmaktadır. • Ankastre mutfak eşyaları içerisinde yer alan davlumbazda ise dikkat edilen bir diğer husus ise yine dış yüzeyinin ısınma sonucu eli yakacak derecede ısınıp ısınmadığıdır. • Ankastre davlumbazda aranan kriterlerden bir diğeri ise emiş gücüdür. Ucuz davlumbazların motor güçleri az olması ile mutfağınızdaki koku ve buharı geç taliye etmektedir. • Davlumbazın yıkanabilir yağ filtrelerine sahip olması ise kolay temizleme imkânı sunmaktadır. • Davlumbazın otomatik kapanma özelliği ise enerji tasarrufu açısından büyük imkân tanımaktadır. Davlumbazınızı açık unutma ihtimalinize karşılık belli bir süre sonra kapanması bütçenize katkıda bulunacaktır. Ankastre Ocak Satın Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler • Lezzetli yemekler hazırlanma aşamasının gerçekleştirildiği ocak şüphesiz mutfağın en çok kullanılan eşyaları arasında yer almaktalar. Genelde bayanların dikkat ettiği noktalardan birisi ankastre ocağın düğmelerinin ön yerine yan tarafta bulunmasıdır. Bu şekilde daha kolay kullanabildiklerini ifade etmekteler. • Davlumbazda olduğu gibi dış yüzeyin yağı tutmaması önemli bir faktördür. • Ocaklarda kullanım rahatlığı da oldukça önemlidir. Ocağın gözlerinin birbirine yakın olması kullanılabilirliği engellemektedir. Tencereler yan yana sığmamaktadır. • Ankastre ocak satın alırken dikkat edilmesi gereken en önemli özellik diyebileceğimiz nokta ise otomatik emniyet kilididir. Bu özellik sayesinde mutfağınızda ocağınızı açık unutsanız bile sistem otomatik kendisini pasife alır ve gaz akışını keser. Bu sayede hem ailenizi hem de mutfağınızı koruyabilmektesiniz. • Ankastre ocakları hem gazlı hem de elektrikli olması önemli bir kriteri oluşturmasa da enerji türünün eksikliği durumunda diğer gözün (örneğin elektrikle çalışan göz) devreye girmesi işinizi kolaylaştırmaktadır. • Ocakta bulunan Wok gözü yemeklerinizi daha yoğun ateşte pişirmenize olanak vermektedir. • Son olarak ocağın ızgaralarının yıkanabilir olması (bulaşık makinesinde) yine temizliğini kolaylaştırmaktadır. Ankastre Fırın Satın Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler • Yemek, tatlı ve böreklerin üretim yeri olan fırınlar kalitelerine bağlı olarak mükemmel sonuç sunmaktalar. Son dönemde kullanıcılar Kombi fırınları tercih etmekteler. Hem mikrodalga hem de normal fırını bünyesinde bulunduran ankastre ürünler yer tasarrufu açısından da büyük kolaylık sağlamaktadır. • Ankastre fırında dikkat edilmesi geren bir özellik ise fırının iç aydınlatma sistemidir. Işığın yeterli olması bayanlar için önemli bir kriterdir. Çünkü fırının içi açmadan pişirilen besini görmek büyük kolaylık sağlamaktadır. Aksine fırının kapağı açıldığında içerisindeki ısı kaybolmaktadır. • Fırınların hızlı ısınıp hızlı soğuması kayda değer bir kriterdir. • Ankastre fırınlarda Turbo fonksiyonun olması ısının eşit bir şekilde fırına yayılmasına imkân tanırken tatlılarınızın her tarafına eşit ısı dağılımı gerçekleşmektedir. Yukarıda davlumbaz, ocak, fırın gibi ankastre ürünleri satın alırken hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiğine detaylı olarak bahsettik. Bunların dışında ankastre set satın alırken mutlaka bir biri ile olan uyumuna dikkat etmeniz mutfağınızın görünümü açısından oldukça önemlidir. Alacağınız ürünlerde söz konusu marka oldukça önem arz etmektedir. Uygun fiyatlı ve kaliteli ankastre ürünlere ulaşmak için www.alalimbakalim.com/ankastre-urunler adresini ziyaret edebilirsiniz.
Elie Saab'ın 2014-2015 Sonbahar-Kış Koleksiyonu
Moda dünyasının dev isimlerinden biri olan, haute couture de harikalar yaratan isim Elie Saab, Paris Moda Haftası‘nda sunduğu koleksiyon öncesi, Oscar Ödül Töreni‘ndeAngelina Jolie‘nin seçtiği kıyafetle çok konuşuldu. Gecenin en şık isimlerinden biri olanAngelina Jolie, Elie Saab imzası taşıyan bu haute couture ile 2014 Oscarlarının kırmızı halısına ismini kazımış oldu. Ve bu başarılı gecenin akabinde, Paris Moda Haftası‘nda sunduğu 2014-2015 sonbahar/kış koleksiyonuyla, bir kez daha moda severleri büyüledi. “Dark Opulence” adını verdiği koleksiyonunda, renkler koyuydu ama ihtişamı öyle çoktu ki, koyu renklere rağmen izleyenlerin gözleri kamaşıyordu. Ünlü Amerikalı ressam Mark Rothko’nun eserlerinden ilham alan Elie Saab, 2014-2015 sonbahar-kış koleksiyonunda ombreye çokça yer vermişti. Bordo, siyah ve yeşil renklerin öne çıktığı tasarımlar çiçek desenler, payetler ve kürklerle hareketlendirilmişti. Şifonlar, kadifeler ve danteller ise tasarımlarda kullanılan kumaşlardı. Özellikle kemerle bel bölgesi vurgulanan kıyafetler bootielerle, clutchlarla ve omza asılan zincir – deri askılı kol çantalarıyla kombinlemişti. Doğal saç ve makyajla sunulan kıyafetlerde tüm dikkatler tasarımlara çekilmişti.
Reklam
DACİA Gerçek Bir Başarı Öyküsü
Cömertlik, güvenilirlik ve uygun fiyat konusunda öncü olan Dacia, bütün müşterilerin güvenini kazandı ve otomotiv pazarında güçlü bir konum elde etti. Dacia, geleneksel uygulamalardan radikal anlamda bir farklılık gösteren yeni otomobil anlayışının öncülüğünü yapıyor. Kısıtlı bütçeye sahip tüketiciler, 2. el bir araç almak yerine artık yeni bir Dacia sahibi olabiliyor. Alırken ve kullanırken ekonomiye önem veren tüketicinin seçimi Dacia, akıllı bir alışveriş olarak tanımlanıyor. Dacia, akıllı alışverişi teşvik ederek müşteri davranışlarının değiştirilmesine de katkıda bulundu. Bu durum aynı zamanda yüksek yenileme ve tavsiye oranları ile desteklenen güçlü marka bağlılığı ile kendini gösteriyor (TNS Sofres araştırması 2013). “Müşterilerimizi, gerekli olanla gösterişli olanı ayırt edebilen kabiliyetteki insanlar şeklinde tanımlayabiliriz. Bu sadece otomobil satın alırken değil, diğer her alanda da geçerli bir durumdur. 2005 senesinde Dacia’yı Avrupa’da “Be logical, be Logan” (Mantıklı ol, Logan ol) sloganı ile lanse ettik. O zamandan beri de Dacia ürün gamı genişlemeye devam etti ve şu anda yedi modele ulaştı. Söz konusu gerçeklik Dacia’nın 2.7 milyon müşterisi ile kendini bir kez daha ispat ediyor.” Renaud Pirel – Pazarlama Direktörü, Dacia Dacia için yine bir büyüme yılı Dacia 2013’de satışlarını 19.3% artırarak yaklaşık 430 bin satış adedine ulaştı. Bu başarının ardında Duster’ın başarılı satış grafiği ve Logan ile Sandero modellerinin yenilenmesi yatıyor. Dacia, 2013 yılında 6 yeni ülkeye giriş yaparak gelişmesini sürdürdü: İngiltere, İrlanda, Norveç, Danimarka, Kıbrıs ve Malta. 43 ülkede varlığını devam ettiren Dacia markası, yenilenen ürünü gamı sayesinde başarısını sürdürmeye kararlı. “Dacia ürün gamının yenilenmesi ve şebekemizin gelişimi sayesinde yeni ülkelerde ticari başarılar peşinde koşmayı ve aynı anda mevcut pazarlardaki pozisyonumuzu muhafaza etmeyi başardık.” Rafael Treguer - Dacia Pazarlama Direktörü Avrupa’da rekor satışlar Dacia’nın pazar payı 2013 yılında diğer tüm markalardan daha hızlı büyüdü. Sıralamada bir sıra yukarı tırmanan marka, Avrupa’da 16’ncı Fransa’da ise 5’inci sıraya yerleşti. Dacia, bir önceki yıla oranla %26 artış gösteren satış ile Avrupa’da rekor düzeyde satış rakamına imza attı. Dacia pek çok pazarda güçlü büyüme kaydetti: özellikle Fransa (+%11.0), İspanya (+%80.9), Portekiz (+%74.0) ve Hollanda (+%49.0). Dacia, Fransa’da bir sıra yükselerek binek+hafif ticari araç pazarında beşinci sıraya yerleşti. Dacia’nın 4 modeli de Top 3 müşteri satınalma listesinde yer alıyor: - Duster: C segmentinde No.1 SUV; - Sandero: B segmentinde No. 3 hatchback; - Lodgy: kendi segmentinde No. 2 kompakt MPV; - Dokker: hafif ticari araç No. 2. Marka, İspanya’da sıra dışı bir performans sergiledi. Satış rakamı bir önceki yıla göre %80.9 arttı. Bu sayede Dacia 2013’ün ilk 10 markasından biri haline geldi. Sandero en çok satılan araç oldu. İlk kez 2013 Ocak ayından satışa sunulduğu İngiltere’de ise Dacia 17 bin 146 adet satış gerçekleştirdi; bu rakam 0.7%’lik pazar payına karşılık geliyor. Autocar Magazine dergisine göre Dacia, İngiltere’ye giriş yapan yeni bir marka olarak en iyi ilk yıl sonucunu elde etti. Dacia: Euromed bölgesindeki üç ülkede pazar lideri Dacia, Euromed bölgesinde ilerleme kaydetmeye devam ediyor. Marka Türkiye, Fas ve Romanya’da hızla büyüyor; Bulgaristan’da 1 Numara. Dacia, Türkiye’deki pazarda 8’inciliği ele geçirerek köklü markaları geride bıraktı. Lodgy (segmentinde lider) ve Dokker sayesinde %4.3’lük pazar payına ulaştı. Ocak ayında ise ODD tarafından 2013 yılının “En Hızlı Büyüyen Hafif Ticari Araç Markası” ilan edildi. Euromed bölgesinde ise 2012’deki satışlar %7.4 artarken sadece muhteşem bir Aralık ayı geçirdi. (bir ayda %17’den fazla artış). Romanya ve Fas’ta 1 Numara olan Dacia ilerleme kaydetmeye devam ediyor. Dacia, Romanya’da %7 daralan bir pazarda, pazar payını 2013 senesinde önceki yıla göre 5.4 puan artış kaydetti. %31.7’lik pazar payı ile Dacia 1. sıradaki konumunu koruyor. Fas’ta ise marka, pazar payını 4.4 puan arttırarak %25.2’e yükseltti. 2006 senesinden beri en çok satan binek otomobil olan Logan büyük başarılara imza atmaya devam ediyor. Dokker ve Duster Fas’ın en çok satan otomobilleri sıralamasında üçüncü ve dördüncü sırayı aldı. Dacia, Bulgaristan’da %10.9’luk pazar payı ile tarihi liderleri geride bıraktı. Sandero ve Duster binek otomobil pazarında ikinci ve dördüncü sırayı alırken, Dokker hafif ticari araç satışlarında 1 Numara oldu. 50’den fazla gazetecinin oluşturduğu bir kurul; tasarım, motor, işlevsellik, sürüş güvenliği, fiyat ve kullanım masrafları kriterlerinee bağlı olarak Dokker’ı birinci seçti:. “Yılın Van’ı ödülünü aldığımız için çok gururluyuz. Söz konusu ödül Dacia Dokker’ın sadece niteliklerini ve başarısını değil aynı zamanda Dacia markasını Bulgaristan’da geliştirme yönündeki çalışmalarımızı da yansıtıyor”. Plamen Kyaychev - Dacia Pazarlama Direktörü, Bulgaristan. DACIA’NIN FACEBOOK’TA BİR MİLYONDAN FAZLA FAN’I VAR Dacia fan’larının heyecanı markanın ticari başarısını yansıtıyor. Kasım 2013’te Dacia bir milyonuncu Facebook fan��na ulaştı; bu, markanın çekiciliğini gözler önüne seren bir gerçek. Dacia sosyal ağda 2010 yılından beri yer alıyor ve şu anda uluslararası bir sayfayla birlikte 20 yerel sayfaya sahip. Sadece Türkçe sayfasının fan sayısı 426 bin. Bunu 272 bin fan ile Romanya sayfası takip ediyor. Dacia, kulanıcılarına yönelik olarak özel etkinlikler sunuyor: mesela İspanya, Polonya ve uluslararası sayfalarda Kasım 2013’te organize edilen “Yeni Duster” yarışması gibi. Söz konusu etkinlik daha da fazla Facebook üyeliğine vesile oldu; böylece 2014 başındaki fan sayısı 1 milyon 400 bin’e ulaştı. Sosyal ağ sayesinde Fransa’da Dacia pikniği (2013’te 15.000 katılımcı) ve Fas’taki plaj turu gibi etkinlikler düzenlendi. YENİ NESİL DACIA ARAÇLARI Mart 2012’de Lodgy’nin lansmanı ile birlikte yeni bir Dacia nesli ortaya çıkmış oldu. Söz konusu ikinci nesil araçlar Dacia’nın DNA’sında yer alan, markanın başarısını ve güvenilirliğini oluşturan nitelikleri devam ettiriyor: eşsiz iç mekan/fiyat dengesi, güvenilirlik ve yalın ürün gamı. Aynı zamanda yeni nesil modeller daha çekici bir tasarıma, yeni motorlara ve müşterilerin talep ettiği modern donanımlara sahip. Yeni bir marka kimliği Dacia, yepyeni stili ile tüm modellerinde dikkat çeken daha güçlü bir marka kimliğine kavuştu. Daha modern dış tasarım Dacia modellerinde artık yeni bir ön yüz var. Ön kısımdaki ızgara, farlarla birleşip genişlik duygusu uyandırıyor. Izgaranın içerisindeki iki yatay bar, bir yandan güçlü bir izlenim uyandırırken diğer taraftan araca çağdaş bir hava katıyor. Farlar, aracın modern görünümüne katkı sağlayacak biçimde yeniden tasarlandı. Farlar ve ızgara tek parça halinde bir görüntüye sahip; ayrıca siyah renk kullanımı sayesinde ön yüzün tasarım özellikleri vurgulanıyor. Aracın yan tasarımı ise gücü vurgulayan kabarık çamurluklarla yalınlığını korumaya devam ediyor. Daha geniş tekerlek izi ve daha büyük lastikler (Stepway versiyonunda 15 ve 16 inç) araca daha güçlü bir duruş veriyor. “Dacia ürün gamının yeni tasarımı çağdaş, dinamik ve biçim konusunda aynı titizliği muhafaza ediyor. Aracın hatları gereksiz detaylar olmaksızın incelikle düşünüldü. Hem yalın hem de ikonik.” David Durand – Tasarım Başkanı, Dacia ürün gamı Yeni nesil Dacia modelleri, standartta yer alan yeni metalik gövde renkleri sayesinde daha dinamik bir görüntüye kavuştu: Lodgy ve Dokker’da Kül Beji ve Uzay Mavi Blue, Yeni Logan ve Sandero’da Acem Mavi yeni bir tonu, Sandero Stepway’e özgü Gök Mavi ve YeniDuster’da kullanılan Platin Gri. Dacia modellerinde daha çekici, yeni malzemeler kullanıyor. Örneğin egzoz çıkışı gibi yerlerde krom detaylar mevcut. Daha çekici iç mekân Aynı uyum Dacia modellerinin iç mekânında da göze çarpıyor. Dacia ürün gamındaki bütün modeller, stil konusunda uyumlu bir yaklaşımı vurgulayan bir dizi özelliği bünyesinde barındırıyor: yuvarlak hava çıkış kanalları, direksiyona entegre logo ve kapı kolları. Yeni modellerde modern tasarıma sahip birbirinin aynısı ön konsol ve krom gösterge çerçeveleri yer alıyor (versiyona bağlı). Aracın dışında ise parlak siyah renk kullanımı gibi bir dizi üst düzey özelliklerin kullanıldığı görülüyor. Koltukların grafik tasarımı ise artan kumaş kalitesi ile birlikte çeşitli döşeme tiplerini yansıtacak biçimde kullanıldı. Bu kuralın tek istisnası ise hem yol hem de arazi özelliklerini vurgulayacak şekilde yeniden tasarlanan ön kısma sahip Duster. İç mekanda ise aracın 4x4 özellikleri hemen göze çarpıyor. Yeni ön konsol ve dikey çerçeveli orta konsol aracın güçlü yönünü vurguluyor. Cömert özellikler Yeni nesil Dacia modelleri, müşterilerin beklentileri arasında yer alan özellik ve ekipmanları her zamanki çekici fiyat etiketiyle sunuyor. Dacia gamındaki bütün modeller iki multimediya sistemi ile sunuluyor. - Bir multimedya navigasyon sistemi olan Dacia MEDIA NAV, büyük bir dokunmatik ekrana sahip. Kullanımı kolay ve sezgisel olan bu büyük 7 inçlik (18 cm) dokunmatik ekran ve ana sayfası sayesinde kullanıcılar, altı adet fonksiyon arasında kolaylıkla geçiş yapabiliyor: radyo, medya, telefon, harita, navigasyon ve parametreler. Dacia MEDIA NAV, eller serbest telefon görüşmesi yapılmasına veya müzik dinlenmesine imkan tanıyan Bluetooth® teknolojisini içeriyor. Ayrıca 2D veya 3D (kuş bakışı) görüntülü navigasyon sistemi de buna dahil. Telefon veya MP3 çalar gibi kişisel taşınabilir cihazlar ergonomik biçimde kulanılmak üzere ön konsola yerleştirilmiş olan USB portuna veya jaka takılabilir.. - Dacia Plug&Radio çok gerekli bir özellik olup, yalın ve etkili bir multimedya sistemidir. Sistemde bir radyo, MP3 formatı ile uyumlu CD çalar, Bluetooth® bağlantısı ve ön konsolda USB portları ve jakı bulunuyor. Sürüş konforunu artıran özellikler Eksiksiz ön konsol göstergeleri. Dacia ürün gamındaki bütün modeller, artık yepyeni işlevsel ve ergonomik üçlü gösterge paneli ile sunuluyor. Bu şekilde yüksek kalite standartları sağlanmış oluyor. Versiyonlara bağlı olarak dış sıcaklık göstergesi, saat, sinyal lambası okları ve hem anlık hem de ortalama yakıt tüketimini, litre ve kilometre cinsinden menzili, son dolumdan beri kat edilen mesafeyi ve bir sonraki servise kalan mesafeyi gösteren araç bilgisayarı (versiyona bağlı) da mevcut. Yeni nesil Dacia modelleri şu ekipmanlarla sunuluyor: hız sınırlayıcı, navigasyon, arka park sensörleri, araç hareket etmeye başladığında devreye giren otomatik kapı kilitleri. Bütün modellerde yer alan ABS fren sistemi ile birlikte kullanılan acil durum fren desteği (EBA) sayesinde güvenlik konusunda da özel özen gösterildi. Elektronik stabilite kontrolü çoğu modelde standart (Lodgy’nin ilk versiyonunda opsiyonel ve Dokker’da Ambience döşeme ile sunuluyor). Duster’ın ESC ile donatılmış bütün versiyonlarında yokuş kalkış desteği de bulunuyor. Söz konusu özellik sayesinde, fren basıncı iki saniye daha muhafaza edilerek yokuşlarda kalkış kolay hale getiriliyor. Eğer sürücü iki saniye boyunca her hangi bir şey yapmazsa, yokuş kalkış desteği fren basıncını kademeli olarak serbest bırakıyor bu şekilde de araç hareket etmiyor. Revize edilmiş ve modern motor gamı Motor yelpazesinin genişleme ve yenilenme hızı, Dacia’nın müşteri ihtiyaçlarına ne denli çabuk cevap verdiğini bir kanıtıdır. Modern, yakıt açısından verimli benzinli motorlar TCe 90 Yakıt açısından verimli TCe 90 motoru Logan, Logan MCV, Sandero ve Sandero Stepway ile sunuluyor. Türkiye’de Sandero Stepway’de sunuluyor.Söz konusu motor üstün sürüş özelliklerini sınırlı yakıt tüketimi ve CO2 emisyonları ile birleştirerek kullanım masraflarını düşük seviyelerde tutuyor. Sahip olduğu düşük ataletli turbo şarj ve değişken valf zamanlaması ile bu 898 cc’lik üç silindirli benzinli motor 5.250 d/d’da 90 bg güç sunuyor. En düşük motor hızlarından (%90’ı 1.650 d/d’dan itibaren) itibaren elde edilen 135 Nm tork sayesinde pürüzsüz ve iyi tepkili sürüş sağlanıyor. Menzili ise selefi olan 1.6 MPI 90’dan neredeyse %30 daha iyi. TCe 115 Dokker, Dokker Van ve Lodgy’de yer alan TCe 115 motoru, Renault Grubu’nun ilk doğrudan enjeksiyonlu turbo benzinli motoru. Bu motor seçeneği Türkiye’de satışa sunulmuyor. Hafif alüminyum bloku sayesinde daha hafif araçlara yönelik. Verimli ve sürüşü özellikleri iyi olan bu motor optimize bir kapasiteye (1.2l) ve 115 bg çıkış gücüne sahip. Sunduğu performans 1.6l motor ile kıyaslanabilir. Motorun torku 190 Nm olup, 2.0 litre motora eşdeğer. Bu değerin %90’ı 1.500 d/d’den itibaren ve %100’ü de 2.000 ila 4,000 d/d arasında elde edilmektedir. Bu da güçlü hızlanma anlamına geliyor. TCe 115 motoru yakıt tasarrufu ile düşük CO2 emisyonlarını bir araya getiriyor. TCe 125 İlk kez Yeni Dacia Duster ile sunulan TCe 125 motoru hem güçlü hem de pürüzsüz. 125 bg güç ve 2.000 d/d’da 205 Nm tork üreten bu turbo şarjlı motor güçlü kalkış ile hızlanmayı en düşük motor hızlarından itibaren garantiliyor. TCe 125 aynı zamanda yakıt açısından verimli olup, kullanım masrafları düşüktür. Yakıt tüketimi kontrol altında olup, triger kayışı gerektirmemektedir. Yeni Duster’da 6 vitesli vites kutusu ile birlikte kullanılan bu motor, yakıt tasarrufu ile düşük CO2 emisyonlarını bir araya getiriyor. Bu motor seçeneği Türkiye’de satışa sunulmuyor. Yeni nesil 1.5 dCi dizel motor: performans ve yakıt verimliliği açısından daha da yüksek standartlar 1.5 dCi motoru güvenilirliği, performansı ve düşük yakıtı tüketimi bakımından takdir topluyor. Söz konusu motor, aynı zamanda Renault Grubu’nun en çok satan motoru. Günümüzde özellikleri daha da artırıldı. En son nesil modelinde daha da etkili bir enjeksiyon sistemi ve turbo şarjı bulunuyor. Böylelikle de tork 20 Nm artırılmış oluyor. Motor sayesinde sürüş zevki artarken yakıt tasarrufu ile düşük CO2 emisyonlarını bir araya getiriliyor. 1.5 dCi motoru yelpazede 75 bg ve 90bg olarak yer alıyor. Lodgy ve Yeni Dacia Duster’da ise 90 ve 110 bg olarak sunuluyor. Türkiye’de 90 ve 110bg seçenekleri Duster modelinde yer alıyor. Pazarın en eksiksiz LPG yelpazesi Pompa fiyatı 1€ / litrenin altında olan LPG konusunda Dacia, bu yakıtı makul fiyatlı bir alternatif olarak sunmaya devam ediyor. Bütün Dacia ürün gamı (Sandero Stepway hariç), pazarlandıkları ülkeye bağlı olarak LPG’li olarak da sunuluyor. Yeni Logan, Logan MCV ve Sandero modelleri 1.2 16V 75 LPG motor ile sunuluyor. Dacia Duster 4x2 ise benzinli/LPG versiyonda sunulurken, 1.6 16v 105 LPG, Duster, Ambiance ve Lauréate döşeme tiplerinde satılıyor (ülkeye bağlı). Bu seçenek Türkiye’de Logan MCV ve Sandero modellerinde yer alıyor. 1.6 MPI 85 LPG çift yakıtlı benzinli/ LPG motor Lodgy ve Dokker’da bulunuyor. Türkiye’de ise bu versiyon bulunmuyor. DACIA; GÜVENİLİRLİK SEMBOLÜ Renault Grubu’nun uzmanlığını temel alan güvenilirlik Dacia, 2013 senesinde Fransa’nın en popüler 20 markası listesinde en güvenilir markalar arasında yer aldı(Auto Plus dergisi güvenilirlik araştırması – 2005 senesinden beri servise giren araç sayısı ile arıza sayısının birbirine oranı). Dacia, kalite açısından bir yandan Renault Grubu’nun uzmanlığından istifade ederken, Renault –Nissan İttifakının proseslerini ve standartlarını da kullanıyor. Grup’un tüm üretim tesislerinde olduğu gibi Kazablanka, Tanca ve Pitesti tesisleri de Renault Üretim Süreciuygulanıyor. Söz konusu yaklaşım, tüm Renault Grubu tesislerinde kullanılmakta olup, tek bir kilit gerekliliği karşılamak üzere son derece sıkı üretim standartlarının uygulanmasını gerektiriyor: yüksek kaliteli ürünler. Dacia, aynı zamanda İttifak motorlarının güvenilirliğinden de istifade ediyor: örneğin İttifak’ın 2013 senesinde bir milyondan fazla satan 1.5 dCi motoru gibi. Aynı zamanda Yeni Dacia Duster Nissan’ın 4x4 araç alanındaki deneyiminden ve uzmanlığından yararlanıyor. Dacia, rekabetçi fiyatlarla güvenilirliği eksiksiz sunuyor Üç yıldır üst üste olmak üzere, Fransız tüketici dergisi Que Choisir’in yürüttüğü bir güvenilirlik araştırması sonucunda Dacia, en düşük servis ücretine sahip marka seçildi. Şubat 2014’te gerçekleştirilen bu araştırmaya Belçika, İspanya, Fransa, İtalya ve Portekiz’den 30 bin sürücü katıldı. Söz konusu sonuç, Dacia’nın müşterilerine sunmak üzere şu çalışmalarını gösteriyor. - Yeni, modern ve yakıt açısından verimli motorlara sahip araçlar, - Son derece rekabetçi satış sonrası teklifleri (parça ve servis), - Mükemmel 2. el değeri, - Mevcut model güncellenmiş hatta daha iyi donanıma sahip olsa bile değişmeden kalan satın alma fiyatı. Kullanırken ve bakım yaptırırken gönül rahatlığı 3 yıl / 100.000 km üretici garantisi tüm modeller için geçerli. Araçlar, şebekeye bağlı her hangi bir yetkili satıcıda en yüksek uzmanlık standartlarında orijinal yedek parçalar kullanılarak onarılıyor. Daha fazla gönül rahatlığı için Dacia aynı zamanda garanti uzatma sözleşmeleri de sunuyor.
Avokadolu Lezzetler
Hem büyüleyici rengi hem de egzotik görüntüsü ile ülkemizin Akdeniz kıyılarında yetişen avokado farklı lezzetlerle yemeklerimizde taze ve tropikal bir deneyim yaşatıyor. İşte avokadolu yemekler yaparken dikkat etmeniz gerekenler ve birkaç avokadolu lezzet tüyosu! Avokado oldukça sert bir meyvedir. Yiyecek kıvama gelmesi için birkaç gün oda sıcaklığında yumuşamasını beklemelisiniz. Avokadonun yumuşamasını hızlandırmak için bir gazete kağıdına sarın ve yanına birkaç adet elma koyun. Avokadoyu daha sonra tüketecekseniz ve yumuşamasını ertelemek istiyorsanız buzdolabına koyun. İdeal avokado yumuşaklığı kavun kıvamındadır. Avokadoyu çok bekletirseniz kabuğu siyahlaşır ve çürümeye başlar. Avokado lifli özelliği sayesinde çok faydalıdır, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve antioksidandır. Avokado aynı zamanda cildi kurumaktan korur ve hücrelerin yenilenmesini destekler. Avokado çorbası soğuk günler için ideal lezzetlerden! 2 yemek kaşığı tereyağında 1 kuru soğanı kavurun. 2 yemek kaşığı rendelenmiş taze zencefili, 4 diş sarımsağı ve 1 adet doğranmış avokadoyu 5 dakika boyunca soteleyin. 3 su bardağı sıcak suyu ekleyin ve 10 dakika pişirin. 2 yemek kaşığı limon suyu, tuz, karabiber ve 1 su bardağı krema ekleyin. Özellikle Meksika lezzetlerinin yanına çok yakışan avokado sosu guacamole dip sos olarak kusursuz bir lezzet. 1 adet avokadonun kabuğunu soyup ezin ve küçük küçük doğranmış domates, soğan ile karıştırın. İçine zeytinyağı ve limon suyu da ekleyip tuz ile birlikte karıştırın. Sosunuz hazır! Avokado salata da çok güzel olan bir lezzet. İster domates, soğan, sivri biber, krema ve zeytinyağı ile bir araya getirip yoğun bir kıvam; ister yeşillikler, zeytinyağı, susam, limon suyu ve hardal ile bir araya getirip daha hafif bir kıvam elde edin.
Hey Üniversiteli, IEFT  Başlıyor!
IEFT Yurtdışı Eğitim Fuarları bu yıl 8-17 Mart tarihleri arasında6 ayrı merkezde düzenlenecek. Fuarlar süresince 1000 kişiye ücretsiz on-line İngilizce dil kursu armağan edilecek. Ücretsiz İngilizce Kursları nı kaçırma! 2002 yılından bu yana hızla gelişerek Avrupa ve Ortadoğu’nun en büyük yurtdışı eğitim organizasyonu olan IEFT Fuarları (International Education Fairs of Turkey), bu yıl 25’inci kez kapılarını açıyor. 8-17 Mart tarihleri arasında 6 merkezde düzenlenecek olan “25. IEFT Yurtdışı Eğitim Fuarları”na 35 ülkeden 200’e yakın üniversite ve kolejin katılması bekleniyor. Gençleri, öğrencileri ve ailelerini yurtdışındaki eğitim kurumlarıyla buluşturan ve bu kurumların sunduğu burs ve benzeri imkanları ziyaretçilere tanıtan IEFT Fuarları, Ankara, İzmir, İstanbul (Avrupa Yakası), İstanbul (Anadolu Yakası), Eskişehir ve Adana’da düzenlenecek. IEFT Fuarları IEFT Yurtdışı Eğitim Günleri 25. Fuar Armağanı: Ücretsiz Dil Kursu IEFT Fuarları’nın bu yıl 25’inci kez düzenlenmesi nedeniyle, katılımcılara özel armağanlar verilecek. Fuarı ziyaret edenler arasından 25 kişi ücretsiz İngilizce Dil Kursu, 1.000 kişi ise ücretsiz on-line İngilizce Dil Kursu kazanacak. Fuarların İstanbul (Avrupa Yakası) bacağı, artan ziyaretçi hacmi nedeniyle bu yıl Avrupa’nın en büyük kongre merkezlerinden biri olan “İstanbul Kongre Merkezi”nde gerçekleştirilecek. 100’den fazla seminere ev sahipliği yapacak olan fuarlara bu yıl özellikle Kanada ve Almanya’dan önemli bir katılım söz konusu. Kanada’dan 20 üniversitenin yanı sıra 4 lisenin temsilcileri hazır bulunacak; Almanya’dan ise bazıları ücretsiz olmak üzere 12 üniversite katılacak. ABD ve İngiltere’den 50’nin üzerinde olmak üzere, Almanya, Kanada, Rusya, Fransa, İtalya, İspanya, İsveç, İsviçre, Macaristan, Polonya, Çin, Danimarka, Litvanya, Avusturya, Estonya, Kazakistan, Bosna gibi dünyanın değişik ülkelerinden 200’ün üzerinde eğitim kurumu IEFT Fuarları’na katılarak, sundukları imkanları Türk öğrenci ve ailelerine tanıtacaklar. Fuarlara katılacak kurumlar arasında, University of Southampton, University of York, Cardiff University, California State University, New York Institute of Technology, New York University School of Engineering, State University of New York, University of Buffalo, University of Nevada, University of San Francisco (School of Management), University of Southern California, University of Washington, The University of British Columbia, Frankfurt School of Finance & Management, Martin-Luther-Universität Halle-Wittenberg, Fachhochschule Frankfurt am Main, Universität Konstanz, The American University of Paris, Tallinn University, University of Applied Sciences Upper Austria, MIP-Politecnico di Milano, Danish Business Academies, Tomsk Polytechnic University, Sophiahemmet University, University Sarajevo (Faculty of Adminstration) gibi dünyaca ünlü üniversiteler de yer alıyor. Her yıl yaklaşık 50 bin kişinin ziyaret ettiği IEFT Fuarları’na gelen ziyaretçiler, üniversite hazırlık, ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora, üniversite transfer, dil okulları, yaz okulları, sertifika-diploma programları, staj, lise eğitimi ve burslu yurtdışı eğitim konularında kurum temsilcilerinden bilgi alabilecek, ülkelerin eğitim ortamları konusunda merak ettikleri soruları yöneltebilecekler. Burs İmkanları ve Ücretsiz Seminerler Üniversite ve kolejlerin her yıl çok sayıda öğrenciye kısmi veya tam eğitim bursu
Reklam
'Hayal Edin Gerçekleştirelim'
Kredi Kayıt Bürosu (KKB), Türkiye genelinde tüm lisans öğrencilerinin katılabileceği, onlara sosyal sorumlulukları hakkında bilinçlendirmek, toplumsal sorunlar karşısında duyarlılıklarını arttırmak ve karşılaştıkları sorunlar karşısında düşünmelerini ve harekete geçmelerini sağlamak amacıyla bir sosyal sorumluluk proje fikirleri yarışması düzenliyor: Hayal Edin Gerçekleştirelim “Hayal Edin Gerçekleştirelim” isimli sosyal sorumluluk yarışmasında Çevre, Eğitim, Sağlık, Spor, Kültür Sanat ve Toplumsal konulardaki projeler yarışacak ve yarışmada birinci gelen üniversite öğrencisi büyük ödül olan “İngiltere’de 2014 Yaz Dönemi Eğitim Programı”na gitme hakkı kazanacak. Bununla birlikte tüm kategorilerde ilk üçe kalan projeler Facebook’ta halk oylamasına sunulacak, her biri ayrı ayrı ödüllendirilecek. Yarışmada ilk 30 arasına giren projelerden biri ise Kredi Kayıt Bürosu tarafından hayata geçirilecek. Üniversite öğrencileri, yarışmaya bireysel ya da grup olarak katılabiliyor. Yarışmaya katılan sosyal sorumluluk projeleri; aralarında Halkla İlişkiler Duayeni Betül Mardin , Sivil Toplum Gönüllüsü İbrahim Betil , ünlü televizyoncu ve sunucu Okan Bayülgen , Milliyet Gazetesi yazarı Abbas Güçlü , Sabah Gazetesi yazarı Şelale Kadak , KKB Genel Müdürü ve ARPR Kurucu ortağı Arzu Çekirge Paksoy ’un yer aldığı jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek. Sahipliğini Kredi Kayıt Bürosu’nun üstlendiği “Hayal Edin Gerçekleştirelim” adlı sosyal sorumluluk yarışmasının organizasyonu ARPR İletişim, medya iletişimi IMAGE Halkla İlişkiler tarafından gerçekleştiriliyor. Yarışmaya Katılmak İçin: www.hayaledingerceklestirelim.com
Pilav ile Devr-i Alem
Karbonhidrat oranı oldukça fazla olan ve hem vücudun hem de beynin işleyişine faydalı olan pirincin insan nüfusunda kişi başına düşen enerjinin yaklaşık %21ini, proteinin ise %15ini sağladığını biliyor muydunuz? Bu faydalı tahılı sofralarınızdan eksik etmeyin ve onu farklı şekillerde tariflerinizde değerlendirin. Pilav gibisi yok! Pilavınızı daha da lezzetli kılmak için dikkat etmeniz gereken bazı detayları paylaşalım sizlerle… Pirinç tatsız bir tahıl olduğu için onu tavuk, sebze ve et sularıyla birlikte hazırlamakta fayda var. Tereyağı da pilavın lezzetini artıran bir diğer detay. Pilavınızın bembeyaz rengini koruması için 1-2 çay kaşığı limon suyu ekleyebileceğinizi biliyor muydunuz? İtalyanların pilavı risotto da pirinç ile yapabileceğiniz diğer lezzetler arasında. Pirinçlerin nişastasını salmasıyla ortaya kremamsı bir lezzet çıkaran risottonun sırrı kullanılacak olan pirincin seçimi! Arborio, yani Japon pirinci olan ve İtalyada da bolca yetişen pirinç risottonun ilk adımı. Önce soğanı tereyağında kavurun, ardından pirinci ekleyin ve saydamlaşana kadar karıştırın. Ardından et suyu veya şarabınızı ekleyin ve ara ara bu suyu ekleye ekleye yaklaşık yarım saat sürekli karıştırarak pişirin. Risottonuza deniz mahsülleriyle lezzet katmayı unutmayın! İspanyollar`ın favori pilavı ise paella adında. Birçok farklı çeşitte hazırlanabilecek olan bu İspanyol pilavını evinizde siz de deneyebilirsiniz. Soğan ve sarımsağı kavurun. Bezelye ekleyin. Pirincinizi de karışıma ekledikten sonra yaklaşık 10 dakika pişirin. Sarımsak, midye, karides ve doğranmış domatesleri de ekleyip yaklaşık 10 dakika daha pişirdikten sonra karışımıza tavuk suyu ekleyin ve ara ara karıştırarak 25 dakika pişirin.
Reklam
Adet Öncesi Sendrom (PMS)
Bu yazı kadınları, aslında dolaylı yoldan erkekleri de ilgilendiriyor. Çoğu kadın adet öncesi dönemde öyle sorunlar yaşıyor ki bu durum, birlikte yaşadıkları erkekleri de ister istemez etkiliyor.Aşırı yorgunluk, sıkıntı, asabiyet, üzüntü hali, içe kapanma, göğüste hassasiyet, kas ve baş ağrıları, karın şişliği, kabızlık, sivilcelenme adet öncesi hissedilen rahatsızlıklardan bazıları. Bu belirtilerin şiddeti kişiden kişiye değişiyor ve bazen öyle bir hale geliyor ki günlük yaşamı olumsuz yönde etkiliyor. Premenstruel Sendrom (PMS) da denilen adet öncesi sendrom, kadının sosyal yaşantısını derinden etkileyen bir durum olarak kabul ediliyor.Nedeni tam olarak belli olmamakla birlikte PMS, özellikle sinir sisteminin üzerinde etkili B vitaminleri, magnezyum (magnezyum eksikliği tatlılara karşı aşırı bir istek yaratabiliyor), çinko, kalsiyum gibi minerallerin eksikliğinde görülebiliyor. Bunun yanında hormonal dengesizlik, kan şekerinin düşük olması, vücutta aşırı sıvı tutulması, bazı psikolojik nedenler de PMS’yi ortaya çıkarabiliyor.Adet gören her 4 kadından 3’ünde görülebilen, fakat bazılarında çok ağır seyreden bu dönemsel rahatsızlıkların üstesinden gelebilmek için uzmanların birkaç önerisi var:
Aile Hekimi Nedir Ve Aile Hekiminizi Nasıl Öğrenebilirsiniz?
Daha birkaç yıl öncesine kadar bilmediğimiz ama yaklaşık 4 senedir uygulanan Aile Hekimliği, aslında daha önce mevcut olan fakat yetkileri ve faaliyetleri dar olan bir kavramdı. 2004 yılında pilot olarak seçilen sağlık ocaklarının bazılarında aile hekimliği hizmeti veriliyordu. “Sağlık Ocakları” şimdi “Aile Sağlığı Merkezi (ASM)” olarak adlandırıldı, peki aile hekimliği bizlere ne kazandıracak? Aile Hekim’ini biraz tanıyacak olursak; uzman ya da pratisyen doktorlardan oluşan ve bunun dışında sertifika programı kapsamında eğitilen doktorlardan oluşuyor aile hekimliği kavramı. Görevleri ise, bulundukları alan içinde, sorumlu oldukları ailelerin temel ihtiyaçlarını belirlemek ve onlara çözüm üretmektir. Aile hekimleri hastalarını sadece tedavi etmekle kalmaz, onları hastalanmadan önce de korumaya çalışır. Bu amaçla kişiye yönelik koruyucu hizmetler içinde aşılama, yaşam tarzı değişiklikleri için danışmanlık yapma, bebek ve çocuk izlemi, gebe izlemi, aile planlaması hizmetlerini sunar. Salgın ve bulaşıcı hastalıklar varlığında aile bireylerini bilgilendirir ve koruyucu önlemlerin alınmasını sağlarken çevre sağlığı için gerekli önlemlerin alınması için yerel yönetimlerle işbirliği yapar. Koruyucu hekimlik aile hekimliğinde önemli bir yer tutar. Aile hekiminizi öğrenmek ve hizmet alabilmek için, T.C. Kimlik numaranızla en yakın aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri, il sağlık müdürlüğü ya da Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesinden aile hekiminizi öğrenebilir ve ikamet ettğiniz ASM’ler de TC.kimlik numaranızla aile hekiminizden ücretsiz yararlanabilirsiniz. haber kaynağı: 724saglik.org/sağlık-haberleri
Reklam