Renault Twingo Cenevre Fuarında
Renault Twingo’ya yeniden, daha cesur bir bakışla bakıyor. İlk lansmanından yirmi yıl sonra, Renault, ayrıntılı bir dönüşümden geçen küçük şehir araçlarının üçüncü kuşağını tanıtmaktan gurur duyuyor. Neşeli görünümüne ek olarak, Yeni Twingo dört renk seçeneği ve yeniliklerle birlikte sunuluyor. Yoğun kişiselleştirme fırsatları doğal olarak bu programın bir parçasını oluşturuyor. Arka kısımdaki moturun konumlandırılması sayesinde: • Yeni Twingo artık daha çevik ve 8.65 metrelik bir dönüş çapına sahip, rakiplerinin değerlerinden ortalama olarak bir metre daha az olan bu değerle fark yaratıyor. • Yeni Twingo, kabin uzunluğuna eklenen 13 cm ile oldukça geniş ve ferah, ancak Yeni modelin toplam uzunluğu 10 cm kısaltıldı. • Yeni Twingo beş kapılı mimarisi, akıllı yükleme çözümleri, tamamen düz zemini ve 2.20 metrelik şaşırtıcı derecede uzun maksimum yük uzunluğu nedeniyle çok pratik. Twingo bu özelliğe sahip tek şehir aracıdır… • Yeni Twingo’nun sınıfının en iyisi ileri görüş alanı ve yüksek sürüş pozisyonu, yoğun alanlarda araç kullanılırken daha da önem kazanıyor. Bagajda ya normal havalandırmalı ya da turboı üç silindir benzinli motor yer alıyor. Her iki motor da yakıt verimliliği ve etkili bir performans sunuyor. Yeni Twingo internet bağlantısına sahip ve iki multimedya sistemine sahip :R & GO radyo (akıllı telefon ile birlikte) ve R-Link® sunan tek şehir aracı. Yenilikçi Renault 5 Turbo ve Twingo’nun mirasından esinlenen Yeni Twingo Renault’nun küçük araçlardaki uzmanlığını kanıtlıyor. Yeni Twingo’nun lansmanına ek olarak, Renault küçük araç sınıfındaki diğer yeni gelişmeleri sunmak ve markanın spor araçlar, elektrikli araçlar ve motor yenilikleri dünyası gibi yoğun uzmanlık sahibi olduğu alanların bazılarına odaklanmak için. 2014 Cenevre Otomobil Fuarını seçti. İlk kez sergilenecek olanlar arasında Clio R.S. 200 EDC Monaco GP: bu sınırlı sayıdaki model spor ve rafine bir müşteri kitlesini hedefliyor. Siyah tavanı, siyah dış kaplaması, İnci Beyaz ya da Platin Gri metalik kaplaması (pazara bağlı olarak) ve zengin donanıma sahip kabini ile ilk bakışta göze çarpıyor. Renault elektrikli araçlar ürün gamında « Flexi Charger »’ı sunuyor. Bu şarj kablosu ZOE’yi klasik ev prizinde şarj etmeyi sağlıyor. Renault aynı zamanda daha az yol yapan sürücüler için ayda 49€’dan başlayan fiyatlarla Yeni Z.E. Access batarya kira planı « Z.E. Access »’i öneriyor. Yeni Energy dCi 160 Twin Turbo downsizing ve çift turbo ilk 1.6 dizel motor. Bu 1.598cc motor 160bg ve 380Nm cömert bir tork seviyesi sunuyor. Bu değerler motoru, performans açısından 2 litre motorlar arasına yerleştiriyor. %25 tüketim ve CO2 tasarrufu, 1.6litre bir motor için bir ilk. Energy dCi 160 Twin Turbo’nun sunduğu yakıt tasarrufu daha büyük araçlar için ideal düzeyde. Bu yeni motor Markanın gelecekte lansmanı yapılacak D- ve E-segment modellerinde de kullanılacak.
Beyaz Gürültü Makineleri Bebekler İçin Zararlı mı?
Anne babaların geceleri rahatça uyusun diye kullandıkları beyaz gürültü makineleri bebeklere zarar veriyor mu? Pediatrics dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmaya göre, bu makineler bebeklerin işitsel gelişimine engel olabilecek seviyede sesler üretebiliyorlar. Yapılan çalışma, her ne kadar beyaz gürültü makinelerinin bebekler üzerindeki etkisini ölçmek için yapılmamış olsa da çalışma sonucunda elde edilen veriler ışığında uzmanlar, bu tarz makinelerin kullanımının önerilmesini doğru bulmadıklarını belirtiyorlar. Beyaz gürültü makinelerinin yetişkinler tarafından 8 saatlik kullanımı için önerilen üst limiti 85 dB. Yapılan çalışmada kullanılan makinelerin bu sınırın üzerinde bir ses seviyesine ulaşabildiği tespit edilmiş. Bu durumda tüm gece boyunca maksimum seviyede çalışan bir beyaz gürültü makinesi, bebeğinizin önerilen değerlerin çok üstünde bir ses seviyesine maruz kalması anlamını taşıyor. Bu da bebeğinizin işitsel sağlığı için son derece zararlı bir durumu ortaya çıkarıyor. Ebeveynler Ne Yapmalı? Sağlıklı bir uykunun hem bebek hem de ebeveynler için önemli olduğu dikkate alındığında bu tarz makinelerin...haber kaynağI: 724saglik.org/bebek ve çocuk sağlığı
Kendine Gel Üniversiteli, Ot Gibi Davranıyorsun!
Üniversite eğitimi yalnızca diploma sahibi olmak mı demek senin için? Üniversiteli, ders çalışmak senin için vizeler ve finallerde kampa girmek ve dersi geçmek mi? Eğer böyleyse, kusura bakma ama ot öğrencisin! Niçin mi bunları söylüyoruz? Açıklayalım: Bunların dışında kalan vakitlerde Twitter’ın başına geçip nasıl daha iyi tweet atarım da daha çok retweet alabilirim diye düşünüyor musun? Instagram’da nasıl daha çok beğeni alabilirim, nasıl insanların beğenebileceği fotoğraflar paylaşmalıyım diye düşünüp o anlamsız sanal yarışa giriyor musun? Facebook’ta kim kimi beğenmiş, kim kime yorum atmış ya da kim kimden hoşlanmış, bunlar seni çok mu ilgilendiriyor? YouTube’da saatlerce kimselerin bilmediği şarkıları arayıp sosyal ağlarda paylaşıp havalı olmaya çalıştığın oluyor mu? Bir de Vine var ki ondan hiç bahsetmiyoruz! Üniversiteli! Kendine gel! Ve zamanın nasıl geçtiğini sorgula! Yukarıda sıralamış olduğumuz maddeler ne yazık ki -özellikle üniversiteli- gençlerin ciddi vakit harcadıkları aktiviteler oldu. Yukarıdaki maddeleri öyle ya da böyle yapıyorsan, bil ki sana hiçbir faydası dokunmayan bir çaba içindesin! Hayatını, değerli üniversite yıllarını bilgisayar başında faydasız geçirme, bunu kendine yapma, ot gibi yaşama be üniversiteli! Mesele mezun olmak değil arkadaş, kendini geliştirmek! Üniversite yıllarınızın hayatınızdaki en değerli ve en özgür yıllar olduğunu er ya da geç anlayacaksınız, ama isteriz ki geç olmadan anla ki pişmanlık duymayasın. Hep diyoruz, daha kaç kere diyelim: Sıradan bir mezun olmak için hayatının en değerli yıllarını boşa harcama be üniversiteli! Cevap verin: Gelecekte hangi hayatı yaşamayı seçtiğinin gerçekten farkındasın değil mi? Bir şey üretmiyorsun, okumaya gelince sızlanıyorsun, kendini geliştirmiyorsun! Belki de alelade bir bilgi yarışmasına bile katılacak özgüvene sahip değil değilsin. Mezun olacaksın öyle ya da böyle, onu yaparsın, peki ya sonra ne yapacaksın? İşte bunu bilmiyorsun. Bilinmezliklerle dolusun. Ve bilinmezlikten daha kötü bir şey yoktur. Eh, bunu da iyi biliyorsun. O halde ne...
Mick Jagger'ın Top Model Kızı Türkiye'ye Geliyor
Dünyaca ünlü top model Georgia May Jagger, Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul presented by American Express için İstanbul’a geliyor. 10-14 Mart tarihleri arasında Antrepo 3, Tophane’de gerçekleştirilecek etkinliğin isim sponsoru Mercedes-Benz Türk, dünyaca ünlü top model Georgia May Jagger’i İstanbul’da ağırlayacak olmanın heyecanını yaşıyor. Mercedes-Benz’in bu yılki moda reklam kampanyasında markanın SUV ailesinin son modeli GLA ile başrol oynayan Georgia May Jagger, Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul presented by American Express dahilinde 11 Mart 2014 tarihinde İstanbul’da olacak. Benzersiz tasarım ikonu Mercedes-Benz GLA’nın ruhunu yansıtan kampanya çekiminde meşhur model, dünyanın başta gelen moda fotoğrafçılarından Serge Leblon’un objektifine poz verdi. Mercedes-Benz Türk’ün özel davetlisi Georgia May Jagger...haber kaynağı: stilveyasam.com/moda-haberleri
Yatak Odanız İçin Özgün Komodin Modelleri
Yaratıcı fikirleri akıllı çözümler için kullandığımızda ortaya harika sonuçlar çıkabiliyor. Gördüğünüz bir örnekten yola çıkarak aklınıza hiç gelmeyecek bir ürünü aradığınız tasarıma dönüştürmek mümkün olabiliyor. Bu noktada yatak odalarınızda ilginç ve farklı uygulamalar deneyebilirsiniz. Yatak odanızda yer alan klasik mobilyalar yerine daha yaratıcı ve şaşırtıcı eşyaları komodin olarak kullanabilirsiniz. Bu eşyalar neler olabilir diyenler için yatak odalarında kullanabileceğiniz ilginç ve farklı komodin modellerini bir araya getirdik. Aslında öyle çok uzaklara gitmeye gerek yok evinizde, elinizin altında bulunan pek çok eşya yatak odanız için harika bir komodin olabilir. Mesela hasır bir sepet, veya tahta bir kutuyu baş ucu masası olarak kullanabilirsiniz. Metal çöp bidonlarından, eski bavullara kadar pek çok eşya yatak odanızdaki komodinlerin yerini alabilir. Eski sandalye ve tabureler de yatağınızın başucunda birer komodin işlevi görerek odanıza farklı bir hava katabilir. İlginç örnekler arasında yer alan büyük bir porselen tabağını alt kısmından destekli bir şekilde duvara sabitleyerek başucunuzda dekoratif bir alan oluşturabilirsiniz. Duvara daha küçük boyutlarda porselen tabaklar asarak şık ve uyumlu bir köşe yaratabilirsiniz. Komodin alternatifi olarak en çok kullanılan eşyalar arasında ilk sırada şüphesiz kitaplar yer alıyor. Kitapları ve ansiklopedileri üst üste koyarak farklı dekoratif objeler haline getirebilirsiniz. Eski 3 basamaklı minik merdivenler ise ilginç komodin örneklerinden biri. En üst basamağına başucu lambanızı koyarak hem kullanışlı hem de hoş bir görünüm elde edebilirsiniz. Ayakları tekerlekli eski ofis dolaplarını da rahatlıkla komodin olarak kullanabilirsiniz. Özellikle renkli olanları odanıza sevimlilik katabilir. Eski bavullar ile yapılan dekorasyon uygulamaları ilginç ama bir o kadar da şık bir görünüm oluşturuyor. Siz de bavulları üst üste dizerek farklı bir komodine imza atabilirsiniz. Benzer işlemi eski sandıklarla da deneyebilirsiniz. Bavullar ve sandıklar yatak odanızda fazladan bir depolama alanı oluşturarak birden fazla işlev görebilecektir. Yaratıcı komodin fikirleri için örnekleri inceleyip ilham alabilir, tarzınıza uygun gördüğünüz alternatiflerden birini yatak odanıza uygulayabilirsiniz.
Bilinçaltımız Hastalıklara Yol Açabilir mi?
Hastalıklarımızın sebeplerinin sadece fiziksel olmadığını, duygusal çatışmalarımızın da hasta olmamızda büyük bir etken olduğu bilinen bir gerçek. Ruhsal Gelişim Danışmanı Gülnur Ünal duygusal çatışmalarımızn hastalık sebebi olduğunu belirtiyor ve “Hastalığı bedenden uzaklaştırmak tedavi edilmeli. Ancak, bilinçaltımıza yerleşmiş ve hastalığa neden olan olumsuz düşünceleri tespit ederek onları dönüştürdüğümüzde hastalıkları kalıcı biçimde ortadan kaldırmak mümkün” diyor. Son zamanlarda hangi doktora gidersek gidelim, “stresten uzak durun” önerisini sık sık duymaya başladık. Yaşamımızdaki her deneyim gibi hastalıklarımızı da düşüncelerimizle, bilinçaltımıza yerleşmiş inançlarımızla kendimiz yaratıyoruz. Ruh, zihin ve beden bütünlüğünü bozduğumuz zaman ruhsal veya fiziksel rahatsızlıklar baş göstermeye başlıyor. Öfke en önemli etken Ayrıca öfkenin hasta olmamızla ilgili çok önemli bir etken olduğunu vurgulayan Gülnur Ünal Şunları söylüyor: “Yaşadığımız olaylar ve bunların bizde bıraktığı düşünce, inanç ve duygular bilinçaltımızda kodlamalar olarak yerleşiyor. Geçmişte yaşanmış bir olayı kodlayan bilinçaltı, o durumu hatırlatan bir imgeyle karşılaştığında sorunu aktifleştiriyor. Duygusal çatışma yaşadığımız her durum bedenimizde belirli bir bölgeyi etkiliyor. Çatışmanın şiddetine bağlı olarak rahatsızlığın ölçüsü de değişiklik gösteriyor. Yorgunluk, halsizlik, isteksizlik, çarpıntı, sırt ve boyun ağrıları, egzama gibi rahatsızlıklar; en çok da korku, endişe, öfke, güvensizlik duyduğumuz zamanlarda ortaya çıkıyor. Öfke ya da korkuya kapıldığınızda kalbinizin ritmini, akciğerlerinizi ve diğer organlarınızın sağlıklı çalışmasını bozabilirsiniz.” www.unimetre.com Ayrıca kimi duygu ve düşüncelerin vücudun belirli yerlerinde rahatsızlıkara yol açabileceğini söyleyen Gülnur Ünal, bunları şu şekilde sıralıyor; •Baş Ağrısı: Kendini muteber görmemek. Kendini eleştirmek. Korku. • Kilo: Korku, korunma ihtiyacı. Duygulardan kaçmak. Güvensizlik, kendini reddetmek. Doyum aramak • Bulimia: Kendinden nefretin çılgın bir doldurma ve boşaltması. Umutsuz dehşet. • Bunama (Alzheimer): Çocukluğuna sözde geri dönüş. Bakım ve ilgi talep etmek. Hayatın yükünden kaçış. • Cinsel Soğukluk: Korku, zevk almayı reddetmek. Cinsel ilişkinin kötü bir şey olduğuna inanmak. Duyarsız partnerler. Babadan Korkmak. • Depresyon: Sahip olma hakkına sahip olmadığını hissetmekten kaynaklanan kızgınlık. Umutsuzluk. • Hiperaktiflik: Korku. Kendini baskı altında ve çılgın hissetmek • Diyabet: “Keşke öyle olsaydı” düşüncesinden kaynaklanan özlem. Büyük bir kontrol ihtiyacı. Derin keder. “Geriye hiçbir tatlılık kalmadı.” • Horlama: Eski düşünce kalıplarını bırakmayı inatçı bir biçimde reddetmek. • Kalp Krizi: Para ya da mevki uğruna kalbindeki tüm sevinci yok etmek. • Kanser: Derin incinme. Uzun zamandır süren içerleme. İnsanı yavaş yavaş yiyip bitiren bir sır ya da üzüntü. Nefretleri taşımak. “Ne yararı var ki?” yaklaşımı. • Kısırlık: Korku ve yaşama sürecine direnme veya ebeveynlik deneyimine ihtiyacı olamama. • Menepoz: Artık arzu edilmeme korkusu. Yaşlanma korkusu. Kendini reddetmek. Kendini yeterince iyi, yeterli hissetmemek. • Sağırlık: Reddetmek, inatçılık, kendini tecrit etmek. “Duymak istemediğiniz nedir? “Beni rahatsız etmeyin?” • Selülit: Biriktirilmiş öfke ve kendini cezalandırmak. • Tiroit- boğaz rahatsızlıkları: Kendi duygu ve düşüncelerini ifade edememe: • Göz rahatsızlıkları: Hayatından memnun olmama, kendine güvensizlik, umut kaybı. • Dalak, pankreas rahatsızlıkları: Hayatın zevklerini yaşayamama, gelecekten ve başaramamaktan korkma • Boyun, omuz ağrıları: Yaşamda esnek olmama, inatçılık, öfke kaynaklı duygusal çatışmalar.
Reklam
Alfred P. Sloan'dan Yönetici ve Ceo Adaylarına 9 Öğüt
CNBC-e Business dergisinin Şubat ayı sayısında yayınlanan bu yazıyı geleceğin yönetici ve CEO adaylarıyla paylaşmaktan mutluluk duyarız. Öncelikle Alfred P. Sloan kimdir ona bakalım, sonrasındaysa vermiş olduğu dokuz öğüte… Alfred P. Sloan kimdir? Amerikan şirketler dünyasında kendisinden daha önce kimsenin yapamadığı ve kim bilir belki de bir daha kimsenin yapamayacağı bir devrimi gerçekleştiren Alfred P. Sloan, konsensüse dayalı liderlik anlayışı, farklı görüşleri teşvik etmeye, bilgi ve verileri kullanmaya ve tüketicileri yönetmeye ilişkin yenilikçi yaklaşımlarıyla bilinmektedir. General Motors şirketine büyük bir güç kazandırdığı gibi, günümüzün en başarılı şirketlerinde geçerli olan stratejik bakış açısını, liderlik tarzını ve işletme disiplinini derinden etkilemiştir. General Motors’da kalıcı izler bırakan Alfred Sloan, yılların tecrübesi ve birikimin konuşturuyor. Üretmeye Odaklan Hayatın bize sunduğu en büyük heyecan bir şeyler üretme, inşa etme heyacanıdır.Yaratıcı ruhu farketmek ve onu yüceltmekten geri kalmayın. İşi Benimset Kurumunuzda insanları aşağıdan yukarıya sağlıklı biçimde yükseltin.Böylece bağlılık, azim ve yetenek gelişi, çünnkü terfi şansı doğar. Bağımsız Düşün : Yeni ve farklı bir işi başarmak için önüne çıkan engelleri aşmak adına öncü, cesur ve azimli olmanız gerekir. Tartışmaktan Kaçınma Bir konu üzerinde hemen anlaşmaktan kaçın.İnsanlar hemfikirse yine de kararı alma ve ertele.Zaman, anlaşmazlık ve tartışma yaratabilir.Fikre zaman tanı. İşi Delege Et Her yönetici eninde sonunda yapılması gereken tüm işleri kendi başına yapamayacağını bilmeli.Sorumluluk vermeyi bil. Azimli Ol Tüm değerli varlıklarımı alın ve bana sadece şirketimi bırakın, beş yıl içinde hepsini tekrar kazanırım.Siz de öz güvenli olun. Sorumluluk Al Kişinin neler başarabileceğini görmek için işin sorumluluğunu üzerine alması şarttır. Durdurak Bilmeden Çalış Rekabet olan bir ekonomide bir şirketin dinlenme lüksü yoktur. Ortalamayı Mutlaka Aş Bir işin yüzde 51′ini doğru yaptığınız zaman kahraman olursunuz.
Reklam
Yaratıcı Düğün Fotoğrafı Çekme Trendinde Son Nokta: Zombiler!
Düğün fotoğraflarının olağan dışı olmasını isteyen bu çılgın ikili yavaş yavaş yönetmenlik veya senaristliği düşünmeliler bence. Fotoğraflara bakarken bir anda kendinizi bir 'zombi' filminde hissedeceksiniz. Keşke fotoğraf değilde kısa film çekselermiş dediğinizi duyar gibi oluyorum... İşte bu çılgın çiftin marjinal düğün fotoğrafları hikayesi...
Reklam
Erkeğin Keşif Rehberi Mensfeed
 Erkek yaşam stili ve alışkanlıkları üzerine bildiğiniz her şeyi unutturanMen’s Feed ilk moda çekimlerini Nihan Buruk, Levon Kordonciyan gibi tasarımmarkalarının yanı sıra Scotch & Soda, Diesel Zara gibi dünya markaları ilegerçekleştirdi!Mensfeed.co, seçkin yazarlar eşliğinde erkek dünyasınınkapılarını aralayıp centilmen erkeğin hayatına ışık tutuyor.Lifestyle öneriler, otomotiv haberleri, yeni mekanlartavsiyeleri, alışveriş rehberi, ideal erkek yazıları ve cool ürünlerMensfeed.co'da sizi bekliyor.Dijital medya üzerinden, tutkuların peşinden koşturup insanlarıyeni arayışlara itecek bir yol göstericidir.  Oturduğunuz yerden ayaklarınızı yerden kesecekdeneyimler sunup sizleri nefes kesen çekimlerle buluşturacak.Men’s Feed, yaratıcı proje ekibi ve fikirleri ile de markalarıhedef kitlesiyle buluşturarak hayatlarında önemli bir yere sahip olacak. Şehirlierkeğin hayatına dair öneriler sunarken kadınlar için de stil sahibi erkeğitanıma rehberidir.Nihan Buruk’un ilkbahar/yaz koleksiyonu ilk defa Men’s Feedekibi tarafından projelendirildi ve Levon Kordonciyan’ın özel koleksiyonun yeraldığı moda projesi gerçekleştirdi. Aynı zamanda Men’s Feed’in özel olarakDiesel, Scotch & Soda,  Hotiç, Silk& Cashmere, ZARA ve KOTON gibi markaların ürünleriyle kombinlediğiçekimlermankenler eşliğinde yapıldı. Ayrıca centilmen erkeğe ulaşmadaotomotivden spora, trend mekanlardan teknolojiye kadar birçok marka ileprojelerini şimdiden oluşturmaya başladı!Men’s Feed, yayın hayatına başlamadan önceki sosyal medya iletişimisayesinde 20.000 kullanıcıya şimdiden ulaştı.Peki ya bu Men’s Feed ekibinde kimler yer alıyor?İsmail Dağlı – Kurucu Oben Çeliktürk –  ModaDanışmanıNihat Kayhan – Kreatif DirektörBuse Sardoğan – EditörAhmet Aydın – WatchmaniaMelodi Türkili – Keşif & Tasarım editörüLeydi Gi – İdeal Erkek RehberiNazmi  Yılmaz – Otomotiv editörüSemih Tüfekçi – Mekan editörüElif Yalçın – Stil editörüCemre Uçar – Moda EditörüMehmet Gökdel – VideographyBarış Öner –Yazılım Geliştirme UzmanıMen’s Feed Dijital VarlıklarıSite: http://www.mensfeed.coFacebook: http://www.facebook.com/MensfeedcoTwitter: http://www.twitter.com/mensfeedInstagram: http://www.instagram.com/mensfeed
Reklam
2014 Oscar Törenindeki En İyi Makyaj Kombinleri
Saçlarını geriye attırarak kısa saçlarından topuz görünümü sağlamış. Sade takıları, şeftali rengi ruju, hafif eyelinerı ve soft makyajıyla bu senenin makyaj trendini en iyi şekilde uygulamış.kaynak:http://www.harpersbazaar.com/
Balayı Hazırlıklarında Dikkat Edilmesi Gereken 5 Şey
Düğün hazırlıkları devam ederken evlenecek çiftleri eşya ve düğün tatlı telaşının yanında “Balayında nereye gidereceğiz?” düşüncesi dile gelmeye başlar. Yoğun düğün hazırlık döneminin mutlu sonla bittiği günün ardından çıkılacak balayı tatilinde bütün çiftler dinlenip yorgunluklarını atabilecekleri bir balayı hayal ederler. Müstakbel çift adaylarının balayı tatili seçiminde dikkat etmesi gerekenleri sizin için 5 maddede topladık. 1- Ne istediğinize karar verin Tatil fikrini planlamaya başlamadan önce ilk yapılması gereken şey, eşinizle birlikte uyumlu olarak geçirebileceğiniz bir tatile karar vermeniz. Kimi çiftler balayı otellerine giderek yorgun düğün hazırlığı sürecini dinlenerek geçirmeyi tercih ederken, kimi çiftler de macera ve keşif dolu bir yurtdışı seyahatini tercih ederler. Bu noktada yapılması gereken eşinizle birlikte balayı tatilinden beklentilerinizi belirleyerek hareket etmenizdir. 2- Bütçenizi belirleyin Düğün harcamaları içerisinde hayatınız boyunca bir defa yaşayacağınız balayı tatiliniz için bütçenizi önceden belirleyerek, hayalinizi müstakbel eşinizle paylaşın. Balayı bütçenize karar vermeniz, karar aşamasında önemli bir rol oynayacaktır. Balayı tatilinize önceden karar vererek erken rezervasyon fırsatlarından yararlanabilirsiniz. 3- Pasaport ve vize süresine dikkat edin Evlenme telaşı ile çoğu çift pasaport ve vize sürelerine dikkat etmez. Eğer bir tur şirketiyle tatile çıkmayacaksanız, kendi evraklarınızın süresini takip etmek zorunda kalacaksınız. Bu sebeple yurtdışı tatiline çıkacaksanız uluslar arası evraklarınızın son kullanım tarihine dikkat etmeniz, yurtiçinde bir tatile çıkacaksanız evlilik cüzdanınızı yanınızda bulundurmanızı öneriyoruz. Bazı ülkelere giriş yapmadan evvel bir sürü teferruat vardır. Kimisinde aşı olmanızı isterler, kiminde vize süresi uzun olmalıdır. Romantik ve sakin geçirmek istediğiniz tatilinizde sorun çıkarmaması için resmi işleri son dakikaya bırakmamalısınız. 4- Planınızı son dakikaya bırakmayın Uçak bileti, check-in, havaalanı transferi, otel rezervasyonu gibi ana konuların planlamasını son dakikaya bırakmamalısınız. Pek çok otel, balayı çiftlerine özel sürprizler hazırlamaktadır. Bu sebeple gitmeden önce misafiri olacağınız otele balayı çifti olduğunuzu söylemenizi tavsiye ederiz. 5- Bavulunuzu önceden hazırlayın Tatil öncesi eğlenceli olabilecek bavul hazırlama ritüeli, düğün telaşıyla birleşince kabusunuz olabilir. Balayı bavulunuzu hazırlarken pratik olun ve çok fazla eşya yanınıza almamaya çalışın. Tatiliniz süresince oradan oraya bavul taşımakla uğraşmayın. Bunu yaparken çok önemli olan kronik ilaçlarınızı, ağrı kesicilerinizi, güneş yağınızı almayı da unutmayın. Kadınların çok sık düştüğü bir tuzağa düşmeyin, valizinizi ayakkabılarla doldurmayın. Gideceğiniz iklim ve yapacağınız tatilin niteliğine göre şık veya sportif kıyafetleri yanınıza almaya çalışın. Gemi turları gibi özel tatillerde bazı akşamlar şık konsept partileri düzenlenebileceğinden dolayı valizinizde mutlaka şık birer kıyafet ve ayakkabı bulundurun.
Reklam
Ya Tutarsa? Erkeklerden Hepimizin Malumu 27 Yalan Denemesi
Genel kanı erkeklerin yalan söylemeyi beceremediği yönündedir ki haklıdır. Ancak erkekler bitmek tükenmek bilmeyen bir ısrarla, benzer yalanları her gün söylemektedir. Bir şey 40 kere söylersen olurmuş diye düşünen erkeklerin yalanlarından bir derleme. Kaldı ki zaten hepsi bildiğiniz, duyduğunuz şeyler.
Yaşamda “Fark Yaratan” Bir İnsan Olabilmenin 10 Etkili Yolu
İnsanlarla aranızda köprü kurmak istiyorsanız fark yaratabileceğiniz çok basit yöntemler var. İşte bu yöntemlerden 10 tanesi: 1- İnsanlarla kaliteli iletişi kurun Çevresi ile kim olursa olsun olumlu diyaloglar kurabilen, çevresinde iletişim kalitesi ile iz bırakan ve kendini hatırlatabilen kişi olabilme özelliğini koruyabilen bir insan olabilmeleri… Her zaman, her yerde kaliteli ve etkin iletişim kurabilmeye çalışmak… 2- İnsanlara önemli ve değerli olduklarını hissettirin İnsanların değerli olma ihtiyacına karşılık verebilen insanlar karşılarındaki ile uyumu yakalarlar. Bir insanın değersiz hissetmesine neden olursanız onu kaybetmek için en önemli adımı atmışsınız demektir. İnsanlara aklınızla olduğu kadar yüreğinizle de yaklaşın. 3- Karşınızdakine iltifat edin Gün içerisinde bir insana herhangi bir nedeni olmaksızın abartmadan özellikleri, giyimi, davranışları ile ilgili bir iltifatta bulunun ama bunda mutlaka gerçeklik payı olsun. Ve en önemlisi içten olsun. Bakın nasıl etki ediyor? İltifatlarınızı insanlar içerisinde, eleştirilerinizi mutlaka yalnızken yapın. İnsanlar övgü ve takdir edilmeye açlık duyarlar. 4-Takdir ve teşvik edin Özellikle iş hayatında övgünün gücüne inanın. İnsanların takdir edilecek yönlerini bulun. Hak eden insandan takdirinizi esirgemeyin. Takdir etmek, insanların yaptığı işe olan heyecanını ve şevkini arttırır. İşini takdir ettiğinizde; karşınızdaki kişide daha çok iş yapmak isteği uyandırır. Bir davranışını takdir ettiğinizde davranışları daha iyi olacaktır. Buradaki kilit nokta; karşınızdakinin kendini beğenmişliğini arttırmak, egosunu beslemek değil, onu teşvik etmek olmalı… 5-Kırıcı söz ve davranışlardan kaçının Öfke kontrolünü yapamadığınız zaman kırıcı ve ağır konuşarak sadece içinizi dökmüş ve kendinizi rahatlatmış olursunuz. Bu uzun vadede pişmanlığa sebep olabilir. Ya karşınızdaki ne hale gelir, aranızdaki ilişki ne duruma düşer? Haklı iseniz, haklılığınızı insanlarla nezaketle kabul ettirin. İnsanlar hata yaptığında önce onları anlamaya çalışın. Bu hatayı neden ve hangi koşullarda yaptı? Hatasını bildiği halde yeniden yapmaya eğilimli mi? 6-İlk izlenime önem verin Karşınızda bırakacağınız kalıcı etki öncelikle imajınızın yarattığı etkidir. Bu avantajı çok iyi de kullanabilirsiniz, çok kötü de… İnsanlar ilk defa karşılaştıklarında %90 birkaç dakika içerisinde daha çok görünüşe (fiziki özellikler, giyim, parfüm, beden dili, ses tonu ve diksiyon) göre yargıya varırlar. 7-İnsanları olduğu gibi kabul edin Başka insanların nasıl davranması gerektiğine dair kurallar oluşturursanız onları kendinizden uzaklaştırırsınız. Karşınızdakine kendi olma hakkı tanıyınız. Karşınızdakinden sizin her onayladığınızı onaylamasını, sizin gibi düşünmesini ve davranmasını beklemeyiniz. 8-Dinlemeyi bilin Genelde insanlar karşındakini dinliyorken, kendilerinin ne cevap vereceğini ve söyleyeceğini planlar ya da sürekli karşısındakinin sözünü keser. Bu da karşınızdaki kişinin vermek istediği mesajı net algılayamamanıza sebep olur. Hatta yanlış anlamalara, çatışmalara yol açabilir. Karşınızdakini etkin dinleyebilirseniz ona değer verdiğinizi ve saygı duyduğunuzu hissettirebilirsiniz. Dinlemek, duymak değil, karşı tarafın vermek istediği mesajı doğru anlayabilmektir. 9-Kendinize güvenin Dik bir duruş, rahatsız edici olmaktan uzak doğru göz temas şeklini uygulayabilerek konuşabilen, düşüncelerini söyleyebilen, gülümsemeyi bilen insanlardan olabilmek. Etkili ses tonu ve diksiyonun kalitesi, kendini seven ama sadece kendine odaklı yaşamayan bir insan olabilmeyi, davranışlarının nedenini, duyguların ne anlama geldiğini, düşünce-duygu-davranış üçlemesinde dengeyi kurabilmeyi başarabilmek. İnsanın ilk arkadaşı kendisi olabilmeli… Ve daha da önemlisi önce kendisi kendini sevebilmeli ki, etrafındaki insanları sevebilsin. 10- Hedef belirleyin ve hedeflerinize göre hareket edin Coşku hissedemiyorsa bir insan büyük ihtimalle hayalleri ya da hedefleri yoktur. Ya da onların yaşamasına izin vermiyordur. Coşkuyu yok eden bir diğer unsur da olumsuzluktur belki de… Hedeflerinin peşinden istikrarla giden ve bu hedef ve hayallerini gerçekleştirebilen insanlar hayatın içerisinde fark yaratabilme özelliklerinden birine sahiptir.
İnternet Üzerinden İş Başvurusu Nasıl Yapılır?
Devir teknoloji devri olunca herşey internet üzerinden yapılabiliyor. Artık en yakın dostumuz olan internet sayesinde oturduğumuz yerden iş başvurularında bulunmakta çok kolay. Ancak internet üzerinden iş başvurusu yaparken bazı noktalara dikkat etmeniz gerekmektedir. Öncelikle ilk okunan bölüm olan önyazıyı hazırlarken oldukça dikkatli kelimeler seçmeniz gerekir. Neden o iş için en uygun aday olduğunuzu anlatmanız için hazırlanır bu önyazı bölümü. Her şirket için aynı şeyi yazmamanız gerekir bu yüzden Önyazınızı okuyan kişi sizin o iş için gerçekten ideal olduğunuzu düşünmeli ve diğer başvurular arasından seçilmelisiniz. Önyazınızı yazarken imla kurallarına uymalı ve düzgün cümleler kurmalısınız. Yazınız çok uzun olmasın, yazıya başlarken bir hitap cümlesi kullanın. “Sayın yetkili” yada “ilgili kişiye” gibi kelimeler seçebilirsiniz. Başvuru ilanını nerede gördüğünüzü ve hangi pozisyon için başvurduğunuzu açık bir şekilde yazın. Son kısma ise mutlaka adınızı ve soyadınızı yazın. Artık ön yazınız hazır ve iş başvurusunda bulunabilirsiniz.
Reklam