onedio
Çizgifilm Karakterleri Türk Olsaydı ...
İstanbul'da ikamet eden Temel Reis yıllardır yediği ıspanağın GDO lu olduğunu öğrenince kas erimesi oluşarak kolları tıpkı karısı Safinaz'ın bacakları gibi oldu. Temel Reis şimdi Tarım ve Köy işleri bakanlığına dava açmaya hazırlanıyor.
Reklam
Reklam
Jartiyerlerin Kullanım Amacı Değişti
Jartiyerler eskiden çorabı tutturmak için kullanılsa da günümüzde külotlu çorapların çıkmasıyla şimdilerde daha çok fantazi iç giyim ürünü olarak kullanılıyor.  Şu bir gerçek kijartiyer kadını gerçekten güzel göstermektedir ve fantazi amaçla da olsa hâlâ çok satılmaktadır ve uğruna  'a fool for your stockings' gibisinden şarkılar yazılmıştır.1950'lerde normal giyimin bir parçası olmaktan günümüzde fantazi giyimin parçası haline gelen jartiyer için özel çoraplar mevcuttur. Örneğin Penti'nin silikonlu jartiyer çorabı mevcut olup 8,95TL'dir. Burada silikonlu olması kullanım açısından kolaylık amacındadır ve silikon kısmı bacağı sararak jartiyersiz dahi kullanıma müsait hale getirmektedir: http://atesligiyim.com/coraplar/325-silikonlu-dantelli-fantazi-jartiyer-corabi.htmlBazı kadınların kullanım kolaylığı açısından tercih etmesine rağmen günümüzde artık fantazi amaçlı kullanılmakta ve daha çok fantazi giyim mağazalarında / sitelerinde satılmaktadır.
Reklam
Ünlülerin Diyet Sırları
Her zaman fit görüntüleriyle bizi kendilerine hayran bırakan kırmızı halı ünlüleri, herkesin merak ettiği diyet sırlarını paylaşıyorlar. İşte, Rihanna’dan Demi Moor’a ünlü kadınların zayıf kalabilme sırları ve diyet stratejileri… Rihanna Her daim fit olmayı başaran Rihanna, kilo vermek için sıkı diyetler yapmak yerine spor ve sağlıklı beslenmeye yöneliyor. “İyi hissetmenin tek yolu sağlıklı beslenmek ve spora gitmek. Eğer bu bakış açısına sahipseniz, kilo vermek için uğraşmanıza gerek kalmaz ve bu konuda oldukça başarılı olursunuz.” Diyerek konuyu özetleyen yıldız, yumurta beyazı, taze meyve-sebzeleri tüketmeye ve bol su içmeye özen gösteriyor. Karbonhidratları ise en büyük düşmanı olarak görüyor. Demi Moore Kırk ve üstü yaşlardaki kadınlar, düşüşe geçen östrojen hormonu seviyesi nedeniyle daha çok yağlı ve karbonhidratlı besinler tüketmeye meyillidirler. Ancak şeker ve tatlı krizleri her daim vardır. 51 yaşındaki Demi Moore, bu tip tatlı krizlerini taze elma dilimlerinin üzerine yer fıstığı ezmesi sürerek atlatıyor. Jennifer Garner Hamilelik döneminde epey kilo alan Jennifer Garner, bu durumdan kurtulmak ve eski fit görüntüsüne kavuşmak için epey vakit harcamış. “Doğum kilolarımı vermem neredeyse 6 ayımı aldı. Yeni anne olduğum dönemde de kilo almaya devam ettim. Bu durumu fark ettiğimde kruvasan ve bagellerden ( simit benzeri hamurlu yiyecek) kurtulmam gerektiğini anladım. Artık waffle da yememeliydim. Salatlar ve proteinli besinler tekrar hayatımın bir parçası oldu. Her gün bir parça çikolata tüketmeye devam ettim. Zayıf kalabilmekte önemli olan aşırıya kaçmamanız. ” diyen Jennifer, zayıflık sırrını böyle açıklıyor. Alicia Silverstone Alicia Silverstone’un zayıf kalmak için uyguladığı tek bir yöntem var: Vejetaryenlik. “Eğer kilo vermek istiyorsanız sağlığınıza odaklanmanız gerekli. Tamamen diyet düşüncesine sahip olmak zorunda değilsiniz, sağlıklı beslenmeli daha çok bitkisel gıda tüketmelisiniz. Karalahana ve pazıyı bol tüketin. cilt sağlığı için oldukça faydalı. Tek ihtiyacınız olan tam tahıllı ürünler ve bitkisel besinler tüketmek.” Diyen Alicia, fit vücudunu bu tüyolara borçlu. Carrie Underwood Geçtiğimiz yıl American Idol yarışmasını kazanan şarkıcı Carrie Underwood, 40 bedenden 36 bedene kısa sürede düştü. “Kilo vermede bazı kurallarım vardır. Asla kahvaltıyı atlamıyorum” diyen Carrie, bunun yanı sıra alkolü, şekerli içecekleri ve beyaz unu da hayatından çıkarmış. Bunların yerine beslenme listesine şekersiz yeşil çay ve tam tahıllı gıdalar eklemiş.
Sevgiliye Bağlanmanın Da Bir Sınırı Var
İlgisizlik, yalnızlık, kaybetme korkusu hepimizin ara ara yaşadığı duygular. Yine de ara ara durup içinde bulunduğumuz durumda mı sorun var yoksa biz mi abartıyoruz bir dikkat etmek lazım. İşte dikkat etmeniz gerektiğini haber veren sinyaller Her an size yazmasını beklemek Birisiyle beraberseniz sizi aramasını, sormasını beklemek elbette çok normal ama yazdığınız sms’e en geç beş dakika içinde cevap vermesini bekliyorsanız ortada bir sorun var demektir. Her ikiniz de baş etmeniz gereken kocaman bir hayat var. Bağlanmada tehlikenin başladığını gösteren önemli belirtilerden birisi bir iki saat için bile olsa ondan haber almadan duramamanızdır. Sakin olmak en önemli kural unutmayın. Sadece ondan bahsetmek Arkadaşlarınızla dışarıdasınız, sohbetinizde onun adı kaç kere geçiyor? Eğer başınıza gelen komik bir olayı anlatıyorsanız çok güzel ama konu ne olursa olsun dönüp dolaşıp lafı ona getiriyorsanız bir sorun var demektir. Arkadaşlarınızı sıkabileceğiniz gibi bir süre sonra gerçekten başka neler üzerinden kendinizi ifade etmeyi de unutabilirsiniz. Üstelik arkadaşlarınızın da ona karşı gereksiz bir önyargısı oluşabilir. Sizsiz plan yapmasına tahammül edememek Eğer hayat şartlarınız uygunsa ve birbirinizi her gün görebiliyorsanız bu elbette çok güzel ama siz olmadan plan yapmasına tahammül dahi edemiyorsanız ortada bir sorun var demektir. İkinizin de başka hayatları olduğunu, nefes almanız, birbirinize anlatacak şeyler biriktirmeniz gerektiğini unutmayın. Bitmeyen kıskançlıklar Hoş bir kadınla flörtöz bir şekilde konuşurken gördüğünüzde ya da eski sevgilisine yazdığı mesajları yakaladığınızda kıskanmanız elbette çok normal ama ailesinden, yakın arkadaşlarından da kıskanıyorsanız dikkat! Bir adam sizin herkesi ama herkesi kıskanmanıza sebep oluyorsa ya yanlış kişiyle berabersiniz demektir ya da kendinize dair çözmeniz gereken başka şeyler var demektir. Ağlamadan duramamak Onun için ne sıklıkta ağlıyorsunuz? Ağlamak elbette sağlıklı bir tepki ama bazı durumları da sakin ve olgunlukla karşılamak gerekir değil mi? Eğer birkaç gün sonra onu göreceğinizi bildiğiniz halde ya da sadece çok ufak bir şeyinizi eleştirdi diye ağlıyorsanız yanlış! Lütfen dikkatinizi olumlu şeylere yoğunlaştırın. Büyük planlar yapmak Bir haftadır berabersiniz ve ona kır düğününden, çocukları ne kadar sevdiğinizden bahsetmeye başladınız. Hayal kurmak elbette çok güzel ama henüz siz bile duygularınızdan tam emin değilken karşınızdakini sıkmaya ne gerek var? Yalnızlık korkusundan kendi isteklerinizi bile yeterince tartmadan, ortak bir hayatın nasıl olacağına dair yeterince fikir sahibi olmadan karar almaya ve aldırmaya çalışmak hoş ve iyi olmaz. Yanınızda değilse depresyondasınız Özlemek çok doğal, çok güzel bir duygu ama onu bir iki gün göremediğiniz için eliniz ayağınız kesilmiş gibi mi davranıyorsunuz? Hayatınızı tamamen onun varlığı üstüne kurmamalısınız. Unutmayın başka birini mutlu edebilmek için de önce tek başına birey olarak mutlu olmayı becerebilmelisiniz.
Reklam
Sevdiklerimizi Öpmenin Faydaları
İnsanlık tarihinde öpüşmeyi ilk kim buldu henüz bilinmiyor fakat kim bulduysa iyi etmiş! Alman bilimadamlarına göre öpüşmek yalnızca mutluluk vermekle kalmıyor, hiç de yok sayamayacağımız faydalarıyla insan sağlığına katkıda bulunuyor. Örneğin araba kullanmadan önce öpüşen insanlar, daha dikkatli araba kullanıyorlar. “Düzenli olarak öpüşmek insanın en az 5 yıl ömrünü uzatıyor.”, diyen bilimadamlarının araştırma sonuçları şöyle: -Öpüşmek, stres hormonlarını olumlu yönde etkiliyor ve düzenli olarak öpüşenler daha az depresyona giriyor. -Öpüşme sırasında hareket eden kaslar nedeniyle cilt daha gergin ve genç gözüküyor. -Öpüşmek ortalama 15-20 kalori harcatıyor. -Öpüşmek, stres hormonlarını olumlu yönde etkiliyor ve düzenli olarak öpüşenler daha az depresyona giriyor. -Öpüşme sırasında hareket eden kaslar nedeniyle cilt daha gergin ve genç gözüküyor. -Öpüşmek ortalama 15-20 kalori harcatıyor. -Öpüşmek, tansiyon ve kolestrolü düşürüyor. -Kalp krizi ve felç riskini azaltıyor. -Öpüşmek, bakteri alışverişine yol açtığı için bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Bu bakteriler antibiyotik görevini üstleniyor ve enfeksiyonları engelliyor. -Öpüşmek, ciğerleri güçlendiriyor ve normalde dakikada aldığınız nefesin sayısı öpüşme esnasında 3 katına çıkıyor. -Öpüşmek, diş minesini güçlendiriyor. -Öpüşme esnasında kan damarları genişliyor ve bu esnada hücreler kanla daha iyi besleniyor. -İnsülin ve adrenalin üretiminin artmasıyla stres hormonu azalır. -Sık öpüşen çiftlerde mide, idrar yolu ve kan enfeksiyonları daha seyrek görülür. -Tükürükte ağrıyı azaltan doğal bir ağrı kesici vardır. Öpüşmek hıçkırığa iyi geliyor. Ve son olarak bugünlerde çok popüler bir videoyla sizi yalnız bırakıyoruz.
Doğru Makyaj İle Daha Sağlıklı Gözükün!
Boyanmak, süslenmek ihtiyacı insanlık tarihi kadar eskidir. İlkel toplumlarda erkekler de boyanırlarmış. Şimdi sadece objektiflerin veya kameraların karşısına geçerken makyaj yapıyorlar. Kadınlara gelince, bizim için makyajın anlamı oldukça farklı. Her şeyden önce, son derece doğal bir içgüdü olan, beğenilmek ihtiyacına hitap eder. Ancak çağımızda, bunun da ötesinde, bakımlı olmak bir sosyal değere, hatta neredeyse baskıya dönüşmüştür. Modern kadınlar, yalnızca güzel olmak için değil, aynı zamanda sosyal özgüvenlerini ve saygınlıklarını korumak için makyaj yapmak zorunda kalıyorlar. Neyse ki hepimiz için oldukça keyifli bir zorunluluk. Pek şikâyetimiz olduğunu sanmıyorum! O halde biraz da makyaj düzeninden ve kısaca makyaj malzemelerinden bahsedelim; Makyaja başlamadan önce yüz güzelce temizlenir ve tonikle silinir. Biraz bekledikten sonra nemlendirici sürülür.Sonra kaşlar gözden geçirilir, gereksiz tüyler cımbızla temizlenir.Gerçek makyaj, cilt renginize ve cilt tipinize uygun bir fondöten sürmekle başlar.Sonra pudra ile yüzün parlaklığı alınır ve hafifçe matlaştırılır. Bu işlemlerden sonra yüzünüz nötr-donuk bir hale gelir. Artık sıra, yüzünüze anlam vermeye gelmiştir. Bunun için;Göz makyajı yapılır. Önce far, high lighter sürülür. Sonra kalem veya eye liner ile göze bir çerçeve yapılır. Rimel en son sürülür. Gerekiyorsa, bu arada kaşlar da hafifçe boyanabilir.Yüzü biraz daha canlandırmak için allık kullanılır.En son dudaklar boyanır. Bunun için önce dudak çerçevelenir sonra da ruj sürülür. Makyaj yaparken önemli olan; mümkün olduğu kadar doğal, kişiliğinize ve cildinize uygun ayrıca sizi en iyi ifade edecek tarzı bulmaktır. Bu nedenle makyaj malzemelerini; cilt tipinize, cilt renginize, yaşınıza ve yaşam tarzınıza göre seçmeniz gerekir. Cildin yağlı, kuru veya hassas olması kullanılacak makyaj ürünlerini çok etkiler. Örneğin, seçilecek fondötenler; yağ bazlı, su bazlı, yağsız, susuz veya pudra bazlı olabilir. · Yağ bazlı fondötenleri, kuru ciltler çekinmeden kullanabilirler. · Su bazlı fondötenler, kuru ve normal ciltler için uygundur. · Pudra bazlı fondötenler, normal ve hafif yağlı ciltler içindir. · Yağsız fondötenler (oil- free), yağlı ve akneli ciltlere tavsiye edilir. · Susuz fondötenler (water- free) aşırı kalıcıdır ve sadece özel durumlarda kullanılır. · Tüm bu fondötenlerin, içinde ‘’güneşten koruma faktörü’’ olanları da bulunur. Bunlar gerçekten çok yararlı ürünlerdir. Seçilecek fondötenin, cildin yapısı kadar, rengine de uygun olması gerekir. Cilt rengini belirlemek için en uygun ışık, gün ışığıdır. Kozmetik merkezlerini aydınlatan suni ışıklar, gözü yanıltabilir. Fondöten seçerken, el bileğinin iç yüzüne sürerek rengini deneyebilirsiniz. Çünkü yüze en yakın renk bu bölgededir. Bu arada dükkândan dışarı çıkıp, bir de gün ışığında bakmanız yerinde olur. Allık Yüzün ifadesini hemen yükseltir. Yanakların pembeleşmesi, insanı canlı, genç ve neşeli gösterir. En çok kullanılan allıklar, preslenmiş pudradan yapılanlardır. Her tip cilde rahatlıkla uyum sağlarlar. Preslenmiş pudraların yağlı veya yağsız çeşitleri bulunur. Yağsız olanlar akneli-yağlı ciltlerde, yağlı olanlar kuru ciltlerde kullanılır. Preslenmiş pudra allıklar, yumuşak fırçalarla sürülür. Sert fırçalar cildi tahriş eder. Ayrıca en kaliteli allık bile kötü bir fırçayla sürülünce, umulmadık görüntüler ortaya çıkabilir. Fırçaların bakımı ise genellikle ihmal edilir. Oysa fırçalara krem, fondöten artıkları ve tozlar yapışır. Bu nedenle fırçaları 5–6 kere kullandıktan sonra, ılık su ve sabunla yıkamanız gerekir. Göz makyajı Klasik kural, doğal göz rengine, ten rengine ve giysilerinize uygun renkleri seçmektir. İddiasız bir makyaj için göz rengine uygun renkler tercih edilir. Ama kontrast renkler de gayet modern ve çarpıcı ifadeler yaratabilir. Yukarıda yazılanlar son derece özetle ifade edilmiş, genel kurallar. Bu kurallar malzeme seçimi ve genel teknikler için kısıtlı olsa da, makyaj son derece yaratıcı bir şekilde yapılabilir. Göz biçiminiz, göz kapaklarının şekli, yüzdeki çizgiler, ten renginiz, göz renginiz, saç renginiz ve giysileriniz makyajınızı tamamen size özel ve bazen o güne özel hale getirir. Tercih sizin ama nasıl, ne renk, ne kadar az veya ne kadar çok makyaj yaparsanız yapın, gece yatmadan önce mutlaka özenle temizleyin.
Reklam
Diyet Zorluklarıyla Başa Çıkmanın 7 Yolu!
Kilo vermek birçoğumuz için zorlu bir maraton. Neyse ki, bu tarz tavsiyeler kilo verme mücadelesini bir adım daha kolaylaştırıyor. Kilo vermeyi zor ve sıkıntılı bulanlar, yalnız değilsiniz! Kilo vermek için tabii ki mücadele etmelisiniz, çaba göstermeden vücudunuzu nasıl şekle sokacaksınız? İstediğiniz kiloya çoktan ulaştınız ama şimdi de kilonuzu ve rutin alışkanlıklarınızı korumak için mi uğraşıyorsunuz? İşte birçok insanın boğuştuğu kilo verme güçlükleri ve bunları nasıl aşacağınıza dair 7 tüyo! Düzenli olarak egzersiz yapmak kilo verme ve fit olmak mücadelesinin yalnızca bir yarısı. Ne yediğinizi ve vücudunuza nasıl davrandığınızı iyi düşünün. Eğer bir egzersiz rutininiz varsa o halde bir de beslenme planı yapmalısınız. Fazladan bir iki kilo vermek için kendinizi aç bırakmayın. Bu vücudunuza yarar sağlayan bir davranış değil ve kilo vermek için harcadığınız çabayı çöpe atmış olursunuz. Kilo vermeye çalışırken yoğun bir programa sahip olmanın sizi nasıl zorladığını anlayabiliyoruz. Fakat kilo vermek için planladığınız şeylerden kaytarmak için yoğun programınızı bahane etmemelisiniz. Kilo verme planınıza harfi harfine uymak zorunda değilsiniz ama bu planınıza bağlı kalmak için çaba göstermeniz gerekli. Eğer sabah yürüyüşe çıkmak için vaktiniz yoksa yakın mesafeleri yürüyerek gidebilir ya da asansör yerine merdivenleri tercih edebilirsiniz. Neden kilo vermek istediğinizi düşünün. Plajda sergileyecek güzel bir vücuda sahip olmayı mı ya da daha sağlıklı bir yaşam mı düşlüyorsunuz? Düşünceler gerçekten çok güçlüdür. Eğer gayret gösterirseniz her şeyin üstesinden gelebilirsiniz. Bunun için düşüncelerinizi bir yardımcı gibi kullanın. Bir dilim pastayı görüp imrendiğinizde mağaza vitrininde görüp beğendiğiniz bikiniyle kıyaslayın. Hangisini daha çok istiyorsunuz? Bulunduğunuz nokta rahatınızı kaçırmıyorsa o halde kendinizi zorlamıyorsunuz demektir. Denemek istediğiniz yeni şeylerin bir listesini yapın ve tamamladıkça üstlerine bir çizgi çekin. Ya da listenin sonuna geldiğinizde tekrar başa dönün. Böylece rutininizi hareketli kılacak ve sürekli aynı sonucu elde etmeyeceksiniz. Alışkanlıklarınızı değiştirdiğiniz her zaman değişimin sonuçlarını anında göremezsiniz. Vücudunuz size ayak uydurmaya çalışıyor. Bir yaranın iyileşmesi ya da saçların uzaması gibi bunun da zaman gerektirdiğini bilmelisiniz. Vücudunuzdaki her gramı takıntı haline getirmekten vazgeçin ve büyük reme odaklanın. Kilo verdiğinizde yeni vücudunuza alışmak çok heyecan vericidir. Eski kıyafetleriniz üzerinize olmadığı için istediğiniz gibi alışveriş yapabilir ve kilo vermenizi bu şekilde kutlayabilirsiniz. Alışverişe çıkmak motivasyonunuzu artırır ve kendine güveninizi yerine getirir. Hayalinizdeki vücuda kavuştuğunuzda diyet alışkanlıklarınıza devam edin. Evet, artık vücudunuzda daha fazla değişim görmek istemiyor olabilirsiniz ya da kendinizi bir rutine bağlı kalmak zorunda hissetmeyebilirsiniz ama durmayın. Kendinize küçük aralar verebilirsiniz ama kendinizle mücadele etmekten vazgeçmeyin. Kilo vermek ve sağlıklı olmak hayatınızda bir dönem uygulayacağınız bir şey değildir.Tüm hayatınız boyunca devam etmek gerekir.
Külüne Muhtaç Olmak İstemeyeceğiniz 16 Komşu Tipi
Ev alma komşu al, komşu komşunun külüne muhtaçtır gibi güzel atasözlerimizi kulaklarımızda çınlatan komşulardan bahsedeceğiz sizlere, bunlardan bahsederken 'kötü komşu insanı ev sahibi yapar' atasözünü de aklınızdan çıkarmamanızı isteyeceğiz. Olumlu yanlarını da görmek lazım bu komuşularımızın.
Reklam