Yalnızca Şahane Pazar'ın Başlamasını İple Çeken Neslin Yakından Bileceği 15 Durum

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Derin bir "ah ah" dedikten sonra, 1993-2004 yılları arasında neler yaşadığımızı hatırlayalım mı?

1. Sabahın erken saatlerinde yayınlanan çizgi filmleri izlemek için günün ilk saatlerinde TV karşısında hazır bulunurduk.

2. Kahvaltı saati gelince, sıcacık sobanın üzerinde kızarmış mis gibi ekmeklerin kokusu gelmeye başlardı.

3. Kahvaltıdan sonra bizi evde tutabilecek hiçbir şey yoktu. Sokakların bizim için anlamı oldukça büyüktü. Oyun parkları yerine kendi çabamız ve hayal gücümüzle oluşturduğumuz oyun alanlarımız vardı.

4. Mahalleye bir oyuncak gelir ve herhangi bir arkadaşımız da onu alırsa, hepimiz ailelerimize aldırırdık.

Sonuçta eşit çocuklardık.

5. Hepimizin sahip olduğu oyuncaklarla kim bilir neler hayal ederdik. Hep birlikte uzun süreler elimizden düşürmezdik.

Bu yaylara sahip olmayan yok denecek kadar azdı.

6. Günün sonunda erkeklerimiz bütün gün mahalle maçı yapmış, kızlarımız hayal gücünü konuşturarak evcilik oynamış olurdu.

Tabii kız ya da erkek fark etmeksizin birbirimizin oyunlarında da bolca yer alırdık. Akşam ezanı okunmadan herkes evde olmak zorundaydı ama!

7. Arkadaşlarımızla beraber geldiğimiz evimizde izin alabildiğimiz (büyüklerimiz de başından kalkarsa tabii) müddetçe Atari oynardık. Ne büyük mutluluktu ama!

8. Artık akşam olduğundan ve uyku saati yaklaştığından arkadaşlarımızdan ayrılma vakti gelirdi. Yani, neredeyse sadece uyurken ayrılırdık.

O zamanlar arkadaşlar kardeşten öteydi bizim için!

9. E biz yaramaz çocuklardık, ödevlerimizi de son akşama bırakırdık elbette!

Haftanın bütün yoğunluğu ve yorgunluğu pazar günlerine birikirdi yani.

10. Pazar günü demek banyo günü demekti. Nedendir bilinmez bu durum bizi hiç mutlu etmezdi.

11. Sonrasında annemizin pamuk elleriyle ördüğü bu güzel yelekleri sırtımıza geçirirdik.

12. Pazar banyosunu yaptıktan sonra, televizyon başındaki yerimizi alıp Şahane Pazar'ın başlamasını beklerdik.

Bütün hafta bu anı bekliyor olabiliriz!

13. Biz Şahane Pazar izlerken bu defa sobada çay demlenir, ayrıca mis gibi kestane kokuları gelirdi.

14. Ve tabii ki aynı anda bir de ütü kokusu olurdu, malum pazar günü aynı zamanda ütü günüydü.

15. Ertesi gün okul olduğu için uyku saati konusunda her pazar bir anlaşmazlık yaşanırdı.

Çoğu programın sonunu görmek mümkün olmazdı ama yine de mutlu çocuklardık.

Çok güzel günler değil miydi?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
dogalseveriz

Yöresel ve Dogal severleri www.dogalseveriz.com 'a bekleriz:) instagram:@dogalseveriz

horusunsozu

Yılbaşı geceleri de dansöz izleyeceğiz diye heveslenir hep uyuya kalırdık... Orhan Gencebay da hep gece 00:00 dan sonra çıkardı. Cumartesi günleri "Bir Başka Gece" vardı, rahmetli Çetin Çeki sunardı. Bugüne dek yapılan en güzel (bana göre) eğlence programıydı...

ericdraven

Pazartesi Sendromunu tetikleyen program Şahane Pazar! Yanında yeni ütülenmiş gömlek ve pantolon esansı hediyeli sıkıcı pazar akşamları.

reshontheway

Belki daha az fakirdik, alım gücümüz, rekabet gücümüz az, daha az söz sahibiydik ya da Dünya'da iyi ya da kötü daha az tanınıyorduk ama en azından mutluyduk, umutluyduk...

yagmur-basci

Ne varsa eskilerde var 🙄

Başlıklar

çayoyun
Görüş Bildir