Uzun Süre Evden Çalışanların Hem Fiziksel Hem de Ruhsal Sağlıkları İçin Kaçınmaları Gereken 8 Alışkanlık

-
Abone ol

Çin'de yapılan bir deney, evden çalışanların ofiste çalışanlara göre daha üretken olduklarını ve işten tatmin seviyelerinin daha fazla olduğunu gösterdi. Aynı araştırmada, evden çalışanların bir topluluğun parçası olmadıkları için daha yalnız ve soyutlanmış hissettikleri de görüldü.

1. İş kıyafetleri ve pijama arasında ayrım yapmamak

Hepimiz evde pijamalarla gezmeyi severiz ama bu rahat kombinleri hafta sonu rahatlığına saklamak daha iyi. Bilim insanları kıyafetlerimizin ruh halimizi, enerji seviyemizi ve düşünce seviyemizi etkilediğini kanıtladı. Bu nedenle pijama giymek kendimizi daha tembel, daha rahat ve motivasyonu düşük hissetmemize neden oluyor. 

Beynimiz rutini sever ve çalışırken başka, uyurken farklı kıyafetler giymek bütün günü evde geçirdiğimizde iş ve özel hayatımızı ayırmamıza yardımcı olur. Her sabah şıkır şıkır giyinmek zorunda değilsiniz elbette ama iş kıyafetleri ile güne başlamak daha üretken ve organize hissetmenizi sağlayabilir.

2. Normal bir programınız olmasını önemsememek

Uzun zaman normal bir rutinle çalışıp sonradan evden çalışmaya başlayan kişiler öncelikle bunun tadını çıkarırlar. Geceleri geç saatlere kadar oturup, geç kalkıp düzensiz bir çalışma stili geliştirirler. Bu da bir süre sonra üretkenliği etkiler, fiziksel ve ruhsal olarak kötü hissetmeye neden olabilir. 

Doktorlar sağlıklı beslenme, uyku düzeni ve sporun yalnızca sağlık için değil aynı zamanda başarı için de gerekli olduğunu söylüyor. Evden çalıştığınız zaman bütün rutininizi mahvetmek oldukça kolaydır çünkü belli saatlerde çalışmak için sizi zorlayan bir şey yoktur. Bu nedenle kendi patronunuz olun ve esnek çalışma saatlerinin tadını çıkarabileceğiniz bir program yapın.

3. Gerçek bir işiniz olduğunu aile bireylerine açıklamaya çalışmak

Aileler, sizleri bilgisayar başında gördükleri zaman gerçekten çalıştığınızı değil de eğlendiğinizi düşünebilirler. Bu nedenle sizin planınıza, iş teslim zamanlarınıza öncelik vermeyebilirler. Sizler de onlarla zaman geçirmek için kendi iş saatlerinizi onlara göre uyarlayabilirsiniz. 

Başkalarının önceliklerini, kendi önceliğiniz haline getirmeyin. Ailenizle ve arkadaşlarınızla konuşun. Onlara gerçek bir işiniz olduğunu anlatın. Elbette sabit çalışma saatleriniz olmadığında işler daha kolaydır ama unutmayın ki, sizin de yetiştirmeniz gereken işleriniz ve sorumluluklarınız var. Bunları aksattığınız veya esnettiğiniz zaman gecenin ilerleyen saatlerine kadar çalışıp teslimleri hazırlamak zorunda kalan siz olacaksınız.

4. İş hayatı ve kişisel zamanı birbirine karıştırmak

Bazen bütün çabalarınıza ve planlarınıza rağmen sürekli işi düşündüğünüzü fark edebilirsiniz. Sanki sürekli çalışıyor gibi hissedebilirsiniz. Evden çalıştığınız zaman kişisel zamanınız ve iş hayatınız birbirine karışır. Fakat bu ikisinin arasına mesafe koymak da sizin işiniz. Masadan kalktığınız andan itibaren işle alakalı her şeyi aklınızdan çıkarın. Kendinize ayırdığınız zamanda işle ilgili her şeyden kendinizi uzak tutun. Böylece zamanla iş hayatınız ve kendinize ayırdığınız zaman arasında sağlıklı bir sınır bulunacak.

5. Hareket etmeyi unutmak

Herkes spor salonunda veya koşuda ter atmak zorunda değil. Fakat bazen spor yapmak için evden çıkmak sizi daha aktif bir hale getirir. Bir ofis çalışanı günlük ortalama 6.886 adım atar. Bu bile sağlıklı kalmak için yeterli değildir. Eğer günün çoğunu evde geçirip minimum seviyede hareket ederseniz, sağlığınız olumsuz etkilenecektir. 

Günde bir veya iki kere kısa yürüyüşlere çıkın veya uyku öncesi bir kez uzun bir yürüyüş yapın. Eğer dışarı çıkmak istemiyorsanız evde spor yapın. Bir süre sonra bunu alışkanlık haline getirip harika bir düzene sahip olabilirsiniz.

6. Monotonlaşmak

Evden çalışırken bir müddet sonra her günün aynı olduğunu düşünmeye başlarsınız. Bu durum ofis çalışanlarında da vardır fakat çevrenizdeki insanlarla olan paylaşımlarınız bu durumun önüne geçer. 

Kendinize yeni deneyimler için şans verin. İşle alakasız şeyler yapın. Her gün birbirinden tamamen farklı ufak şeyler deneyin. Böylece beyniniz de sıkılmayacak ve kişisel gelişiminiz için yeni fırsatlar görmeye başlayacaksınız.

7. İnsanlarla yüz yüze konuşmamak

Her zaman sosyal etkileşime ihtiyaç duymayan kişiler için evden çalışmak harika olabilir. Fakat dürüst olmak gerekirse bütün gün tek başına oturmak bir süre sonra yalnız hissettirir. İş arkadaşlarınızla bütün gün yazışsanız bile, birebir konuşma veya kahve molası gibi hissettirmez. Sosyal etkileşim ruh sağlınız için gereklidir. 

Söz konusu iletişim olduğunda hepimizin farklı ihtiyaçları olur. Kendinizi dinleyin. Hafta boyunca tek bir kişiyle konuşup yine de iyi hissediyor da olabilirsiniz. Bu size bağlı. Fakat zamanla yalnız hissedip depresyona girmeye başladıysanız, iletişim şeklinizi değiştirmeyi deneyin. İnsanlarla iletişim kurun.

8. Düzenli bir çalışma masanızın olmaması

Evden çalışmaya başladığınız zaman, yatakta uzanarak çalışma isteğiniz de oluşur. Bu çalışma şekli uzun süreçte sizin için zararlı olabilir. Beyninizin yatak odasını dinlenme alanı olarak görmesi gerek. Sonuçta üretkenliğiniz azalabilir ve uykuya dalma sorunları yaşayabilirsiniz. 

Çalışma masanızı düzenleyerek işe başlayın. İhtiyacınız olan her şey elinizin altında olsun. Zaman zaman farklı yerlerde çalışmayı da deneyebilirsiniz. Uzun süreli olmadıkça herhangi bir sorun oluşturmayacaktır. Fakat kendi masanızda çalışmak, iş motivasyonunuzu arttırarak daha düzenli olmanızı sağlar.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
alestatorni

Çok şükür hiç öyle dertlerim yok.Yarın boş sokakların tadını çıkaracam :D

Görüş Bildir