Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Türkiye'nin 90'lar Sonunda Patlak Veren ve Tüm Ülkeye Büyük Korku Salan Satanizmle Mücadelesi!

74PAYLAŞIM

Satanizm ve satanist gençler; 90'lı yılların sonunda Türkiye'de yaşanan birkaç olayın ardından medyanın etkisiyle de devasa bir hal almıştı. Türkiye'nin satanizmle mücadelesi özellikle aileleri büyük korkular içine sürüklemişti. Gazetelerde, haberlerde, televizyon programlarında sürekli satanizm hakkında kamuoyuna çeşitli bilgiler servis ediliyor, herkesin bilinçlenmesi hedefleniyordu.

O halde Türkiye'nin o yıllardaki satanizm ile mücadelesine biraz yakından bakalım...

Kuşkusuz Türkiye'nin en ilginç yıllarıydı 90'lar... Neler görmedi bu memleket o yıllarda. Bunlardan biri 1998 ve 2002 yılları arasında ülkeyi büyük korkulara gark eden satanizm furyasıydı.

Medyanın da gazıyla büyük satanist operasyonları yapıldı ve adeta satanizmle mücadele devri yaşandı.

Pek çok bakımdan hem ailelerin kabusu hem de o dönem gençlerinin kabusu olmuştu bu satanizm meselesi.

Zira aileler, çocuklarının satanizme bulaşmış olabileceği korkusuyla akbaba gibi çocuklarının üstüne üşüşmüşlerdi, çocuklar da bu baskı ortamında sosyal yaşamlarından bir nevi alıkonmamak için büyük çabalar sarf ediyorlardı.

Mevzunun demiri ise bir gencin intiharıyla atılmıştı aslında. İntiharı soruşturan polisler gencin günlüğünde kan donduran bir cümleyle karşılaşmıştı: "Ruhumu şeytana sattım."

Bu da ülkedeki satanizmin furyasının ilk fişeklerinden biri sayılmış; intihar eden gencin ruhunu gerçekten şeytana sattığı düşüncesiyle intihar ettiğine karar verilmişti.

Bu olayın ardından ise Türkiye'nin ilk satanist cinayeti olarak tarihe geçen bir cinayet vakası yaşanmıştı. Bu da yetkililerin satanizm alarmını hayata geçirmeleriyle sonuçlanmıştı.

İntiharın ardından üç arkadaşın işlediği cinayet ve itiraflarıyla da satanizmin ülkedeki varlığı resmen tanındı. Türkiye'nin ilk satanist cinayeti olarak adlandırılan bu olay 1999 yılında yaşandı. Ortaköy Mezarlığı'nda 17 yaşındaki Şehriban Coşkunfırat'ı öldüren Engin Arslan, Ömer Çelik ve Zinnur Gülşah Dinçer; cinayeti şeytana kurban adamak için yaptıklarını söylemişlerdi.

Özellikle bu iki olayla pekişen satanizm korkusu polislerin satanizm profiline uyduğunu düşündükleri herkesi gözaltına almaları ve yüzlerce mekana baskın yapmalarıyla sonuçlandı.

Özellikle metal müziğe ilgi duyan, tepeden tırnağa siyah giyinen, uzun saçlı, küpeli profiller satanizm operasyonlarının hedefindeydi.

Bu baskınlardan en çok ses getireni de ünlü Akmar Pasajı'na yapılan baskın ve rastgele gözaltına alınan gençler olmuştu.

Bu baskınların en önemlisi Akmar Pasajı'na yapılan baskındı. Kadıköy'de bulunan pasaj şu anda eski rağbetini görmese de o yıllarda gençlerin uğrak mekanıydı. Özellikle metal ve rock gruplarının kasetlerini, grup tişörtlerini bulabileceğiniz bir yerdi. (Hâlâ öyle ama o dönemlerdeki Akmar değil artık.) Bu da satanizm iddialarının hedefi haline gelmesine neden olmuştu.

Basının da büyük etkisiyle satanizme karşı halk acilen "bilgilendirilmeye" başlanmıştı ve tedbiri elden bırakmamaları isteniyordu.

Ailelerden çocuklarını yediğine, içtiğine, dinlediğine, izlediğine kadar denetlemeleri isteniyordu.

Zira çocuğunuz da satanist örgütlere karışmış ya da onların hedefi haline gelmiş olabilirdi...

Bu nedenle çocuklar başıboş ve sevgisiz bırakılmamalıydı. Odaları, kişisel eşyaları sıklıkla denetlenmeliydi.

Bu konunun uzmanları ise ailelere çocuklarının satanist olup olmayacağını nasıl anlayabileceklerine dair birtakım uçuk öneriler sunmaya başlamışlardı. Televizyonda çeşitli programlarda konu ediliyordu.

Tepeden tırnağa siyah giyinmek, metal müziğe ilgi duymak, saç uzatmak gibi tutumlar satanizmin en belirgin özellikleri arasında gösteriliyordu sürekli olarak. Bilhassa dış mihrakların satanizm öncüleri arasında gösterilen Marilyn Manson, Cradle of Filth, Black Sabbath, Alice Cooper gibi isimlere karşı halk uyarılıyordu. Bunlardan birinin kasetine sahip olmak satanist yaftası yemenize neden olabilirdi.

Ayrıca asosyal ve içe kapanık gençlerin de kendilerini satanizme kaptırmış olabileceğine dair söylemler de mevcuttu.

Asosyal, suskun, düşünceli görünen bir gencin sorunlu olabileceği, satanizm örgütlerine karışmış olabileceği düşünülüyordu. Bu sebeple de bu gibi özellikleri taşıyan gençlere dikkat edilmesi gerektiği söyleniyordu.

Kedilerle haşır neşir olmak da satanizmin önemli bir göstergesi olarak gösterilerek halk epeyce bir paranoyaya sürüklenmişti.

Çünkü kedilerin şeytana en yakın canlı olduğu ve satanistlerin ayinleri sırasında kedileri şeytana kurban ettikleri söyleniyordu.

2002 yılında Cahit Torun isimli bir avukat da dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e satanizm raporu sunarak devlet gündemini yeniden şekillendirmişti.

Satanizmi "Türkiye'yi çökertme planının bir parçası" olarak tanımlayan Cahit Torun, Türkiye'de 40-50 bin civarında satanist olduğunu iddia etmişti.

Ve gençlerin satanizme yönelmesinin en büyük sebeplerinden birinin Türkiye'de geleneksel aile yapısının zayıflamaya başlamasıyla alakalı olduğu söyleniyordu.

Satanist bireylerin bozuk aile yapısına sahip çocuklar arasında yaygın olduğu söyleniyordu. Sevgi görmemiş ya da aşırı baskı görmüş bir aileden satanist çocukların çıkma olasılığının daha yüksek olduğu vurgulanıyordu. Böylece ailelerin satanizmle mücadelesinin geleneksel aile yapılarını korumaktan geçeceği anlatılıyordu.

4 yıl boyunca Türkiye gündemini meşgul eden bu satanizm furyasıyla ilgili siz neler düşünüyorsunuz? 👇👇👇

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
metin-akalp

İbretlik bir olaydı bu. Memlekette cahilliğin nasıl da çığ gibi büyüyebildiğine şahit olmuştuk. Tam anlamıyla toplumsal bir linç. Birileri dayak yiyor ama dövenler neden dövdüğünü, dayak yiyen niye dövüldüğünü bilemiyor. Ben kendi gözümle baskın yapan polislerin gazeteye bakarak milletin giysilerindeki resimlerden satanist olup olmadığını anlamaya çalıştığını görmüştüm. Memleketimden güzide bir utanç manzarasıydı bu olay.

koseku

Gercek satanizm bu degil

hugi

Satanizm diye ütopyalaştırıp komple teorisi diye gülen değerli üyelerimiz. İnternet sayfalarından mobilya diye satılan çocuklar, pizza gate de ayin için sipariş edilen bebekler, almanyada bir senede kaybolan 2000 mülteci çocuk vs vs vs siyonizmin tekelci masonlarının yüksek makamlarının güçleriyle üzeri kapatılan, garipçe cinayetleri, genç kız kurbanları, uyuşturucu partileri, kutsanan seks partileri, ayin tecavüzleri. Tüm dünyada bunca rezillik varken medyanın içine girmeye korktuğu, yayınına izin verilmeyen olaylar, üzeri kapatılan dosyalar. Her boku araştırın inceleyin analiz edin ama bu korkunç vahşete gülücük emojisi atın ama haklısın fahişeliği bile kutsanmadığı için bizi yobaz gören editörler tarafından üç kuruşluk beyninizle bizi eleştirin, afferin.

samuel-konohada

"KOMPLE" teorisi kısmını atlarsak, Pizza Gate skandalı vs olaylar satanizmle değil pedofili gibi sapkın arzularla alakalı. Masonlar şeytana tapmıyor zaten, o da ayrı bir konu. Komplo teorisi olduğu buradan bile anlaşılabilir. Türkiye ve Avrupa'da kaybolan 10 binden fazla çocuğun açıklaması da basit: "Organ ticareti".

hugi

Organ, seks, modern kölelik, evlatlık olarak satılma vs vs vs Pedofili değil sadece, uyuşturucu ayiniyle çocuk ölünceye kadar tecavüz edilip ruhu şeytana adak olarak sunuluyor. Masonlardan kastımda bunların üzerini örtmeleri ki kendileri genelde ünlü holywood oyuncuları ve şarkıcılarıyla seks partisi gerçekleştirir, ülkemizdeki rezilliklerde buna dahil.

samuel-konohada

Ben açıkçası hâlâ satanizmle alakası olduğunu düşünmüyorum. Devletleri bile parmağında oynatacak kadar zengin ve güçlü olduğunda Tanrı sendromuna yakalanırsın. Cinsellik haz vermez sana da can alma, insan avı gibi yeni fanteziler geliştirirsin. Sadece partnerini boğup öldürerek orgazma ulaşabilen insanlar olduğunu duymuştum. Sorumlu satanizm değil (çünkü öyle bir din bile yok), insanoğlunun bitmek bile açlığı, sonu gelmez arzuları.

metin-akalp

Yav siz ne saçmalıyorsunuz? Bu konuda satanizm yok! Satanizmdi, masondu, ilüminatiydi oluşumlar dünyada varsa bile bu konuya dahil değil. Buradaki konu ailesinden ilgi görmeyen çocuklar ve medyanın başıboş bırakıldığında ne kadar azıtabildiğiyle ilgili. Cahilliğin yetliyle buluştuğunda ne denli tehlikeli olduğuyla ilgili. Her mevzuda ergen gibi "Aslında olay sizin sandığınızdan çok daha büyük. Gizli güçler, dış mihraklar var." İşte bu yüzden adam olamıyoruz. Başımızda zibilyon tane yolsuzluğu ortaya çıkmış ama tek satır hesap sorulmayan insanlar var ama biz varlığı şaibeli örgütlerle vakit harcıyoruz. Bu kadar duyarsız bir milletle 10 tane ilüminati uğraşsa boş. Kasvetli tonlamayla seslendirilmiş youtube videolarını bırakın. Gerçeklere dönün biraz. Siz ülkenizin sorunlarıyla ilgilenin sıra dış mihraklara da gelir merak etmeyin.

hugi

Peki ya bu şaibeli-! mihraklar tüm hükümetleri kendisi seçip toplumun iç siyasi tartışmalarından beslenip planlarını işletiyorsa ?

alen-prizren

Gerçek satanizm bu değil asdf

samuel-konohada

Ekşide birisi bununla ilgili komik anısını anlatmıştı. Akmar'a kaset almaya girince uzun saçından ötürü satanist diye tutuklanmış, akrabaları bunu tv ekranlarından öğrenip ailesinin telefonlarını kilitlemiş vs. vs.

Görüş Bildir