Oyun Bitti! Finale Doğru Adım Adım Dökülen Sırlarıyla Son Vatanım Sensin Bölümü #EbediyeteKadar

-

Sezon finaline çok az kaldı. Vatanım Sensin senaryosu da adeta buna yetişmeye çalışırcasına son hız akıyor; sırlar çözülüyor, maskeler düşüyor. 

Dizi boyunca olmasını beklediğimiz her şey, son 3 bölümde gerçekleşti. Bu bölüm yine çok heyecanlıydı. 

Haydi detayları didiklemeye!

Mirliva'yı en son ormanda kıstırılmış halde bırakmıştık. "Artık kaçamaz" diyorduk, lakin bildiğiniz gibi Mirliva her zaman bir yolunu bulur.

Küçük Salih'i rehin almak tek seçeneğiydi. Oradaki insanların Salih'i feda edeceklerine ihtimal verdiği için de çok korktu, çok gerildi.

Zira korkmakta da haklı; ağır bir linç gerçekleşmek üzereydi!

Fakat Azize elbette ki kendisine emanet edilmiş bir çocuğu canı pahasına koruyacaktı.

Salih yerine kendisini rehin almasını Tevfik'e teklif etti. Bu teklif, Tevfik'in işine geldi; böylece kaçıp giderken yalnız olmayacak, biricik "aşkı" Azize'yi de yanında götürecekti.

Cevdet tüm bunları "ya sabır" çekerek izledi. Yapacak bir şey yok Cevdet Paşa, Azize'nin çocuğu bırakmayacağını zaten biliyordun!

Kısacası bölüm başladığı gibi Azize ve Tevfik, uzuuun bir yolculuğa çıktı.

Bu bölümün yıldızı ise kesinlikle Hasibe Ana'ydı!

Ne ağlattın bizi!

Eve Azize yerine Küçük Salih gelince, onu elbette kanatlarının altına aldı. Şefkat nedir, gördük.

Atatürk'ü o anlatışı ise tüylerimizi diken diken etti.

Gözyaşları sel!

Ardından ise Veronika'nın kapısına gidip eski bir Anadolu geleneği ile verdiği ders, yaptığı protesto -bu harekete nasıl bir isim vermek isterseniz-, tam anlamıyla yürek dağladı.

Veronika zaten bu katliamdan haberdardı ve fazlasıyla üzgündü. Lakin Hasibe Ana'nın bu hareketi durumun ciddiyetini, katliamın büyüklüğünü gösterdi. Ayrıca bunu gören Lucy de mevzuların hiç sandığı gibi olmadığını anladı.

Her bir çarık, bir insan... Çocuk, genç, kadın, yaşlı... Veronika'nın evinin önüne bir ceset yığını gibi dizildiler. Zaten çocuğunu kaybetmiş olan Veronika, minik çarıklara çok içten ağladı.

Veronika vicdanlı ve sorumluluk sahibi bir kadın... Elinden geleni yapmak için Hasibe Ana'ya uğrayınca Ali Kemal ile karşılaşması ise iyice gerdi!

Bu noktada iki şey gözümüze çarptı:

1- Hasibe Ana'nın yine devleşerek "herkesi bir tutma, ırkçılık yapma" açıklamasıyla Salih'e öğüt verişi. 

2- "Aynen evet Yunanlar defolsun" diyen Ali Kemal'in de Yunan bir kızla ilişki yaşaması ve aslında kendisinin de Yunan olması...

Ne diyebiliriz ki?! 

Ali Kemal yani Dimitri ve Veronika artık kavuşsun ya! Leon'un dönüşüne böyle sevinen Kirya, Dimitri'sine kavuşunca kimbilir nasıl ağlatacak!

Bu arada Küçük Salih ağa fazlasıyla gaza geldi.

O zaman yallah Askeriye'ye! :) 

Minik Salih'i Mustafa Kemal'in yanında, olabileceği en güvenli yerde!

Dönelim Azize'ye... Yazık, kaçırılmaya iyice alıştı artık zaten!

Bu arada Tevfik'in de Cevdet'in neredeyse tüm planlarını tahmin ettiğini anlamış olduk.

Bu kısımda işler biraz kişiselleşti. Şerefsizliğin, kötülüğün, bencilliğin ete kemiğe bürünmüş hali olan Tevfik'in iç dünyasını azıcık ucundan da olsa görmeye başladık. Eftelya'nın defalarca görmeye çalışıp, içinde kötülükten başka şey bulamadığı o iç dünyayı...

"Senin için yaptım, Azize"

Leon'un da dediği gibi, "İnsan sevmeyi bilmeyen, memleket sevmeyi nereden bilecek?"

İnsan, sevdiğini mutlu etmek ister, korumak ister. Tevfik ise Azize'ye vurduktan, boğmaya çalıştıktan ve alıkoyup, özgürlüğünü sınırlandırıp zulmettikten sonra "sevda"dan bahsediyor. 

Azize ne güzel dedi, "sen sevda nedir bilmezsin" diye. Tevfik gerçekten de sevmeyi bilmiyor. İnsan sevmeyi bilmiyor, memleketini ya da başkalarını da sevemiyor.

"Sen eli kanlı bir katilsin!"

Onur Saylak'ın oyunculuğu zirveye çıkarken, bir taraftan da bu sahnelerde "karanlık tarafa" geçme bahanesinin her zaman nasıl da sevgi kaynaklı olduğunu gördük.

Sahip olmayı, bir mal gibi, eşya gibi elde etmeyi, kontrol sahibi olma arzusunu ve uğruna her türlü kötülüğü yapabilecek kadar tutkuyla bağlanılan kişisel hırsları "sevgi" yahut "aşk" olarak gören Darth Vader gibi karanlık tarafa geçmişti Miralay Tevfik de işte... 

Üstüne üstlük, her şey için de Azize'yi suçladı. Sevginin "zorla" olabileceğini de sanarak, Azize'yi alıp İngiltere'ye kaçma planlarına başladı.

Bu bölümün bir diğer yıldızı ise kesinlikle Vasili oldu!

Bakmayın Sezercik gibi görünmesine... Bu bölümde o ezik, kararsız, beceriksiz Vasili'den eser yoktu.

Önce Hamilton'a ayar verdi. "Siz de benimleydiniz, bu işte elleri kanlı olan tek ben değilim" diyerek Hamilton'ı nasıl da ifşa edebileceğinin sinyalini verdi. Ardından ise "Ne siz, ne de ülkeniz bana emir veremez!" diyerek rest çekti.

Ardından ise Tevfik'e net temiz oyun oynadı. Adeta bir satranç gibi; onu kenara sıkıştırdı ve ihtiyacı olan bilgiyi aldıktan sonra bir güzel kafesledi. 

Son oyunu ise Cevdet'e olacaktı..

Cevdet yine kendisine doğrultulan bir namlunun ucunda sakin kalarak kazanan oldu... Diyorduk ki...

Tevfik, Vasili'ye hainin Cevdet olduğunu söyledikten sonra gerçekleşen yüzleşmede, Cevdet yine hiç renk vermedi. Oysa meğer tek renk vermeyen Cevdet değilmiş.

Önce şöyle düşündüm; "Vasili, sırf Hilal'i asma meselesindeki soğuk kanlılığından dolayı Cevdet'in orduya gerçekten bağlı olduğunu düşünüyor. Çünkü kendisi Leon'u asmaya kıyamamıştı." Sırf bu sebep ile Cevdet'e itimat etmesine ve profesyonelliğine hayran kalmasına yeter diye düşünmüştüm.

Lakin durum öyle çıkmadı...

Cevdet'e, ona itimat ettiğini tamamen gösterdikten sonra, ailesini sürmek istediğini söyledi.

Bu anlarda sürekli "Cevdet şimdi ne yapacak?! Eyvah?!" diye panikliyoruz fakat Cevdet tam bir tilki! 

Ailesini süreceği yer için malumat almak isterken, kaşla göz arasında Yunan ordusunun taarruz rotasını öğrendi örneğin! Ayrıca Azize'yi de ulak olarak kullanacaktı. 

Biz tam "Cevdet ne zeki adam, yine kazandı" diyorduk ki...

Biz Vasili'yi çok hafife almışız!

Meğer bunların hepsi birer tuzakmış, yemmiş...

Cevdet ilk kez kerizlik yaparak, bunların hepsini yemiş.

Azize'ye verdiği pusuladaki ordu koordinatları yanlış çıktı; Vasili'nin Cevdet'e kasıtlı olarak yanlış gösterdiği rakamlardı onlar...

Artık Vasili, Cevdet'in hain olduğunu biliyor. Artık oyun bitti. Geri dönüş yok.

Vasili'nin Cevdet'in ihanetini fazlasıyla kişisel algılaması da ince ince gülümsetti ama! :)

"Bromance" diye buna denir. Belli ki çok sevmiş Cevdet'i!

Lakin o kadar kolay olamaz işte...

Zira dışarıda bir Leon var artık. Gidecek yeri yok, Hilal için de her şeyi yapmaya hazır.

Bir de Kuvvacılar var.

Bu arada Leon çok güzel dayak yemiyor mu ya?!

Kendisi bayılmak üzereyken bile Hilal'i düşünmesi ne de güzeldi. <3

Zaten açıkçası Leon'un açıklamaları yeterince haklıydı. Şahsen ben ikna oldum. Hilal de ikna oldu ama yine de gurur yapıyor.

Bir de bunca karmaşanın ortasında bu imkansız aşkla uğraşmak istemiyor olabilir. 

Çok çok güzel bir sahneydi, baya yükseldik!

"Gidecek yerim yok" dedi. "Beni anladığını söyle, yeter" dedi. Ne ince çocuk bu ya!

Ayrıca dizinin en sevimli karakterleri olan bu gencolarımız da hala hapiste!

Ayrıca dizinin en sevimli karakterleri olan bu gencolarımız da hala hapiste!
Ayrıca dizinin en sevimli karakterleri olan bu gencolarımız da hala hapiste!

Onların da öldürüleceği söyleniyor.

Şimdi bu kadar insan infaz edilecekken, halk sessiz durur mu?

Mevzu çıkar, bu iş yatar... Ama nasıl?!

Yeni bölümü işte aynı bu surat ifadesiyle bekliyoruz...

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
quentynmartell

BU DİZİ İÇİN CİDDEN HER HAFTA POST MU AÇILIYOR CAPS LOCKA TEKRAR BASMAYA ÜŞENDİM NİYE BÜYÜK BÜYÜK YAZIYORSUN DEMEYİN

antidotes

son sahneler çok iyiydi.. bir de tevfik tam hapse girdi derken yine kurtulmasaydı çok güzel olacaktı

beyzakenar

bence vasili hamilton yüzünden köşeye sıkışacak ve cevdet onu kurtaracak yani cevdet hala içerde

meliscankurtaran

" - Ankara'ya gidecem ben. + Ne işin var Ankara'da? Kimin kimsen var mı? - MUSTAFA KEMAL PAŞA varmış...

serkan-cevik1

Ya sayın editör, artık daha fazla vatanım sensin özeti paylaşmasan, bi de birinci sayfa başlıklarla paylaşmasan çok güzel olacak. öyle bi başlık atıyosun ki sanki dünya barışı sağlandı... Neyse.

zerenito

açıkçası belli bu kadar şey yaptıklarına göre bir sponsorluk antlaşması var.

dss

Haftada bir paylaşılan bir içerik mi ağrına gitti anlamadım ki,hoşlanmıyorsan görmezden gel zira bu yorumları severek okuyanlar var.

serkan-cevik1

yok hayır da tabi bi kere herkesin zevkleri farklıdır ama içerikleri gezerken birden böyle coşkulu bi başlık görüyorum ve önemli bi şey zannediyorum ve vatanım sensin analizi olduğunu farkediyorum hani diğer içerikler gibi sade başlıklar atılsa veya şuan yayınlanan diziler için genel olarak yapılsa bu daha hoş olur anlatabiliyor muyum

Başlıklar

İngiltereYunanistanaşkdizioyun
Görüş Bildir