O Berlin'in Panteri, Galatasaray ve Türk Futbolunun Aslanıydı: Efsane Kaleci Turgay Şeren

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Turgay Şeren... Kimilerinin Turgay abisi, kimilerinin Turgay amcası ve yeni nesillerin ise Turgay dedesi. 15 Mayıs 1932'de Ankara'da doğan Turgay Şeren, 18 yıllık futbol hayatında kulüp bazındaki tüm kariyerini Galatasaray'da 369 maça çıkarak geçirmiştir. Milli takımda çıktığı maçların sayısı ise 56. Toplamda ise 405 resmi maça çıkarak bir rekor kırmıştır. 

1979-80 yılları arasında ise Galatasaray'da teknik direktörlük yapmıştır. Turgay Şeren'in efsane olduğu maç ise "Berlin Kaplanı" olarak anılacağı, 1951'de Berlin'de Batı Almanya'ya karşı yapılan ve Türkiye'nin 1-2 kazandığı maçtır.

1. Çok sıkı bir Galatasaraylıydı.

Öyle ki, Fenerbahçe'den transfer teklifleri almasına rağmen 1953 Temmuz'unda, kulübüyle beş yıllık profesyonel sözleşme imzaladı. Üstelik teklif edilen rakamın yarısına. 

O da biliyordu Galatasaray'ın paradan daha değerli olduğunu. Tıpkı Metin Oktay gibi...

2. Arkadaş canlısıydı. Kimseyi satmayı düşünmedi. Hele ki bu Galatasaray ise asla ayrım yapmaz.

Dönemin iç karışıklığını gidermek için bir araya gelen 4-5 kişilik grubun başını bu iki efsane çekiyordu. 

Dönemin Galatasaray'ında sözü geçen Turgay, Metin, Tarık, Turan ve Ergün beşlisi T.D Gündüz Kılıç'ın istifa ettiği dönemde, takımdaki gruplaşmaları önlemek, güzel günlere bir an önce tekrar kavuşmak için yapılan bir toplantıydı bu. 

Ancak toplantı gizli saklı olmasına rağmen olan biten her şeyden yöneticilerin haberi oluyordu ve kendi içlerinde birisinin ispiyoncu olduğunu düşünüyorlardı. 

Çok geçmeden bu kişinin Ergün olduğu anlaşılınca Metin Oktay, Ergün'ü döverek hastanelik etmişti.

Arkadaşlık bu ya, döverek hastanelik etmesine rağmen Metin Oktay'a bulunduğu telkinde "Söyleyin ona ölmediyse biz gazinoya gidiyoruz oraya geliyorsa gelsin" demesini sağlamış.

3. Futbolun bir oyundan ibaret olduğunu biliyor.

Bu yüzden en ezeli rakibinin formasını giymekten bile imtina etmezdi. Etmedi de... 

Kendisini ziyarete gelen Fenerbahçe'li yöneticiler, Şükrü Birand, Ogün Altıparmak, Osman Göktan, Aydın Yelken ve Yaşar Mumcu ile eski hakem ve merkez hakem kurulu başkanlarından Ertuğrul Dilek kendisine hediye ettiği formayı da giyerek bunu resmen gözümüzün içine sokmuştur. 

Futbol kardeşlik ve barışın simgesidir. Holigan olmayı bırakmalı herkes.

4. Belki bilmiyordu ama yorumluyordu.

Patrick Kluivert'ın adını anımsayamadığı için ondan plüver diye bahseder, Beşiktaş'ın eski golcüsü John Carew'e Karen derdi. 

Arsenal'in en iyi futbolcularından Robert Pires'in Galatasaray'a transfer olacağı haberleri yayılınca " çok iyi futbolcusun ona ben de şahidim" şeklinde seslenmiştir: 

Olsun, o futbolun adamıydı. Adları bilmek zorunda değildi. Önemli olan ne dediğiydi. Futbolda duayen lakabı takılabilecek ender kişilerden birisidir Turgay abimiz.

5. Kutsallığın ne olduğunu en iyi o biliyordu.

Jübilesinde yedeği Yasin Özdenak'a formasını verirken "ben her zaman Galatasaray'ın bir aslanıydım. Sen de öyle olmalısın. Aksi durumda Galatasaray'lılık bir şeye benzemez..." demiştir. 

Zaman zaman katıldığı etkinliklerde halen bu sözün kutsallığına inanır ve sürekli olarak söylemeye devam eder. Ben Galatasaray'ın aslanıyım...

6. Vefalı olmanın karşılığını övgülerle alıyor, rol model oluyordu.

Lokal takımlarda efsane olmak kolaydır ancak, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'da efsane olmak zor iştir. Turgay Şeren'de büyük bir takımın efsanesiydi. Galatasaray'ın... 

Lefter, Metin Oktay, Baba Hakkı, Şenol Güneş bu kişiler oynadıkları takımlarda efsane olmuş kişilerdir ve her daim övgü ile bahsedilirler. 

Öyle ki; Şehit Gazetecimiz Uğur Mumcu'nun gençlik yıllarındaki idolüydü Turgay Şeren. Mumcu hep ona özenir, onun kadar iyi bir kaleci olmayı istermiş. Ancak amatör maçlardan birisinde ayağı kırılınca kader ona bambaşka bir yol çizmiş. 

Mumcu katledilince sıkı dostu Turgay Şeren cenazesi için en ön saflarda yerini almıştır. 

Hayatının son yıllarında ise Galatasaray'ın yeni nesil efsaneleri tarafından sık sık ziyaret ediliyordu. Galatasaraylılar, Galatasaraylı nasıl olunur ondan dinliyordu.

7. Ali Sami Alkış'a kızınca ettiği küfür.

Aslında yeni nesil bir çok kişi Turgay Şeren'i Telegol programındaki gafıyla tanır. 

Olayın aslı ise, Lucesu'nun Galatasaray döneminde hocadan transfer edilen bütün futbolcuları oynatmasını isteyen yönetimi eleştiren Ali Sami Alkış, "Galatasaray yönetimi defansa beni transfer etse Lucescu alır beni de oynatır." dedikten sonra o efsane çıkışı yapmıştır. Yok ebesinin Ali Sami...

8. "Metin'in yanına gitmeme yaş itibariyle az kaldı."

84 yaşında aramızdan ayrılan Turgay Şeren, özel bir televizyon programına verdiği röportajda çok sevdiği arkadaşı Metin Oktay'ı anarken söylemişti bu sözü. Taraftarın onu unutmaması en büyük temennisi. 

Elbette unutulmayacaksın büyük kaptan. Senin gibi Türk futbol tarihine efsane olarak geçmiş insanları ne Galatasaraylılar ne Fenerbahçeliler ne Beşiktaşlılar ne de diğerleri asla unutmaz. 

Futbol bu ülkenin en büyük heyecan duygusu. Tarihe geçen efsane zümreler asla unutulmaz. 

Saygılar bizden sevgili Turgay Şeren. Vefa'nın sadece bir semt adı olarak kalmaması dileğiyle, ruhun şad olsun...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

AlmanyaAnkaraArda TuranArsenalAydınBeşiktaş Jimnastik KulübüFenerbahçeGalatasaray Spor KulübüMerkez Hakem KuruluŞehitŞenol GüneşTrabzonspor Kulübüfutboltransfer
Görüş Bildir