D Lakaplı Denzel Washington'ın Mutlaka İzlenmesi Gereken 17 Filmi

-

Denzel Washington 28 Aralık 1954'te rahip bir babanın ve güzellik uzmanı bir annenin ortanca çocuğu olarak New York'ta dünyaya geldi. 

Liseyi bitirdikten sonra Fordham Üniversitesi'nin Gazetecilik Bölümü'ne devam etti. İlk aktörlük deneyimlerini okul sıralarında rol aldığı öğrenci dramlarında edindi. Mezun olduktan sonra San Francisco'ya taşındı. Amerikan Tiyatro Konservatuarı'na kaydını yaptırdı. Fakat bir yil sonra aktör olarak is aramak amacıyla konservatuar öğrenimini yarıda bıraktı. Oyunculuk yeteneği vardı. 

D aynı zamanda 3 filmde yapımcı, 2 filmde de yönetmen koltuğuna oturdu. Gelin bu efsane oyucunun mutlaka izlenmesi gereken 17 filmine birlikte göz atalım.

1. Deja Vu

Sözlük anlamı, daha önceden yaşanmış bir anı tekrar yaşama hissi olan Deja Vu filminde yapımcı Jerry Bruckheimer ve yönetmen Tony Scott’un yeni aksiyon-gerilim çalışmasında deja vu duygusu başroldedir. İnsanların hayatını paramparça eden bir suç olayını araştırmakta olan ATF ajanı Doug Carlin’e (Denzel Washington) hiç umulmadık bir anda rehberlik eder. 

New Orleans’taki bir feribota konulan bombayla meydana gelen büyük patlamanın ardından kanıt toplaması için çağrılan Carlin, insanların beyninin içindeki “deja vu”ların herşeyden daha güçlü olduğunu keşfeder. Bu da, yüzlerce masum insanın hayatını kurtarmak için beyninin en derin dönemeçlerinde bir yolculuğa çıkmasına yol açar.

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7/10 - IMDb

4,3/5 Beyazperde

8.3/10 Sinemalar

2. The Book Of Eli - Tanırının Kitabı

Amerikan yapımı filmi Albert ve Allen Hughes kardeşler yönetmiş. Kardeşler bu filmle ''From Hell'' (Cehennemden Gelen) filminden beri ilk defa biraraya geliyorlar.Başrollerini ise Denzel Washington , Gary Oldman , Mila Kunis , Paylaştığı '' The Book of Eli'' Distopik bir gelecekte geçen aksiyon / Gerilim türünde bir yapım.

Filmde Güneş patlaması sonrası kavrulmuş dünyada sağ kalanların yaşam mücadelesinde Eli (D.Washington) adlı bir adamın yok olmanın eşiğine gelen insanlığı kurtaracak olan bir kitabı koruma mücadelesini anlatıyor.

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

6.9/10 - IMDb

3/5 Beyazperde

7.8/10 Sinemalar

3. Malcolm X

Malcolm, dönemindeki birçok siyahi vatandaş gibi oldukça zorlu ve acı dolu bir hayat geçirir. Bu olumsuz şartlar onu yaşayabilmek için küçük hırsızlıklar yapan birine dönüşmeye zorlar. Suçlarından dolayı hapishaneye gönderildiğinde ise bambaşka bir kimlik edinmeye başlar. Burada dahil olduğu ilginç toplulukta dinin de yardımıyla gerçek kimliğini bulur. Vakti gelip dışarı çıktığında ise bambaşka biri olmuştur. Artık kendilerini suçlu olmaya zorlayan genel zihniyete karşı başkaldırma zamanıdır. 

Amerikan tarihinin en önemli insan hakları savunucularından biri olan Malcolm X'in hayatı, Spike Lee'nin yaratıcı bakış açısı ile beyazperdeye aktarılıyor. Başrollerde ise çarpıcı oyunculuğuyla Denzel Washington yer alıyor.

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7.7/10 - IMDb

4.3/5 Beyazperde

8.5/10 Sinemalar

4. Glory - Zafer

1862 yılında Amerikan İç Savaşı devam ederken, siyahilerden oluşan bir tabur kurulmasına karar verilir. 

Tecrübesiz askerlerden oluşturulan 54. Massachucest Alayı, bir anlamda ayrımcılığa ve köleliğe de karşı olan bu savaşta siyahilerin özgürlük mücadelesi için çarpışmalarına olanak yaratacaktır. Birliğin komutanı Robert G. Shaw, düşman orduları tarafından kendisi için çıkartılan ölüm emrinin yanında, askerlerin kendi aralarındaki olayları da çözmek durumundadır. 

Matthew Broderick’in başrolü üstlendiği filmde yan rolde karşımıza çıkan Washington, özellikle kırbaçlanma sahnesindeki üstün performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscarı’nı kazanmıştır. Hem fiziksel hem de duygusal anlamda yaşadığı acıyı kaş, göz, burun ve ağız hareketleriyle yansıtan oyuncu filmin de en akılda kalıcı sahnelerinden birine böylelikle imzasını atmıştır.

Filmde Amerikan sinemasının gerçek efsanesi olan Morgan Freeman'da rol alıyor.

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7.9/10 - IMDb

4.0/5 Beyazperde

8.2/10 Sinemalar

5. Fallen - Cani Ruh

Dedektif John Hobbes, önceden bildiği suçluyu arıyordu... Ama çoktan yakalanmış ve ölmüştü. Cinayet dedektifi John Hobbes (Denzel Washington) kalabalık kaldırımda katilin peşine düşer. 

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7/10 - IMDb

8/10 Sinemalar

6. Remember the Titans - Unutulmaz Titanlar

Hollywood’da her sene 2-3 tane yapılan spor filmlerinin 2000 yılındaki örneklerinden Unutulmaz Titanlar-Remember the Titans, konusu ve Denzel Washington faktörü sayesinde türdeşlerinden bir iki adım öne geçmeyi başarıyor. 

Irkçı tutumların yaygın olduğu bir dönemde lise Amerikan futbolu takımına koç olarak atanan siyahi Herman Boone, hem takımın içindeki siyahi-beyaz farklılığını ortadan kaldırmak, hem toplumdaki o algıyı değiştirmek hem de takıma başarılar kazandırmak niyetindedir. Takımın eski koçu Bill Yoast ile başlarda yaşadıkları gerginliği aşmaları başarı yolunda attıkları ilk büyük adım olacaktır. 

Denzel Washington, doğuştan gelen saygı duyulası fiziğinin artılarını filmde kullanırken, gaza getirici konuşmalarıyla ve hareketleriyle de ihtiyaç duyulan sinerjiyi oluşturma konusunda beklenileni karşılıyor.

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7.8/10 - IMDb

4.2/5 Beyazperde

8.4/10 Sinemalar

7. American Gangster - Amerikan Gangsteri

Patronunun ölümünün ardından Frank Lucas, kendisini New York, Harlem’deki uyuşturucu ticaretinin lideri ilan eder. Güney Asya’dan Amerikan ordusunun uçaklarıyla getirdiği eroini, piyasanın altında fiyata satarak hızlı bir yükselişe geçen Lucas, diğer mafyalarla iş birliğine giderek kendi varlığını da garanti altına alır.Lucas’ı yakalamayı hırs haline getiren narkotik ajanı Richie Roberts’in gerçek öyküsünden yola çıkan filmin yönetmenliğini Ridley Scott üstleniyor. 

Frank Lucas’a hayat veren Denzel Washington, zaten doğduğu bölgede geçen filmde belki de kendisine en çok yakışan rolü oynuyor. Soğukkanlı şiddeti yanında, ailesine ve sevdiklerine karşı sıcak tutumuyla da dikkat çeken karakterin her hareketine kendisinden bir şeyler katıyor başarılı aktör. Yan detaylarla anlatımı güçlendirmek adına uzayan filmde, seyirciyi filmde tutan en önemli dinamik Denzel Washington’ın kendisi ve Russel Crowe'un performansları oluyor.

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7.8/10 - IMDb

4.5/5 Beyazperde

8.5/10 Sinemalar

8. John Q.

John Q. yaşamını bir fabrikada çalışarak sürdüren ve tek derdi ailesinin mutlu olmasını sağlamak olan sıradan bir adamdır. 

Ailesine karşı büyük bir sevgi duyduğundan yaptığı her şeyi onlar için yapmaktadır. Bir gün oğlu olan Michael, fenalaşarak hastaneye kaldırılır. 

Michael'a hızlı bir şekilde yeni bir kalp takılmazsa Michael hayatına veda edecektir. John Q.'nun ise oğlunun bu ameliyatını karşılayacak kadar parası yoktur. Siyahi adamın tek çaresi, hastaneden birilerini rehin almak olacaktır.

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7/10 - IMDb

4.4/5 Beyazperde

8.2/10 Sinemalar

9. Man on Fire - Gazap Ateşi

Meksika'da başlayan çocuk kaçırma vakaları özellikle zengin ailelerin korkulu rüyası haline gelmiştir. Altı gün içinde yirmi dört tane daha çocuk kaçırılınca aileler hem kendilerini hem de çocuklarını koruyabilmek için özellikle eski paralı askerleri kiralamaya başlarlar.

John Creasy'i de eskiden CIA için çalışmış bir suikastçidir fakat eski hayatından tamamen uzaklaşmış ve kendine yeni bir yaşam kurmaya çalışmaktadır. Meksika'daki iş teklifini arkadaşı Rayburn aracılığıyla alır. Başta işe sıcak bakmasada artık bir şeyler yapmak zorunda olduğunu bildiğinden özel korumalığı kabul eder.

Pita, Samuel ve Lisa Ramos'un dokuz yaşındaki kızlarıdır ve her çocuk gibi sürekli sorular sorarak öğrenme yolunu tercih etmiştir. John ilk gümlerde çocuğun kendi hayatı ve geçmişiyle ilgili sorduğu sorulardan bunalır fakat zamanla küçük kız bir şekilde kalbine girmeyi başarır. Birbirlerine bağlandıkça ilişkileri güçlenir ve John artık yok olduğunu sandığı duygusallığı yeniden yaşamaya başlar. Ancak alınan tüm önlemlere rağmen Pita kaçırılınca John engel tanımaz bir ölüm makinesine dönüşür. Pita'ya ulaşmaya çalışırken kendisini engelleyecek hiçbir şey yoktur artık.

Oscarlı aktör Denzel Washington, usta yönetmen Tony Scott ve Oscar ödüllü senarist Brian Helgeland bir roman uyarlamasında bir arada.

Filmde D'ye Christopher Walken ve Marc Anthony eşlik ediyor. 

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7.8/10 - IMDb

4.5/5 Beyazperde

8.6/10 Sinemalar

10. Philadelphia

Yönetmenliğini Jonathan Demme’nin üstlendiği film 80’li yıllarda ABD’de yaşanan AIDS salgınını konu almaktadır. 

Andrew Beckett, çalıştığı hukuk bürosundan hastalığı bahane edilerek çıkartılır fakat işten kovulmasının ardındaki asıl sebep eşcinselliğidir. Miller ilk başta bu davayla ilgilenmekte isteksizdir; çünkü o bir homofobiktir ve Beckett'a karşı da önyargılıdır. Fakat Beckett sayesinde zamanla önyargılarını aşmaya ve korkularını yenmeye başlar. 

Beckett’in hayatı ve gururu için girdiği bu mücadele, Miller’ın da korkularını ve önyargılarını aşmasına sebep olacaktır. 

Filmdeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Oscarı’nı alan Tom Hanks ‘e yan rolde eşlik eden Denzel Washington, karakterinin yaşadığı dönüşümleri oldukça hoş bir şekilde yansıtmış. Mahkemede jüriye konuştuğu sahne ise yeteneğin ortaya çıktığı anlardan biri olarak akıllarda yer etmiştir. 

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7.7/10 - IMDb

4.3/5 Beyazperde

8.4/10 Sinemalar

11. Crimson Tide - Denizde İsyan

Film, Rusya Federasyonu’nun politik olarak son derece karışık olduğu bir dönemde geçer. Aşırı milliyetçi rus isyancılar Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya’yı nükleer silah kullanmakla tehdit ediyordur. Bu durum karşısında misilleme için bölgeye sevk edilen USS Alabama isimli nükleer denizlatı, bir torpido saldırısı sonucunda telsiz bağlantısını kaybedince denizaltının kaptanı Frank Ramsey’i ve yardımcı komutanı Ron Hunter’ı zor anlar bekleyecektir.

Rus denizaltısı tarafından saldırıya uğrayan Alabama radyo iletişimini kaybettiğinde iki yetenekli ve tecrübeli adamı zor anlar bekliyor olacaktır. 

Geneli kapalı bir ortamda geçen ve ana karakterlerinin düştüğü fikir ayrılıkları üzerine gerilim yaratan filmde; Denzel Washington, yolu askeriyeye tesadüfen düşmüş bir düşünce adamı olarak betimlediği Ron Hunter’a derin anlamlar katmayı bilmiştir

İngiliz sinemasının başarılı yönetmenlerinden Tony Scott tarafından çekilen, başrollerinde de Gene Hackman ve Denzel Washington’ı barındıran film, Akademi Ödülleri’nde üç dalda Oscar’a aday gösterilmiş, ancak hiçbirini elde edememiştir.

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7.3/10 - IMDb

3.3/5 Beyazperde

8.1/10 Sinemalar

12. Training Day - İlk Gün

Akademiden mezun olduktan sonra ilk görevi için Los Angeles Polis Departmanı’na gelen Jake Hoyt, ünlü dedektif Alonzo Harris’in ekibine katılmak için çok isteklidir. 

Jake Hoyt isimli acemi polis ilk görevi için Los Angeles polis merkezine atanır ve buradaki en büyük hayali ünlü dedektif Alonzo Harris'in profesyonellerden oluşan ekibine katılmaktır. Ancak bu ekibin bir parçası olmak haliyle kolay değildir. Hoyt bir deneme görevine tabi tutulur, eğer 24 saat boyunca ekipte verilen görevleri başarıyla tamamlarsa kabul edilecektir. Bu bol aksiyonlu ve tehlikeli gün boyunca Hoyt'un gözlemlediği şeyler ve başına gelenler bu ekibi ve Alonzo Harris'i tekrar gözden geçirmesine neden olacaktır.

Denzel Washington’un canlandırdığı ilk kötü karakter olan Alonzo Harris, başarılı oyuncuya En İyi Erkek Oyuncu Oscarı’nı da kazandıracaktır. Mimikleriyle, tarzıyla, konuşma biçimiyle karakterini fetişleştirebilip, bunu herhangi bir yapmacıklığa kaymadan gerçekleştirmesiyle, polisiye severlerin gözünde daha üst sıralara çıkartmayı başarıyor filmi. İzleyen herkesin bu filmdeki performansıyla takdir ettiği Washington yaptığı bir açıklamada, Alonzo Harris’in oynamaktan en keyif aldığı karakterlerin başında geldiğini söylemiştir.

Filmde, Predestination filminin süper yıldızı Ethan Hawk D'ye eşlik ediyor. 

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7.7/10 - IMDb

4.3/5 Beyazperde

8.3/10 Sinemalar

13. Inside Man - İçerideki Adam

Hücrede yatan bir adam, planladığu kusursuz banka soygununu anlatarak, izleyiciyi bu soygunu seyretmeye davet eder. Olaylar zincirinin en başında her şey aslında herhangi bir hırsızlık gibi başlar. 

Wall Street’in en büyük kurumlarının birine boyacı kılığında girerek 50 kişiyi rehin alan 4 soyguncu polisi alarma geçirir. Klasik yöntemler izlenir ve soyguncularla anlaşmak için 2 dedektif görevlendirilir. Yaptıkları her harekette soygunculardan bir adım arkada kalan dedektifler için çareler tükenmeye başlarken, dörtlünün asıl amacının banka soymak olmayacağı iddiası gündeme gelir. Spike Lee ve Denzel Washington ikilisinin bir kez daha beraber çalışma fırsatı buldukları Inside Man, başarılı oyuncuyu dedektif rolünde izlediğimiz başka bir film. 

Karakterinin içine girdiği çaresizlikleri seyirciye geçirmeyi bilen Washington, filmin geneline yayılan samimi oyunculuğu ile de dikkat çekiyor.

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7.6/10 - IMDb

4.3/5 Beyazperde

8.3/10 Sinemalar

14. The Equalizer - Adalet

McCall gizemli geçmişini geride bırakıp, sakin ve sessiz bir yaşama doğru yelken açar. Fakat acımasız Rus mafyasının kontrolü altındaki Teri isimli genç kızla tanıştığında onun içinde bulunduğu duruma kayıtsız kalamaz. Kendi kendisini emekli etmiş olan McCall, içindeki adalet duygusunun peşinden giderek Teri'ye yardım edecektir. Çünkü adaletin temsili olarak güçsüzün yanındadır... 

80'lerde televizyonda gösterilen bir dizinin  beyazperde uyarlaması olan yapımda başrolü deneyimli oyuncu Denzel Washington canlandırırken, ona hollywood'un genç ve yetenekli ismi Chloë Grace Moretz eşlik ediyor.

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7.2/10 - IMDb

4/5 Beyazperde

8.1/10 Sinemalar

15. Safe House - Düşmanı Korurken

Matt Weston, Cape Town kentinde, düzenli ama sıradan bir hayatı olan genç bir CIA ajanıdır. 1 seneyi aşkındır görevli olduğu merkezde dört duvar arasına kısılmış biçimde, saha tecrübesi edinemeden zaman geçirmektedir. Kendini kanıtlayacağı bir görevi dört gözle beklerken, karşısında on yıldır kaçak olan eski CIA ajanı Tobin Frost'u bulur. 

Frost istihbarat biriminin en ünlü operasyon adamlarından biriyken, CIA'ye sırt çevirmiş ve para karşılığı orduya ait gizli sırları, dosyaları rakip ülkelere satmaya başlamıştır. Hatta Kuzey Kore’nin Amerika'ya karşı elinin güçlenmesinde büyük rol oynamıştır. Şimdi yakalanan Frost, Weston'ın çalıştığı ve "safe house" olarak adlandırılan merkezde sorguya çekilir fakat en güvenli olması beklenen bu bölge, beklenmedik biçimde paralı askerler tarafından basılır. Canlarını son anda kurtaran "yeni ikili" kendilerini kimin öldürmek istediğini buluncaya kadar en "güvenli" ve "güvenilir" yere kaçmak zorundadır.

Filmin başrollerini Oscar'lı aktör Denzel Washington ve Ryan Reynolds paylaşırken, filmin yönetmenliğini bu yapım ile sinemada ilk büyük işine imza atan İsveçli Daniel Espinosa üstleniyor.

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

6.8/10 - IMDb

3.7/5 Beyazperde

7.7/10 Sinemalar

16. Flight - Uçuş

Tecrübeli bir pilot olan Whip Whitaker, bir uçuş sırasında kontrolünü kaybettikleri uçağı sıra dışı bir yöntem kullanarak minimum hasarla yere indirmeyi başarır. 

Mürettebatla birlikte uçaktaki pek çok insanın da hayatı kurtulur. Whip hastanede gözünü bir kahraman olarak açar ama kaza soruşturmasında hiç beklemediği bir ithamla karşılaşır.

Raporlar kaptan pilotun uçuşa alkol alarak çıktığını göstermektedir. Bir yandan kurtardığı hayatlar, hiç kimsenin o uçağı kendisi gibi indiremeyeceğini söylerken bir yandan da hakkında açılan mahkeme ile uğraşmak durumundadır.

Yönetmen koltuğunda Robert Zemeckis’in oturduğu filmi, Denzel Washington’un tek başına sırtlandığı filmler kategorisine sokabiliriz. Soğuk bir duruşu olan ve bu filmdeki performansıyla Oscar’a aday olan Washington, panik anında soğukkanlılığını koruyup olaylara müdahele eden kaptan pilot rolünde o ciddi yapısından bir hayli faydalanmış. 

Hikayenin geri kalan kısımlarında ise alkol problemleri içindeki Whip’in bu bağımlılıkla mücadelesini izlettiren tek şey aktörümüzün rol kabiliyeti oluyor. Ortalama bir film, Washington sayesinde yine ipten dönüyor.

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7.3/10 - IMDb

3.8/5 Beyazperde

7.1/10 Sinemalar

17. The Hurricane - Onaltıncı Raund

Senaryosu, Rubin Carter’ın gerçek öyküsünden yola çıkılarak yazılan The Hurricane; (Robin 'Hurricane' Carter, bir boks efsanesidir.) kariyerinin en parlak günlerini yaşayan ve ünvan için en önemli aday olarak gösterilen bir boksörün, iftira sonucunda müebbet hapis cezasına çarptırılmasını ve sonrasında gelişen olayları anlatıyor. 

Büyük bir yükselişin yaşandığı kariyerinde orta siklet dalında ünvanın bir numaralı adayıdır. Bir gün sevdiği bir arkadaşıyla New Jersey'de bir barda vakit geçirirken mekanda üç kişinin hayatını kaybettiği kanlı bir cinayetler silsilesi meydana gelir. Carter, cinayet davasının bir numaralı şüphedir. Tüm kariyeri yerle yeksan olurken Carter öldürdüğünden şüphelenilen üç kişi için tam üç kez müebbet hapis cezasına çarptırılacaktır.

Rubin’in 3 ay boyunca hücrede kaldığı ve delirme noktasına geldiği sahnelerde Washington, karakterin içinde bulunduğu psikolojiyi seyirciye geçirirme konusunda gayet başarılı bir iş ortaya koyuyor.

Çekimler başlamadan önce profesyonel boksörlerden ders alan Denzel Washington, ringdeki mücadele sahnelerinde çok inandırıcı bir performans ortaya koyarken, asıl başarıyı hapishanedeki bölümlerde gösteriyor. 

Film databaselerinde filme ait puanlar. 

7.6/10 - IMDb

4.2/5 Beyazperde

8.4/10 Sinemalar

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
fadime-ozkan-kahraman

deja-vu derim bende

aerialz

güzel liste, tamam her filmi buraya alınmaz da "mançuryalı aday" eksik kalmış sanki.

yusacifci

The Great Unbeater's unutulmuş.

yalcinmertel

kemik koleksiyoncusu unutulmamalıydı bence..!

Görüş Bildir