Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bade Türe Yazio: Dahi Çocuğun Dramı, Beden Yalan Söylemez

13PAYLAŞIM
Yazio Banner

Bu yazıyı yazıp yazmama konusunda kararsızdım fakat annemle yaptığım telefon görülmesi sonrası “Bade bunu anlatmalısın tüm anneler için ebeveynler için” dedim.

Çocukluğum hakkında ilk yazımdan bir giriş yapmıştım.

İzmir’de doğdum ailenin 2. yani ortanca çocuğu olarak aslında nerdeyse 3. olacaktım, acaba o zaman kaderim değişir miydi, bir abim olsaydı nasıl olurdu acaba hayatım?  Anladığınız üzerine benden önce doğmuş ve ölmüş bir kardeşimden sonra dünyaya geldim. Belki de o dönemler annem ve babam fazlasıyla büyük bir acının etkisi ile kendilerinden bile bihaber yaşıyorlardı, tek istedikleri acılarını dindirecek bir evlattı ve duaları kabul olmuştu.

Aradan geçen 2 yıl sonra ben Çağlar Bade dünyaya geldim. Çok güzel bir bebek olduğumu hala söyler annem, seçilerek isteyerek gelmiştim dünyaya onun ışığını hep üzerimde taşıdığıma da inanırım yansıdığımız ışığımız ruhumuzdur.

İlk yılları hatırlamıyorum elbette ama anlatılana göre çok uysal, sesiz, her ortamla uyum sağlayan bir bebekmişim tabi sonraları da bu hiç değişmedi. Annem Samsun’dan İzmir’e abisinin ilk kiler süper market açması ile başlıyor sonra babamı tanıyor aklında hiç evlilik yokken. Annem babasının hayattayken evlendiği 3 eşi ve onların çocukları ile geçirdiği çocukluk anıları ile sanırım hiç evliliği düşünmeden hayat yaşamayı planlarken babamı tanıyor ve olaylar hiç düşünmediği şekle doğru evriliyor.

Arka arkaya 3 çocuk, size biraz dayımdan da bahsetmek istiyorum hikayemin baş rolü o çünkü.

Dayım anneannemin ilk eşinden dünyaya gelen çok varlıklı bir ailenin tek erkek torunu, her istediği olmuş hayat işte babasını kaybedince annesi başka bir adamla evleniyor ve annesinden koparılıyor daha 5-6 yaşlarında. Bir de ablası var teyzem, prenses kadar asil onu tanımam yıllar sonra olacaktı, annem ve teyzem annemin 2. eşinden ve tabi dedemin başka bir eşi daha var. Tamam, çok karıştı aklınız detay anlatıyorum çünkü az sonra paylaşacaklarım yüzünden kimseye kızgın ya da kırgın değilim onları anlamaya çalıştım hep içimden belki de anlamak için bu kadar detayına hakimim bir sebep aradım kendimce olanlara...

Yıllar sonra dayım annemleri buluyor ve hiç ayrılmamak üzere onlarla yaşıyor sonra iş vs. İzmir ve annemin hikayesi, annem baba boşluğundan sanırım abisine babasından daha çok güvenir inanırdı bizim evde bile babamdan çok nerdeyse dayımın sözü geçerdi. Dayımı ilk gördüğüm andan beri beni ondan iten çok güçlü bir duygum vardı korkuydu adı, annem de saygı derdi ama bence o da korkuyordu...

Ben okumak için Ankara sonra İstanbul sanırım 6 yıl önceydi Sinan Canan hocamla tanışmamız çok keyifli bir sohbet etmiştik. Koçluk yaptığımı anlatmıştım dinlemişti beni merak ediyorum bir gün bana da yap anlamak istiyorum demişti sonra tek seanslık bir görüşme geçti aramızda. Koç danışan olarak sonra araya zaman girdi görüşemedik, bir gün beni aradı “Bade seninle konuşmak istiyorum” dedi. Buluştuk elinde bir paket vardı “Bade beni çok iyi dinle belki yanlıyorum belki değil ama senin seansın sonrası İstanbul’a gelme kararımı erkene aldım, sende bir şey var izin ver sana bu konuda yardımcı olayım” dedi, büyük bir heyecanla kabul ettim.

Uyanık şekilde bir hipnoterapi yaptı bana, bir şeyler çiziyordum bir taraftan da sorularla çocukluğuma gitmiştim.

Tam olarak hatırladıklarım şunlar 4-5 yaşlarındayım üzerimde kırmızı bir alt-üst tulum kimin onu hediye ettiğini bile hatırlıyordum bir film şeridi geçiyordu önümden. Karanlık bir yerdi market dolabı vardı önümde, arkası çok karanlık sonra vücudumda dolaşan bir el, yüzünü gördüğümde çok irkildim arkamdaki kişi dayımdı.

Annemin çok güvendiği benim korktuğum, o gün ablam karne almıştı hepsi pekiyi, çok çalışkandı birlikte annem bizi markete bırakmıştı. Dayım bize çikolata verirdi hep, ben hiç sevmem çikolataları galiba o günden kalma. Sonra başka bir kare, aile dostumuz babası yani dede kucağında bana tacizde bulunuyordu. Diğer kare İstanbul’da ablamın özel hocası taciz ediyordu beni. Daha fazlasına dayanamadım ve ağlayarak terapiyi yarıda bıraktım bana sıkıca sarılıp “Biliyordum Bade” deyip bana paketi uzattı içinden iki kitap çıktı DAHİ ÇOCUĞUN DRAMI, BEDEN YALAN SÖYLEMEZ.

Hala o kitapların kapağını bile açamadım 6 ay hiç kimse ile görüşemedim. Tüm hayatımı gözden geçirdim terapi olarak destek aldım sonra taciz ve tecavüze uğrayan çocukların duygu, algı ve tepkilerini araştırmaya başladım. Bendeki bedenime yansıyan etkisi şöyleydi, çok seksi olarak algılanma isteği. Niye bunu yaptığımı bilmiyordum ama çok hoşuma gidiyordu dişi olmak ama içerde başka Bade bilime, sanata, eğitime, zekaya fazlası ile önem veren ve bu konuda kendini geliştirmekten de geri kalmayan Bade’ydi. Sinan hocam bendeki bu çelişkiyi fark etmişti.

Size şunu söyleyebilirim bir çocuk tacize ya da tecavüze uğradığında bunu hiçbir şeyle tanımlayamadığı için saklar.

Bazıları bundan keyif alır çünkü uyarılma duygusunu tetikler, bu çocukları belki yıllar sonra hayatlarındaki gelgitleri ile tanıyacağız ya da bunlar içlerinde aile sırrı olarak kalacak.

Ben bunu anlatmak istedim çünkü annem bana bize niye anlatmadın dedi. 4-5 yaşındaydım nasıl anlatabilirim ki en güvendiğim kişiler yapmıştı bunu bana, yıllarca erkeklere güvenmeme sebebim buymuş. Çocuklukta büyük travmaları olan kişiler bunu fark etmediği sürece hayatlarını hep eksik ya da yarım yaşayacaklar. Ben şanslıydım geç de olsa fark edip yaralarımı sarmayı başardım, ben bunları duyduğumda dayım çoktan bu hayattan gitmişti. Önce kendimi affetmekle başladım cezalandırdığım küçük Bade’yi sakladığım yerden çıkardım, sıkıca sarıldım ona artık korkmasına gerek yoktu. Ben vardım onu her zaman çok seveceğimi, ne olursa olsun onu her şeyi ile olduğu gibi kabul etiğimi ona her gün hatırlatıyorum. Kendime öz şefkatli olmayı öğretti bana bu yaşadıklarım. Seksi olmaktan mutlu olmayı, kadın olmanın ne olduğunu, affetmeyi, her şeyin sebebi olamayacağımı, var olanı kabul etmeyi…

Biliyor musunuz bana ne yaşatmış olurlarsa olsunlar onları da afettim bu dünyaya kendi gerçekliğimi yaratmaya geldim bunun için ihtiyacım olan tek şey kendimi bulmak ve ona sarılmak, seni çok seviyorum küçük Bade’m iyi ki seni deneyimlemeyi seçtim bu yaşamımda, çok teşekkürler.

Siz sevgili anneler babalar büyük bir sınav evlat sahibi olmak sizi seçen bu eşsiz ruhları çok sevin, koruyun kollayın kendi egonuzdan, nefsinizden kendinizden bile. Bazen en yakınlarındır canımızı acıtanlar hiçbir taciz, tecavüz meşrulaştırılamaz sonuna kadar buna maruz kalan çocukların yanındayım her türlü desteği vermeye hazırım çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsin çocuklar...

Instagram

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kenodeno

neleeer neler çıkar acaba benim de karanlık dehlizlerimden..

kubra3437

Yaşamayan kız çocuğu yoktur. O ailelerimizin akranları, güvendikleri konduramadiklari kişiler yaptı hep. Komşu, akraba, yolda ailenin selam verip geçtiği herhangi biri. Yazık, umarım çocuklarımızı koruyabiliriz

Görüş Bildir