Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ahmet Ümit'in "Aşk Köpekliktir" Romanından Hayata Dair 15 Muhteşem Alıntı

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Aşkın bütün halleri... Tutkunun aklımızı ele geçirmesi. Kötülüğün en güzel biçimi... Rezil olmaktan duyduğumuz haz... Kırılan umutlarımızın lezzetli kederi... Çiğnenen onurumuzun getirdiği kibir. Vicdan tutulması, bencilliğin son kertesi, yanılsamanın en derin anı... İmkânsız olanın çekiciliği... Yani gönüllü kölelik... Yani insanoğlunun en masum hali... Yani bildiğiniz delilik... Yani en yalansız aşk öyküleri...
(Tanıtım Bülteninden)

Alışageldiğimiz Ahmet Ümit kitaplarından çok farklı bir kulvarda olan, dokuz kısa ve bir orta uzunlukta aşk öyküsünü bir araya getirmiş "Aşk Köpekliktir" kitabından alıntılar sizlerle.

#1

İnsan kendi yaşamından zevk almazsa, öteki insanları da mutlu edemez. Ne kadar anlamlı, ne kadar önemli işler yaparsa yapsın, önce insanın kendi mutlu olması lazım.

#2

Oysa insan mantık kadar duygudur. Yaşam yalnızca mantıkdan oluşmuş, öyle şeyler vardır ki hiçbir anlamı olmamasına rağmen bizi mutlu eder...

#3

Dünyada onca yoksulluk varken, insanlar acımasızca öldürülüyorken, sadece kendi aşkımız için yaşamak bana çok doğru gelmiyor.

#4

Acılar, sancılar, kıskançlıklar, kendini yemeler, boş umutlar, boş hayaller... İşte aşk tam olarak bu.

#5

Aşk ilişkilerinde kurbanların çoğu kadın... Kaybedenler demek istemiyorum, ölenler diyorum. Genellikle erkek öldürür... Sevdiği için, kıskandığı için, öfkelendiği için, terk edildiği için...

#6

Yaşam o kadar zengin, o kadar güzel, o kadar fazla ilgi alanlarıyla dolu ki bir insanın mutluluğu başka bir insanın davranışlarıyla sınırlandırılması bana çok saçma geliyor.

#7

Asıl tutarsızlık bende. İnsan aptalca, anlamsız bulduğu bir tutkunun peşinden gider mi? Bak gidiyorum işte. Hâlâ onu arıyorum.

#8

Onu gördüğüm andan itibaren yaşamım altüst oldu. Hem de ne altüst oluş. Bu öyle bir şey ki… Nasıl anlatsam!.. 

Bu, birbirine benzeyen günlerin içinden ansızın çıkıveren bir rüzgarın her şeyi değiştireceğine inanmak gibi; bu, yağmurun yumuşak yeşilini, çiçeklerin kırılganlığını, baharın kışkırtıcılığını yeniden hissetmek gibi… Yani anlatmak zor, ama yeniden gençleşmek, bir daha yaşayamam diye düşündüğün duyguların birden bire uyanıp seni ayağa kaldırması gibi…

#9

Bazı insanlar karanlık bir kuyu gibidir, yanında yıllar geçirseniz bile tanıyamazsınız, bazı insanlar ise açık kitap gibidir, daha ilk gördüğünüz anda anlarsınız. Onlar kendilerini gizlemeye gerek duymazlar.

#10

Gülümsüyorum; kendime, içimi dinginlikle dolduran müziğe, denizden gelen esintiye, odamı aydınlatan bal rengi ışığa, yeni günün getirdiği güzelliklere, yaşamın bana sunduğu bu olağanüstü ana gülümsüyorum. Sanki güzel bir düşteymişim gibi derin bir mutluluk var içimde.

#11

Rüzgar, sonbaharda hep aynı şarkıyı söyler. Pencerenin camlarında gezinen titreyiş, kasımpatıların gövdelerini okşayan fısıltı, karanlıkta gümüşi yaralar açan çığlık, yağmuru hızlandıran deli ıslık, yüzümüzde patlayan haykırış, denizi ürperten mırıltı, kaç renk, kaç çeşit, kaç ton sesi varsa, rüzgar sonbaharda hep aynı şarkıyı söyler.

Buna şarkı demek de doğru değildir; çoğu zaman bir ağıttır. Güzelin kısacık ömrüne, gidenin çekiciliğine, sevgilinin hayaline yakılmış bir ağıt. Her yıl tekrarlanmasına rağmen yıpranmamış, dipdiri kalmış, hüznünü zerrece yitirmemiş bir ağıt...

#12

Bile bile sürüklenmek en kötüsü. Girdiğin sokağın çıkmaz olduğunu gördüğün halde, düş kırıklığına uğrayacağını fark ettiğin halde geri dönecek iradeyi bulamamak...

#13

Kimse iyi dediği birine âşık olmaz... Aşkın iyilikle ilgisi yoktur...

#14

Kimse aşkı bırakıp gidemez, ancak aşk seni bırakır. O zaman bile gidemezsin. Gitsen bile her yere o da seninle birlikte gelir.

#15

Geçecek, her şey geçer, hepsi geçer. Hatta sonra, çok sonra anılar hükmünü yitirdikten, onu iyice unuttuktan, içindeki acının yerini kocaman bir boşluk aldıktan, keşke geçmeseydi dedikten sonra, keşke acısını bir hastalık gibi yüreğimde taşısaydım desen bile geçer. Zaman insanla oynamayı seven hem zalim hem de merhametli bir tanrıdır. Ona karşı çıkamazsın, yapman gereken beklemek. Onun, derin bir unutuşla bizi rahatlatacak örtüsünü üzerimize örtmesini beklemek...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hatice-kutlu1

5.75 e almıştım a 101den Ahmet Ümit okumaya yeni başladığım (fakirlikten) zamanlardı (fakirliğin en güzel yanı) kısa hikayeler gel git okurum dedim ve ÇOOOOOOK etkilendim hiç bişi yapmasanız benden size öneri bir gün kitapçıya gittiğinizde elinize alın ve en azından KAFİ DELİDİR AŞK! adlı hikayeyi okuyun

gzm-ynklr

İmkânsız olanın çekiciliği...

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

AşkKitapaşk
Görüş Bildir