Hakkari'de 24 Derslik Okulun Temeli Atıldı
HAKKARİ (AA) - Hakkari'nin Bulak Mahallesi'nde 24 derslik okul için temel atma töreni düzenlendi.Törene katılan Hakkari Valisi ve Belediye Başkanvekili İdris Akbıyık, yükleyici firma yetkililerinden bilgi aldı.Vali Akbıyık, yaptığı konuşmada, Hakkari'ye geldiği günden beri birinci meselenin eğitim, kitap ve okul olduğunu söyledi.Yeni okullar ve projelerle eğitimin kalitesini yükseltmeye çalıştıklarını ifade eden Akbıyık, şunları belirtti: 'İki yılda Hakkari büyük bir ivme kazandı. Okullarımızın derslik ihtiyacı neredeyse bitme noktasına geldi. İkili eğitimi inşallah bırakıyoruz. Çok az okulumuzda ikili eğitim yapıyoruz. Derecik'ten Durankaya'ya kadar Çukurca'dan Büyükçiftlik ve Esendere'ye kadar tüm ilçe ve beldelerimizde büyük bir seferberlik başlattık. Her taraf inşaat haline dönüşmüş durumda. Sadece Yüksekova ilçesinde geçen yıl 15'in üzerinde okul yapıldı. Hakkari ve Şemdinli ilçesinde yeni öğretmenevi yapıldı. Hakkari tarihinin en yüksek yatırımları hayata geçiriliyor.'Konuşmaların ardından Vali Akbıyık ve İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Gür, beraberindeki protokol ile 24 derslikli okulun temelini attı.Törene İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, İl Jandarma Komutanvekili Albay Mehmet Demirtaş ve AK Parti Merkez İlçe Başkanı Cumhur Demir katıldı.
Mşü'de "2. Uluslararası Muş Sempozyumu" Başladı
MUŞ (AA) - Muş Alparslan Üniversitesince (MŞÜ) düzenlenen tarih, siyaset, ekonomi, kültür ve edebiyat konularının ele alınacağı '2. Uluslararası Muş Sempozyumu' başladı.Sabahattin Zaim Konferans Salonu'nda 2 gün sürecek sempozyumun açılış konuşmasını yapan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı ve oturum başkanı Prof. Dr. Abdullah Kıran, sempozyumun amacının Muş'un kültürel ve siyasi açıdan tanıtımı olduğunu söyledi.Fakülte olarak sempozyumun ikincisini düzenlemeye karar verdiklerini belirten Kıran, şöyle dedi:'Özellikle 2007 yılında Muş Alparslan Üniversitesinin açılışından bu yana hızla gelişimi ileriye doğru olan bir il. Muş, Doğu Anadolu Bölgesi'nde açıkçası kalkınma açısından muazzam bir potansiyele sahip bir il. Muş Ovası çok önemli bir ova. Türkiye ve dünyanın en önemli ovalarından biri. Muş Ovası verimli bir şekilde kullanıma girdiğinde, küçük bir bölgeyi besleyebilecek ekonomik potansiyele sahip bir yerdir. İddia ediyorum; 10 milyon civarında nüfusu olan bir ülkeyi besleyecek bir potansiyele ve çok değeli bir araziye sahip bir il. Muş'a şöyle bir baktığınızda Napolyon'un bir sözü var. Diyor ki 'Bir ülkenin politikasını anlayabilmek için harita üzerindeki yerine bakmak yeterlidir.' Politikasını ve önemini anlayabilmek için. Muş'un da hakikaten önemini anlayabilmek için konumuna tepeden baktığınızda muazzam bir potansiyele sahip.''Amacımız, Muş'un bütün sorunlarını masaya yatırmak ve bunlar üzerinde konuşarak akademik anlamda beyin fırtınası yaratmaktır. Emin olun bu tür işler zamanla bir sonuç veriyor.' diyen Kıran, şöyle konuştu:'Duyduğum bir habere göre Muş'a bir araştırma hastanesi yapılacak. Bundan daha müthiş ve güzel bir haber olamaz. Buna çok sevindim. Umarım Valiliğimiz, Rektörlüğümüz, Belediye Başkanımız, bütün siyasi makamlarımızı üniversitede ağırlayarak araştırma hastanesini üniversitemizin içinde yapabiliriz. Eğer hastane burada yapılacaksa üniversitenin gelişmesi açısından çok önemli.''Burada bir bilim şöleni yaşanacak'Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yaşar Karadağ da üniversitede 2 gün boyunca bir bilim şöleni gerçekleşeceğini dile getirdi.Karadağ, 'Sempozyum çerçevesinde burada tarihi, coğrafya, tarım, ekonomi, siyaset, kültür ve edebiyat alanında çok seçkin ve müstesna bildirimler takdim edilecek' dedi. Konuşmaların ardından moderatörlüğünü Kıran'ın gerçekleştirdiği panelde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yaşar Karadağ, 'Muş Alparslan Üniversitesinde tarımsal faaliyetler', Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek, 'Muş için doğal tehlike kaynakları', Dr. Öğretim Üyesi Şeyhmus Bingül ise '19. Yüzyıl'da Batılı seyyahların gözüyle Muş' konularını ele aldı.Sosyal mesafe kurallarına riayet edilen programa Vali Yardımcısı Muhammet Fatih Demirel ve akademisyenler katıldı.İki gün devam edecek sempozyum, online bağlantıyla sürdürülecek.
Karadeniz'de Ağlara Takılmaya Başlayan Hamsi Balıkçıları Umutlandırdı
SİNOP (AA) - Karadeniz'de az miktarda ağlara takılmaya başlayan hamsi balıkçıları umutlandırdı. 'Vira bismillah' diyerek 1 Eylül'de denize açılan ve bol miktarda palamut avlayan balıkçıların yeni umudu hamsi oldu. Sinop Abalı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ömer Tuncer, AA muhabirine, bölgede hamsi avcılığının kısa süre içinde başlamasını beklediklerini söyledi. Palamut ve hamsi avcılığının kendileri için çok önemli olduğunu anlatan Tuncer, 'Şu ana kadarki bölümde palamut yüz güldürdü. Kasımla birlikte hamsi avının da başlamasını bekliyoruz. Yavaş yavaş ağlarımıza hamsi takılmaya başladı. Umudumuz hamsinin bol ve bereketli olması.' diye konuştu. Tuncer, hamsinin çok değerli bir balık olduğuna dikkati çekerek, 'Hamsi bol olunca diğer balıkların da fiyatı düşüyor. Balıkçı esnafı çok kazanırken, vatandaş ucuza balık tüketme fırsatı buluyor. İnşallah hamsi her kesimin yüzünü güldürecek.' ifadelerini kullandı.Sinop'ta az miktarda avlanan hamsi tezgahlarda kilogramı 25 liradan satışa sunuluyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde İsyancılar Polis Lojmanlarına Saldırdı: 8 Ölü
ANKARA (AA) - Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Ituri vilayetinde isyancı grubun polis lojmanlarına düzenlediği saldırıda 3’ü sivil 8 kişi hayatını kaybetti.Ulusal basındaki haberlere göre, geçen yıl Kongo’nun Kalkınması İttifakı (CODECO) adlı isyancı grubundan ayrılanların kurduğu Kongo Yurtseverlik ve Bütünleşme Gücü (FPIC) mensubu kişiler vilayetteki polis lojmanlarına saldırdı. Saldırıda, 2 polis, 3 asker ve 3 sivil hayatını kaybetti. Kentte KDC Silahlı Kuvvetleri (FARDC) ile CODECO mensubu isyancılar arasında nisandan bu yana şiddetli çatışmalar yaşanıyordu. Ülkede 20 yıldır çatışmalar sürüyor KDC’nin Ruanda, Uganda ve Burundi sınır doğu bölgeleri 20 yıldır yüksek rezervlere sahip altın ve kobalt gibi yer altı kaynaklarının kontrolünü sağlamaya çalışan silahlı grupların saldırı ve çatışmalarına sahne oluyor.Birleşmiş Milletler verilerine göre, son 8 ay içerisinde, KDC’de yaklaşık 1300 sivil öldürüldü, Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu bölgelerinde süren çatışmalar sebebiyle 510 binden fazla sivil yerlerinden edildi.
Reklam
Araştırma: Kadınlar Erkeklerden Daha Adil Ve Özenli
ANKARA (AA) - Güney California Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, kadınların erkeklerden daha adil, saf ve özenli olduğunu ortaya koydu. Sonuçları 'Proceedings of the Royal Society B' dergisinde yayımlanan araştırmanın ilk aşamasında, 67 ülkeden 330 binden fazla kişinin etik kararlar alırken hangi faktörlere önem verdiğini içeren anket sorularına yanıtları incelendi.İlk aşamadan elde edilen veriler, diğer araştırmacıların bağımsız bulgularıyla, yani 19 ülkeden yaklaşık 12 bin kişinin yanıtları doğrultusunda derlenen bilgiyle karşılaştırmalı olarak incelendi ve doğrulandı. Çalışmada kadınların erkeklerden daha adil, saf ve özenli, cinsiyet eşitliğine önem veren kültürlerde de daha uysal ve güçlü olduğu gözlendi.Öte yandan araştırmada, sadakat ve otorite değerleri konusunda cinsiyetler arası fark görülmedi.
Bursa'da Bir Kişinin Öldüğü Silahlı Kavgayla İlgili Davanın Görülmesine Başlandı
BURSA (AA) - Bursa'da bir kişinin yaşamını yitirdiği, iki kişinin yaralandığı silahlı kavgayla ilgili tutuklanan sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu yargılanan Kenan E, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla cezaevinden katıldı. Maktul Muhammed Yaşar'ın anne ve babası ile taraf avukatları salonda hazır bulundu.Sanık, Ramazan B. ile aralarında alacak meselesi olduğunu ve olay günü konuyu görüşmek için bir araya geldiklerini anlattı. Daha sonra olay yerine Muhammed Yaşar'ın da geldiğini ve tartışmanın kavgaya dönüştüğünü belirten Kenan E, silah çekildiğini ve kendisini savunmak için rastgele ateş ettiğini öne sürdü.Yaşar'ı tanımadığını ve yaşananlar nedeniyle üzgün olduğunu ifade eden sanık, 'Rastgele ateş ettim. Kimsenin vurulup vurulmadığını görmedim. Bana 2 kişi silah çekmişti, nefsi müdafaada bulundum.' dedi.Olayda yaralanan Kenan A. da maktul Yaşar'ın kendisini tutarak bacağına ateş ettiğini öne sürerek, 'Muhammed geldi ve küfretmeye başladı. Elini beline attı. Biz Kenan'la yan yanaydık. Muhammed boynumu kolunun altına aldı, bacağıma ateş etti. Vurulduktan sonra yere düştüm. Baktım hala ateş ediyor. Gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başladı, sonrasını hatırlamıyorum.' diye konuştu. Maktulün babası Ali Yaşar ise oğlunun telefonla arandıktan sonra evden çıktığını, 20 dakika sonra ölüm haberini aldıklarını söyledi.Şikayetçi olduğunu belirten Yaşar, 'Size ve adalete güveniyorum. Sanığın gereken cezayı alacağına inanıyorum.' dedi.Eksik belgelerin tamamlanmasına ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti duruşmayı erteledi. Yıldırım ilçesi Duaçınarı Mahallesi'nde 14 Mayıs'ta alacak meselesi nedeniyle Kenan A, Kenan E, Ramazan B, Mehmet Fatih Ş. ve Muhammed Yaşar (34) bir araya gelmiş, taraflar arasında başlayan tartışma silahlı kavgaya dönüşmüştü. Muhammed Yaşar tabancayla göğsünden, K.A. kasığından ve M.F.S. kolundan yaralanmıştı. Yaşar, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
Reklam
Sürdürülebilir Gıda Zirvesi
İSTANBUL (AA) - Migros Ticaret AŞ İcra Kurulu Üyesi Cem Rodoslu, 'Anadolu, dünyanın tarım sürdürülebilirliği konusunda çözüm merkezlerinden bir tanesi. 10 bin bitki çeşitliliği, 3 bin 500'den fazla endemik bitkisi ve 100'lerce kendine has faunası ile aslında bize çok büyük fırsatlar sunan çok özel bir toprak.' dedi.Rodoslu, Sürdürülebilirlik Akademisi ve Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) iş birliğinde Tarım ve Orman Bakanlığı desteğiyle online olarak gerçekleşen Sürdürülebilir Gıda Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, pandemi başladığında gıda tedarik ekosisteminin devamını sağlamak için stratejiler hazırladıklarını, Türk gıda ve perakende sektörünün çok ciddi bir sınavı başarıyla verdiğini söyledi.Rodoslu, 'Türkiye'de 22 milyon hane var. Bunun yüzde 97'si en az yılda bir kez Migros'tan alışveriş yapıyor. Dolayısıyla bu gözle baktığınız zaman dev bir ekosistem ve bu ekosistemin bütün paydaşları pandemi süreci içerisinde çok büyük fedakarlıklar gösterdi. Her bir paydaşımıza bu vesileyle teşekkürü bir borç bilirim.' diye konuştu.Migros'un, dev tedarikçi ve müşteri ağıyla süpermarket zincirinden çok bir ekosistem olduğunu belirten Rodoslu, şunları kaydetti:'Migros olarak 400 bin ton sebze-meyveyi tüketicilerimizle buluşturuyoruz. 10 binlerce ton eti kendi üretim ve imalatıyla tüketiciye ulaştırıyoruz. Aynı şekilde Migros'un cirosunun yüzde 77'si tarım ve tarıma dayalı ürünlerle gerçekleşiyor. Dolayısıyla artık Migros için tarımın önemini bir kez daha vurgulamaya gerek yok.''İyi tarım' uygulamaları artmalıCem Rodoslu, dünyada 'iyi tarım' kavramının tartışıldığını, tarımda kullanılan gübre ve ilacın kontrol altına alınmasının önem kazandığını vurguladı.'İyi tarım' uygulamasının tarlada kullanılan tarımsal ilaç ve gübrenin kayıt altına alınmasını zorunlu kıldığını belirten Rodoslu, ihtiyaç fazlası kullanımın önlenmesinin amaçlandığını kaydetti.Biyoçeşitliliğin önemine işaret eden Rodoslu, 'Pek çok konferansta söz ediliyor. 3-4 tane domates tohumu firması, dünya pazarının yüzde 85'ine hakim vaziyette. Benzer birçok ürün sayılabilir. Burada önemli olan çeşitliliği artırabilmek.' dedi.'Buğdaya sahip olmak petrole sahip olmaktan daha kıymetli'Migros Ticaret AŞ İcra Kurulu Üyesi Rodoslu, dünya tarımıyla ilgili pek çok sorunun çözüm merkezinin Anadolu toprakları olduğunu vurgulayarak, bu coğrafyada 12 bin yıldır 42 medeniyetin tarım yaptığını hatırlattı.Türkiye'nin, 3 bin 500'ün üzerinde endemik bitki çeşidiyle biyoçeşitlilik için önemli bir coğrafya olduğunu aktaran Rodoslu, Anadolu'nun bereketi nedeniyle bir Türk'ün hayallerinin bile çoğunlukla tarımla ilgili olduğunu söyledi. Rodoslu, 'Anadolu, dünyanın tarım sürdürülebilirliği konusunda çözüm merkezlerinden bir tanesi. 10 bin bitki çeşitliliği, 3 bin 500'den fazla endemik bitkisi ve 100'lerce kendine has faunası ile aslında bize çok büyük fırsatlar sunan çok özel bir toprak.' ifadelerini kullandı.Pandeminin ilk haftalarında buğday fiyatının petrol fiyatını geçtiğini hatırlatan Rodoslu, insanların bu dönemde buğdaya sahip olmanın petrole sahip olmaktan daha kıymetli olduğunu fark ettiğini söyledi.'Üretici Kart, üyelerine alışverişlerde çok önemli avantajlar sağlıyor'DenizBank Tarım Bankacılığı Grubu Genel Müdür Yardımcısı Burak Koçak da 2003'te Tarişbank satın alması ile girdikleri tarım bankacılığı alanında sürdürülebilir tarımın finansmanını desteklemek için çalıştıklarını söyledi.Sektöre girdikleri yıl, sektördeki toplam tarım kredilerinin 700 milyon lirayken bugün 122 milyar liraya ulaştığını bildiren Koçak, şunları kaydetti: 'Bu finansmanda kamu kesiminin çok ciddi bir payı var, sübvanselerden dolayı bizle beraber 17 banka tarımın finansmanı için çalışıyor. Üreticiler açısından bakıldığında, aslında finansmana erişim eskisi gibi zor değil. Çiftçiye sorduğumuzda, bugün artık finansmana erişim sorunu tüm sorunlar arasında 5. sıralara kadar geriledi. Asıl problem, artık ürünün doğru fiyatlandırılması...' Gübre, ilaç, yem, tohum, akaryakıt gibi en önemli girdi kalemlerinde sektörün tüm paydaşları ile iş birliği yaptıklarını belirten Koçak, yaklaşık 600 bin üreticinin cebindeki Üretici Kart'ın, üyelerine alışverişlerde çok önemli avantajlar sağladığını bildirdi.'Hayvan refahı konusunda standartların ötesinde uygulamalar geliştirdik'Metro Türkiye Kalite Güvence Grup Müdürü Tülay Özel ise hayvanların güvenli ve sağlıklı koşullarda yetişmesini önemsediklerini ifade ederek, hayvan refahı konusunda standartların ötesinde uygulamalar geliştirdiklerini anlattı.Hayvan refahı konusunda tedarikçilere her yıl eğitim verdiklerini ve gerekli denetimleri, bağımsız akredite kuruluşlarına bağlı uzman denetçiler tarafından çiftliklerde gerçekleştirdiklerini aktaran Özel, 'Bu denetimlerde yasal ve hayvan refahı kriterleri, tavuk başına düşen yeterli alanlar, folluk, tünek, yemlik, suluk gibi detaylar, hayvanların sağlık planları, kümesin hijyenik şartları gibi birçok konu en titiz şekilde inceleniyor. Metro Türkiye olarak hayvan refahını, sürdürülebilir bir hayvancılık için olmazsa olmaz görüyoruz.' ifadelerini kullandı.
Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Anonslarda Vefat Edenlerin Defin Günü, Yeri Ve Saati Söylenmeyecek
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında, vefat eden vatandaşların defin günü, yeri ve saati duyurulmayacak.Kırklareli Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulu, salgının yayılmasını önlemek amacıyla yeni kararlar aldı.Kurul kararınca il sınırları içerisinde vefat eden kişilere ilişkin, camilerde ve belediyelerce yapılan anonslara kısıtlama getirildi. Bu kapsamda anons ve selalarda vefat eden vatandaşların kimlik bilgilerinin dışında, defin günü, defin yeri ve saati konusunda ayrıntılı bilgi verilmemesine, belediye başkanlıkları, müftülüklerce ölümlerle ilgili anons ve duyuru yapılmamasına karar verildi.Salgın süresince mevlitler, birinci derece yakın akrabaların katılımıyla sınırlı tutulacak şekilde düzenlenebilecek.Ayrıca belediye ve camilerden, 3 saat aralıklarla vatandaşlar tedbirler hakkında bilgilendirilecek.
Konya'da Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan Eğlence Mekanındaki 75 Kişiye Ceza Kesildi
KONYA (AA) - Konya'da yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında eğlence mekanındaki 75 kişiye sosyal mesafe kuralını ihlalden ceza kesildi.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerinin, kent genelinde sıklıkla tercih edilen meydan, cadde ve mekanlardaki kontrolleri sürüyor.Polis ekipleri, Kovid-19 denetimleri sırasında bir eğlence mekanına yan binadan gizlice girildiğini belirledi.Ekipler, içerideki 75 kişiye 'sosyal mesafe kuralını ihlal etmek' suçundan cezai işlem uyguladı.Kontrollerde ruhsatsız faaliyet gösterdiği tespit edilen iş yerinin belgelerinin eksik olduğu ve 14 çalışanın kimlik bildiriminin yapılmadığı belirlendi.Ayrıca, eğlence mekanında izinsiz çalıştırılan yabancı uyruklu 4 kişi, İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi. İş yeri sorumlusu hakkında 'bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranmak' suçundan adli işlem başlatıldığı öğrenildi.
Reklam
Şanlıurfa'da Uyuşturucu Operasyonunda 9 Şüpheli Gözaltına Alındı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 9 zanlı yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince uyuşturucu kullanımı ve satışıyla mücadele çalışmaları kapsamında merkez Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü ilçelerinde bazı adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Adreslerdeki aramalarda, 70 gram eroin, 18 gram metafetamin, 43 gram esrar, 3 gram sentetik uyuşturucu ve bir av tüfeği ele geçirildi.Drone ile hava desteğinin de sağlandığı operasyonda, 9 şüpheli 'uyuşturucu ticareti yapma' suçlamasıyla gözaltına alındı.Sağlık kontrolünün ardından şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.
Okul Gıdası Uygulamasında Yeni Dönem
ANKARA (AA) - Eğitim kurumlarındaki gıda işletmelerinin 'okul gıdası' uygulamasında bir dizi yenilik yapıldı.Zamanının büyük bir kısmını eğitim kurumlarında geçiren çocuklar, beslenme ihtiyaçlarını da bu kurumlar bünyesinde faaliyet gösteren kantin, kafeterya, büfe ve benzeri yerlerden sağlıyor. Söz konusu yerlerde çocuklara hizmet veren gıda işletmelerinde tüketime sunulan gıdaların güvenilirliği ve bu işletmelerin hijyen şartları büyük önem taşıyor.Bu nedenle Tarım ve Orman ile Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarının müştereken yürüteceği Okul Gıdası Hakkında Tebliğ yayımlandı.Alınan karar doğrultusunda, 7 Eylül 2020 itibarıyla 'Okul Gıdası' logosu uygulaması hayata geçirildi.Buna göre, bakanlıklar arasında 2 Ocak 2019'da imzalanan Okul Kantinlerinde Satışa Sunulacak Gıdalar ve Bu Gıdalarda Kullanılacak Logo Uygulamasına İlişkin İşbirliği Protokolü'nde tanımlanan, Sağlık Bakanlığı tarafından kriterleri belirlenen Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak hazır ambalajlı okul gıdası etiketi üzerinde 'Okul Gıdası' logosu yer alacak. Mevzuatta yapılan yeni düzenlemeyle 'okul gıdası' olarak piyasaya arz edilen ürünlerin de Oyuncak Güvenliği Yönetmeliği kapsamında yer alan ve/veya oyuncak olarak kullanılması muhtemel madde ve malzemeler, okul gıdası ambalajı olarak kullanılamayacak. Okul gıdasına onay zorunluluğu geldiSöz konusu gıda işletmelerinde doğrudan öğrenciye satışa/tüketime sunulacak hazır ambalajlı okul gıdası için 6 Eylül 2021'den itibaren Tarım ve Orman Bakanlığından onay alma şartı getirildi.Okul gıdası onay başvurusunda bulunacak gıda işletmeleri, il tarım ve orman müdürlükleri tarafından yerinde denetime tabi tutulacak. İşletmenin asgari teknik ve hijyenik şartlarının uygun bulunması durumunda onay başvuru dosyası incelemeye alınacak.Onay uygulamasıyla ürünlerin içeriği, ambalajı, ambalajın şekli, besin ögeleri, katkı maddeleri, etiket bilgileri ve benzer kriterler değerlendirilerek onay verilecek. Bakanlıktan okul gıdası onayı almamış gıdalarda Okul Gıdası logosu kullanılamayacak. Komisyon değerlendirmesiOkul gıdası kriterleri belirlenecek gıdalar için başvurular bu amaçla kurulan komisyonda değerlendirilmek üzere Tarım ve Orman Bakanlığına yapılacak. Komisyon, Tarım ve Orman Bakanlığından 3, Sağlık Bakanlığından 2, Milli Eğitim Bakanlığından 2 temsilci olmak üzere, konusunda uzman toplam 7 üyeden oluşacak. Gerekli hallerde komisyon toplantılarına ilgili diğer bakanlıklar ve sivil toplum kuruluşları da davet edilebilecek. Komisyon, okul gıdası kriterlerinin belirlenmesine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığına yapılan başvuruları değerlendirecek. Tarım ve Orman Bakanlığı, komisyon görüşünü Sağlık Bakanlığına bildirecek. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenecek okul gıdası kriterleri Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı internet sayfasında yayımlanacak.Perakende işletmelerden satışYeni düzenlemeyle ayrıca okul gıdası ürünleri perakende işletmelerde de satılabilecek. Okul Gıdası logosu bulunan ürünler bakkal, market ve benzeri perakende işletmelerde de satışa sunulabilecek. Perakende işletmelerde satış imkanı, bu ürünlere tüketicilerin de kolayca erişmesini sağlayacak. Uygulamayla obezitenin önlenmesine katkı sunulacak. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okul/kurumların bünyesinde faaliyet gösteren kantin, kafeterya, yemekhane, büfe, çay ocağı gibi gıda işletmelerinde satılan okul gıdalarının denetimi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılacak. Gerekli hallerde Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il müdürlükleri temsilcilerinden de birer kişi denetimlerde bulunacak.
Siirt Merkezli 5 İlde Fetö/Pdy Operasyonu: 10 Gözaltı
SİİRT (AA) - Siirt merkezli 5 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı.Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, FETÖ/PDY'nin deşifre edilmesi ve faaliyetlerinin sonlandırılmasına yönelik çalışmalar sürüyor.İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlüklerince yakalama kararı bulunan 10 şüpheliye yönelik çalışma başlatıldı.Siirt, Kırklareli, Bitlis, Erzurum ve Niğde'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 10 zanlıyı yakaladı.Kente getirilen şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Reklam
Genel Başkan Arslan, Hak-İş'in 45. Kuruluş Yıl Dönümünde Değerlendirmelerde Bulundu:
ANKARA (AA) - Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, 'Görevimiz, sayımız ne olursa olsun, yeryüzündeki bütün mazlumlar ve ülkemizin bütün emekçileriyle dayanışma içerisinde Hak-İş misyonu ve vizyonunu daha da ileriye taşımak adına mücadelemizi sürdüreceğiz.' dedi.Arslan, Hak-İş Genel Merkezi'nde konfederasyonun 45'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında, bugüne kadar yapılan çalışmalar hakkında bilgi vererek emeği geçenlere teşekkür etti.Hem yerli ve milli hem de evrensel sendikal yaklaşımı birleştirmeye çalıştıklarını söyleyen Arslan, 'Bugüne kadar bunun gayretini bütün alanlarda göstermeye çalıştık. Özellikle uluslararası sendikal hareketle iş birliğimiz, çok büyük sorumluluklarla birlikte bu alanda konumlanmamızı sağladı.' ifadelerini kullandı.Arslan, uluslararası açılımların yanı sıra ülkedeki her iş kolunda güçlü sendikal yapının kurulması, sendikaların daha etkin ve güçlü hale getirilmesi için önemli çalışmalar yaptıklarının altını çizerek, 'Ülkedeki bütün sendikasız işçileri, Hak-İş Konfederasyonuna üye olmaya davet ediyoruz. Ülkemizin bütün emekçilerini Hak-İş'e bağlı sendikalara üye olmaya davet ediyoruz. Çünkü örgütsüzseniz, 'kimsesizsiniz, gücünüz yok, toplu sözleşmeniz yok, geleceğiniz yok' demektir.' diye konuştu.Hak-İş'in ezilenler, haksızlığa uğrayanlar ve emekçilerin her zaman yanında olduğunu ifade eden Arslan, 'Görevimiz, sayımız ne olursa olsun, yeryüzündeki bütün mazlumlarla ve ülkemizin bütün emekçileriyle dayanışma içerisinde Hak-İş misyonunu ve vizyonunu daha da ileriye taşımak adına mücadelemizi sürdüreceğiz. Bunun zor, meşakkatli, bedeller ödenmesi gereken bir mücadele olduğunun altını da çiziyoruz. Hak-İş, 45 yıllık tarihi yürüyüşünde bu bedelleri ödeyerek bugünlere gelmiştir. Olağanüstü dönemlerin bütün baskılarına onurlu şekilde direnmiş, bedellerini ödemiştir. Bundan sonra da ödememiz gereken bedeller varsa ödeyerek çizgimizden, hedeflerimizden, Hak-İş misyonundan sapmadan, bize bırakılan bu emaneti daha ileriye güçlü şekilde taşımak adına sorumlulukla hareket edeceğiz.' değerlendirmesinde bulundu.'Uluslararası toplumu duyarlı olmaya davet ediyoruz'Arslan, gerek ülkede gerekse bölgede ve dünyada barış, kardeşlik ve dayanışma içinde yaşanılması için çabaladıklarını belirterek, bu çerçevede bölgedeki sorunlara karşı hassasiyetle yaklaştıklarına vurgu yaptı. Azerbaycan'ın haklı mücadelesini desteklerini aktaran Arslan, şöyle konuştu:'Azerbaycan'ın, Ermenistan terör devleti tarafından 30 yıldır işgalde tutulan topraklarının kurtarılması için yaptıkları mücadeleyi tam anlamıyla destekliyoruz ve kendi mücadelemiz kabul ediyoruz. Bu mücadelede şehit olan Azerbaycanlı kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Sivil yerleşim alanlarına saldıran terörist devlet Ermenistan'ın, uluslararası mahkemelerde yargılanması ve sivil yerleşim alanlarına saldırıların durdurulması için uluslararası toplumu duyarlı olmaya davet ediyoruz. Özellikle bölgesel konfederasyonlara buradan çağrı yapıyoruz. Bu vahşete, adeta soykırıma dönüşen bu saldırılara artık dur denmesi gerekiyor. Hak-İş olarak Azerbaycan Sendikalar Konfederasyonu ile tam bir dayanışma içindeyiz.'KKTC'deki cumhurbaşkanı seçimiArslan, Hak-İş olarak uluslararası alandaki mücadelesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) her zaman yanında olduklarını dile getirdi.KKTC'deki cumhurbaşkanı seçiminin hayırlı olmasını dileyen Arslan, 'Çok azınlık olmalarına rağmen KKTC'de Türkiye aleyhtarı bir kısım çevrelerin ısrarla ortaya koydukları çabaların hiçbir karşılığının olmadığını bu seçimler bir kez daha göstermiştir. KKTC halkı ile Türk halkı asla ayrı değildir.' diye konuştu.Mahmut Arslan, KKTC'de Hak-İş'e bağlı sendika aracılığıyla çalışmalarına devam edeceklerini vurguladı.İstihdam teşvikine ilişkin kanun teklifiArslan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlanacak 'istihdam teşvikine ilişkin kanun teklifi'nin hazırlanma sürecinde sendika ve konfederasyonların görüşlerinin yeterince alınmadığını savundu.Kanun teklifiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Arslan, salgın sürecinde yapılan düzenlemelerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından uzatılma imkanının olmasını olumlu bulduklarını kaydetti.Arslan, teklifteki, 25 yaş altı ve 50 yaş üstündeki çalışanlar için belirsiz süreli yerine belirli süreli hizmet akitleri yapılabilmesine yönelik düzenlemeyi endişeyle karşıladıklarına işaret ederek, 'Çünkü belirsiz süreli sözleşmelerde başta kıdem tazminatı olmak üzere işsizlik ödeneğinden yararlanma, yaşlılık emeklilik aylığıyla ilgili düzenli ve tam prim ödeme imkanları olduğu için bu arkadaşlarımızın belirli süreli hizmet akitleriyle çalıştırılmaya başlanmasıyla pek çok haklarının ellerinden alınacağı durum söz konusu oluyor.' ifadelerini kullandı.Esnek çalışma modellerinin, hem salgın sürecinde hem de dijitalleşmenin yaygınlaştığı dünyada değerlendirilebileceğini aktaran Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bizim açımızdan esnek çalışma, güvenceli esnek çalışma modeliyle desteklenirse bir anlam ifade eder. Eğer bu güvenceli esneklik kavramının içini dolduramazsak, tek taraflı olarak bunlar yapılırsa yeni kayıplarla, telafisi mümkün olmayan yeni durumlarla karşı karşıya kalabiliriz. Onun için 25 yaş altı ve 50 yaş üstündeki çalışanlarımıza getirilmek istenen belirli süreli hizmet akitleri yapma konusu bu endişelerimizi doğurmaktadır. Eğer buradaki amaç istihdamı artırmaksa, o zaman bu arkadaşlarımızın kayıplarının telafi edileceği bir modele de ihtiyacımız olmaktadır.'Arslan, 10 günden az çalışma günü olanlara yönelik getirilmek istenen düzenlemenin, çalışanların iş kazası, meslek hastalığı ve sağlıkla ilgili haklarının, yaşlılık primleri ve kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasına yol açacağını kaydetti.Kanun tekliflerinin hazırlanma sürecinde sosyal diyalog mekanizmalarının işletilmesi, çalışanların temsilcilerinin talep ve önerilerinin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Arslan, bunun ülkenin önünü açacağına ve çalışanların mağduriyetini asgariye indireceğine işaret etti.696 sayılı Kanun Hükmünde KararnameArslan, 696 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname (KHK) ile yapılan bir düzenlemeye yönelik görüşlerini uzun süredir dile getirdiklerini hatırlatarak, 'İşçilerin iradelerini yok sayan, bir kısım yasal düzenlemeleri gerekçe göstererek, işçilerin yıllardır örgütlü olduğu sendikalardan kanun zoruyla başka sendikalara üye olmalarını sağlayan düzenlemeye karşı çıktık.' dedi.İşçilerin sendikalarını özgür iradeleriyle seçmeleri gerektiğine dikkati çeken Arslan, şöyle devam etti: 'İş kollarının otomatik olarak değiştirilerek işçilerin kendi iradelerinin dışında, kanun zoruyla başka sendikalara üye yapılmış olmasını prensip olarak kabul etmedik. Bu Hak-İş'e bağlı bazı sendikalarımıza yeni üye kazandırsa da bazı sendikalarımızın aleyhine olacak düzenlemeleri baştan itibaren reddettik. Bunu sendika özgürlüğüne yapılmış bir müdahale kabul ettik. Bu kararnamenin bu maddesine yönelik eleştirilerimizi sonuna kadar sürdürmeye kararlıyız.'Arslan, bu konudaki mücadelelerini 1 Kasım'a kadar sürdüreceklerini belirterek, '1 Kasım'a kadar taleplerimiz, beklentilerimiz, arzu ettiğimiz düzenleme yapılmazsa mevcut durumu yeniden gözden geçireceğiz ve mücadelemizi bıraktığımız yerden daha ileriye nasıl taşıyacağız bunun kavgasını vereceğiz.' diye konuştu.SorularBir gazetecinin, 'Türk-İş'in esnek çalışma modeline yönelik ortak mücadele çağrısını nasıl değerlendiriyorsunuz, iki konfederasyon arasında görüşme oldu mu?' sorusunu cevaplayan Arslan, şunları kaydetti:'Pek çok konuda üçlü veya ikili konfederasyonlarla iş birliği içinde ortak çalışmalara imza attık. Asgari ücret başta olmak üzere kıdem tazminatı ve benzeri konularda üç konfederasyon zaman zaman bir araya geliyoruz. Esnek çalışma ve istihdam paketi konusunda yine bazı görüşmeler oldu. Ancak bu görüşmelerde üç konfederasyon ortak bir deklarasyonla, ortak bir çalışma içinde hareket noktasında olmadı. Her konfederasyonun kendi görüşlerini kamuoyu ile paylaştığı, eleştirilerini ifade ettiği bir noktadayız. Bugün bir birliktelik sağlanmadı ama bundan sonraki süreçlerde de zaman zaman üç konfederasyonun bir araya gelerek ortak sorunlarına ortak çözümler aramalarını son derece olumlu buluyoruz.'Arslan, 'Belirli süreli iş sözleşmesinin yapılabilmesini içeren kanun teklifinin şu anki haliyle yasalaşması durumunda yeni bir yol haritanız var mı?' sorusuna ise 'Endişelerimizin giderilmesini komisyondan bekliyoruz. Komisyonda olmazsa parlamentodaki görüşmelerde bekliyoruz. Eğer ondan sonra da olmazsa, oturup bunu değerlendireceğiz.' cevabını verdi.
Gaziantep'te Silahlı Saldırıya Uğrayan Suriye Uyruklu Genç Hastanede Hayatını Kaybetti
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'in Nizip ilçesinde silahlı saldırı sonucu yaralanan Suriyeli genç, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.İki gün önce Sanayi Sitesi içerisinde başından silahla vurulmuş halde bulunan Suriye uyruklu Muhammed Al Halid (20), tedavisinin sürdüğü Nizip Devlet Hastanesinde müdahalelere rağmen yaşam mücadelesini kaybetti.Halid'in cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı.Nizip'te 20 Ekim'de meydana gelen olayla ilgili gözaltına alınan 4 şüpheli tutuklanmıştı.
Reklam
Karabük'te Sahte İçki Ve Kaçak Tütün Operasyonu: 4 Gözaltı
KARABÜK (AA) - Karabük'ün Safranbolu ilçesinde sahte içki ve kaçak tütün ele geçirilen operasyonda 4 kişi gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, piyasaya sahte içki ve kaçak tütün sürmek isteyenlerin olduğu ihbarı üzerine çalışma başlattı.İlçe merkezinde bir ikamet ile 3 iş yerine düzenlenen operasyonda, 10,5 litre sahte içki, 35,2 gram kıyılmış kaçak tütün, 13 bin 800 dal makaron ve 3,7 gram kaçak nargile tütünü ele geçirildi. Gözaltına alınan 4 şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.
Zonguldak'ta 47 Yaşındaki Hasta, Kalçasına Takılan Yerli Üretim Protezle Sağlığına Kavuştu
ZONGULDAK (AA) - Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde oturma ve yürüme sıkıntısı yaşayan hasta, yaklaşık 8,5 saat süren ameliyatta kalçasına takılan yerli üretim protezle sağlığına kavuştu. Doğuştan kalça çıkığı olan ve 3 kez ameliyat geçiren Ersin Dursun (47) sağlığına kavuşamayınca ilçedeki özel bir hastanenin ortopedi ve travmatoloji uzmanı Volkan Tutuş'a başvurdu. Yaklaşık 15 gün süren tedavi sürecinin ardından ameliyata alınan ve kalçasına tamamen yerli üretim protez takılan Dursun, ağrılarından kurtularak yürümeye başladı. Doktor Tutuş, gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Hastamızın tomografisi çekildi. Bu tomografi üzerine çalışma yaptık, 3 boyutlu yazıcıdan sonuçları çıkarttık, gerekli denemeleri hasta üzerinde gerçekleştirdik.' dedi.Tutuş, tedavi sürecini şöyle anlattı:'Normal standartların yanı sıra kişiye özel tasarım ve günümüz teknolojisinden faydalanılarak elde edilen, tamamen yerli üretim bir protezin dökümü yapıldı. Bu döküm bize ulaşınca hastamızı ameliyata aldık. Yaklaşık 8,5 saat süren bir ameliyat oldu. Çok büyük bir ameliyat oldu. Enfeksiyona açık, riskli bir ameliyattı. Batı Karadeniz Bölgesi'nde ilk kez yapıldı. Hastamız şu an ayağa kalkıyor ve baston ile yürüyebiliyor, rahatlıkla oturup kalkabiliyor, ağrılarından da kurtuldu. Önümüzde kemiğin kaynama süreci var. Bu da yaklaşık 2-3 ay sürecek. Hastamız kısa süre içerisinde de baston değneğini kullanmadan yürümeye başlayacak.' Hastane Başhekimi Nevzat Çimenoğlu ise, 'Doktorumuz bize bu ameliyatı yapacağını ilettiğinde biz de her türlü imkanı sağlamaya hazır olduğumuzu dile getirdik. Çok önemli bir ameliyat yapıldı. Türkiye'de nadir görülen, bölgede de ilk kez bu ameliyat gerçekleştirildi. Hastamız sağlığına kavuştu, mutluyuz.' dedi. Ersin Dursun da 1990, 2006 ve 2008 yıllarında 3 kez ameliyat olmasına rağmen sağlığına kavuşamadığını vurgulayarak, 'Aynı kalçadan farklı ameliyatlar geçerdim. Bu ameliyatın ardından gayet iyiyim. Oturabiliyorum ve ayaklarımın üzerine durabiliyorum. Ağrılarım da gitti. Mutluyum, emeği geçenlere, doktorumuza teşekkür ediyorum.' diye konuştu. Çimenoğlu, Tutuş ve sağlığına kavuşan Dursun, başarılı tedaviyi pasta keserek kutladı.
Çorum'da Baraj Gölünde Kadın Cesedi Bulundu
ÇORUM (AA) - Çorum'da baraj gölünde kadın cesedi bulundu. Kent merkezindeki Çomar Barajı Gölü'nde vatandaşların bir kadın cesedinin karaya vurduğu ihbarı üzerine jandarma, sağlık ve AFAD ekipleri bölgeye sevk edildi. Jandarma ekiplerinin bölgede yaptığı incelemede, suda kadın cesedi görüldü. Ayrıca baraj kenarında kadın çantası bulundu. Savcının incelemesinin ardından ceset, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna gönderildi. Kimliği tespit edilen kadının sabah saatlerinde bir taksiyle Çomar Barajı mevkisine geldiği öğrenildi.
"Uluslararası Türkiye Arapça Kitap Ve Kültür Günleri" 6 Kasım'da Başlayacak
İSTANBUL (AA) - Bu yıl beşincisi düzenlenen 'Uluslararası Türkiye Arapça Kitap ve Kültür Günleri', 6 Kasım'da kitapseverlerle buluşacak.Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen etkinlik, arapcakitapgunleri.com üzerinden izlenebilecek.Ana teması, 'İlim Membaı Maveraünnehir' olarak belirlenen kitap günleri, eş zamanlı olarak Youtube'dan da canlı yayınlanacak.İslam dünyasının dört bir yanından ilim adamları ve akademisyenlerin katılacağı seminer, konferans ve paneller çevrimiçi olarak okurlar tarafından takip edilebilecek.İslam dünyasında var olan ilmi birikim ve ortak mirası, Türkiye merkezli bir organizasyonda bir araya getirerek, Türkiye'nin daha iyi tanınmasını amaçlayan etkinlik, 12 Kasım'da sona erecek.
Reklam