Çin Dünyanın En Büyük Hidroelektrik Barajını Kurmaya Hazırlanıyor
ANKARA (AA) - Çin'in Tibet Nehri üzerinde dünyanın en büyük hidroelektrik barajını inşa edeceği bildirildi.Katar merkezli Al Jazeera kanalının haberine göre Çin, 60 gigavatlık bu barajı ülkenin Tibet Özerk Bölgesi'ndeki Yarlung Tsangpo Nehri üzerine inşa edecek.Söz konusu baraj, dünyanın en büyük hidroelektrik tesisi olan Yangzi Nehri üzerindeki Üç Boğaz Barajı'ndan 3 kat daha fazla hidroelektrik enerji üretme potansiyeline sahip olacak.Yerel basındaki haberlerde ise barajın 14 bin nüfuslu Medog bölgesinde inşa edileceği belirtilerek, inşaatın başlamasıyla bölge halkının yerinden olabileceği kaydedildi.Söz konusu bölgenin, ülkenin Hindistan sınırına yakın olduğu anımsatılarak, Pekin yönetiminin bu barajı, egemenlik sorunları yaşadığı komşusuna karşı siyasi araç olarak kullanabileceği yorumu yapıldı.Tibet'in batısındaki buzullardan doğduktan sonra Hindistan'ın Arunaçal Pradeş ve Assam eyaletleri ile Bangladeş'ten de geçen Yarlung Tsangpo Nehri, bu ülkelerde Brahmaputra adını alıyor.Yarlung Tsangpo, deniz seviyesinden yaklaşık 5 kilometre yükseklikte bulunuyor.
Ak Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş'tan "Anayasa" Açıklaması:
BAYBURT (AA) - AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, 'Milli ve gerçekten güçlü, özgürlükçü bir anayasanın yapılabilmesi için buyurun herkes elini taşın altına koysun.' dedi.Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın canlı bağlantıyla katıldığı, Bayburt Spor Salonu'nda gerçekleştirilen AK Parti Bayburt İl Başkanlığı 7. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, kongrenin hayırlı olmasını diledi.Ülkede bir takım oyunlar oynanmak istendiğine işaret eden Kurtulmuş, Türk milletinin yabancı bir takım kurum ve kuruluşların boyunduruğu altında olmasını arzu edenlerin olduğunu ifade etti.Ülkenin dünden daha çok düşmanı bulunduğunu vurgulayan Kurtulmuş, oyunlara karşı uyanık olunması gerektiğini söyledi.Kurtulmuş, AK Parti'nin Türkiye'de bir zihniyet devrimi gerçekleştirdiğinin altını çizerek, partilerinin en önemli önceliklerinden birisinin içerde birliği ve dirliği sağlamak olduğunu belirtti.Türkiye'yi daha müreffeh, zengin, huzurlu bir ülke yapmak için ellerinden gelen bütün gücü kullanacaklarını ifade eden Kurtulmuş, 'Bizim amacımız Türkiye'yi daha müreffeh, mesut, ülkenin insanlarını birlik ve berberlik içerisinde daha da güçlü kılmaktır. Bu amaçla üzerimizdeki büyük sorumluluklardan birisi de vesayet düzenlerinden tamamen kurtulmamızı sağlayacak, yeni güçlü demokratik ve özgür bir anayasanın yeni baştan yapılmasını sağlamaktır.' diye konuştu.'Yeni, çağdaş, demokrat, güçlü ve katılımcı bir anayasayı hep beraber yapacağız'Kurtulmuş, anayasa ile ilgili daha önceki dönemlerde de çok adımlar atıldığını anımsatarak, vesayet odaklarının gücünü, faşist, darbeci ve baskıcı ruhu içinde barındıran 1961 ve 1982 anayasasından aldığını anlattı.Bunu millet iradesinin önleyebileceğini aktaran Kurtulmuş, şöyle devam etti:'Yeni, çağdaş, demokrat, güçlü ve katılımcı bir anayasayı hep beraber yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız, yeni anayasa ile birlikte Türkiye'nin geleceği için yeni bir dönemin kapısını açarken, yeni dönemin şifrelerini ortaya koyarken, MHP'nin Sayın Genel Başkanı bu sürece destek vereceğini ortaya koydu. Şimdi biz diğer partilerden de aynı şeyi bekliyoruz. Milli ve gerçekten güçlü, özgürlükçü bir anayasanın yapılabilmesi için buyurun herkes elini taşın altına koysun. Bu anayasa meselesi sadece AK Parti'nin ya da Cumhur İttifakı olarak bizim yapabileceğimiz bir şey olmanın çok ötesindedir. Bütün siyasi partiler anayasa konusunda sınav veriyor. Herkesi bu sınava davet ediyoruz. Milletin beklediği yeni, özgür, çağdaş ve demokrat bir anayasa yapmak için tam vakit bu vakittir, diyerek hep beraber ya Allah, bismillah diyerek bu defterin kapağını açıyoruz.'Teşkilatlara 2023 ve 2024 seçimlerine şimdiden hazırlanmaları yönünde çağrıda bulunan Kurtulmuş, kongre salonundaki ruhun en ücra köylere kadar taşınması gerektiğini söyledi.Seçimlerde Bayburt'tan rekor üstüne rekor kırmalarını beklediklerini ifade eden Kurtulmuş, AK Parti'nin ülkenin, milletin derdiyle dertlendiğini belirtti.CHP'ye yönelik eleştirilerini sıralayan Kurtulmuş, milleti birleştirmenin kendilerine yakışacağını ifade ederek, şunları kaydetti: 'Milleti birleştirecek, bir araya getirecek olan biziz, onları başörtülü, başörtüsüz olarak ayıracak olanlar onlardır. Bu milleti kavgasız, gürültüsüz medeni milletler seviyesinin üstüne çıkarmak isteyen biziz, her konudan kavga ve tartışma çıkarmak isteyen onlardır. Bu milletin insanlarını demokratik ve güçlü bir Türkiye haline getirmek isteyen biziz, bu ülkenin insanlarını maalesef sokakları karıştıracak şekilde bir sel gibi dolaşanlar onlardır. Üzüm yemek isteyen biziz, bağcıyı dövmek isteyen onlardır. Kimi kastediyorum. CHP ve zihniyetini. Onlar ne yaparsa yapsınlar cevabını verip hiçbir sözün altında kalmayacağız. Yolumuza devam edeceğiz. Onların negatif gündemi ile asla gündemimizi zehirlemeyeceğiz. Onlar Türkiye'nin her meselesi isterler ki büyük sorunlar haline gelsin, sokaklar karışsın. Bizler ise sokakları karıştırmak isteyenlere inat insanların gönüllerini birleştireceğiz. Birlik içerisinde, kardeşlik içerisinde yolumuza devam edeceğiz.'Kongreye Kurtulmuş'un yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Ali İhsan Yavuz, Fatma Betül Sayan Kaya, Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, ilgililer ve davetliler katıldı.
İgmd Kadın Komitesi, Şehit Umut Sakaroğlu Anısına Mental Gelişim Atölyesi Ve Kütüphane Kurdu
İSTANBUL (AA) - İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği (İGMD) Kadın Komitesi, 2016 yılında İstanbul Atatürk Havalimanı'nda görev yaparken teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit olan Gümrük Muhafaza Memuru Umut Sakaroğlu'nun adını yaşatmak için 1.900 öğrencili okula mental gelişim atölyesi ve kütüphane kurdu.İGMD'den yapılan açıklamaya göre, İstanbul Esenyurt Cumhuriyet İlkokulu'nda kurulan Umut Sakaroğlu Mental Gelişim Atölyesi ve Kütüphanesi'nin açılışını, Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur gerçekleştirdi. Açıklamada, açılıştaki konuşmasına yer verilen Bakan Yardımcısı Batur, Atatürk'ün 57 yıllık ömrüne 4 bin civarında kitap sığdırdığını ve onun bu kadar önemli bir lider olmasının temelinde de kitap okuma aşkının yattığını belirtti. İGMD Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Keskin de gümrüklerin sadece vergi tahsil etmediğini, aynı zamanda ülke ve insan güvenliği, halk sağlığı, çevre ve doğanın korunması konularında da önemli hizmetler verdiğini aktardı.Umut Sakaroğlu Mental Gelişim Atölyesi ve Kütüphanesi için özellikle sığınmacı ailelerin çocuklarının okuduğu bir okul tercih edilirken, bu sayede hem çocukların Türkçeyi çok hızlı öğrenmesi hem de duygusal travmalarının iyileşmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Umut Sakaroğlu Mental Gelişim Atölyesi ve Kütüphanesi, aynı anda 30 çocuğa hizmet verebilme kapasitesine sahip. Ayrıca, mental gelişim atölyesi ana sınıfı öğrencilerine de hizmet verecek.
Batman Valisi Şahin'den Uyuşturucu İle Mücadelede Destek Çağrısı:
BATMAN (AA) - Batman Valisi Hulusi Şahin, uyuşturucu satıcılarına karşı amansız bir mücadele yürütüldüğünü belirterek, 'Bunun meyvelerini de alıyoruz. Ancak bu topyekun bir mücadele ve herkesin desteğiyle olabilir.' dedi.Bayındır Mahallesi'nde halk buluşmasına katılan Şahin, muhtar Yusuf Kural ile görüştü, mahallenin sorunlarıyla ilgili bilgi aldı.Şahin, mahalle sakinlerince kendisine iletilen sorunların çözümü için yetkili kurum temsilcilerine talimat verdi.Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Şahin, 8'inci mahalle buluşmasını gerçekleştirdiğini, salgın tedbirleri çerçevesinde düzenlenen halk buluşmalarında vatandaşlarla bir araya geldiklerini, öncelikli ihtiyaçları tespit ettiklerini söyledi.Şahin, kentte yürütülen uyuşturucu ile mücadele çalışmalarına değinerek, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ile bu konuda yoğun bir çalışma sürdürdüklerini bildirdi.Uyuşturucu tacirlerine göz açtırmadıklarını dile getiren Şahin, 'Bu mücadele neticesinde kente büyük miktarlarda uyuşturucu girişi engellendi. Cumhuriyet savcılarımızın da bu mücadelede çok ciddi destekleri var.' dedi.Vatandaşlardan İçişleri Bakanlığının 'uyuma' adlı mobil uygulamasını kullanmalarını isteyen Şahin, bu uygulamanın cep telefonlarına indirilmesi gerektiğini aktardı.Şahin, 'Bu uygulamayı kullandıkları anda emniyet görevlileri en hızlı şekilde oraya ulaşacaktır. Uyuşturucu satıcılarına karşı amansız bir mücadele yürütüyor, meyvelerini de alıyoruz. Ancak bu topyekun bir mücadele ve herkesin desteğiyle olabilir.' diye konuştu.
AB, Suriye Konulu Uluslararası Konferans Düzenleyecek
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB), 'Suriye ve bölgenin geleceğine destek' konulu uluslararası konferans düzenleyecek.AB Komisyonundan yapılan açıklamada, 'Brüksel Konferansı' olarak adlandırılan toplantıların beşincisinin 29 ve 30 Mart'ta, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri nedeniyle sanal ortamda gerçekleştirileceği belirtildi.Suriye'de rejim karşıtı gösterilerin başlamasının üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen ülkede anlaşmazlıkların sürdüğü hatırlatılan açıklamada, özellikle salgın ve ekonomik zorluklar nedeniyle insani durumun hem Suriye'nin içinde hem de Suriyelilere ev sahipliği yapan bölge ülkelerinde zorluklarla dolu olduğu ve hayati önem taşıdığı vurgulandı.Açıklamada, konferansın önceden beri Birleşmiş Milletlerin siyasi çözüm çabaları ile Suriyeliler ve onlara ev sahipliği yapan ülkelere mali yardımlar konusunda uluslararası camianın desteği bakımından fırsat teşkil ettiği kaydedildi.
Reklam
İzmir'deki Fırtınada Bir Caminin Minaresinden Beton Parçaları Düştü
İZMİR (AA) - İzmir'in Karabağlar ilçesinde fırtına, bir caminin minaresindeki beton parçalarının düşmesine neden oldu. Çalıkuşu Mahallesi'ndeki Zincirlikuyu Camisi'nin minaresinden beton parçalarının düştüğünü görenler durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen ekipler çevrede güvenlik önlemi aldı. Minarede sallanan hoparlör ile yerinden çıkmak üzere olan başka bir beton parçasının düşme ihtimali nedeniyle, camiye itfaiye ekibi sevk edildi. İtfaiye merdiveniyle minareye çıkan bir itfaiye eri, sallanan hoparlör ile kopmak üzere olan beton parçasını yerinden sökerek aşağıya indirdi.Öte yandan beton parçasının düşme anı, caminin bir güvenlik kamerasınca da kaydedildi.
"Pandemi Psikolojisinde Aile" Paneli
KONYA (AA) - TBMM Çocuk Hakları Alt Komisyonu Başkanı, AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, kadına yönelik şiddetin 83 milyonun sorunu olduğunu belirterek, 'Şiddet hepimizin sorunu, topyekun, bütüncül bakış açısıyla, çözüm odaklı ele almalıyız.' dedi.Katırcıoğlu, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ve Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) tarafından çevrim içi gerçekleştirilen 'Pandemi Psikolojisinde Aile' konulu panelde, 'Pandemi sürecinde Aile İçi İlişkilere Bakış' konulu sunum yaptı. Katırcıoğlu, sosyolog-Dil Bilimci Nilüfer Cengiz moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, endüstrileşme ile hane halkı büyüklüğünün küçülerek çekirdek aileye doğru artan bir yöneliş gösterdiğini söyledi.'Şiddet hepimizin sorunu'Salgın döneminde yapılan kamuoyu araştırmalarında ortaya çıkan bazı sonuçları paylaşan Katırcıoğlu, 'Salgın döneminde çocuklar, ebeveynleri ile daha fazla vakit geçirme şansı bulmuşlar. Çalışan annelerin çocukları bu konuda mutlular ancak sorunları olan ailelerde sorunların daha da arttığı ortaya çıkmış.' diye konuştu.Aile içi şiddet konusuna da değinen ve 'kadın' konusunun siyasetin istismarı altında olduğunu ifade eden Katırcıoğlu, şöyle devam etti:'Özellikle kadına yönelik şiddet konusunda iktidarı karalamak konusunda, aşağılamak konusunda bir duruş sergiliyoruz. Hayır, bu hepimizin 83 milyonun sorunu, ortak bir sorunumuz. Şiddet hepimizin sorunu, topyekun, bütüncül bakış açısıyla, çözüm odaklı ele almalıyız.''Salgın döneminde aile içi bağlar yüzde 55 oranında güçlendi'Oturumda 'Pandeminin kadın ve aile ilişkileri üzerindeki etkileri' başlıklı sunum yapan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Bozkurt ise salgın döneminde 5 bin 338 kişi ile yüz yüze yapılan bir araştırmanın sonuçlarını paylaştı.Salgın döneminde aile içi bağların yüzde 55 oranında güçlendiğini ifade eden Bozkurt, araştırmaya göre, özellikle işsizler ve yoksulların yaşadığı sosyo ekonomik sorunların, aile içi iletişim sorunlarına da yansıdığını, bunun da aile içi dayanışmayı olumsuz etkilediğini söyledi.Orta ve orta üst gelir gruplarında ise karantina döneminde aile bağlarının güçlendiğini dile getiren Bozkurt, pandeminin toplumun her kesiminde farklı etkiler ortaya koyduğunu bildirdi. Veysel Bozkurt, pandeminin, devletin koruyucu elini toplumun üzerinde hissettirmesinin, ailenin korunmasında, toplumun kendini güvende hissetmesinde, salgının ortaya koyduğu sorunlarla başa çıkılmasında da son derece önemli bir faktör olduğunu gösterdiğini ifade etti.Panelde son olarak Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hülya Terzioğlu da 'Pandemide aile mahremiyetini yeniden düşünmek' konulu bir sunum yaptı.
Reklam
Fethiye'de Kayalıktan Düşerek Karnındaki Bebeğiyle Ölen Kadının Eşine Ağırlaştırılmış Müebbet İstemi
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Fethiye ilçesinde Kelebekler Vadisi'nde fotoğraf çektirirken kayalıklardan düşerek karnındaki 7 aylık bebeğiyle ölen kadının tutuklanan eşi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.İzmir'den Fethiye'ye tatile gelen 32 yaşındaki Semra Aysal'ın, Kelebekler Vadisi'nin üst kısmındaki kayalıklardan yaklaşık 2,5 yıl önce düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili tutuklanan eşi Hakan Aysal hakkında 'tasarlayarak öldürme' suçundan hazırlanan iddianame Fethiye Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.Sanığın eşini planlayarak öldürdüğü belirtilen iddianamede, 'Sanığın planı doğrultusunda öncelikle tek lehdarı kendisi olacak şekilde eşi adına 400 bin lira teminat bedelli ferdi kaza sigortası yaptırdığı, sonrasında tatil bahanesiyle geldikleri Fethiye'de 7 aylık hamile eşini Kelebekler Vadisi yamacına götürdüğü, orada 3 saat kadar oturdukları, sanığın bu arada ortalığın tenha olduğu bir anı beklediği, bu anı yakaladığı anda da eşini uçurumdan aşağıya iteklemek suretiyle kasten öldürdüğü anlaşılmaktadır.' ifadelerine yer verildi. Hakan Aysal'ın olayın ardından kısa bir süre içerisinde 400 bin lirayı almak için sigorta şirketine gittiği aktarılan iddianamede, soruşturma nedeniyle sanığın başvurusunun kabul edilmediği kaydedildi.'Eşimi ben ittirmedim'Sanık, iddianamede yer alan ifadesinde, tatil için Fethiye'ye geldiklerini ve fotoğraf çekilmek için Kelebekler Vadisi'ne gittiklerini anlattı. Eşiyle kuracakları işle ilgili konuştuklarını ve birkaç fotoğraf çektiklerini öne süren sanık, şöyle devam etti:'Fotoğraf çektikten sonra eşim telefonu çantasına koydu. Benden telefonu istedi. Yerimden kalktım ve bir iki adım ilerideki çantasından telefonunu aldığım esnada arkamdaki eşimin çığlığını duydum. Geri döndüğümde eşim yoktu. Uçurumdan aşağı baktım sağa sola koşturdum. Eşimi ben ittirmedim.' Semra Aysal, Kelebekler Vadisi'nde 19 Haziran 2018'de fotoğraf çektirirken kayalıklardan düşerek karnındaki 7 aylık bebeğiyle hayatını kaybetmişti. Eşini iterek ölümüne neden olduğu ileri sürülen Hakan Aysal (40) 21 Kasım 2020'de tutuklanmıştı.
Mısır Ve Ürdün Dışişleri Bakanları, Filistin-İsrail Barış Müzakerelerine Dönüş Yollarını Görüştü
KAHİRE (AA) - Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile Filistin ve İsrail arasında barış müzakerelerine yeniden dönülmesinin yolları ve bölgesel gelişmeleri ele aldı. Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Şukri, ülkesine resmi ziyarette bulunan Safedi ile bir araya geldi.Görüşmede, iki devletli çözüm temelinde siyasi bir ufuk oluşturabilecek müzakerelere geri dönülmesi için neler yapılabileceği ve bölgesel gelişmeler ele alındı.İkili ayrıca, Arap Birliği üye ülkelerinin dışişleri bakanlarının 'Filistin ile ilgili son gelişmelerin ele alınacağı' acil bir toplantı yapması meselesini de masaya yatırdı.İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeleri, İsrail'in, '1967 sınırlarını, zorunlu göçe maruz bırakılan Filistinlilerin geri dönüş hakkını ve yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına son vermeyi' kabul etmemesi nedeniyle Nisan 2014'te durmuştu.
Şanlıurfa'da Otomobil Devrildi: 1 Ölü, 1 Yaralı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde otomobilin devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.Henüz sürücüsü tespit edilemeyen 63 ABZ 748 plakalı otomobil, Akçakale-Şanlıurfa kara yolunun 12. kilometresinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi.Kazada otomobilde bulunan İbrahim Halil Aydar (25) ile Murat Ünal (44) ağır yaralandı.Yaralılardan Aydar, 112 Acil Servis ekipleri tarafından kaldırıldığı Akçakale Devlet Hastanesindeki müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Reklam
Bae, Katar Emiri'nin Annesiyle Michelle Obama Arasındaki Yazışmalar Üzerinden Gizli Bilgilere Ulaşmış
İSTANBUL (AA) - Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE), siber saldırı düzenleyerek Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin annesi Şeyha Moza ile eski ABD Başkanı Barack Obama'nın eşi arasındaki elektronik posta yazışmaları üzerinden gizli bilgilere ulaştığı belirtildi.New York Times gazetesinin siber güvenlik muhabiri Nicole Perlroth'ın yazdığı 'Bana dünyanın nasıl sona erdiğini anlattılar' adlı kitabın bir bölümünde, BAE'nin Katar başta olmak üzere bölgedeki ülkeler ve kurumlara yönelik siber saldırılarına yer verildi. Kitapta, BAE'nin eski ABD'li siber güvenlik uzmanlarının yardımıyla Katar Emiri Al Sani'nin annesi Şeyha Moza ile Michelle Obama arasında 2015 yılında gerçekleşen bir posta ileti dizinine sızarak, tüm görüşmeleri takip altına aldığı ifade edildi. Elektronik postanın, 2015'te Doha'daki yıllık eğitim konferansına katılmak için Michelle Obama'nın Şeyha Moza ile gerçekleştirdiği şahsi görüşmeler, güvenlik detayları ve seyahat planıyla alakalı olduğu kaydedildi. Obama ve Moza'nın bilgilerine ulaşılmasının ardından BAE'nin siber operasyonunda görevli ABD'li bir çalışanın, duruma tepki göstererek istifa ettiği ve Abu Dabi'nin casusluk programından ayrıldığı aktarıldı. BAE, ABD'li ve İsrailli eski ajanların desteğiyle 'siber ordu' kurduBAE, 2008'den bu yana eski ABD'li ve İsrailli ajanlardan destek alarak kurduğu siber ordu ile hedefindeki kişiler veya ülkelere ait hassas bilgileri elde etmeyi amaçlıyor.Açık kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, BAE'nin siber güvenlik konusundaki ilk ciddi çalışması 2008 yılında başladı.BAE, Arap Baharı'nın başladığı 2011 yılından bu yana hem ülkesi hem de Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da demokratik rejimlerin iş başına gelmesinin önünü tıkamak için siber ordu dahil tüm mali imkanlarıyla adeta 'hibrit savaşı' taktiğiyle saldırgan bir politika yürütüyor.
Macaristan'dan Türkiye'ye Medikal Sektöründeki İlk Doğrudan Yatırım Başlıyor
ANKARA (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, medikal sektöründe Macaristan'ın Türkiye'deki ilk yatırımının gerçekleştirileceğini belirterek, 'Bu yatırımın, Macar dostlarımızın ülkemizin ekonomik potansiyeline ve siyasi istikrarına duyduğu güveninin somut bir yansıması olduğunu ifade etmek istiyorum.' dedi. Bakan Varank ile Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto başkanlığındaki iki ülke heyeti, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nda bir araya geldi. İki bakan, basına kapalı gerçekleştirilen heyetler arası görüşmenin ardından Macaristan'ın Türkiye'ye yapacağı doğrudan yatırıma ilişkin açıklama yaptı.Varank, medikal sektöründe Macaristan'ın Türkiye'deki ilk yatırımını gerçekleştirecek Medicor şirketine teşekkür ederek, 'Bu yatırımın, Macar dostlarımızın ülkemizin ekonomik potansiyeline ve siyasi istikrarına duyduğu güveninin somut bir yansıması olduğunu ifade etmek istiyorum.' diye konuştu.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının dünyada zirve yaptığı, ülke ekonomilerinin büyük oranda küçüldüğü bir dönemde böyle bir yatırım için adım atılmış olmasının, iki ülkenin ekonomik ve ticari iş birliğinin geldiği noktayı gösterdiğini vurgulayan Varank, Macaristan hükümeti ile geliştirilen yakın iş birliği sayesinde 2001'de 356 milyon dolar olan ticaret hacminin bugün yaklaşık 3 milyar dolar seviyesine yükseldiğini bildirdi.Bakan Varank, şunları ifade etti:'İnanıyorum ki kurmuş olduğumuz iş birliği mekanizmaları bundan sonraki süreçte meyvelerini vermeye devam edecek. Atacağımız adımlarla Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın ülkelerimiz için koyduğu 6 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine mutlaka ulaşacağız.''Türk-Macar iş birliğinin dönüm noktalarından biri'Varank, geçen yıl Bakan Szijjarto ile yapılan görüşmede medikal sanayi sektöründe iş birliğinin artırılması konusunda mutabık kaldıklarını ve kasım ayında Türk-Macar Medikal Sanayi Stratejik İşbirliği Yuvarlak Masa Toplantısı'nın gerçekleştirildiğini anımsattı.Söz konusu toplantıya katılan ve Türkiye'nin potansiyelini yerinde gören Medicor firmasının yatırım için Türkiye'ye geldiğini dile getiren Varank, 'İnşallah 2022'de üretimin başladığına da birlikte şahitlik ederiz. Şimdiden değerli dostum Szijjarto'yu fabrikanın açılışını da birlikte yapmak için ülkemize davet ediyorum.' dedi.Varank, Medicor firmasının yatırımını tamamlandığında Macaristan'daki üretiminin bir kısmını Türkiye'ye taşımayı planladığı bilgisini vererek şöyle devam etti:'Medicor firması, ürettiği ürünleri Türkiye'nin yanı sıra Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkelerine de ihraç ederek ülkemiz için önemli bir katma değer oluşturacak. Ben bu yatırımı, rakamsal değeri küçük gibi gözükse de çok büyük potansiyel taşıyan Türk-Macar ekonomik ve ticari iş birliğinin dönüm noktalarından biri olarak görüyorum. Bundan sonraki süreçte benzeri haberleri, hem ülkemize yatırım yapan Macar şirketleri hem de Macaristan'a yatırım yapan Türk şirketleri için sıkça duyacağız. Çok önemli Türk markaları da şu anda Macaristan hükümetiyle yatırım amacıyla görüşmelerini sürdürüyor.'Macar firmanın yatırımı, 5. Bölge teşviklerinden yararlanacakYatırımın organize sanayi bölgesinde (OSB) yapılacak olmasının da kendileri için mutluluk vesilesi olduğunu söyleyen Varank, 'Bugüne kadar Bakanlık olarak 324 OSB'ye tüzel kişilik kazandırdık ve yaklaşık 2 milyon kişinin istihdam edilmesinin önünü açtık. Ortak kaynak kullanımı, çevreye duyarlı üretim ve verimlilik açısından ülke sanayimizin kalkınmasında organize sanayi bölgelerinin gelişimini çok önemsiyoruz. Bu nedenle firmalarımızın ve yabancı yatırımcıların OSB'lere yatırımlarını teşvik amaçlı birçok destek mekanizmalarımız bulunuyor.' dedi. Varank, Medicor'un Ankara'da yapacağı yatırımın, medikal sanayi gibi öncelikli bir sektörde olduğu için 5'inci Bölge teşviklerinden faydalanacağını bildirdi.Yatırımın yapılacağı Ankara Sanayi Odası 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alan 305 sanayi parselinin tamamının yatırımcılara tahsis edildiğini ve 91 firmanın üretimlerine başladığını ifade eden Varank, diğer parsellerdeki fabrika projelerinin devam ettiğini, üretime geçen parsellerde yaklaşık 5 bin kişinin istihdam edildiğini dile getirdi.'Bizim için yabancı yatırımcı yoktur, müteşebbis vardır'Varank, küresel salgın nedeniyle dünyada yaşanan dönüşüm sürecini yakından takip ettiklerini belirterek şunları söyledi:'Dijitalleşme, teknolojik dönüşüm ve ikili iş birlikleri daha önemli bir hale gelmiş durumda. Türkiye olarak, bu süreci bir fırsat olarak görüyor, küresel değer zincirlerine daha fazla entegre olmak için kapsamlı çalışmalar sürdürüyoruz. Yaptığımız reformlarla Türkiye, tüm dünyadan yatırımlar için bir cazibe merkezi haline geldi. Yerli ve yabancı firmaların pandemiye rağmen artan yatırım iştahı bizi gelecek açısından daha da umutlandırıyor. Bu cazibeyi çok daha ileriye taşımak için gerekli adımları atmaya devam ediyoruz.' Ekonomi, hukuk ve demokrasi alanında kapsamlı bir reform paketi için çalışmaların devam ettiğine dikkati çeken Varank, 'Türkiye'ye güvenip yatırım yapanların beklediğinden daha fazlasını kazanacağı bir döneme giriyoruz. Bizim için yabancı yatırımcı yoktur, müteşebbis vardır. Gelin Türk misafirperverliğiyle tanışın, Türkiye'ye yatırım yapın.' çağrısında bulundu.Varank, Türkiye ile Avrupa'daki en önemli müttefiklerinden Macaristan'ın ekonomik ve ticari iş birliğinin yanı sıra siyasi düzlemde de güçlü birlikteliği bulunduğunu ifade ederek, Barış Pınarı Harekatı'ndan AB üyelik sürecine, Gümrük Birliği'ndeki sorunlardan Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelere kadar tüm zorlu süreçlerde Macaristan'ın Türkiye'nin yanında olduğunu hatırlattı.'Türkiye, AB ile iş birliğini derinleştirmek için hazırlıklı ve kararlı'Türkiye ve AB ilişkilerinin geçen yıl zor bir dönemden geçtiğini, 2021'e ise daha pozitif başladığını belirten Varank, şunları kaydetti:'Kovid-19 salgını, ülkelerin birlikte çalışması gerektiğini tekrar ortaya koydu. Türkiye ve AB iş birliğinin Avrupa'nın da menfaatine olduğu bir kez daha tescillendi. Bu nedenle özellikle aralık ayı AB Liderler Zirvesi'ndeki yapıcı tutumu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu tavrın mart ayındaki zirvede de devam edeceğini umuyoruz. Türkiye, AB ile iş birliğini derinleştirmek için her zamankinden daha hazırlıklı ve kararlıdır. Biz 2021 yılının Türkiye-AB ilişkilerinde güvenin tazelendiği bir yıl olmasını temenni ediyoruz ancak Türkiye'nin bölgesindeki ulusal menfaatleri ve kırmızı çizgileri var. Bundan sonraki süreçte AB'nin, Türkiye'nin hassasiyetlerini gözeterek, bölgede barış ve huzurun sağlanması ve ticari ilişkilerin güçlenmesi için iş birliğine ve diyaloga daha fazla önem vermesi gerektiğine inanıyoruz.'
Cezayirli General, Fransa'nın "Nükleer Denemelerle İlgili Tarihi Sorumluluğunu Üstlenmesi" Gerektiğini Söyledi
CEZAYİR (AA) - Cezayirli Tuğgeneral Buzid Bufriye, Fransa'nın ülkesinde yaptığı nükleer denemelerle ilgili tarihi sorumluluğunu üstlenmesi ve bu denemelerin kurbanlarına tazminat ödemesi gerektiğini belirtti.Cezayir ordusunun resmi yayın organı 'Ordu' dergisine konuşan Bufriye, Fransa'nın sömürge döneminde Cezayir topraklarındaki Sahra Çölü'nde yaptığı nükleer deneme konusuna değindi.Açıklamasında Bufriye, 'Nükleer denemelerin üzerinden 60 yıl geçtikten sonra Fransa, bu nükleer atışların yapıldığı haritaları gizliyor ve kurbanlara tazminat ödememekte ısrar ediyor.' ifadelerini kullandı.Tuğgeneral Bufriye, şöyle devam etti:'Fransa, nükleer denemeler konusundaki tarihi sorumluluğunu üstlenmeli. Özellikle Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 7 Temmuz 2017'de nükleer silahların kullanmasına yönelik kabul edilen anlaşma göz önüne alındığında, bu anlaşma, açık bir şekilde, nükleer iz bırakanların kurbanlara tazminat ödemesini öngörüyor ve uluslararası toplum nükleer güçleri geçmiş hatalarıyla yüzleşmeye çağırıyor.'BM Genel Kurulunda 2017 yılında kabul edilen nükleer silahların önlenmesine ilişkin anlaşma; ABD, Fransa, İngiltere, Rusya ve Çin tarafından kabul edilmedi.Cezayir'in bağımsızlık mücadelesiFransa'nın Afrika kıtasındaki sömürgeci tarihinin en güncel ve en kanlı örneğini teşkil eden Cezayir, 1954'te bağımsızlık mücadelesine başladı. Cezayir, 8 yıl süren bağımsızlık mücadelesiyle bu uğurda en ağır bedel ödeyen ülkelerden biri kabul edilirken, yaşanan büyük acılar Fransa'nın Afrika'dan çekilirken bıraktığı 'kara leke' olarak tarihe yazıldı. Ülkede yıllar süren insanlık dışı savaşta yaklaşık 1,5 milyon Cezayirli hayatını kaybetti, milyonlarca insan yerinden oldu.Paris yönetimi, yakın zamanda Fransa Cumhurbaşkanlığının girişimiyle Fransız bir tarihçinin sömürge dönemine ilişkin hazırladığı rapor üzerinden yakın tarihiyle yüzleşme çabasına girdi. Ancak Paris'in sömürge dönemine ilişkin Cezayir'in ısrarına rağmen resmi bir şekilde özür dilemeyi ve kurbanlara tazminat ödemeyi reddetmesi Cezayir'de tüm kesimlerin tepkisiyle karşılaştı. Bu nedenle Cezayir yönetimi söz konusu tarihçinin raporuna henüz resmi yanıt vermedi.Fransız tarihçinin de raporunda yer verdiğine göre, Fransa Cezayir topraklarında 17 ayrı nükleer deneme yaptı ve Fransız güçlerinin bu topraklara döşediği mayın ve patlayıcılar binlerce Cezayirlinin hayatına mal oldu.
Reklam
Tel Abyad'da Patlayıcı Yüklü 2 Araç Ele Geçirildi
ŞANLIURFA (AA) - Suriye'nin Tel Abyad ilçesinde, içerisinde el yapımı patlayıcı bulunan 2 araç ele geçirildi.Şanlıurfa Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Valilik koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü tarafından danışmanlık hizmeti verilen yerel kolluk unsurlarınca terör örgütü PKK/KCK-PYD/YPG'nin faaliyetlerinin deşifresine yönelik çalışmalar yürütülüyor.Bu kapsamda Tel Abyad ilçesinde bir istihbaratı değerlendiren ekipler, bir araçta el yapımı patlayıcı buldu, araçtaki 2 şüpheliyi gözaltına aldı.Gözaltına alınan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda, içinde patlayıcı olan başka bir araç daha bulundu.Her iki araçtaki patlayıcılar kontrollü şekilde imha edildi.
Kocaeli'de Bitkin Bulunan Karaca Tedavi Altına Alındı
KOCAELİ (AA) - Kocaeli'nin İzmit ilçesinde bitkin bulunan karaca, Ormanya Doğal Yaşam Parkı'nda tedavi altına alındı. ​​​​​​​İzmit Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Gölkaypark civarında bitkin karacayı fark eden vatandaşlar, durumu belediyeye bildirdi.Bunun üzerine harekete geçen İzmit Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri, korktuğu anlaşılan karacayı sakinleştirdi.Hayvanın ilk muayenesini yapan ekipler, karacayı Ormanya Doğal Yaşam Parkı'na teslim etti.
Reklam
Alman Gazetesi, Meis Adası'nın Münhasır Ekonomik Bölge Olarak Görülmesini "Boş Bir Rüya" Olarak Nitelendirdi
BERLİN (AA) - Alman medyasındaki bir makalede, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Meis Adası’nı münhasır ekonomik bölge olarak görmesi 'boş bir rüya' veya 'ölü doğum' şeklinde nitelendirildi.Frankfurt Allgemeine gazetesinde yer alan makalede, Meis Adası'nın münhasır bölge görülmesinin hiçbir zaman uluslararası hukukta uygulanabilirlik şansı olmadığı anlamına geldiği belirtilerek, 'Bunun 'boş bir rüya' veya 'ölü doğum' olmasına ilişkin Uluslararası Adalet Divanının (UAD) bir kararına atıf yapılabilir.' ifadesine yer verildi.Makalede, Yunanistan ve GKRY'nin Meis Adası'ndaki iddialarına ilişkin UAD'ın Nikaragua açıklarındaki Kolombiya Adaları için verdiği karar hatırlatılarak, şunlar kaydedildi:'Bu anlaşmazlıkta, adaların durumunun Nikaragua kıyılarında Kolombiya’ya ait münhasır ekonomik bölge oluşturamayacağı kararı çıkmıştı. Makalede, bu kararın Avrupa’daki coğrafi yapıya uygulandığında Akdeniz’de bir Yunanistan-Kıbrıs bölgesinin hiçbir zaman uluslararası hukukta uygulanabilirlik şansı olmadığı anlamına geldiği belirtiliyor.Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku’na göre, ikamet edilen her ada kendi münhasır ekonomik bölgesine sahip. Ancak UAD, ara bulucu kararlarda nüfusun büyüklüğü ve kıyı uzunluğu gibi gerekçelerle karşı kıyı devletinin iddialarını göz önünde bulunduruyor. Meis örneğinde, Türkiye’nin güney sahili en az 20 kat daha uzun.''12 kilometrekarelik bir Yunan toprağı, talepte bulunuyor'Başbakan Kiryakos Miçotakis hükümetinin kendisi için maksimalist pozisyonlar formüle etmemiş olması halinde Türkiye'nin tezlerini inandırıcı bir şekilde eleştirebileceğine işaret edilen makalede, şu değerlendirmelerde bulunuldu:'Bu, her şeyden önce Yunanistan ve Kıbrıs'ın doğrudan birbiriyle birleştiği varsayılan 'ortak bir münhasır ekonomik bölge' iddiaları için geçerlidir. Atina, Türkiye kıyısı açıklarında çok küçük olan Yunan Meis Adası’nın böyle bir bölgesi olduğu gerekçesini sunuyor. Atina, Türkiye’nin görüş mesafesindeki 300 nüfuslu bu Ada ile yerleşimin olmadığı yan adaların güneye doğru 200 deniz millik bir Yunan münhasır ekonomik bölgesi oluşturduğunu iddia ediyor.Bu ise şu anlama geliyor; 12 kilometrekarelik bir Yunan toprağı, denizde yaklaşık 40 bin kilometrekarelik münhasır ekonomik bölge talebinde bulunuyor. Bu devasa bölgenin, Yunan ve Kıbrıs münhasır ekonomik bölgeleri arasında da bağ kuracağı belirtiliyor.'Makalede, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el Sisi’nin rejiminin Meis Adası konusunu benzer şekilde gördüğü ve Yunanistan ile Mısır Ağustos 2020'de Akdeniz'deki yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin bir anlaşma imzalamış olmalarına rağmen Kahire'nin, Meis meselesini dikkate almayı reddettiği belirtildi.
İstanbul Havalimanı Görevlileri, Kırgız Yolcunun Doğumunu Anlattı:
İSTANBUL (AA) - İstanbul Havalimanı görevlileri, Kırgızistanlı yolcu Mukhamadal Ismaılov'un havalimanında gerçekleşen doğumuna tanıklıklarını anlattı. Rusya'nın Saint Petersburg kentinden tarifeli uçakla aktarmalı Ankara'ya gitmek üzere yola çıkan Kırgız yolcu Ismaılov, dün akşam Dış Hatlar Terminali Transfer Bölümü'nde İstanbul Havalimanı sağlık biriminin müdahalesiyle bebeğini dünyaya getirdi. Kırgız bebek, İstanbul Havalimanı'nda doğan ilk bebek olarak kayıtlara geçti. İGA Terminal Nöbetçi Operasyon Müdürü Nejdet Taşçı, doğumun gerçekleştiği İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Terminali Transfer Bölümü'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, dün akşam saat 20.30 sıralarında, operasyon merkezinden Rusya'nın Saint Petersburg kentinden tarifeli uçakla gelen bir yolcunun doğum sancısı bulunduğuna yönelik haber verilmesi üzerine harekete geçtiklerini söyledi. Hemen sağlık birimlerine haber verdiklerini anlatan Taşçı, sağlık birimlerinin vakaya müdahale etmek için kısa sürede olay yerine geldiklerini ifade etti. Taşçı, 'Sağlık birimlerimiz 2 dakika içinde vakaya müdahale etti. Havalimanındaki ilk bebek doğdu.' diye konuştu. 'Sağlık ekipleri 2 dakika içinde olay yerine geldi'Şafak Sağlık Grubu İstanbul Havalimanı Başhekimi İbrahim Ethem Menekşe, sağlık ekiplerinin ihbarı alır almaz yaklaşık 2 dakika içerisinde olay yerine geldiğini ifade ederek, şunları aktardı: 'Sağlık ekiplerimiz durumun önemini bilerek annemize bu alanda hemen müdahale etmişlerdir. Sağlıklı bir doğum gerçekleştirilmiştir. Annemize ve bebeğimize gerekli müdahaleler yapılmıştır. Daha sonra ambulansımızla annemiz, bebeğimiz ve babası, 2 personelimizin refakati eşliğinde Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesine nakledilmişlerdir.'Menekşe, görevlilerce kendilerine ihbar geldiğinde doğum eyleminin başladığını ve ekiplerin kısıtlı bir zaman dolayısıyla sahada doğum yaptırmak gerekliliği oluştuğunu belirterek, şunları kaydetti:'Bebeğimiz sağlıklı bir şekilde alanda doğduktan sonra da gerekli müdahaleler hızlıca yapılarak daha ileri tetkikler için Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesine sevk edildi. Bebeğimiz ve annesi şu anda sağlıklı bir şekilde kontrol altında bulunuyor.''Bu İstanbul Havalimanı'nda bir ilk oldu'Menekşe, daha önce ekip olarak havalimanında böyle bir deneyim yaşayıp yaşamadıkları sorusuna, 'Bu İstanbul Havalimanı'nda bir ilk oldu. Yani buradaki ilk bebeğimiz oldu.' şeklinde cevap verdi.İHL Terminal Operasyon Yardımcısı Reyhan Arı, İstanbul Havalimanı'nda ekip olarak ilk kez böyle bir olayı yaşadıklarını, anne ve bebeğin sağlık durumlarının iyi olduğunu öğrenince mutluluklarının katlanarak arttığını söyledi.
Malatya'da 3 Firari Fetö Hükümlüsü Yakalandı
MALATYA (AA) - Malatya'da, FetullahçıTerör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) kentteki sözde mütevelli heyetinde yer alan ve haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 3 firari yakalandı. İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, örgütün sözde mütevelli heyetinde faaliyet gösteren ve haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlülerin yakalanmasına yönelik operasyon düzenledi.Operasyonda, 8 yıl 9 ay hapis cezası bulunan K.K, 6 yıl 3 ay hapis cezası olan M.A.D. ile 7 yıl 6 ay kesilmiş hapis cezasıyla aranan Ö.F.N. yakalandı.Üç firari hükümlü, işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.
Alev Alev 14. Bölüm Fragmanı Yayınlandı! Cemre "Kaybedeceksek Savaşarak Kaybedeceğiz"...
Alev Alev yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmanda; Çelebi belediye başkanlığına adaylığını koymuştur ve bunun için hazırlanıyordur. Ardından Cemre'ye anlaşmalı boşanma protokolünü veren Çelebi, Cemre'den boşanma davasını geri çekmesini isteyerek tehdit eder. Çelebi'nin belediye başkanlığı için kürsüye çıktığı esnada Cemre'nin 'Kaybedeceksek savaşarak kaybedeceğiz.' sözleri duyulur ve ardından Çiçek ve Rüya ile beraber ortamı basarlar. İşte Alev Alev 14. bölüm fragmanı...
Reklam