onedio
Bölücü Terör Örgütü PKK/Ypg, Olası Sincar Harekatı Nedeniyle Panik Yaşıyor
ANKARA (AA) - Terör örgütü PKK/YPG tarafından Suriye'nin kuzeyinde son 1 yılda düzenlenen terör saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu 182 kişi öldü, 767 kişi yaralandı. Teröristlerin bölgede sağlanan huzur ve istikrar ortamını bozmaya çalıştığını aktaran güvenlik uzmanları, saldırıların zamanlamasına dikkat çekerek, olası Sincar harekatının terör örgütünde paniğe neden olduğu değerlendirmesinde bulundu.Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, terör örgütü PKK/YPG, Suriye’nin kuzeyinde düzenlediği saldırılarla bölgede sağlanan huzur ve istikrar ortamını bozmaya çalışıyor.Son 1 yılda sivillere yönelik 248 saldırı gerçekleştiren teröristler, aralarında çocukların da bulunduğu 182 masum insanı öldürdü, 767 kişiyi yaraladı. Patlayıcı yüklü araçlarla yapılan saldırıların Türk Silahlı Kuvvetlerinin teröristlerden arındırdığı ve bölge halkını huzura kavuşturduğu Afrin, El Bab, Cerablus ve Rasulayn gibi bölgelerde yoğunlaşması dikkat çekiyor.Güvenlik uzmanları, teröristlerin söz konusu saldırılarıyla sivilleri korkutmayı ve zorla yerlerinden ayrılmalarını sağlamayı amaçladığını belirtti.PKK/YPG'li teröristlerin özellikle sivillerin yoğun bulunduğu yerlerde ve saatlerde saldırılarını gerçekleştirdiğine dikkati çeken uzmanlar, patlayıcı yüklü araçlarla düzenlenen saldırıların bölge halkını yıldırmaya yönelik olduğu değerlendirmesinde bulundu.Teröristlerin Suriye’nin kuzeyinde huzur ve istikrarı bozmak için düzenlediği saldırılarla TSK'nın bölgeye huzur getiren faaliyetlerini ve insani yardım çalışmalarını gölgelemeyi de amaçladığını belirten güvenlik uzmanları, saldırıların zamanlamasına da dikkat çekti.Uzmanlar, terör örgütü PKK/PYD/YPG'nin, 'yeni Kandil' yapmaya çalıştığı Sincar'a yönelik harekat söylemlerinin, örgütün sözde yöneticileri arasında büyük panik ve moral bozukluğu yarattığını, düzenlenen saldırılarla örgütteki çözülmenin önüne geçilmesinin amaçlandığını belirtti.
İstanbul'da Yıllar Sonra Düşüş Yaşandı! Türkiye'nin Nüfusu Belli Oldu
Türkiye İstatistik Kurumu, 2020 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçlarını açıkladı. Türkiye'de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2020 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 459 bin 365 kişi artarak 83 milyon 614 bin 362 kişiye ulaştı. Erkek nüfus 41 milyon 915 bin 985 kişi olurken, kadın nüfus 41 milyon 698 bin 377 kişi oldu.
Kazakistan 12 Vatandaşını Suriye'den Tahliye Etti
NUR SULTAN (AA) – Kazakistan, Suriye’den özel operasyonla 7’si çocuk 12 vatandaşını tahliye ettiklerini bildirdi.Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Kazakistan Milli Güvenlik Komitesi tarafından Suriye’de tahliye operasyonu düzenlendiği belirtildi.Açıklamada, operasyon sonucunda Suriye’den 7’si çocuk ve 1’i kadın 12 Kazakistan vatandaşının ülkeye tahliye edildiği kaydedildi.Söz konusu vatandaşlarla ilgili ulusal mevzuat ve uluslararası yükümlülüklerin yerine getirileceğine dikkat çekilen açıklamada, 'Terör eylemlerine karışan kişiler ceza hukuku çerçevesinde yargılanacak. Kadın ve çocuklar rehabilitasyon programından geçecek.' ifadesine yer verildi.Açıklamada, tahliye edilen 7 çocuğun 2’sinin yetim olduğu belirtilerek, çocuklara devlet tarafından gerekli yardımların sağlanacağı ve yakın akrabalarına teslim edileceği aktarıldı.Kazakistan, 2019'da Suriye’den vatandaşlarını tahliye etmek amacıyla 'Jusan' insani operasyonunu başlatmıştı.
Ordu'daki Makbule Sarı Cinayeti Faillerine Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası İstemi
ORDU (AA) - Ordu'da, elleri, ayakları ve ağzı bağlanmış, çarşafa sarılı halde evinde ölü bulunan 74 yaşındaki Makbule Sarı'nın öldürülmesine ilişkin tutuklu 2 şüpheli hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.Makbule Sarı'yı Korgan ilçesi Sarıalıç Mahallesi'ndeki evinde 14 Kasım 2020'de öldürdükleri iddiasıyla tutuklu bulunan Hayrettin Görgülü ve Serkan Uluz hakkındaki soruşturma tamamlandı.Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliler hakkında 'kasten insan öldürme' suçundan hazırlanan iddianame, Fatsa Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İddianamede, Görgülü ve Uluz'un, maktul Sarı'ya karşı tasarlayarak, canavarca hisle eziyet çektirerek, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı bir suçun delillerini gizlemek ve işlenişini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla 'kasten insan öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi.Ayrıca şüphelilerin, Sarı'ya karşı 'cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 2 yıldan 7 yıla kadar hapisle cezalandırılması, atılı suç birden fazla kişiyle birlikte ve beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı işlendiğinden TCK'nin 109/3b,f maddesi uyarınca cezasından bir kat artırım yapılması, 'nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 'gece vakti birden fazla kişi ile birlikte beden bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı nitelikli yağma' suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi.İddianamenin değerlendirme bölümünde, sanıkların eylemi olay tarihinden önce aralarında konuşarak, anlaşarak planladıkları, ortak suç işleme kararı çerçevesinde hareket ettikleri, olay üzerinde müştereken fiili hakimiyet kurdukları, bu amaç için kiraladıkları araç ile Korgan ilçesine gelerek maktulün bulunduğu mahalle mevkisine gittikleri belirtildi.Havanın kararmasını bekleyen sanıkların, kendilerini ormancı olarak tanıtıp kapıyı açtırdıkları maktulü darbederek etkisiz hale getirdiklerinin aktarıldığı iddianamede, Makbule Sarı'yı bağırmaması, yardım çağırmaması amacıyla bağladıkları, çarşaf içerisine sardıkları ve bu suretle öldürdükleri, maktule karşı ayrıca nitelikli yağma eyleminde bulunduklarının anlaşıldığı kaydedildi.Şüphelilerin yargılanmasına 12 Şubat'ta başlanacak.
Sokak Hayvanlarının "Gülümser Annesi"Nin İyilik Yolculuğu
ANTALYA (AA) - SÜLEYMAN ELÇİN - Antalya'da üç tekerlekli elektrikli bisikletle, çöp konteynerlerinden yiyecekler toplayıp her gün 150'den fazla kedi ve köpeği besleyen Gülümser Yılmaz, 'iyilik' adını verdiği yolculuğunu ömrü yettiğince sürdürmek istiyor.Kepez ilçesinde sokak hayvanlarının 'Gülümser annesi' olarak bilinen 50 yaşındaki Yılmaz'ın iyilik mesaisi, sabahın erken saatlerinde başlıyor. Eşinden ayrıldıktan sonra yalnız yaşayan ve geçimini babasından kalan maaşla sürdüren Yılmaz, sabahın ilk ışıklarıyla yola koyuluyor. Önce evinde ve bahçesinde beslediği 10 köpek ve 20'ye yakın yavru kedinin karnını doyuran bir çocuk annesi Yılmaz, ardından hayvanseverlerin bağışladığı mama ve salamları, üzerinde 'Sokak hayvanlarının Gülümser annesi' yazılı 3 tekerlekli elektrikli bisikletin kasasına yerleştiriyor. Tulum ve çizmesini giyerek bisikletine binen Yılmaz, iyilik yolculuğuna çıkıyor. Evinin yakın bölgesindeki restoran ve yemek fabrikalarının çöplerinden yiyecekleri toplayan kadın, ilçedeki sokak ve boş arazilerde yaşayan kedi ve köpeklerin karnını doyuruyor.Yılmaz'ın yolunu gözleyen sokak hayvanları, sesini duyar duymaz bisikletin önüne atlıyor.Yaklaşık 20 kilometre süren yolculuğunda 150'den fazla kedi ve köpeğe yiyecek ulaştırmanın mutluluğunu yaşayan Yılmaz, hamile köpekleri de doğum yapana kadar evine alıp bakımlarını üstleniyor, yavrularını da hayvanseverlere sahiplendiriyor.Yılmaz, hasta köpekleri de evine götürerek tedavisini yaptırıyor. 'Yaptığım iyiliklerle bu dünyadan gitmek istiyorum'Yılmaz, AA muhabirine, daha önce sokak hayvanlarından korktuğunu söyledi. Sağlık sorunları yaşadıktan sonra hayata bakışının değişmeye başladığını aktaran Yılmaz, 6 yıl önce otobüs durağında gördüğü aç bir köpeğin karnını doyurduğunu, o hayvanın eve kadar kendisine eşlik ettiğini anlattı.Köpeğin gözlerindeki minnet duygusunu gördüğünü belirten Yılmaz, o günden sonra sokak hayvanlarıyla ilgilenmeye başladığını dile getirdi.Yılmaz, sokak hayvanlarını doyurmadan içinin rahat etmediğine işaret ederek şöyle konuştu:'Hasta da olsam yağmur da yağsa fırtına da olsa günlük beslemelerini düzenli yapıyorum. Onları yavrum gibi görüyorum ve aç yatmalarına gönlüm el vermiyor. Mal mülk benim için önemli değil. Yaptığım iyiliklerle bu dünyadan gitmek istiyorum. Yemek verdiğim her sokak köpeğini seviyor, onlarla oyunlar oynuyorum. Hayvanlar benim dünyam oldu. Onlara sevgimi hissettiriyorum. Onlar da bu sevgiye inanılmaz karşılık veriyor. Bazen bisikletimin peşinde onlarca köpek oluyor. Peşimden hiç ayrılmıyorlar. Bazen elektrikli bisikletimin şarjı bitiyor. İterek eve varıyorum. Şarj ediyorum, yeniden beslemeye çıkıyorum.' Çöpten yiyecek topladığında insanların şaşırdığını, kendisini küçümseyenlerin de olduğunu vurgulayan Yılmaz, 'Artık bana alıştılar. Herkes beni tanıdı ve çok saygı duyuyorlar. 'Allah razı olsun' diyorlar. Bu beni mutlu ediyor. Son nefesime kadar hayvanlara bakmaya devam edeceğim.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Sivas'ın Çehresini Değiştirecek "Kızılırmak Projesi" İçin İlk Kazma Vuruldu
SİVAS (AA) - HALİFE YALÇINKAYA - Türkiye'nin en uzun nehri Kızılırmak'ın, Sivas'tan geçen bölümünün 8,5 kilometrelik kısmında hayata geçirilecek proje kapsamında, elektrik üretilecek, plaj, konaklama tesisleri, restoranlar, kafeler yapılacak, sosyal, sportif ve kültürel alanlar oluşturulacak. Belediye tarafından yürütülen ve projenin ilk ayağı olan ana kanalizasyon hatlarının döşenmesi ve terfi istasyonlarının kurulması için ilk kazma vuruldu. Kızılırmak'ın şehrin sosyal hayatına ve turizme kazandırılması adına Sivas Belediyesi tarafından başlatılan proje, 8 milyon metrekare alanı kapsayacak.Sivas Belediye Başkanı Hilmi Bilgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hayata geçirecekleri tarihi projenin şehre hayırlı olmasını diledi. Kızılırmak Projesi'nin uzun süredir Sivas'ın gündeminde olan ve birkaç bakanlığın ortak koordinesinde gerçekleştirilecek bir proje olduğunu vurgulayan Bilgin, bu konuda ilk adımın atıldığını ifade etti. Irmağın iki tarafına yapılacak kolektör hatlarıyla Sivas'ın atık su ve kanalizasyonunun arıtma tesislerine kadar gideceğini belirten Bilgin, 'Bu projenin içerisine Cumhuriyet Üniversitesini ve Organize Sanayi Bölgesini de dahil ettik. İnşallah projenin birinci ayağında Sivas'ın altyapı ve ırmağın kirlilik sorunu çözülmüş olacak. Kızılırmak havzasını koruyacak, çevreci bir proje.' dedi. Projenin ilk etabı 2022'de tamamlanacakProjenin birinci etabını 2022 yılında tamamlamayı hedeflediklerini dile getiren Bilgin, 'Tamamı yaklaşık 11 milyon avroluk bir proje. Bunun bir kısmı IPA Projesi kapsamında hibe, bir kısmını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı karşılıyor, bir kısmını ise belediye olarak biz karşılayacağız. İlk etapta 32 kilometre uzunluğunda kolektör hattı yapılacak. Organize Sanayi Bölgesi için çok önemli bir proje, iş adamlarımızın özel talebiydi. Bu proje ile üniversitenin sorununu da çözmüş olacağız.' ifadelerini kullandı.Bilgin, proje kapsamında imar çalışmalarının da başladığını kaydederek, 'İmar uygulamaları bittikten sonra ise rekreasyon, çevre düzenlemesi çalışmasına başlanacak. Ona da bu yıl içerisinde başlamayı planlıyoruz. Amacımız ve planlamamız, 2023 yılı sonuna kadar Kızılırmak Projesi'ni ete kemiğe büründürecek bir hale getirmek. Bugüne kadar bizden desteklerini esirgemeyen Çevre ve Şehircilik Bakanımıza ve bakanlık yetkililerine, destek veren diğer kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum.' diye konuştu. Akan suyun enerjisiyle elektrik üretilecekBilgin, yılardır Sivas'ta, 'Kızılırmak akar Sivas bakar' şeklinde bir söylem olduğunu dile getirerek, bunu ortadan kaldırmak istediklerini kaydetti. Proje sayesinde Kızılırmak'ın Sivas'a görsel bir güzellik katacağını vurgulayan Bilgin, şöyle devam etti:'Aynı zamanda Sivas Belediyesinin enerjisini, elektriğini karşılayacak bir projeyi de hayata geçirmiş olacağız. Bu da çok önemli. Enerji kaynaklarını sonuna kadar kullanmamız gerekiyor. Bu konuyla ilgili de çalışmalarımız devam ediyor. Tamamlandığında akan sudan elektrik üretimiyle Sivas Belediyesinin enerji ihtiyacını karşılayacak bir projeyi de hayatı geçirmiş olacağız. Bu da ilklerden bir tanesi, projeyi bir bütün olarak uzun soluklu düşünüyoruz.'Bilgin, ırmak üzerindeki belirli bir bölgeye set çekerek yatay hidroelektrik santrali kuracaklarını sözlerine ekledi.
Ergene Nehri'ndeki Taşkın Riski "Kırmızı Alarm" Seviyesine Yükseldi
EDİRNE (AA) - Devlet Su İşleri (DSİ), Trakya'da hafta başında etkili olan sağanak ve kar erimelerinin ardından debisi artan Ergene Nehri'nde alarm durumu 'turuncu'dan 'kırmızı'ya yükseltti.Nehrin debisi düne göre 83 metreküp/saniye artışla saniyede 404 metreküp akışa çıktı.Uzunköprü ilçesinde yer yer taşkınlara neden olan Ergene'nin suyu, nehir yatağı kenarındaki tarım arazilerine yayılmaya devam ediyor.Pavli Panayır alanı su altındaNehrin taşması sonucu Kırklareli'ne bağlı Pehlivanköy ilçesinde bulunan 'Pavli Panayır Alanı'da su altında kaldı, taşkın suları panayır alanındaki sosyal tesislere girdi.Nehirdeki su seviyesinin yükselmesiyle nehre yakın tarım arazileri de suyla doldu.
Reklam
Ardahan'da Soğuk Hava Ve Sis Etkili Oluyor
ARDAHAN (AA) - Ardahan'da etkili olan sis ve dondurucu soğuk yaşamı zorlaştırıyor.Gece sıfırın altında 18 dereceyle Doğu Anadolu'nun en soğuk kenti olan Ardahan'da yol ve kaldırımlarda buzlanmalar oluştu.Ağaç ve bitkilerin kırağı tuttuğu kentte sis de etkili oluyor.Kura Nehri bölgesinde yoğunlaşan sis güzel manzaralar oluşturdu.
Fas: ABD'nin Batı Sahra'da Egemenliğimizi Kabul Etmesi Çözüme Katkı Sağladı
RABAT (AA) - Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, ABD'nin, Fas'ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanımasının, Rabat ile Polisario Cephesi arasındaki anlaşmazlığa siyasi çözüm bulunmasına katkı sağladığını belirtti.Burita, Londra merkezli Eş-Şarku'l Avsat gazetesi için 'ABD kararı ve Fas Sahrası ... Sürpriz ve Çözüm' başlıklı bir makale kaleme aldı. Faslı Bakan makalesinde, 'ABD'nin Fas'ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanıma kararı, gerçekçi ve kalıcı bir siyasi çözüm bulma yolunda belirleyici bir dönüm noktası ve güçlü bir anı teşkil ediyor.' ifadelerini kullandı.Washington'ın Batı Sahra'da Fas egemenliğini kabulü ve yine Fas'ın özerklik girişimini açıkça desteklemesinin bazılarını endişelendirdiğini hatırlatan Burita, bunun birçokları için de 'sürpriz' olduğunu ancak uluslararası toplumun büyük bölümünün kararı memnuniyetle karşıladığını savundu.Burita, kararın öneminin uzun süredir devam eden çekişmeye bir çözüm bulunması için sunacağı fırsatla ölçülebileceğini, bunun da Avrupa'nın güneyinden Afrika'nın ortalarına kadar uzanan stratejik bölgeye kalıcı güvenlik ve istikrar gelmesi şeklinde yansıyacağını kaydetti.Ortada iki karşıt görüş olduğuna işaret eden Burita, bunlardan birinin daha iyi bir gelecek için Batı Sahra'yı da içine alan güney bölgesine 10 yıl içinde 7 milyar doları aşan devasa yatırımlar içeren Fas Kralı'nın görüşü, diğerinin ise sorunun dondurulması üzerine bahse giren ve bölgesel ekonomik entegrasyona engel olmak ve zorluklar çıkarmak şeklinde kendisini görevli gören bir görüş olduğunu savundu. Burita ayrıca Fas'ın, ulusal egemenliği altında Batı Sahra halkına bölgede özel yargı, icra ve yasama kurumları aracılığıyla kendi sosyal, ekonomik ve siyasi işlerini düzenleyebilecekleri bir özerklik uygulaması imkanı veren devlet mantığına geçiş yapmaya karar verdiğini belirttiNe olmuştu?Fas Kralı 6. Muhammed 10 Aralık 2020'de İsrail ile ilişkilerin 'en yakın zamanda' kurulacağını açıklamış, aynı gün dönemin ABD Başkanı Donald Trump da Fas ve İsrail'in tam diplomatik ilişki kurulmasına yönelik anlaşmaya vardığını ve Batı Sahra'da Fas'ın hakimiyetini tanıdıklarına dair bir bildirge imzaladığını duyurmuştu.Fas'ın 1975'te eski İspanyol sömürgesi Batı Sahra'yı topraklarına katmasının ardından Cezayir'in tanıdığı bağımsızlık yanlısı Polisario Cephesi ile Fas yönetimi arasındaki gerginliğin devam ettiği biliniyor.Fas, bölgenin kendi egemenliğinde kalması gerektiğini savunurken Polisario Cephesi, Batı Sahra'nın bağımsız devlet olduğunu ileri sürüyor. Cezayir'in de Batı Sahra'nın egemenliğini tanıyan sınır komşusu bir ülke olması nedeniyle Fas yönetimiyle ilişkileri gergin seyrediyor.
Filipinler'de Buz Fabrikasında Amonyak Sızıntısı: 2 Ölü
MANILA (AA) - Filipinler’in Navotas kentinde bir buz üretim tesisinde meydana gelen amonyak sızıntısı nedeniyle 2 kişinin öldüğü, 90’dan fazla kişinin gazdan etkilendiği bildirildi. Navotas Belediye Başkanı Toby Tiangco, dün TP Marcelo buz fabrikasında meydana gelen amonyak sızıntısından etkilenen iki fabrika çalışanının cesedine bugün ulaşıldığını açıkladı.Yetkililer, yüksek miktarda amonyak gazına maruz kalan 90’dan fazla kişinin hastaneye kaldırıldığını ve 20 kişinin solunum güçlüğü şikayetleri üzerine gözlem altında tutulduğunu belirtti.Tiangco, kazada yaşamını yitirenler için özür dileyerek, tüm hastane ve cenaze masraflarını üstleneceklerini söyledi.Gaz sızıntısının bir borudan ya da yarı dolu tankın patlamasından kaynaklanabileceğinden şüpheleniliyor.Kazanın meydana geldiği tesis, ek güvenlik önlemleri alanına kadar kapalı olacak.Asya’nın en büyük balık limanlarının bulunduğu Navotos’taki benzer kazaları önlemek amacıyla buz fabrikaları ve soğuk hava depolarının denetleneceği bildirildi.
Reklam
İstanbul'da Uyuşturucu Operasyonlarında Yakalanan 3 Şüpheli Tutuklandı
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı.İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Esenler, Bayrampaşa ve Esenyurt'ta uyuşturucu madde imal ve ticareti yapan şüphelilere yönelik çalışma başlattı.Polis yaptığı çalışmanın ardından 26-28 Ocak'ta belirlenen adreslere baskın düzenledi.Adreslerde yapılan aramalarda 26 kilo 900 gram eroin, 22 kilo 680 gram metamfetamin, 17 kilo 860 gram aseton, 1 kilo 320 gram hidroklorik asit ele geçirildi.Operasyonda N.D. ile Suriye uyruklu H.K. ve A.D.E.B. yakalandı.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklandı.
Reklam
Bitlis'te Mandalar Kaplıca Suyuyla Temizleniyor
BİTLİS (AA) - ŞENER TOKTAŞ - Bitlis'in Güroymak ilçesinde manda yetiştiricileri, kışın ahırlarda kirlenen hayvanlarını belirli aralıklarla götürdükleri kaplıcada yıkıyor.İlçeye 7 kilometre uzaklıkta bulunan Budaklı köyündeki 40 derece sıcaklıkta suyun çıktığı Budaklı Kaplıcası, yazın şifa arayanların, kışın da manda ve atlarını yıkamak isteyen köylülerin uğrak yeri oluyor.Olumsuz hava koşullarının etkili olduğu köyde dışarıya çıkarılamadıkları için ahırlarda kirlenen mandalar, daha sağlıklı olmaları ve süt verimi için belli aralıklarla kaplıca suyunda yıkanıyor.Sıcaklığın sıfırın altında 20 dereceye kadar düştüğü bölgede, etrafı karla kaplı kaplıcaya getirilen manda ve atların buharların yükseldiği suda yıkanması renkli görüntüler oluşturuyor.Fotoğraf tutkunları da hayvanların yıkanmasını ve dondurucu soğuğa aldırmadan manda ve atların üzerinden takla atarak suya dalış yapan gençleri görüntülemek için yılın bu dönemlerinde köye akın ediyor.'Çok soğuk günlerde hayvanları getirmiyoruz'Köy sakinlerinden Ömer Faruk Azbay, AA muhabirine, kış boyunca ahırda kalan hayvanların verimini artırmak ve temizlenmelerini sağlamak için haftada iki gün kaplıcaya geldiklerini söyledi.Sıcak suyun hayvanlara iyi geldiğini, verimlerinin arttığını belirten Azbay, 'Soğuk hava gebe olan mandalara zarar veriyor. Bu nedenle daha çok havanın güneşli olduğu günlerde geliyoruz. 20 mandamız var. Onları yıkayıp temizliyoruz. Köyümüzde bin manda var. Bu nedenle belli aralıklarla geliyoruz.' dedi. Muhammed Tören ise kaplıcada güzel vakit geçirdiklerini ifade ederek, 'Buradaki sıcak su çok faydalı. Birçok ilden insanlar buraya geliyor. Fotoğraf sanatçıları sürekli burada fotoğraf çekiyor. Hava güneşli olduğunda hayvanları kaplıcaya getiriyoruz. Suda 2-3 saat kaldıktan sonra eve götürüyoruz.' ifadelerini kullandı.
Yks Başvuruları Başladı
ANKARA (AA) - Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 2021 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2021-YKS) başvurular bugünden itibaren 2 Mart'a kadar alınacak. ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, YKS'nin birinci oturumu olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) 26 Haziran'da, ikinci oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile üçüncü oturum Yabancı Dil Testi (YDT) 27 Haziran'da gerçekleştirilecek. Adaylar başvurularını, bugünden itibaren elektronik ortamda ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak saat 10.00'dan sonra ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulamasından yapabilecek.Başvurularda e-Devlet kolaylığıİsteyen adaylar, bu yıl ilk kez YKS'ye e-Devlet üzerinden de başvurabilecek. Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı sahibi adaylar, bir başvuru merkezine gitmeksizin e-Devlet şifreleriyle e-Devlet Kapısı uygulaması üzerinden ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ne kayıt olacak. Bu durumdaki adaylar, ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ne kayıt olduktan sonra MEB e-Okul sisteminde de ortaöğretim bilgileri bulunuyorsa bir başvuru merkezine gitmeksizin 2021-YKS başvurularını, bireysel olarak internet aracılığıyla (https://ais.osym.gov.tr) veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması üzerinden yapabilecek. YKS başvuruları, bugünden itibaren 2 Mart'a kadar alınacak. Başvurudan önce adayların HES kodunu edinmiş olmaları gerekecek. Adaylar, HES kodunun nasıl edinileceği bilgisine Sağlık Bakanlığının https://hayatevesigar.saglik.gov.tr internet adresinden ulaşabilecek. Bu yılki YKS yerleştirme işlemlerinde 2020-TYT puanını kullanmak isteyen adaylar ile sadece 'Özel Yetenek Sınavı' sonuçlarına göre öğrenci alacak yükseköğretim programlarına başvurmak isteyen adayların, 2020-TYT dönüştürülmüş puanlarının hesaplanabilmesi için YKS'ye başvurmaları gerekiyor. Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı'na (2021-MSÜ) başvuran adaylar da Milli Savunma Bakanlığı tarafından Milli Savunma Üniversitesine yerleştirme işlemlerine alınabilmeleri için 2021-YKS'ye başvuracak. Kılavuz yayımlandı Sınava ilişkin ayrıntılı bilgi, http://www.osym.gov.tr internet adresinden yayımlanan 2021-YKS Kılavuzu'nda yer alıyor. Sınava başvuracak adayların kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekiyor. Kılavuza göre, YKS başvuru ücreti her bir oturum için 90 lira olarak belirlendi. Adaylar, sınava giriş belgelerini, T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden sınav tarihinin yaklaşık 10 gün öncesinden başlamak üzere edinebilecekler. Belgenin üzerinde adayın sınava gireceği merkez, bina, salon bilgileri ile fotoğrafı yer alacak.
Reklam
Kaybolmaya Yüz Tutan İlahiler Balkanlardaki Türk Kültürüne Işık Tutuyor
İSTANBUL (AA) - AHMET ESAD ŞANİ - 'Evlad-ı Fatihan'dan Kadim Sesler -Balkan İlahileri- 2' adlı çalışma, Balkanlardaki Türk kültürüne ilişkin yazılı, görsel ve sesli kayıtları bir arada sunuyor.Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla hazırlanan ve Türkiye Yazarlar Birliğince (TYB), Türk müziği alanında ödüle değer görülen çalışma kapsamında, Balkanlarda yaşanmakta olan Osmanlı kültürüne dair araştırma notlarının yanında görseller, nota ve müzikal bilgileri de yer alıyor.Editörlüğünü, İstanbul Üniversitesi (İÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, sanatçı ve akademisyen Ubeydullah Sezikli'nin üstlendiği, Trakya Üniversitesi (TÜ) İlahiyat Fakültesi Türk Din Musikisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abbas Jahja ile kültür araştırmacısı yazar Mikail Türker Bal'ın birlikte kaleme aldığı kitapla birlikte ayrıca Arnavutça, Boşnakça ve Türkçe eserlerden oluşan bir albüm hazırlandı.İÜ Dini Musiki Uygulama ve Araştırma Merkezinde müdürlük görevinin yanı sıra 'dini musiki' dersleri de veren Doç. Dr. Sezikli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Balkan İlahileri 2 albümüyle beraber 33 albüm çıkardığını dile getirdi.Sezikli, alandan derlenen eserlerle, farklı konu ve konseptlerde yaptıkları albüm çalışmaları da olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:'Türklerin hakim olduğu coğrafyalarda ve Anadolu'da, kaybolmaya yüz tutan ilahiler var. Bu ilahileri acil olarak derlemek, kaydetmek gerekiyor. Biz bunların hem sesli hem görüntülü kayıtlarını alıyoruz. Daha sonra bunları notaya alıyor, güftelerini divanlardan tashih ediyoruz. Bu tashihler neticesinde eserlerin notasını neşrediyoruz. İçerisinden seçtiğimiz eserleri de bir albüm olarak genelde her kitabın sonuna koyuyoruz.'Balkanlarla ilgili beşinci albümü yaptıklarının altını çizen Sezikli, 'Derlediğimiz bu ilahiler çok önemli. Bir müzik ve kültür antropologu gibi çalışıyoruz. Tarihin imbiğinden süzdüğümüz irfan geleneğini gelecek nesillere aktarıyoruz. Alana gittiğinizde, oradan kimlerin geçtiğini müzikten anlayabiliyorsunuz. Yani siz Balkanlarda bir ilahi derleyerek, 'Çok güzelmiş' demekle kalmıyorsunuz, aslında söylediğiniz şey şu, 'Ben burada bir hükümdarlık, bir medeniyet kurmuşum ve bunlar da aynı medeniyetin tezahürü ve izdüşümü.' diye konuştu.Ubeydullah Sezikli, Yunus Emre'nin onlarca şiirinin Arnavutça ve Boşnakça'nın da arasında bulunduğu dillere tercüme edildiğine dikkati çekerek, 'Bunları aynı bizim okuduğumuz gibi, ilahi ve Türk müziği formatında tekkelerde okuyorlar. Hem Yunus'un yazdığı gibi Türkçe, hem de Arnavutça veya Boşnakça okuyorlar.' dedi.'Balkanlardaki herkes bir Türkçe ilahi bilir'Medeniyetin gücünün musikide çok net ortaya çıktığını vurgulayan Sezikli, 'Ben size desem ki bir tane Arnavutça veya Boşnakça ilahi okuyun, bilmezsiniz ama oradaki hemen hemen herkes, Türkçe bilmediği halde Türkçe ilahi bilir, yani okur.' ifadelerini kullandı.Sezikli, bu eserlerin İstanbul'dan Anadolu'ya yayılan medeniyet ve kültürün izlerini taşıdığını ve bir tapu senedi gibi olduğunu aktararak, şunları kaydetti:'Yugoslavya zamanında, Balkanlarda yaşayan insanlar kendilerini hep azınlık gibi hissedip üzerlerindeki o baskıdan dolayı bu eserleri çok iyi muhafaza etmiş. Bu muhafaza, bağımsızlıklarını ilan ettikten sonra biraz gevşemiş. Bu kadar yoğun popüler müziğin, popüler kültürün ve dijitalleşmenin yanında, onlara da hak vermek lazım. Fakat bunları sadece Balkanlar için derleniyor diye düşünmemek lazım. Bunları Orta Asya'da da Anadolu'da da yapmak lazım.'Derlemeleri yaparken zamana karşı yarıştıklarına vurgu yapan Sezikli, 'Mesela 80 yaşında bir amca size 70-80 ilahi okuyor. Bir dahaki gittiğinizde o amca olmuyor. Ne oldu? İlahilerle ya da bildiği eserlerle beraber gitti. Kültürel eserlerle, hafızasındaki o manilerle, şiirlerle gitti. Ama bunu kaydederseniz ki kaydetmek, bu asırda çok zor bir şey değil, o zaman sizin bir envanteriniz oluşuyor.' diye konuştu.Ubeydullah Sezikli, bu amaçla Çorum, Amasya ve Kütahya'daki ilahileri derlediklerini, Kastamonu, Konya ve Urfa'daki eserlerin de bölgedeki akademisyenler tarafından derlendiğini belirterek, şunları söyledi:'Kimin yaptığı hiç önemli değil, önemli olan değerlenmesi. Yüksek lisans yaparken Makedonya'dan gelen arkadaşımız, Trakya Üniversitesi'nden Abbas Yahya ile orada inanılmaz bir tasavvuf kültürünün olduğunu ve bu kültürün derlenmeye muhtaç olduğunu gördük. 10 senedir, hemen hemen her sene gittik, her gittiğimizde bir şeyler topladık.''İnsanlık bir gün bu irfan medeniyetine tekrar dönecek'Sezikli, bir yıl öce kurulan İÜ Dini Musiki Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne de değinerek, dini müzik alanında dünyadaki ilk resmi kuruluşlardan biri olan merkezde, İslam dinine ait müziklerin yanı sıra Batıdaki dini müzik, halk müziği ve bütün dini müzikler üzerine araştırmalar yapıldığını ifade etti.2014'te sundukları projeyle çalışmaların kurumsallaşmaya başladığını, sonrasında merkez bünyesinde derlemelerin sürdüğünü aktaran Sezikli, şu bilgileri verdi:'Bu yaptığımız şey ne işe yarar yani kim ilahi dinliyor ki? Her şeyin bir zamanı var. O zaman geldiğinde, elinizde bir materyal olması lazım. Bakın insanlık öyle bir yere doğru gidiyor ki hiçbir şeyden tat almıyor artık. Onun için hayatın bir anlamı yok. Bu yokluğun içerisinde, insanlık bir gün bu irfan medeniyetine tekrar dönecek, o zaman kuş gibi kalmasın ortada. Döndüğü zaman kendi köklerine ait bir şeylerle karşılaşsın. O yolu tekrar kat etmesin. Bizden iki nesil sonrakiler için düşündüğünüzde, bu inanın aynen böyle olacak. İnsanlık tekrar bu irfan medeniyetine dönmek zorunda kalacak. Çünkü bu dünyadaki yaratılış gayesinin asıl ne olduğu o zaman idrak edilecek ve bu ilahilerin tamamı sizin yaratılış sırlarınızı anlatan şeyler. Onun için ben onun adına diyorum ki ilahi değil 'sır', bildiğin 'sır küpü' yani. Yaşadıklarını anlatmışlar, hayali anlatmamışlar. Onun için derlemek, kaydetmek lazım.''TRT ve Diyanet TV için çocuk ilahileri hazırladık'Diyanet TV için 10 çocuk ilahisini klipleriyle birlikte yayına hazırladıklarını, 30'a yakın ilahiyi ise TRT Çocuk için yaptıklarını dile getiren Sezikli, 'Çocukları çok çocuklaştırırsanız da ortada bir şey kalmıyor. Yani Fuzuli'nin ilk şiirini yazdığı yaşa, Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaşa bakıyorsun, çocuk diye diye yok ediyoruz biz çocukları. Yani bir çocuk Yunus'un bir şiirini rahatça ezberleyebilmeli. İçindeki bir kelimeyi bilmiyor diye ezberletmemezlik yapmayalım. Çünkü bu çocuk bu öğrendiği ilahiyle bir ömür yaşayacak. Öğrendiği Yunus'un bir ilahisi, ona hayatının sonuna kadar eşlik edecek. Bu eserlerde, çocukların coğrafyanın enstrümanlarının tınılarını duyması ve onlara aşina olmasını istediğimiz için geleneksel her tür müziği kullandık. Bölgelere, coğrafyalara göre eserleri besteleyip icra ediyoruz. O yönden çok eğlenceli eserler aynı zamanda.' dedi.'Yunus Emre'yi her zaman baş tacı ediyoruz'Sezikli, dini musiki konusunda önemli isimlerin en başında Yunus Emre'nin geldiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:'Yunus Emre ilahilerini neden okuyoruz? Çünkü arı, duru bir Türkçe kullanıyor ve yaşadığını yazıyor. Aşkın özünü, bize bir şekilde çağlayan gibi, akan bir su gibi anlatıyor. Bir şiiri yazmanız önemli değil, o şiiri yaşayarak yazdıysanız, bir beste yapmanız önemli değil, o besteyi yaşayarak yaptıysanız, bu kalıcı oluyor. Yunus'un şiirlerinde böyle bir yaşanmışlık var hakikaten. Bu coğrafyaya mühür vurmuş birisi olduğu için Yunus Emre'yi dini musiki ve müzik adına her zaman baş tacı ediyoruz. Onlar Anadolu'yu, Balkanları, Orta Asya'yı irfan medeniyetiyle mayalayan isimlerin başında gelir.' şeklinde konuştu.TYB'nin 'Evlad-ı Fatihan'dan Kadim Sesler Balkan İlahileri 2' çalışmasına verdiği ödülün bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Sezikli, 'Tabii bu motivasyon insana güç veriyor. Bazen duraklıyorsunuz, mesela bizim Balkan aşkımız ödülden sonra daha da arttı.' açıklamasını yaptı.Sezikli ayrıca TİKA ile Macaristan, Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya'ya giderek benzer çalışmalar yapmayı planladıklarını belirterek, oralardan derlenecek eserlerle bir külliyat ve arşiv oluşacağını, araştırma merkezinin desteğiyle Orta Asya'yı da ele almak istediklerini sözlerine ekledi.'Evlad-ı Fatihan'dan Kadim Sesler Balkan İlahileri 2' çalışması, Balkanlardaki Türk ve Osmanlı kültürüne dair bilgi ve görsellerin yanı sıra Türkçe, Arnavutça, Boşnakça ve Arapça ilahilerin nota ve güftelerini de bünyesinde barındırıyor.'Rumeli'ye hayat veren nağmeler', 'Balkanlar'da tarikatlar ve musiki ilişkisi', 'Balkanlarda kadim dini musiki geleneği' başlıkları altında Balkanlı sufi şairlerin ilahilerinden de örnekler vererek konuyu irdeleyen kitapla birlikte, derlenen Arnavutça, Boşnakça ve Türkçe İlahilere yer verilen albüm de yer alıyor.
Şanlıurfa'da Uyuşturucu Operasyonunda Yakalanan 3 Şüpheli Tutuklandı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı.İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Aligör Mahallesi'nde durumundan şüphelenerek durdurduğu araçta yaptığı aramada, 650 gram eroin ele geçirdi.Araç içerisindeki İ.K. (38) ve İ.Y. (29) ile şüphelilere eroini temin eden M.A. gözaltına alındı.M.A'nın, 2017'de Tuzeken Mahallesi'ndeki arazide poşete sarılı vaziyette toprağa gömülü olarak ele geçirilen 2 kilo 17 gram uyuşturucu madde, 5 uzun namlulu silah şarjörü ve 37 merminin zanlısı olduğu belirlendi.Adliyeye sevk edilen 3 şüpheli çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.
Siirt'te Polis Ekipleri 4 Yaşındaki Çocuğun Akülü Araç Talebini Yerine Getirdi
SİİRT (AA) - Siirt'te polis ekipleri 4 yaşındaki Mehmet Resul Açar'ın akülü araç isteğini yerine getirdi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri, ailesi aracılığıyla 155 Polis İmdat hattından akülü araç talebinde bulunan Açar'a olumlu yanıt verdi.Ekipler temin ettikleri akülü araçla Açar ailesinin yaşadığı evi ziyaret etti.Açar, polislerin hediye ettiği akülü araç nedeniyle büyük mutluluk yaşadı.Araca binen çocuk, polis ekiplerine teşekkür etti.
Denizli'de Hırsızlık İddiasıyla 3 Kişi Tutuklandı
DENİZLİ (AA) - Denizli'nin Honaz ilçesinde, bir inşaat şantiyesinden hırsızlık yaptıkları ileri sürülen 3 şüpheli tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) ile Honaz İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir inşaat şantiyesinde yaşanan hırsızlığın şüphelilerini yakalamak için çalışma başlattı. Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, 3 kişinin kimliklerini tespit etti.Şüpheliler G.A. (43), F.D. (35) ve S.A. (70), Kocabaş Mahallesi'ndeki ikametlerinde gözaltına alındı.İfade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılar, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Reklam