"Siyah Beyaz Filmlerin Usta Oyuncusu: Vahi Öz"
İSTANBUL (AA) - AHMET ESAD ŞANİ - Siyah beyaz Yeşilçam filmlerinin, güler yüzlü oyuncusu Vahi Öz, vefatının 52. yılında yad ediliyor.'Horoz Nuri' ve 'Rüknettin' tiplemelerinin yanı sıra oyuncu Mualla Sürer'e söylediği 'Ama Bedia' repliğiyle akıllara kazınan usta oyuncu, 3 Kasım 1911'de İstanbul'da dünyaya geldi. Asıl adı Vahe Özinyan olan Ermeni asıllı sanatçı, Samsun Belediye Başkanı olan babası Dr. Faruk Öz'ün görevi nedeniyle yaşadıkları Samsun'da, okuduğu liseyi bitiremeden sanat dünyasının içine atıldı.Samsun Gençlik Mahfeli'nde 1928'de sahneye çıkan Öz, Halkevi piyeslerinde oyunculuk yaptı. Profesyonel oyunculuğa 1930'da İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda başlayan Öz, Raşit Rıza Trupu ile Anadolu'yu gezerek oyunlar sergiledi.'Kan Kardeşler' ve 'Hacı Baba' filmlerini yönettiAnkara Radyosu temsil kolunda 1938-1945 yılları arasında görev yapan sanatçı, her pazartesi yayınlanan 'Kimgil Ailesi'nde seslendirdiği 'Baba' rolüyle ün kazandı. Usta oyuncu, ayrıca bu dönemde sırasıyla 'Ses', 'Yeni Ses', 'Şen Ses' ve 'Küçük Opera'da çalıştı.Vahi Öz, 1945'te İstanbul'a dönerek Ses Tiyatrosu'nda oyunculuk ve yönetmenlik yapmaya başladı.Reşat Nuri Güntekin'in aynı adlı romanından uyarlanan, Turgut Demirağ'ın yönettiği 'Bir Dağ Masalı' filmiyle 1947'de sinemaya adım attı.Başarılı sanatçı, 1948'de Adile Naşit ve Aziz Basmacı ile 'Naşit Tiyatrosu'nu kurdu.'Horoz Nuri' ve 'Rüknettin' tiplemeleriyle büyük beğeni kazanan Öz, oyunculuğun yanı sıra senaryo yazarlığı ve yönetmenlik de yaptı. Öz, 'Süt Kuzuları' filminde yönetmen ve oyuncu, 'Kan Kardeşler' ve 'Hacı Baba' adlı yapımlarda ise yönetmen olarak görev aldı.Sanatçı ilk evliliğini 1940'ta henüz 29 yaşındayken yaptı. Bu evliliğinden Taner adını verdiği oğlu 1952'de dünyaya geldi. Daha sonra şarkıcı Saime Sinan ile evlenen Öz, kısa süre sonra Sinan'dan da ayrıldı. Beş kez evlenen sanatçının son eşi Jale Öz oldu.Öztürk Serengil ile şarkı söylediVahi Öz, 1964'te Serengil Plak için bir 45'lik yaparak, 'Bedia' ve Öztürk Serengil ile 'Bekarlıktan Kurtulduk' adlı parçaları seslendirdi.Küçük Opera Tiyatrosu'ndan 1966'da ayrılan Öz, eşi Jale Öz ile 'Vahi Öz Tiyatrosu'nu kurdu. Mualla Sürer ve Sadri Alışık'la yaptığı filmlerle hafızalarda yer eden Öz, neredeyse hiç renkli filmde rol almadı.Sadece görüntüsüyle dahi insanları güldürebilmeyi başarabilmiş komedyenlerden biri olarak Yeşilçam sinemasına damga vuran Öz'ün, son oyunu 'Bekar Biti' rolüyle 'Madam Roza' oldu.Oyuncu, 12 Şubat 1969'da prostat kanseri nedeniyle yattığı hastanede hayatını kaybetti ve Feriköy Mezarlığı'na defnedildi.Hastanede tedavi görürken, Ses Dergisi için Öz ile yapılmış son röportaja imza atan Erman Şener, başarılı oyuncuyla konuşmasını şu cümlelerle aktarmıştı:'Tamam artık. Film koptu, kopuyor, dedi. Bir şey diyecek oldum ama diyemedim. Sustum ve yüzüne baktım. Bir insan nasıl biterse, ne kadar biterse öyle bitmişti. 'Yiyecek ekmeğimizi, içecek suyumuzu tükettik.' dedi. O sırada kapı açıldı, konuşmamız bölündü. Geldiler, Vahi Öz'ün ateşine baktılar, hap verdiler ve çıktılar. İlk konuşan Vahi Baba oldu. 'Tiyatroyu çok özledim biliyor musun? Sanki otuz senedir sahneye çıkmamış gibi özledim tiyatroyu.' dedi. Bir an durdu. 'Saatin kaç?' diye sordu. Ezan okunuyordu. Ezanın sonuna kadar sustuk, hiç konuşmadık. Tam ayrılırken, 'Biliyor musun, bu hastalık elimde avucumda ne varsa aldı götürdü.'Usta sanatçının rol aldığı filmlerden bazıları ise şöyle:'Hülya', 'Kanlı Taşlar', 'Parmaksız Salih', 'Deli', 'Efelerin Efesi', 'Süt Kuzuları', 'Köprüaltı Çocukları', 'Kadifeden Kesesi', 'Çalıkuşu', 'Cumbadan Rumbaya', 'Ayrı Dünya', 'Hazreti Ömer'in Adaleti', 'Gönül Avcısı', 'Ayşecik Canımın İçi', 'Kader Kapıyı Çaldı', 'Keşanlı Ali Destanı', 'Turist Ömer', 'Ayşecik Cimcime Hanım', 'Sevgili Öğretmenim', 'Trafik Belma', 'Kara Sevda', 'Kanlı Nigar'
Mardin'de Metropol İllere Saldırı Hazırlığında 3 Terörist Yakalandı
MARDİN (AA) - Mardin'de metropol illere saldırı hazırlığında, üzerinde patlayıcı ve örgütsel belge ve materyaller ile yakalanan ikisi Suriye uyruklu 3 terörist tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, terör örgütü PKK/KCK-YPG/PYD'nin eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik, Emniyet Müdürlüğü ve MİT Başkanlığının koordineli çalışmalar yürüttüğü bildirildi.Ülkeye illegal yollardan giriş yapan Suriye uyruklu şahısların terör örgütleri içerisinde faaliyet gösterdiği ve metropol illerde eylem yapmak üzere olan örgüt mensuplarına silah ve mühimmat aktarımı yaptığının bilgisinin alındığı ifade edilen açıklamada, yürütülen çalışmalarda illegal yollardan ülkeye geçiş yaptığı tespit edilen ikisi Suriye uyruklu 3 kişinin yakalandığı belirtildi.Açıklamada, yapılan üst aramalarında Suriye uyruklu şahısların üzerinde sigara paketlerindeki sigaraların içerisine gizlenmiş 11 el yapımı elektrikli kapsül, pijamalarının lastik kısmına gizlenen saniyeli ve infilaklı iki patlayıcı fitili, diğer kişinin üzerinde ise tuzaklama, sabotaj ve bomba yapımı konularına ait bilgi ve belgeler ile bombaları patlatma anlarına ait videolar içeren dijital materyaller ele geçirildiği aktarıldı.Emniyetteki işlemlerin ardından adli mercilere sevk edilen 3 teröristin tutuklandığı belirtilen açıklamada, ilde terör örgütlerinin eylem ve faaliyetlerinin engellenmesi ve deşifre edilmesi ile örgütle irtibatı ve iltisakı bulunan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülmekte olan çalışmaların kararlılıkla devam edeceği kaydedildi.
Müsiad, İzka Desteğiyle İzmir'de Eğitim Merkezi Kuracak
İZMİR (AA) - Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), İzmir Kalkınma Ajansının (İZKA) desteğiyle kentte eğitim merkezi kuracak. MÜSİAD'dan yapılan açıklamaya göre, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger ile MÜSİAD İzmir Şubesi Başkanı Bilal Saygılı, 'Kurumsal Kaynak Planlaması Konusunda Nitelikli Personel Yetiştirilerek İzmir Sanayisine Kazandırılması Projesi' kapsamında protokol imzaladı. Bu kapsamda kurulacak merkezde ilk etapta 180 kişiye eğitim verilecek. Eğitimleri başarıyla tamamlayan katılımcıların en az 50'si MÜSİAD üyesi iş adamlarına ait işletmelerde istihdam edilecek. Merkezde, bilgi ve iletişim teknolojileri uygulamaları, finansal okuryazarlık, veri okuryazarlığı, e-ticaret ve dijital pazarlama gibi alanlarda eğitim ve seminerler verilecek.
Kovid-19 Vaka Sayılarının Düşmeye Devam Ettiği İsrail'de Yüz Yüze Eğitim Aşamalı Olarak Başladı
KUDÜS (AA) - Bir aydan fazla süren karantina ile aşılama sayesinde günlük yeni tip koronavirüs( Kovid-19) vakalarında düşüşün sürdüğü İsrail'de ilkokul 1-4 sınıfları arasındaki öğrenciler için okullarda yüz yüze eğitime yeniden başlandı. Sağlık ve Eğitim Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü çalışma kapsamında, Kovid-19 vaka sayılarının düşük olduğu ve aşılanan kişi sayısının fazla olduğu bölgelerdeki ilkokullar yeniden açıldı.Bu kapsamda ilkokul 1-4 sınıfları arasındaki öğrenciler, bu sabah yeniden okullarında ders başı yaptı. Son bir ayın en düşük vaka sayısıÖte yandan ülkede son 3 günde günlük yeni vaka sayıları ve pozitif çıkan testlerin oranında yaşanan düşüş dikkati çekiyor. Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, son 24 saatte Kovid-19 teşhisi konulan 32 hastanın daha yaşamını yitirdiği ve 5 bin 265 yeni vaka tespit edildiği belirtildi.Yapılan 76 binden fazla testten yüzde 7,5'inin pozitif çıktığı ve bunun son 4 hafta içindeki en düşük oran olduğu ifade edildi.Son verilerle birlikte 9,3 milyon nüfusa sahip ülkede virüs kaynaklı can kaybının 5 bin 265'e, vaka sayısının da 709 bin 729'a yükseldiği kaydedildi.Açıklamada ayrıca, hastalardan 1001'inin durumunun ağır olduğu, 636 bin 189 kişinin ise iyileştiği aktarıldı. Nüfusun yüzde 25'ine aşının ikinci dozu uygulandı Öte yandan İsrail'de Kovid-19'a karşı aşılama çalışmaları devam ediyor.Sağlık Bakanlığının verilerine göre, ülkede bugüne kadar halkın yaklaşık yüzde 40'ına aşının ilk dozu, yüzde 25,25'ine ise ikinci dozu yapıldı. İsrail yönetimi, vakalardaki artış nedeniyle 27 Aralık 2020'den başlayarak 7 Şubat'a kadar ülke genelinde karantina uygulamasına gitmişti. Ülkede 8 Ocak'tan itibaren okullarda yüz yüze eğitime ara verilmişti.
Ekonominin Büyük Ölçüde Turizme Dayandığı Beytüllahim'de Halk Dört Gözle Kovid-19 Aşısını Bekliyor
BEYTÜLLAHİM (AA) - KAYS EBU SEMRA - İşgal altındaki Batı Şeria'nın Beytüllahim şehrinde yaşayan Filistinliler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının son bulması ve şehrin ekonomisinin yeniden canlanması umuduyla dört gözle aşılamanın başlayacağı günü bekliyor.Ekonomisi büyük ölçüde turizme dayanan Beytüllahim'de halk, hükümetin Kovid-19'a karşı aşılama çalışmalarının yakında başlayacağını duyurmasının ardından tünelin ucunda ışığı gördüklerini ifade ediyor.Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, 1 Şubat'ta yaptığı açıklamada, çoğunluğu Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programından (COVAX) olmak üzere birçok kaynaktan 50 bin doz aşı alacaklarını ve Batı Şeria ile Gazze Şeridi'nde toplu aşılamaya bu ayın ortasında başlayacaklarını duyurdu.Birden fazla kaynaktan gelen aşıların ulaşması ile aşılama sürecinin başlayacağını kaydeden Iştiyye, ilk sırada yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişilerin olduğunu belirtti.Ekonomi salgından ciddi zarar gördüFilistin'deki ilk Kovid-19 vakaları Beytüllahim'de kayda geçti. Beytüllahim'de Kovid-19'a karşı alınan önleyici tedbirler, yüzde 80 turizme bağımlı olan şehir ekonomisine ağır darbe vurdu.Hazreti İsa'nın doğduğuna inanılan yerin üzerine, Roma İmparatorluğu döneminde 327 yılında inşa edilen Doğuş Kilisesi, her yıl binlerce turisti şehre çekiyordu.Filistin Turizm Bakanlığı, 2019'da Filistin'e 1, 5 milyon ziyaretçinin geldiğini duyurmuştu. Ancak 2020 başlarında Kovid-19 salgınının başlamasından bu yana tüm rezervasyonlar iptal edildi.Aşı, Filistin'deki ağır sağlık ve ekonomik sorunların bitmesine vesile olabilirBeytüllahim'de ticaret yapan Useyyid Subuh, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19 aşısının krizden çıkış için bir umut ışığı olduğunu söyledi.Dünya Sağlık Örgütü tarafından ruhsatlandırıldığı sürece, aşılama süreci başlar başlamaz türüne bakmaksızın aşı olmaya hazır olduğunu dile getiren Subuh, aşının genelde Filistin, özelde de Beytüllahim için ağır sağlık ve ekonomik sorunların bitmesine vesile olabileceğini ifade etti.Beytüllahimliler ilk fırsatta aşı olmak istiyorBeytüllahim'de turizm fotografçısı olan Muhammed Murad, doğrudan turizmle bağlantılı bir iş yaptığı için salgından çok etkilendiğini belirtti.Aşılamanın başlamasını dört gözle beklediğini kaydeden Murad, şartlar müsait olur olmaz aşı olacağını vurguladı.Şehirde turizm sektöründe çalışan Cad eş-Şumeli de salgının sürmesi halinde turizm sektörü başta olmak üzere şehirdeki ekonomik daralmanın devam edeceğini kaydetti.Sırası gelince ilk fırsatta aşı yaptıracağına işaret eden Şumeli, aşının geç gelmesinin hiç gelmemesinden daha iyi olduğunu dile getirdi.İsrail işgali ve ablukası altındaki Filistin topraklarında son verilere göre, Kovi-19 kaynaklı can kaybı 2 bin 100'e, vaka sayısı da 185 bin 760'a,ulaştı.
Antalya'da Dağlık Alanda Ölü Bulunan 11 Yaşındaki Çocuğun Cenazesi Ailesi Tarafından Alındı
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde kayalık alanda ölü bulunan 11 yaşındaki çocuğun cenazesi, ailesine teslim edildi.Ali Kazım Ülker'in (11) cenazesinin Antalya Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemi tamamlandı.Çocuğun cenazesi annesi ve ağabeyleri tarafından teslim alındı. Aile üyeleri, uzun süre gözyaşı döktü. Ülker'in cenazesinin Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi.Hurma Mahallesi'nde Ali Kazım Ülker'den uzun süre haber alamayan anne Habibe ile oğlu İlyas Ülker, dün, mahalledeki çocukların yönlendirmesiyle mahallenin yanındaki dağlık alanda yaptıkları aramadan sonuç alamayınca polise haber vermişti.Olay yerine gelen polis, itfaiye ve AFAD ekipleri tarafından yaya ve insansız hava aracı (İHA) ile yaklaşık 3 saatlik arama çalışması sonucunda dağın kayalık alanında çocuğun cansız bedeni bulunmuştu.
Reklam
Katar Dışişleri Bakanı Al Sani, Çavuşoğlu İle Ortak Basın Toplantısında Konuştu:
DOHA/ANKARA (AA) - Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Türkiye ve Katar arasındaki ilişkilerin çok özel ve önemli olduğuna dikkati çekerek, iki ülke arasındaki dayanışmayı daha çok pekiştirmek istediklerini belirtti. Al Sani, resmi ziyaret için Katar'da bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.'Kardeşim ve arkadaşım' olarak tanımladığı Çavuşoğlu'na iki ülke arasındaki stratejik dayanışma, iktisadi ve siyasi ortaklık ile iş birliği için teşekkür eden Al Sani, 26 Kasım 2020'de düzenlenen 6. Yüksek Stratejik Komite toplantısında önemli kararlar alındığını hatırlattı. Al Sani, kardeş ülke Türkiye'nin özellikle İran ve ABD arasındaki görüşmeler konusunda desteğini ve görüşünü değerlendirdiklerini aktardı.Türkiye'ye Libya'da demokratik dönüşüm sürecini desteklediği için de teşekkürlerini sunan Al Sani, Libya halkını her zaman desteklediklerinin altını çizdi. Al Sani, mevkidaşıyla aynı zamanda Suriye ve Afganistan'daki gelişmeleri de ele aldıklarını belirterek, 'Türkiye ve Katar arasındaki ilişkiler çok özel ve önemli. İki ülke arasındaki dayanışmayı daha çok pekiştirmek isteriz.' ifadelerini kullandı.
Kırklareli'nde Aralarında Bankacıların Da Olduğu 41 Şüpheli "Usulsüz Kredi" Davasında Hakim Karşısına Çıkacak
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde bir banka şubesini 'kredilerde usulsüzlükle' 11 milyon 967 bin 236 lira zarara uğrattığı iddia edilen 41 şüpheli hakim karşısına çıkacak.Kırklareli Cumhuriyet Savcısı Halis İpek tarafından hazırlanan iddianame, 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.Adli sicil kayıtları, kolluk fezlekesi, banka müfettiş raporları, taraf anlatımları, bilirkişi raporu, arama ve el koyma tutanaklarının yer aldığı iddianamede, tutuksuz sanıklar banka şube müdürü Z.G, şube personeli M.O. ve A.E, eksper T.G. ve K.P'nin de aralarında olduğu 41 şüpheli hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, bankacılık zimmeti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüt üyeliği suçlarından cezalandırılması talep ediliyor.İddianamede, şüphelilerin finansal sicilleri temiz ancak tarımsal faaliyet ile uğraşmayan ve paraya ihtiyacı olan kişileri bularak, ilgili bankadan tarımsal kredi kullanmaları, tarımsal faaliyeti olmayan kişilere Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) belgesi ile üzerine kayıtlı tarla bulunmaması halinde tarla kira sözleşmesi belgeleri düzenleyerek kredi kullandırıldığı iddiaları yer alıyor.Kredi tahsisine esas belgelerin hazırlanmasını sağlayan ve kredi teminatlarının yüksek fiyattan değerlendirilmesi için eksperler ile iletişim kurarak aracılık yaptığı ileri sürülen şüphelilerin, değişen tutarlarda pay aldıkları, adına kredi çekilen bazı kişilere ise hiç ödeme yapılmadan tüm kredinin şüpheliler arasında pay edildiği öne sürülüyor.İddianamede yer alan müfettiş inceleme raporlarına göre, usulsüzlük yapılarak kullandırılan kredilerden banka şubesinin 11 milyon 967 bin 236 lira zarara uğratıldığı aktarılıyor.Yardım alan kişiye yüksek meblağda kredi kullandırmışlarAyrıca, adına düzenlenen evraklar ile 500 bin lira kredi çektirilen şüpheli müşteri E.M'nin, ekonomik kazancının bankalardan yüksek meblağlarda kredi çekmesine elverişli olmadığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumundan (SHÇEK) aylık bin 368 lira yardım aldığının da tespit edildiği iddianamede belirtildi.Kırklareli'nde 5'i banka personeli 41 şüphelinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.
Reklam
Mehmetçik, Teröristlere Göz Açtırmamak İçin "Kara Kış"Ta Yaylaları Didik Didik Arıyor
ARDAHAN (AA) - Ardahan'da jandarma timleri, teröristlerin barınmaması amacıyla dondurucu soğuk ve kara kışa rağmen, kış boyunca kentteki yaylalarda operasyon yaparak teröristlere göz açtırmıyor.Valilikten yapılan açıklamada, vatandaşlarca yazın kullanılıp kış mevsiminde boşaltılan yayla evlerinin terör örgütü mensuplarınca kullanılmasının engellenmesi amacıyla çalışmaların sürdüğü belirtildi.Bu çerçevede İl Jandarma Komutanlığı timlerinin yaylalara kış boyunca operasyonlar yaptığı aktarılan açıklamada, operasyonlarda yayla evlerinin ve çevresinin arandığı bildirildi.Açıklamada, vatandaşın can ve mal güvenliği ile emniyetinin sağlanması amacıyla çalışmaların süreceği belirtilerek, 'Bölücü terör örgütünün bölgemizde faaliyet göstermesine engel olmak ve teröristleri arayıp bulmak ve yok etmek amacıyla kış şartlarında 285 personelimizin katılımıyla 56 operasyonel faaliyet icra edilmiştir.' ifadesine yer verildi.Dondurucu soğuk ve karla kaplı arazilerde operasyonlarına devam eden timlerin zaman zaman günlerce arazide kalıp geceyi kırsalda geçirdiği öğrenildi.Geceyi kendilerinin kardan yaptığı eskimo usulü 'iglo' evlerde geçiren Mehmetçik'in teröristlerin barınması ve erzak temin etmemesi için yaylaları didik didik aradığı kaydedildi.
Zonguldak'ta Kovid-19'Dan Ölen İlk Sağlık Çalışanı Son Yolculuğuna Uğurlandı
ZONGULDAK (AA) - Zonguldak'ta, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybeden ilk sağlık çalışanı olan 42 yaşındaki Adem Hacıoğlu'nun cenazesi toprağa verildi.Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde fizyoterapist olarak görev yapan Hacıoğlu, Kovid-19 nedeniyle 25 Ocak'ta tedavi görmeye başladığı aynı hastanede dün yaşamını yitirdi.Kovid-19'dan ölen ilk sağlık çalışanı olan Hacıoğlu için, çalıştığı hastane önünde tören düzenlendi, ayakta güçlükle duran eşi Esin Hacıoğlu, gözyaşı döktü.Törene, merhumun çocukları İnci ve Alp Kemal Hacıoğlu'nun yanı sıra Zonguldak BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çufalı, İl Sağlık Müdürü Ertuğrul Güner, BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Başhekimi Şenay Özdolap ile hastane çalışanları katıldı.'Özveriyle ve meslek aşkıyla mesleğini yapan bir arkadaşımızdı'Rektör Prof. Dr. Çufalı, yaptığı konuşmada, Hacıoğlu'nun, işinin ehli ve güler yüzlü bir insan olduğunu belirterek, 'Allah kendisinden razı olsun. Bu dünyada işimizi iyi yapmak ve insanların gönlünü kazanmaktır önemli olan. Adem kardeşimiz de hepimizin gönlünü kazandı. Kendisine Allah'tan rahmet dilerim. Sağlık çalışanlarımızın bu dönemde işleri çok zor, kendileri büyük özveriyle çalışıyorlar. Sağlık çalışanlarımızın kıymetini bilelim.' şeklinde konuştu.Başhekim Şenay Özdolap da acılarının çok büyük olduğunu, Hacıoğlu'nu görev şehidi olarak uğurladıklarını ifade ederek, 'Adem, bizim göz bebeğimizdi. Özveriyle ve meslek aşkıyla mesleğini yapan bir arkadaşımızdı. Çok erken kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Umarım bir sağlık neferi daha Kovid-19 nedeniyle görev şehidi olarak uğurlanmaz.' dedi.Hacıoğlu'nun cenazesi, Kozlu ilçesinde kılınan namazın ardından mahalle mezarlığında toprağa verildi.
Edirne'de Evlerine Yıldırım İsabet Etmesi Sonucu Yaralanan Gencin Tedavisi Sürüyor
EDİRNE (AA) - Edirne'nin Havsa ilçesine bağlı Azatlı köyünde evlerine yıldırım isabet etmesi sonucu yaralanan İsmail Yılmazoğulları'nın (18) tedavisi hastanede sürüyor.Hafta başında kentte sağanak etkili oldu. Bazı bölgelerde kuvvetli yağış gök gürültülü şekilde gerçekleşti, bazı alanlara yer yer yıldırım isabet etti.Yıldırımlardan biri de Yılmazoğulları'nın oturduğu eve isabet etti. Yıldırım düştüğü sırada odasında prizde şarj olan cep telefonu elinde, kulaklığı takılı halde oyun oynayan İsmail Yılmazoğlu, kulak, el ve göğsünden yaralandı.Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılan ve buradaki ilk müdahalesi sonrası Kocaeli Sağlık Bilimleri Üniversitesi Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen Yılmazoğulları'nın tedavisi sürüyor.'Kulağından kan geldi'Annesi Binnaz Yılmazoğulları, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yatmak için hazırlık yaptıkları sırada evlerine yıldırım isabet ettiğini anlattı.Oğullarının bağırması üzerine yaralandığını gördüklerini ifade eden Yılmazoğulları, 'Beni yıldırım çarptı koşun, bana dokunmayın.' diye bağırdı. Koştuk yanına, hemen kaldığı odadan evin salonuna getirdik. Elinin üzeri, kulağı zarar gördü, kulağından kan geldi. Telefonla oynuyordu o sırada patlamış, kulağında da kulaklık vardı.' dedi.Oğlunun sağlık durumunun iyi olduğunu anlatan Yılmazoğulları, 'Elinde yanıklar var, tedavisi oluyor. Daha kötü bir şey olmadı çok şükür. Vücudunda bir iki yerde de yara var. Böyle havalarda telefon kullanmamak gerek. Çocuk işte söyledik anlamıyor.' ifadesini kullandı.Yaralanan gencin amcası Seyit Yılmazoğulları ise 'Yan komşusuyuz kardeşimin. Sesi duyar duymaz hemen evlerine koştuk. İsmail'in kulağından kan geliyordu, gömleği yanmıştı. Ambulansla hastaneye götürdüler. Şimdi Kocaeli'nde 3 gündür tedavi oluyor.' diye konuştu.
Reklam
Kastamonu'da Ormanlık Alan Ve Mahallede Etkili Olan Yangında Soğutma Çalışmaları Sürüyor
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'nun Abana ilçesinde çıkan ve söndürülen yangın bölgesinde soğutma çalışmaları devam ediyor.İlçeye bağlı Çayırcık ve Hacıveli mahalleleri arasında 9 Şubat'ta çıkan, Abana ve çevre ilçelerin itfaiyeleri ile Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin müdahalesi sonucu kontrol altına alınan yangın bölgesinden zaman zaman dumanlar yükseliyor.Abana Belediyesi İtfaiyesi ile Abana Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri, yangın bölgesinde soğutma çalışmalarını sürdürüyor. Kastamonu'da 9 Şubat'ta saat 02.00 sularında çıkan yangın rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyümüş, tedbir amaçlı Çayırcık Mahallesi ile Çampınar ve Yeşilyuva köyleri boşaltılmıştı. Yangın öğle saatlerinde kontrol altına alınmıştı.
Pilotaj Öğrencisinin Öldüğü Trafik Kazası Davasına Devam Edildi
İSTANBUL (AA) - Zeytinburnu'nda 22 yaşındaki pilotaj öğrencisi Selimhan Şimşek'in ölümüyle sonuçlanan trafik kazasına ilişkin sanık Sedat Yiğiter hakkında yakalama kararı çıkartıldı.Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanık Sedat Yiğiter katılmadı. Müştekiler Ramazan Şimşek ve Havva Nur Şimşek'in avukatı Eşref Çalışır duruşmada hazır bulundu.Duruşmada söz alan avukat Çalışır, sanık Sedat Yiğiter hakkında yakalama emri çıkartılarak, ek savunmasının alınmasını talep etti.Mahkeme, ek savunmasının alınması için tutuksuz sanık Sedat Yiğiter hakkında yakalama kararı çıkararak duruşmayı erteledi.İddianamedenBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede müşteki Mustafa Ekentok'un kendi kullandığı aracıyla, yanında arkadaşları maktul Selimhan Şimşek ve Ali Yarlığan ile beraber Florya'dan Ankara istikametine doğru yola çıktığı anlatılıyor.Yan yolda seyrederken lastik sensörlerinin arıza vermesi üzerine sürücü Ekentok'un Zeytinburnu Demirciler Sitesi yol ayrımındaki taralı alanda aracı durdurduğu belirtilen iddianamede, Ekentok'un araçtan inerek önce sol taraftaki lastikleri kontrol ettiği, sağdaki lastikleri kontrol etmek için diğer tarafa geçtiği sırada, Selimhan Şimşek'in araçtan indiği aktarılıyor.Bu esnada sürücülüğünü Sedat Yiğiter'in yaptığı aracın hızlı seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybedip Ekentok'un aracına sol arka çamurluğu ile teker kısmına ve araçtan inen Ahmet Selimhan Şimşek'e çarptığı ifade edilen iddianamede, çarpma sonucu ağır bir şekilde yaralanan Şimşek'in kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği belirtiliyor. İddianamede sanık Sedat Yiğiter'in 'taksirle öldürme' suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve mahkumiyet verilmesi halinde 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınması isteniyor.
Aman-2021 Deniz Tatbikatı, Pakistan'ın Ev Sahipliğinde Başlıyor
KARAÇİ (AA) - AMAN-2021 Deniz Tatbikatı, 45 ülkenin katılımıyla Pakistan'ın ev sahipliğinde Umman Denizi'nde bugün başlıyor.Aralarında ABD, Çin, Rusya ve Türkiye'nin bulunduğu 45 ülkenin deniz kuvvetlerine bağlı birliklerin yer alacağı tatbikat, 16 Şubat'a kadar devam edecek.Pakistan Deniz Kuvvetleri, 'Barış için birlikte' sloganıyla düzenlenen tatbikatın, deniz güvenliği ve istikrarına tehdit oluşturan 'korsanlıkla, terörizmle ve diğer suçlarla mücadelede uluslararası iş birliğini teşvik etmeyi' amaçladığını duyurdu.Bir hafta sürecek çok uluslu tatbikatın birçok ülkenin ikili ilişkilerinin gelişmesine zemin hazırlayabileceği kaydediliyor.Rus ve NATO deniz kuvvetleri, en son 2011'de Bold Monarch tatbikatının bir parçası olarak İspanya açıklarında ortak tatbikata katılmıştı.
Reklam
Kış 2021 Tatbikatı'nın "Seçkin Gözlemci Günü" Faaliyetleri Başladı
KARS (AA) - Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov’un katıldığı Kış 2021 Tatbikatı'nın 'Seçkin Gözlemci Günü' başladı.Akar ve Hasanov, beraberlerinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile 'Seçkin Gözlemci Günü'ne katılmak üzere tatbikat alanına geldi.İlk olarak Esas Komuta Yeri'ne geçen Akar ve Hasanov, tatbikata ilişkin bilgi aldı. Analiz Grubu Başkanı tarafından verilen tatbikatın durum özetine yönelik bilgilendirmenin ardından Akar ve Hasanov, yeni nesil üniteleri inceledi.Buradaki sahra fırın ünitesinde yapılan ekmeklerden birini bölerek Hasanov ile Komutanlara ikram eden Akar, yerli ve milli üretim zırhlı ambulansı da inceledi.Akar ve Hasanov, daha sonra Derin Kar ve Şiddetli Soğuklarda Muharebe Parkuru'na geçti. Burada kış teçhizatlı komando kolu tarafından okunan Komando Andı'nı dinleyen Akar ve Hasanov, marşın ardından 'Allah Türk komandosunu korusun' dedi.İgloda incelemelerde bulunduKomando kolunun teçhizatlarını da inceleyen Akar ve Hasanov, Doğal Afetler Arama Kurtarma Taburu ile ilgili tanıtımı izledi.Derin Kar ve Şiddetli Soğuklarda Barınma Tesisleri'ni de gezen Akar ve Hasanov, yapılan yığma iglonun içine girerek incelemelerde bulundu.Daha sonra 1 numaralı seyir yerine geçen Akar, Hasanov ve komutanlar, bu bölgede gerçekleştirilen hava hücum harekatını da takip etti.Öte yandan Akar ve Hasanov başta olmak üzere tatbikata katılan personelin taktığı Türkiye ve Azerbaycan bayraklarının motiflerini taşıyan maskeler dikkati çekti.
Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk, Bilimde Kadın Ve Kız Çocukları Günü Programı'nda Konuştu:
KONYA (AA) - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Özgecan Aslan'ın vefatının 6. yılı olduğunu anımsatarak, '19 yaşında hayatının baharında hunharca katledilen Özgecan'ı da anıyoruz. İstiyoruz ki; kadın cinayetlerinden, kadına karşı şiddeti konuşmayalım, kadınlarımızın; bilimde, sanatta, eğitimde, sporda nerelere geldiğinden konuşalım.' dedi.Bakan Selçuk, Konya Bilim Merkezi'nde düzenlenen, 'Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü Programı'nda, kadınlar, kız çocukları ve gençlerle bir arada olmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu söyledi.Dünyadaki ve Türkiye'deki tüm kadınların ve kız çocuklarının gününü tebrik eden Selçuk, 'Dünyamızı değiştiren, ülkemizi güzelleştiren ve yön veren tüm kahraman kadınlarımızı da tekrar minnetle yad ediyorum. Bugün burada Türkiye'nin en önde gelen bilim merkezlerinden birindeyiz ve burada kadınlarımızın, genç kızlarımızın hem bilimde hem teknolojide olan başarılarını konuşmak için buradayız.' ifadelerini kullandı.'Gelişen, büyüyen Türkiye'nin geleceğe ekilen tohumları, kız çocuklarımız'Selçuk, 6 yıl önce katledilen Özgecan Aslan'ı anarak, sözlerine şöyle devam etti:'Özgecan Aslan'ın vefatının 6. yıldönümü. 19 yaşında hayatının baharında hunharca katledilen Özgecan'ı da anıyoruz. İstiyoruz ki kadın cinayetlerinden, kadına karşı şiddeti konuşmayalım, kadınlarımızın; bilimde, sanatta, eğitimde, sporda nerelere geldiğinden konuşalım. 28 Şubat'ı bu ayın sonunda tekrar hatırlayacağız ve burada başörtülü vekillerimiz, o dönemki zulmü beraberce yaşadığımız vekillerimiz de bütün akademisyen arkadaşlarımız da burada. Dolaysıyla kadına karşı ayrımcılığın, kılık kıyafet üzerinden olsun her türlü psikolojik, fiziksel şiddetin olmadığı bir dünyada, bilimin, sanatın, sporun, eğitimin üzerinden kadınlarımızın, kız çocuklarımızın başarılarını konuşabildiğimiz bir dünyayı, bir ülkeyi konuşmak için buradayız. İnanıyoruz ki gelişen, büyüyen Türkiye'nin geleceğe ekilen tohumları, kız çocuklarımız. Büyük bir özveri ile sizleri yetiştirmeye gayret ediyoruz. Geleceğin mühendis kızları, yazılımcıları, avukatları sizler olacaksınız. Son 18 yılda da kadınlarımızın her alanda, daha çok gelişmesi ve eğitimden, sağlığa, spordan sanata kadar her alanda karar alma mercilerinde var olmaları içinde uğraşmaktayız.'Önceki gün Milli Uzay Programı'nın açıklandığını anımsatan Selçuk, ülkede artık kadın astronotların konuşulacağı bir dönemin yaşanacağını vurguladı.'İş ve aile hayatını uyumlaştırdıkça daha güzel bir dünyanın da var olacağına inanıyoruz'Kadınların sosyal girişimciliğin ve vakıf kültürünün de mimarı olduğuna dikkati çeken Selçuk, şunları kaydetti:'Dolayısıyla ailelerimize sahip çıkan kadınlarımızın, varlığı ile ülkemizin gücüne güç katılacağına da inanıyoruz. İş ve aile hayatını uyumlaştırdıkça daha güzel bir dünyanın da var olacağına hep beraber inanıyoruz. Yeter ki kadınlarımız, kız çocuklarımız bunu istesinler. Onun haricinde bizlerin de görevi olarak bu ekosistemi, bu iklimi onlara oluşturmak, şiddeti, şiddetin varlığını azaltarak onların daha kendilerini güvende hissederek, hissedebilecekleri bir iklimi de oluşturmak en önemli hedefimiz. Burada ben pırıl pırıl gençlerimizi görüyorum. İnşallah onlarla beraber daha güçlü daha müreffeh bir Türkiye inşa edeceğiz. Bu güzel bilim merkezinde ve bu gibi birçok üniversitelerimizde, akademik merkezlerimizde sizlerle beraber güzel projelere imza atacağız. Böyle projelerle beraber de bugünleri hatırlayarak da farkındalık oluşturacağımıza inanıyorum. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak her daim gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.''Merak etmekten hiçbir zaman vazgeçmeyelim'AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta da gençlerin bu ülkenin umudu olduğuna işaret ederek, 'Bilim, merak etmekle başlar. Önce merak edeceğiz, ardından keşfetmeye başlayacağız. Sonra keşfettiklerimizi işleyeceğiz. Bu milletin ve insanlığın hizmetine sunacağız. O yüzden merak etmekten hiçbir zaman vazgeçmeyelim.' diye konuştu.Konuşmaların ardından Bakan Selçuk, öğrencilere teşekkür belgesi verdi, hatıra fotoğrafı çektirdi.Bakan Selçuk, daha sonra çocuklarla Bilim Merkezi'ni gezdi, çalışmaları izledi.Programa, Konya Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Konya Milletvekili Gülay Samancı, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, rektörler ve öğrenciler katıldı.
Reklam
Osmangazi Köprüsü'nde Durdurulan Kamyonette 1 Milyon 300 Bin Makaron Ele Geçirildi
YALOVA (AA) - Osmangazi Köprüsü'nde yapılan uygulamada durdurulan kamyonette yapılan aramada 1 milyon 300 bin dolu makaron ele geçirildi. İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi ekiplerinin il genelinde kaçak sigara ve tütün ürünleri satışının önlenmesine yönelik çalışma yürüttüğü belirtildi.Bu amaçla ekiplerin 10 Şubat'ta Osmangazi Köprüsü üzerinde uygulama yaptığına yer verilen açıklamada, 'Yapılan uygulamada durdurulan bir kamyonette yapılan aramada 1 milyon 300 bin adet dolu makaron ele geçirilmiş olup konu ile ilgili şüpheli B.Ü. gözaltına alınarak hakkında 5607 Sayılı kanuna muhalefet suçu kapsamında KOM Şube Müdürlüğünce adli tahkikat başlatılmıştır.'
İklim Değişikliği Arıları Olumsuz Etkiliyor
SİVAS (AA) - Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Arıcılık Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Sevgi Durna Daştan, toplu arı ölümlerinin nedenlerinin iklim değişikliği ile elektromanyetik alanların değişmesi ve farklılaşması olabileceğini belirtti.Daştan, yazılı açıklamasında, son yıllarda yaşanan bal arısı ölümlerine dikkati çekti. Bal arılarının milyonlarca yıldır bitkilerin tozlaşmasına, böylelikle biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağladığını aktaran Daştan, arıların ekolojik denge çerçevesinde varlığını sürdürmeye devam ettiğini, böylece doğada üstlerine düşen polinatörlük görevini yerine getirdiğini ifade etti. 'Toplu arı ölümlerinde iklim değişikliği ilk faktör'Arıların yaşamını tehdit eden birtakım faktörlerin varlığına işaret eden Daştan, şöyle devam etti: 'Son yıllarda dünyanın gündeminde olan iklim değişikliği arıları etkileyen en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Dünyanın her geçen gün ısınması ve iklim hareketlerinin dengesiz bir şekilde gerçekleşmesi bütün canlıları olduğu gibi arıların yaşamına da olumsuz etki etmektedir. İklimsel değişimlerin flora üzerine olumsuz etkilerinin olması, çiçeklerden beslenen bal arılarını da doğrudan etkilemektedir. Zira iklimsel koşullar bitkilerin çiçeklenmeye başlama ve bitiş tarihleri ile çiçeklenme süresinde önemli düzeyde değişikliklere sebep olmaktadır. Bal arısı ile bitkiler arasındaki senkronizasyon bozulmakta, bal arıları yetersiz beslenmeyle karşı karşıya kalmaktadır. Havaların yağışlı ve kurak gitmesi durumunda bitkilerin nektar ve polen verimi de olumsuz etkilenmektedir.'Elektromanyetik alanların arılara etkisi İklim değişikliğinin yanı sıra elektromanyetik alanların değişmesi ve farklılaşmasının arıları tehdit ettiğine dair birçok çalışma olduğunu belirten Daştan, 'Etrafımızdaki elektromanyetik alanların değişmesi ve farklılaşması arıların kovanı ve besini bulma faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir. Bal arılarının, kovan ve besinlerini bulmalarında onlara yol gösteren bir manyetik etkileşimin olduğuna yönelik çalışmalar vardır.' ifadelerini kullandı. Yapılan çalışmalarda, bal arılarının karınlarında, demir partikülleri içeren çok küçük manyetik kristallere rastlandığını vurgulayan Daştan, 'Manyetik alanı algılamaları engellenen arıların, besin kaynağını veya kovanı bulamadıkları gözlenmiştir. Arılar çiçekleri sadece renkleri ve kokusundan değil, aynı zamanda elektrik alanlarından da algılayabilmektedir. Çiçekler bu alanları kullanarak polen taşıyıcı böcekleri ve arıları kendilerine çekebilmektedir.' açıklamasında bulundu.
Türkiye'den, ABD'nin Osman Kavala Hakkındaki Açıklamasına Tepki:
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, ABD'nin Osman Kavala'nın serbest bırakılması yönündeki çağrısının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını belirterek 'Türkiye bir hukuk devletidir. Hiçbir devlet veya hiç kimse Türk mahkemelerine yargı süreçleri hakkında emir veremez.' değerlendirmesinde bulundu.Sözcü Aksoy, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price'ın Kavala hakkındaki açıklamasına ilişkin Bakanlığa yöneltilen soruya yazılı yanıt verdi. Aksoy, ABD Dışişleri Bakanlığının, Kavala'nın serbest bırakılması çağrısı yapan açıklamasına Türkiye'nin 28 Temmuz 2020 tarihinde de yanıt verdiğini belirterek 'Aynı içerikteki ikinci açıklamanın da hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını tekrar hatırlatmak isteriz.' ifadesini kullandı.Kavala hakkında bağımsız mahkemelerce yürütülen yargı süreçlerinin devam ettiğini ve herkesin bu süreçlere saygı duymak zorunda olduğunu belirten Aksoy, açıklamasında şunları kaydetti:'AİHM'in Osman Kavala kararının icrasının takibi Avrupa Konseyi Delegeler Komitesinin insan hakları konulu toplantısında gerçekleştirilmektedir. Hükümetimiz bu çerçevede gerekli bilgileri sunmaktadır. Türk demokrasisine darbe girişiminde bulunan FETÖ elebaşının ülkemize iadesi konusunda hukuki süreçleri bahane gösteren bir ülkenin, Türkiye'de devam eden bir hukuki sürece müdahale etme gayreti ilkesiz ve tutarsız bir yaklaşımdır. Türkiye bir hukuk devletidir. Hiçbir devlet veya hiç kimse Türk mahkemelerine yargı süreçleri hakkında emir veremez.'
Reklam