gençlik ve spor bakanlığı Haberleri

gençlik ve spor bakanlığı ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. gençlik ve spor bakanlığı ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

2026 KYK Yurt Başvuruları Ne Zaman? KYGM ve GSB Tarihleri Açıklandı mı, Şartlar Neler?
YKS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte milyonlarca öğrencinin yurt arayışı başladı! Üniversite eğitimini farklı bir şehirde sürdürecek adaylar, KYK yurt başvurularının ne zaman başlayacağını ve kimlerin başvuru yapabileceğini araştırmaya başladı. Peki, 2026 KYK yurt başvuruları ne zaman başlayacak, başvuru şartları neler? Öğrenciler başvurularını nasıl yapacak?İşte resmi KYGM mevzuatına göre, başvuru adımlarından ücretsiz barınma hakkına kadar tüm detaylar!
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... ŞEKER GİBİ BİR BABA OLACAKMeryem Uzerli'nin eski sevgilisi Can Ateş ilk kez konuştu. Daha önce Uzerli'ye 'Bebeği istemiyorum' diyen Can Ateş ise, doğum yaklaştıkça kararını değiştirdi. Ateş, 'Kızınıza sahip çıkacak mısınız?' sorusuna 'Sadece bebeği nüfusuma kaydettirmem konusunda değil, aynı zamanda tüm yaşamı boyunca maddi-manevi yanında olacağım. Olamadığım zamanlarda babalık görevlerimi büyük bir özen ve sevgi ile yerine getireceğim. Kızımı asla yalnız bırakmam. Annesiyle ayrılmış olsak da o benim evladım' dedi. Kısa süre sonra doğum yapması beklenen Meryem Uzerli, Ateş'in bu yaklaşımına nasıl karşılık verir? Can Ateş doğum anında değil ama sonrasında Meryem'in yanında olacak. Çocuğunu görmek için sessiz sedasız Almanya'ya gidecek diye tahmin ediyorum. Çocuğu da nüfusuna kaydedecek. Tüm ihtiyaçlarını karşılayacak. Meryem'in hamile olduğunu öğrendiği anda çocuğu istemediğini söyledi ama o sözlerinden pişman oldu bence. Bebeğinin yüzünü gördükten sonra Can Ateş tamamen değişecek. Ben şunu iddia ediyorum; 3-5 yıl sonra Can'ı çocuğuyla birlikte Bebek Parkı'nda göreceğiz. Çocuğunu kaydıraktan kaydırırken fotoğraflarının çekileceğini bile söyleyebilirim. Bu işler böyledir. Öncesinde atıp tutmak kolaydır. Çocuğun yüzünü gördükten sonra ise değişilir. Can da ruhsuz, kötü niyetli bir insan değil. Özünde iyi biridir. Şeker şurup bir baba olacağını düşünüyorum. BOŞANMIYORLARSibel Turnagöl'ün eşi Mehmet Çelik'i kıskandığı için peşine dedektif taktığı haberi herkesi şaşırttı. Turnagöl'ün aşırı kıskançlıklarıyla işadamı eşini bunalttığı, bu durumdan oldukça rahatsız olan Çelik'in de pazar günlerini bile çalışarak geçirdiği iddia edildi. Geçtiğimiz gün birlikte görüntülenen çift ise, aralarında bir sorun olmadığını söyledi. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler ama çiftin evliliği sallantıda mı değil mi? Bu dedektif mevzusu gerçek mi? Sibel Turnagöl, iddiaları yalanladı. Ortada dedektif mevzusu falan yokmuş. Bu tamamen mutlu evliliğini yıpratmak adına çevresindeki kıskanç insanlar tarafından çıkarılan dedikodularmış. Ben Sibel'in yalancısıyım. Onun dediklerini aktarıyorum. Evliliklerinde herhangi bir sorun yokmuş. Her şey tozpembeymiş. Eğer bir sorunları varsa da zaten ilerleyen zamanlarda bunu öğreniriz. PARA HIRSI ŞEYDA'YI BU HALE GETİRDİBirçok ünlü ve ünsüz ismi 3 bin euro karşılığında zayıflatarak yüklü bir kazanç elde eden Şeyda Coşkun'un, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın çıkaracağı kanundan etkilenecek olması, diplomalı diyetisyenleri sevindirdi. Yıllarca eğitim görüp bin bir zorlukla 'diyetisyen' olan birçok uzman, Twitter'da 'yaşam koçu' adı altında insanlara diyet listeleri yazan Coşkun'u topa tuttu. Geçtiğimiz gün sevgilisiyle görüntülenen Şeyda Coşkun, gazetecilerin bu konuyu açması üzerine gerildi. Bir anda yüzü asılan Coşkun hızlı adımlarla uzaklaştı. Şeyda Coşkun'un son zayıflattığı isim olan Gülben Ergen'in yüzünün sarkması haberinin ardından, akla Coşkun'un zayıflattığı ve vücudunun bozulduğunu söyleyen Hadise geldi. Ünlü isimlerin yanı sıra Coşkun'un zayıflattığı başka insanlar da benzer durumlardan şikâyetçi. Bu işin sonu nereye varacak? Coşkun, insanları sağlıksız bir şekilde zayıflatıp hormonlarının bozulmasına mı yol açıyor? Birçok uzmanın, doktorun, uzmanlık ehliyeti olan insanın başına gelen bir şey bu. Şeyda'nın da başına gelmesini bekliyordum. Çok çabuk patladı. Her şöhret olmanın bir bedeli var. Yıllarca bu işi sessiz sedasız yürüttü. En büyük hatası ise beraber yürüdüğü ünlülerle fotoğraflarını çekip reklamını yapmak oldu. Eğer bunu yapmasaydı bunlar başına gelmezdi. Şeyda'ya para tatlı geldi. Paraları kazandıkça hırs yaptı. Hırs yaptıkça daha çok müşteri kazanmak için ne yapacağını şaşırdı. Zayıflamak isteyen insanların doktor kontrolünden geçmesi lazım. Herkesin diyeti farklıdır. Şeyda gerçekten bu işin uzmanı değil. Ben zaten o ünlülere de akıl erdiremiyorum. Kısa sürede zayıflamak uğruna sağlıklarını hiçe saymalarına anlam veremiyorum. Sağlık konusu çok hassas. Birçok doktorun başına bile neler neler geldi. Yıllarca çok ünlü diyetisyenlerin zararsız diye diyetin yanında verdikleri haplar yüzünden kimler şu an mahkemelik, kimlerin başına neler geldi. Bir sürü insan bu yüzden mahkemelik oldu, bünyesi bozuldu, metabolizması çöktü. Şeyda herkesi yürütüyor ama bakalım o kişi bu kadar uzun yürüyüşler yapacak kadar sağlıklı mı! Belki kalbi, belki de şekeri var. Hiç kimse ağlayıp sızlamasın. Ünlülere de kızıyorum. Boşu boşuna onu şikâyet edip de basınla konuşmalarının bir anlamı yok. Gitmeselerdi, yapmasalardı. Herkesin aklı fikri var. İnsanlar Şeyda'ya karşı daha çok hırslanıp daha çok üzerine giderlerse, bu işi yapamayacak duruma gelecek. Umarım daha fazla olumsuz vakalar çıkmaz. BU EVLİLİK BİR PROJEYDİ, HER ŞEYİ ÇOCUK İÇİN YAPTIBeş ay önce Cem Aydın ile evlenen Derin Mermerci'nin iki aylık hamile olduğu iddia edildi. İki aylık hamile olan ve bugünlerde sık sık Amerikan Hastanesi'ne giderek kontrollerini yapan Mermerci ile eşi Aydın mutlu haberi sadece aile fertleriyle paylaştı. Doktorların hamilelikle ilgili söylediklerini harfiyen uygulayan Mermerci, birkaç hafta önce eşi ile Amerikan Hastanesi'nden çıkarken görüntülenmişti. İlişkinin başlaması ve nikâh masasına gitmesi, çok hızlı olmuştu. Şimdi de çiftin bebek beklediği konuşuluyor. İddialar doğru mu? Derin Mermerci hamile mi? İddialar doğru mu bilmiyorum. Son çıkan hamilelik haberlerini yalanlamadılar. Doğru olabilir. Derin Mermerci bundan önceki ilişkilerinde hep çocuk özlemi içerisindeydi. Çocuk sahibi olmayı çok istiyordu. Hayatına giren kişilere de, 'Bu adamdan çocuğuma baba olur mu' düşüncesiyle bakıyordu. Onun biriyle evleneyim, 20-30 yıl evli kalayım, mutlu bir aile olalım gibi bir derdi yok. Cemiyet hayatında önemli bir isim olduğu için de babalar konusunda eleme yaptı ve seçenekler arasından en entelektüel, eğitimi düzeyi çok yüksek, toplum içinde saygın bir yere sahip olan üst düzey bir gazeteci olan Cem Aydın'ı seçip evlendi. İşte çocuğum için aradığım baba bu dedi. İddia ediyorum; Derim Mermerci'nin evliliği, özlemini çektiği çocuk için bir projeydi. Cem'i sevmedi demek istemiyorum, mutlaka sevmiştir. Allah uzun ömür versin evliliklerine, inşallah uzun yıllar birlikte görürüz onları ama ben bu evliliğin sadece Derin Mermerci'nin bir projesi olduğunu düşünüyorum. Bunu yakın çevresi de doğruluyor. Kız arkadaşları, Derin'in yıllarca çocuk hayali kurduğunu söylüyor. Çocuğuma düzgün bir baba bulayım dediği sırada karşısına Cem Aydın'ın çıktığını ve kısa sürede de nikâh masasına oturma kararı aldığını konuşuyorlar. Söylenenler doğru ise Derin Mermerci hamile kalarak projesini gerçekleştirmiş oldu. KIVANÇ'LA BİRLİKTE OLACAK KADIN OLACAKLARI GÖZE ALMALIKıvanç Tatlıtuğ ile stil danışmanı sevgilisi Başak Dizer'in arasına mesafeler girdi. Dizer, yeni dizisinin çekimleri için üç haftadır St Petersburg'da olan sevgilisi Tatlıtuğ'u Rus kızlarından kıskanınca çareyi yanına gitmekte buldu. Dizer geçen hafta St Petersburg'a gitti. Tatlıtuğ, çekimlerden arta kalan zamanlarda sevgilisiyle birlikte St Petersburg'un tarihi yerlerini ve müzelerini geziyor. Kıvanç Tatlıtuğ'un, eski sevgilisi Azra Akın'ın da kıskanç olduğu ve oyuncunun bu durumdan bunaldığı kulaktan kulağa konuşuluyordu. Çift bu yüzden defalarca ayrılıp barışmıştı. Tatlıtuğ yine aynı durumla karşı karşıya geldi. İş aşkı herkesçe bilinen oyuncu, Başak Dizer'in kıskançlıklarıyla baş edebilecek mi? Böyle bir haber çıktı ama doğru mu bilemiyorum. Başak Dizer'i tanıma fırsatı buldum. Bana hiç de kıskanç biri gibi gelmedi. Bence Başak çok güzel bir kadın. Herkes tarafından da beğeniliyor. İşinde de çok başarılı bir isim. Kıvanç'ı kıskandığı için yanına gittiğini sanmıyorum. Sadece onu görmek istediği için gitmiştir. Kıvanç işinde başarılı, yakışıklı bir adam. Kızlar sürekli peşinde. Kıvanç'la birlikte olmak isteyen kadının da zaten bu durumu göze alması lazım. Aksi takdirde bu ilişki yürümez. Gereksiz kıskançlıklarla hayatı iki tarafa da zehir eder insan. AHU YAĞTU ESKİ EŞİYLE NEDEN BULUŞTU? Ahu Yağtu'nun 19 yaşındayken evlendiği ve kendisinden 17 yaş büyük Doğan Akçura ile geçtiğimiz gün neden bir araya geldiği ortaya çıktı. Yağtu, Akçura'ya, Cem Yılmaz'dan boşanırken imzaladığı protokolde değişiklik yapmak istediğini söyledi. Avukat olan Akçura da, eski eşine konuyla ilgili nasıl bir hukuki süreç izleyeceğini anlattı. Yağtu'nun, oğlu Kemal'le ilgili maddelerde birtakım düzenlemeler yapmak istediği söyleniyor. Sizce Ahu Yağtu'nun yapmayı düşündüğü değişiklik ne olabilir? Buluşmanın basına yansıyacağını tahmin etmediler ve buluşmaya kılıf olarak da bunu buldular. Hepimiz boşanma maddelerini gördük. Her şey ortada. Daha ne değişiklik isteyebilir ki! Yeterince parası var, mal mülk var. Cem'den daha ne isteyebilir? Bence tamamen uydurma bu Kemal'la ilgili düzenleme olayı. Zaten Kemal'in velayeti anneye verildi. Cem Yılmaz üzerine düşen her şeyi karşılıyor. Bir şey iade edeceğini de sanmıyorum. O yüzden bekleyip göreceğiz. Bakalım bu buluşmanın altından ne çıkacak. BURCU ESMERSOY HAYATININ HATASINI YAPIYORBaşından daha önce de bir evlilik geçen ve ABD'li eşinin yüklü tazminat talepleriyle karşı karşıya kalan Sami Kiresepi'nin babası, oğlunun güzel sunucu Burcu Esmersoy'la evlenmesine sıcak bakmadı. İddiaya göre; Santa Farma İlaç Fabrikaları'nın sahibi olan baba Kiresepi, uzun süre Burcu Esmersoy'la bir araya gelmedi. Ünlü sunucuya sırılsıklam aşık olan Sami Kiresepi ise durumu güzel nişanlısına anlattı. Bunun üzerine Burcu Esmersoy, hem müstakbel kayınpederinin gönlünü kazanmak hem de nişanlısının arada kalmasını önlemek için 'Evlilik sözleşmesi yapalım' teklifi sundu. Bu teklife sıcak bakan baba Kiresepi'nin çevresine; 'Bir kez başımıza tazminat sorunu geldi; bir daha aynı sıkıntıları yaşamak istemiyorum' dediği öğrenildi. Kiresepi'nin ilk eşi Alexis Nina, 20 bin lira nafaka ile 12 milyon lira tazminat talep ederek tüm aileyi zor durumda bıraktı. Milyarlık ilaç şirketinin mal varlığına da tedbir konulmasını isteyen ABD'li Nina'nın talepleri reddedildi ve eski eşe ayda 5 bin lira nafaka bağlandı. Daha önceki evliliğinde mutluluğu yakalayamayan Burcu Esmersoy, bu kez mutluluğu için her şeyi göze mi alıyor? Bu evlilik sözleşmesi olayı ileride bir sıkıntı yaratır mı? Eğer bu iddia doğruysa Burcu Esmersoy hayatının en büyük hatasını yapıyor. Önümüzde çok büyük bir örnek var bu durumla ilgili. Fethi Pekin'in ailesi, Hande Ataizi'yle evlenmesini istemiyordu. Sonunda Hande'ye evlilik sözleşmesi şartını koştular. O da tamam dedi ve sonrasında da sadece olanları gördük. 1 gün evli kalabildi. Yediremedi kendine bu durumu. Bu evlilik sözleşmesi büyük bir problem. Daha yeni konuştuk bir doktorla bu konuyu. Son 1 yılda boşanan gençlerin evliliklerini bitirme nedenlerinin yüzde 65'inin evlilik sözleşmesi olduğu ortaya çıkmış. En ufak bir kavga bu sözleşme konusu açılıyormuş. Evlilik sözleşmesiyle duygusallık gidiyor, güven kalmıyor. Şimdi Burcu Esmersoy da kayınpederinin isteği üzerine evlilik sözleşmesi yaparsa, en ufak bir tartışmada bunu Sami'nin yüzüne vuracağını düşünüyorum. Bir tartışma esnasında Burcu, 'Babanın gönlünü kazanabilmek için sözleşme bile imzaladım ben' diyecek. Sami de, 'Nasıl olsa evlilik sözleşmesi yaptım, her şey garanti, bir şey vermeyeceğim, boşanayım' diyecek. Eğer haberdeki iddia doğruysa bu sahnelerin yaşanacağını düşünüyorum. Bence Burcu ile Sami evlenmemeli.FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Türk Sporcu Hayatını Böyle Kaybetti
Mısır'ın Luksor kentinde düzenlenen Uluslararası Tekvando Şampiyonası'nda kalp krizi geçiren Seyithan Akbalık'ın (21) yere yığıldığı an ile ilgili görüntüler yayınlandı.Arap televizyonlarının yayınladığı görüntüde, Akbalık'ın rakibine karşı üstün bir oyun sergilediği ve sert bir darbe de almadığı görülüyor. Akbalık, hakemin sporcuları ayırmasının ardından bir anda yere yığılıyor. Doktorlar, Akbalık'a müdahale ederken hakem de Sloven rakibini galip ilan ediyor. Dünkü müsabakanın ardından hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybeden genç sporcu, bugün İzmir'de toprağa verilmişti. Zaman
9 SORUDA HEMSBALL BRANŞI
Oyunun amacı, Hemsball topunu yerde bulunan Hemsball hedef tahtası üzerindeki Hemsball çemberinin içine, çembere çarptırtmadan göndererek rakip oyuncunun alanında yere değmesini sağlamak ve rakip oyuncunun aynı amaca ulaşmasını önlemektir.
Türkiye Wushu Federasyonu, Türban Cezasından Dolayı Avrupa Şampiyonasına Katılmayacak
Zeynep Makbule Akyüz, türbanlı olarak Avrupa şampiyonasındaki karşılaşmaya katıldığı gerekçesiyle diskalifiye edildi, ardından 2 yıl men cezası aldı.TÜRKİYE Wushu Federasyonu Başkanı Abdurrahman Akyüz'ün kızı Zeynep Makbule Akyüz, türbanlı olarak Avrupa şampiyonasındaki karşılaşmaya katıldığı gerekçesiyle diskalifiye edildi, ardından 2 yıl men cezası aldı. Federasyonun da kadın takımı için, turnuvaya katılmama kararı vermesi tartışma yarattı. Milli takımının aday kadın sporcuları, Federasyon Başkanı Akyüz'ün, kızının turnuvaya katılamaması nedeniyle kendilerini de cezalandırdığını öne sürdü. Türkiye'yi boks milli takımında da temsil eden wushu sporcularından İzmirli Hatice Alıç, 'Burası aile federasyonu değil. Onun kızı gidemiyorsa bizler varız. Ben yıllarca emek verdim. Ülkemizi temsil edip bayrağımı dalgalandırmak istiyorum' dedi. Geçen yıl Romanya'nın başkenti Bükreş'te yapılan Avrupa Wushu şampiyonasında, karşılaşaya türbanıyla çıkan sporculardan aynı zamanda Türkiye Wushu Fedarasyonu Başkanı Abdurrahman Akyüz'ün kızı Zeynep Makbule Akyüz, diskalifiye edildi. Federasyondan konuyla ilgili yapılan açıklama ardından Federasyon Başkanı Abdurrahman Akyüz ile kızı Zeynep Makbule Akyüz hakkında, Avrupa Wushu Federasyonu 2 yıl karşılaşmalardan yasaklanma cezası verildi. Kadın Milli Takımı çekildi Federasyonun da kadın takımı için, turnuvaya katılmama kararı vermesi tartışma yarattı. Milli takımının aday kadın sporcuları, Federasyon Başkanı Akyüz'ün, kızının turnuvaya katılamaması nedeniyle kendilerini de cezalandırdığını öne sürdü. Türkiye'yi boks milli takımında da temsil eden wushu sporcularından İzmirli Hatice Alıç, 'Burası aile federasyonu değil. Onun kızı gidemiyorsa bizler varız. Ben yıllarca emek verdim. Ülkemizi temsil edip bayrağımı dalgalandırmak istiyorum' dedi. Geçen yıl Romanya'nın başkenti Bükreş'te yapılan Avrupa Wushu şampiyonasında, karşılaşaya türbanıyla çıkan sporculardan aynı zamanda Türkiye Wushu Fedarasyonu Başkanı Abdurrahman Akyüz'ün kızı Zeynep Makbule Akyüz, diskalifiye edildi. Federasyondan konuyla ilgili yapılan açıklama ardından Federasyon Başkanı Abdurrahman Akyüz ile kızı Zeynep Makbule Akyüz hakkında, Avrupa Wushu Federasyonu 2 yıl karşılaşmalardan yasaklanma cezası verildi. 'Karar düzeltilmezse katılmayacağız' Türkiye Wushu Fedarasyonu Başkanı Abdurrahman Akyüz ise, kendisi ve kızının yasaklanma cezası aldığını doğruladı. Kendilerine yönelik insanlık suçunun işlendiğini öne süren Akyüz, şöyle konuştu: 'Olayın benim ve kızımla ilgisi yok. Olay tamamen başörtüsü meselesi. Kızım geçen sene diskalifiye edildi. Ardından bizlere ceza verildi. Yönetim kurulumuz da bu yönde bir karar aldı. Avrupa Wushu Federasyonu'nun verdiği cezaya itiraz ettik ama kabul edilmedi. Bunların yaptığı, bir insanlık suçu, kızımın dünya şampiyonalarında dereceleri var. Bize ancak başörtüsü olmadan katılabileceğimiz söylendi. Bizler de kabul etmedik. Bu inancımıza saldırıdır. Dünya şampiyonalarında hiçbir sıkıntı yok ama neden Avupa'da var, bunu anlamıyorum. Değerlerimize, inançlarımıza haraket ettikleri için de gitmeyeceğiz. Bu karar kaldırılıncaya kadar da bu devam edecek.' Turnuvada Türkiye adına büyükler, üst gençler, alt gençler katagorilerinde 52 erkek sporcunun mücadele edeceği açıklandı. Teknik ekip ve yöneticilerle birlikte kafile toplam 70 kişiden oluşuyor. Kızıyla ilgili iddialarla gündeme gelmişti Türkiye Wushu Fedarasyonu Başkanı Abdurrahman Akyüz'ün adı daha öncede diğer kızı Elif Akyüz'ü, hakemlere rüşvet vererek dünya şampiyonu yaptığı iddiasıyla gündeme gelmişti. Akyüz'ün kızı Elif Akyüz, 10 Ekim 2012 tarihinde 11'inci Dünya Wushu Şampiyonası'nda, 'Kuzey Mızrağı' stilinde, 9.60'lık derecesiyle çeşitli ülkelerden gelen 31 rakibini geride bırakarak şampiyon olmuştu. Ancak, organizasyonu yapan firmada çalışan Ersin Metin Yavuz, Gençlik ve Spor Bakanlığı'na verdiği şikayet dilekçesinde, Abdurrahman Akyüz'ün hakemlere verdiği 7 'Rolex' marka saat ile 14 bin dolar rüşvetle kızı Elif Akyüz'ün şampiyon olduğunu ileri sürmüştü. Akyüz iddiaları yalanlamıştı.Eurosport
Tek Ayağıyla Hayallerinin Peşinden Koşuyor
Trafik kazasında tek ayağını kaybetmesine rağmen hayallerinden vazgeçmeyen Barış Telli, 2016 Rio Olimpiyatları için çalışmalarını sürdürüyor. Trafik kazasında tek ayağını kaybetmesine rağmen hayallerinden vazgeçmeyerek Ampute Milli Futbol Takımı’nda forma giyen Barış Telli, şimdi de 2016 Rio Olimpiyatları’nda Türkiye’yi atletizm branşında temsil etmek için çalışmalarını sürdürüyor. 4 yaşında top peşinde koşarken geçirdiği trafik kazasıyla tek ayağını kaybeden milli sporcu Telli, yeni hedeflerini Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın resmi yayın organı Gençlik Spor Dergisi’ne anlatı. Ampute futbolda milli takım formasıyla Şampiyon Kulüpler Kupası, Avrupa ikinciliği ile dünya üçüncülüğü sevinci yaşayan, gol krallığı ve en iyi oyuncu ödüllerini alan 25 yaşındaki Telli’nin yeni hedefinde atletizm var. Bedensel Engelliler Atletizm Türkiye Şampiyonası’nın rekortmeni Telli, son olarak Berlin’de düzenlenen Grand Prix şampiyonasından üçüncülükle döndü. Telli, hayallerini kurduğu 2016 Rio Olimpiyatları hedefini gerçekleştirmek için ise var gücüyle çalışıyor, koşuyor, uzun ve yüksek atlama yapıyor. “HİÇ VAZGEÇMEDİM” Azmiyle herkesin takdirini toplayan Telli, her başını yastığa koyduğunda olimpiyatlarda koşmayı hayal ettiğini vurgulayarak, “2016 Rio Olimpiyatları’nda yarışmak için elimden geleni yapacağım. Ülkem adına bir ilki gerçekleştirip olimpiyatlardan madalya getirmek istiyorum” dedi. Telli, tek ayağını kaybetmesinin zorluklarını büyüdükçe yaşadığını belirterek, “Açıkçası çocuk yaşta ne olduğunu anlamıyorsunuz. Büyüdükçe farkına varıyorsunuz, zorlukların ve insanların bakışlarının farklı olduğunu. Buna rağmen kendimden, hayatımdan ve ailemden hiç vazgeçmedim” ifadelerini kullandı. “KOLTUK DEĞNEKLERİMİ OYUNA DÖNÜŞTÜRDÜM” Spor yapmaya ilkokulda cimnastik takımına katılarak başladığını anlatan Telli, şöyle devam etti: “Okul gösterilerinde güzel tepkiler aldım. Ayağım olmadığı halde normal insanlar gibi ellerimin üzerinde yürümenin keyfini yaşıyordum. Çocuklukta her şeyi oyuna döküyorsunuz. Ben de koltuk değneklerimi oyuna dönüştürdüm. Onlarla zıpladım, hopladım. Sokak aralarında, pazarlarda hızlı koşup karşıma çıkan engelleri koltuk değneklerimle ‘slalom’ yaparak aşmaya çalıştım.” ENGELLİ BAKIŞ AÇISI Telli, küçükken arkadaşlarının “düşersin” diye kendisini oyunlara almadığını dile getirerek, “Onlar ‘yapamaz’ dedikçe ben ‘yaparım’ dedim. Kendimi nasıl geliştiririm diye düşündüm ve çalıştım. Hep sıkıntıları ve engelleri aşmak için mücadele verdim. Şu an da bile engelli bakış acısını değiştirmek için elimden geleni yapıyorum” diye konuştu. Lise 1. sınıfta öğretmeni Bekir Murat Altıntaş sayesinde futbolla tanıştığına değinen Telli, şunları söyledi: “Normal olan arkadaşlarımın yanında koltuk değnekleriyle maç yapardım. Hocam, beni Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon Merkezi’nin Karagücü takımına getirdi. 2005′ten bu yana Ampute Futbol Milli Takımı formasının heyecanını hala ilk günkü gibi yaşıyorum.” “KOLTUK DEĞNEKLERİYLE KOŞTUM” Telli, atletizme başlamaya nasıl karar verdiğini ise şöyle anlattı: “Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu antrenörlük bölümünü kazandım. Derslerdeki bir çok branşı yapabiliyordum, o zaman protezim de yoktu. Engelli koşu dersinde hocam Hacı Ahmet Pekel, bunun çok zor olduğunu, denememem gerektiğini belirtti. ‘Hocam, ben zaten yıllardır engelli koşuyorum’ dedim ve koltuk değnekleriyle koştum. O gün bana, ‘seni olimpiyatlara hazırlayacağım’ dedi.” “PROTEZİMİ HÜLYA AVŞAR YAPTIRDI” Telli, ilk protezini çok pahalı olması nedeniyle kendi imkanlarıyla alamadıkları için Türkiye Futbol Federasyonu eski başkan vekillerinden rahmetli Hadi Neşet Türkmen’in yaptırdığını bildirdi. Daha sonra Hülya Avşar’ın olimpiyat sporcularıyla koşması için ihtiyacı olan profesyonel koşu protezini şubat ayında yaptırdığını ifade eden Telli, “Ben de 1 ay içinde rekor kırarak Türkiye şampiyonu oldum” dedi. “BAKANLIK DESTEKLEDİ BERLIN’DE KOŞTUM” Milli sporcu, yeni hedeflerine ilişkin olarak da şunları kaydetti: “Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın desteği sayesinde Berlin’deki Grand Prix şampiyonasına gittim. Bu yarışlarda başarılı olursan olimpiyatlara gitme hakkı kazanıyorsun. Bakanlık bana ön ayak oldu. Olimpiyat şampiyonuyla koştum, büyük bir tecrübe oldu. Kendi derecemi geliştirdim, Türkiye rekoru kırdım. Bu yıl Avrupa Şampiyonası’nda final koşup, yüksek atlamada madalya getirmek istiyorum. 2016 Rio Olimpiyatları’na katılmak için mücadele edeceğim.”
Türkiye'nin İlk Ekolojik Stadı Yükseliyor
Sivas'ta geçen yıl temeli atılan 25 bin seyirci kapasiteli Türkiye'nin ilk ekolojik stadının 2015-2016 sezonunda kullanılabilir duruma geleceği bildirildi. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı iş birliğinde Sivas'ta yapımına başlanan Türkiye'nin ilk ekolojik stadında gelecek ay çatı kaplaması ve cephe konstrüksiyon imalatına başlanacağı bildirildi. Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdürü Salim Kılıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 18 Haziran 2012'de ihalesi yapılan, kendi enerjisinin bir bölümünü üretecek, yağmur ve kar sularını depolayacak, ısıtma sistemli ve 25 bin seyirci kapasiteli Türkiye'nin ilk ekolojik stadının temelinin 25 Mayıs 2013'te atıldığını anımsattı. Sivas 4 Eylül Stadı inşaatının iklim koşulları gereği beklenen sürede tamamlanamadığını belirten Kılıç, 'İnşaat, iklim elverdiği sürece hızlı bir şekilde devam ediyor fakat resmi süre olarak ekim ayının sonlarında bitmesi gereken stadyum, kentin iklim koşulları gereği biraz uzadı. Stadın açılışı biraz gecikecek. İnşaat bitse bile içinin ince işçiliği ve zemininin tam anlamıyla hazır olmasını hesaba katarsak, 2015-2016 sezonunda fiilen kullanılabilir duruma gelir' dedi. Çalışmaların yoğun şekilde sürdüğünü dile getiren Kılıç, şöyle konuştu: 'Çalışmalar mevsim elverdiği ölçüde hızla devam ediyor. Yaklaşık üç ay sonra stat dışarıdan bitmiş gözükecek ama içerideki ince işler, elektrik, doğalgaz, ısıtma sistemleri ve zemin çalışmaları devam edecek. Stadyumun yanında 4 bin kişilik spor salonu inşaatı sürüyor. Yüzme havuzu, idare binası, antrenman sahaları, güreş eğitim merkezi olacak. Gençlik merkezi inşaatı devam ediyor. Atletizm pisti tamamlandı ve hizmete açıldı. Gelecek senenin sonunda burada Türkiye’nin en güzel spor komplekslerinden biri olacak ve biz de bunun heyecanını yaşıyoruz.' Gelecek ay çatı kaplama başlayacak Yüklenici firmanın proje müdürü Fikret Kahraman ise stadın betonarme imalatının yüzde 85'lik kısmının bittiğini ve eylül ayında betonarmenin tamamen bitmesini hedeflediklerini aktardı. Kahraman, çalışmaların hızla devam ettiğini anlatarak 'Prefabrik tribün imalatlarımız yüzde 70 civarında bitti. İnşallah ekim ayında tamamlanmış olacak. Çelik imalatımız devam ediyor. Yüzde 45’lik bir kısmı bitti. Önümüzdeki ay içerisinde de çatı kaplaması ve cephe konstrüksiyon imalatına başlayacağız. Mekanik, elektronik ve kalan diğer ince işler de devam ediyor' dedi. Çatının tamamen kapanmasından sonra koltukların yerleştirilmeye başlanacağını aktaran Kahraman, bahar aylarında da çim ekiminin ve çevre düzenlemesinin tamamlanacağını belirtti. Kahraman, stadın kuzey bölümünde iki kabuk sistemi olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: 'Kuzey bölümde bulunan iki kabuk sistemi sayesinde kuzeyden gelen rüzgarlar kesilerek stat içinde ısı artışı olacak. Statta ayrıca alttan ısıtma ve tribün ısıtması olacak. Enerji panelleri sayesinde de elektriğinin bir kısmını kendisi karşılayabilecek. Ayrıca çatıda bulunan oluk sistemi sayesinde biriken yağmur ve kar suları kanallar vasıtasıyla stadın bodrum katında bulunan depolarda biriktirilerek kullanılabilecek.' AA
Alsancak Stadı İçin Boşaltma Kararı Alındı
İzmir'de Göztepe ve Karşıyaka'ya yapılması planlanan 15'er bin kişilik iki stadın nereye inşa edileceği tartışmaları devam ederken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Alsancak Stadı'yla ilgili boşaltma kararı aldı. İzmir'de Göztepe ve Karşıyaka'ya yapılması planlanan 15'er bin kişilik iki stadın nereye inşa edileceği tartışmaları devam ederken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Alsancak Stadı'yla ilgili şok bir karar aldı. Depreme dayanıklı olmadığı ve çökme riski taşıdığı iddialarıyla sık sık gündeme gelen emektar tesiste yaklaşık 15 gün önce yapılan testler sonucunda tribünlerle idari binanın yıkılma tehlikesinin bulunduğu ve tesisin derhal boşaltılması kararlaştırıldı. Sezonun başlamasına günler kala alınan karar futbol dünyasına bomba gibi düştü. Tesiste 6 Ağustos'ta yapılan depreme dayanıklılık testinin ardından ellerine, 'Müsabaka oynamaya uygun değil' raporunun geldiğini belirten İzmir Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ali Osman Tatlısu, 'Durumu Türkiye Futbol Federasyonu'na da ilettik. Tesis can güvenliği sağlamıyor. Stadın bitişiğinde kullandığımız il müdürlüğü binasını da derhal boşaltacağız. Acil olarak kendimize yer arıyoruz' dedi. Stadın durumuyla ilgili İzmir Valiliği'yle de görüşen Tatlısu, şöyle devam etti: Açık ve kapalı tribünün temeli yok 'Hem açık tribün, hem de kapalı tribün için gelen raporlar korkunç. Kapalı tribünün altında temel bile olmadığı ortaya çıktı. Tesis bünyesinhde yer alan il müdürlüğü binamız en küçük bir araç geçişinde, hatta rüzgarda bile sallanıyor. Bu şartlarda burada tek maç dahi oynanamaz. İzmir Valiliği detaylı analiz ve açıklamaları kamuoyuyla paylaşacak. Stadla ilgili nihai kararın ne olacağını bilmiyorum.' Altay şokta Alsancak Stadı'nı son 6 sezondur Gençlik Hizmetleri ve Spor Genel Müdürlüğü'nden kiralayan, Karşıyaka, Göztepe ve Altınordu'yla birlikte iç saha maçlarını emektar tesiste oynayan Altay, kararın şokunu yaşıyor. Tek gelir kaynaklarının diğer İzmir kulüplerinden elde ettikleri stadı kiralama bedeli olduğunu söyleyen Başkan Aslan Savaşan, şöyle dedi: 'Bu testler ligin başlamasına günler kala kala değil, geçtiğimiz sezonun sonunda yapılmalı, güçlendirme gerekiyorsa tribünler güçlendirilmeliydi. Şu anda ne yapacağımızı bilemiyoruz. Stat için 70 bin TL'ye 3 bin adet yeni koltuk siparişi verdik. Passolig sistemi için stada büyük yatırım yapıldı. İzmir futbolunda çok büyük kaos oluşacak.' Tribünler 1929'da yapıldı İzmir'de kurulan, Kurtuluş Savaşı sonrası Yunanistan'a taşınan Panianios Kulübü'nün 1910'da kullanmaya başladığı Alsancak Stadı'nda tribünler ilk kez 1929'da inşa edildi. Mimar Harbi Hotan tarafından 1971'de son şekli verilen emektar tesis, 2005 Dünya Üniversite Oyunları öncesi makyajlandı. İzmir kulüpleri, geçen sezon kendi bükçelerinden yaklaşık 700 bin TL harcayarak zemini yeniletti. Stadın kente yapılması planlanan iki yeni stat karşılığında, 2 Mayıs 2012 tarihinde imzalanan protokol ile Gençlik ve Spor Bakanlığı'ndan Maliye Bakanlığı'na, ticari alan yaratma amacıyla devredilmesine tepki gösteren İzmirliler projeyi durdurdu. O tarihten beri tesisin akıbeti belli değil. AVM mi yapılacak? Alsancak Stadı'nın yeni sezonun başlamasına kısa süre kala kapatılması, İzmir'de 'Tesisi alışveriş merkezi yapacaklar' söylentilerine yol açtı. Toplam 16 bin 400 kapasiteli stada 2012 yılında 81 milyon TL değer biçilmiş, kente yapılacak diğer statlar için kaynağın, bu tesisin ticari alana dönüştürülerek yaratılması planlanmıştı. Ancak İzmirlilerin tepkisi, yetkililere giri adım attırdı. Çürük demirler ortaya çıkmıştı Alsancak Stadı'nın depremde yıkılma riski daha önce de Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından dile getirildi. Bakanlık, tesisi Ankara Cebeci İnönü ve yeni stat için yıkılan Beşiktaş İnönü Stadları'yla birlikte en riskli tesis olarak belirledi. Beton ve inşaat kalitesi düşük kalan stadın özellikle 7235 kişilik açık tribününün kolonlarında derin çatlaklar oluştuğu, dökülen sıvalardan çürük demirler ortaya çıktığını 30 Temmuz 2013'te belgenmiş ve konuyla ilgili yetkililere çağrıda bulunulmuştu.Eurosport
İzmir'de 'Alsancak' İsyanı!
Bir asrı geçen tarihi olan Alsancak Stadı, yeni sezonda kapılarını taraftarlara açamayacak. Yeni sezon öncesi alınan şok karar, İzmir kulüplerine büyük darbe vurdu. 1910 yılından beri futbola hizmet veren (o dönemde bölgede bulunan Rum takımı Panionios) Alsancak Stadı, 1929'da tribünlerin inşa edilmesiyle tam anlamda bir futbol stadyuma dönüştürüldü. Türkiye 1. Ligi'nin ilk maçının oynandığı (21 Şubat 1959'da İzmirspor-Beykoz 1908), ilk golünün atıldığı (21 Şubat 1959) emektar tesis, artık 'güzel oyun'a yasaklandı. Radikal'den Gökhan Karataş'ın haberine göre, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü elemanlarınca 6 Ağustos'ta yapılan yapı güvenliği testi sonucu tesisin boşaltılması kararlaştırıldı. Gerekçe olarak ise tribünler ve idari binanın, depremde yıkılma tehlikesinin bulunması gösterildi. 1. Lig ve 2. Lig'de toplam 4 takımın dönüşümlü olarak haftada 2 maç oynadığı stadın yeni sezonun başlamasına sadece 10 gün kala kapatılması, kafa karıştıran soruları da beraberinde getirdi.ATATÜRK STADI DEPREME DAYANIKLI MI? Alsancak'ı son 6 sezondur kiralayan Altay'ın yanısıra stadı kullanan Göztepe, Altınordu ve Karşıyaka kulüpleri, ilk hafta maçlarından hemen önce stadın kapısına kilit vurulmasına tepkili. Kulüplerin harcadığı para, Passolig için yapılan yatırım, yeni adres olarak zemini kötü olan ve depreme dayanıklı olup olmadığı tartışılan Atatürk Stadı'nın gösterilmesi de cabası. İşin bir de 'rant iddiası' boyutu var ki, son iki günde İzmir adeta ayaklanmış durumda. Birçok futbolseverler, stadın bulunduğu araziye alışveriş merkezi yapılacağını savunuyor. Aslında AVM tartışması yeni bir gelişme değil. Zira, '2012'de 2 yeni stat karşılığında 81 milyon TL değer biçilen Alsancak'ın, Maliye Bakanlığı'na ticari alan yaratma amacıyla devredildiği' haberleri gündeme gelmişti. İzmir halkının sert tepkisi nedeniyle projeden vazgeçildiği ileri sürülmüştü. Aradan iki yıl geçmesine karşı tesisin akıbeti hâlâ bir muamma.TARAFTARLARIN İSYANI: RANT OYUNU! @nctyr: Bugün Altay Alsancak Stadı üzerinden oynanan oyun, İzmir'in merkezinde yeni bir rant ve paylaşım oyunudur. İzmir'de bu hesap tutmaz.@devrimcem1925: Alsancak Stadı'nı 'riskli' ilan edenler, Atatürk Stadı'nda hangi testleri yapıp orasını uygun gördüklerini açıklamalıdırlar.@OrkanKsk: Alsancak Stadı 90+4'te gelen golle yıkılır, kepçeyle dozerle değil.@bariscetin81: Alsancak Stadı'nı normal yollardan yıkamadılar, depreme dayanıksız raporu ile yıkacaklar. Oraya AVM yapılırsa hiç şaşırmam.@74rdyl: İzmir Alsancak Stadı kapatılmış, yeni bir AVM doğuyor demektir.@uur11: Bu hafta İzmir'deyim. Alsancak Stadı'nın yıkılmaması için bir eylem olursa giderim. Çocukluk anılarımın yıkılmasına müsaade etmem.@AybarsAkoglu: Geçen yıl Şeref Tribünü'nde öksürdüğünde sallanan statlarda maç yapılacakken, Alsancak Stadı kapatılıyor. Elbet bir gün devran dönecek.@J__Jarrah: İzmir Alsancak Stadı yıkılıyormuş. Yeniden yapacaklarsa sorun yok da yapılmayacaksa İzmir baya bir karışır.@devrimcem1925: Alsancak Stadı'na senelerdir hiçbir yatırım yapmayacaksınız, adeta çürümeye terk edeceksiniz, sonra da 'uygun değil' diye kapatacaksınız.@rezorepla: Önce depreme dayanıklı olmayan stada geçtiğimiz sezon öncesi kulüplere yaptırılan (700 bin TL'yi bulan) masrafları ödeyin.@ErdalVahid: Alsancak stadı tarihtir, İzmir de hepimizin futbolu ilk tanıdığı yerdir. oranın yok edilmesi kabul edilemez.@abdllhToy: Türkiye'deki tüm statlar olası bir depreme dayanıklı yani öyle mi? Sadece Alsancak Stadı'nda patlaklık var. Haydi gidin ya.İLK MAÇLAR BUCA ARENA'DA PTT 1. Lig takımları Karşıyaka ve Altınordu, ilk hafta maçları için Yeni Buca Stadı'nda sahaya çıkacak. Bu sürede Alsancak'taki e-bilet sistemi Atatürk Stadı'na taşınacağı ve kulüplerin istenmesi halinde ikinci iç saha maçlarının Atatürk Stadı'nda oynanacağı bildirildi. Futbol Federasyonu tarafından TFF 2. Lig ekibi Altay'a ise 'Pazartesi gününe kadar maçlarınızı oynayacağınız stadı TFF'ye bildirin' uyarısı geldi.9 GÜNDE 6 KARŞILAŞMA İzmir ekipleri Karşıyaka, Altay, Altınordu ve Göztepe, geçtiğimiz sezon başında Alsancak Stadı'nda zemin yenileme çalışmaları yapılması sebebiyle 5 Ekim tarihine kadar burada maç oynayamadı. Çalışmalarının bitmesi sonrası ise Alsancak, 9 günde 6 karşılaşmaya ev sahipliği yaptı. Konak Belediyespor'un da Avrupa Kadınlar Şampiyonlar Ligi müsabakasına çıktığı statta; Altay-Bugsaşspor, Göztepe-Hatayspor, Altınordu-Altay, Konak Belediyespor-RTP Unia Raciborz, Altay-Kızılcahamamspor ve Göztepe-Çankırıspor maçları oynandı.ALTAY: VAZGEÇMEYECEĞİZ Altay Kulübü Başkanı Aslan Savaşan, 'Kapı girişleri için 300 bin TL, koltuklar için 325 bin TL ödedik. Zemin için Altınordu, Karşıyaka ve Göztepe ile 700 bin TL masraf yaptık. Çimlerin sulanması için aylık 7 bin TL fatura ödüyoruz. Passolig sistemi için yatırım yapıldı. Ülkemizde hangi statlarda deprem testi yaptırıldığı ve tüm statların deprem sağlamlık test sonuçları açıklanmalı. Alsancak Stadı'ndan vazgeçmeyeceğiz' ifadelerini kullandı. Profesyonel Şube Sorumlusu Avukat Umut Köroğlu ise, 'Tesisin depreme dayanıksız olduğuna ilişkin rapor bize gösterilmeden İl Güvenlik Kurulu kararıyla Futbol Federasyonu'na gönderildi. Tek amaçları stadı TOKİ'ye devredip buraya alışveriş merkezi yapmak. Bu oyuna gelmeyiz. Altay gibi 100 yıllık bir çınarı, İzmir'e dün gelmiş bürokrata yedirmeyiz' diye konuştu.KOMBİNE SATIŞI DURDU Göztepe Kulübü'nden yapılan açıklamada, '2014-2015 sezonunda maçlarımızı oynamayı planladığımız Alsancak Stadı'nın durumuna ilişkin oluşan belirsizlikten dolayı kombine kart satışlarımızı bir süreliğine durdurma kararı almış bulunuyoruz. Stat durumu netleşene kadar taraftarlarımızı mağdur etmemek için aldığımız kombine kart satışını durdurma kararını en kısa sürede kaldırıp kombine bilet satışlarımızı devam ettirmeyi planlıyoruz' ifadelerine yer verildi.'KARŞIYAKA STAT İSTEYECEK' Karşıyaka Kulübü Başkanı Fatih Diniz, Bucaspor'un kabul etmesi halinde bu sezon iç saha maçlarını Buca Arena'da oynamak istediklerini belirterek, 'Şu anda İzmir'de sadece Atatürk Stadı ve Yeni Buca Stadı var. Atatürk Stadı'na e-bilet sistemi monte edilmesi 3-4 ay sürer. 102 yıllık Karşıyaka yarın Bucaspor'a giderek stat isteyecek. Bugün takımı olmayan kentlere stat yaplıyor. Karşıyaka camiası yeni stat için masaya yumruğunu vurmalı' şeklinde konuştu. İkinci Başkanı Azat Yeşil de, 'Bir binada deprem riski varsa, güçlendirilip işlevi korunabilir. Stadın tribünleri, acil iş kapsamında ihalesi yapılırsa 4 milyon TL'ye 90 günde güçlendirilir. Günümüzde 70 günde viyadük inşaa ediliyor. Atatürk Stadı'na depreme dayanıklılık testi uygulansa, orası da çürük çıkar' iddiasında bulundu.VALİDEN 'AVM' SORUSUNA YANIT İzmir Valisi Mustafa Toprak, Alsancak Stadı'nın geleceğiyle ilgili soruya, 'Gençlik ve Spor Bakanlığı, stadın aynı hizmet çerçevesinde değerlendirilebilmesi açısından; 'proje nedir, çalışma nasıl olabilir'in çalışmalarını yapıyor' yanıtını verdi. Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Hasan Topal ise İmar Kanunu açısından şu an için stat arazisine alışveriş merkezi veya başka bir tesis yapmanın mümkün olmadığını savundu.BELEDİYE DE ŞAŞKIN İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 'Alsancak Stadı'nın yerine ne yapılacak?' sorusuna cevap beklediğini ifade ederek, 'Kimse 'Riskli bir tesiste futbol oynansın, binlerce insan maç seyretsin' diyemez. Ama Alsancak Stadı'nı 'riskli yer' ilan edip buraya ne yapacağınızı söylemiyorsanız, bu karar kafaları karıştırır. Hem Çevre ve Şehircilik hem de Gençlik ve Spor Bakanlığı yetkililerine soruyorum; Stadın yerine ne yapacaksınız? Açıklayın, öğrenelim' dedi. Arkitera