onedio
MEB'den Okullara 'Fetih Şöleni'ne Öğrenci Gönderin' Talimatı
Esra Ülkar’ın Hürriyet’te yer alan haberine göre, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri’ne gönderdiği yazıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı İstanbul’un fethinin 562’nci yılı nedeniyle düzenlenen ‘Fetih Şöleni’ programına lise ve dengi okullardan öğrenci katılımı için okullarda duyuru yapılması istendi. İstanbul Valiliği Protokol Şube Müdürlüğü emriyle gönderilen yazıda, Yenikapı miting alanında saat 17.30’da yapılacak törene öğrencilerin taşınması için araç tahsis edileceği de bildirildi. Bazı ilçelerde ise ‘Fetih Şöleni’ne katılan öğrencilerin pazartesi günü izinli sayılacağı iddia edildi.Konuya ilişkin Hürriyet’e konuşan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız, etkinliğin sadece duyurusunu yaptıklarını, katılımın zorunlu olmadığını belirtti. Yıldız şunları söyledi:“İstanbul’un fethiyle ilgili Valiliğimiz ve büyükşehir belediyemizin düzenlediği bir faaliyet, yazıyı o yüzden gönderdik. Fetih ile ilgili bir şölenin okullarımızda duyurusunu yapıyoruz. Öğrenciler duysunlar, böyle bir şölenden haberleri olsun, isteyenler katılsınlar diye. Zorunlu olmadığı için velilerden muvafakatname almıyoruz. Mecbur tutuğumuz faaliyetle ilgili velilerden ayrıca bir onay alınıyor ama burada mecbur tutmuyoruz. Sadece duyurusunu yapıyoruz. İstanbul’un fethiyle ilgili, coşkulu 562 tane mehteranın oluşturduğu muhteşem bir gösteri olacak.”
'Rüşvet Alıp Veren Eller Meydanlarda Yüce Kitabımızı Sallamaktadır'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 7 Haziran yaklaştıkça iktidarın dört bir koldan istismar yarışına girdiğini söyledi. Bahçeli, 'Davutoğlu paniklemiş, Erdoğan artık yasa ve anayasa ile yollarını tümden ayırmıştır. AKP’deki keskin düşüş Davutoğlu’na kabus yaşatmaktadır. Yüce dinimiz İslam, siyasete ana malzeme yapılmıştır. Türkiye günlerdir Kabe, başörtüsü, kıble, Kudüs, Diyanet, Kuran-ı Kerim etrafında sahnelenen siyaset ayıbını izlemektedir. Rüşvet alıp veren eller meydanlarda yüce kitabımızı sallamaktadır' dedi.Karayoluyla Ordu’dan Giresun’a gelen Devlet Bahçeli’yi şehir girişinde ellerinde Türk bayrakları ve MHP flamaları olan yöresel kıyafetli 9 atlı karşıladı. Atlılar, Bahçeli’nin makam otomobilinin önüne geçerek miting alanına kadar konvoya öncülük etti. Miting alanı yanındaki bir otelde bir süre dinlenen Devlet Bahçeli, Osmanağa Meydanı’nda toplanan yaklaşık 3 bin partiliye hitap etti.'AKP’Yİ SUÇLARININ TELAŞI SARDI'Bahçeli, 7 Haziran yaklaştıkça AKP’yi suçlarının telaşının sardığını belirterek, 'Hırsızlar maneviyat sömürüsüne tutulmuşlardır. Giresun için söyleyeceği bir sözü olmayan kadrolar, dini referanslarla ayakta durmaya çalışmaktadır' dedi. Ak Parti'nin bir genel başkan yardımcısının Erdoğan’a salavat getirecek kadar gözünün döndüğünü kaydeden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:'Siyasette hiçbir ölçü ve ayar kalmamıştır. Erdoğan’a salavat getirmek ne demektir? Bu nasıl bir iman, nasıl İslam anlayışıdır? Şefaati Erdoğan’dan bekleyecek kadar şirk ve batıla esir düşenlerin milletin huzurunda siyaset yapması tam bir kokuşmuşluktur, tam bir skandaldır. Türkiye ne hallere getirilmiştir. Soysuzluk ve soytarılık bu kadar ilerlemiştir. Cahiliye devrinin kalıntılarına ülke yönetimi bundan sonra nasıl teslim edilecektir? Manevi değerlerimizi siyasete rehin verenler, hadi kulu geçtim hiç mi Allah’tan korkmamaktadır?'ERDOĞAN TARAFSIZLIĞI PEYNİR EKMEK GİBİ YEMİŞTİRTürkiye’de kilitlenme ve akıl tutulmasının da hakim olduğunu ifade eden Devlet Bahçeli, “Her şey birbirine girmiştir. Hukuk kenardadır. Demokrasi saldırı altındadır. Engel olunmaz ve önüne geçilmezse AKP kendisiyle birlikte Türkiye’yi ateşe çekmektedir. Erdoğan kaos ve istikrarsızlık simgesi olup çıkmıştır. Kavga ve husumetin çıban başı haline gelmiştir. Ahlaken ve vicdanen cumhurbaşkanlığı koltuğunda sarsıla sarsıla, söve söve düşmüştür. Erdoğan tarafsızlığı peynir ekmek gibi yemiş bitirmiştir. Şeref ve namus üzerine ettiği tarafsızlık yeminini bozmuştur. Ettiği yeminleri çiğneyen bir adama Cumhurbaşkanı olmak yakışır mı? AKP için oy isteyen, 7 Haziran’ı başkanlık oylamasına dönüştürmeye çalışan bir şahsa cumhurbaşkanı denir mi? Erdoğan devletin başı olmayı değil AKP’nin fiili eş genel başkanlığını tercih etmiştir. Erdoğan Türk milletinin birliğini temsil etmeye değil, kendi kişisel ikbal ve çıkarlarına hizmeti amaçlamıştır. Recep Tayyip Erdoğan, demokrasimiz için açık tehdittir. Huzur ve sukünet için bir tehlikedir. Milli birlik ve beraberliğimizin katili, 17-25 Erdoğan’ dır. Erdoğan’ın Anayasa’yı yok sayarak her gün devletin imkanlarıyla miting yapıp AKP’ye destek istemesini doğru buluyor musunuz? Muhalefetle itişmesini, tarafgirliğini, aymazlığını ve kural tanımazlığını meşru görüyor musunuz? Haram yiyenlerin, hırsızlık yapanların, ihanet edenlerin elinden tutup kol kanat germesini kabul ediyor musunuz? Siz ne kadar hayır deseniz de Erdoğan bildiğini okuyor. Giresun’un ne dediği bu zihniyetin umurunda değildir. Erdoğan her gün açılış kılıfı altında mitingler düzenlemektedir. Her gün siyasetin göbeğinde, polemiklerin ortasındadır. Artık ipten, kazıktan boşanmıştır. Maneviyatımızı siyasete alet etmekte ve bundan da asla rahatsızlık duymamaktadır” dedi.BU REZALETE HANGİ İMAM HATİP’Lİ ONAY VERECEKTİR“Kendisi ve 4 çocuğunun İmam Hatip Lisesi mezunu olduğunu söylüyor. Geçmişte çocuklarına üniversite kapılarının açılmadığını, katsayı ve başörtüsü engeline takıldıklarını her ortamda dile getiriyor. Arkasından evlatlarını yurtdışına gönderdiğini, Amerika’da okuduklarını ifade ediyor” diyerek konuşmasını sürdüren MHP lideri şöyle devam etti:“Elbette bir zamanlar yaşanan başörtüsü dramına, imam hatip liselerine uygulanan ambargolar kesinlikle doğru olmamıştır. İmam hatip liselerinden mezun olanlar her engele rağmen bu ülkeye hizmet etmeyi görev saymış vatan evlatlarıdır. Bu lisede okuyan kardeşlerim Allah korkusunu bilirler. Haram helal ayrımını yaparlar. Neyin sevap neyin günah olduğunu ayıracak kadar ihlas ve vicdan sahibidirler. İmam hatip liselerini kapatmaya kimsenin gücü de yetmeyecektir. Buraya kadar her şey tamamdır. Şimdi Erdoğan’a sesleniyorum; 17-25 Aralık’ta ortaya çıkan rezalet ve zillet zincirine hangi imam hatip liseli onay verecektir? Onay veren varsa, bunlar imam hatipin hangi kapısından girmişlerdir? Rüşvete, soyguna, kul ve yetim hakkına el uzatmaya hangi imam hatip liseli tepkisiz kalacaktır? İmam hatiplerin, Allah kelamının okutulduğu sınıflarında, hırsızlık ve hainliğe methiye mi, yoksa beddua mı vardır? Sayın Erdoğan gel önce sen bunları açıkla. Sonra da hakkındaki iddialardan dolayı mahkemenin karşısına çıkacak erdem ve cesareti sergile. Şayet aklanırsan, başımızın üstünde yerin vardır. Şayet temize çıkarsan, hakikaten iftiraya kurban gitmişsen en başta seni ve mahdumlarını savunacak Milliyetçi Hareket’tir. Fakat şunu bilmelisin ki, rüşvet başörtüsü takmaz, hıyanet türbana sığmaz. İmam hatip liselerinin müfredatında okutulan derslerin hiçbiri harama cevaz vermez. İmam hatiplerin ön bahçesinde, arka bahçesinde ne yolsuzluk, ne de yozlaşma yaşayanmaz.”İMAM HATİPLİ KARDEŞLERİM NE ZAMAN İTİRAZ EDECEK?”Bahçeli, Erdoğan’a seslenmeyi sürdürerek şu ifadeleri kullandı:'Bak pırlanta gibi parlayan, erken yaşlarda gemilerini yürüten evlatlarını emek emek yetiştirdin. Amerika’ya gönderdin, orada villalarda oturttun. Eğitimleri için hiçbir masraftan kaçmadın. Fakat onbinlerce evladımız senin çocukların kadar şanslı değildi. Çünkü onların bırak yurt dışında okuyacak imkanlarını, karnını doyurmaya halleri ve mecalleri bile yoktu. İmam hatipleri Erdoğan istismar etti, onbinlerce evladımız kurban edildi. İmam hatipleri Erdoğan ve zihniyeti diline doladı, onbinlerce masum hak kaybı yaşadı, halis ve tertemiz gönülleriyle çaresizliğe bırakıldı. En başta imam hatiplerde okuyan insanlarımız bugünkü tabloyu düşünmeli, yaşananları gözlerinin öne getirmelidirler. Öğrendikleri arasında, haşa, Allah’ın tüm vasıflarını üzerinde toplayan bir faninin adı geçmiş midir? Haram yemeye methiyeler düzülmüş müdür? Müslüman katillerine yardım ve yataklık övülmüş müdür? Yalan ve riyakarlık haklı görülmüş müdür? İftira atma, gıybet yapmak, dedikodu ve tezvirata sapmak haklı bulunmuş mudur? Bu sorulara verilecek tek bir olumlu cevap yoksa, Erdoğan’ın bu istismar oyununa, bu korkunç ve kahredici sömürüsüne imam hatipli kardeşlerim artık ne zaman itiraz edeceklerdir?'7 HAZİRAN’DA MASKESİ İNECEKMHP lideri Devlet Bahçeli konuşmasını, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu’na eleştirilerle sürdürdü. Bahçeli, “Giresunlunun fındık parasını ayakkabı kutularına saklayan, yatak odalarına istifleyen şerefsizlere ne zamana kadar sabır gösterilecektir? Bu cehalet dönemi sürsün, bu calut ve firavun elçileri devam etsin deniyorsa, AKP hakikaten tek seçenektir. Bizin konuşmaktan bile utandığımız ne varsa, Erdoğan yapmış, Davutoğlu yerine getirmiştir. Biz hırsızlar diyoruz, onlar üstüne alınıp ‘hakaret etmeyin’ diyor. Biz rüşvetçiler diyoruz, onlar hemen yarası varmış gibi gocunup, ‘darbe yaptılar’ diyor. Biz konuştukça AKP yapıyor. Biz konuştukça AKP satıyor, savıyor. Biz konuştukça AKP şu an da bile malı götürüyor. Fakat 7 Haziran’da millet konuşacak, bu defa AKP duracaktır. 7 Haziran’da Giresun konuşacak, AKP dilsiz şeytan gibi maskesi inecektir” diye konuştu.'HZ. NUH’U HANGİ CÜRETLE SİYASETE ALET EDİYORSUNUZ'Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Şırnak’ta yaptığı konuşmaya da göndermede bulunan Bahçeli konuşmasını şöyle sürdürdü:'Serok Ahmet, Şırnak’ta Hz. Nuh’un gemisi olduklarını söylüyor. Sıfatları ciltler dolusu olan sanal ve yalan Ahmet sana söylüyorum; gemi olduğunuzu biliyoruz, gemilerinizin bulunduğunu da dünya alem öğrendi. Fakat Hz. Nuh’u ne hakla, ne cüretle, hangi cesaretle siyasete dahil ediyorsunuz? Eğer AKP, Hz. Nuh’un gemisi ise, gemi tamam da, Davutoğlu Hz. Nuh olarak kimi görmektedir? Sayın Davutoğlu, siz olsanız olsanız, Nemrut olursunuz, Firavun’un kölesi, Yezit’in eli mızraklı askeri. Ad, Semud kavimlerinden olursunuz. Hz. Nuh’un gemisinde ayıplı ve ahlaksız hiç kimse yoktu. Tufan tüm günahkarları sular altında bırakmıştı. 7 Haziran’da da demokrasi tufanı esecek, bu kez AKP’yi sandığın altına itecektir. Davutoğlu kurtulamayacak, milli azap ve kahır, kendisini, partisini, hizmetinde bulunduğu amiri ve abisi Erdoğan’ı silip süpürecektir. Türk milleti 12 yıl 6 ay 11 gün önce AKP’ye tek başına iktidar imkanı vermişti. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. AKP’ye oy veren kardeşim, ülkemiz kötüye gidiyor. AKP, aldığı oyları kötüye kullanmış, Türkiye’yi enkaza çevirmiştir. AKP’ye destek veren kardeşim; ülken için, milletin için, vatanın için, geleceğin için bu defa gel birlikte yürüyelim. CHP’ye oy veren vatandaşlarım, çağrım sizleredir; bu defa bizimle yürüyün. Kararsız duran, tercihini henüz yapmamış kardeşim; boşuna zaman kaybetme, MHP bil ki seninle, senin yanındadır. Artık AKP külfeti Türk milletine çok ağır gelmektedir.”Bahçeli konuşmasının ardından partililere karanfil attı. Kendisine fındıktan yapılmış bir tespih hediye edilen Bahçeli daha sonra Rize’ye hareket etti.DHA
Üniversitelere Otopark İşletmeciliği Bölümü Geliyor
İSPARK Genel Müdürü Mehmet Çevik otoparklarla ilgili olarak önlisans (meslek yüksek okulu) programları oluşturulacağını söyledi. Çevik, 'Otopark Uygulamaları ve İşletmeciliği Bölümü'nün oluşturulması ve ilk etapta önlisans olarak eğitim faaliyetlerine başlaması adına üniversitelerle görüşmeler başlatılmıştır' diye konuştu.İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen, Amsterdam RAI ve UBM NTSR tarafından organize edilen ve 3 gün sürecek olan 'Uluslararası Intertraffic İstanbul Fuarı'nın açılışı, Karayolları Genel Müdürü Mehmet Cahit Turhan, İstanbul Otopark İşletmeleri (İSPARK) Genel Müdürü ve Otopark İşletmecileri Derneği Başkanı Mehmet Çevik, Amsterdam RAI Uluslararası Fuarlar Direktörü Theo Lingmont ve UBM İstanbul Türkiye Operasyonlarından Sorumlu Başkanı Haluk Balcı'nın katılımıyla gerçekleştirildi. İSPARK Genel Müdürü Mehmet Çevik ise araç park etme sorununu çözmeye yönelik strateji ve proje geliştirmeyi ve otopark alanlarında sürdürülebilir ve somut adımlar atılmasını amaçladıklarını belirterek, şunları söyledi:
KPSS Soruşturmasında 3. Dalga Operasyonu: Fuat Avni'ye Bilgi Emniyet'ten mi Sızdırılıyor?
Ankara merkezli olarak KPSS'de usulsüzlük iddialarıyla ilgili haklarında gözaltı kararı verilen 44 kişinin yakalanması için operasyon başlatıldı.  Fuat Avni operasyonunu iki gün önce Twitter'dan duyurmuştu. Operasyonun UYAP'a yüklenmediği halde Fuat Avni tarafından duyurulmasına Emniyet içindeki sızıntının neden olduğu iddiaları gündemde. Emniyet bu iddialar için soruşturma başlattı...2010 Kamu Personel Seçme Sınavı'nda (KPSS) usulsüzlük iddialarına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında Ankara'da 8, İstanbul ve Kocaeli'nde 7'şer, Erzurum'da 4, Gaziantep'te3 , Van'da 2, Antalya, Bursa, Çanakkale, Denizli, Eskişehir, Giresun, Hatay, Kastamonu, Kayseri, Mardin, Sakarya, Samsun ve Şanlıurfa'da ise 1'er kişi hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.
Bir Yarışmaya Katıldım ve Hayatım Değişti Diyebileceğin O Yarışma; Bağlan & Paylaş
Toplum Gönüllüleri Vakfı gençlerin iklim değişikliği & çevre, kültür & yaşam ve engelli hakları kategorilerinde, dijital hikaye anlatımıyla oluşturdukları özgün hikayelerini sundukları bir yarışma projesine imza atıyor; Bağlan & Paylaş.18-25 yaş aralığındaki herkes eğer dijital bir şekilde anlatabilecek özgün bir hikayesi varsa bir çok kişiyi etkileyecek bu hikayeyi oluşturabiliyor.
'Fabrika Değil Cezaevi Yaptığı İçin Övünen Bir Yönetim Var'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Fabrika değil cezaevi yaptığı için övünen bir yönetim var' dedi.Mersin’in Tarsus ilçesinde partisinin düzenlediği mitinge katılan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 13 yılda iktidar olan AK Parti’nin Tarsus’a sadece adliye sarayı ve Türkiye’nin en büyük cezaevini yaptığını vurguladı. Türkiye’de fabrika değil de cezaevi yaptığı için övünen bir yönetim olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, 'Şimdi milletin önüne çıkıp bize oy verin diyorlar, hangi gerekçeyle istiyorlar? Türkiye büyüyor, kalkınıyor peki bundan kim pay alıyor? Bir avuç kişi yararlanıyor, halk yararlanıyor mu? Tabi ki hayır. 5 bin aile sosyal yardım alıyor, 12 milyon yoksul var. Yetki verin, yoksulluğu tarihe gömeceğiz. 720 TL’nin altında geliri olan hiç kimse olmayacak. Refahı tabana yayacağız. Ne ezen ne ezilen insanca halkça bir düzen kuracağız. Bin 100 odalı saraylarda oturuyorlar, Mercedesleri paylaşamıyorlar. 3 milyarlık araçlarına çerez parası diyorlar. ‘Emekliye iki maaş ikramiye vereceğiz' dedik, dönüp bana ‘parayı nerden bulacaksın’ diyorlar. O kaçak saraya bağlanan bütün hortumları keseceğiz ve emekliye ikramiyeyi vereceğim. Telaşları şu; ya düzgün bir yönetim olur da kul hakkı yemeyen, esnafı çiftçiyi, emekliyi koruyan bir yöntemi olur da bunlar başarılı olursa bizim kaçacak yerimiz olur mu diye endişe ediyorlar. Emekliye iki maaş ikramiye verince emekli kazanacak, emekli esnafa gidecek harcayacak esnaf kazanacak. Kim kaybedecek hortumcular kaybedecek ona üzülüyorlar.' şeklinde konuştu.  '6 MİLYON 250 İŞSİZ VAR'Türkiye’de 6 milyon 250 bin işsiz bulunduğunu aktaran Kemal Kılıçdaroğlu, 'Biz işsizliği çözeceğiz. Onlar işsizliğin çözümüyle ilgili cümle kuramıyorlar. Onlar herkesin çocuğunu kendilerinki gibi KPSS’ye girmeden memur oluyor sanıyorlar. Siz bin bir zahmet ve emekle çocuklarınızı yetiştiriyor okutuyorsunuz. Kurs parası ödüyorsunuz. Daha sonra KPSS’ye giriyorlar ardından atamayı bekliyorsunuz. Onların çocukları jet hızıyla sınava girmeden memur oluyor. Bu düzeni yıkacağız. Siyaset zenginleşme aracı değil, halka hizmet, vatandaşın derdiğini çözmek için yapılır. Kendileri, yandaşları köşeyi döndü yine doymadılar. Bin 100 odalı saray yaptı doymadılar, bir değil 10 Mercedes aldı yine doymadılar. Dönüp vatandaşın haline bakmadılar. Bu ülkeyi çağ atlatmak için bölgenin en güzel ülkesi haline getirmek için dürüst namuslu olmak gerekiyor. Ben bunu yapacağım. Kalkınmadan, büyümeden herkes nasibini alacak.' ifadelerini kullandı.  'ÇİFTÇİYE MAZON 1,5 TL'Asgari ücreti bin 500 yapacaklarını yineleyen Kılıçdaroğlu, 'Ankara’daki beylerden biri bu işçiye zulümdür dedi. Mercedes’e çerez diyen kişi bu zulümdür diyor. Çiftçinin üretmesi lazım, alın terinin karşılığını alması lazım. Çiftçiye mazotu 1,5 liradan vereceğiz, koro halinde itiraz ediyorlar, buna nasıl verirsin. Bunu yapacağım. Sen yatlara mazotu KDV’siz verirken bir şey dedik mi? Sen elmastan, yakuttan, inciden KDV’yi kaldırınca bir şey dedik mi. Sen inciden kaldırıyorsun ben çiftçiden kaldırıyorum, aramızdaki fark bu. Ben emekten, üretenden yanayım.' diye konuştu.'BENİM BAKANLARIM BİRİLERİNİN ÖNÜNE YATMAYACAK'Tarsuslulardan 7 Haziran’da sandığa gitmelerini isteyen CHP Genel Başkanı, şunları söyeldi: 'Sadece sizin sandığa gidip oy atmanız yetmiyor. Yanınıza daha önce şu veya bu sebeple CHP’ye oy vermemiş bir vatandaşımızı alacaksınız, onu ikna edeceksiniz. 13 yıl iktidar oldular, ne yaptılar? Tarsus olarak sadece bir cezaevimiz var. Fabrika değil cezaevi yaptığı için övünen bir yönetim var. Gel bu sefer sandığa gidelim, bu kez 4 yıllık yetki için CHP’ye oy verelim deyin ve ikna edin. Hangi partiden olursanız olun; Davutoğlu, Erdoğan için çalışır; Kılıçdaroğlu halk için çalışır. Ben sabahın 6’sında oğluna telefon edip ‘oğlum paraları sıfırladın mı?' demeyeceğim, çünkü böyle bir para yok. Benim bakanlarım birilerinin önüne yatmayacak, çocuklarının odalarında boy boy para kasaları olmayacak. Siyaseti halka adanmışlık olarak kabul ediyorum. Benim değil halkın zenginleşmesi, benim çocuğumun değil vatandaşlarımızın çocuklarının iş bulması önemli. Gelin yeni bir başlangıç yapalım, güzel Türkiye’yi, yaşanacak Türkiye’yi birlikte kuralım. Suriye’ye, Mısır’a, Libya’ya, Irak’a bak kardeşim. Bütün dünyayla ilişkilerimizi bozdular. Ortadoğu’da Müslüman kanı akıyor silahlar buradan gidiyor. İnsanın insana silah çekmesini engelleyeceğiz. 30 yıl sonrası ne olacak diyorlar. 30, 50, 100 yılını düşünmeyen devlet yoktur. Ankara’daki beyler ceplerini düşünürken ülkenin geleceğini düşünmekten aciz.'CHA
Reklam
TÜBİTAK: SBS, LYS ve TUS Soruları Önceden Sızdı
KPSS soruşturması kapsamında ÖSYM’ye yapılan baskında el konulan bilgisayarlar üzerinde inceleme yapan TÜBİTAK, hazırladığı raporda çarpıcı sonuçlara ulaştı.Dershane sahibi olduğu ortaya çıkan ÖSYM sınav komisyonu üyesi Gönül Tütüncü’nün, yine ÖSYM’de Bilgi İşlem Müdürü olan eşi Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında 2010 yılı LYS ve TUS sorularının çıktığı belirtilen raporda, 2010’daki KPSS’ye yönelik soruşturma başlatılması üzerine Mustafa Tütüncü’nün 20 Eylül 2010 tarihinde “SureDelete” isimli program kullanarak bilgisayarındaki birçok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman, söz konusu soruların sızdırıldığı iddiasıyla yeni bir soruşturma başlattı.2010 yılının temmuz ayında yapılan KPSS’de 350 adayın Eğitim Bilimleri bölümünde tam puan alması kopya şüphesi doğurmuştu. Sonuçların açıklandığı ağustos 2010’da dönemin Ankara Başsavcılığı, hemen soruşturma başlatmıştı. Bu kapsamda polis, 2010 yılında ÖSYM’ye baskın düzenlemiş, Test Araştırma Birimi (TAB) ve ARGE’de görevli ÖSYM personelinin kullandığı bilgisayar hard disklerinin imajı almıştı.Soruşturmaya yaklaşık 1 yıl önce atanan savcı Yücel Erkman, söz konusu hard diskleri TÜBİTAK bilirkişilerine teslim ederek rapor alınmasını istemişti. Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre TÜBİTAK, bilgisayarlarına el konulan ÖSYM çalışanları Haydar Altunay, Safiye Açıkgöz ve Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarlarında yaptığı incelemeyi tamamladı. İki TÜBİTAK uzmanı, 8 Mayıs tarihli 120 sayfalık inceleme raporunu KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman’a geçen hafta gönderdi. Raporda, birçok sınava ilişkin kopya bulgusuna dikkat çekildi.
MEB Gelecek Eğitim Öğretim Yılının Çalışma Takvimini Belirledi
Milli Eğitim Bakanlığı, gelecek eğitim öğretim yılının çalışma takvimini yayımladı.MEB, çalışma takvimine ilişkin hazırlanan genelgeyi illere gönderdi. Genelgede, Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki eğitim ve öğretim kurumlarında 2015-2016 eğitim ve öğretim yılının 14 Eylül 2015 Pazartesi günü başlayacağı, Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı genelge ile belirlendiği hatırlatıldı.Bu eğitim ve öğretim yılına ait çalışma takviminin, Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği ile Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda düzenlenmesinin uygun görüldüğü ifade edildi.Buna göre, 2015-2016 eğitim ve öğretim yılı; okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul ve imam hatip ortaokullarının 5. sınıflarındaki öğrencilerineğitim ve öğretime uyum programı, 7-11 Eylül 2015 tarihleri arasında yapılacak.Birinci kanaat dönemi, 14 Eylül 2015 Pazartesi günü başlayacak ve 22 Ocak 2016 Cuma günü sona erecek. Yarı yıl tatili, 25 Ocak-5 Şubat 2016'da yapılacak.İkinci kanaat dönemi, 8 Şubat 2016 Pazartesi günü başlayacak ve 10 Haziran 2016 Cuma günü sona erecek.Çalışma takvimi, bu tarihler dikkate alınarak, 'Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve YaygınEğitim Kurumlarının Çalışma Takvimi' örneği esaslarına göre valiliklerce düzenlenecek.AA
Reklam
ALES Sonuçları Açıklandı
Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) ilkbahar dönemi sonuçları açıklandı.ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, 10 Mayıs'ta yapılan ALES'in değerlendirme işlemleri tamamlandı.Adaylar sonuçlarını, ÖSYM'nin ÖSYM Sonuç Açıklama Sistemi'nden T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecek.
'Bu Gençlik Elinde Silahla Dolaşan Bir Gençlik Olmayacak'
Milli Eğitim Bakanlığı Fatih Projesi Tablet Dağıtım Töreni'ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Bu gençlik elinde silahla dolaşan bir gençlik olmayacak. Elinde kitabıyla dolaşan bir gençlik olacak' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bazıları Fatih projesi sona erdi diyor. Bunu neye dayanarak söyledikleri belli değil. Madem proje bitti. Bugün dağıtılacak tabletlere ne diyeceksiniz? Dert ne? Siyaseti dürüst yaparsanız ülke de millet de kazanır. Çamur at izi kalsın mantığıyla yapılan siyasetin kimseye faydası olmaz' dedi.  '12 YIL BOYUNCA ÖNCELİKLERİMİZİN EN BAŞINA EĞİTİMİ ALDIK'Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu tablet bilgisayarlar tamamen yerli tasarımlarla ülkemizde üretildi. Tabletlerimiz birçok bakımdan piyasadakilerden daha üstün niteliklere sahip. Biz çok derin bir ilim geleneğinin, ilimle yoğrulmuş irfanın temsilcisi bir milletiz. İlim anlayışımız taklitçiliğe, tekrara dayanmaz. Bizde ilim önce gönülle yapılır. İlmin peşine özellikle kazanç için değil hakikatlere ulaşmak için düşülür. Çağının önüne geçemeyen ilmin bizim nezdimizde bir kıymeti yoktur. Biz de 12 yıl boyunca önceliklerimizin en başına eğitimi aldık. Milli bütçenin yarısını eğitime ayırdık. İkinci sıraya sağlığı koyduk. Eğitim, sağlık, adalet ve emniyet dedik' dedi. 'KIRTASİYE DÜKKANLARININ ÖNÜNDE KUYRUĞA GİRERDİK'Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti; 'Ben İstanbul’da okudum. İmkanlar öyle sınırlıydı ki.. Bir sırada 3 öğrencinin oturduğu okullarda biz eğitim öğretim gördük. 70 kişilik sınıflarda.. Bu 100’e kadar çıkıyordu onu söyleyeyim. Kırtasiye dükkanlarının önünde kuyruğa girerdik acaba kitaplarımızı temin edebilir miyiz diye… Okulda abilerimizden teksir notları derdik, saman kağıdından ilkel bir makinesi vardı. O teksir notlarını abilerimizden satın almak isterdik, abilerimiz de bize vermezdi. Çalakalem notlarımızı alır ve eğitimimize devam ederdik. Yılın başından itibaren sıraların üstünde kitaplarınızı bulacaksınız dedik. Ve çocuklar okullara başlarken kitapları buldular. Ücretsiz olarak verdik. Niye? Çünkü eğitime çok önem veriyoruz. Kalemi, kağıdı paranızla bile alamadığınız dönemlerden bu ülke geçti. Okula ulaşmak için kilometrelerce yol yürümek gerekiyordu. Ben 45 dakikada ilkokula gidiyordum. Orta öğretim hayatım zaten yatılı olarak geçti. Biz bu kara günleri çocuklarımız yaşamasın diye eğitim altyapısını geliştirmek için çabaladık. Bugün ülkemin yüzde 75-80’inde 30 kişilik ve altı sınıflar var.''BUGÜN DAĞITILACAK TABLETLERE NE DİYECEKSİNİZ?' Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Eğitimde 4+4+4 sistemine geçerek darbe döneminin ürünü haksızlıklara son verdik. Meslek liseleri, imam hatipler, düz liseler arasındaki ayrımcılığı ortadan kaldırdık. Bu yarışın içinde bu başı örtülü bu açık diye kimsenin ayrım yapmaya hakkı yok. Ortaokulda, lisede başörtüsü serbest dedi Danıştay. Bu karar adaletsizliğin giderilmesidir. Benim 2 çocuğum da başörtülü oldukları için Türkiye’de üniversite okuyamadılar. Erkek evladımın bir tanesi katsayıdan dolayı Boğaziçi’ne puanı tutmasına rağmen katsayı engeli nedeniyle burada okuyamadı. Harvard’da mastırını yaptı. Demek ki oluyormuş. Niye engelliyorsunuz. Büyük kızım ABD’nin en önemli üniversitesinden doktorasını yaptı. Şimdi hukuk ve adaletten Kuran ve siyer öğrenimine kadar pek çok dersi müfredata yerleştirdik. Bir nesil tarihini, dilini, dinini bilmiyorsa o neslin geleceği yoktur. Yoksulluk nedeniyle okula gidemeyen öğrenciler vardı. Annelere bundan dolayı özel burslar verdik. Şu anda ülkemizde vakıf üniversiteleri dahil 193 üniversite var. Üniversite olmayan ilimiz var. Üniversiteyi öğrencinin ayağına götürdük. Bazıları Fatih projesi sona erdi diyor. Bunu neye dayanarak söyledikleri belli değil. Madem proje bitti. Bugün dağıtılacak tabletlere ne diyeceksiniz? Dert ne? Siyaseti dürüst yaparsanız ülke de millet de kazanır. Çamur at izi kalsın mantığıyla yapılan siyasetin kimseye faydası olmaz. Yine birileri çıkmış bu kadar üniversite açılması hatadır diyor. Eğitim kimsenin tekelinde değildir, olamaz. Eğitim de sağlıkta ulaşımda sadece parası olanların değil tüm milletin hakkıdır. Bize devlet olarak düşen bütün gençlerimize eğitim yapabilecekleri imkanı hazırlamaktır' dedi. 'SİZDEN İSTEĞİM, BU TABLETLERİ İNTERNETİ AMACINA UYGUN OLARAK KULLANMAKTIR' Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Ne yaparsanız yapın çok çabuk unutuluyor. 12 yıl önce nasıl bir Türkiye. Bugün nasıl bir Türkiye. Şu anda burs ve kredi talebi için müracaat eden üniversite gençliğinin eli boş geri döndürüleni yoktur. Birileri tabela üniversitesi diyerek çamur atsın. ABD’yi gezsin dolaşsınlar. Öyle üniversiteler var ki bir apartmanı satın almış orada üniversite eğitimi veriyor. Mesele teoride kalmak değil pratiği süratle geliştirmek. Üniversitedeki hocalarımız da gençlerimizin eğitim kalitesini her yıl daha da güçlendirecektir. Yeni Türkiye’nin inşasında en büyük görevi üniversitelerin üstleneceğine inanıyorum. Bu cehalete çıkmaz sokak diyebilen gençlik. Bu gençlik elinde silahla dolaşan bir gençlik olmayacak. Elinde kitabıyla dolaşan bir gençlik olacak. Bizim zamanımızda kitap kalem bulmak zordu ama yüksek ideallerimiz vardı. Önümüzdeki dönemde ülkemizin yeni Alparslan’ı, Fatih’leri, yeni Gazi Mustafa Kemal’leri çıksın. 2023 bu yol haritasının ilk istasyonudur. Benim sizden isteğim, bu tabletleri interneti amacına uygun olarak kullanmaktır. Bilgisayarın sanal dünyasında kaybolup gerçek dünyadan, kitaplardan uzaklaşmayın. Asıl olan kitap, kalem, kağıt, öğretmen, onun size aktardığı irfandır' diye konuştu.
MEB 2014 Raporu: Hayaller Güney Kore, Gerçekler ‘Hizmet Vakfı’
Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (BEPAM), Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2014 Yılı Faaliyet Raporu’nu mercek altına aldı.Raporun, okullaşma verileri ve özel eğitim çerçevesinde değerlendirildiği çalışmada, erken çocuklukta yüzde 70 olarak hedeflenen okullaşma oranının yüzde 32.68’de kaldığı, özel eğitime erişebilen çocuk sayısının genel öğrenci sayısına oranının yüzde 1.5 olduğu kaydedildi.
Reklam
Harvard Üniversitesi'nden Ücretsiz Alabileceğiniz 21 Online Ders/Kurs/Sertifika
Harvard Üniversitesi, diğer bazı prestijli üniversitelerle birlikte, ücretsiz öğretim programları başlattı.Proje kapsamında maddî, manevî ve zorunluluk koşulları nedeniyle Harvard'ta öğretim imkânı bulunmayan insanların öğrenme açlığının giderilmesi planlanıyor. Derslerin çoğunluğunda Harvard'lı hocaların dersleri videodan izleniyor, önerilen okuma listeleri paylaşılıyor ve açık sertifika programlarında katılımcılar için hazırlanan online testler ve sınavlar bulunuyor.İşte Harvard Üniversitesi'nden alabileceğiniz, bazıları sertifika da sağlayan, 17 ders/kurs/sertifika...
‘Bu Ahlaksız Düzeni Yerle Bir Edeceğim’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin İzmit mitinginde yaptığı konuşmada, Türkiye'de 6 milyon 200 bin işssiz olduğunu ve bu sayının hızla attığını belirterek, 'Türkiye zengin bir ülke. Ama onlar faydalanıyor. Halk değil. Bütün hortumları kesip halka vereceğim. Sizin çocuklarınız devlet memuru olmak için KPSS sınavına giriyorlar. Onların çocukları sınava girmeden doğrudan devlet memuru oluyorlar. Sözüm söz, bu ahlaksız düzeni yerle bir edeceğim' dedi. İzmit Perşembepazarı Meydağı'nda CHP mitingi, öğleden sonra gecikmeli başladı. Aşırı sıcak hava nedeniyle birçok vatandaş baygınlık geçirdi. CHP Genel Kemal Kılıçdaroğlu platforma çıktıktan sonra, partisinin milletvekili adaylarını tek tek tanıttı. Kılıçdaroğlu, konuşmasında AK Parti'nin 13 yıldır ülkeyi yönettiğini hatırlatırken, kalabalıktan 'Yuh' sesleri yükselince, 'Yuhalamayın. Tepkimizi sandıkta demokratik yollardan göstereceğiz' diyerek yuhlalayanları susturdu.SANDIKTA DERS VERECEĞİZKonuşmasında, 'Türkiye'yi 21. yüzyılın yıldızı haline getireceğiz' diyen ve refahı da tabana yayacaklarını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:'Sandığa gidip derslerini vereceğiz. İş bu kadar basit. Kocaeli emeğin başkenti. Ama Kocaeli'nde isizlik var. Türkiyenin her yerinde işsizilk var. Ben 6 milyon 200 bin işsizim var diyordum. Daha da arttı. Şimdi her 4 gençten 1'i işsiz. Size söz verdim. Dedim ki, Türkiye'yi 21. yüzyılın yıldızı haline getireceğiz. İşsizlik, yolsuzluk, emeklinin, çiftçinin sorununu çözeceğiz. Büyümeden, kalkınmadan herkes nasibini alacak. Refahı nasıl tabana yayacağız. Refah tabana yayılmıyor. Tepede bir grup refah içersinde yaşıyor. Bizde bir avuç insan değil, 70 milyon insan rahat edecek. Refahı tabana yaymanın yolu dedik ki, birinci yolu 11 milyon emeklimiz var. Emeklinin yoksulluk içinde yaşadığını biliyoruz. Emekli Ramazan, Kurban bayramında torunundan kaçıyor. Ben emekliye Ramazan ve Kurban Bayramı'nda 2 maaş ikramiye vereceğim. İtiraz ediyorlar, 'kaynağı nerden bulacaksın?' diye. Türkiye zengin bir ülke. Ama onlar faydalanıyor. Halk değil. Bütün hortumları kesip halka vereceğim. Kendine, çoluk çocuğuna kaynak var ama emekliye gelince kaynak yok. Emekliye para da var, kaynak da var. Hiç meraklanmayın. Onlar sanıyorlar ki emeklinin durumu iyi. İki maaş ikramiye alacaklar koşarak gidip İsviçre bankalarında hesap açacaklar. Emekliye ne veriliyor? Onlar köşeyi dönmeyi düşünüyorlar ben sizi düşünüyorum. Rahmetli Ecevit ne diyordu? 'Ne ezen ne ezilen. İnsanca hakça bir düzeni' kuracağız. Herkes huzur içinde yaşayacak. Herkesin işi ve aşı olacak.'YANDAŞ YOK, VATANDAŞ VARKemal Kılıçdaroğlu, 'Bir ülkede işsizlik sorunu çözülmediyse o memlekte huzur olmaz. Çocuk işsiz, kızı işsiz, o evde huzur olurmu?' diyerek şöyle devam etti:'6 milyon 200 binin üzerinde işsiz ordusu yarattılar. Sizin çocuklarınız devlet memuru olmak için KPSS sınavına giriyorlar. Onların çocukları kursa, sınava gidiyor mu? Onların çocukları sınava girmeden doğrudan devlet memuru oluyorlar. Sözüm söz bu ahlaksız düzeni yerle bir edeceğim. Ben söz verdim ülkem için, bu ülkenin güzel insanları için çalışacağım. Benim kişisel çıkar peşinde koşmak diye bir düşüncem yok. Ben siyaseti kendi cebi için değil, vatandaşın cebini düşünerek yapacağım. Onlar kendilerini, yandaşlarını düşünüyorlar. Benim için yandaş yok, benim için vatandaş var.' KIDEM TAZMİNATLARINA GÖZ DİKTİLERKemal Kılıçdaroğlu konuşmasında, Kocaeli'nin işçi kenti olduğunu da hatırlatarak, 'İnsanlar emek harcıyorlar. Sizin kıdem tazminatınıza da göz diktiler. Sendikaların kabul etmediği kıdem tazminatı düzenlemesi asla ve asla parlementodan geçmeyecektir' dedi. Kılıçdaroğlu, 'Taşeron işçiliği tarihe gömeceğiz. Kişiler çalışıyorsa kadrolu çalışacaktır. Herkesin iş güvencesi olacaktır. Bunu söylediğimde yine koro halinde bağırdılar 'Kaynağı nereden bulacaksın?' diye. Kaynağı bulacağız. Bu ülkede kimin sorunu varsa çözüm adresi CHP'dir. Bu ülkede yoksulluğu bitirmek istiyorsak çözüm adresi CHP'dir. İşsizliği, yolsuzlukla mücadelenin çözüm adresi CHP'dir. Bu ülkede etnik kimlik üzerinden inanç üzerinden siyaset, yapmayacağız ve yaptırmayacağız ve bunun adresi de yine CHP'dir.' diye konuştu.Kemal Kılıçdaroğlu, kamyoncuların sorunları bulunduğunu ve onların da haklarını temsil edeceklerini belirtirken, '24 saat çalışıp büyük acılar çekiyorlar. Gelir elde edemiyorlar. Vergiler pahalı. Eğer sen de yaşanacak bir ülke istiyorsan kamyoncu kardeşim geleceksin ve sen de CHP diyeceksin' diyerek onları da CHP'ye oy vermeye çağırdı. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: FAİZLERİN YÜZDE 80'İNİ SİLECEĞİZ'Kocaeli, yurttaşların aynı zamanda çok borçlandıkları bir kent. Tüketici borcu, kredi kartı borcu var. Sözüm söz bu faizleri en az yüzde 80'ini sileceğiz. Diyorlar ki 'kaynağı nerde? Bankalarla oturup anlaşacağız. Getirdiğimiz projeler devletin nasıl yönetilmesi gerektiğini gösteren projelerdir. CHP iktidarında onlar için kurs açacağım. Devlet nasıl yönetiliir? Vatandaşın borcu nasıl silinir? Bunların tamamını onlara öğreteceğim. Sözüm sözdür.'SİZİN İÇİN ALIN TERİ DÖKECEĞİMKemal Kılıçdaroğlu partililere, 'Geçtiğimiz dönemlerde CHP ye oy vermeyenleri ikna edeceksiniz. 'Gelin kardeşim beraber sandığa gidelim' diyeceksiniz.' diyerek ' Sandığa götürmeye söz veriyor musunu?' diye sordu. Kalabalığın 'evet' cevabı vermesi üzerine de 'Ben de size söz veriyorum. Sizin için, bayrağımız için emek harcayacağım, alın teri dökeceğim. Döktüğüm alın teri size helal olsun diyeceğim' dedi. 'İKTİDARIN DEĞİL HALKIN POLİSİ OLUN'Seçmenlerden 13 yıl için değil sadece 4 yıl için yetki istediğini, 4 yılda işssizliği yeneceğini belirten kılıçdaroğlu, '4 yılda işsizliği yeneceğim. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. 4 yılda herkes hakkını alacak. Herkes kazanacak. Sadece ve sadece hortumcular kaybedecek. Bizim bu mitingi düzenlememize güvenlik önlemlerini alan polis kardeşlerimiz, onların da sıkıntısı var. Dedim ki sizin de sorunlarınızın çözüm adresi CHP'dir. 'Sizden bir isteğim var; iktidarın polisi olmayın, olacaksanız halkın polisi olun' dedim. Ben bu ülkede çatık kaşlı insanların sokakta gezmesini istemiyorum. Caddede sokakta tarlada fabrikada huzur içinde çalışmasını istiyorum. Bana vereceğiniz destek Türkiye'ye çocuklarımıza bayrağımıza vereceğimiz destektir unutmayın' dedi.ÇERKEZLERİN ACISINI PAYLAŞTIKılıçdaroğlu, konuşmasının son bölümünde Çarlık Rusya döneminde bundan 151 yıl önce çürük gemilere bindirilerek Osmanlı topraklarına gönderilen, ancak binlercesi gemilerin batması sonucu ölen Çerkeslerin bugün Kandıra Kefken'de anma töreni yapacaklarını hatırlatarak, onların da acılarını paylaştığını söyledi. kılıçdaroğlu daha sonda Kocaeli'den ayrıldı. DHA
Reklam
Reklam
Türkiye, OECD'nin Eğitim Raporunda 41. Sırada
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) yaptığı şimdiye kadarki en kapsamlı küresel eğitim araştırmasında Türkiye 76 ülke arasında 41. sırada yer aldı.Sıralamada ilk beş sırada Asya ülkeleri, son beş sırada ise Afrika ülkeleri var. Türkiye ise listede 41. sırada yer aldı.76 ülkede matematik ve en bilimleri sınavlarından alınan sonuçların karşılaştırılmasıyla yapılan sıralamada ilk beşi Singapur, Hong Kong, Güney Kore, Japonya ve Tayvan oluşturuyor. Listenin sonunda yer alan beş ülke ise Umman, Fas, Honduras, Güney Afrika ve Gana.OECD yetkilileri Türkiye'nin 41. sırada yer aldığı sıralamanın eğitim ve ekonomik büyüme arasındaki bağlantıyı gösterdiğini söylüyor.OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleischer 'Bu araştırmayla ilk kez küresel düzeyde eğitim kalitesini ölçtük. Amacımız zengin ve yoksul ülkelere kendilerini dünyanın eğitim liderleriyle kıyaslama fırsatı vermek, zayıflıklarını ve güçlü yanlarını görmelerini sağlamak ve eğitimde kaliteyi arttırmanın uzun vadeli ekonomik yararlarını göstermekti' dedi.Stanford Üniversitesi'nden Eric Hanushek ve Münih Üniversitesi'nden Ludger Woessmann'ın ortaklaşa yazdığı araştırma raporunda 'eğitim standartlarının ülkenin uzun vadedeki refah üretimine dair güçlü bir gösterge olduğu' vurgulanıyor.Raporda, 'Kötü eğitim politikaları ve uygulamaları çok sayıda ülkeyi sürekli bir ekonomik durgunluğa sokuyor' deniyor.
Türkçeye Ne Kadar Hakimsin?
etiket
Her gün konuştuğunuz yazdığınız Türkçeye ne kadar hakimsiniz?  Dil bilgisi kurallarını doğru uyguluyor musunuz? Kullandığınız kelimelerin anlamlarını biliyor musunuz? Hadi hep birlikte bakalım.
Reklam