Öğretmen Klişelerinin Altına Gizlenmiş Her Biri Eğitici 20 Gizli Mesaj
Hepimiz “öğretmen klişeleri” diye dalga geçtik, eğlendik, hoyratça güldük. Öğretmenin ağzından bu cümleleri işittiğimizde kıkır kıkır kıkırdadık. Sandık ki bunlar ezberlenmiş, içi boş, laf olsun diye söylenmiş sözler. Yanlışınız var! Bu cümlelerin her biri bir amaca hizmet ediyor, hepsinin öğrencilere kazandırmayı güttüğü bir amaç var. Size klişe gibi gelen bu sözler sayesinde bir çoğunuz yola girdi, insan oldu, iş güç buldu kendine. Ama farkında değilsiniz değil mi? Neden? Çünkü sizin klişe dediğiniz bu cümlelerin her biri başlı başına bir subliminal çalışma örneği. Bunun nasıl olduğuna, klişe dediğiniz seçmece 20 cümle ile kısaca göz atalım isterseniz.
Şampiyonlar Ligi'nde Yapılan Format Değişikliklerinden Türkiye Nasıl Etkilenecek?
UEFA, ülkeler sıralamasında ilk dört sırayı alan liglerden dörder takımın 2018-19 sezonundan itibaren Şampiyonlar Ligi'ne direkt katılacağını açıkladı. Bu haliyle, İngiltere, İspanya, İtalya ve Almanya, turnuvada toplam 16 takımla mücadele etmeyi garantilediler. Peki 2018-19 sezonunda ne farklı olacak? Türkiye bundan nasıl etkilenecek?
Hayatımızın En Az Yarısını Alan Okul Sıralarında Karşılaştığımız 14 Öğretmen Tipi
Ders anlatmayıp makara yapan öğretmenler çoğu zaman her öğrenciye cazip gelir ancak bazen öyle saçma konular dersi kaynatır ki 'keşke ders anlatsa' deriz. Hatta kimi zaman öğretmenler bu huylarını alışkanlık haline getirerek ağırlığını kaybeder veya dersi anlatım tarzıyla herkesi canından bezdirir. Bu içerikte en yaygın olan tipleri derledim.
Enerji Sistemleri Mühendisliği Okuyanların Sık Sık Karşılaştığı 11 Durum
Her türlü enerjinin, yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde üretilmesinden, tüketiciye sunulması ve ekonomik olarak kullanılması süreçlerinden ve bu süreci projelendiren, uygulayan ve bu konularda strateji geliştiren... Neyse boşver teyzecim, hele bi' bitsin de. 😊
Ebeveyn Olduğunuzda Büyük Olasılıkla Karşılaşacağınız 11 Büyük Sorun
-Bakamıyorsun ki çocuğa!-Sen bak o zaman-Senin gibi vaktim olsa tabi bakarım-Ben çalışayım sen evde otur bak o zaman-Demesi kolay, daha el kadar çocuğa bakamıyorsun...-Çocuk bakmak çok kolay çünkü-Ya yemeğini yedir, oyun oyna başka ne?-Hıı tabi o kadar canım-Her gün hasta yahu çocuk!-Ya ben ne yapayım, evde palto mu giydireyim?-Gerekirse...gerekirse!!-Süpersin ya, çok iyi biliyorsun bu işleri-Senden iyi biliyor olabilirimÇocuk hastalanınca böyle olmayarak başlayabilirsiniz misal.
IŞİD'liler, Münbiç'ten Kaçarken Havadan Böyle Görüntülendi
Suriye'nin Halep kentine bağlı olan ve 2014 yılından beri IŞİD kontrolünde olan Münbiç'in 70 gün süren operasyondan sonra IŞİD'ten geri alınmasının ardından, ilçeden yanlarına sivilleri alarak kaçıp Cerablus yönüne doğru kaçan IŞİD'lilerin havadan çekilen fotoğrafları yayınlandı.
Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü Hakkında Bilinmesi Gerekenler
İlk duyduğunuzda gülümseme ile karşılayacağınız İnek Bayramı(İB) nedir ? Niçin kutlanır ?Mülkiye, 1859’da İstanbul’da kurulmuş,1936’da Ankara’ya taşınarak adı Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği doğrultusunda Siyasal Bilgiler Okulu’na çevrilmiş ve 1950 yılında ise SBF olarak Ankara Üniversitesi’ne katılmıştır. Yakın zamana dek kendine ait öğrenci yurdu ve yatılı okul havası içinde olan SBF öğrencileri arasında bu yakınlığın yarattığı kaynaşma yalnız okul içinde değil ders saatleri sonrasında da devam etmekteydi.Mülkiye’nin kuruluş amacı anımsanırsa, yatılı okul olma özelliğinin güçlü bir temeli olduğu da ortaya çıkacaktır.Mülkiye, devlete çağdaş bilgi ve görgü ile donanmış memur ve yönetici yetiştirmek amacıyla kurulduğundan, bu amaca koşut olarak okulun yatılı olması, adeta dışa kapalı bir “seçkin” adayları grubu biçiminde oluşturulması klasik Osmanlı Mantığı içinde değerlendirilmelidir. İB’nin temelini oluşturan ilk kültürel uğraşlar ve eğlenceler bu yapı içinden ve bu yapıdan dolayı ortaya çıkmıştır. En yaşlı Mülkiyelilerden olan Bahri Savcı İB’ye Okul daha İstanbul’dayken kendi aralarında oluşturdukları bir saz takımı ile düzenledikleri eğlencelerin başlangıç oluşturduğunu belirtmektedir.İB’nin bir şenlik olarak ortaya çıkışı, altındaki nedensellik bağının iyice güçlenmesinden sonraya rastlamaktadır. Bu olgu da Okulun Ankara’ya taşınması ile ilgilidir. O sıralar yeni yeni gelişmekte olan başkentte eğlence hayatı oldukça sınırlıdır. Yoğun bir eğitim görmekte olan SBO öğrencileri bu koşulla içinde bir yerde kendi eğlencelerini kendileri yaratmak gereğini duymuşlardır. Bu gereksinimden doğan eğlenceler, 1937–1938 ders yılına değin iyice geliştirilmiş ve o ders yılında düzenli bir “bayram” biçimine dönüşmüştür. Aynı yıllarda şenlik önemli bir özellik de kazanmıştır. B. Savcının belirttiği gibi, 1938’lerden başlayarak kutlamalar yalnızca öğrencilere özgü bir uğraş olmaktan çıkmış, bayram okul sınırların aşarak cebeci halkının da katıldığı bir yapıya ulaşmıştır. Böylece, İB ile artık yukarıda belirtilen dışa kapalılık kırılmış; çevresiyle etkileşim içinde bulunan, çevresinden bir şeyler alan, çevresine bir şeyler veren bir yapı; açık sisteme özgü uğraşlar demeti oluşturmuştur.
Bir Üniversite Öğrencisinin Duyunca Mutluluktan Uçacağı 16 Cümle
Üniversiteyi yeni kazanan arkadaşların üniversite hayatları boyunca duydukları zaman onları mutlu edecek cümleleri bilmelerini istedik. Şu an okuyanlar bunları duydukça mutlu oluyor ve mezun olanlar da şimdi bu içerikteki cümleleri gördüklerinde o günleri özlediklerini fark edecektir. İşte sizi mutluluktan uçuracak o 16 cümle.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Adını, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat verdiği ve onun yüksek uygarlık idealini gerçekleştirme isteği üzerine, 14 Haziran 1935’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen 2795 sayılı kanunun 22 Haziran 1935 tarih ve 3035 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle kuruluşu tamamlanan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Cumhuriyet Devrimi felsefesinin önemli bir parçasıdır. 23 Mayıs 1935 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan kanun tasarısında Fakültenin kuruluş gerekçesi şöyle belirtilmiştir: “Hükûmet merkezimizde bir taraftan Türk kültürünü bilgi metodu ile işleyecek tetkik ve araştırma kurumlarına olan ihtiyaç, diğer taraftan orta öğretim kurumlarımıza ulusal dil ve tarihimizin bilimsel ve en yeni anlayışlarına göre hazırlanmış öğretmen yetiştirmek ve bugünkü öğretmenlerimizin bu yönden bilgilerini tamamlamak gereği, Ankara’da bir Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi kurulmasını icâb ettirmiştir”.Tasarıyı olduğu gibi kabul eden Meclis Millî Eğitim Komisyonu, raporuna “İleride fakülteleri toplayacak bir Ankara Üniversitesi kurulması” dileğini de eklemiştir. Genel Kurul görüşmeleri sırasında söz alan Kültür Bakanı Saffet Arıkan, Fakültenin “Atatürk’ün yüksek dehâsından doğan ve kendi eliyle kurduğu yarınların Tarih ve Dil hareketi, bunlara bağlı olan Arkeoloji ve Coğrafya bilgileri için” açıldığını vurgulamıştı.Ankara Üniversitesi’nin Fakülte olarak kurulan ilk akademik birimi olan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin şimdiki binası, ünlü Alman mimar Bruno J.F. TAUT tarafından 1937-1938 yıllarında projelendirilerek inşa edilmiş ve 1940 Kasım ayında öğretime açılmıştır.