onedio
2014'te Doğum Yapacak En Ünlü 10 Kadın
Scarlett Johansson 1998 yılında oynadığı Atlara Fısıldayan Adam filmindeki rolü ile çıkış yaptı. Daha sonra Hayalet Dünyası (Ghost World), Bir Konuşabilse (Lost in Translation) ve İnci Küpeli Kız (Girl with a Pearl Earring) gibi filmlerde rol aldı. 2003 yılında iki Altın Küre adaylığı kazandı.İlk bebeğini bekliyor.
Son 10 Yılda Fuhuş 3 Kat Arttı
Fuhuş yapmak zorunda kalan kadın, erkek ve transların hakları konusunda çalışmalar yapma amacıyla geçen yıl kurulan ve başkanlığını Kemal Ördek'in yaptığı Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, son 10 yılda fuhuş yapmak zorunda kalan insan sayısının 3'e katlandığını belirtti. 'SEKS İŞÇİLİĞİ YAPANLAR YA ÖLDÜRÜLÜR, YA İNTİHAR EDER' Türkiye’de fuhuş yapan insanların en temel sorununun yaşam hakkı sorunu olduğunu ifade eden Kemal Ördek, “Sürekli seks işçiliği yapanlar ya öldürülür, ya intihar eder. Öte yandan Türkiye’de seks işçileri genellikle eve müşteri alma yöntemiyle çalışır ama ayda 3- 4 ev değiştirmek zorunda kalırlar. Yasal genelevler de polisin baskısı altındadır, yasal olmalarına rağmen devlet bunlar hakkında hiçbir bilgi vermez. Sokakta çalışanlar ise polis şiddetinden tutun müşterilerin öldürme riskine kadar, her türlü eziyeti yaşarlar” dedi. 'GENELEVLER KAPATILDI, FUHUŞ YER ALTINA İNDİ' Son yıllarda Türkiye’deki genelevlerin kapatıldığını, bugün geriye 45 kadar genelevde çalışan 1500 kadının kaldığını belirten Ördek, bu evlerin kapatılmasıyla devletin güvenli alanlarda seks işçiliğini engelleyip bu kadınların sokağa, yer altına, çetelerin ve insan tacirlerinin eline düşmesine neden olduğunu belirtti. 'SEKS İŞÇİLERİ ŞİDDETE MARUZ KALIYOR' Ördek, “Bugün Türkiye’de seks işçileri, toplumun ahlaki, muhafazakar, otoriter yaftalamalarıyla ağır bir şiddete maruz kalıyor. Tüm bu kapatmalara rağmen ‘fuhuş’ olarak tanımlanan olgu azalıyor mu? Hayır tabii ki, tersine artıyor” açıklamalarında bulundu. 'SON 10 YILDA FUHUŞ 3 KAT ARTTI' Kemal Ördek, Türkiye’de son 10 yılda seks işçileri sayısı 3 kat artarak 300 bini bulduğunu belirtirken, 'Her gün yeni bir masaj salonu, günlük kiralık ev neden açılıyor sanıyorsunuz? Kimse kimseyi kandırmasın, muhafazakarlık adı altında yaşanan büyük bir ikiyüzlülük var. Sürekli fuhuş operasyonu yapılıyor, genelevler kapatılıyor ama fuhuş nasıl oluyor da giderek yaygınlaşıyor? Çünkü fuhuş gözlerden uzak olması için yer altına iniyor, yer altında da kriminalize oluyor, yayılıyor” dedi.
Erkekler ve Kedilerin Benzer Özellikleri
Kedi dediğiniz zaman, akla hep kadınlarla ilgili benzetmeler gelir… Kedilerin zarifliği, gözleri, kedilerin anlaşılamayan bir sıcak bir soğuk hareketleri, hatta ve hatta tırnakları bile kadınlara benzetilir. Kadın ve kedi arasındaki bu ilişki kimilerine çok doğru bir saptama gibi gelse de, biraz düşünüldüğünde erkeklerin kedilerle kadınlardan daha fazla ortak özellik taşıdığını görmek zor değil. Evet, kediler erkeklerle bir çok benzerlik gösteriyor! Bu benzerlikler neler mi? 1- Kediler ve erkekler, evi severler ve huzuru evde bulurlar. Ev onların kalesi gibidir; bu yüzden hem kediler hem de erkekler evlerinde uzun süreli misafirden de hoşlanmazlar. Rahatlıklarına düşkün olduklarından mutlaka evin baş köşesini onlar kapar. 2- Hem kediler hem de erkekler uykuya düşkündür. Fırsat bulduklarında uyumayı ya da kendilerini uykudan alamayıp yeniden uykuya dalmaya bayılırlar. 3- Kedilerin dökülen tüyleri meşhurdur. Evin her yerinde hatta kıyafetlerinizde bile kedi tüyü bulmak mümkündür. Erkeklerde de durum aynıdır. Evin her yerinde özellikle banyoda, mutfakta, salonda onların saçlarını bulabilirsiniz. 4- Hem kediler hem de erkekler şımartılmaya bayılırlar. Ancak sonu ikisinde de iyi olmayabilir, hem kediler hem de erkeklerden bir maraz çıkabilir. 5- Kedilerin ve erkeklerin önüne sevdiği yemekleri koyduğunuzda size olan sevgilerini gösterirler. Hatta sizi daha çok severler. 6- Kediler de erkekler de uzun süreli oyunlardan hoşlanmazlar. Sıkılırlar ve bırakıp giderler. 7- Hem erkekler hem de kediler kıskançtır. Başkasıyla ilgilendiğinizde kıskanırlar, hatta ikisi de trip atarlar. 8- Kediler ve erkekler çok işiniz olsa da onlarla ilgilenmenizi beklerler. Siz aynı ilgiyi onlardan beklediğinizde, bu sefer onlar umursamaz.
Erkekler Kadınlardan Neden Korkar?
Fransız psikanalizinin önde gelen isimlerinden Jean Cournut’nün, dünyada Çince dahil pek çok dile çevrilen kitabından örneklerle ‘erkekler kadınlardan neden korkar’… 70′lerini sürerken 2003 yılında hayata veda eden Cournut, ruh sağlığının toplumsal yönüyle ilgilendiği ömrü boyunca sayısız kitaba imza atmış ve yine Fransız psikanaliz edebiyatının en önemli ödülü olan Maurice Bouvet’yi de almıştı. Bu en çok ilgi gören kitabında, erkeklerin kadınlardan neden korktuğunu, mitolojiden edebiyata, antropolojiden sosyolojiye, psikolojiden felsefeye kadar pek çok açıdan, neredeyse bir feminist titizliğiyle inceleyen Cournut, şöyle diyor’ ‘Dünyada sağduyudan daha fazla ve en iyi paylaştırılmış şey cinsiyet farklılığıdır. Bu farklılık erkeklerin tarih boyunca kadına hükmetmesine neden olur. Neden? Erkekler kadınları egemenlikleri altında tutarlar çünkü onlardan korkarlar!’ Ona göre söz konusu korkunun pek çok çeşidi var; mesela erkekler kadınlardan, penislerine sahip olmak istediklerini düşündükleri için korkuyorlar. Ya da sadık olmamalarından çekindikleri için… Babalıklarından hiçbir zaman tam olarak emin olmadıkları için… Kadınların şeytansı, gizemli, tılsımlı olduğuna inandıkları için… Edilginliği ‘kadınsı’ buldukları için… Ama hangisi ağır basarsa bassın, ona göre erkekler, aslında kadınlardan gerçekten neden korktuklarını bilmedikleri için korkuyorlar! Hemen hatırlatalım’ Aşağıda bazı alıntılarını bulacağınız bu teze daha başlığı görür görmez karşı çıkacak erkeklerin sayısı milyarları bulabilir; ama görüştüğümüz erkekler bunu itiraf etmekten korkmadılar.. Tatmin edememe korkusuKadınların cinsel açıdan gözü doymaz varlıklar olduğu ve erkeklerin onları tatmin etmede büyük güçlük çekecekleri fikri evrenseldir. (…) Ortaçağ tarihçileri yapıtlarında karıları tarafından zehirlenen bir sürü prensin öyküsüne yer vermişler, harem dairesinde mayalanan binbir çeşit büyüye değinmişlerdir (…) Tarihçiler bu korkuya görünüşe bakılırsa üstü kapalı ama varlığı bayağı hissedilen bir korku daha eklerler’ ‘Her akşam yatağına giren gözü doymaz şehvetini tatmin edebileceğinden emin olmadığı o Havva…’ Kadınlar şeytansıdır korkusuBu konu kadının kutsanmasıyla bir gidiyor, Cournut’ye göre. Meryem Ana, Laura ve Beatrice gibi azizelerin ve şehitlerin karşısında Kirke, Medeia, Erinyes, Lorelei gibi, Çılgın Mag ve hem ilk anne hem de yakıp yıkıcı Pandora olan Hint tanrıçası Kan İçici Kali gibi ne kadar da çok şeytansı kadın var! Hazreti İsa’nın kadınlara gösterdiği saygıya her zaman değiniliyor ancak Cournut onun cinsel yaşamı hakkında hiçbir şey bilinmediğinin altını çiziyor. Bu şeytansı kadın tasarımının karşısında bir de antitez var’ Meryem Ana. İdeal ana-kadın. ‘Yani hiç günah işlememiş, yani cinselliğe hiç bulaşmamış.’ En azından o kimseyi korkutmuyor! Cinsellik korkusuCournut’ye göre erkekler kadınların erkeklere baktığında kendilerinde bir şeyin eksik olduğuna inandıklarına inanırlar. Kadın ne ister? Sahip olmadığı penisi! Erkekler Freud’a göre kadınların ‘hadım edilmiş dişi’yi simgelediklerine inandıkları ölçüde, onların karşısında hadım edilme korkusuna kapılırlar. Bu korkuyu savmak için de kadınları niteliklerle, mücevherlerle, fetişlerle ve ayrıca annelik vasfıyla süsleyip donatırlar. Korkuyu önlemenin diğer bir şekli de kadınların cinselliğinden yararlanmaktan ibarettir. Bu yararlanma nevroz gelip de ya erkekte ya da kadında süreci aksatmadığı müddetçe iki tarafa da keyif verir. Ancak kabul edilmelidir ki her halükárda gizemli bir geri plan varlığını korur’ Kadın ne ister? Sadık değil korkusuErkeklerin en azından bir kadını kendilerine mal etme, ona sahip olma ya da onun tarafından sahip olunma, onunla birleşme, ona bağlanma, onu koruma konusundaki ısrarları sürer ve bu duygulara genel olarak aşk denir. Ne var ki bu aşk, birazcık bulanık olması halinde, tehdit altında değilse bile daima az ya da çok kırılganlık gösterir. Peki ama neden, her yönüyle bir huzur ortamı ve karşılıklı güven sağlanmış görünürken bile sürekli bir sadakatsizlik kuşkusu erkekleri kemirir? Bunun altında her erkeğin hayatının ilk kadınıyla yani annesiyle yaşadığı geçmiş yatar. Erkeğin kalbine bir mülkiyet duygusu kök salmıştır ama yitirilmiş bir mülkiyet; çünkü o kadın ona daha doğmadan önce ihanet etmiştir. Erkek o andan itibaren güvensizdir artık. Kendisi baba olduğunda ise anne-çocuk ilişkisinde dışlanmış olduğunu görür ve güvensizliği daha da artar. Zamanında bu anne bu çocuğa kendisiyle ihanet etmiş olsa dahi… Herakles’in kadınlığı, Helene’in muzafferliğiEski Yunan’da, yani Atina’da kadın yoktur, kadın yurttaş kabul edilmez. Ama muzaffer erkeklikli kahraman Herakles kendi içinde kadınlığın da olduğunun farkına varır. Kraliçe Omphale’nin dizlerinin dibinde iplik büker, onun entarisini giyer ve Nessos’un gömleğini sırtına geçirdiğinde ‘bir kadın olarak acı çeker.’ Erkekler Herakles’in acılı kadınlığından korkar. Helene ise en güzel ve en arzu edilen kadındır ama onca yiğit -erkek- savaşçının hayatına malolan Truva savaşı onun yüzünden patlak vermiştir. Erkekler Helene’in muzaffer kadınlığından da korkar. Baba gerçekten ben miyim korkusuHamileliğin ve doğumun çıplak gerçeğinden erkekler hiçbir şey anlamazlar. İçinden önce acı, sonra mutluluk içinde küçük bir canlı varlığın çıktığı şişmiş bir karın karşısında erkekler kendi kendilerine böylesi olayların nasıl gerçekleşebildiğini sorarlar. Bilimsel yaklaşımın uyanışıdır bu; arzunun nedeni unutulur ve araştırılır. Kuşkusuz hiçbir şeyden emin olunamaz. Bu durumda erkekler anlamadıkları sürece karşılık simgeseli icat etmişlerdir. Ben bebeğe sadece bir yaşam vermiyorum, ona bir ad da veriyorum. Kendi adımı, atalarımın, kanımın, toprağımın adını. Kadınlar kadın kalsınlar ve anneler bebeklerini emzirsinler. Bundan böyle fallik düzen hüküm sürsün. Bununla birlikte, anneliğin tartışılmaz olmasına karşılık, biyolojik babalığın kaynağında, belirsizlik, kendinden menkullük, dilek, günahsız bakire hamileliği ve kutsal hukukun egemenliğine ilişkin büyüsel düşünce yatar. Korkar ama yine de severlerErkekler kadınlardan korkarlar ve yine de çoğu kez onları sevmekten alamazlar kendilerini, diyor Cournut. İşin bu yanı, erkeklerin kadınlarla ilişkilerinde en apaçık biçimde gün ışığına serilebilir paradokslardan biri’ Aşk… Cournut, aşkın tüm hallerini, sorularını, paradokslarını anlattıktan sonra, şöyle bir sonuca varıyor’ Aşk duygudur, eylemdir, doruktur, paradokslardır ve karşılıklı söylenen sözcüklerdir. Bu, çoğu kez, anlaşılmayan şeyden daha az korkulmasını sağlar… Tehlikesiz hale getirmeye çalışırlarErkekler; onları kadınlara açıkça ya da sinsice egemen olmaya kışkırtan bu dişiyi şeytandan arındırmayı denemek üzere birbirlerine her zaman hikayeler anlatıp durmuşlardır’ Kuramsal, bilimsel, ahlaki vs. hikayeler. Yani korkuyu setlemek ve iktidarı haklı çıkarmak üzere anlatılan, aldatıcı girişimler olmaktan öteye gitmeyen hikayeler… Hiç kuşkusuz sayılamayacak kadar çok olan bu hikayeler dünyanın her tarafında, çeşitli mitlerde, ideolojilerde ve dünya görüşlerinden sayısız biçimler altında ama ortak temeller çerçevesinde boy gösterirler. Bunlardan da korkuyorlar’ Kadınların hayvani, vahşi bir cinselliğin ete kemiğe bürünmüş hali olduğuna inanırlar. Kadınlar cinsel doyuma ulaştığında, bunun hiçbir zaman noktalanmayacağı izlenimine kapılırlar.Sırlara ve tılsımlara sahip, gizemli varlıklar olduklarını düşünürler.Ölümün (ama aynı zamanda yaşamın ve ‘gerçek’ değerlerin) ete kemiğe bürünmüş hali olduklarına inanırlar.Kadınlardan korkan erkekler, gerek onları ülküleştirdikleri, gerekse tehlikeli buldukları için onlara yaklaşmakta tereddüt ederler.Erkekler edilginlikten korkarlar; çünkü edilginliğin aşırı kadınsı olduğunu düşünürler.
Erkek Ne Söyler Kadınlar Ne Anlar?
Sevgiliniz ayağını uzatmış TV izliyor ve siz onunla konuşmaya çalışıyorsunuz. Bulaşıklardan ya da işyerinden anlatıyorsunuz. O ise, tüm söylediklerinizi dırdır olarak mı anlıyor? Söylediğiniz şeyleri karşı cins genel olarak yanlış mı anlıyor? Dr. Linda Papadopoulos, ‘Erkeklerin söylediği, kadınların anladığı’ başlığı altında çiftler arasında doğru iletişim köprüsü oluşturmaya çalışıyor. Kadınlar ve erkekler arasında geçen sıradan diyaloglarda Dr. Papadopoulos, erkeklerin kadınlara gerçekten söylemek istediklerini açıkladı. Randevu Erkek’ “Harika vakit geçirdim, seni tekrar görmek için arayabilir miyim?’ Kadın ne düşünür’ Benden kurtulmaya çalışıyor Kadın’ “Evet, kesinlikle. Bu gece için teşekkürler. Yakında görüşürüz.” Erkek ne düşünür’ Bu hiç istekli bir tavır değil. Kendime zorla kabul ettirmeye çalışarak küçük düşmeyeceğim’ Öneri’ Erkekler hakkında ön yargılı ve çabuk karar veren biri olmayın. O gerçek bir dahi olabilir. Sizi aramasını önleyen engelleri ortadan kaldırın. Erkekler robot değildir, onların beklentilerini yargılamamalısınız. Eğer sıkılgansanız ve o ilgiliyse oyun oynamayın. Aramasını isteyin. Aileyle tanışma Kadın’ “Sen ve baban çok eğlencelisiniz, değil mi?” (Demek istediği’ Ben eğlenceli olmasam da.. ) Erkek’ “Evet, onları görmek harikaydı.” Kadın’ “Hmmm, kesinlikle.” Erkeğin duymak istediği’ Ailenden hoşlanmadım. Öneri’ Bu erkeğin ailesiyle tanışan genç bir kız örneği klasiktir.. Bu durumlarda savunmada olmak kolaydır ama çiftl olmaya çalışanlar için kadının erkeğin ailesiyle ilgili yorumları erkek için oldukça önemlidir. Daha açık fikirli olmanızda ve düşüncenizi belirtmenizde yarar var. Duygusal İlgisizlik Erkek’ (TV’de film izlerken) “İyi misin?” (Demek istediği’ Niçin ağlıyorsun?) Kadın’ “İyiyim, film sadece üzgün zamanlarımı hatırlattı” Erkeğin ne düşündüğü’ Bu filmin yaşamında hatırlattığı şey nedir? Bana kendimi acemi hissettirdi. Senin duyguların ve benim kapana kısılmış hissetmem arasında nasıl bağlantı kuracağımı bilmiyorum. Erkek’ Boşver. Öneri’ Erkek burada kız arkadaşını üzdüğünü anlamazsa korkunç şeyler olabilir. Bu noktada erkek gerçekten ne söyleyeceğini bilemiyor olabilir. Kadınlar için, göz yaşları duyguları bastırmanın bir sonucudur. Ağlarken her zaman rahatlamak, rahatlatılmak isterler. Herşeye rağmen erkek çözüm geliştirmeli, eğer kız arkadaşı ağlıyorsa ağlamasını durdurmasını bilmeli. Kadın, partnerine gözyaşları için panik olmaması gerektiğini ancak sadece ihtiyacınız olanın onunla konuşmak olduğunu anlatmalı. Duygusal İhanet Erkek’ “Hiçbir şey yapmadım. Birisiyle konuşmaya ihtiyacı vardı.” Kadının anladığı’ Bu kadının duygusal desteğiyim. Bana güvendi ve bana açıldı, senin yapmadığın gibi. Kadın’ “Bu birlikte uyumanızdan daha kötü. Neden göremiyorsun?” Erkek’ “Gülünç olma!” Öneri’ Kadınlar için duygusal ihanet fiziksel ihanetten daha kötüdür ancak erkekler için ise tam tersi fiziksel ihanet daha kötüdür. Bu noktada kadın duygusal ihaneti fiziksel ihanetten daha büyük bir durum olarak algılayabilir. Erkeklerin bu konuda hassas olmaları gerekir. Birlikte Yaşama Kadın’ “Birlikte yaşamamız konusunda her ayrıntıyı düşündün mü?” Kadının demek istediği’ Buna gereken önemi neden vermiyorsun? Küçümsediğin nedir? Erkek’ “Neden sakinleşmiyorsun? Ne olacaksa olacak…” Erkeğin duyduğu’ Dırdır, dırdır. . . Neden beni ayrıntıları düşünmeye zorluyor? Öneri’ Kadınlar için birlikte yaşamak her şeyi kazandıkları, erkekler için de her şeyi kaybettikleri anlamı taşır. Bu seçiminin onu daha güçlendireceği ve sorumluluklarına sahip çıkma duygusunu arttıracağı hissini erkeğe aşılamak gerekir. İlk yeriniz hakkında onun fikrine değer vermeniz onun hoşuna gidecektir. Evlilik Erkek’ “Seninle nikah masasına doğru yürümek için bir gün daha bekleyemeyebilirim” Erkeğin demek istediği ‘ Sana aşığım. Kadının anladığı’ Evlendiğimiz zaman ilişkimizde gerçek bağlılık olacak. Bundan daha güzel birşey yok. Kadının düşündükleri’ Ben de sana aşığım ancak evlenmeyle ilgilenmediğimi söylemiştim. Öneri’ Kişi evlilikle ilgili konuşatuğunda partnerinin mutlu ya da mutsuz olduğunu anlayabilir. Birlikte oturun ve evliliğin sizin için ne anlama geldiğini ayrıntılı olarak konuşun. Ailenizde mutsuz evlilik varsa aynı şeyin sizin başınıza da geleceğini düşünmeyin. Partnerinizin evlilikle ilgili görüşleri olumsuzsa, bunları olumlu yönde değiştirmek için çalışın. Aile Erkek’ “Merhaba hayatım, evdeyim. Beni özledin mi? Ben seni özledim.” Erkeğin ne düşündüğü’ Tanrım, gecenin ilerleyen saatlerine kadar biraz hoş vakit geçirmek güzeldi. Kadının ne düşündüğü’ Oh ne rahat.. Çocuklarına bakıyorum, seni dört gözle bekliyorum, sen arkadaşlarınla dışarıdasın. Kadın’ “Harika. Yatmaya gidiyorum” Öneri’ Çocuklarınızın ve ailenizin hayatınızdaki yerini gözden geçirrerek eşiniz ve aileniz öncelikleriniz araında yer almalı. Erkek o dinlenirken eşinin yorulacağını bilmeli ve buna göre davranmalıdır. Belki gelecek hafta sonu onun evden dışarı çıkabilmesi için ona destek olabilirsiniz. Dahası, çift olarak hayatınızdaki değişikliklere ayak uydurmalı, bunu yaparken ortak hareket etmelisiniz.
Reklam
Gebeliğin 5 Faydası
Hamilelik, güzel bir bekleyiş olsa da sabah bulantıları, mide ekşimesi, bacak krampları gibi birçok sorunla beraber geliyor ne yazık ki. Anne adayları için mutsuzluk verici tarafları olduğu kuşkusuz. Ama inanın, bebeğin gelişimi için üretilen hormonlar, kendinizi pek çok konuda daha iyi hissetmenizde de etkili oluyor. Hamileliği sevmeniz için, kavuşmayı beklediğiniz bebeğinizin yanı sıra tam 5 güzel nedeniniz var! 1- Daha zevkli cinsellik Hamileyken seks yapılmaz diye düşünmeyin. Yapılır, hem de daha çok zevk alınır. Çünkü hamileliğin ikinci üç aylık döneminde pelvik bölgesine kan akışı artar. Bu da birliktelik boyunca daha çok hassasiyet ve daha büyük orgazm anlamına gelir. Uzmanlar, pek çok kadının hayatları boyunca ilk kez hamilelikte orgazm ve zincirleme orgazm duygusunu yaşadığını söylüyor. Hamilelikte sadece cinsel yaşam daha zevkli olmakla kalmıyor, kendinizi daha çekici de hissediyorsunuz. Çünkü hamilelik hormonlarının yanı sıra androjenler (kız ve erkek fetusların ikisi tarafından da üretilen erkeklik hormonları) libidoyu artırır. Hamilelik döneminde ilişkiye girmenin bebeğe zarar vereceğinizi düşünmeyin. Sadece kocaman bir karınla özellikle hangi pozisyonların uygun olduğunu kestiremeyebilirsiniz. Bunun için hamileler için seks pozisyonlarını öğrenin. 2- Adet sancılarına veda Doğumdan hemen sonra adet döngüsü yeniden başlar. Ama beraberinde hayatınıza bir yenilik de getirir’ Daha az adet sancısı yaşama ihtimali. Bazı kadınlar hamilelik ve doğum sonrasında adet sancılarının tamamen kesildiğini söylüyor. Bu ağrı azalması ya da kesilmesi durumu iyi bir gelişme olarak bilinirken, böyle bir şeyin neden gerçekleştiği tam olarak bilinmiyor. Bir teoriye göre doğum, rahimdeki prostaglandin reseptörünün etkisini ortadan kaldırıyor. Prostaglandin hormonlarının, doğum esnasında rahmi yönlendirmek gibi çeşitli görevleri var. Bu hormonların aynı zamanda adet sancılarında da rol oynadığı biliniyor. Sonuç olarak, daha az ağrı reseptörü, daha az kramp anlamına geliyor. 3- Sağlıklı alışkanlıklar edinme
Reklam
Grinin Elli Tonu Filmi Beğenilmedi; 'Vahşi' Erkek Çok 'Kibar' Bulundu
Bir dönem en çok satanlar listesinde zirvede kalan “Grinin Elli Tonu” romanının fanatik okurları aynı adla sinemaya uyarlanan filmin fragmanını beğenmedi. Sevişme sahneleri “klişe” bulunurken, “kitaptaki ‘vahşi çekici’ erkeğin yerine kibar bir yakışıklı bulmakla bu iş olmaz” yorumları yapıldı. Fragmanı izleyen romanın fanatikleri, başrol oyuncularını kitaptaki karakterlere uygun bulmadı. Cinsel içerikli sahneler ise “pek klişe” olmakla eleştirildi. Oysa kitap uçarı seks sahneleriyle okurların hayal dünyasındaki fantezilerine hitap ediyordu. E.L James’ın romanının beyazperde uyarlamasına ait 2 dakikalık ilk fragmanın internette yayınlanması tepkileri çığ gibi büyüttü. Fragman, kitabın hayranları ve film eleştirmenlerinin büyük tepkisini çekti. Filmin erkek başrol oyuncusu Jamie Dornan fazla yakışıklı olmakla eleştiriliyor. “Böyle bir ergen oyuncuyu alın romantik komedi filmlerinde oynatın” diyen kitabın fanatikleri kitaptaki karakterin “vahşi çekici” yönlerinin filme yansımayacağını düşünüyor. Başrol kadın oyuncu Dakota Johnson'ın ise yeteri kadar güzel ve çekici olmadığını dile getiren okurlar, Twitter’da uzun süre bu konu üzerine tartıştı. Hatta, “Hollywood’da Dakota tipinde güzel gözlü on binlerce genç kız var. Durgun ama arzulu taşra kızı tiplemesi hiç olmamış” yorumu yapıldı. Özellikle cinsel içerikli sahneleri klişe bulan film eleştirmenleriyse, filmin tam bir fiyasko olduğunu ifade etti. Kitaptaki erkek karakterin “Bay kötü” olduğu filmdeki tiplemenin ise fazla yakışıklı ve kibar bulunduğu konuşuluyor.T 24
9 Maddede Türkiye'de Ateist Olmanın Çok Zor Olduğunun Kanıtı
etiket
Sesimizi duyurmak için yaşadığımız 9 zorluğu dile getirdik. Bunlar sadece akla gelenler. Sizin de aklınıza gelen olursa lütfen yorum olarak ekleyiniz biz de ekleyelim. dipnot: saygısızlık ettiysek özür dileriz. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu, tanrının varlığını yahut yokluğunu kanıtlamaya yönelik bir liste değildir. Haddimize de değildir. Sadece yaşadıklarımızı sıraladık. bonus dipnot: Sesimizi duyurmamıza yardımcı olduğu için onedio.com'a teşekkürlerimizi sunarız.
Evliliği Kurtaran Çözüm: Erkek Erkeğe...
ABD’de bulunan Cornell ve Chicago Üniversitesi sosyologlarının 3 bin yetişkin üzerinde yaptıkları araştırmalar sonucunda, evlilikleri süresince kendine ait sosyal hayatı olmayan erkeklerin evliliklerinin tehlikeye girdiği görüldü. Eşleriyle ortak daha çok arkadaşı olanlar, dikkat! Yaşları 57 ila 85 arasında değişen üç bin yetişkinin bilgilerinin karşılaştırıldığı araştırmada, eşleriyle ortak arkadaşları daha çok olan erkeklerin, diğer erkeklere göre iki kat daha fazla cinsel sorun yaşadığı ve eşleriyle daha fazla tartıştıkları tespit edildi. Erkek erkeğe takılmak evlilik kurtarıyor Araştırmayı yürüten Prof. Edward Laumann, “Erkeklerin futbol ve arabalar gibi konular hakkında konuşacak birilerine ihtiyaçları vardır. Burada önemli olan erkekleri arkadaşları ile çıkmalarına izin vermektir” dedi. Uzmanlar kadınların sürekli çift olan arkadaşlarıyla buluşma ayarlamasının da zararlı olduğuna dikkat çekti.
Reklam
Kadınlarla Erkeklerin Ayrı Gezegenlerden Olduğunun 15 Delili
etiket
Bir zamanlar ellerden düşmeyen bir kitap vardı, bilen bilir ismi lazım değil. Kadınlarla erkeklerin ayrı dünyalardan olduğu konusunda bizi ikna etmek için yazılmış zilyon küsur satırla tebelleş olmuştuk. Aslında o kadar uzun yazmaya gerek yok biz size olayı 15 maddede toparladık. Yaz geldi diye yeni bir aşka yelken açacaklara uyarı niteliğindedir;
Cinsel birleşme olmadan cinselliği keşfedin
Cinsellik denildiği zaman akla, genellikle cinsel birleşme gelir. Cinsel birleşme, sağlıklı bir cinsel yaşamın temelini oluşturur. Ancak uzun yıllar süren, tatmin edici ve keyifli bir cinsel yaşam için yapabilecekleriniz, birleşmeyle sınırlı değil.Uplifers olarak, cinsel yaşamın keyfini cinsel birleşme olmadan da sürebilmenizi sağlayacak bir bakış açısı ve önerileri sizler için bir araya getirdik.Cinsel birleşme = Gerçek cinsellik?Birçok insan cinsellikten bahsederken, bahsettiği konu cinsel (penil-vajinal) birleşmedir. Birçok insan yetişkinliğe adım atarken, cinsel birleşmenin sağlıklı bir cinsel yaşamın özü olduğunu keşfeder.Vücudunu ve cinsel partneri tanımakla başlayan keşfetme aşaması, sonraları farklı teknikler vepozisyonlar keşfetme sürecine dönüşür. Cinselliğin mastürbasyon, oral seks, erotik masaj ve aşk mektupları yazmak gibi başka boyutları olsa da, bunların neredeyse tamamı büyük şov olan “cinsel birleşme” için yapılan hazırlıklardır.Ne var ki, sağlık problemleri, duygusal ya da psikolojik problemler, ilişki sorunları gibi nedenlerle; herkes cinsel birleşmeden yeterli derecede keyif alamaz. Böyle bir durum söz konusu olduğunda birçok kişi, cinsel birleşmenin ötesinde bir cinsellik arayışına girerler. Aşağıda yer alan öneriler, bu süreçte bulunan ya da cinsel yaşamına farklı şeyler eklemek isteyen kişiler için ideal.Cinsel birleşmenin ötesine geçmekCinsel birleşmenin keyif verici olduğu bir cinsel yaşamınız varsa, herhangi bir değişiklik yapmanın gerekmediğini düşünüyor olabilirsiniz. Ancak, cinselliğin çiftler arasındaki bağı daha fazla güçlendiremeyeceği bir durum söz konusu olduğunda, ufkunuzu genişletmeniz yararınıza olaacaktır.Cinselliğin tanımını sadece cinsel birleşmeyle sınırlandırmamak gerekir. Çünkü;Uzun süreli ilişkilerde, cinsel yaşam rutinleşip sıkıcı bir hal alabilir.Partnerlerden herhangi biri medikal bir prosedür aşamasında ya da iyileşme sürecinde olabilir.Partnerlerden herhangi birinin psikolojik problemleri olabilir.Partnerlerden herhnagi biri, kronik bir ağrı ya da acıdan yakınıyor olabilir.Bu durumda, yapmanız gereken, kendinizi fiziksel, ruhsal ve cinsel yönlerden besleyebileceğiniz kaynaklar kullanarak; cinsel yaşamınızı farklı bir boyuta taşımaktır.DüşününCinselliğin tanımını kişiden kişiye değişebilir. Cinsellik üzerine yeterince düşündüğünüzde ise; cinsellikte sizin için nelerin önemli olduğunu keşfedebilir, cinselliği yaşama tarzınızla ilgili düşüncelerinizi fark edebilirsiniz.Cevaplarınızı bulabilme aşamasında yardımcı olması için hazırladığımız soruları cevaplandırırken, yanlış bir cevap olmadığını ve cevapların kişiden kişiye değiştiğini aklınızdan çıkarmayın. Önemli olan kendinize karşı dürüst olmanız ve cevap vermek için kendinize yeterince zaman tanımanız.Cinsel şartlarınız ve sınırlarınız nelerdir?Cinsel yaşamınız boyunca sizin için önemli olan olaylar nelerdir?Cinsel anatominiz nasıl? Zevk noktalarınızı tanıyor musunuz?KonuşunDüzenli bir cinsel yaşamınızın olması, partnerinizle kurduğunuz cinsel iletişimin yeterince sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Bu noktada yapmanız gereken, partnerinizle birlikte,Neden cinsellik konusunda çekindiğinizi düşünün.Partnerinizle fikir alışverişi yapın ve yeni bir cinsel aktivite keşfedin.YapınCinsellik konusunda öneriler sunan kaynakların birçoğu, cinsel birleşme üzerinde yoğunlaşır. Ancak bu kaynaklar, cinsel birleşme dışındaki seçeneklerinizden bahsetmez. Birleşme olmadan da cinselliğinizi yaşayabilmenize yardımcı olacak öneriler için;Öpüşün.Cinsel ve tutkulu dokunuşlarınızı genital bölge dışında yoğunlaştırın.Kendinize dokunun.Birbirinize dokunun ve birbirinizi yönlendirin.Konuşun.Oral seks yapın.Birbirinize cinsellik hikayeleri okuyun.Erotik oyuncaklar kullanın.Fantezilerinizi harekete geçirin.Sınırlarınızı belirleterek cinsel hazzın limitlerini keşfedin.Cinsel yaşamınıza Tantra gibi ruhsal tamamlayıcıları dahil edin.Tantrik cinsellikTantra, cinsellikten alınan zevki heyecan ve huzurla birleştirerek, hayat boyu sürecek bir mutluluğa dönüştüren bir öğreti. Cinsel birlikteliği orgazmdan çok, partnerle bütünleşme olarak açıklayan Tantra öğretilerinin amacı, kalbi ve duyguları serbest bırakarak, cinselliği özgürce ve olabildiğince uyumlu yaşamak.Tantral cinsellik prensibinin temelinde vücut sıvılarını muhafaza etmek ve nefesi doğru kullanmak yer alıyor. Partnerlerin birlikte yapabilecekleri,Heyecanınızı kontrol altına almanıza yardımcı olacak nefes egzersizleri veCinsellik kaslarınızı çalışmanıza ve boşalmayı kontrol altına almanızı sağlayan Kegel egzersizleri de cinsel birleşme olmadan cinselliğin tadını çıkarmanıza yardımcı olabilir.Devamı: http://www.uplifers.com/cinsel-birlesme-olmadan-cinselligi-kesfedin/#ixzz38NCf3KQv
Erkeklerin Hayattaki En Zor 15 Sınavı
Hayatta bazı anlar diğerlerine göre daha zor. Biz erkekler öyle anlar yaşıyoruz ki adeta bir sınav veriyoruz. Her sene sınav sistemi değişiyor, tam yerleştim derken açıkta kalıyoruz bazen bu sınavlarda. Kadınların hayatlarındaki zor sınavları 20 madde ile anlatamayacağımı bildiğimden sonraya sakladım ve erkeklerin hayatlarından genelde ilişkilerle alakalı biraz komik biraz da zor anları listeledim.
Reklam
10 Maddede Hangi Film ile Hangi Kız Tavlanır?
Teknoloji hızla gelişse ve biz yetişemesek de bazı eski usûller değişmiyor. Mesela kız tavlamak.. Hâlâ en iyi kız tavlama yöntemlerinden biri film izlemek. Çünkü insanın film zevki karakterini büyük ölçüde yansıtıyor ve kızlar da karakter testlerine bayılıyor!
Reklam
Evlilikte Yıllara Göre Seks Sıklığı
Evlilik aşkı öldürür mü? Yapılan araştırma sonuçlarına göre, evlilik yıllandıkça seks hayatındaki canlılık da değişime uğrayabiliyor. Evliliğinin ilk yıllarında olan çiftlerde seks yapma sıklığı haftada 2-3 kez iken, 15 yılı aşkın evliliklerde sayı yılda 3 keze bile düşebiliyor.Amerikalı evli çiftlere sorulan “Ne sıklıkla sevişiyorsunuz?” sorusunun cevapları sizi şaşırtacak. İşte evlilikte yıllara göre cinsel ilişki sıklığı…İşte detaylar-TIKLA
Her İş Başvurusunda Mutlaka Karşımıza Çıkan 26 Soru
İş görüşmeleri hep gergin geçer. Sorulan sorulara en güzel cevapları vermek, diğer adaylardan bir adım öne geçmek için uğraştıkça strese gömülürüz. Oysa her iş görüşmesinde belli başlı sorular sorulmaktadır. Sizi ön plana çıkaracak şeyin CV'niz olduğunu unutmayın ve her görüşmede mutlaka sorulan aşağıdaki sorulara kısaca bir göz atın.
Reklam