onedio
Selçuk Şahin Dünya Evine Girdi
Fenerbahçe'nin deneyimli futbolcusu Selçuk Şahin, Emel Demiryürek ile hayatını birleştirdi.Raffles İstanbul Otel’de gerçekleşen düğün töreninde çiftin nikahını İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi 2. Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ kıyarken, şahitliklerini ise Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük, Başkan Aziz Yıldırım, Eski Asbaşkanlardan Ali Koç, Burcu ve Mustafa Balcı çifti yaptı.
"Kazanırsak Dünyanın En Mutlu İnsanı Olurum"
Fenerbahçe Ülker Başantrenörü Zeljko Obradovic, NTV Spor'un sorularını yanıtladı.THY Euroleague Final Four'da ev sahibi Real Madrid ile oynayacakları karşılaşmayı değerlendiren tecrübeli antrenör, 'Kazanırsak dünyanın en mutlu insanı olurum' dedi.İşte Obradovic'in açıklamaları...Kariyerinizdeki 14. Final Four, ancak bu Fenerbahçe Ülker tarihi için bir ilk. Diğerleriyle kıyasladığınız zaman, bu kez son dörde kalmak ne kadar zordu?Hepsi aynı. Her zaman Final Four’a kalmak zordur. Hiçbir şey değişmedi. Büyük bir istek, motivasyonla sezona başlarsınız. Sonrasında her zaman olduğu gibi maç maç ilerlemeye çalışırsınız. En nihayetinde sezon başından beri en büyük hedefimize ulaştık. Bu başarının arkasında sadece bu sezon değil, geçen sezondan bu yana iyi ve çok çalışan oyuncularım var.Fenerbahçe Ülker taraftarı ilk imzaladığınız andan itibaren Final Four’u hedefliyor, ancak siz “Final Four” kalıbını telaffuz etmekten kaçındınız ve hep maç maç ilerlemek gerektiğini söylediniz. Neden böyle bir yolu tercih ettiniz?Mantıklı ve normal olanı bu. Benim tecrübelerime göre Final Four’a kalmanın tek yolu bir sonraki maçı düşünmek. Sadece Euroleague değil, çok sert ve yüksek seviyede takımlara sahip olan TBL için de geçerli. Ve bu kolay değil. Çoğu zaman Cuma günü Euroleague, hemen Pazar günü de lig maçı oynuyoruz. Bu oyuncular için çok stresli bir durum. Ancak günün sonunda benim inancıma göre başarmanın tek yolu maç maç ilerlemek; Avrupa’nın en iyi takımlarıyla oynayarak kalitemizi görmek ve nihayet herkesle oynayabileceğimizi anlamak.Peki bu noktada Euroleague’in yeni 14 maçlı TOP 16 sistemi Avrupa basketbolunu nasıl etkiledi?Bence bu harika. TOP 16’da daha çok maç olması, Euroleague’in en iyi takımlarına karşı daha fazla oynamak güzel bir şey. Takımlar çok daha fazla maç fırsatı buluyor. Basketbolu seven insanlar da en iyi takımların birbirleriyle oynadıkları maçları daha çok izleme imkanı buluyor.Nemanja Bjelica’nın imzaladığı dönemi hatırlıyorum. Barcelona başta olmak üzere birçok takımın transfer listesindeydi ve o “Zeljko Obradoviç olduğu için buraya geldim” demişti. Geriye dönüp o iki sezona baktığımızda, Nemanja’nın takımınızda olmasından ve onun oyununun gelişiminden ne kadar mutlusunuz?Çok mutluyum. Dürüst olmak gerekirse Nemanja’nın en iyi sezonunu geçirdiğine inanıyorum. Öncelikle çok şeyi değiştirip zamanını basketbola adamaya karar verdi. Şu anda inanıyorum ki hayatındaki birinci öncelik basketbol. Bunu da çok açık bir şekilde her maç sahada görüyorsunuz. Nemanja her maç potansiyelini sahaya yansıttı. Şimdi kuşkusuz Avrupa’nın en iyi oyuncularından biri.İstatistiklerine baktığımızda, Nemanja Bjelica TOP 16’dan sonra en iyi ribaundculardan biri haline geldi. İlk turda böyle değildi. (İlk turda 5.7, TOP 16’da 10.1 ribaund ortalamaları var) Ne değişti? Özel bir konuşma mı yaptınız?Nemanja’nın hücum ribaundlarına ve bazen de savunma ribaundlarına karşı özel bir hissiyatı var. Bunun üzerine konuşuyoruz, antrenmanlarda oyunun bu önemli kısmını geliştirmek için özel çalışmalarımız var ama yine de bu kişisel bir durum. Oyunu hissediyor. Sahip olduğu alanı iyi kullanıyor. Hücum ribaunduna girmek için iyi pozisyon alıyor. Bu sadece Nemanja için değil, tüm ribaundcu oyuncular için geçerli. Eskiden en iyi ribaundcu Mirsad (Türkcan)’dı. Mirsad dünyanın en uzun oyuncusu değildi. Ancak ribaund işi hissiyat ve savaşmakla ilgili. Maç boyunca büyük bir savaş vermek zorundasınız.Mirsad’dan da bahsettiniz. Sizce dört numaralar ribaund almak için daha avantajlı mı oluyor?Bence dört numara, uzun ya da kısa olmak çok önemli değil. Tabii ki doğal olarak uzun oyuncuların şansı daha fazla oluyor. Ancak hep söylüyorum; istek, zamanlama, iyi pozisyon alma... Her ribaund pozisyonunda bunlar önemlidir.Final Four’daki rakiplerinize göz atarsak CSKA Moskova’da Miloş Teodosiç, Olimpiakos’ta Vassilis Spanoulis ve Real Madrid’de Sergio Rodriguez gibi geleneksel oyun kurucular dikkat çekiyor. Siz bu tip bir oyuncu olmadan Final Four’a kalmayı nasıl başardınız?Öncelikle son maçlarda Ricky Hickman’dan yoksun olduğumuz için üzgünüm. Çok üzüldüm çünkü Hickman tam da en iyi basketbolunu oynuyordu. Bu önemli sakatlığı yaşadıktan sonra soyunma odasına gittim, eşi de bizimle birlikteydi. Onun için zor bir andı. Onun bir an önce geri gelmesini umuyorum. Bu tip durumlarda bazı çözümler üretmek zorundasınız. Bizde Nikos Zisis gibi çok tecrübeli bir oyuncu var. Takıma çok yardımcı oluyor. Birkaç ay önce gelmesine karşın sanki yıllardan beri burada. Kenan Sipahi gibi çok genç bir oyuncumuz var. Sezon boyunca bazı sakatlık sorunları yaşadı ancak takıma katkısı çok iyi. Berk Uğurlu da var, o da bazı sakatlık problemleri yaşadı ama iyi. Neyse, ben bu bölgede oyunu anlayan, Emir Preldziç ve Bogdan Bogdanoviç gibi çok kaliteli oyuncuları kullanmaya çalıştım. Sahada çözümü bu şekilde bulmaya çalıştık. Ancak antrenörün işi bu. Her zaman takım içinde problemi bir şekilde çözmeniz gerekir.Sezon başından bu yana topu tek bir oyuncuya vermeyi tercih etmediniz. Takımı geleneksel tabirle 1-2-3-4-5 numara olarak değil de, yaratıcılar ve bitiriciler olarak ayırıyorsunuz. Pozisyonları karma haline getirdiniz.Evet bu yolu tercih ettik ama her şey oyuncularımın bireysel kalitelerine bağlı. Eğer farklı pozisyonlarda oynayabilen oyuncularınız varsa bunu kullanmalısınız. Takımımızda savunma ve hücumda farklı şekillerde kullanabileceğimiz oyunculara sahibiz. Bu da antrenör olarak bana yardımcı oluyor. Ben bunun tüm antrenörlerin hayali olduğunu düşünüyorum. Tüm antrenörler savunmada beş oyuncuyla da adam değişmek ve hücumda herhangi bir oyuncudan rahatça faydalanmayı düşler. Bu rüyamız, fakat gerçekler farklı. Oyuncularınızın kalitesine göre bir oyun bulmak zorundasınız. Ben de ekibimle birlikte bizim basketbol tarzımızın da kadromuzun kalitesine en uygun basketbol olduğuna inanıyorum.Sizin oyun sisteminizle eski dostunuz Gregg Popovich’in takımı, son NBA şampiyonu San Antonio Spurs’ün oyun tarzı arasında birçok benzerlik var. İki takım da sahaya iyi yerleşiyor, topu paylaşmayı ve pas oyununu öne çıkarıyor. Onunla basketbol hakkında konuşuyor musunuz?Tabii ki konuşuyoruz. İstanbul’a geldiğinde de çok oturup fikir alış verisinde bulunduk. Öncelikle takımımın San Antonio ile karşılaştırılmasından gurur duyarım. Ancak biz daha onlardan uzaktayız. Birinci sebebi, onların çok uzun zamandır birlikte oynamaları. Bazı oyuncular 10 seneden uzun süredir Spurs’te. Biz daha ikinci yılımızı geçiriyoruz. Bu Avrupa basketbolunun en büyük problemi. Çünkü oyuncular uzun süre aynı takımda kalmıyorlar. Bu düzeni Fenerbahçe Ülker’de değiştirmek istiyorum. Göreceğiz, çünkü geleceği kulüpteki herkesle birlikte konuşmamız gerekiyor. Neler yaptık, gelecekte neler istiyoruz, bu kulüpten beklentilerimiz neler, bunu herkese anlatmamız gerek. Yani, Spurs ile aramızdaki birinci fark bu. Saha içi yerleşimi ve oyun tarzımız... Evet, bunu deniyoruz, bizim için yeni bir şey değil. Pop’la bunu konuşuyorum, onu tebrik ettim. Kusursuz ve benim çok sevdiğim bir basketbol oynuyorlar. Her oyuncu önemli ve topu iyi çeviriyorlar. Basketbolda hücumda topu çevirmek çok ama çok önemli. Ancak bu oyunun tek bir yönü. Spurs, geçiş oyunlarını çok iyi oynayan bir takım. Öncelikle her şey savunmada başlıyor. Aslında bunu konuşmak için çok saatlere ihtiyacımız var.Sezon başından bu yana Jan Vesely’nin pozisyonunun değiştiğini görüyoruz. Biliyorum, siz pozisyonlara çok inanmazsınız ama, dört numaradan pivot pozisyonuna geçiş yaptı. Şimdilerde Nemanja Bjelica ile daha hareketli bir pivot gibi oynuyor. Euroleague’in en iyi pivotlarından biri haline geldi. Onun bu mevkii değişimi için neler söylersiniz?Bak, biz Jan Vesely ile imzalamayı düşündüğümüzde onunla ilk kez konuştuk. Bana “hocam beni hangi pozisyonda kullanmayı düşünüyorsun?” diye sordu. Ben de ona “Sen nerede oynamak istiyorsun, onu söyle” dedim. Yani benim için bir sorun yok. Jan’ın atletizmi onun birkaç pozisyonda oynamasını sağlıyor. Basketbola aç olduğunu, oyunu sevdiğini, karakterini gösterdi. Bunlar Jan’ın iyi oyununu gösteren şeyler. Pozisyonu değiştirdim, evet dediğin gibi 1-2-3-4-5 diye pozisyonları konuşabiliriz ama saha ölçüleri ve alan hep aynı. Neticede nerede oynarsan oyna, yeteneğin varsa vücudunu ve yapabildiğin en iyi şeyleri kullanmaya çalışırsın.Birçok maçta rakiplerin Jan Vesely’nin şutunu riske ederek onun adamından yardım getirdiğini gördük. Buna rağmen o maçlarda çok sayı attı. Bunu nasıl açıklarsınız?Jan Vesely’nin basketbola karşı büyük bir arzusu var. Genç, atletik, bu sayede başarılı oluyor. Evet, dediğin doğru, birçok takım onun şutunu provoke ediyor. Ondan beklediğim tek şey, serbest atışlarını geliştirmesi. Ayrıca şutunu da çalışmalı. Dışarıdan da biraz şut sokmaya başlarsa çok önemli bir NBA oyuncusu olabilir. O da bunu biliyor. Vesely’le hep bunu konuşuyorum, gerçekten ondan çok memnunum. Ancak olması gereken de bu. Herkes daha iyi hale gelmek için neler yapması gerektiğini çok iyi bilmeli.Fenerbahçe Ülker’in oyun tarzına bakınca takımdaki oyuncuların harika bir şut için iyi bir şuttan vazgeçtiğini görüyoruz. Oyuncularınız hücumda ve savunmada birbirlerine yardımcı olmayı çok seviyor. Bunun ne kadarı iletişimle alakalı?Çok önemli bir parçası. Burada bencil oyunculara sahip olmadığım için mutluyum. Tamam, dürüst olmak gerekirse benim takımımda bencil oyuncu olmak çok zor, çünkü hiçbirine bunu söylemekten çekinmiyorum. Ben kim kullanırsa kullansın, iyi bir şut görmek istiyorum. Çünkü onlar buraya gelip çok çalışıyorlar ve sonuçta basketbolun amacı da topu çemberden geçirmek. İyi şut kullandıkları zaman oyuncularımla bir sorunum yok. Eğer takımda birisi bununla ilgili bir sorun yaşıyorsa, hemen kesmeye çalışırım. Bir-iki-üç sefer yeter. Sonra bir daha fırsat bulamaz. Oyuncularım bunu anlıyorlar. Bencil değiller, ekstra paslar için birbirlerine bakıyorlar. Basketbol budur. San Antonio’dan bahsediyoruz, işte onlar öyle oynuyor.Üç sene önce Atina’daydık ve Final Four öncesi konuşuyorduk. Siz “ben bazen değil, her zaman sinirliyim” demiştiniz. Bu bağlamda oyuncularınızla ilişkilerinizi nasıl açıklarsınız?Maç boyunca tek niyetim oyuncularıma yardım etmek. Sorun çok basit: Konsantrasyon. Maçtan önce bir planımız olur. Eğer maça başladıktan sonra –rakibe tüm saygımla- savunma ve hücumda yeteri kadar konsantre olmadığımız ve plana uymadığımız için hata yaptığımızı düşünüyorsam, bu beni sinirlendirir. Bu çok mantıklı. Ben onlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Sonunda anladılar çünkü maçtan sonra yaptığımız video analizlerinde konuşuruz. Hazırlandığımız şey neydi? Maçta ne oldu? Bu çok basit ve net. Oyuncularım tüm niyetimin yardım etmek olduğunu biliyor. Onlara hep anlatmaya çalışırım, bu kişisel bir şey değil. Hiçbir zaman kişisel olamaz. Çünkü kişisel bir sorun olursa, takımdan kovulurlar. Oyuncuların benimle kişisel sorun yaşama ihtimali yok, ben onların antrenörüyüm, öğretmeniyim. Onlara yardım etmeye çalışıyorum. Bu çok önemli, kişisel olmadığını ve takım için kızdığımı anlamalılar. Çünkü antrenörlük, herkesi düşünmek zorunda olan bir pozisyon. Ancak onların hepsi kendilerini düşünüyor. Bu bir sır değil, oyuncular egoisttir. Ben bunu biliyorum ve onlara da söylüyorum. Günün sonunda, Maccabi’ye karşı son maçın ardından verdiğimiz fotoğraf, takımımla ilgili çok şeyi anlatır. Onlar bir arada. Yani onların sahip olduğu egoizm normaldir, fakat sahaya çıktıklarında bunu barındıramazlar. Ben de bu yüzden çok mutluyum.Son maçtan ve iletişimden bahsettiniz. Ben Tel Aviv’deki son molaya gitmek istiyorum. Sizden önce Nikos konuştu ve Jeremy Pargo’nun savunmasıyla ilgili bir şeyler söyledi. Sonra siz “eğer Pargo Kenan’ı geçerse” dediniz. Ardından Kenan elinizdeki tahtaya bir hareket yaptı ve “beni geçemeyecek” dedi. Bu anla ilgili ne söylersiniz? Dışarıdan bakınca, Zeljko Obradoviç, 19 yaşındaki bir çocuğa en önemli anda en önemli savunma görevini veriyor, çocuk da molada hocasına konuşuyor. Bu nasıldı?Daha önce de söyledim. Ben oyuncularıma güveniyorum. Biz rakip takımın ne gibi bir opsiyonu olabileceğini konuşuyoruz. Topu kim alır diye konuşuyoruz. Pargo topu alırsa ne yapar? Onun penetre etmeyi seven biri olduğunu görüyoruz, bu yüzden her şeye hazırlıklı olmalıyız. Faul yapmayalım dedik, faul yapmadık. Buydu. Kenan Sipahi, takımımdaki en iyi savunmacılardan biri. Bu sadece Maccabi maçı için geçerli değil, çok daha önce gördük. Bire bir oynayabilecek oyuncularımız var. Ancak basketbol neticede bu, bire bir savunmayı ne kadar iyi yapabilirsen o kadar iyi savunma takımısın. Hücumdaki her şeyin tersi yani. Hücumda rakibini geçebilecek bir yaratıcınız olur, ekstra oyuncuyu bulabilirsiniz. Çok basit, inan bana.Evet ama ben iletişimden bahsediyorum. 19 yaşında bir çocuğun size gelip, o sınırlı zamanda o şekilde konuşması...Hayır, hayır. O iyi yardım gelmeden iyi savunma yapacağından emindi. Ben bundan dolayı çok mutluyum. Nasılsa her işin sonunda kararı ben veriyorum. Fakat oyuncularımın benimle konuşmasını isterim. Maça hazırlanırken birçok kez oyuncularım bana gelip fikirlerini söyler, ben de onlara %100 katılırım. Bir antrenör olarak başınıza gelecek en iyi şey budur. Böylelikle oyuncularımın basketbolu yaşadığını, gerçekten umursadıklarını ve iyi fikirler ürettiklerini görürüm. Oyunu onlar oynayacak. Eğer bir şeyin iyi olduğunu düşünüyorlarsa, ben de onların tarafındayım.Bunu duymak harika, çünkü dışarıdan herkes sizin çok sert bir koç olduğunu düşünüyor.Bazı şeylerde çok sertim. Ancak bir felsefeniz varsa ve böyle olacağınıza karar verdiyseniz, sorun yok. Ancak yine aynı noktaya geliyoruz. Neden talimatları dinlemiyorlar? Hatanın basketbolun bir parçası olduğunun bilincindeyim. Fakat hata yaptıktan sonra geri koşup savunma yapmalısınız.Bu sizin için başarılı bir sezondu ve kariyerinizde çok başarılı sezonlar geçirdiniz. Peki bir antrenör olarak şu üç noktanın önemini nasıl sıralarsınız? Başarının ne kadarı takım kurmak, ne kadarı maç öncesi hazırlık ve antrenman, ne kadarı maç içi antrenörlük? Yüzde verebilir misiniz?Kadro kurmak, yaz döneminde Maurizio Gherardini ve Ömer Onan’la birlikte yaptığımız bir iş. Tabii ki ekibim ve her şeyden önemlisi kulübün sponsoru da her konuda aynı fikirde olmalı. Takım kurmak her zaman çok önemlidir. Dürüst olmak gerekirse biz gelecek sezon için geç kaldık. Bu benim fikrim. Ancak daha önce söylediğim gibi, buradaki insanlar ne yapmak istediklerine karar vermeli. Ben her şeyin iyi olacağını ve herkesin Fenerbahçe Ülker’in Avrupa’da çok saygı duyulan bir takım olmasını istediğini düşünüyorum. Bu işin bir kısmı. Diğer kısmı, hazırlıklara kaç kişiyle başladığınız. Bu sezon biraz farklıydı çünkü ilk yıla oranla çok daha fazla oyuncumuz vardı. Eğer hatırlarsanız herkes Milli Takım’daydı. Hatırlıyorum, etrafımda bir sürü çocuk vardı. Bir gün 17, bir gün 19 yaşında çocuklar geliyordu. Kafamı çok karıştırmıştı. Neyse, ben çocuklarla çalışmayı da çok seviyorum. Sezon başlayınca takviminize göre günlük bir işiniz oluyor. Sezon öncesinde hücum ve savunma felsefenizi belirlemeniz gerekir. Sezon boyunca küçük detayları değiştirirsiniz. Hemen hemen her sezon böyle geçer.Peki sizce üçü içinde en önemlisi hangisi? Kadro kurmak mı? Maç hazırlığı mı? Maç içi antrenörlük mü?Hepsi. Hepsi eşit. İnsanlar maçları izlerken yorum yapmayı severler. Bizde yapılan hataları görmek çok kolaydır. Ancak, senle ben basketbol oynayabiliriz. Ben eski bir basketbolcuyum. Şu anda basketbol oynama ihtimalim yok, kenardayım. Hatalardan ve güzel işlerden konuşmak çok kolay. İnsanların konuşma hakkı var. Ancak biz içeridekiler ne kadar çok çalıştığımızı biliyoruz. Ve tabii ki hazırlık da, maç içindeki kararlarınız da çok önemli. Sahada her zaman bazı şeyleri önceden fark edip takımınıza yardımcı olmak zorundasınız. Günün sonunda, bu antrenör olarak benim görevim.Üç maçı hatırlatmak istiyorum. Galatasaray Liv Hospital’a karşı Emir Preldziç’in boş turnikesiyle kazanmıştınız. Barcelona deplasmanında Nemanja Bjelica’nın boş turnikesiyle kazandınız. Ve son olarak Maccabi maçında Andrew Goudelock’ın boş turnikesiyle kazandınız. Bu nasıl oluyor? Bu kadar önemli rakibe karşı bu kadar önemli üç maçı nasıl boş turnikelerle kazanbiliyorsunuz?Oyuncuların kalitesi.Yapma koç...Evet, ciddiyim. Yapmak istediğin her şey onların kalitesine bağlı. Emir’den, Nemanja’dan ve Drew’dan bahsediyoruz. Basketboldan anlayan, daha da önemlisi savunmayı okuyabilen oyuncular. Çözümü buluyorlar. Bu kadar.Yani antrenörle ilgisi yok bu işin?Hayır, antrenörle hiç ilgisi yok.Maccabi maçında normal sezonda kullanmadığınız birçok yeni set, yeni oyun gördüm. Bunun da mı koçla bir ilgisi yok?Tabii ki... Deniyoruz. Her zaman farklı şeyler üretmek için çalışıyoruz. Eminim ki tüm antrenörler, tüm takımlar rakiplerini şaşırtmaya çalışıyor. Bu seviyede büyük sürprizler yapmak neredeyse imkansız. Biz sürekli deniyoruz. Mesela Real Madrid maçından önce de bazı sürprizler hazırlıyoruz. Tüm maçlardan önce ufak detaylar ekliyoruz. Belki de bir önceki maçta kullandığımız seti değiştiriyoruz. Ancak sporun güzelliği bu. Birçok ihtimal var. Fakat sonunda her şey oyunculara bağlı. Onlar nasıl tepki verecekler? Rakip savunmayı ya da hücumu nasıl okuyacaklar?Son iki soru. Final Four’daki Real Madrid maçı için ne söylersiniz?Son dört senedir birlikte oynayan bir takım Real. Aynı oyuncular, aynı felsefe ve aynı antrenörle birlikteler. Bireysel yetenekleri var. Herkes oyunu anlıyor, iyi basketbol oynuyorlar. Bir takım halinde oynuyorlar. Hücumda ve savunmada çok net yapıları var. Farklı taktikleri kullanabilecek ihtimalleri var. İki uzun oynayabiliyorlar, Reyes’i beşe çekebiliyorlar. Yaratıcı dış oyuncuları mükemmel şut atıyor. Açık alanda oynayabiliyorlar, yarı saha hücumu yapabiliyorlar. Savunmayı değiştirebiliyorlar, çeşitli savunmaları var. Kulüp sekiz şampiyonlukla şu ana kadar Avrupa’nın en büyük kulübü. Kendi taraftarı önünde, kendi salonlarında oynayacaklar. Bunların hepsi önemli ama oyuncularıma anlatmak istediğim şey, bizim de kazanma ihtimalimiz olduğu. Oraya büyük bir motivasyonla çıkmalıyız ve Final Four’da olmanın keyfini çıkarmalıyız. Çünkü bizde birçok kişi için ilk kez oluyor.Peki sizce baskı Real Madrid’in üzerinde mi olacak?Hayır, baskı diye bir şey olduğuna inanmıyorum. Baskı, herkes içindir. Tüm insanların üzerinde bir çeşit baskı vardır. Son günlerde hep bunu anlatmaya çalışıyorum. Eğer sevdiğiniz işi yapıyorsanız, bu baskı değil, özeldir. Eğer sevmediğiniz bir işi yapıyorsanız o baskıdır. Baskı bu olmalı. Yani biz oraya gideceğiz, hakem topu ortaya koyacak, beşe beş olacağız. Yani her gün yaptığımız şeyi yapacağız. En basitinden basketbol maçı yapacağız. Değişen bir şey olmayacak.CSKA’yı Moskova’da, Olimpiakos’u Pire’de, Barcelona’yı Barcelona’da ve Maccabi’yi Tel Aviv’de yendiniz. Real’i Madrid’de yenebilir misiniz?Bu harika olur. Real’i Madrid’de yenersek dünyadaki herkesten daha mutlu bir insan olurum.Eurosport
Diego İspanya'yı Salladı
Marca Gazetesi Fenerbahçeli Diego'yu haftanın 11'inde gösterdi, 'Etkileyici bir performans' değerlendirmesini yaptı.Fenerbahçe'nin yükselen yıldızı Diego Ribas'ın performansı, İspanya'nın ünlü gazetesi Marca'nın gözünden de kaçmadı.Bursa karşısındaki iyi performansını Balıkesirspor karşısında da sürdüren Brezilyalı futbolcu, Marca'nın en iyi 11'ine girmeyi başardı.
Bjelica: "Şampiyon Olabiliriz"
Fenerbahçe Ülker'in Sırp yıldızı Nemanja Bjelica, Turkish Airlines Euroleague Dörtlü Finali'nde iddialı olduklarını söyledi.Nemanja Bjelica, final-four'u sabırsızlıkla beklediklerini kaydederek, 'Olası bir şampiyonluğun kendi adımıza sürpriz olacağını düşünmüyorum. Orada Avrupa'nın en iyi 4 takımı Dörtlü Final oynayacak. Kazanmamız kesinlikle sürpriz olmaz ancak çok zorlu bir mücadele gerektirecektir' diye konuştu.Final-four'daki ilk maçlarını ev sahibi Real Madrid'le yapacaklarını belirten Sırp oyuncu, 'Real Madrid için şu an Avrupa'nın en iyi takımı diyebiliriz ama biz onlara saygı duyarak kazanmak amacıyla sahaya çıkacağız. Rakibimiz her ne kadar güçlü olsa da biz de kendi gücümüzün farkındayız' değerlendirmesinde bulundu.Nemanja Bjelica, Real Madrid, Olimpiakos ve CSKA Moskova ile birlikte yer alacakları final-four'da kendilerinin en zayıf halka olarak gösterilmeye çalışıldığını ancak bunun gerçekleri yansıtmadığını dile getirdi.'Fenerbahçe Ülker'in final-four'da başarılı olamayacağı yönünde bir algı var' ifadelerini kullanan sarı-lacivertli oyuncu, 'Bizden korksunlar demek istemiyorum ama bize saygı duysunlar. Takım olarak kesinlikle şampiyon olabilecek güçteyiz' şeklinde konuştu.Lig Tv
Fenerbahçe'de Grip Salgını
Fenerbahçe'de Sivasspor maçı öncesi moralleri bozan bir gelişme yaşandı. Zorlu deplasmanda cezası nedeniyle Bruno Alves'ten yararlanamayacak olan Sarı-Lacivertlilerde gribal enfeksiyon geçiren diğer savunma oyuncuları Egemen Korkmaz, Bekir İrtegün ve Gökhan Gönül antrenmana çıkmadı.Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 30. haftasında 9 Mayıs Cumartesi günü Medicana Sivasspor ile yapacağı maçın hazırlıklarına 2 günlük iznin ardından başladı.
Caner Erkin'e 'Pubis' Teşhisi Konuldu
Caner Erkin'in geçen sezonki performansından uzak kalmasının sebebi ortaya çıktı. Yıldız futbolcuya, Arda Turan'ın uzun süre sahalardan uzak kalmasına neden olan 'Pubis' teşhisi kondu.Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe 'nin kazandığı Süper Lig şampiyonluğunda başrolü oynayan Caner Erkin' in performansında yaşanan düşüş son dönemin en çok dikkat çeken olaylarından biri...Çoğu kişi bunu yorgunluğa bağlarken, gerçek sebebin başka olduğu ortaya çıktı.Hürriyet'in haberine göre; Milli futbolcuya 'Pubis' başlangıcı teşhisi konuldu. Bir dönem Arda Turan'ın uzun süre sahalardan uzak kalmasına sebep olan Pubis sakatlığı nedeniyle Caner, ligin ikinci yarısındaki maçlara ağrılarla çıkıyor.Bu sakatlık şu an itibariyle Caner'in futbol oynamasına engel teşkil etmiyor. Ancak ilerlediği taktirde böyle bir tehlike söz konusu.Yıldız futbolcunun zaman zaman dayanılmaz boyutlara ulaşan ağrılar nedeniyle yüzde 100 performansla oynayamadığı belirtildi.Pubis nedir?Futbolcular başta olmak üzere sporcularda kasık bölgesinde görülen aşırı zorlamaya dayalı sakatlıklarından biridir. Uyluk iç yan kaslarının kasığa yapıştığı bölgede ağrı ile sakatlık hissedilir. Bu bölgede hem karın kasları hem de uyluk iç yan kasları kasıkta pubis adı verilen kemiğe yapışırlar. Tendon hasarı yanında asıl olarak pubis kemiği içinde ödem gözlenir. Tanı için mr oldukça yararlıdır. Bölgedeki diğer olası hastalıkları ekarte etmek oldukça önem taşır. Başlangıç döneminde özellikle antrenman sonrası ağrılar ile seyreden osteitis pubis zamanla antrenman sırasında da ağrı oluşturur. İlerlemiş durumlarda karın kası zorlamalarında da ağrı oluşur.Fanatik
Reklam
Fenerbahçe ve Trabzonspor PFDK'ya Sevk Edildi
Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe, Trabzonspor, Karabükspor ve SAİ Kayseri Erciyesspor, PFDK'ya sevk edildi.TFF'nin resmi sitesinde yapılan açıklama şöyle;'Hukuk Müşavirliği'nce 05.05.2015 tarihinde Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na yapılan sevk raporları aşağıda belirtilmiştir.1- KARDEMİR KARABÜKSPOR Kulübü'nün 02.05.2015 tarihinde oynanan KARDEMİR KARABÜKSPOR - ÇAYKURRİZESPOR A.Ş. Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasındaki 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.2- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü'nün 03.05.2015 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş. - BALIKESİRSPOR Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasındaki 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.3- TRABZONSPOR A.Ş. Kulübü'nün 03.05.2015 tarihinde oynanan TRABZONSPOR A.Ş. - BEŞİKTAŞ A.Ş. Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasındaki 'saha olayları' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.4- SUAT ALTIN İNŞAAT KAYSERİ ERCİYESSPOR Kulübü'nün 04.05.2015 tarihinde oynanan SUAT  ALTIN İNŞAAT KAYSERİ ERCİYESSPOR - MEDİCANA SİVASSPOR Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasındaki 'saha olayları' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.TFF
Krasic: "Futbolu Unuttum"
Fenerbahçe'deki geleceği tam anlamıyla yılan hikayesine dönen ve sarı lacivertli ekibin U-21 takımı ile idmanlara çıkan Milos Krasic, yine çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kısa zaman içerisinde Fenerbahçe yönetimi ile görüşeceğini belirten Milos Krasic, kulüpte kalması yönünde bir karar çıkmaması halinde kendisine yeni bir takım aramaya başlayacağını ifade etti. Sırp futbolcu, 'Burada bir şeyler oldu ve bir senemi kaybettim, futbol oynamayı unuttum. Ancak para kazanmaktan ziyade ben futbol oynamayı seviyorum. Henüz yaşlı sayılmam ve üç dört sene daha üst seviyede futbol ynayabilirim. Yakında Fenerbahçe yönetimi ile oturup, yola beraber devam edip edemeyeceğimizi konuşacağım ve gelişmelere göre yeni kulüp aramaya başlayacağım' dedi. YENİ NEDVED DENİYORDU Futbol kariyerinde 2004-10 yılları arasında CSKA Moskova ile yıldızlaşan Milos Krasic için, 2010-11 sezonu öncesi Şampiyonlar Ligi’nin aylık dergisinde özel bir analiz kaleme alınmıştı. Juventus'a transferi esnasında Çek futbolunun efsane ismi Pavel Nedved'e benzetilen ve 'Yeni Nedved' ismini alan Krasic için, 'Sağ kanatta bek olmak üzere her yerde kullanılabiliyor. Gücü, tekniği ve hızıyla dikkat çekiyor. Juventus’ta Nedved ile kıyaslanabilecek bir isim olmayı hak ediyor' ifaleri kullanılmıştı. TÜRKİYE, İSPANYA VE RUSYA'DAN TEKLİFLER VAR Fenerbahçe kariyerinde toplam 13 maça çıkarak en kötü dönemini geçiren ve geçen sene Bastia’ya da kiralanan 30 yaşındaki futbolcu için Juventus’a ödenen 7 milyon euro dışında şu ana kadar 4.6 milyon euro yatırıldı. Toplamda 11.6 milyon euroyu Krasic’e bırakan Fenerbahçe’nin oyuncuyla 1 yıl daha sözleşmesi bulunuyor. Krasic ayrıca geçen sezon 826 bin euroya Bastia’ya kiralanmıştı. Bu sezon başında sarı lacivertli ekibin U-21 takımı ile idmanlara çıkmaya başlayan Milos Krasic için Türkiye, İspanya ve Rusya'dan teklifler geldiği iddia ediliyor.Sporx
Reklam
Melo: "Bir Gün İtalya'ya Dönmek İsterim"
Galatasaray'ın Brezilyalı futbolcusu Felipe Melo, kariyerine ileriki yıllarda İtalya'da devam edebileceğini söyledi.La Gazzetta dello Sport'a konuşan 32 yaşındaki futbolcu, ligdeki şampiyonluk yarışını ve futbol hayatına ileride İtalya'da devam edip etmeyeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Şampiyonluk şanslarını değerlendiren ortasaha futbolcusu, Galatasaray'ın bu sezon 20. şampiyonluğa ulaşmasının kupaya uzandıkları 2011-12 sezonundaki kadar zor olmadığını belirterek, 'O dönem play-off maçları vardı. Fenerbahçe'nin evinde oynadığımız son maça kadar dayanmak gerekiyordu. Bu yarış şimdi de zorlu çünkü 3 takım kovalıyor. Artık Beşiktaş da var ve gerçekten iyi oynuyorlar' diye konuştu.Bu sezon 23. haftada 1-0 kaybettikleri Fenerbahçe maçını da değerlendiren Sambacı, 'O maçı daha sonra televizyondan izledim. Onların bize göre daha fazla kazanma hırsı olması beni sinirlendirdi' ifadelerini kullandı.Wesley Sneijder'den övgüyle bahseden Felipe Melo, 'Onunla iyi bir arkadaşlığımız var. Maçta ona yardımcı oluyorum. O da bize maçı kazandırıyor. İşini ciddi ve sakince yapıyor. Transfer dedikodularına da kulak asmıyor' değerlendirmesini yaptı.Mancini'ye övgüBrezilyalı yıldız, bir dönem Galatasaray'ı çalıştıran Roberto Mancini'nin önemli bir teknik adam olduğunu kaydederek, 'Ciddi ve titiz, diğerlerinden farkı ise taktik düzey bakımından daha özenli olması. Inter'e geçtiğinde ona başarılar dilemiştim. Onunla tekrar çalışmaktan memnuniyet duyarım' şeklinde konuştu.Melo, Galatasaray'da görev alan diğer İtalyan teknik adam Cesare Prandelli için de, 'Dışarıdan Türkiye'ye gelen teknik direktörler, burada hemen başarı elde edebileceklerini düşünüyor. Prandelli, büyük bir teknik adam olarak kalacak ama burada kazanamadı. Süper Kupa'yı Fenerbahçe'ye kaybetti, Şampiyonlar Ligi'nde gruplardan elendik ve çok gol yiyorduk. Bu durumun tek sorumlusu o değildi, bizim de hatamız vardı ama bir şeylerin işlemediği netti' yorumunda bulundu.Futbol hayatına İtalya'da devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya ise Melo, 'Bu, beni kimin istediğine göre değişir ama genel olarak konuşursak, evet bu olabilir. İtalya'ya gelmek isterim. Halen Torino'da bir evim var. Sık sık Milano'ya alışverişe gidiyorum. Ailem de bundan memnun olabilir' yanıtını verdi.
Süper Lig'in En Çok Konuşulan Takımı Fenerbahçe
Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) için spor haberlerini analiz eden Medya Takip Merkezi (MTM), spor gündemine göre spor dünyası 2015 Nisan ayında hareketli günler geçirdi. Şike davası tekrar gündeme gelirken, Fenerbahçe’ye yapılan silahlı saldırı spor kamuoyunun gündeminin ilk sırasına yerleşti. Spor Toto Süper Lig’de kıyasıya şampiyonluk mücadelesi veren Fenerbahçe ve Galatasaray gündemi belirleyen kulüpler olurken Bursaspor maçında attığı golle Fenerbahçe’ye büyük avantaj kazandırmasına rağmen sezon sonunda İstanbul’dan ayrılması gündeme gelen Hollandalı yıldız Dirk Kuyt futbolcular arasında en çok konuşulan isim oldu. MTM Medya Takip Merkezi, Nisan ayında spor dünyasında yaşanan gelişmeleri TSYD için mercek altına aldı. Spor TOTO Süper Lig’in 26. haftasında Çaykur Rizespor deplasmanından dönen Fenerbahçe takım otobüsü Trabzon- Rize yolunda silahlı saldırıya uğradı. Saldırı spor kamuoyunun gündemini belirlerken ligler bir hafta tatil edildi. Ziraat Türkiye kupası ilk maçında Bursaspor’la karşılaşan sarı – lacivertli yıldızlara bir grup Bursasporlu taraftar meşaleli ve pet şişeli saldırı gerçekleştirdi.
Panathinaikos Obradovic'e Talip Oldu
Fenerbahçe Ülker'i THY Avrupa Ligi Dörtlü Finali'ne taşıyan Obradovic'e, efsane yaptığı eski kulübü Panathinaikos talip oldu.Tarihinde ilk kez Avrupa Ligi Dörtlü Finali’ne kalan ve Türkiye Basketbol Ligi’nde de şampiyonluğun en büyük favorisi olarak gösterilen Fenerbahçe Ülker’e, Yunanistan’dan flaş bir haber geldi…Sarı-lacivertli takımdaki bu tarihi başarının mimarı olan Sırp antrenör Zeljko Obradovic’e, eski kulübü Panathinaikos talip oldu. Karadağlı antrenör Dusko Ivanovic’in görevine geçtiğimiz günlerde son verip takımın başına geçici olarak Sotiris Manolopoulos’u getiren Yunan devinin ‘gölge’ başkanı olan Dimitris Giannakopoluos’un, Obradovic’i geri getirmeye kararlı olduğu bildirildi.
Reklam
Trabzonspor'un Kalesi Düştü
Spor Toto Süper Lig’de Beşiktaş’a 2-0 yenilerek taraftarlarına büyük şok yaşatan Trabzonspor, bu sezon kalesinde gördüğü 43 golle son 13 sezonun en kötü performansını ortaya koydu.Beşiktaş mağlubiyetiyle UEFA Avrupa Ligi mücadelesinde rakiplerinin gerisinde kalan Bordo-Mavililer, taraftar-teknik direktör-futbolcu üçgenindeki gerilimli atmosfer nedeniyle de sıkıntılı günler geçiriyor. Özellikle Özer Hurmacı’nın sahayı ağlayarak terk etmesi, taraftarın Erkan Zengin’e gösterdiği tepki, Teknik Direktör Ersun Yanal’ın oyuncu değişikliği nedeniyle taraftarlarla sözlü atışmaya girmesi bordo - mavili camiada kritik Çaykur Rizespor maçı öncesi ipleri gerdi. Göreve geldiğinden bu yana her mağlubiyetin ardından çok sert şekilde eleştirilen Teknik Direktör Ersun Yanal’ın, takımdaki büyük moral bozukluğunu gidermek için başta Özer ve Erkan Zengin olmak üzere oyuncularıyla özel görüşmeler yapacağı belirtildi.13 SEZONDUR BU KADAR GOL YEMEDİTrabzonspor, ligde 6’ncı sırada bulunmasına rağmen kalesinde en fazla gol gördüğü sezonlardan birini yaşıyor. Ligde 29 maça çıkan bordo – mavililer, kalesinde tam 43 gol görerek maç başına 1.48’lik bir ortalama yakaladı. Son olarak 2001-2002 sezonunun 29’uncu haftasında kalesinde 49 gol gören Trabzonspor, bu sezona kadar hiç 29 maçta 40 golün üzerinde yemedi.
16 Sezonun En İyi "Deplasman Kartal"ı
Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig'in geride kalan 29 haftasında deplasman maçlarında aldığı sonuçlarla, son 16 yıldaki en iyi performansını sergiledi.Ligin kalan 5 haftasına lider olarak giren Beşiktaş, bu sezon deplasman maçlarındaki başarısıyla ön plana çıktı.Siyah-beyazlılar, şu ana kadar 15 deplasman maçına çıkarken, bu karşılaşmaların 12'sini kazandı, 3'ünde sahadan yenilgiyle ayrıldı. Dış sahada 36 puan toplayan 'Kara Kartal', ligin en iyi deplasman performansına sahip takımı oldu.Ligde bu sezon sırasıyla Mersin İdmanyurdu, Bursaspor, Balıkesirspor, İstanbul Başakşehir, Kardemir Karabükspor, Gaziantepspor, Torku Konyaspor, Gençlerbirliği, Çaykur Rizespor, Sivasspor, Kasımpaşa ve Trabzonspor'u deplasmanda yenmeyi başaran siyah-beyazlılar, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, Eskişehirspor ve Fenerbahçe deplasmanlarından ise puan çıkaramadı.1998-1999 sezonundan sonra en iyisiBeşiktaş, oynadığı deplasman maçlarında sadece 9 puan yitirirken, aldığı başarılı sonuçlarla son 16 sezondaki en iyi deplasman performansını sergiledi.Şampiyonluk iddiasını son 5 haftaya taşıyan ve ligin kalan bölümünde iki deplasman maçı daha bulunan (Akhisar Belediyespor, Galatasaray) siyah-beyazlılar, son olarak 1998-1999 sezonunda deplasmanda oynadığı ilk 15 dış saha maçında sadece 8 puan yitirerek 37 puan toplamıştı.Söz konusu sezonda kalan iki deplasman maçını kazanıp dış sahada 43 puan toplayan Beşiktaş, bu başarısını iç sahaya yansıtamamış ve sezon sonunda şampiyonluğa ulaşan Galatasaray'ın bir puan arkasında 77 puanla ikinci sırada yer almıştı.Beşiktaş, kalan iki deplasman maçını kazanması halinde 2000'li yıllardaki en iyi deplasman performansını da sergilemiş olacak.
Orman'dan G.Saray ve F.Bahçe'ye Mesaj
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, takımının Trabzonspor karşısında aldığı 2-0’lık galibiyetin ardından önemli açıklamalarda bulundu. İlk olarak maçı değerlendiren Orman, “Bizim için çok keyifli bir karşılaşma oldu. Mücadelede görev yapan hakemler iyi bir yönetim sergilediler. Ufak tefek hatalar her maçta olur” yorumunu yaptı.Sözlerinin devamında takımla ilgili konuşan Başkan, “Takımımıza kalan periyotta sonuna kadar güveniyorum. Beşiktaş ilklerin takımı. Stadı olmadan şampiyon olan dünya tarihindeki ilk takım olacağız. Bunu Trabzonspor’u yendik diye söylemiyorum. Bu galibiyetle büyük avantaj ve moral bulduk” diye konuştu.Galatasaray ve Fenerbahçe’ye mesajLigde kalan 5 maçlık süreçte kayıp yaşamadan mutlu sona ulaşabilecek güçte olduklarını kaydeden Fikret Orman, “Bunun için bütün sınırları zorlayacağız. Önümüze bakıp her maçımıza teker teker hazırlanıp şampiyonluk ipini göğüsleyeceğiz. Bu süreçteki rakiplerimizin müsabakaları bizi ilgilendirmiyor” ifadelerini kullandı.Fanatik
Reklam
Yarsuvat ile Yıldırım Bir Araya Geliyor
Galatasaray Spor Kulübü'nün başkanlık koltuğuna oturduğu günden bu yana Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldrıım ile bir türlü bir araya gelemeyen Duygun Yarsuvat, Yıldırım ile nihayet buluşuyor. Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat ile Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, avukat Emre Kapukaya'nın önderliğindeki İstanbul Barosu ve spor hukuku komisyonunun düzenleyeceği konferansta 7 Mayıs Perşembe günü 13:30'da Çağlayan'daki Savcı Mehmet Kiraz adliyesinde bir araya gelecek.KULÜPLER YASASI TASLAĞI VE SPORDA ŞİDDET Savcı Mehmet Kiraz konferans salonunda düzenlenecek olan 'Kulüpler Yasası Taslağı ve Sporda Şiddet' konulu panele konuşmacı olarak katılacak olan Yıldırım ve Yarsuvat'ın böylelikle ilk kez bir araya gelmiş olacak. İstanbul Barosu ve Spor Hukuku Başkanı Avukat Emre Kapukaya'nın moderatörlüğünde gerçekleştirilecek olan panelin açılış konuşmasını ise İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal yapacak. Panele ayrıca, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü'nden iki avukat da katılacak.FENERBAHÇE, KULÜPLER YASA TASLAĞINA KARŞI ÇIKMIŞTIFenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın 'Kulüpler Yasası Taslağı' panelinde konuşmacı olarak katılması dikkatlerden kaçmadı. Kulüpler Yasası Taslağı'na karşı çıkan Fenerbahçe Spor Kulübü, bu yasanın çıkması durumunda başkan Aziz Yıldırım'ın başkanlığının düşmesinin yolunun açılacağını iddia etmişti.Fenerbahçe Spor Kulübü, Kulüpler Yasa Taslağı hakkında 2015 Nisan ayında resmi internet sitesinden bir açıklama yapmıştı. Sarı-lacivertli kulübün bazı yöneticileri de yasa tasarısına tepki göstererek, 'Bu tasarı ile direkt başkanımız hedef alınmıştır' ifadelerini kullanmıştı.Sporx
Ümit Karan: "Fenerbahçe Lucescu ile Anlaşmaya Vardı"
Galatasaray'ın eski yıldızı Ümit Karan SporToto Süper Lig'de şampiyonluk yarışı içinde olan Fenerbahçe hakkında müthiş bir iddia ortaya attı.Habertürk TV'de Faik Çetiner'in sunumuyla yayınlananSpor Türk programının yorumcusu Ümit Karan,Fenerbahçe'nin gelecek sezonki hocasının Lucescu olduğunu belirtti. Ümit Karan, 'Önümüzdeki sezon Fenerbahçe'nin yeni teknik direktörü Mircea Lucescuolacak' dedi.Programda Faik Çetiner, 'Fenerbahçe Bursasporlu Şener Özbayraklı ile prensip olarak anlaşmaya vardı. Önümüzdeki sezon bir terslik olmassa Fenerbahçe forması giyecek' ifadelerini kullandı.Ümit Karan ise 'Mircea Lucescu Fenerbahçe'nin seneye yeni teknik direktörü olacak. Büyük ihtimalle anlaşmaya vardıklarını duydum. İsmail Kartal yeniden yardımcı antrenör olabilir' diye konuştu.Fotomaç
Reklam
Aziz Yıldırım Hatay'da
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Hatay Fenerbahçeliler Derneği tarafından yapılacak anaokulunun temel atma törenine katıldıFenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Hatay’da gerçekleştirdiği ziyarette, Fenerbahçeliler Derneği tarafından yapılacak anaokulunun temel atma törenine katıldı.Hatay’daki temaslarında yöneticiler Mahmut Uslu, Mithat Yenigün ve Selim Kosif’le birlikte Vali Ercan Topaca’yı ziyaret eden Yıldırım, daha sonra Hatay Fenerbahçeliler Derneği İşitme Engelliler Anaokulu’nun temelini attı.Hatay’da olmaktan mutluluk duyduğunu vurgulayan Aziz Yıldırım, daha önceki gelişinde bir ilkokul açılışı olduğunu hatırlatarak, “Bugün de bir okul açılışı için geldik. Okulun açılmasında emeği geçen Hatay dernek başkanımız Ali Ezelsoy’a, onun arkadaşlarına, onlara destek olanlara, bu okulun yapılmasındaki sorunların aşılmasında bize yardımcı olan Vali Ercan Topaca ve Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’a teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Rıza Çalımbay'dan Alper Potuk İtirafı
Mersin İdman Yurdu Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, Alper Potuk ile ilgili çarpıcı bir itirafta bulundu.Süper Lig ekibi Mersin İdman Yurdu'nun teknik direktörü Rıza Çalımbay, Eskişehirspor'u çalıştırdığı dönemde Alper Potuk'u A takıma aldığını ancak kulüp başkanının 'Ya şu küçük çocuğu gönderelim gitsin. Bunun burada oynama şansı yok' dediğini anlattı.Çalımbay, Toros Üniversitesi'nde katıldığı söyleşide, hayatının zorluklarla geçtiğini ancak şu anki durumundan mutlu olduğunu belirtti.Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Çalımbay, şampiyonluk mücadelesi veren Fenerbahçe ve Galatasaray ile yapacakları maçlarda puan almak için sahaya çıkacaklarını söyledi.Çalımbay, futbolculuğunda Beşiktaş'tan başka bir takıma neden gitmediğine yönelik soruyu şöyle yanıtladı:'Beşiktaş'tan ayrılmanız için ya ondan daha büyük bir takım ya da yabancı bir takım olması gerekiyor. Bana büyük teklif de geldi, hem de Türkiye'den. Şimdi onu açıklamamız doğru olmaz. Kaptanı olduğum takımdan ayrılmak istemediğimi ve teşekkür ettiğimi söyledim. Dünya karmasında oynadıktan sonra Fransa'dan bir teklif geldi. Ben, 'Beşiktaş'ta başladım, Beşiktaş'ta bırakmak istiyorum dedim.'
'Bizim Evimizde Sosyalizm Vardır'
A milli futbol takımının kaptanı Arda Turan, aylık mizah dergisi L-Manyak’ın Mayıs 2015 sayısı için açıklamalarda bulundu.Arda Turan’ın “Biat Yok” ifadesini manşetine taşıyan muhalif mizah dergisi, sürmanşetteyse İspanya İç Savaşı’nın ünlü sloganı “No Pasaran!” (Faşizme Geçit yok!) ifadesine yer verdi. Kürt sorunundan Türkiye’deki ifade özgürlüğüne, sosyalizmden faizlerin düşmesine, hükümetten muhalefete, futbol hayatından Madrid’teki özel hayatına kadar birçok konuda bomba açıklamalar yapan yıldız futbolcu, derginin kapağında “Bayrampaşalı Godfather” olarak karikatürize edildi.İşte, dünyaca ünlü yıldızın gündemi sarsacak siyasi açıklamalarının yer aldığı o röportajdan çarpıcı bir bölüm:Arda Turan : Bizim evimizin sırrı aslında şu: Bizim evimizde CHP’li oluyor, AKP’li oluyor, MHP’li oluyor, HDP’li oluyor, asosyal oluyor, apolitik oluyor, Kürt oluyor, Laz oluyor, içki içen oluyor, beş vakit namaz kılan oluyor, ateist oluyor, İspanyol oluyor… Bizim evde herkes var: Sanatçısı geliyor, işadamı geliyor, sporcusu geliyor, menajeri geliyor, televizyoncusu geliyor ama sonuçta, burada, herkes aynı sofraya oturuyor, birlikte oyun oynuyor, birlikte gülüp ağlıyor. Çünkü bizim evimizde şu düşünce var: Biz, hayatta, bizden olmayanlarla da, bizim gibi düşünmeyenlerle de mutlu olabiliriz. Benimle aynı fikirleri paylaşmayan, benim gibi düşünmeyen ev arkadaşlarım da oluyor. Fenerbahçeli olanla da Beşiktaşlı olanla da biz mutluyuz, beraber olabiliyoruz. Çünkü biz fikirlere saygı duyuyoruz ve niyete çok önem veriyoruz. Ve biliyorsun, bizim evimizde çok fazla oyun oynanıyor, çok fazla konu tartışılıyor, bazen bu sabahlara kadar sürebiliyor ve genellikle de hep kalabalığız; ben de objektif olarak, adaleti sağlamaya çalışıyorum. Sağ olsun, evimize gelen büyük küçük her mevkiideki her türlü insan da, benim adaletime inanıp buna uyuyorlar.Ozan Önen : Üç gün önce, sabaha karşı, bana dönüp “Bu evde sosyalizm var” dedin. Bunu da evdeki adaleti, iş, emek ve ekmek paylaşımını ve eşit söz hakkını kastederek söyledin herhalde?Arda Turan : Evet, aynen öyle. Bu evde sosyalizm var.
"Fenerbahçe'ye Dönmek İstiyorum"
Fenerbahçe'nin Hollandalı yıldızı Dirk Kuyt, sezon sonunda Feyenoord'a döneceğini ancak bunun bir veda olmadığını söyledi.Fenerbahçe'nin Hollandalı futbolcusu Dirk Kuyt, Fenerbahçe Dergisi’ne açıklamalarda bulundu. Türkiye'de kazanılabilecek her şeyi kazandıklarını belirten Kuyt, Fenerbahçe kariyerine mükemmel bir son vermek istediğini söyledi. Fenerbahçe taraftarının büyüklüğüne her zaman hayran olduğunu dile getiren Kuyt, her zaman Fenerbahçe camiasının bir parçası olarak kalacağını, bir gün mutlaka Fenerbahçe'ye başka bir pozisyonda dönmek istediğini vurgulayarak, ayrılacağı bu sezon takıma 4. yıldızı kazandırmak istediklerini söyledi.'FENERBAHÇE KARİYERİME FUTBOLCU OLARAK, MÜKEMMEL BİR SON VERMEK İSTİYORUM'Profesyonelliğin ve futbol hayatımın aslında ilk adımlarını Utrecht’te attığını hatırlatan Kuyt, 'Artık küçük bir takımda değildim, beklentiler kat ve kat artmıştı. İlk başta insanlar benim yeterli olduğuma inanmıyordu ama ben 5 yıl boyunca Utrecht’te kendimi ispatladım. Daha sonrasında Hollanda’nın en büyük takımlarından Feyenoord’a geçtim. Kariyerimin en parlak dönemlerinden birini orada yaşadım. Orada 3 yıl boyunca edindiğim futbol bilgisi ve tecrübeler benim Liverpool’a gitmemi sağladı. Kendimi orada da ispatlamak için çok çalıştım. Daha sonra Premier Lig’e gittim. Çalıştım, çalıştım, çalıştım; sürekli çalıştım. Liverpool’da da başarılı bir performans ortaya koyduğuma inanıyorum. Bu süreçte milli takımda hep oynayan oyuncu haline geldim. Daha sonra bana inancını çok iyi gösteren bir kulübe, Fenerbahçe’ye geldim. 3 yıl başarılı bir dönem geçirdim Fenerbahçe’de. Türkiye’de kazanabilecek her şeyi kazandık. Süper Kupa, lig şampiyonluğu ve Türkiye Kupası’nı kazandık. Fenerbahçe maceramı, Fenerbahçe’ye 4. yıldızı kazandırarak, tarihe adımızı yazdırarak, sonlandırmak istiyorum. Aynı zamanda UEFA Avrupa Ligi’ndeki yarı final de gerçekten tarihi bir başarıydı, Kulübümüzün tarihinde ilk defa elde edilen bir başarıydı. Şu anda ise bu sezona tamamen odaklanmış durumdayım. Fenerbahçe ile şampiyon olup, Fenerbahçe’yi hak ettiği yere yani Şampiyonlar Ligi’ne taşımak istiyorum. Tek isteğim bu. Fenerbahçe kariyerime futbolcu olarak, mükemmel bir son vermek istiyorum' dedi.'BEN SADECE BURADAN FUTBOLCU OLARAK AYRILIYORUM'Kararının ardından Feyenoord ve Fenerbahçe taraftarlarından tepkilerinin sorulması üzerine ise Hollandalı futbolcu, 'Feyenoord taraftarından çok olumlu tepkiler alıyorum. 'Eve dönüyorsun', 'Küçük Kuyt tekrar aramıza katılıyor', 'Canımız Kuyt tekrar aramıza katılıyor' gibi Hollandaca’ya özgü tabirler kullanıyorlar. Onlar beni belki de yıllar sonra yuvaya dönen evlatları olarak görüyorlar. Fenerbahçe tarafında ise, gerçekten büyüklüğüne her zaman hayran olduğum bir taraftar grubu var. Fenerbahçe taraftarları bana her zaman büyük bir sevgi gösterdiler; onlardan hayatım boyunca unutamayacağım müthiş bir saygı gördüm. Onlar da haklı olarak sosyal medya üzerinden benim gitmem konusunda ne kadar üzüntü yaşadıklarını ve bu konu hakkındaki hislerini aktarıyorlar. Feyenoord taraftarlarının mutluluk mesajlarını nasıl okuyorsam, Fenerbahçe taraftarlarının üzüntülerini içeren tepkilerini de okuyorum. Ama merak etmesinler, ben sadece buradan futbolcu olarak ayrılıyorum. Bildiğiniz gibi, Hedef 1 Milyon Üye Projesi kapsamında ben de Kulübümüze resmen üye oldum ve her zaman bu ailenin bir parçası olarak kalacağım. Bütün taraftarlarımızı da bu projeye davet ediyorum' şeklinde cevap verdi.'FENERBAHÇE HİÇBİR FUTBOLCUNUN EKSİKLİĞİNİ HİSSETMEZ'Fenerbahçe hiçbir futbolcunun eksikliğini hissetmeyeceğini vurgulayan Kuyt, 'Fenerbahçe çok büyük bir kulüp. Tarihi boyunca da her zaman büyük oyunculara sahip olmuştur ve yine bu takımın, bu taraftarın büyüklüğüne layık oyuncular buraya gelecektir. Ben de tüm kalbimle, o oyuncuları ve Fenerbahçe’yi destekliyor olacağım. Bana verilen önem, saygı ve değer için herkese çok teşekkür ediyorum' dedi.'FENERBAHÇE’YE DE BAŞKA BİR POZİSYONDA MUTLAKA DÖNMEK İSTERİM'Şu anda gelecekle ilgili çok büyük bir planı olmadığını belirten Kuyt, ''Her zaman bu forma için savaştı' denilen bir Kuyt olarak hatırlanmak istiyorum. Feyenoord’la 1 yıllık sözleşme yaptım. Bu 1 yılı tamamladıktan sonra yine önüme bakmak istiyorum. Oradan sonra hayatımda neler olacağını göreceğiz. Bana kalsa aslında enerjim ve gücüm elverdiği sürece, 5-6 sene daha, 40 yaşıma kadar futbol oynamak isterim. Öte yandan, net bir planlamam olmamakla birlikte, hayatım boyunca futbolun içinde var olmaya devam edeceğim. Bir gün Fenerbahçe’ye de başka bir pozisyonda mutlaka dönmek isterim tabi. Böyle bir dileğim de var her zaman' diye konuştu.'TEK İSTEĞİMİZ BU TAKIMA 4. YILDIZI KAZANDIRMAK'Şampiyonluk yolunda ligde kalan haftalar için de açıklamalarda bulunan Kuyt, 'Kalan her maç artık final havasında. Hepsi birbirinden önemli. Takım içinde de kendi aramızda konuşurken, buna değiniyoruz. 'En önemli maçımız, bu haftaki maçımız' diye bakıyoruz. Hocamız da bu konuya vurgu yapıyor. Şampiyonluk yolunda her maçı teker teker ele alarak yola devam etmek istiyoruz. Her maçı kazanmak zorundayız. Hata yapma lüksümüz ve şansımız kalmadı. Tek isteğimiz bu takıma 4. yıldızı kazandırmak. Tarihe geçen kadro olabilmek. Bunun için sonuna kadar elimizden gelen en iyi şekilde çalışacağımıza herkes emin olsun. Ben inanıyorum ki, sezon sonunda bu takım şampiyonluk kupasını kaldıran taraf olacak' dedi.
Reklam