"Yaşasın Covid: İşe gitmiyorum!" Hareketsiz Yaşam Tarzını Değiştirmenin Yolları
Önceki nesillerle karşılaştırıldığında, çoğu insan işte, evde, arabalarında ve topluluklarımızda uzun süre oturmayı gerektiren faaliyetlerde giderek daha fazla zaman harcıyor. Buna bir de Covid 19 eklendiğinde, son üç yıldır, “home ofis” yani evden çalışma modası geldi. İlk başlarda çok cazip gelen bu home ofis işi, aslında kaçınmak zor olsa da hareketsiz bir yaşam tarzını ve beraberinde de birçok sağlık sorunu riskini getirdi.Sedanter yani hareketsiz bir yaşam tarzının potansiyel birçok olumsuz etkileri vardır. Bunlar başta kilo, ortopedik sorunlar, psikolojik sorunlar ve benim konum olan toplardamar hastalığı olarak sıralanabilir.Hareketsiz yaşam tarzının potansiyel olumsuz etkilerinden biri venöz yetmezlik ya da toplardamar yetmezliği olarak bilinen hastalığın gelişmesidir. Bu hastalık varisli damarların ve örümcek damarların altında yatan nedendir. Çalışmalardaki sonuçlar, erkeklerin %17'sinin ve kadınların %40'ının toplardamar yetmezliği olabileceğini göstermektedir. Damar hastalığı tedavi edilmediğinde venöz yaralar, pıhtılar ve akciğer embolisi gibi ciddi sorunlara yol açabilir.
Protein Tozu Zararlı mı? Vücut Geliştirmek İsteyenlerin Kullandığı Protein Tozu Hakkında Her Şey
Proteinler vücudumuz için önemli bileşenlerdir ve genellikle hayvan ve bitkilerden elde edilirler. Protein tozu, bu proteinlerin toz formunda üretilen halidir. Protein tozu genellikle besin takviyesi olarak ve sporcularda kas büyümesi veya kilo kaybı amacıyla kullanılır. Peki protein tozu zararlı mı? diye merak ediyorsanız, sizler için protein tozunun faydalarını ve zararlarını yazdık 👇
Ruhun Sözü
Günümüzün en büyük hastalığı kişinin kendine iletişimsiz kalması. Bu adımlarımızın kaygan zeminler üstünde yol aldığı anlamına da gelebilir bir yerde. Hayatımızı gözden kaçırdıklarımız, ıskaladıklarımız, söz geçiremediğimiz düşüncelerimize tutunmalarımızla devam ettiriyoruz. Aslında kendi içimizdeki varlığımızın daha büyük bir şeye dönüşmesi için önümüze yığılan fırsatlarımızı değerlendiremememizle karanlıkta yönsüz kalmış gibi de hissediyor olabiliriz. Bunların hepsi fantastik gerçekliğimizin fragmanları. Bilgeliğimizin ve güzelliğimizin parçaları. Bilelim ki biz bilişimizin, bilincimizin ve psişemizin bir araya gelmiş atomlarıyız. Hayatımızdaki zorluklar gözümüzden kaçmıyor elbette ve gözümüzün önüne sokulan acılarımız da aslında değişmemiz, daha yüksek bilinçte varlık olmamız için de bir fırsat. Burada insanlığın özümsemesi gereken ilk şey; kalp ile, toprak ile, hava ile bağ kurması. Onlara anlamlar yüklemesi… Ve son zamanlarda içimde dönüp duran şu sözü paylaşmak isterim sizlerle; ‘’iletişimi konuşmak bilme.’’ ‘’İletişimi konuşmak bilme.’’
Tuhafım Tuhafız Tuhaflar: Kendinize veya Çevrenize Psikolojik Bozukluk Etiketlemeleri Yapıyor musunuz?
Burada uzun uzun psikolojinin tarihçesini ve bir bilim dalı oluşunu anlatabilirdim. Ancak psikolojiyi birey ve toplumdan soyutlanmış bir şekilde ele almak mümkün değildir. Yıllar boyunca, psikolojik rahatsızlıklar “utanılacak bir kusur” olarak görülmüştür. Bireyler fiziksel rahatsızlıklarında doktora giderken, psikolojik rahatsızlıklarında psikolog veya psikiyatriste gitmeleri gerektiğinde ya direnç göstermişler ya da gittiklerini çevrelerinden saklamışlardır. Üzerlerinde hissettikleri baskı ve tedaviye gösterdikleri direnç sebebiyle de iyileşmeleri zor bir hal almıştır.
Sadece Yaşayan Anlar! Muhtemelen Var Olduğunu Daha Öncesinde Bilmediğiniz Birbirinden İlginç Fobiler
Kapalı bir alanda sıkışıp kalmayı düşünmek sizi rahatsız ediyor mu? Bazı nesne veya durumlara karşı mantıksız gelen kaygı veya korku yaşıyorsanız fobi sahibi olabilirsiniz. Fobiler, insanların hayat kalitesini ciddi anlamda düşüren korku halleridir. Yetişkinlerin en az yüzde yirmi beşinin bir fobiye sahip olduğu düşünülmektedir. Fobilerin çoğu bir travmadan kaynaklanır. Şimdiye kadar duyduğunuz fobiler arasında klostrofobi, akrofobi gibi bilinen fobiler olabilir. Peki, diğerleri hakkında ne biliyorsunuz? İçeriğimizde birbirinden ilginç, çok bilinmeyen fobilere yer verdik. Buyurun, sizi listemize alalım. 👇
Narsistle Yaşamak Zorundaysanız Bunları Yapmamaya Dikkat Edin!
Narsistle yaşamak zorunda kalan birçok insanla karşılaşıyorum. Annesi ya da babası narsist olan ve onlarla yaşamak zorunda kalanlar var. Ayrıca yıllarca evli kalıp gidecek hiçbir yeri olmayan birçok insanla terapi yaptım. Gönlüm hala onlarla yaşamamanız yönünde fakat eliniz mahkum olabilir ya da bir süre güçlenene kadar onlarla akıl sağlığınızı koruyarak nasıl güçlü kalacağınızı öğrenmek istiyor olabilirsiniz.
Kadınların Neden Erkeklere Göre Daha Fazla Uyuduğu Ortaya Çıktı!
Kadınların erkeklere göre daha fazla uykuya ihtiyacı olduğunu biliyor muydunuz? İçeriği okuyan bir kadınsanız daha şimdiden uykunuz gelmiş olabilir çünkü uykunuz hormonlarınız tarafından yönetiliyor. Dolayısıyla anksiyete ya da depresyon yaşamanız da erkeklere göre daha yüksek görünüyor. Nasıl mı, detaylar içeriğimizde...