Chantelle Büyük Beden İç Giyim Koleksiyonu
Fransa’nın ünlü iç giyim markası Chantelle, yeni sezon büyük beden koleksiyonunu tanıttı. Kampanya yüzü olarak Avustralyalı büyük beden manken Robyn Lawley’i seçen marka, başarılı bir çekim gerçekleştirdi. Dantel detaylarının ön plana çıktığı koleksiyonda mor ve zümrüt yeşili gibi iddialı renkler kullanılmış. Koleksiyonda renkler ve desenler öne çıksa da siyah ve beyazın vazgeçilmezliği de yerini her zamanki gibi koruyor.
Ninja kaplumbağalar Türk ünlülerin burunlarına montelenirse
İsmi kaplumbağa olup, yaşlı bir lağım faresi tarafından ninja olmak için eğitilen, evin kirasını Nunçaku, kılıç, sopa, bıçak gibi şeylere yatırıp yeryüzünde yaşayacak yer bulamamış, kanalizasyonda gayet hijyenik bir şekilde gece gündüz pizza yiyerek hala fit kalabilen NALET yaratıkları;Sizin için Türk ünlülerin burunlarına monte eden komedi.com bence gayet başarılı bir iş yapmış.İçeriği Hazırlayan BEN adlı kullanıcıya teşekkür ediyoruzOrijinal Link : http://www.komedi.com/fun/4739/unlulerin-burunlarini-ninja-kaplumbaga-yapmaca
Adriana Lima'nın Dikiz Aynası ile İmtihanı
Bir makyaj firmasının reklam çekiminde rol alan ünlü Brezilyalı top model Adriana Lima, kameralara gülümseyerek yürürken kafasını otobüsün aynasına çok sert şekilde vurdu. 32 yaşındaki güzel kaza sonrası hızlıca toparlandı ve otobüsün içine girdi.
Miley Cyrus: 'Aşırı Dozdan Hastanelik Olmadım'
Ünlü pop şarkıcısı Miley Cyrus, uyuşturucu kullandığı için hastaneye kaldırıldığı yönündeki haberleri yalanladı. Cyrus 'Aşırı doz uyuşturucu kullandığım iddiaları doğru değil. Sinüslerimde iltahap olduğundan doktorun verdiği antibiyotikleri kullanıyordum' dedi. ABD'li şarkıcı, ilaçlara alerjik tepki verdiğinden dolayı iki hafta hastanede yattığını söyledi. Cyrus, hastanede geçirdiği zamanı şöyle özetledi: 'Hasta yatağında seruma bağlı yattım. Kendimi toplamak için bir sürü vitamin aldım ve bol bol yoga yaptım.' 'Ailemden birini kaybetmiştim o nedenle bağışıklık sistemim de çok güçsüzdü.' Miley Cyrus, hastanede hayatının en perişan iki haftasını geçirdiğini söyledi. Hastalığı nedeniyle Amsterdam ve Antwerp'teki konserlerini iptal eden şarkıcı, dün akşam Londra'da dünya turu kapsamında sahneye çıktı. Aşırı dozda uyuşturucu aldığı yönündeki haberlere de cevap veren Cyrus, 'İnsanların internette sürekli uyuşturucu yüzünden hastanelik olduğumu yazması moralimi bozdu. Ama şimdi her şey yolunda ve ben de buradayım.' 21 yaşındaki Cyrus, şarkıcılıktan önce çocuk dizilerinde rol alıyordu. Özellikle 2013 MTV Müzik Ödülleri'nde şarkıcı Robin Thicke ile twerking dansı yapması, kamuoyunda günlerce konuşulmuştu. Geçen sene Amsterdam'da verilen Müzik Ödülleri'nde şarkıcının ödül alırken içtiği sigaranın aslında esrarlı olduğunun anlaşılması da, medyada çok tartışılmıştı. Miley Cyrus, kıyafetlerine ya da davranışlarına 'çeki düzen vermek' gibi bir niyeti olmadığını söylüyor.BBC Türkçe
Fenerbahçeli Ünlüler 'Adalete Fener Yak' Projesi İçin Buluştu
Fenerbahçe Kulübü'nün 'Adalete Fener Yak' kampanyası kapsamında sarı-lacivertli takıma gönül vermiş birçok ünlü bir araya geldi. Türkiye'de 3 Temmuz dönemi ile başlayan ve Türk futbolunu derinden etkileyen şike skandalında Fenerbahçeli taraftarların takımına olan destekleri gün geçtikçe devam ediyor. Özellikle Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'a yönelik başlatılan ve adına 'Adalete Fener Yak' denilen imza kampanyasında sarı-lacivertli camia ve taraftarlar desteklerini her platformda göstermeye çalışıyor. Bu destek için yapılan son proje ise birçok Fenerbahçeli ünlünün bir araya gelmesiydi. Aralarında Cem Yılmaz, Kıraç, Şebnem Ferah ve Fenerbahçe taraftarı olmayan Okan Bayülgen gibi isimlerin bulunduğu videoda ünlü isimler adalet çağrısında bulunuyor. Adilce yeniden yargılanma çağrısında bulunan bu isimler hükümeti, iktidarı, Anayasa Mahkemesi, Sivil Toplum Örgütlerini ve bütün halkı Adalet için Fener yakmaya davet etti. Eurosport
Pink Martini 3 Konserle Türkiye'de
Pink Martini yepyeni albümleri “Get Happy“'nin Avrupa turnesinin kapsamında 3 konser için Türkiye’de. “Sympathique”, “Hang on Little Tomato”, “Hey Eugene!”, “Splendor in the Grass“, “Joy to the World“, “1969“ ve “A Retrospective“ albümleri ile Türkiye'de büyük bir hayran kitlesine sahip, her albümleri ile altın ve platin plak kazanan Pink Martini yepyeni albümleri “Get Happy“'nin Avrupa turnesinin kapsamında 3 konser için Türkiye’de. Pink Martini 22 Mayıs'ta 17.Uluslararası Ankara Caz Festivali kapsamında Congresium Ankara'da ve 23 Mayıs'ta İş Sanat'ın Sezon finalinde İstanbul'da ve 25 Mayıs'ta İzmir'de Fuar Atatürk Açık Hava Tiyatrosu'nda hayranları ile buluşacak. 18 aylık uzun ve maceralı ‘’Get Happy’’ kayıtlarının yolculuğuna Phyllis Diller’ın vefat etmeden önce yapmış olduğu son kayıt 'Smile' şarkısı ile başlayan grup, Avustralyali başarılı kabare divasi Meow Meow, alımlı ve alışılmadik Fransız Philippe Katerine, yakışıklı ve ışıl ışıl radyo superstarı Ari Shapiro, sıcakkanlı harika kardeşler The Von Trapps ve muhteşem bir performansla Rufus Wainwright'ın albümlerine konuk olması ile hayranlarına muhteşem bir müzik şöleni sunuyor. 'Quizas Quizas Quizas' , 'Sway' , 'Smile' gibi unutulmaz eserleri yepyeni albümlerinde yorumlayan grup, Türk sevenlerine de büyük bir sürpriz yaparak 'Üsküdar' şarkısını 'Get Happy''ye eklediler. Get Happy için hala stüdyodayken, Thomas Lauderdale eş zamanlı olarak The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp’ın da konuk olduğu, grubun 8. stüdyo albümü, Dream a Little Dream için çalışmaya başladı. Bahsettiğimiz kardeşler de 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar. Thomas Lauderdale’in sihirli yörüngesine çekilen kardeşler artık Portland, Oregon’da birlikte yaşıyorlar ve son iki yıldır sık sık Pink Marti’nin konserlerinde de konuk sanatçı oluyorlar. Albüm İsveç’ten Ruanda’ya, Çin’den Bavyera’ya kadar zik zaklar çizerek dünyayı dolaşıyor ve The Chieftains, Wayne Newton, 'Jungle' Jack Hanna ve ( Orijinal The Sound of Music- Neşeli Günler filminde Liesl karakterini oynayan) Charmian Carr gibi isimleri konuk ediyor. Albüm tüm dünyada4 Mart 2014‘te yayınladı. Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransız şansonlarından Brezilya sokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran topluluk, China Forbes'in kulak pası silen sıcak vokali ve yepyeni şarkılarının dünya prömiyeri ile yine unutamayacağınız üç konserle Türkiye turnesinde. “Pink Martini’nin hayatı seven enerjisini ve orijinalliğini sıkıştırabilecek bir kalıp ya da tanım yok…” BBC Music Review. Harvard mezunu Thomas M. Lauderdale tarafından Portland’da kuruldu. Pink Martini kurulduğu günlerde politik tavrı olan, sivil toplum örgütlerinin yardım ve bilinçlendirme amaçlı organizasyonlarında sahneye çıkan bir orkestra olarak yola çıkmıştı. Thomas M. Lauderdale’in Harvard’dan sınıf arkadaşı China Forbes, orkestraya 1995’te katıldı. Pink Martini kurulduğu ilk günlerden beri farklı dillerde, farklı kültürlerin şarkılarını dünyaya sunmaya ve dünyaca ünlü Senfoni orkestralarıyla sahne almaya devam ediyor. The Boston Pops, San Francisco Senfoni Orkestrası, Hollywood Bowl Orkestrası ve Los Angeles Filarmoni orkestrası gibi ünlü orkestralarla zengin bir evrensellik yakalayan Pink Martini daha önceki üç albümüyle 2 milyondan fazla satış rakamına ulaştı. Fransa’nın ünlü “Victoires de la Musique “ ödüllerinde “Yılın şarkısı” ve “ En İyi Yeni Sanatçı” kategorilerinde aday olarak uluslararası bir fenomen haline geldi. 2004, yılında yayınlanan ikinci albümleri “Hang on Little Tomato”, Amazon albüm satışları listesinde 1 numara olmayı başarmıştı. Grubun üçüncü albümleri Hey Eugene! hem Billboard en çok satan albümler listesinde ilk 30’da yeraldı hem de ikinci kez Amazon albüm satış listelerinde 1 numara olmayı başardı. Pink Martini’nin yeni stüdyo albümleri “Splendor in the Grass”ı da kendi plak şirketleri Heinz Records etiketiyle çıkardılar. Kendilerini “Dünyanın değişik köşelerinden melodileri ve ritimleri bir araya getirip, modern bir formda sunan müzik arkeologları” şeklinde tarif eden topluluğun kurucu üyesi piyanist Thomas M. Lauderdale, “Bir müzik belgeseli hazırlıyor gibiyiz; dünya vatandaşı ve müzik elçileri olarak, her zaman değişik kültürlerin geleneklerini, dillerini, tarihlerini bilmek ve çalışmak zorundayız. ABD’li bir grubuz, ancak zamanımızın büyük bir bölümünü Avrupa’da geçiriyoruz. En büyük amacımız, hangi kültürden olursa olsun, dünya üzerinde çok geniş bir dinleyici kitlesine seslenebilmek” diye ekliyor. Türkiye’deki konserleriyle de büyük ilgi gören topluluk Türkiye sevgisini ülkemizdeki turnelerinde çektirdikleri resimler ile “Hang on Little Tomato” albümlerinin kartonetine taşıyarak göstermişti. Avrupa’daki ilk performansını Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren Pink Martini özellikle Fransa, İspanya, Portekiz, Belçika, İsviçre, Yunanistan, Lübnan gibi ülkelerde kapalı gişe konserlere imza atıyor. Los Angeles, Oregon, Seattle, New Jersey, San Antonio ve Kansas City senfoni orkestralarıyla birlikte konserler veren topluluk, 2003 yılında Frank Gehry’nin mimari şaheseri Los Angeles Filarmoni’nin yeni evi Walt Disney Konser Salonu’nun açılışını yaptığı gibi 2005’te Türkiye’de de Kuruçeşme Arena’nın açılışını yapmıştı. Televizyonların ünlü dizileri de Pink Martini şarkılarını soundtrack olarak kullanmak için birbirleriyle yarışıyorlar. The West Wing’den Desperate Houseviwes’a kadar Pink Martini’nin şarkıları şimdiye kadar birçok ünlü dizide kullanıldı. 2011 sonbaharinda 2 yepyeni albüme imza atan Pink Martini, ilk olarak Saori Yuki ile '1969' albümünü ardından da 17 yıllık hikayelerini özetledikleri 'piyasaya çıkardı. '1969' Pink Martini, efsanevi Japon sanatçı Saori Yuki 2007 yılında Pink Martini'nin 'Taya Tan' adlı şarkıyı yeniden yorumlamasıyla başlayan ortak hikayelerini 1969 yılının en güzel şarkılarını biraraya getirerek hazırladıkları sımsıcak bir albüm. 1969 albümü “Blue Light Yokohama”, “Yuuzuki”, “Mayonaka no Bossa Nova (Geceyarısı Bossa Nova’sı)” gibi Japonya’nın en ünlü şarkılarını ve Pink Martini tadında yorumlanan “Yoake no Scat (Yeni Bir Şafak Melodisi)” gibi Saori Yuki’nin en meşhur şarkılarını içeriyor. Albümde Fransızca, Japonca ve İngilizce 12 şarkı bulunuyor. Jorge Ben’in ünlü “Mas Que Nada” , Peter Paul & Mary “Puff, The Magic Dragon” şarkısı ve Peggy Lee’nin ünlü “Is That All There Is” şarkısına kadar uluslararası ünlü şarkılara da yeni yorumlar getiren albüm , bir Japon efsanesi olan Saori Yuki'yi de Türkiye'deki sevenleri ile buluşturdu. 2011 yılında grup, '1969' albümü ile aynı anda 17 yıllık kariyerlerini özetledikleri 8 yepyeni şarkı ile destekledikleri en iyiler - best of çalışması 'A Retrospective' piyasaya çıkardı. Get Happy için hala stüdyodayken, Thomas Lauderdale eş zamanlı olarak The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp’ın da konuk olduğu, grubun 8. stüdyo albümü, Dream a Little Dream için çalışmaya başladı. Bahsettiğimiz kardeşler de 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar. Thomas Lauderdale’in sihirli yörüngesine çekilen kardeşler artık Portland, Oregon’da birlikte yaşıyorlar ve son iki yıldır sık sık Pink Marti’nin konserlerinde de konuk sanatçı oluyorlar. Albüm İsveç’ten Ruanda’ya, Çin’den Bavyera’ya kadar zik zaklar çizerek dünyayı dolaşıyor ve The Chieftains, Wayne Newton, 'Jungle' Jack Hanna ve ( Orijinal The Sound of Music- Neşeli Günler filminde Liesl karakterini oynayan) Charmian Carr gibi isimleri konuk ediyor. Albüm tüm dünyada 4 Mart 2014‘te yayınladı. Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransızca şansonlardan Brezilya sokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran topluluk, China Storm'un kulak pası silen sıcak vokali ve yepyeni şarkıları ile yine unutamayacağınız üç konserle Türkiye'de! ‘Get Happy’ albümü hakkında Ocak 2012’de grubun lideri Thomas Lauderdale Pink Martini’nin yedinci stüdyo albümü üzerine çalışmalarına, Charlie Chaplin’in ‘’Smile’’ şarkısını efsanevi Phyllis Diller ile birlikte kaydetmesiyle başladı. 24 Eylül 2013 tarihinde piyasaya çıkacak ‘’Get Happy’’ adını taşıyan yepyeni Pink Martini albümü dokuz farklı dilde, 16 adet ayağınızı yerden kesecek şarkıyı içeriyor. Grubun sevilen solisti China Forbes her zamanki gibi albüme ağırlığını koyarken, Pink Martini, albümde ilk kez solo şarkılar kaydeden Storm Large ile de düet yapıyor. Ayrıca pek çok sürpriz özel konuk, Rufus Wainwright, Philippe Katerine, Meow Meow, The Von Trapps & Ari Shapiro, albümde muhteşem düetleri ile yer alıyor. 18 aylık uzun ve maceralı ‘’Get Happy’’ kayıtlarının yolculuğu, grubun Phyllis Diller’ın vefat etmeden önce yapmış olduğu son kayıt 'Smile' şarkısı ile başladı. Herkesin 2009’daki Splendor in the Grass albümünden beri heyecanla beklediği yeni albüm, çok önemli şarkıcıların Portland’daki Pink Martini stüdyosununda kayıtlar yaptığı muhteşem bir çalışmanın ürünü. Avustralyalı başarılı kabare divası Meow Meow, alımlı ve alışılmadik Fransız Philippe Katerine, yakışıklı ve ışıl ışıl radyo süperstarı Ari Shapiro, sıcakkanlı, harika kardeşler The Von Trapps ve muhteşem bir performansla Rufus Wainwright Pink Martini'ye 'Get Happy' albümünde konuk oldular. Thomas, tarafından seçilen ve düzenlemeleri yapılan İngilizce, Almanca, Fransızca, Çince, Japonca, İspanyolca, Farsça, Türkçe ve Romence dillerinde şarkılar bulunan 'Get Happy', China Forbes dışında grup ile ilk albüm kaydını yapan Storm Large’ın da şarkılarını içeriyor. “DREAM A LITTLE DREAM” Hakkında 1965 senesinin The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp ( yaşları 19- 25 arasında değişiyor) 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar. Thomas Lauderdale’in sihirli yörüngesine çekilen kardeşler artık Portland, Oregon’da birlikte yaşıyorlar ve son iki yıldır sık sık Pink Marti’nin konserlerinde de konuk sanatçı oluyorlar. Bu harika yeni işbirliği Pink Martini’nin küçük orkestrası ile şarkı söyleyen kristal güzellikte ahenkli dört kardeşin vokallerini ve Lauderdale’in parlak düzenlemelerini müthiş bir yolculukla buluşturuyor. Pink Martini The Sound of Music- Neşeli Günler için gerçek kahramanlar olarak Captain ve Maria von Trapp’ın gerçek torunları olan sansasyonel dört kardeşle ilk büyük uluslararası çıkışı gerçekleştiriyor. Albümde Japonya, İsveç ve Ruanda’dan, Fransa ve Almanya’ya kadar tüm dünyadan 15 şarkı sunuluyor. Dünyaca ünlü İrlandalı süper grup The Chieftains, August von Trapp’ın yazdığı yeni şarkı “Thunder” için eşlik ediyor. Efsanevi Wayne Newton “Lonely Goatherd” şarkısının başına geçerken hareketli bir versiyonuyla Columbus Hayvanat Bahçesi yöneticisi ve gece talk şovlarının düzenli misafiri Jack Hanna’dan da yardım alıyor. Gerçek ve fanteziyi buluşturan bir eşikte ( Orijinal The Sound of Music- Neşeli Günler’de Liesl karakterini oynayan) Charmian Carr dokunaklı bir versiyonuyla “Edelweiss” şarkısını söylüyor. Milliyet
Reklam
Reklam
Nil Karaibrahimgil Anne Oldu
Şarkıcı Nil Karaibrahimgil anne oldu. Ünlü şarkıcı oğluna 'Aziz Arif Erener' ismini verdi. Bir erkek bebek dünyaya getiren şarkıcı, mutluluğunu Twitter hesabından şu notla takipçileriyle paylaştı: 'Oğlumuz Aziz Arif Erener'e nihayet kavuştuk. Göğüslerim süt ve sevgiyle dolu. Şükürler olsun ;)' CNN Türk
Yerli Sinemada Nefes Kesen 9 Kadın Oyuncu Performansı
Anlat İstanbul’u izleyen hemen herkesin film sonrası aklında kalan en keskin performans Yelda Reynaud’a aittir şüphesiz, zira çoğu filmde karikatürize edilmeye mahkum bırakılan trans birey ancak bu kadar gerçek ve abartıdan uzak kotarılır. Karakterin karizmatik duruşu ve hikâyesinin hezimeti bir yana, oyuncunun bu dev kadrolu yapım içinden sıyrılıp birçok festivalde ödüle uzanması da pek rastlantı değil.
Hangi Efsane Müzisyen Senin Ruh Eşin?
etiket
Melodi nehriyle söz denizinin buluştuğu o verimli deltada kendini ve yaşanmışlıklarını bulmayan yoktur! Peki, seni senden daha iyi tanıyıp, hayatının şarkılarını ve bestelerini yapan bu efsane müzisyenlerden hangisi ruh eşin? Testi çöz, bunun cevabını öğren!
Reklam
Lady Gaga Konser Biletleri Satışta
Günümüzün dünya turnesine çıkmış en ünlü sanatçılarından Lady Gaga, “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesi kapsamında ilk kez Türkiye’ye geliyor. Daha önceki turnelerinde 4 milyonun üzerinde bilet satışı gerçekleştiren Lady Gaga’nın 16 Eylül’de İTÜ Stadyumu’nda gerçekleşecek olan Türkiye konseri, Pozitif Live organizasyonu ve Live Nation Global Touring işbirliği ile gerçekleşiyor. Şu anda listelerde 1 numaralı en çok satan albüm olan ARTPOP’un tanıtımı kapsamında gerçekleşecek konserin biletleri satışa sunuldu. İstanbul konseri biletleri 05 Mayıs sabahı saat 10:00’da Biletix gişeleri, biletix.com ve Biletix çağrı merkezi üzerinden elde edilebilir. “Lady Gaga’s artRAVE: the ARTPOP Ball” turnesi kapsamında gerçekleşecek konser, 4 platin plak sahibi sanatçının Billboard 200 listesine 1 numaradan giriş yapan son albümü ARTPOP’un dünya turnesi kapsamında düzenleniyor. Haber Türk
Rihanna'nın Çıplak Pozları Yasaklandı!
Daily Star'ın bugünkü birinci sayfa 'Rihanna'nın  çıplak seks resimleri yasaklandı' manşetli haberde, 'Sizin görmenizi istemedikleri şok fotoğraflar' diye söz edildi. Bugüne kadar verdiği en seksi pozların olay olduğunu vurgulayan Daily Star, 'Rihanna yaramaz ama güzel' diye seksi şarkıcının pozlarını övdü. Aşırı seksi bulunduğu için Instagram tarafından resimleri yasaklanan Rihanna'nın üstü açık pozlarını Instagram hesabına göndermeye kalkınca hesabı kapatıldığını öğrendi. Bu pozlarıyla sosyal medyayı ayağa kaldıran Rihanna'ya çocuklara uygun pozlar vermesi önerildiği belirtildi. Hesabı kapatılır kapatılmaz ünlü şarkıcının taraftarları hesabın tekrar açılması için kampanya başlattı. İşte o pozlar!
Call of Duty Advanced Warfare Duyuruldu
Call of Duty oyun serisinin en yeni üyesi Advanced Warfare özel bir video ile duyuruldu. Videoda ünlü oyuncu Kevin Spacey'in gerçeğe çok yakın modellenmiş hali yer alıyor. FPS türünün en iyi örneklerinden biri olan uzun yıllardır oyun tutkunlarının takip ettiği Call of Duty serisinin yeni oyunu duyuruldu. Advanced Warfare isimli yeni oyun teknolojinin ilerlediği gelecek bir tarihte geçiyor. Oyunun tarıtım videosunda yeni silahlar, yeni araçlar ve birçok teknolojik yenilik yer alıyor. Oyunun yeni sürümü Sledgehammer firması tarafından geliştirildi. Videodan anlaşıldığı üzere oyunun konusu hükümete kafa tutan bir askeri birliğin maceraları olacak. Bu maceralar sırasında yeni ve ilginç araçlar ile yeni nesil silahlar da kullanılacak. Videonun sürprizi ise ünlü oyuncu Kevin Spacey oldu. Son dönemde ABD'de gösterilen House of Cards dizisi ile gündemde olan oyuncunun birebir modellenmiş hali oyunun oynanış videosunda yer alıyor. Titanfall benzeri sıçramalar Videoda dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise son ayların popüler oyunu Titanfall benzeri sıçrama özelliğinin yer alması. Askerler özel cihazlarla beraber uzun mesafelerde sıçrayarak ilerleyebiliyorlar. Videoda aynı zamanda havada uçarak ilerleyen motosiklet benzeri araçlar da yer alıyor. 4 Kasım'da satışa sunulacak oyunla ilgili çok fazla bilgi bulunmuyor. Videonun başında yer alan 'görüntüler Xbox One'dan alınmıştır' ibaresi akıllara Microsoft ile dağıtıcı firma Activision arasında özel bir işbirliği olabileceği sorusunu getiriyor. Efsane bir seri Call of Duty ilk kez 2003 yılında ilk olarak İkinci Dünya Savaı temalı bir oyun olarak Windows platformu için piyasaya sürülmüştü. Büyük ilgi gören oyun daha sonra genişleme paketi ve yeni oyunlarla devam etti. Oyunun Call of Duty 4: Modern Warfare sürümü ile İkinci Dünya Savaşı'ndan uzaklaşıp modern zaman savaşlarına geçiş yapması ile beraber olumlu eleştiriler de almıştı. En son geçen yıl Ghots sürümü ile günümüzde geçen oyun Kasım ayında piyasaya sürülecek oyun ile gelecekte geçen bir savaşı konu alacak. Al Jazeera
Reklam
Tatlıses'in Yeğeni Hayatını Kaybetti
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses'in 14 yaşındaki yeğeni Yusuf Tatlı, serinlemek için girdiği sulama kanalında boğularak hayatını kaybetti. Olay öğle saatlerinde DSİ'ye ait ana sulama kanalında meydana geldi. İddiaya göre, Yusuf Tatlı ve ismi öğrenilemeyen bir çocuk, sulama kanalına girdi. Suyun fazla akıntılı olması nedeniyle iki çocuk suya kapılırken, ismi öğrenilemeyen çocuklardan biri çırpınarak sulama kanalından çıkmayı başardı. Sanatçı İbrahim Tatlıses'in yeğeni Yusuf Tatlı (14) ise sulama kanalında akıntıya kapılarak kayboldu. Çevredeki vatandaşların polis ve sağlık ekiplerine haber vermesi üzerine olay yerine gelen ekipler, kanal çevresinde yapılan arama sonucunda durumu su altı arama kurtarma ekiplerine haber verdi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler yaklaşık 20 dakika çalışma sonucu Yusuf Tatlı'nın cansız bedenine ulaştı. sabah.com.tr
İşte Türkiye'nin Vergi Rekortmenleri
2013 yılı için 37 milyon 492 bin 324,78 lira vergi tahakkuk ettirilen Mustafa Rahmi Koç, Türkiye'nin vergi rekortmeni oldu. Listenin 2. sırasında 31 milyon 766 bin 152,76 lira vergi tahakkuk ettirilen Semahat Sevim Arsel yer aldı. Gelir Vergisi rekortmenleri sıralamasında Koç ve Arsel'i Suna Kıraç, Mustafa Vehbi Koç, Yıldırım Ali Koç, Mehmet Ömer Koç izledi. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, 2013 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilen Gelir Vergisi beyanları sonucunda Türkiye genelinde en çok vergi beyan eden ilk 100 mükellefi açıkladı. Buna göre, Türkiye'nin vergi rekortmenleri listesinin ilk sıralarında Koç ailesi mensupları yer aldı. Rahmi Koç'a kendi adına menkul sermaye iradı faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 37 milyon 492 bin 324,78 lira, Arsel'e menkul kıymet yatırım ortaklığından elde ettiği gelir için 31 milyon 766 bin 152,76 lira, Suna Kıraç'a ise menkul kıymet aracılık faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 26 milyon 949 bin 760,90 lira Gelir Vergisi tahakkuk ettirildi. Listenin 4. sırasında menkul kıymetler aracılık faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 22 milyon 673 bin 36,81 lira vergi tahakkuk ettirilen Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Vehbi Koç, 5. sırasında ise 19 milyon 317 bin 769,16 lira ile Yıldırım Ali Koç, 19 milyon 36 bin 370,69 lira vergi tahakkuku ile Mehmet Ömer Koç 6. sırada yer aldı. ENKA Şirketler Grubu Fahri Başkanı Şarık Tara, 14 milyon 878 bin 940,13 lira ile listeye 7. sıradan girdi. Listenin 8. ve 10. sırasında yer alan kişiler isimlerinin açıklanmasını istemezken, 9. sırada kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 11 milyon 718 bin 726,69 lira Gelir Vergisi tahakkuk ettirilen Aydın Doğan Vakfı Kurucu ve Onursal Başkanı Aydın Doğan bulundu. Acun Ilıcalı, Cem Yılmaz ve Kıvanç Tatlıtuğ listede Gelir Vergisi rekortmenleri arasında televizyoncu Acun Ilıcalı, komedyen Cem Yılmaz ve manken Kıvanç Tatlıtuğ da yer aldı. Bağımsız müzisyen, ses sanatçısı, konuşmacı, sunucu gibi faaliyetlerden oluşan geliri için 6 milyon 204 bin 783,57 lira gelir vergisi tahakkuk ettirilen Acun Ilıcalı geçen yıla göre 16 basamak yükselerek listeye 15. sıradan girdi. Ünlü komedyen Cem Yılmaz da listede 73. sırada yer alırken, Yılmaz'a 3 milyon 40 bin 728,74 lira Gelir Vergisi tahakkuk ettirildi. Kıvanç Tatlıtuğ ise aynı bağımsız manken ve modellerin faaliyetlerden oluşan geliri için kendisine tahakkuk ettirilen 2 milyon 642 bin 539,77 lira vergi ile listede 90. sırada bulundu. Kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi faaliyetlerinden elde ettiği gelir için Ali Ağaoğlu, 4 milyon 109 bin 141,68 lira vergi ile listede 41. sırada yer aldı. Kira gelirinde rekortmen ismini açıklamadı 2013 vergilendirme dönemi Gayrimenkul Sermaye İradı (GMSİ) gelirleri için ödenecek Gelir Vergisinde ise listenin ilk 3 sırasında yer alan kişiler, isimlerinin açıklanmasını istemedi. Listenin 4. sırasında kendisine 2 milyon 74 bin 009,46 lira vergi tahakkuk ettirilen Rüksan Ürgüplü yer aldı. Söz konusu listede 5,6,7, 8 ve 9. sıradaki kişiler de isimlerinin açıklanmasını istemezken, 10. sırada Funda Acar bulundu. Bakan Şimşek'ten vergi rekortmenlerine teşekkür Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yaptığı açıklamada, vergi rekortmenlerini canı gönülden kutladığını belirterek, hepsine şükranlarını sunduğunu kaydetti. Bakan Şimşek, anayasaya göre herkesin mali gücüne göre vergi ödemekle mükellef olduğunun altını çizerek, 'Vergi yükümlülüğü aynı zamanda toplum içinde yaşamanın da gereğidir. Toplanan vergiler, doğru kullanıldığı takdirde birçok yatırıma vesile olarak ekonomik büyümemize katkı sağlamaktadır' değerlendirmesinde bulundu. Şimşek, vergi rekortmenlerine de teşekkürlerini sunarak, 'Ödediği vergilerle ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunan 2013 yılı Gelir Vergisi Türkiye Geneli İlk 100 sıralamasına girmiş mükelleflerimiz başta olmak üzere tüm mükelleflerimize bir kez daha teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim' ifadelerini kullandı. Muhabir: Arife Yıldız Ünal, İbrahim Yılmaz | AA
Reklam
Mali Genç Sevgilisinden Instagram'da Özür Diledi
Mehmet Ali Erbil, Kıbrıs'ta kendisini terk eden genç sevgilisinden böyle özür diledi 57 yaşındaki çapkın şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir aşk yaşadığı 1990 doğumlu Miss Turkey finalisti sevgilisi Seda Tosun'la geçen hafta Kıbrıs'a tatile gitti. Tosun'un sevgilisiyle başbaşa tatil yapma hayali kabusa döndü. Erbil'in bütün gün casino'dan çıkmamasına kızan güzel model sevgilisini terk etti. 'SENİ SEVİYORUM' Mehmet Ali Erbil, İstanbul'a dönen sevgilisi Seda Tosun'un kendisini affetmesi için her yolu denedi ancak bir sonuç alamadı. Telefonlarına da cevap alamayan Erbil çareyi Instagram'da buldu. Tosun'la çektirdiği selfie'yi Instagram'a koyan ünlü şovmen altına da 'Canım seni çok seviyorum beni affet' diye yazdı. posta.com.tr
Adriana Lima O İddiaları Doğruladı!
Dünyaca ünlü model Adriana Lima ve eşi eski NBA oyuncusu Marko Jaric boşanacakları yönündeki iddiaları doğruladılar. 5 yıllık evliliklerini bitirme kararı aldıklarını belirten çift, kızları Valentina (4) ve Sienna (2) için ebeveynler olarak sorumluluklarını devam etticeklerinin altını çizdiler. Adriana Lima ve Jaric, bu süreçte tüm aile üyeleri açısından özel hayatlarına saygı duyulmasını da rica ettiler. gazetevatan.com
'Hepimizin Ortak Bir Meselesi Var…'
“Japonya’dan Türkçe uyarı“, “Japon yönetmen Türkiye’yi nükleer konusunda uyarıyor” başlıklı video sosyal medyada paylaşıldıktan kısa süre sonra hemen hemen bütün mecralardan izlendi. İlgili videoda Japon yönetmen Kouki Tange nükleer tehlike konusunda uyarmak istediği Türkiye halkına kendi mesajını Türkçe olarak iletmekte idi. Kouki Tange’nin hazırladığı videonun ülkemizde yayılmasını sağlayan Nükleersiz.org‘dan Pınar Demircan, Yeşil Gazete için Kouki Tange ile Facebook üzerinden görüşerek röportaj yaptı. Japonca olarak gerçekleşen röportajın Pınar Demircan tarafından dilimize kazandırılmış halini yine Demircan’ın kaleme aldığı sunuş yazısı ile birlikte paylaşıyoruz 15 Nisan günü facebook mesaj kutumda bir video buldum,Tange-san bu videoyu izleyip ekte gönderdiği mektubu sosyal medyada paylaşmamı istiyordu . Videoyu seyrettiğim gibi eş zamanlı olarak hem facebooktan hem de anti nükleer gruplardan arkadaşlarımla hemen paylaştım . İlaveten Japoncadan çevirmemi istedikleri bir mektup vardı fakat mektubu çevirmeden önce videoyu hemen paylaştığım için mektubun sosyal medya hızını yakalaması tabi ki zaman alacaktı. Siz dilerseniz videonun mektubunu buradan okuyabilirsiniz. Kouki Tange ile Şubat ayında facebook üzerinden benim anti nükleer konularındaki ilgimi, Fukushima ve Japonyadaki aktivistlerle tanışmak istediğimi bilen başka bir Japon arkadaşım kanalıyla tanıştık.Tange-san ile doğal olarak hemen nükleer felaketin boyutları ve etkileri üzerine sohbet etmiştik. Tange-san 1968 doğumlu, 5 ve 9 yaşlarında iki çocuk sahibi. Fukushima kazası yaşandıktan 1,5 yıl sonra Tokyo’dan taşınarak eşi ve 2 çocuğuyla birlikte Tokyo’ya bir daha dönmemek üzere Japonya’nın güneyinde Kyuushu’ya taşınmışlar, taşınma kararını 1 yıl sonra radyasyonun etkileri iyice medyada duyulmaya başlayınca almışlarsa da hayat koşullarını düzenleyip taşınabilmeleri ancak 1,5 yılın sonunda mümkün olabilmiş. Tange-san’ı sizlerle buluşturmak için kendisine önceden sorularımı içeren bir dosya gönderdim . Japonya ile aramızdaki zaman farkı 6 saat olduğu için denk gelmemiz biraz zor olduysa da sorularımın yanıtlarını aldıktan sonra da bir süre yazışarak yanıtlarımı toparlayabildim . Cumartesi Türkiye saatiyle 14:00’da sorularımı gönderip, 17:00’da cevapları aldığımı söyleyebilirim, sorularımı cevaplamakta büyük bir özen gösterdi, cevapları almak için bir kaçkez kendisine mesaj göndererek seslenmek durumunda kaldım … Pınar : Videonuzu hazırlama ve Türkiye’ye gönderme sürecinizi anlatır mısınız? Tange: Bu videoyu 2013 yılının Ağustos ayında hazırladım,o günden beri de bu videoyu Türkiye insanına nasıl ulaştırsam diye düşünüyordum.Açıkçası olumsuz bir tepki almaktan korkuyordum . Birkaç arkadaşıma danıştıktan sonra yarı Türk yarı Japon bir arkadaşım beni sizinle tanıştırdı. Ben de videoyu size göndermeyi uygun gördüm . P: Peki Tange-sanı tanıyabilir miyiz biraz? T: Elbette kısaca anlatayım Film direktörü/sanat yönetmeni /insan Dünyaca ünlü Butoh dansçısı , Kazuo Ohno ekolünden yetiştim . Yüzlerce müzik videosu çalışmam var ve Tange Kouki Music Video Koleksiyonunun sahibiyim. CD dizaynları yaptım, kitap format tasarımlarım var , pek çok sanat etkinliğini yönettim ve engelli insanlara istihdam yaratma çalışmalarına destek verdim. Hem bir film şirketi olan Yellow Brain hem de tasarım şirketi olan Mabatakinin temsilciliğini yaptım . Fakat Japonya’daki nükleer enerji teknolojisini protesto etmek için bu şirketlerdeki faaliyetlerime 2012 yılında son verdim, o zamandan beri arkadaşlarımla birlikte kurduğumuz NoddIN adında bir sanat etkinliğine başladık hala da devam ediyoruz. Aktivitelerimiz sanat etkinlikleri çerçevesinde anti nükleer mesajlar içeriyor . Aktivitelerimizi bu linkten takip edebilirsiniz … (Not: web siteleri Japoncadır) (Tange-san’a bir gün, çalışmalarını Türkiye’de sergileyip sergilemek istemeyeceğini de sordum,kendisi böyle bir sergi fikrine sıcak baktığını belirtti…) P: Hazırlamış olduğunuz videonun çok büyük bir kitleye hitap ederek izlenmesini nasıl karşılıyorsunuz? T:Çok seviniyorum elbette ama, nükleer enerjiyi savunanlardan tepki almaktan da çekiniyorum. Açıkçası mesajımın herhangi bir siyasetçinin işine yaramasındansa halktan insanların ilgisini çekebilmesini çok istiyorum. P: Bu videoyu hazırlamaktaki amacınız neydi? T:Videoyu hazırladığım dönemde Japonya’da insan hayatına değer verilmediğini görmem çok etkili oldu. Hala kimse Fukushima kazasının gerçek sebebini bilmiyor. Fukushima’da ne sebep ne sonuç belliyken para için Türkiye’ye nükleer santral teknolojisi sattığımıza inanamıyorum. Tarih boyunca insanların kendisini bir başkasının yerine koyma ve buna göre bir değerlendirme yapma yetisinin çok eksik kaldığını düşünmüşümdür. Özellikle “şimdi” bu düşünce şeklini değiştirip barış için yardımlaşma zamanıdır, birbirimize destek olma zamanıdır. P: Fukushima’ya ne kadar uzaklıkta yaşıyordunuz? T:Tokyo’da yaşıyordum. 1,5 yıl önce ayrılarak eşim ve iki çocuğumla birlikte Japonya’nın güneyine Kyuushu bölgesine yerleştim. P: Fukushima Nükleer faciasından sonra hayatınız Tokyo’dan da taşınana kadar nasıl değişti? T: Açıkçası Deprem ve tsunaminin ardından nükleer felaket olduğu haberleri 6 ay sonra duyulmaya başlandı. Herşeyden önce hayatımızın kalitesi değişti .Radyasyon göze görünmez, kokusu yoktur. Radyoaktif kirlilik haberleri duyulmaya başlandıktan sonra hepimiz paranoyaklaştık, Çoğu insan radyasyon ölçüm cihazı edinmeye başladı. Çocuklarımızı dışarı çıkarmaz olduk, nehirden korktuk ,denizden korktuk, yemek yemekten, neredeyse nefes almaktan korkar olduk. P: Fukushima kazasından sonra nükleer santral sahası civarında yaşayanların 3 yıl sonra evlerine geri dönmeleri için devlet tarafından çağrı yapıldığını duyuyoruz ,bu konuda ne düşünüyorsunuz? T:Kesinlikle geri dönmemeliler. Fukushima kazasından sonra nükleer santral sahasının 20 km yakınına kadar gidip bakmışlığım var zaten daha yakınına gidilmesi yasaktı o zaman, şimdi ise izin alınması halinde girilebiliniyor. P: Türkiye’ye gönderdiğiniz videonun bir benzerini daha önce başka ülke vatandaşlarına göndermiş miydiniz? Türkiye bir ilk mi? T:Evet böyle bir çalışma yapıp ilk kez Türkiye’ye gönderdim. Fakat bildiğiniz gibi Japonya başka ülkelere de nükleer teknolojisini satmaya çalışıyor, onlar için de benzer bir çalışma yapmak ihtiyacını hissediyorum. P: Peki Türkiye için bu videoyu hazırlamaktaki amacınızdan biraz bahsedebilir misiniz, neyi hedeflediniz? T:Ben iki ülkenin vatandaşları arasında bir diyalog kurmak istedim, “bakın biz bunu yaşadık” diye size anlatmak istedim. Çünkü ben 10 yıl önce 2004’te Türkiye’ye seyahat ettiğimde sizlerden çok nezaket ve yakınlık gördüm. Bana karşı niçin bu kadar arkadaşça yaklaşıldığını vatandaşlarınıza sorunca, hiç unutmam bana 1890 yılında Japonya açıklarında batan Ertuğrul Gemisindeki askerlere yardım eden Japonlardan bahsetmişlerdi. Türkiye ile Japonya arasındaki dostluğu inşa eden bu olayın siyasi malzeme haline getirilmesine izin vermememiz gerekir. P: Yaptığınız videonun başında “Türkçe öğrendim” diyorsunuz, gerçekten Türkçe öğrendiniz mi? Türkçe biliyor musunuz? Yoksa bu video için ezberledim mi demek istediniz ? T: Türkçe bilmiyorum, hiç öğrenmedim. Video 2013 yılı Ağustos ayında hazırlandı, benim burada Türk arkadaşım yok . Burada bir arkadaşımın kanalıyla tanımadığım birine Türkçe’ye çevirttiğim metni size Türkçe hitap etmek için çalışıp ezberledim. Açıkçası çok zorlandım. Türkiye’deki seyahatim boyunca Türkçe kelimeler öğrenip sizinle sizin dilinizde iletişim kurmaya çalışmıştım. Bence insanlara kendi dillerinde hitap etmek önemlidir, yine bu sebeple size, sizin dilinizde bir video hazırlayarak mesajımın samimi olduğunu göstermek istedim. P: Videonuzun en son kısmında “lütfen kimseye güvenmeyin” diyorsunuz, vurgulamak istediğiniz tam olarak nedir? T: Japonya çok garip bir dönem yaşıyor, televizyon, medya, insanlar herkes yalan söylüyor. Hiçbirşeye inanamıyoruz. Ben bu videoyu hazırlarken Türkiye’de nükleer santralin kurulmasını savunan insanların tepkisinden biraz korkmuştum. Fakat açıkçası bu kadar güvenilmez bir dönem yaşayan Japonya gibi, çeşitli başka sebeplerle güven duymanın kolay olmadığı dünyada da adı sanı bilinmeyen yüzü görünmeyen birinin konuşmasına güven duyulmaz diye düşünmüştüm; muhtemelen onu dinlemezdiniz. Bu sebeple cesaretimi toplayarak adımı, kimliğimi, yüzümü açarak bu videoyu hazırladım. P: Son olarak Türkiye vatandaşlarına söylemek istediğiniz? T: Bir insanın diğeri için endişe duyması ülke sınırlarını tanımamalıdır. Önemli olan siyasetçiler üzerinden değil, insan insana birbirimizi anlayabilmemizdir. Nükleer santrallerin kurulmasına izin vermeyin, nükleer santrallerin kurulmasını önlemek için elinizden geleni yapın. Mücadeleniz akılcı yollardan olmalıdır… Lütfen çok dikkatli olun! Hepimizin ortak bir meselesi var…Barış için uğraşmak! Siz de özgürlük,barış ve yaşam haklarınız için bıkmadan usanmadan mücadele etmelisiniz! Unutmayın, geleceğiniz için… Röportaj ve Japonca’dan çeviri: Pınar Demircan ( Yeşil Gazete )
Reklam