Sen Nasıl Bir Tüketicisin?
Alışveriş yaparken ne kadar bilinçliyiz? Gecenin bir yarısı sepete eklenen ürünler, kasada son anda alınan ufak tefek şeyler aslında ruh halimizi ele veriyor. Kredi kartı ekstrenle yüzleştiğinde ne hissettiğin parayla kurduğun ilişkinin en net özeti. Bakalım sen paranı harcarken ipleri ne kadar elinde tutuyorsun?
1. Gece saat iki. Uyku tutmadı ve bir alışveriş uygulamasında gezinmeye başladın. O sepet şu an ne durumda?
2. Sırf rengini veya paketini çok beğendiğin için hiç ihtiyacın olmayan bir şeyi aldığın oldu mu?
3. Mağazaya girince çalışanlardan biri etrafında dolaşıyor ve sana kampanyalardan bahsediyor diyelim. Kulak verir misin?
4. Markalardan gelen bitmek bilmeyen indirim mesajları sana ne hissettiriyor?
5. Günün hangi saatinde alışveriş yaptığını öğrenebilir miyiz?
6. Çok zorda kalırsan az bir miktar para için kredi çeker misin?
7. İş yerine evden yemek götürmek mi yoksa dışarıda yemek mi sana daha uygun geliyor?
8. Son sorudayız! Kargo paketi geldi. Kutuyu açtın ve ürünü eline aldın. O an ne hissediyorsun?
Alışverişi bir terapi gibi görüyorsun.
Canın sıkıldığında üzüldüğünde veya çok mutlu olduğunda kendini bir şeyler alırken buluyorsun. Senin için alışveriş o anki duygu durumunu yönetmenin bir yolu. Sepete ekle butonuna basarken hissettiğin o rahatlama hissini seviyorsun. Fakat kargo paketi açıldıktan kısa bir süre sonra o heves genelde uçup gidiyor. Belki de o an asıl ihtiyacın olan şey yeni bir eşya değil sadece biraz nefes almaktır.
Senin için her liranın bir hesabı var.
Seni alışverişte kandırmak neredeyse imkansız. Bir şey almadan önce günlerce araştırıyor ve en uygun fiyatı bulana kadar pes etmiyorsun. Paran senin için çok değerli ve onu boşa harcamaktan hiç hoşlanmıyorsun. Çevrendekiler bir şey alacağı zaman mutlaka sana danışıyor. Sadece bazen bu hesap kitap işine o kadar dalıyorsun ki aldığın şeyin tadını çıkarmayı unutabiliyorsun. Arada bir hesap makinesini kenara bırakıp sırf içinden geldiği için bir şeyler almak sana iyi gelebilir.
Tüketim çılgınlığı senin kapından içeri giremez.
Markaların oyunları bitmek bilmeyen indirim günleri veya yeni sezon ürünleri senin umurunda bile değil. Hayatını eşyalar üzerine kurmayı reddediyorsun. Sadece gerçekten ihtiyacın olan şeyleri alıyor ve onları ömürleri bitene kadar kullanıyorsun. Çevrendeki insanların durmadan bir şeyler alma telaşı sana çok yabancı geliyor. Eşyalara gereğinden fazla anlam yüklememen hayattaki asıl meselelere odaklanmanı sağlıyor. Bu sakinliğini korumaya devam et.
Sen eşyaların anlattığı hikayeyi seviyorsun.
Bir şey satın alırken sadece onun işlevine bakmıyorsun. O eşyanın senin tarzını nasıl yansıtacağı ve dışarıdan nasıl görüneceği senin için çok önemli. Popüler olanı göze hitap edeni ve statü hissi vereni hızlıca fark ediyorsun. Eşyaların senin kimliğinin bir parçası olduğunu düşünüyorsun. Ancak bazen dışarıdan nasıl göründüğüne o kadar odaklanıyorsun ki gerçekten neye ihtiyacın olduğunu gözden kaçırabiliyorsun. Eşyaların seni tanımlamasına izin vermek yerine senin eşyalara anlam katman çok daha kalıcı olacaktır.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın