Psikolojiye Göre Çiftlerin Mutluluğu İçin Gereken Şey Açıklandı
İlişkilerde mutluluğun sırrının ortak ilgi alanları ya da benzer karakterler olduğu sıkça düşünülür. Ancak yeni bir bilimsel araştırma, çiftleri gerçekten mutlu eden unsurun sandığımızdan farklı olduğunu ortaya koydu. Uzmanlara göre önemli olan, birbirine gerçekten benzemek değil; partnerini kendine yakın ve benzer hissetmek...
Romantik ilişkilerde "zıt kutuplar birbirini çeker" mi, yoksa benzer insanlar mı daha mutlu olur?
Yıllardır tartışılan bu soruya bilim insanları yeniden yanıt aradı. Araştırmanın sonuçlarına göre, ilişkilerde mutluluğu belirleyen en önemli unsur aslında partnerlerin gerçekten ne kadar benzer olduğu değil, birbirlerini ne kadar benzer gördükleri.
İlişkilerde Benzerlik Mutluluğu Artırıyor mu?
Romantik ilişkiler, bireylerin yaşam kalitesini ve psikolojik iyi oluşunu doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biri olarak görülüyor. Bu nedenle bilim insanları uzun yıllardır 'Benzer insanlar daha mutlu ilişkiler mi yaşar?' sorusunun yanıtını araştırıyor.
Michigan Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından yürütülen ve Journal of Social and Personal Relationshipsdergisinde yayımlanan kapsamlı inceleme, onlarca yıllık bilimsel çalışmayı bir araya getirerek 'benzerlik hipotezi'ni mercek altına aldı. Bu hipoteze göre ortak değerlere, düşüncelere ve yaşam tarzına sahip çiftlerin daha mutlu ve uzun ömürlü ilişkiler kurduğu öne sürülüyor.
Araştırmacılara göre benzerlik, ilişkilerde birkaç önemli avantaj sağlayabiliyor:
Kişinin dünya görüşünü doğruluyor.
Karşılıklı beğeni ve kabul hissini artırıyor.
Partner tarafından anlaşıldığını hissetmeyi kolaylaştırıyor.
Bu nedenle insanlar, özellikle ilişkinin ilk dönemlerinde kendilerine benzeyen kişilere daha fazla ilgi duyabiliyor.
Peki Ya 'Zıt Kutuplar Birbirini Çeker' Sözü?
Psikolojide uzun yıllardır tartışılan bir diğer görüş ise 'tamamlayıcılık hipotezi.' Bu teoriye göre farklı karakter özelliklerine sahip bireyler birbirlerinin eksik yönlerini tamamlayarak daha dengeli ilişkiler kurabiliyor. Örneğin baskın bir karakter ile daha uyumlu bir partnerin birlikte sağlıklı bir denge yakalayabileceği düşünülüyor.
Ancak yeni inceleme, bu görüşü destekleyen güçlü kanıtlar bulamadı. Araştırmaya göre farklılıkların tek başına ilişkiyi güçlendirdiğini söylemek mümkün görünmüyor.
Araştırmacılar sistematik inceleme yöntemiyle toplam 339 bilimsel çalışmayı değerlendirdi.
İncelemeden öne çıkan bazı veriler şöyle:
Çalışmaların büyük bölümü ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerde yapıldı.
Araştırmalardaki ortalama katılımcı sayısı 520 kişiydi.
Çalışmaların yüzde 74'ü kadın ve erkek çiftleri kapsıyordu.
Yüzde 46'sı yalnızca evli çiftler üzerinde gerçekleştirildi.
Asıl Belirleyici Gerçek Benzerlik Değil, Algılanan Benzerlik
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu ise 'algılanan benzerlik' kavramı oldu.
Bilim insanlarına göre partnerlerin gerçekten aynı özelliklere sahip olmasından çok, birbirlerini benzer insanlar olarak görmeleri ilişki mutluluğunu daha güçlü şekilde etkiliyor.
Örneğin çiftler;
aynı değerlere sahip olduklarını düşünüyorsa,
benzer yaşam tarzını paylaştıklarına inanıyorsa,
romantik beklentilerinin örtüştüğünü hissediyorsa,
ilişkilerinden daha fazla memnuniyet duyabiliyor.
Buna karşılık gerçek benzerlik daha çok yaş, eğitim seviyesi veya sosyoekonomik geçmiş gibi demografik özelliklerde etkisini gösteriyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın