article/comments
article/share
google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Normalde deprem yorumlarıyla tanıdığımız Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, son dönemde spor salonundaki görüntüleri ve dobra açıklamalarıyla da sık sık gündeme geliyor. Geçtiğimiz günlerde kadınlarla buluşmalarında neden yemek yemediği hakkında yaptığı açıklama dikkat çekmişti. Beslenmesine ve formuna verdiği önemle bilinen profesör, bu kez kendi beslenme düzeninin ayrıntılarını paylaştı.

Berna Laçin'in YouTube programı 5 Kart'ın konuğu olan Üşümezsoy, bir kilo kıymayı bir kilo dana kemiğiyle kaynattığını, üzerine bir kilo pırasa ekleyerek pişirdiğini ve bu yemeği üç gün boyunca yediğini anlattı. 'Yemek diye bir olgu yok' diyen profesör, yüksek protein ve yüksek yağla beslendiğini söyledi ve insanlara yıllarca yüksek karbonhidrat yedirildiğini belirterek tepkisini dile getirdi. 

Kaynak

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

"Yemek diye bir olgu yok"

"Yemek diye bir olgu yok"

Üşümezsoy'un anlattığı düzen, karbonhidratı en aza indirip enerjinin büyük bölümünü et ve hayvansal yağdan alan, beslenme literatüründe düşük karbonhidratlı ve karnivor yaklaşımlara yakın duran bir model. Bu tarz beslenmelerde amaç, vücudun enerji kaynağı olarak glikoz yerine yağı kullanmasını sağlamak. Kısa vadede kilo kaybı görülebilse de uzun vadeli etkilerine dair elimizdeki veriler sınırlı.

Profesörün bu düzene ne kadar bağlı olduğunu daha önce kadınlarla buluşmalarında neden yemek yemediğini anlattığı sözlerinden de biliyoruz. Restoran yemeklerini beğenmediğini ve zararlı bulduğunu söyleyen Üşümezsoy, 'Ben aldığım proteine, yağ miktarına ve yağın kalitesine bakıyorum' demişti. Yemek yedikten sonra fiziksel performansın düştüğünü düşündüğünü de açıkça dile getirmişti. Gerçekten de ağır bir öğünden sonra sindirim sistemi yoğun çalıştığı için bir süre halsizlik hissedilebiliyor. Ancak bu etki kişiden kişiye ve öğünün içeriğine göre değişiyor.

Anlatılan öğünün içeriğine bakınca dana kemiğinin uzun süre kaynatılmasıyla jelatin ve glisin gibi amino asitlerin suya geçtiğini söyleyebiliriz. Pırasa ise büyük bölümü sudan oluşan, lif ve K vitamini bakımından zengin bir sebze. Yani bu öğünde protein ve yağın yanında sınırlı da olsa lif de bulunuyor.

Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü, doymuş yağın günlük enerjinin yüzde 10'unun altında tutulmasını öneriyor. Sağlıklı bir yetişkin için önerilen günlük protein miktarı ise vücut ağırlığının kilogramı başına yaklaşık 0,8 gram. Çok yüksek proteinli ve doymuş yağı bol bir düzen, kolesterol, böbrek ve sindirim sağlığı açısından kişiden kişiye farklı sonuçlar doğurabiliyor. Böbrek ya da kalp-damar hastalığı bulunanlar için bu tarz bir beslenme risk oluşturabileceğinden, beslenme düzenini değiştirmeden önce bir diyetisyene ya da hekime danışmak gerekiyor.

Video bilgilendirme amaçlıdır. Doğru tanı ve tetkikler için bir uzmana başvurmanız önemli!

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

Bu videolar da ilginizi çekebilir;

Kocaeli Üniversitesi, Sahne Sanatları Bölümü, Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalı’ndan mezun oldum. Yazma uğraşının her alanında kendimi geliştirmeye çalışırken, değişen dünya ile birlikte yazdıklarımla internet ortamında da yerimi aldım. 2017 yılında Onedio ailesine dahil oldum ve o günden beri çeşitli kategorilerimizde içerik ürettim. Son yıllarda ise sosyal medyada viral olmuş pek çok türde videoyu sizlerle buluşturuyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın