Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir. Onedio ana sayfasından, kategori sayfalarından ve arama motorlarından bu içeriğe ulaşılamaz.

Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir. Onedio ana sayfasından, kategori sayfalarından ve arama motorlarından bu içeriğe ulaşılamaz.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Neşet Usta'sız 3 Yıl

2PAYLAŞIM

Bozkırın Tezenesi, Abdallık Geleneği'nin son büyük temsilcisi, UNESCO İnsan Hazinesi Neşet Ertaş'ın hayatı ve bozlakları.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ne%C5%9Fet_Erta%C5%9F

Neşet Ertaş - Ah Yalan Dünya

1938 yılında Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesine bağlı Tırtıllar köyünde doğdu. 7 kardeşi olan Neşet Ertaş ailenin ikinci çocuğudur. Babası saz ustası Muharrem Ertaş, annesi Döne Ertaş'tır. Annesinin ölümünden sonra babası ve kardeşleriyle birlikte köye yerleşmişlerdir ve çocukluğu bu köyde geçmiştir.

Neşet Ertaş Haydar Haydar

Ertaş, ilkokula gittiği yıllarda önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. Babası Muharrem Ertaş ile birlikte yörenin düğünlerinde sazı ile çalıp sesi ile türküler söylemeye başladı. Ertaş, etkilendiği tek kişinin babası Muharrem Ertaş olduğunu söyler. Kendi ifadesi ile şu şekilde ifade eder; "Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız."

Neşet Ertaş-Cahildim Dünyanın Rengine Kandım

Neşet Ertaş, Kırşehir'den sonra 2 yıl da Kırıkkale'de bulunduktan sonra 1957 yılının sonunda İstanbul'a gelerek Şen Çalar Plak'ta ilk plağını "Neden Garip Garip Ötersin Bülbül" adı ile babası Muharrem Ertaş'a ait bir türküyle çıkardı. Halk tarafından çok beğenilen bu plağı ardından diğer plak, kaset ve halk konserleri takip eder.

Neşet Ertaş - Ayaş yolları

Daha sonra Neşet Ertaş Ankara'ya yerleşir. Burada yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin daveti üzerine Almanya'ya gider. Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya'da kalan sanatçı, 2000 yılında İstanbul'da verdiği konserle sahne hayatına geri dönmüştür.

Gönül Dağı - Neşet Ertaş (Official Audio)

Demirel zamanında kendisine sunulan 'devlet sanatçılığı' ünvanını; "O dönem Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, 'hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor' diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım." diyerek geri çevirmiştir.''

Neset Ertaş - Yolcu

Halk bu tavra destek vermiş ve Neşet Ertaş adeta yaşayan bir efsane olmuştur. Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görülmüş, bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuarlarda ders olarak okutulmuştur. Hayatı ve eserleri Doç. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap halinde yayımlanmıştır.

Neşet Ertaş “Neredesin Sen?”

25 Eylül 2012 tarihinde İzmir'de tedavi gördüğü hastanede ileri evrede prostat kanseri nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Cenazesi Kırşehir Bağbaşı Mezarlığında Toprağa verildi.

Mezarı ise babası Muharrem Ertaş'ın yanındadır. Mezar taşında ise ''Sakin ol ha, insanoğlu. İncitme canı, her can bir kalp , Hakk'a bağlı. İncitme canı, incitme.'' yazılıdır.

neşet ertaş yazımı kışa çevirdin (leylam)

Aşağıda Neşet Ertaş ile ilgili hikayeler vardır:

Radikal’den Ercan Kesen’ İn Bir Neşet Ertaş Anektodu:

 “1970’li yıllar. Ortaokula gidiyorum. Bir cumartesi günüydü galiba. Küçük bir kamyonet tüm gün kasabayı dolaştı durdu.

Bozkırın ortasında biteviye bir anons:

“Dikkat, dikkat! Bu akşam Avanos Yeni Sineması’nda, sürpriz sanatçılar ve Neşet Ertaş... Bu akşam Neşet Ertaş, sinemamızda.”

Gece sineması öğrencilere yasak olmasına rağmen bir çaresini bulup kaçıyorum. Neşet Ertaş’ı dinleyeceğim.

Her zamanki taktiğim yine tutuyor. Kucağımda bir kasa gazozla sinemaya giriyor, bir daha da çıkmıyorum. Salon ağzına kadar dolu. Arkalarda bir yere dikilip heyecanla Neşet’i bekliyorum.

Neşet Ertaş - Kendim Ettim Kendim Buldum

Önce sürpriz sanatçılar çıkıyor sahneye. Kimse çok fazla ilgilenmiyor. Onlar da zaten işlerini hızla bitirip gidiyorlar. Gözüm kuliste. Biri, sahnenin ortasına tahta bir sandalye koyuyor. Az sonra da kulisten, sazını göğsüne bastırmış, hafif öne eğik bir yürüyüşle Neşet çıkıyor. Takım elbise, parlak iskarpinler, dudaklarının üzerinde Ayhan Işık bıyığıyla, gencecik bir Neşet. Eğilip selamlıyor seyirciyi ve sandalyeye oturuyor. Arka arkaya iki-üç türkü söylüyor. Ahali nasıl coşkulu. Ama Neşet biraz sıkıntılı sanki. Bir an duruyor ve aynısını kırk sene sonra, İstanbul’da bir açık hava konserinde duyduğum bir cümleyle izin istiyor seyircilerden:

“Ayağınızın turabı, goğnünüzün hızmatçısıyım. Şu cekattan bi kurtulayım müsaade ederseniz.” Ceketi çıkarıp oturduğu sandalyenin arkasına asıyor sonra.

Artık özgür. Neşet’in, ceketi çıkardıktan sonra söylediği türküler, ahir-i ömrümün en güzel sesleridir”.

Kaynak: http://kirsehiringunisigi.com/tr-TR/haberler/132/radikalden-ercan-kesenden-bir-neset-ertas-anektoduavanos-yeni-sinemasinda-neset-ertas

Neşet Ertaş - Zahidem

İTÜ Senatosu'nun 35 senatörü Neşet Ertaş'a oy birliğiyle fahri doktor unvanı verilmesini kararlaştırdı. Kararın ardından Anadolu halk kültürünün efsane ismi Neşet Ertaş'a, İTÜ Ayazağa Kampüsü Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde fahri doktora unvanı verildi.

Törende konuşan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, bir neslin Neşet Ertaş'ın türküleriyle büyüdüğünü söyledi. Ertaş'ın Türk müziğinin önemli sanatçılarından olduğunu belirten Şahin, "Türkülerinde, sevgi, saygıyı, kardeşliği, barışı anlatmıştır. Kendine has bir üslupla ölümsüz eserler ortaya koymuştur. Bugün bağlama icracılarının büyük çoğunluğu ondan etkilenmiştir. Neşet Ertaş'a sanat yaşamı boyunca çeşitli kurum ve kuruluşlar çeşitli unvanlar vermiştir. Türk müzik değerlerini dünyaya duyurduğu için biz de İTÜ olarak kendisine doktora unvanı veriyoruz." dedi.

Neşet Ertaş - iki Büyük Nimetim Var

Konuşmanın ardından Ertaş, doktora cübbesini giydi. Rektör Şahin, sanatçı Ertaş'a doktora unvanı taktim etti. Böyle bir unvanı beklemediğini söyleyen Ertaş, "Hiç okula gitmemiş ben. Mektebe gitmemiş olmama rağmen bu ilim yuvası bu unvanı veriyor. Sayın hocalarımın önünde saygıyla eğiliyor, teşekkür ediyorum." ifadesini kullandı.
Konser vermesi istenmesinin üzerine Ertaş, "Cübbeyle saz çalamam ki" diyerek salondakileri güldürdü. Törenin ardından Ertaş salondakilere mini bir konser verdi.

Kaynak: http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=342

Neşet Ertaş - Hapishanelere Güneş Doğmuyor

Neşet Ertaş plak şirketinden parasını almıştır .Bir arkadaşıyla birlikte arabada giderken yolda bir simitçiye rastlar. Simitçinin yanında dururlar ve Neşet Ertaş iki simit ister, karşılığında cebindeki bütün parayı verir. Arkadaşı 'Ne yaptın Neşet Abi' deyince Neşet Ertaş:

'Fakirin ekmeği tatlı olur' diyip simitleri arkadaşına uzatır.

Neşet Ertaş Seher Vakti Çaldım Yarin Kapısını YouTube

Bir gün yolculuk sırasında tarlada çalışanlara rastlarlar. Neşet Ertaş arabayı durdurur, kasketiyle yüzünü kapatır ve orada çalışan çocuklara paraları dağıtmaya başlar. Çocuğun birisi 'Sen Neşet Emmi değil misin?' deyince kıza sus diye işaret yapar ve yanındakilere 'Fark ettiler bizi hadi gidelim' der ve yollarına devam ederler.

NESET ERTAS Şad Olup Gülmedim

Türkiye'ye gelince konserlerini ücretsiz veren Neşet Ertaş'a neden ücretsiz verdiğini sorarlar. Neşet Ertaş ' Benim konserime gelecek adamın cebinde bi cuğara (sigara) parası olur onu da ben mi alıyım?' diye cevap verir.

Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir