Hülya Avşar Sordu, Arda Kural Cevapladı: İşte Eski Popüler Oyuncu Hakkında Tüm Merak Edilenler!

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Bir Hülya Avşar Sohbeti programının bu haftaki konuğu Arda Kural'dı. Hülya Avşar sordu, Arda Kural cevapladı. Biz de sizler için bu sohbetin önemli noktalarını ele aldık. Gelin bakalım neler sorulmuş, ne cevaplar verilmiş, neler konuşulmuş?

1. Neden aşağıya doğru gitmeye başladın? Şöhreti mi kaldıramadın, yanlış arkadaşlık mı kurdun, bir şeye mi alıştın?

"Ben aşağıya doğru gittiğini düşünmüyorum. Elbette bir iniş söz konusu ama. İnsanın hayatında her şeyin olması mümkün. Her şeyle karşılaşabiliriz hayatta. 'Bu benim başıma gelmez.' diyemeyiz. Bir depresyon süreci atlattım. İşimle alakalı. Beni çok yordu. Şöhreti kaldıramadım değil de onu yanlış taşıdım. Her şeyin bir tavrı vardır, o tavıra göre uyum sağlamak gerekiyor bir arada yaşamak için."

2. Sen nasıl davranman gerekiyordu da ne yaptın yanlış olarak? Neydi o?

"Bunu taşımam gerekiyordu. Elde ettiğimiz başarıların getirdiği bir duruş var. Bir havası vardır aktörlerin. İşte ben bu tavrı gösteremedim. Fazla alçak gönüllü olduğum için beğenilmediğimi düşünüyorum. Sektörün getirdiği şeylere adapte olmak gerekir. Ünlü olmak, onun gibi yaşamak gerekir. Şöhreti taşıyamamakla ilgili bir depresyondu işte benimkisi de."

3. Şöhreti taşıyamamak da kötü bir kelime aslında. Yoruldun mu? Çevrendekiler ne istediler de yetişemedin?

"Çok yorulmuşum. Her şey benim istediğim gibi olsun istedim. Ama ne yazık ki her zaman öyle olmaz. Benim istediğim projeler, benim istediğim yaklaşımlar olsun istedim. Bunu bulamayınca direttim. Diretince de olmadı. Olabilirdi belki de doğru düzgün diretemedim. Genel bir durum bu."

4. Para kazandın mı o dönem?

"Evet, kazandım. Ama harcadım. Tutmadım elimde. Araba aldım, film çektim, yönetmenlik yaptım. 15 yaşından beri bu meslekteyim."

5. Şöhreti yakaladığında sana yol gösteren olmadı mı hiç?

"Olmadı. Hiç kimseye de sormadım. Kendi kendimi yetiştirdim. Zaten çok düşünen bir insanım. 7-8 yıl ibadet ettim, namaz kıldım. Din hakkında, yaşam hakkında varoluş hakkında çok düşündüm, yazılar yazdım. Onlar iyi geldi. Değişim süreciydi aslında. Belli bir seviyeden başka bir olgunluk seviyesine ulaşma süreci."

6. Peki yanında hiç ailen dışında sana destek olan birisi oldu mu?

"Hayır olmadı. Kendi başımaydım. Sadece ailem hep benim arkamda oldu. Beni mutlu ediyorlardı. Destek oldular, sahip çıktılar. Verdiğim her kararda arkamda oldular. Bu benim için yeterliydi zaten."

7. 15 yaşında nasıl başladın oyunculuğa?

"Annem reklam ajansına kaydedelim seni, dedi. Reklam filmlerinde oynarsın belki, dedi. Ben de tamam dedim. Sonra şansım açıldı işte. Bir şekilde devam ettim. Bugünlere kadar geldim. O yaştan itibaren özgürlüğüm kısıtlanmaya başladı. Bizim işimiz bu olduğu için çok özgür davranamayız. Nasıl durduğumuza bakmamız gerek. Okula gidip, bir yandan da sete gidiyordum. O zamanlar heyecanlıydım. Benim bir şeyleri düşünme olayım 23 yaşında başladı."

8. Hiç canını yakan bir aşk yaşadın mı?

"Yaşadım ama bahsetmek istemiyorum. Gerçekten beni sarsan bir aşktı."

9. Hayata bakış çok önemli!

"Gerçekten öyle! Hayata bakış her şey. Hayata bir şey veriyorsun, o sana karşılığını veriyor. Birbiriyle bağlantılı. Seni o şekilde yönlendiriyor, yaşatıyor. Ne istiyorsan onu yaşıyorsun, farkında değilsin. Farkına varıp ne istediğine dikkat edebilmen gerekiyor. Ama dikkat edilebilecek bir şey de değil. Sonuç olarak bakıyorsun ben buradayım, bu zamana kadar istediğim şeyleri yaşamışım. İstediğim şeye doğru yürüdüm hep. Çok şaşırmıyorum başıma depresyon gibi bir şeyin gelmesine. Çok fazla düşünen bir insandım çünkü. Çok derin düşünürdüm. Böyle olunca da çevremi beğenmemeye başladım. Çok görmeye başladım. İşte o an ayıldım. Hal böyle olunca adapte olamadım, iletişim kuramadım. Kendimi geri çektim, değer yargılarım oluştu. Bu ani olunca çevrem de kendini çekmeye başladı. Üzüldüm, düşündüm, kendimi de yordum."

10. Dışarıda niye yaşadın peki?

"Canım sıkıldı, çıktım. Gece sokakta yattım. Sokak, sokakta yatmak içindir zaten. Üstün açık, tavan diye bir şey yok. Bir kutunun içinde yaşamıyorsun. Uyurken çok güzel oluyor. Yazındı, Büyükçekmece'de sahilde takıldım sadece birkaç gün. Şezlongun üzerinde yattım."

11. 15 yaşında olsan yine gider, kaydolur muydun reklam ajansına?

"Evet, olurdum. İşimi çok seviyorum. Şimdi yönetmen olmak istiyorum. Bir film yazdım. Bu yaz çekilecek inşallah. Yazar, senarist ve yönetmen olarak devam etmek istiyorum hayatıma. Oyunculuktan biraz yoruldum. Oyunculuk yapay bir durum. Gerçek değil. Bu beni çok derin düşünmeye itti. Normal hayatta da oynuyoruz. Yalanlarımız yüzümüzde maske oluyor. Her şey sahte ve yalan. Oyunculuk da bana bu düşünceleri getirdi."

12. Oyunculukla ilgili herhangi bir proje var mı?

"Yeni başladım. Yeni döndüm, bırakmıştım aslında. Ama çok şımarttılar beni. Geri getirildim yani. İnsanlar da beni görmek istiyor. Böyle olunca bir şeyler katabildiğimi, onlara bir şeyler verebildiğimi ve sevildiğimi hissettim. Sahiplenildim. O yüzden işime geri dönmek istedim."

13. Spor ve diyet yapıyor musun?

"Boks ile uğraşıyorum kendi kendime. Zamanında eğitim almıştım, ona devam ediyorum. Diyetle aram yok, seviyorum göbeğimi. Tam beğendiğim gibiyim, mutluyum böyle."

14. Şimdi neler yapıyorsun?

"Şimdi işimi yapacağım. Yavaş yavaş rahatladım. O depresyon günleri geçti. Hayata adapte oluyorum. Ama hala ayakta tedavim uygulanmaya devam ediyor. İlaç tedavisi uygulanıyor. Sevebilmek gerekiyor kullandığın ilaçları. Sevmeden çok zor. 3 tane ilacım var günde. Annem mesela 12 tane hap içiyor günde. Birçok rahatsızlığı var çünkü."

15. Babanla senin aranda bir problem vardı galiba?

"Yoo, yok. Annemle babam boşandı benim. Babam gitti kendi hayatını kurdu. Bizimle ilgilenmiyor pek. Uzun zamandır yok hayatımızda. Kardeşimle de aramda 11 yaş olunca ben istediğim gibi yetiştirdim onu. Baba görevini ben yaptım. Kendisi olması ve bilinçli olması gerektiğini öğrettim hayatta. Birbirimize aşık gibiyiz resmen, çok severiz birbirimizi."

16. Peki çok özür dileyerek soruyorum; bu şizofren davası nedir?

"Şizofren değil bendeki, psikoz. Psikolojik depresyon işte. Bana şizofren teşhisi konmadı, doğru değil o haberler. Psikoz teşhisi kondu."

17. Hayatta neyi değiştirmek istersin, onun yerine neyi koymak istersin?

"Hiçbir şeyi değiştirmek istemiyorum, her şey aynı kalsın."

18. Evlenip çocuk sahibi olmayı düşünüyor musun?

"Hayır, düşünmüyorum. Hayatımı tam düzene sokmak istiyorum. Aşık olmak istemiyorum. Zor, yakıcı. Ben inanmıyorum aşka. Bu konuda biraz tedirginim. Özveri, sevgi ve saygı olursa anca bir kadına aşık olabilirim. Ama hiç şu an aşık olabileceğimi düşünmüyorum. Sadakat çok önemli. Aldatıldım çünkü. Çok üzülmüştüm. Sonradan hep geri döndüler, ama hiçbirini istemedim."

Onedio Gıybet'i Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
numan-kongur

Türkiye'nin taçsız kraliçesi Hülya Avşar'ın eski haberlerini öğrenmek isyenler aşağıdaki linkten ulaşabilirler... https://www.tozlumagazin.com/?s=H%C3%BClya+Av%C5%9Far

kalemine

hala yakışıklı adam

nankurunaisaa

yaşadığı tüm olumsuzluğa rağmen hala ayakta kalabilmesi çok güzel.. En yüksekteyken birden tepe taklak olmak zordur elbet.. Başarılarının devamını dilerim. Umarım çizgisini bozmadan bu camia içinde yine kaybolmadan hayatına kaldığı yerden devam edebilir..

moonlight_135

Valla Çağatay Ulusoy diye tıkladım başlığı görmeden 🙄

ozcylnn

Bu adam daha çok iyi yerlere gelir..

Başlıklar

Diyetaşkboks
Görüş Bildir