Çözüm Sürecinin Yol Açtığı Beyin Yakan Dönüşler

 > -

2012 yılında başlayan çözüm süreci, o günden bu yana insanlar üzerinde acayip değişikliklere sebep oldu. Eminiz ki herkesin kendine göre bir takım sebepleri vardır ama şöyle bir geri çekilip de uzaktan bakınca bir hayli ilginç duruyor. İşte sebebini bizim bilemediğimiz, çözüm süreciyle başlayıp devam eden ve muhtemelen de devam edecek olan enteresan dönüşler.

Çözüm için zehir içilen günlerden

Önce "Kürt sorunu ne ya?" dönemine,

Ardından da dondurma yöntemine geçiş yaptık.

Sonra da bitirdik zaten.

Öyle ki çok iddialıydık, eskiye dönüş yoktu.

Öcalan olanı biteni harika değerlendiriyordu.

Kararlılıkla ilerliyorduk.

Ama seçim geldi çattı kararlılık da buzdolabına gitti.

Niye oy verdiniz lan? noktasına kadar geldik.

Sonra "yürrüüü anca gidersin" tadında açıklamalar dinledik.

Gazeteler de farklı değildi, kapsayıcı bir süreçten söz ediyorlardı.

Barış zamanı diye umut aşılıyorlardı.

Hafif tehditvari bir ortam doğdu.

Sonra adam asmaca oynamaya başladılar.

Sosyal medya farklı mıydı? Öcalan, Bayık, Karayılan övgü üstüne övgü.

Allah sizi başımızdan eksik etmesin duaları.

Sonra bi baktık...

Ama bazıları hiç ödün vermedi haklarını yemeyelim.

Süreç falan dinlemeden atıp tuttular.

Fotomontaj gazeteciliğinde çığır açmaya çalıştılar... Olmadı.

Daha iyimser olanlarımız vardı.

Ya başaracağız ya başaracağız dediler.

Sonra çok ayıp ettiniz deyip, 3. dönemi doldurup gittiler.

Muhalefet kredi vererek başladı.

Ben olsam şöyle yapardım diye yol göstermeye çalıştı.

Enteresan işbirlikleri bulup çıkardı.

Sonra devam ederiz dedi...

Off işte en güzellerinden biri, yaşasın silahlar gitti noktasından.

Domuz etine geçişteki inceliğe bakar mısınız?

Bazıları ise kontrolü tamamen kaybetti, dağıldı gitti.

Bir takım gazeteler ise kılavuz kaptan almayı tercih etti.

O ne derse onu yazdılar.

Hiç şaşmadılar.

Gaz verdiler.

Sonunda iyice kavga eden sarhoşlara döndüler.

Bazı hanım kardeşlerimiz ise fındık kabuğu gibiydi.

Kime, neye vuracaklarını şaşırdılar.

Olur olmaz önlerine her gelene çattılar.

Sonunda başta söylemeleri gerekeni dediler de rahatladılar.

Sert abiler vardı mahallemizde.

Çok çabuk küsüp oyundan çıktılar.

Ya diğer taraf?

Onlar da keskin virajlar aldılar.

Israrcı oldular.

İyi huylu, mülayim abiler de yok değildi.

Hafif geçişlerle idare etmeye çalıştılar.

Baktılar olmuyor, onlar da giydirdi hafiften.

Elbette ki sürecin bir diğer tarafı da vardı, gerçek olanı.

Kendini, örgütünü sorgulayan.

Bırakın artık silahları ufaktan diyen.

Ama baktı ki içerden çıkamıyor,

Savaş çığırtkanlığına başlayıp,

Gece uyumadan önce mesajlaşan... sen kapat, önce sen.

Lokomotifleri vardır sürecin.

Sürecin ilerisini gören, yol çizen.

Sonra ölüm skalası tutmaya başladılar. Ama hala gelecekten haber veriyorlar.

Taze kahramanlarımız olmadı mı peki?

Barışa tutkun, sürece aşık...

Hatta "ne şehidi be" noktasının sınırlarına kadar gelen.

Bir mesaj düşünün ki dinlerken ağlayan.

Sonra gazete falan bastı işte o da.

Bazıları ise dişlerini sıkarak izledi gelişmeleri.

Ama çabuk bozuldular, en absürd teklifleri yapanlardan oldular.

Sonra baktılar ki savaş, barıştan iyi gibi...

Sonra bir de taraf olmak için uğraşan ama olamayanlar vardı.

Onlar kötüydü.

Sürekli olarak ilgiyi üzerine çekmek isteyen biri gibi davranıp durdular.

Sürekli şu olursa bu olur, bu olursa da şu olur türünden açıklamalarla gündeme geldiler.

Bir gün Öcalanı bırakın dediler.

Bir gün darbe olur ha! diye korku salmaya çalıştılar.

Sonra bak bitiririz valla süreci diye tehdit ettiler.

Hemen sonra bitirdiler.

Ülke kurma işine giriştiler.

Hiç taviz vermeyenler yok muydu?

Elbette vardı.

Her gün artan şiddetle sabit durdular.

Çözüm sürecine karşı tabii, terör olaylarına karşı değil...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
robin-hood

Dönekliği sizden öğrenecek değiliz. Elhamdülillah kıvırmakta üstümüze yok.

Gizli Kullanıcı

Güzel bir içerik olmuş. Kimsenin oyuna karışmadım karışmam da ama "kime vereceğiz ki" diye soran oldukça, onlara oy verme diyorum. İlla vermek istiyorsan da siyasi görüşünün meclis dışındaki alternatifine ver Saadet, Dsp, Bbp gibi. Akp'ye yarıyor diyenlere sen bilirsin diyorum ama normal şartlarda önemli olan oyunun ne olacağı değil senin ne kadar temsil edilebildiğindir. Ben kendi adıma beni temsil eden bir parti olduğuna inanmıyorum ve oy filan vermiyorum, bu benim dik duruşum. Beni temsil etmeyen bir partiye oy vermeyi acizlik addediyorum. Gerekçeleri de yukarıda güzelce ifade edilmiş, siz hangi partiye güvenebiliyorsunuz? Güveniyorsanız oy vermeye devam edin, güvenmiyorsanız da kendinizden ödün vermeyin.

urti

Ama bizim duble yollarımız var:)

kayisikomposto

Başlığı arşivleyin köşeye koyun sıkıldıkça okursunuz. Başyapıt çıkmış bildiğin. Siyasilerde iş yok. İş halka düşüyor. Onlarda esmer diye Kürt sanıp MHP li PKK'lı sanıp pilot döver. Hani şu tatlı su solcusu denilen kitleyle ülkücü insanlar yan yana gelmeden hiç bir bok olmaz bu ülkede.

borayovski

Hiç kimse kusura bakmasın bize Hitler gibi bir lider lazım bu işin içinden başka türlü çıkamayız

Başlıklar

Abdullah ÖcalanDarbeSavaşSosyal MedyaTercihTerördondurma
Görüş Bildir