Biraz Ondan Biraz Bundan: Cinsellikle İlgili Sıkça Sorulan Sorular, Karşı Cinsi Tavlama Sanatı, Hollywood'un Kıskandıran Çiftleri

-
Abone ol

Cinselliğin ülkemizde en çok ayıplanan ama en çok da merak edilen eylemlerden biri olduğunu biliyorsunuz. E haliyle hakkında bu kadar az konuşulan bir konu, birçok soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Biraz klişe olacak ama cinsellik ne yazık ki hâlâ bizim için bir tabu. Bırak yaşadığını söylemeyi, seks üzerine yüksek sesle konuşmak, düşüncelerimizi dile getirmek bile ayıplanmamıza neden oluyor. "Kaliteli insan seksten konuşmaz, adabı vardır." bla bla. İyi de kardeşim, konuşan da yaşıyor; konuşmayan da. Nesi ayıp ki bunun? Ortada böyle bir gerçek var, neyini inkar ediyoruz ki? Ya da biz onu inkar ettik diye dünya üzerinde bir anda bütün seks yapanlar durup, bu eylemden vaz mı geçiyor? Ne dersek diyelim, ne yazık ki bu böyle. Uzun yıllar da öyle kalmaya devam edecek gibi gözüküyor. Biz de insanların kafasındaki o toz bulutunu biraz da olsa kaldırmak için üç beş soruyu cevaplayalım dedik. Ama bu soruları cevaplamak yeter mi? Elbette ki yetmez. Seks yapabilmek için önce bir partnere ihtiyacımız var. Tabii işinizi kendi başınıza görmüyorsanız... Bu kadar insan ilişkisi yeter dedik ve üzerine de biraz magazin kattık. E adı üzerinde, biraz ondan biraz bundan.

Mükemmel bir seks nasıl olmalıdır?

Size kötü haber dostlarım, o mükemmelliğe asla ulaşamayacaksınız! Neden? Çünkü mükemmel diye bir şey yok da ondan. Dünya üzerinde bu tanımı karşılayabilecek herhangi bir şey yokken, bunu sekste aramak ne kadar mantıklı sizce? Ayrıca kime ve neye göre mükemmel? Bu, o kadar öznel bir soru ki... O kadar kişiye has ve bir o kadar da değişken. O yüzden size tek tavsiyem, eğer yaşadığınız seksin hakkını vermek istiyorsanız; beş duyunuzu da kullanın. Onu bütün hücrelerinizle duyun, görün, koklayın, dokunun ve hissedin.

Seks için en uygun zaman nedir?

Yine herkesin aklını kurcalayan bir soru: Doğru zaman ne zaman? Her şeyin en mükemmeli, en uygunu, en iyisi olacak ya... Bu mükemmellik ve uygunluk takıntımızdan bir türlü kurtulamıyoruz. Seks gibi öznel, duygularla ve içgüdüyle yaşanan bir eylemin, doğru zamanını yakalamak sizce ne kadar mümkün? Bu tamamen size kalmış bir şey. Birbirinizi ne zaman istiyorsanız, bu isteğinize ne zaman karşı koyamıyorsanız; en doğru zaman o zamandır. Bunun gecesi gündüzü, yazı kışı olur mu? Biraz gelişine yaşamayı, zamanın akışına kendini kaptırmayı becerebilmeli insan.

En doğru seks pozisyonu hangisi?

Yine en en en. En doğrusu, en güzeli, en özeli. Ya arkadaşlar, şu en'i bir hayatımızdan atsak mı artık? Her şeyin mükemmel olması gerektiği düşüncesine sizi iten ne? Her şeyin mükemmel, doğru ve en iyi zamanda olması gerekmiyor. Önemli olan sizin ne hissettiğiniz ve istediğiniz. Siz ne istiyorsunuz? Seksten beklentiniz ne? Hangi pozisyonda kendinizi daha rahat hissediyorsunuz ya da hangi pozisyon sizi zevkin doruklarına çıkarıyor? Bu soruların cevapları, sizin için en doğru seks pozisyonudur zaten. Bu genel geçer kuralları olan bir şey değil ki. Önemli olan sizsiniz.

Oral seksin başarılı olması için neler yapılabilir?

Öncelikle söyleyelim, her seks deneyimi başarılı olmak zorunda değil. Dolayısıyla oral seks de başarılı olmak zorunda değil. Ama istediğiniz partnerinizi oral seksle tatmin etmekse ve onu zevkin doruklarına çıkarmak istiyorsanız, o ayrı. Belki de soruyu başarılı yerine, 'oral seks nasıl daha çok zevk verir?' şeklinde değiştirebiliriz. Yine burada da bütün duyularınızı kullanmanız önemli. Eğer yalnızca partnerinize zevk vermeye odaklanırsanız, bu ikinizin de keyif aldığı bir eylem olmaktan çıkıp, bir göreve dönüşebilir. O an yalnızca bu yaptığınızdan keyif alın ve partnerinizin de keyif alıp almadığını hissetmeye çalışın. Partnerinizin cinsel organına konduracağınız birkaç küçük öpücük ve dilinizin kıvraklığı onu mutlu edebilir. Yine bunları yaparken de ellerinizle partnerinizin kasıklarına dokunabilir, onu nazikçe okşayabilirsiniz. Sonrası da zaten içgüdülerinize kalmış. İnsan biraz da ilkel bir canlı değil mi zaten?

Pekâlâ, bunca şeyi anlattık ama bilin bakalım ne yok? Ya da vardır belki ama burada 'partneri olmayan' arkadaşlara yardımcı olacağız.

Evet eğer kadın ya da erkek fark etmeksizin, karşı cinsi etkilemek istiyorsanız (aynı cins de olur hiç fark etmez, lafın gelişi öyle söylüyoruz), öncelikle Gözünün içine bakın! Konuşurken, susarken, dinlerken ne olursa olsun fark etmez, eğer o an ilgi odağınız oysa ve başka bir şeyle ilgilenmiyorsanız; ondan gözlerinizi kaçırmayın. Bu kadın erkek fark etmeksizin, iletişimin kilit noktasıdır. Bir insanla konuşurken, iletişim kurulurken o insanın gözlerinin içine bakılır. Bu seni dinliyorum, önemsiyorum ve kendime güveniyorum demektir. Siz oradasınız ve varsınız, bunu fark etmesini sağlayın!

Fikirleriniz konusunda açık olun.

Kaçak dövüşmeyin arkadaşlar. Düşünceleriniz ya da fikirleriniz konusunda açık olun. Karşınızdaki insanı dinleyip, onun isteklerine göre fikirlerinizi şekillendirmeyin! Neyseniz o olun, ondan bağımsız bir şekilde isteklerinizi, beklentilerinizi, fikirlerinizi dile getirebilecek kadar açık yürekli olun. Kim karşısında onu sadece onaylayan, kendi fikirlerini açık yüreklilikle dile getiremeyen bir insan ister ki? Siz ister misiniz?  Eğer cevabınız hayır ise, ona göre davranın. O armut seviyor diye, siz de armut sevmek zorunda değilsiniz. Ya da siz armutu seviyorsunuz diye, armut da sizi sevmek zorunda değil. Her neyse işte.

Ortak yönleriniz varsa, bunu fark etmesini sağlayın.

images.complex.com

Şimdi kendi düşüncelerinizi dile getirdiniz, siz; siz olduğunuzu kanıtladınız. Sıra ortak noktaları keşfetmekte ve karşı tarafa bunu hissettirmekte. Uyumlu yanlarınızı keşfetmek için öncelikle iletişim halinde olmanız gerekiyor. Karşınızdaki insanla ilgi alanlarınız hakkında konuşun. Neler yapmaktan hoşlanıyorsunuz, ortak yanlarınız neler, bunları keşfedin. Eğer ortak noktalarınız olduğunu, hayattan beklentilerinizin benzer olduğunu düşünüyorsanız; bunu karşınızdaki insana söylemekten çekinmeyin. Emin olun kimse kendisiyle ortak yönleri olan birine karşı kayıtsız kalamaz! Tabii 'ne kadar çok ortak noktamız var' demeyin! Doğa yürüyüşü yapmayı seviyor diyelim, bunun size de ne kadar iyi geldiğini; sık sık bu aktiviteyi yaptığınızı ya da yapmak konusunda istekli olduğunuzu söyleyebilirsiniz.

Çok klişe gelecek bu madde belki ama %100 tutuyor arkadaşlar, test edildi ve onaylandı. 'Onun yardımına ihtiyacınız olduğunu hissettirin.'

Elbette ki bu maddi ya da manevi bir yardım değil. Karşınızdaki insanın egosuna biraz oynamanız gerekiyor ki, size karşı içinde bir kıvılcım oluşsun. Hangi cins olursa olsun, karşısındaki insanın hayatının bir alanında ona ihtiyacı olduğunu hissederse; bu duruma karşı kayıtsız kalamaz. Tabii bunu abartırsanız da, güçsüz görünürsünüz. O yüzden o dengeyi iyi kurmanız gerekiyor.

Kel kafamıza ilacımızı sürdüğümüze göre, biraz da Hollywood'u kurcalayalım bakalım.

Biz şahsen bu Hollywood ünlülerinin aşklarını kıskanıyoruz. Yaşıyorlar bu hayatı. Aşkları, kavgaları, çılgınlıkları, coollukları. Evliliklerine bile imreniyor insan. Her şeye doymuş oldukları için düğünleri ve evlilikleri de oldukça mütevazı oluyor. Sade bir gelinlik, küçük bir kutlama, her şey abartıdan ve gösterişten uzak oluyor. Tabii hepsi böyle demiyorum ama birçoğu öyle.

Mesela geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız evlenen Miley Cyrus ve Liam Hemsworth çifti.

Miley Cyrus'un 'Çılgınlar Kraliçesi'yken, sevimli mi sevimli bir insana dönüşmesini hayretle izlemiştik. Eskiden adı skandallarla anılan Cyrus, Avustralyalı Aktör Liam ile aşk yaşamaya başladığından beri durulmuş; sanki bütün o çılgınlıkları geride bırakmıştı. Hanım hanımcık Miley'imizle Liam geçtiğimiz günlerde öylesine sade ve mütevazı bir şekilde evlendi ki; adeta hepimiz büyülendik. Sade bir nikah, sade bir gelinlik ve büyük bir aşk. Darısı bizim bir metre kuyruklu gelinlikle evlenme hayalleri kuran gelinlerimizin başına...

Hayallerimizin Prensi Tom Hardy ve eşi Charlotte Riley.

Hollywood'un en güzel çiftlerinden biri de onlar. Hem işlerinde hem de özel hayatlarında Hollywood'un en çok imrenilen ve beğenilen çifti desek abartmış olmayız. Charlotte'un farklı güzelliği ve başarılı oyunculuğu, Tom Hardy'nin karizması ve oyunculuk yeteneğiyle birleşince ortaya kusursuz bir ikili çıkıyor. Üstelik Charlotte hamile ve ikinci bebeklerini kucaklarına almalarına az bir zaman kaldı!

Geldik Hollywood'un en şakacı çiftine.

Blake Lively ve Ryan Reynolds Hollywood'un en şakacı, en sevimli ve en çok yakışan çiftlerinden biri. Aralarındaki bu kimya ve uyum, birbirlerini tiye almaları, coollukları... Kısacası her şeyleriyle onlara bayılıyoruz! Blake Lively bir dönem Ryan'ı Instagram'dan bile silmişti, başka bir çift için sorun teşkil edebilecek bu hareket, ikili arasında hiçbir soruna neden olmadığı gibi birbirlerini tiye almaya devam etmişlerdi. Boşuna demiyoruz coolluğun kitabını yazdılar diye.

Bir sonraki biraz ondan biraz da bundan dem vuracağımız içeriğimizde görüşmek üzere. Aşklı, seksli ve bol gıybetli haftalar! 

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
damnd

tom hardy e ikizi kadar benzeyen arkadasim var.ilgilenenler ozelden yazsin saatlik kiraliyorum.laz sivesi maz sivesi idare edeceksiniz artik.simdi kafamda iki soru var 1-sex nedir 2- neden yapilir

ercy

En son NBA efsaneleri testini çözüyordum, ne ara buraya geldim?

sirius-alpha

Nereye geldik böyle

samet-duman2

Herşeyi elinizle beceriyonuz burda seks dersi veriyonuz,başlık açıyonuz bilmem ne.Bi salın seks yapmanın orasını burasını oralını analını kanalını bırakın peşini!Faydalı şeyler paylaş burada kim nereye şey yapacağını şey eder.Akıl vermeyin millette.Yazıda sadece hızlıca geçtiğim oral muhabbetti,okumadım bile sayfanın köşesinde bi seks başlığıdır gidiyor.Amk sizin yaapcağınız başlığında paylaşımında bi salın artık.

eurlike

Ama kafamiz nasil guzel, ama nasil guzel, oyle guzel...

Görüş Bildir