Uçakla seyahat eden hemen her yolcunun hissettiği 'kabin içinin buz gibi soğuk olması' durumu, sosyal medyada bir içerik üreticisinin videosuyla yeniden gündem oldu. Seyahat sırasındaki deneyimini ve bu durumun arkasındaki bilimsel nedeni paylaşan içerik üreticisi, uçaklardaki serinliğin aslında yolcuların sağlığını korumak için uygulandığını belirtti.
İçerik üreticisi, uçak yolculuklarında kabin içi nem oranının %1 ila %20 seviyelerine kadar düştüğünü ve havanın oldukça kuru olduğunu vurguladı.
Yüksek irtifadaki düşük kabin basıncı ve düşük oksijen seviyesi sıcak bir ortamla birleştiğinde, vücutta damarların genişleyerek vazovagal bayılmaları (senkop) tetikleyebileceğini ifade etti. Yüksek sıcaklığın dehidrasyonu (su kaybını) artırarak yolcularda fenalaşma ihtimalini yükselttiğini ve havayolu şirketlerinin bu riskin önüne geçmek amacıyla kabinleri serin tuttuğunu aktardı.
Paylaşılan video kısa sürede yoğun ilgi görürken, bazı takipçiler anlatımdaki teknik detaylara dikkat çekti.
Bunun üzerine içerik üreticisi, paylaşımının altına bir açıklama metni ekleyerek şu ifadelere yer verdi:
'Videodaki anlatım heyecanıyla 'düşüş basınç' yerine sehven 'yüksek basınç' demişim ve hipoksiya doğrudan bayılma olarak basitleştirmişim; havacılık meraklılarının gözünden kaçmamış, selam olsun! :) Ancak fizyolojik gerçek tamamen baki: Uçaklarda kabin basıncının düşüklüğü ve düşük oksijen satürasyonu sıcak bir kabinle birleştiğinde, vücutta damarlar genişler ve vazovagal bayılmalar çok daha hızlı tetiklenir. Kabinlerin serin tutulmasının arkasındaki en kritik medikal neden tam olarak bu.'
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın