yoğun bakım Haberleri

yoğun bakım ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. yoğun bakım ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı Anlattı: Suda Boğulma Anında İlk Müdahale Nasıl Yapılmalı?
Ebeveynlerin ve çocuk büyüten herkesin en büyük endişelerinden biri, çocukların bir anlık dikkatsizlik sonucu karşı karşıya kalabileceği görünmez tehlikelerdir. Özellikle yaz aylarında serinlemek amacıyla tercih edilen havuz ve deniz kenarları, gerekli güvenlik önlemleri alınmadığında büyük birer risk alanına dönüşebiliyor. Ancak tehlike sadece açık alanlarla sınırlı kalmıyor. Evimiz de pek çok tehlikeyi barındırıyor. Bu tür kritik durumlarda ne yapmak gerekiyor?Cansu Canan ile Sohbet programına konuk olan Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı Sare Güntülü Şık, çocuklarda suda boğulma vakaları, boğulma süresi ve ilk müdahalenin önemi hakkında çok kritik değerlendirmelerde bulundu.Kaynak
Selçuk Uluergüven Hayata Veda Etti
Aydın'da, kırılan kalça kemiğindeki protezin yerinden çıkması sonucu kaldırıldığı hastanede yaklaşık 3 aydır tedavi gören ünlü tiyatro sanatçısı Selçuk Uluergüven, 72 yaşında yaşamını yitirdi.Ünlü oyuncunun eşi Türkan Uluergüven (64), 'Son yılı çok stresli geçirdi. Sanatçı duyarlılığı ile öngörüleri bizden daha iyiydi. Yaşanan her şeyi kendine dert ediyordu. Son isteği İstanbul'a gitmekti. Böyle olmamalıydı' diye konuştu. Türk Tiyatrosu'nun usta isimlerinden Selçuk Uluergüven, kırılan kalça kemiğindeki protezin yerinden çıkması nedeniyle 3 aydır tedavi gördüğü Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde, dün (salı) saat 23.45 sıralarında hayatını kaybetti. Oynadığı tiyatro, dizi ve sinema filmlerindeki rolleriyle Türk Halkı'nın gönlünde taht kuran ünlü oyuncunun 2012 yılında Aydın'a yerleştiğini söyleyen acılı eşi Türkan Uluergüven, '2012 yılında kısmi bir felç geçirdi, çabuk toparladı. Daha sonra bir düşme sonucu kalça kemiği kırıldı. Üniversite Hastanesi'nde ameliyat oldu. Yaşına rağmen yine iyi toparladı. Ancak yaklaşık 3 ay önce protez yerinden çıkmış ve iltihap kapmış. Anestezi Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi görüyordu, üzgünüz' dedi. Ünlü oyuncunun son isteğinin İstanbul'a gitmek olduğunu söylediğini belirten Türkan Uluergüven, 'Son yılı çok stresli geçirdi. Sanatçı duyarlılığı ile öngörüleri bizden daha iyiydi. Yaşanan her şeyi kendine dert ediyordu. Son isteği İstanbul'a gitmek oldu. Böyle olmamalıydı' diye konuştu. 'BABAM HEP TİYATROYU DÜŞÜNDÜ' Babası ile son olarak Gülhane Parkı oyunu ile turneye çıktıklarını söyleyen 39 yaşındaki oğlu Emre Uluergüven, 'Aydın'da yaşamayı kendisi istedi. Buraları bildiği yerlerdi. Burada da tiyatro yapmayı çok istedi ancak rahatsızlıkları müsaade etmedi. Kalçası kırıldığında bile bana birkaç oyun çıkarttı. Hep yine sahneye çıkmak istedi. Hep tiyatro düşündü. Bir sanatçı için en zoru sahneye çıkamamak. Özellikle oynadığı dizilerle tüm Türkiye tanıdı. Türk Tiyatrosu'nun başı sağolsun' dedi. Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Oğurlu, ünlü oyuncunun hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntülü olduğunu belirterek, '2012 yılından bu yana hastanemizde tedavi görüyordu. En son 2013 Ekim ayında tekrar hastanemize yatışı yapıldı. Yoğun bakım servisinde solunum cihazına bağlı tedavi görüyordu. Maalesef çabalarımız sonuçsuz kaldı' dedi. OĞLUNUN YANINA GÖMÜLECEK Ünlü sanatçı Selçuk Uluergüven'in cenazesinin kendisi gibi oyuncu olan ve 2004 yılında 21 yaşındayken tiyatroda geçirdiği kaza sonucu yaşamını yitiren oğlu Eren Uluergüven'in Zincilikuyu Mezarlığı'ndaki kabrinin yanına gömüleceği öğrenildi. SELÇUK ULUERGÜVEN KİMDİR? 1962 yılında Ankara Meydan Sahnesi'nde tiyatroya başlayan sanatçı, Ankara Sanat Tiyatrosu Dormen Tiyatrosu Tiyatro TÖS Halk Oyuncuları Tiyatro Sanatevi gibi topluluklarda çalıştı, çeşitli sinema ve dizi filmlerde rol aldı. Bahariye Sanat Merkezi'nin Genel Sanat Yönetmenliğini de yapan ünlü oyuncu, Bizimkiler dizisindeki Davut Usta rolüyle izleyicilerin beğenisini kazandı. 1998-2002 yıllarında Kadıköy Belediyesi'nde Meclis Üyeliği yaptı. Kendisi gibi sanatçı olma yolunu seçen oğlu Eren Uluergüven, mesleğini icra ederken, 21 yaşında bir sahne kazası sonucu vefat etti. ROL ALDIĞI BAZI TİYATRO OYUNLARI El Kapısı - Bilgesu Erenus, 403. Kilometre - İsmet Küntay, Hitler Rejiminin Korku ve Sefaleti - Bertolt Brecht, Karaağaçlar Altında Arzu, Devri Süleyman, Hamdi Ortadirek, Her şey İşporta, Hangisi Karısı, Sevgilime Göz Kulak Ol, Macbeth, Gülhane Parkı, Tek Perdelik Şaka, Zafer Madalyası, OYNADIĞI BAZI DİZİLER Hayat Devam Ediyor (2011), Adanalı (2010) Sadullah Baba, Ezel (2009) Konuk oyuncu (2010), Yusuf Yüzlü (2004), Melekler Adası (2004), Asmalı Konak (2002), Dedem Gofret ve Ben (2001), Eltiler (1997), Yazlıkçılar (1993), Bizimkiler (1989-2002), Davut Usta Erikçigiller (1984-1986), Evdekiler (1996) OYNADIĞI FİLMLER İstanbul - 2011, Devrimden Sonra - 2011, Harbi Define - 2010, Aloya - 2006, Çarpışma - 2005, Beş Kollu Avize 2004, Fişgittin Bey - 2003, Gönlümdeki Köşk Olmasa - 2002, Hiçbiryerde - 2001, Duruşma - 1999, Sırtımdan Vuruldum - 1997, Kurtuluş - 1996, Türk Tutkusu - 1994, İz - 1994, Babam Askerde - 1994, Kıvılcım - 1993, Gölge Oyunu - 1992, Düttürü Dünya - 1988, Ateş Gibi - 1988, Deniz - 1987, Suçumuz İnsan Olmak - 1986, Uzun Bir Gece - 1986, Bir Avuç Cennet - 1985, Mine - 1982, Öğretmen Kemal - 1981, At - 1981, Unutulmayanlar - 1981, Bereketli Topraklar Üzerinde - 1979 (aynı zamanda filmin yapımcılarından), Aslan Bacanak - 1977, Caniko - 1976, 2X2=5 - 1974, Güllü Geliyor Güllü - 1973)DHA
Berrak Tüzünataç, Nejat İşler'in Yanından Ayrılmıyor
Berrak Tüzünataç, eski sevgilisi Nejat İşler’in hastaneye kaldırıldığını duyar duymaz soluğu Bodrum’da aldı. İşler’in yanından ayrılmak istemeyen oyuncu, yoğun bakım ünitesinin hemen yanındaki boş odayı kendisi için ayarlattı.BİR süredir Bodrum’da yaşayan Nejat İşler, geçtiğimiz cuma gecesi solunum yetmezliği nedeniyle Acıbadem Bodrum Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Berrak Tüzünataç, ertesi gün haberi alır almaz eski sevgilisinin yanına koştu. O günden bu yana hastanede kalan genç oyuncu, yoğun bakım ünitesinin hemen yanındaki boş odayı kendisi için ayarlattı. İşler’in ziyaretine gelenleri de bu odada ağırlayan Tüzünataç, ünlü oyuncudan gelecek iyi bir haber için yoğun bakımın kapısından ayrılmıyor.
Nejat İşler 42 Yaşına Hastanede Girdi
Bir süredir sağlık sorunlarıyla gündeme gelen sanatçı, birçok önemli TV dizisi ve sinema filminde rol almış olsa da en çok Behzat Ç. dizisindeki Ercüment Çözer ve Barda filmindeki Selim rolleriyle hatırlanıyor. 1972 yılında İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu.28 Şubat 1972 yılında İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Feshane işçilerinden birinin torunu olan Nejat İşler, ilkokuldan sonra eğitimine Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nde devam etti. Ortamına alışamadığı yeni okulunda popüler olmak ve derslerinden kaçmak için okulun tiyatro koluna girdi. Kısa zamanda popüler olan Nejat İşler derslerini de boşluyordu. Liseyi bitirdikten sonra üniversiteye giremeyince, para kazanmak için çay partileri düzenlemeye başladı.Nejat İşleri umduğu gibi gitmeyince borca girdi. Borçlarını kapatabilmek için Mahmutpaşa'dan t-shirt alıp Teşvikiye'de bu t-shirtleri satma kararı aldı. Kış aylarında ise t-shirt yerine kitap, dergi ve plak sattı. İki sene sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf bölümünü kazanan Nejat İşler iki yıllık olan bölümden askerlik için iyi olmadığını düşünerek vazgeçti.On yıl kadar satış işleriyle uğraştıktan sonra Taksim'de dolaştığı birgün, bir tiyatro sahnesinde bedava gösterimde olan 'Danton'un Ölümü' adlı eseri seyretti. 'Ben niye bu işi yapmıyorum?' diye düşünen Nejat İşler, dayısının yanına gittiği Eskişehir'de konservatuar sınavına girmeye karar verdi ve kazandı. İstanbul'a döndüğünde, ilanını gördüğü Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuar Bölümü'ne başladı. 1995 yılında Mimar Sinan Üniversitesi'nin devlet konservatuarı bölümünden mezun olana kadar devlet tiyatrosunda ve televizyon dizilerinde rol aldı.1995 yılında mezun olduktan sonra iki arkadaşıyla birlikte 'Kahramanlar ve Soytarılar Tiyatrosu'nu kurdu. Tiyatronun kurulmasından sonra kendi oyunları için hikayeler yazmaya başladı. 'Belki hiç okumayan biri de yazabilir bunları, benim yazı yazmamın nedeni yazmak değil, sadece oynayalım diye yazıyorum.' dediği, 'Tuhaf Şehir Hikayeleri', 'Biz Zavallı Erkekler' ve 'Yalnızlık Benim Gizli Sevgilim' adlı üç kitap yazdı. 41.Antalya Altın Portakal Ödülleri için Erkek Oyuncu dalında aday olarak gösterildi. Her fırsatta amacının başrol oynayıp şöhret olmak olmadığını belirten İşler, tek arzusunun yaptığı işi elinden geldiğinin en iyisi olarak yapmak olduğunu, tiyatro yaparken ölmek istediğini dile getirdi.1994 yılında rol aldığı ilk televizyon dizisi olan Gurur'dan sonra, Deli Yürek, Şehnaz Tango, Nasıl Evde Kaldım, Dedem, Gofret ve Ben, Aşk ve Gurur, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir dizilerinde oynadı. 1999'da ilk sinema filmi Eylül Fırtınası'nda rol aldı. Mustafa Hakkında Herşey ve Anlat İstanbul filmleri ile sinema oyunculuğuna devam etti. 2000'li yıllarda da Gülbeyaz ve Behzat Ç. gibi dizilerin yanı sıra Barda ve Kaybedenler Kulübü gibi filmlerde de başarılı performanslar ortaya koydu. 17 Ocak 2014 günü septik şok tanısıyla Bodrum Acıbadem Hastanesi yoğun bakım ünitesine kaldırılan İşler'in hayati tehlikesinin kalmadığı bildirildi.Vatan
'Polis Bana Şalteri Kapatmamı Söyledi'
Korkmaz ailesine destek için gelen yaklaşık 80 avukat duruşmaya katılırken, 3 sanık avukatı hazır bulundu. Duruşmayı Hatay'dan gelen öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın avukat olan ağabeyi Gürkan Korkmaz da izledi. Duruşma öncesinde Adalet Sarayı önünde toplanan yaklaşık 80 kişi sık sık 'Ali İsmail Korkmaz ölümsüz' diye slogan attı. Kalabalıktakilerden bir-kaç kişi de Adalet Sarayı karşısındaki yaya üst geçit köprüsüne pankartlar astı. Duruşmada Sezer Zehir (39), Mehmet Aslan (35), İbrahim Arslan (30), Doğukan Bilir (24), Volkan Ferlidilek (38), Mustafa Ayaş (30), Mustafa Arslan (25), Erdoğan Gözseçen (53), Mehmet Beyazıt Mallı (49), Mehmet Avcı (56), Seyitcan Göl (19) ve Habil Duru (51) katıldı. Yılmaz Balkan ve Koray Demirel ise duruşmaya gelmedi. ESOGÜ Beyin Cerrahisi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi uzman doktor Sezer Zehir, olay akşamı nöbetçi olduğunu başka bir hastaneden sevkle gelen Ali İsmail Korkmaz'ı muayene ettiğini ve beyin cerrahisi yoğun bakım servisine yatış işlemini gerçekleştirdiğini söyledi. 'GÖRÜNTÜLERDEKİ PATRONUMU TESPİT ETTİM' Fırın işçisi Mehmet Aslan da olaylardan bir hafta önce başladığını belirterek 'Her gece olaylar oluyordu. Ben hamurhanede çalıştığım için dışarıdaki olayları görmüyordum ve bu konuda bilgim yok. Ancak olay gecesi bir gürültü duydum. Dışarı çıktığımda çöplerin yanında polis mi sivil mi birileri kim olduklarını bilemiyorum birilerini dövüyordu. Görüntülerini izledim jandarmada ifade verdim. Görüntülerdeki patronum İsmail Koyuncu'yu tespit ettim. Dövenleri de dövülenlerin de kim olduğunu bilmiyorum. Olay anında patronum İsmail Koyuncu'nun elinde sopa görmedim' diye konuştu. İbrahim Arslan'da kendisinin esnaf olduğunu belirterek 'Olay gecesi dükkanımın alarmı çaldı. İşyerine gittiğimizde sokağa gaz bombası atılmıştı. Polisler kardeşimi dövüyordu. Kardeşimin esnaf olduğunu söyleyip polislerin ellerinden aldık. Ali İsmail Korkmaz'ın dövüldüğünü görmedim' dedi. '7-8 KİŞİ BANA VURDU' Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı öğrencisi olan Doğukan Bilir de 'Espark önünde başlayan Gezi Parkı protesto eylemlerine katıldım. Yunus Emre Caddesi'ne yürüdük. Eylemler sırasında tanıştığımız arkadaşlar yanımdaydı. Bunlar arasında Ali İsmail Korkmaz da vardı. 3 kişiydik. TOMA su ve gaz sıkmayınca kaçmaya başladık. Fırının olduğu sokağa girdik. Ali İsmail de yanımızdaydı. Otele doğru kaçıyorduk. Yüzleri gaz maskeli 4-5 kişi ellerinde sopa ve coplarla karşımıza çıktı. Bizi kovalıyorlardı. Sivil giyimli ancak yüzünde maske olan sivil polis olduğunu düşündüğüm bana vurmaya başladı. Daha sonra 7-8 kişi oldular. Onlar da vurmaya başladı. Bana hangi örgütten olduğumu sordular, kimliğimi aldılar ertesi gün emniyetten almamı söylediler. Aldığım darbeler sonucu yere yığıldım. Beni bıraktılar. Gitmek istedim ancak darbeler nedeniyle yürüyemedim. Babamı aradım gelip beni aldı ve hastaneye götürdü. Beni döven polislerden şikayetçiyim. O sırada Ali İsmail Korkmaz'ı görmedim. Ona kimin vurduğunu da bilmiyorum' diye konuştu. Eskişehir Ticaret Borsası'nda çalıştığını belirten Volkan Ferlidilek ise kendisinin isim benzerliği yüzünden tanık olarak çağrıldığını söyledi. Ferlidilek 'Ben o tarihte şehir dışındaydım. Olayları da görmedim. beni yanlışlıkla tanık olarak göstermişler' dedi. Anadolu Üniversitesi'nde işçi olarak çalışan Mustafa Ayaş da 'Ben daha önceden Beşik Otel'in güvenlik kamerasının bakımlarını yapıyordum. Polisler beni aradı. Beşik Otel'deki güvenlik kamerası görüntülerini nasıl alabileceklerini sordu. Ben de işimin olduğunu söyleyerek gelemeyeceğimi belirttim. 2 gün sonra tekrar aradılar ve savcının talimatının olduğunu söyleyince otele geldim. Görüntülerin nasıl yedeklenebileceğini sordular. Onlara nasıl yedekleneceğini gösterdikten sonra otelden ayrıldım. Polislerin görüntülere el koyup koymadıkları bilmiyorum. Kamera görüntülerinde de dövülme olayını görmemiştim' diye konuştu. 'DAYAK YERKEN AĞABEYİM GELİP ESNAF OLDUĞUMU SÖYLEDİ' Esnaflardan Mustafa Arslan da 'Fırın önünde polislerden dayak yerken ağabeyim geldi ve benim esnaf olduğumu söyledi. Bunun üzerine polisler beni bıraktı. Polisler beni eylemsi sanıp dövmüş' dedi. 'OĞLUNUN DÖVÜLME GÖRÜNTÜLERİNİ KENDİSİNE İZLETTİM' Beşik Otel'in sahibi olan Erdoğan Gözseçen ise 'Olay gecesi oteldeydim. Gece 01.30 sıralarında Ercan Bilir'in oğlu Doğukan Bilir benim otelimin önünde dövülmüştü. Diğer olayları görmedim. Güvenlik kamerası görüntülerinin silindiği iddiasını basından öğrendim. Otelimdeki güvenlik kamerası görüntülerinin silinmesi söz konusu değildir. Olaylar sırasında eylemciler kaçarken otelime sığınmak istiyordu. Tuvaletleri kullanmak istiyordu. Bu nedenle kapıyı kapatıp şalteri indireceğim sırada polis kapıyı çalıp içeriyi girdi ve bana şalteri kapatmamı söyledi. Elektrikler kesmiş olduk. Yaklaşık 10-15 dakika şalteri inik kaldı. Daha sonra şalteri kaldırdık. Bu 10-15 dakikalık sürede güvenlik kameraları görüntü kaydetmedi. Sabah saatlerinde Doğukan Bilir'in babası Ercan Bilir otele geldi. Oğlunun dövülme görüntülerini kendisine izlettim. Benden görüntüleri istedi. Kendisine Emniyet ya da savcılık arkacılığıyla alabileceğini söyledim. Daha sonra polisler geldi görüntü aktarmayı bilmediğim için kendilerine hard diski verebileceğimi söyledim. Hard diski götürdüler ancak görüntüyü açamadıklarını belirterek geri getirdiler. Sonra Mustafa Ayaş görüntüleri açtı' şeklinde konuştu. Tanıklardan Mehmet Beyazıt Mallı ise 'Olayın meydana geldiği sokakta dövülme olayı vardı. Ancak kimin dövdüğünü kimin dövüldüğünü bilmiyorum' dedi. Olayın meydana geldiği sokakta esnaflık yapan Mehmet Avcı da 'Ali İsmail Korkmaz dövüldüğü sırada ben lokalde alkol alıyordum. Olay anını görmedim. Bir süre sonra dükkanıma gittiğimde eli sopalı ve gaz maskeli kişiler bir başka kişiyi döverlerken gördüm' diye konuştu. ÇAYCI: POLİSLER BANA DA VURMAYA BAŞLADI Çaycılık yapan Seyitcan Göl, 'Olay gecesi fırının önünde beklerken polisler gelip sopayla bana vurmaya başladı. Bu sırada fırın sahibi gelerek benim esnaf olduğumu söyledi. Beni döven polisleri de tanımıyorum' diye konuştu. KUAFÖR: EVİMİN PENCERESİNDEN UTANMIYOR MUSUNUZ DİYE BAĞIRDIM Erkek kuaförü olan Habil Kuru 'Geceleyin evimdeydim. Pencereden baktığımda sokakta polislerin ellerinde sopalar vardı. Dava konusunda tutuklu olan sivil bir kişiyi gördüm. 4-5 kişi bir kişiyi dövüyordu. Pencereden kendilerine doğru 'Utanmıyor musunuz?. 4-5 kişi bir kişiye saldırır mı?' diye bağırdım. O sırada fırıncı da olay yerindeydi' dedi. 11 NİSAN'A ERTELENDİ Duruşmaya katılan Korkmaz ailesi ile sanıkların avukatları mahkeme heyetine tanık beyanlarına karşı Kayseri 3'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde beyanda bulanacakları belirttiler. Eskişehir 1'inci Ağır ceza Mahkemesi heyeti gelmeyen Yılmaz Balkan ve Koray Demirel adlı tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 11 Nisan 2014 tarihine erteledi. Ali İsmail Korkmaz davası ile ilgili 14 tanıktan 12'si talimatla ifade verdi Kemal ATLAN-Hakan TÜRKTAN-Saadet KEFAL / ESKİŞEHİR,(DHA)
İETT Otobüsünde Kadın Cinayeti
İstanbul'da yine bir kadın cinayeti işlendi. Eski sevgilisi olduğu iddia edilen kişinin silahlı saldırısına uğrayan Özge Gündoğan yaşamını yitirdi İstanbul Fatih'te dün akşam saatlerinde Mehmet Ekinözü isimli saldırgan tarafından, otobüs içerisinde tabancayla vurulan Özge Gündoğan kaldırıldığı hastanede dün akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Olay yerinden kaçan saldırgan Ekinözü Üsküdar Kirazlıtepe'de kendini ağaca asarak yaşamına son verdi. İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler 2. sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Özge Gündoğan, dün akşam saat 16.00 sıralarında, Fatih Millet Caddesi'nde bir İETT otobüsü içerisinde Mehmet Ekinözü tarafından tabancayla vurularak ağır şekilde yaralanmıştı. Genç kız, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Saldırgan ise kayıplara karıştı. Hastanede hayatını kaybetti AA ve CİHAN'nın ortak haberine göre, hastanede yoğun bakım ünitesine kaldırılarak tedavi altına alınan Özge Gündoğan, dün akşam saatlerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Öldürdükten sonra aynı gün kendini ağaca astı Olaydan sonra kayıplara karışan Mehmet Ekinözü ise dün akşam saatlerinde Üsküdar Kırazlıtepe'de kendini ağaca asarak intihar etti. Olay yerine gelen polis ekipleri, Mehmet Ekinözü'nün üzerinde bir tabanca buldu. Ekinözü'nün cenazesi morga kaldırılırken polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor. T24
'Yoğun Bakımda 48 Saat Çok Önemli...'
Devlet Tiyatroları Yönetmeni ve İstanbul Şehir Tiyatroları'nın eski Genel Sanat Yönetmeni Kenan Işık hastaneye kaldırıldı. Beyin kanaması geçiren Işık, yoğun bakımda tedavi altına alındı. Kenan Işık'ı ziyaret eden Ayşenil Şamlıoğlu, 'Ameliyat bitti yoğun bakıma alındı. Durumu stabil, ilk 48 saat çok önemli dedi doktoru. Uyutuluyor şu anda...' dedi. Alınan bilgiye göre, Kenan Işık, Balmumcu'daki Renaissance İstanbul Bosphorus Otel'in saunasından çıkarken, ayağının kayması sonucu yere düşerek başını sert zemine çarptı. Işık hemen Amerikan Hastanesi'ne kaldırılarak ameliyata alındı. Ameliyat 3,5 saat sürdü. Sanatçı, ameliyatın ardından yoğun bakım servisinde tedavi görüyor. Hastaneden yapılan açıklamada, 'Kenan Işık, kafa travması geçirdiği ifade edilerek bilinci kapalı olarak ambulans ile saat 14.29'da hastanemiz Acil Servisi'ne getirilmiştir. Yapılan değerlendirmesinde beyin kanaması saptanarak, acil koşullarda ameliyata alınmıştır. Hayati tehlikesi devam etmekte olan hastamızın izlem ve tedavisi yoğun bakım ünitemizde sürmektedir' denildi.. KENAN IŞIK İÇİN KRİTİK 48 SAAT Kenan Işık'ın kaza geçirdiğini duyan sanatçı arkadaşları hastaneye gelerek ailesinden Işık'ın sağlık durumu hakkında bilgi aldı. Hastane çıkışı basın mensuplarının sorularını yanıtlayan sanatçı Zerrin Özer, 'İnsanın hayatta çok sevdiği çok az insan oluyor. Onlardan bir tanesi. Dua edeceğim. 48 saat çok önemli dediler. Uyutacaklar. Umarım bütün dileğim bize dönmesi' şeklinde konuştu. Oyuncu Aliye Uzunatağan da, 'Ameliyatı başarılı geçmiş. 48 saati beklemek zorundayız. 48 saat sonra bilgi verecekler. Umarım o 48 saati geçireceğiz' dedi. Yapımcı Fatih Aksoy da, 'Öğrendiğim kadarıyla durumu gayet iyi. Doktorları ve ailesi daha doğru açıklamayı yapar. Ameliyatı çok iyi geçmiş' diye konuştu. DHA
Tecavüze Uğrayıp Dövülen Özge'nin Beyin Ölümü Gerçekleşti
Edirne erkek arkadaşının dövüp tecavüz ettiği Özge’nin beyin ölümü gerçekleşti. Türkiye’de çoğunlukla kadınların uğradığı tecavüz, darp ve öldürme vakalarına bir yenisi daha eklendi. Edirne’nin Yolüstü Köyü’nde erkek arkadaşı tarafından tecavüz edilip dövüldüğü iddia edilen 21 yaşındaki Özge B.’nin beyin ölümü gerçekleştiği bildirildi. Gözaltına alınan şüpheli C.Ö. tutuklandı. Geçen hafta çarşamba akşamı Yolüstü Köyü’nde meydana geldi. Erkek arkadaşı C.Ö. ile gece geç saate kadar gezen Özge B. eve alkollü gelince kız kardeşi tarafından odasına götürülüp yatağa yatırıldı. Ertesi gün komşuları Özge B.’yi bahçe kapısında baygın görünce babası Kemal B.’ye haber verdi. Eve gelen babası ve yakınları tarafından hastaneye götürülen Özge B.’nin vücudunun değişik yerlerinde morluklar olduğu ve tecavüze uğradığı belirlendi. Olayı soruşturan güvenlik güçleri, Özge B.’nin erkek arkadaşı C.Ö.’yü gözaltına aldı. Sorgusundan sora adliyeye sevk edilen şüpheli C.Ö., cinsel saldırı ve yaralama suçlarından tutuklanarak Edirne Kapalı Cezaevi’ne konuldu. Beyin ölümü gerçekleşti Başına aldığı darbeler nedeniyle 5 gündür yoğun bakım servisinde yaşam savaşı veren Özge B.’nin bugün beyin ölümü gerçekleşti. Yaşadıklarını göz yaşları içinde anlatan 60 yaşındaki Kemal B., kızına zorla içki içirildiğini iddia ederek, olayı şöyle anlattı: “Gece erkek arkadaşı, Özge’nin kız kardeşini telefonla arayıp, ‘Gel kardeşini kahvehanenin önünden al’ demiş. Kardeşi, ablasını eve getirip yatağına yatırmış. Ertesi sabah öğlene kadar kızdan ses çıkmayınca, annesi komşuya gideceğini söylemiş. Kızım Özge de ‘Sen git ben gelirim’ demiş. Sonra komşuların haber vermesi üzerine eve geldik, Özge dış kapının yanında düşerek yere yığılmış hemen hastaneye kaldırdık. Kızım içki nedir bilmezdi. Zorla sarhoş etmişler, dövmüşler. Kızıma bunu yapanın cezalandırılmasını istiyorum.” dedi. IMC
Kenan Işık'ın Durumu Bugün Netlik Kazanacak
Beyindeki ödemin dağılması ve kendi kendini tedavi etmesi için günlerdir uyutulan Kenan Işık’ın durumu bugün yapılacak testlerin ardından netlik kazanacak. Tiyatro sanatçısı ve televizyon sunucusu Kenan Işık’ın durumu bugün yapılacak testlerin ardından netlik kazanacak. Uyutulmaya devam edilip edilmemesine karar verilecek. Mustafa Kaya’nın Sabah’ta yer alan haberine göre, spor salonunda düşerek beyin kanaması geçiren atv’nin “Kim milyoner olmak ister” yarışmasının başarılı sunucusu, ünlü tiyatrocu Kenan Işık’ın sağlık durumunda olumlu seyir devam ediyor. 12 gündür uyutularak tedavi edilen Işık’ın yoğun bakım ünitesinde süren bekleyişi ise bugün yapılacak tomografi sonucunda netlik kazanacak. Kenan Işık’ın sağlık durumunu saniye saniye kontrol altında tutan doktorları, aradan geçen günlerde adım adım gerçekleşen olumlu gelişmenin boyutlarını her an değerlendiriyor. Bugün de ünlü sanatçının tomografisi çekilecek ve bir takım testler yapılacak. Testlerin sonucunda Işık’ın uyutulmaya devam edilip edilmemesine karar verilecek. Sevenleri yalnız bırakamıyor Beyindeki ödemin dağılması ve kendi kendini tedavi etmesi için günlerdir uyutulan Kenan Işık’tan iyi bir haber bekleyen sevenleri ise ünlü sanatçının eşini yalnız bırakmıyor. Sanatçının eşi Beril Işık, hastanede bir yandan müjdeli haberi beklerken, bir yandan da iyi bir haber umuduyla ziyarete gelen sanatçı dostlarını ağırlıyor. Umudunu hiç yitirmediğini belirten Beril Işık, “Kenan Işık’ın geçirdiği kaza sonucu meydana gelen ödemin dağılması için ve beynin kendi kendini tedavi edebilmesi için bu tip vakalarda uzun uyku sürecinin uygulandığını biliyoruz ve kendimizi ona göre hazırladık. Sabahtan akşama kadar hastanede Işık’tan gelecek olumlu bir haberi bekliyoruz” dedi. ‘Gülen yüzünü gösterecek’ Sanatçı dostları, yakınları ve arkadaşlarının kendilerini yalnız bırakmadığını aktaran Işık, eşine uygulanacak tedavinin aşamaları hakkında ise şu bilgileri verdi: “Tüm Türkiye ‘den olduğu gibi sevenlerinin duaları ile Kenan Işık tekrar aramıza dönecek ve gülümseyen yüzünü gösterecek. Bugün yapılacak tespitlerde ne kadar gelişme gösterdiği belirlenip tedavinin süreci ile ilgili yol haritası çizilecek. İyileşeceği yönündeki umudumuzu hiç kaybetmedik.” Devlet Tiyatroları Yönetmeni, İBB Şehir Tiyatroları eski Genel Sanat Yönetmeni Kenan Işık, 21 Mart’ta spor için gittiği salonda fenalaşarak yere düşmüştü. Başını yere çarpan Işık, bilinci kapalı halde Amerikan Hastanesi’ne kaldırılmış, beyin kanaması geçirdiği tespit edilince hemen ameliyata alınmıştı. Ünlü sanatçı o günden bu yana uyutuluyordu.İMC