Siz Ne Diyorsunuz? Bu Şekilde Sürdürebilir miyiz?
Son yıllara damgasını vuran sözcüklerden birisi: sürdürülebilirlik. Beslenme, tarım, tekstil, gıda üretimi, temizlik ve paketleme gibi konuların başına bu kelimeyi eklemeye başladık. Nedenini artık pek çoğumuz iyi biliyor.Dünya avuçlarımızdan kayıp gidiyor ve bizler yaşam alanlarımızın çoğunda sürdürülebilirliği mümkün kılamazsak hem doğaya hem de dünyaya gelmelerine bizlerin karar verdiği nesillere karşı borçlu kalacağız. Belki bazılarınız yazının bu kısmında “Bana ne gelecekten? Ben zaten o zaman yaşamıyor olacağım” diyerek ekranın sağ köşesindeki “X” işaretine bastı bile. Sorun değil, kalan sağlar bizimdir ve biz kalanlarla domino taşı etkisi yaratmaya devam edeceğiz. Bunun için her detayı düşünmek ve mükemmeli yakalamak zorunda değiliz. Önemli olan bir yerden başlamak, ufak değişiklikler ile etkileşimde kalmak ve günün sonunda daha kuvvetli bir hale gelmek. Bence bu noktada herkesin ilk yapması gereken; en iyi bildiği konuda bilgi edinmek ve bu bilgileri en sade şekilde etrafına aktarmak. Bu nedenle sizlere diyetisyen kimliğimden aldığım yetkiye dayanarak, sürdürülebilir beslenme hakkında kısaca bilgi vermekle başlamanın en doğrusu olduğuna karar verdim.
Farkında Olmadan Biyolojik Kardeşiyle Sevgili Olmuş! Bilmediği 35 Kardeşi Olan Kadının Şaşırtıcı Öyküsü
Chyrysa Bilton, Barnard College’dan henüz yeni mezun olmuş ve Los Angeles’a, annesinin yanına taşınmıştı. Daha eşyalarını bile yerleştiremeden annesi Debra onu yanına çağırdı ve hayatının şokunu yaşatacak bir bilgi paylaştı. “Babanın gizli gizli sperm bağışladığını öğrendim.” dedi annesi. “Yani tüm Amerika’ya yayılmış birkaç biyolojik kardeşin var.” diye devam etti. Peki gerçekten “birkaç” mıydı? Gelin, olayın detaylarına birlikte bakalım.
Kahraman Güler Yazio: Stabil Olmayan Durumların ve Koşulların İnsanlara Etkileri
Hava kurşun gibi ağır…Gün içinde sürekli değişen ülke gündeminin hızına yetişemezken pandemiyle birlikte daha hızlı değişmeye başladı. 7’den 70’e artık ülke gündemine ve ekonomisine hâkim millet olduk. Ne kadar uzak kalmaya çalışsak da eğlenmek ve sosyalleşmek için gittiğimiz mekanlardaki menü fiyatları, yükselen enflasyon ile edindiğimiz ekonomi bilgimiz bizi ülke gündeminin dışında bırakmıyor. Bu bağlamda da sistematik felaketler ülkesi Türkiye’de mental sağlığımızı korumak güçleşiyor.
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Beklemek de Bekletilmek de Hasta Ediyor
Zaman çok kısa. Yapılacaklar yığılıp duruyor. Sevdiğiniz biriyle bir kaçamak yapıp dinlenmek için veya önemli bir iş görüşmesi için bir görüşme planladınız. Eğer kalabalık bir şehirde bu tarzdan randevulaşmalardan birine yetişecekseniz bir zaman planı uzmanı olmalısınız. Trafik, ani gelişen teknolojik pürüzler, ekonomi gibi nedenleri hesaba katmalısınız. Vaktinden en az üç gün önce teyitleşmeli, olumsuz sürprizlere karşı ön almalısınız. Tüm bunları hangimiz bilmiyor ki? Yine de sıklıkla geç kalıyor veya birini sürekli bekliyor durumdaysanız bu yazı tam size göre…
Bulutlara Uzanan Değerli Salıncak
Babalarımız bizim dünyaya attığımız tek kurşunumuzdur. Annelerimiz tutunduğumuz kök, koptuğumuz daldır. Değer nedir, kıyası nasıl yapılır babalarımızdan görerek öğreniriz. Değer kime verilir, nasıl verilir, bunu da annelerimiz öğretir. İşte tam da bu sebepten vermeyi bilir ama almada eksik kalırız. Alamadığımız her değer veremediklerimizi etkiler. Vermek isteyip de veremediklerimiz.