Türkiye'de Son Bir Haftada Gerçekleşen ve "Coğrafya Kaderdir" Cümlesinin Adeta Kanıtı Olan Kan Dondurucu Olaylar

-

Her gün kahroluyoruz...

1. 5 Kasım gecesi Fatih'te bir eve giden polis ekipleri, kapıda "Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin" notu buldu. İçeride karşılaştıkları dört kardeşin cansız bedeni ise soru işaretlerine neden oldu.

İntihar mı, cinayet mi olduğu akıllarda soru işaretleri oluştururken arkasından çıkan dram tüm Türkiye'yi etkiledi.

İntihar ettikleri düşünülen kardeşlerin borçlarının olduğu ve ekonomik olarak başa çıkamadıkları sosyal medyada yankı buldu.

Birbirlerine çok bağlı olduğu komşuları tarafından onaylanan kardeşlerin sır ölümünün ardından soruşturma sürerken, cenazeleri kimsenin almaması büyük üzüntüye yol açtı.

2. Bugün öğle saatlerinde İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunanlar çok edici bir olayla karşılaştı; 35 yaşındaki İbrahim Özkan 7. kattan kendini aşağı bırakarak intihar etti.

"Alkollü araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye atmak" suçundan 4 ay 5 gün hapis cezasına çarptırılan ve hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan Özkan, 7. kata çıktı ve duruşma listesini inceledikten sonra aşağı atladı.

Bir vatandaşın kendini yüksek bir yerden bırakarak intihar etmesi yeterince üzücüyken, özel güvenlik görevlilerinin öldü zannederek üstünü gazeteye örtmeleri ve ilkyardım uygulamamaları tepkilere neden oldu.

Adliyenin -3'üncü katındaki atrium alanına düşen İbrahim Özkan, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Coğrafya gerçekten kader mi?

3. 2 Kasım günü Türkiye yine korkunç bir olayla karşı karşıya geldi: Gelen kötü kokular üzerine bir eve giren polisler köpek ve kediler tarafından parçalanmış bir cesetle karşılaştı.

Bir ihbarı değerlendiren ekipler girdikleri evde 42 yaşındaki Malike Okutucu'nun parçalanmış cansız bedeniyle karşılaştılar. Adli Tıp Kurumu tarafından ölümü tespit edilemeyen genç kadının bedeninin tanınmaz halde olduğu ifade edildi.

İstanbul'da yaşayan 42 yaşındaki Malike Okutucu'nun 3 kedisi, 1 köpeği ve muhtemelen başka hiç kimsesi yoktu...

Öyle ki, köpek ve kedileri açlıktan sahiplerini parçalamışlardı. Yalnızlığın daha kötüsü olabilir mi?

4. 3 Kasım günü, Beşiktaş Meydanı'nda bir durağa dalan otobüsün şoförü elinde bıçakla aşağı indikten sonra bir kişiyi yaraladı ve denize atladı.

Necdet Karakuş'un kullandığı halk otobüsü hızla yolcuların bulunduğu durağa daldı; bir kişi yaşamını yitirirken, 12 kişi de yaralandı. Şoför Karakuş, tüm bunların ardından denize atlayarak kaçmaya çalıştı ancak polisler tarafından denizden çıkarıldı.

"Polisler yok mu? Öldürün beni" diye bağıran şoför olaydan bir gün önce uyuşturucu kullanmış ve otobüsün kamera düzeneğini bozmuş...

Bunun bir cinnet olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine tabii ki biz karar veremeyiz ancak otobüs şoförü ifadesinde bilinçli bir şekilde durağa daldığını, olaydan bir gece önce uyuşturucu kullandığını, frene basıp basmadığını hatırlamadığını, otobüsün kameralarını da kendisinin bozduğunu söyledi. Aklınız almıyor, değil mi?

5. Aksaray'daki bir ilkokulda hepimizi utandıran bir iddia ortaya atıldı: Velilerin otizmli öğrencilerin bulunduğu sınıfların kapatılmasını istediği iddiası gündeme bomba gibi düştü.

Valilik haberlerin gerçeği yansıtmadığını ifade ederken, Milli Eğitim Bakanlığı okul müdürü hakkında soruşturma başlattı.

Okul çıkışı bir araya gelen velilerin otizmli çocukları yuhaladığı da iddialar arasında... İnsanlığımızı tam olarak nerede yitirdiğimizi bilen var mı?

Aksaray Otizm Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ergül Arık'ın sözleri de nasıl bir ülkede yaşadığımızı yansıtıyor: "Çocuklarımız şu koridordan dışarı çıkamıyor, arka kapı kullanılıyor, akranları ile kaynaşmak bir yana sürekli ötelendiler. Şimdi ben size veli odamızı da gezdireceğim, velilerimiz de saat 14.30'a kadar buradalar. Bir de mahalle muhtarımız var. Dün bizim üzerimize yürüdü, hakaretler etti, 'İstemiyoruz mahallemizde sizi' dedi. Bunu yapan mahalle muhtarı."

6. İstanbul Avcılar'da bugün herkesin kanını donduran bir kaza yaşandı, Mehmetçilk İlkokulu'nun bahçesinde bir servis şoförü 8 yaşındaki Eylül Mirzaoğlu'na çarparak ölümüne sebep oldu.

İlkokul ikinci sınıf öğrencisi minik Eylül, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı.

Sözün bittiği nokta burası sanırım artık...

Elimizde susmaktan başka hiçbir şey kalmadı sanki...

Coğrafya gerçekten kader...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mahmud-mahmudov

Yılın neredeyse her günü kış olan Kuzey Avrupalılar falan niye "Coğrafya kaderdir" diye ağlamıyor anlamıyorum.

poison-ivy

coğrafya kader falan değildir, bizimki öğrenilmiş çaresizlik..

fenni-sunnetci

hala daha ,dunya da Turkiye diye bir ulke var,hayret ki ne hayret

erlik

Sıkın dişinizi 20023'e ne kaldı

vladimir

#3 kesinlikle coğrafya kaderdir. mesela avrupada hayvanlarıyla yalnız yaşayan biri öldüğünde hayvanları polise haber verir ve sahiplerinin inançlarına göre cenaze töreni düzenler. yapılması gereken ne varsa yapar. ama ülkemizdeki hayvanlar sahibi ölmeye görsün. saygısızlık,hadsizlik!

Görüş Bildir